Papazlar hemen defolup kaçtılar... - Ali Ayazmalı

Papazlar hemen defolup kaçtılar...


 

Paylaştığım, bu eski fotoğraf vaktin birinde Frankfurt'ta ( Almanya ) çekilmiş. Bir grup Batı Trakyalı kardeşimle beraber, Yunanistan Başkonsolosluğu önünde protesto mitingi yapmaktayız. Bildiğiniz gibi, Yunanlılar, kendi kendilerini çok beğenirler ve hatta kendilerini herkesten üstün tutarlar. O gün megafonlardan neler mi söylüyorduk: "Tarih yalancılar kadar yalan söylemez!" ve " Hak alınır, verilmez!"

Geçmiş tarihe bir bakacak olursak, her şey gün ışığı gibi meydandadır. Hitler'den öncesi ve  sonrasında çok diktatörler gördük. Napolyon, Büyük İskender, Musolini, hatta Bulgaristan'ın çarıklı domuz çobanı Jivkov da bunlardan biriydi; ama o da geberdi...

Türk milletinin ise övünerek dilinden düşürmediği yüce bir evladı var. Bizim Selanik'te dünyaya gelmiş. Anadolu topraklarına çeşitli ülkelerden gelip yerleşmiş İngiliz, İtalyan, Fransız, Yunan ve Rum düşmanlarının bu topraklarada asla yeri olamaz demişti ve geldikleri yere onlardan döndüklerini bile anlamayanlar olmuştur. Kendisini daima hüzün ve rahmetle anıyorum. Anıyoruz. Ne demişti büyük Atatürk: Geldikleri gibi giderler! Sadece halkına değil, diğer uluslara da kendini fazlasıyla sevdirmişti...

Bundan üç yıl önce, tesadüfen, Mudanya, Trilye'de bir grup Yunanistan'dan gelmiş papazla karşılaşmama değinmek istiyorum. Benim kendilerine veryansın etmeme sebep oldular, fakat kendilerini analarından doğduğuna pişman ettim.

Ben kendim Batı Trakya'da doğdum ve büyüdüm. Yunan Ordusu'nda 30 aydan fazla askerlik yapmama rağmen, beni vatandaşlıktan attınız. Türklerin baş düşmanı olarak, şimdi sadece bir kimlikle buralarda dolaşıyorsunuz dedim kara papazlara...

Ben ise, Alman ve Türk pasaportlarım olmasına rağmen, Yunanistan'a bir ömür boyu giremiyorum, diye ekledim. Hatta bunlar yetmediği halde, Gümülcine de ikamet eden istihbaratçı Petalotis Dimitrios tarafından Atina'ya durumumu bildiren, daha sonrada casuslukla suçlandığımı papazlara izah edince, o konuşkan dilleri bir anda tutuldu.

Konuk heyeti bir restoranda sabah kahvaltısı yaparken yakalamıştım. Aralarında dilimizi konuşan bazı siviller de vardı. Biri dedi ki, hadi hatıra fotoğrafı çektirelim. Ben o ana kadar, yanlarında hiç bir Yunanca kelime konuşmadım. Daha sonrasında, biliyor musunuz ne oldu? Sivil giyinimli olanlardan birisi tam bir terbiyesizdi. Kinini ve nefretini kusmaya yer aradığını, ben önceden fark etmiştim.

"Buraları bizimdir. Bir gün yine bizim olacaktır!" Demez mi, bu kahpe Türk düşmanı. "Bu pis ve bir o kadar da barbar olan Türkler, bizim her şeyimizi atalarımızda  silah zoruyla almışlar..."  

İşte bu elimizden aldılar demesi bardağı taşıran son damla oldu. Dayanamadım, zaten benim yerimde kim olsa asla dayanamazdı...

Hemen Yunanca olarak gerekn cevabı yapıştırdım suratına. Sizin dedeleriniz burada rahat durmuş olsaydılar, bu Trilye ve Mudanya sahillerinden zaten Yunanistan'a kaçmazlardı. Sizin gibi hain olan dedelerinizin bir çoğu da Marmara denizin derinliklerinde balıklara yem olmazdı dediğimde, hemen anında masadan kalktılar ve arabalarına binip defolup kaçtılar...

 

***

Türkiye'de ve dış ülkelerde bulunan Türk kardeşlerimi ve güzel Anadolu'muzun  güzel insanlarını, canım kadar çok seviyorum. Herkesin Türk Dili Bayramı mübarek olsun! Ana dilimizin, yani kimliğimizin bayramı olan bu güzel günde, gelmiş geçmiş olan, dilimizin yaşatılmasında emek veren ve vermekte olan herkesi canı gönülden sevgi ve minnetle kutluyorum...

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ekm
27Eyl