Kahvemizi beraberce yudumluyoruz - Ali Ayazmalı

Kahvemizi beraberce yudumluyoruz


 

Artık yaşım ilerledi, ömrüm boyunca, içte ve dış ülkelerde bulunan bir çok Türk ve Müslüman topluluğunu ziyaret ettim.

Ezilen haklarını savunmak için elimden gelen maddi ve manevi olanaklarımı kullandım. Mücadelemi uzun yıllar Almanya'dan sürdürdüm ve bizim toplumun sesini, dava arkadaşlarımla beraber bütün dünyaya duyurmaya çalıştık.

Kahpe ve aymaz Yunan milliyetçilerine karşı sert bir şekilde mücadele vermeye başlayalı, bugünlerde dolu dolu tam 60 yıl oldu.

Milletimi ve halkımı cani gönülden seviyorum, sağlığım ve yaşım elverdikçe, haklı ve çetin davamı sonuna kadar sürdüreceğim.Bundan hiçbir kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın!

Allah'a daima dua ediyorum. Ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti'ne, Atatürk'ün Türkiye'sine, güzel Anadolu'mun her karış toprağına, Türk milletine, ay yıldızlı bayrağımıza, kahraman ordumuza ve kolluk güçlerimize zeval vermesin...

Sadece ben değil, her Türk evladı ve Türk vatandaşı benim gibi düşündüğüne inanıyorum.

***

Bu köşeden bizleri idare edenlere sesleniyorum:

Bu güzel ülke kolay kazanılmadığını herkesin iyi bilmesi gerekir.

Başkalarını bilmem; ama ben asla bir fanatik değilim.

Selanikli Atatürk'ün hemşehrisi olduğum için onunla onur ve bir o kadar da gurur duymaktayım.

Bu güzelim ülkeyi, Trakya'mızı ve Anadolu'muzu bizlere emanet ettiği için, bir daha ruhu şad, mekanı cennet olsun...

Bizim gönül soframızda, başkaları gibi düşünen, ayrımcılık, bölücülük ve hainlik yapanımız yoktur. Onlar bizim soframızda asla barınamazlar...

 Bizler Atatürk'ün sevdalısı ve hemşehrisi olduğumuz içindir ki; daima onunla övünür ve gurur duymaktayız.

Devrimlerine ve emanet bıraktıklarına sahip çıkanlardan olduğumuzu da peşinen söylemek istiyorum.

Dediğim gibi, bizim soframızda asla ayrımcılık, bölücülük ve hainlik yoktur.

Arnavut'un böreği, Muhacirin kebapçesi, Kürdün kebabı, Karadenizlinin hamsisi ile çok zengindir Türk toplumunun bereket sofrası.

Birlik ve beraberlik sofralarını kaldırmadan, bizler her zaman Türk kahvemizi beraberce yudumluyoruz.

Bu böyle ilelebet de devam edecektir...

***

1986 yılının haziran ayı. 36 yıl öncesi. Paylaştığım fotoğrafta Bulgar zulmünden zor bela Yunanistan'a kaçarak, İskeçe Müftülüğü'müze sığınan bir çok Türk gencimizden sadece üçünü görmektesiniz.

Filmlere konu olacak kadar heyecanlı kaçış hikayelerini kendilerinden canlı olarak dinlemiştim ve bağırlarına basmıştım.

Mastanlı sanat okulunun son sınıfında okuyorduk dediler. Rıdvan, Kavacıklı köyündendi, İsmail - Koyuncular'dan, Salih - Molalı, Fikret ise Keçecik'liydi.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ara

Kahvemizi beraberce yudumluyoruz

12Ekm
27Eyl