Ben köyüme nasıl dönerim, Agam? - Ali Ayazmalı

Ben köyüme nasıl dönerim, Agam?


***

Çok istiyorum, ben öldükten sonra, desinler ki:

"İyi insandı! Dernekçilik hayatında sadece insan sevgisini ve iyilik yapmayı düşünüyordu. Kalp kırmasını bilmezdi, çok severdi mücadele veren insanları..."

Çok istiyorum, ben öldükten sonra, desinler ki, verebileceğini fazlasıyla verdi. Aydınlık şiirleriyle bizleri yalnız bırakmadı. Türklük mücadelesinde daima ön saflarda yer aldı. Ölümüne de olsa, Yunana, Bulgara ve bütün düşmanlarımıza hiç taviz vermedi. Uçup gitti aramızdan...

Öldüğümde çok istiyorum, desinler ki, süte bile su katmadı. Başımda ilahiler okunsun. Çok istiyorum, başucumda yılda bir kaç sevenim olsun...

Çok istiyorum, ben öldükten sonra, dünyada yaşanacak güzellikler olsun. Genç çocuklarımız ve evlatlarımız mutluluğa boğulsun.

Çok istiyorum, insanlarımız, birlik, dayanışma ve yardımlaşma çatısı altında sarmaş dolaş olsun...

***

Yazdığım bazı mısralarda, sen bir şiirsin derim. Göz yaşlarımla yazdığım, yanık bir ses, sevdiğim insanların adını müjdeler.

Bu sonbahar günlerinde, kış gelmeden. Bir ipek kozasına sarılmış gibi sevecen, mütevazı ve faziletlidir düşlerim...

Şiirler, bir çırpıda hatırlanan güzel masallar gibidir. Güzel şiirler, yaz günlerinde denizleri ikiye ve beşe, hatta, sayısız çok parçalara bölen dalgalar gibidir.

Şu kahrolası tedirginliği üzerimizden kovalım derim. Yakalım bir sigara, bazı şeyleri, sıkıntıları, acıları ve sorunları unutalım. El açalım, gök gürültülü bir yağmur boşalsın, bereketli ve bol olsun.

Bizim mutluluğumuzu görenler gözlerine inanamasın. Kıskansın. Çıkmaz sokak haritasına hiç önem vermeyelim...

Sevgi, saygı ve kardeşlik ağacının boyu daha çok uzasın, büyüsün ve koskocaman olsun aramızda...

***

Ruhum daraldı koca Gümülcine şehrinde. Her şeyi bol, temiz havasıyla burnumda tütüyor benim Ayazma köyüm.

Ne saray isterim, ne hamam, ben köyümü isterim, Agam.

İstemem giros dedikleri döneri, istemem kızarmış hınzır şişini.

Burnumda tutuyor, köyümün kiraz bahçeleri, toprağı ve taşı.

Sanki, Ayazma'yı bir daha görmeden öleceğim, Agam.

İtalyanın pizzası ve hamburgeri her yeri sarmış, her yer olmuş simsiyah asfalt ve beton.

Ben köyüme nasıl varırım, Agam?

Keçi ve koyun yününden varsın olsun pöstekim. Kimse benim gibi küçük yaşta gurbete düşmesin.

Yaka köylerinde yeşillikler, kiraz dalları hiç kurumasın...

Ben köyüme nasıl dönerim, Agam?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ekm
27Eyl