Bu dünyadan bir Bilal Şimşek geçti - Sabri CON

Bu dünyadan bir Bilal Şimşek geçti


 

İki gün önce (20.11.2023), hemşerimiz Bilal Şimşir'i kaybettik. Çok büyük bir kayıp!

Birçok kişi, kendisinin tanıtımını, kısa da olsa, yaptı ve acı haberini bildirdi. Ben de ona saygımı aşağıdaki yazı ile ifade etmiş olayım.

1933 yılında, Osmanpazar’ın (Omurtag) Yılancılar (Zmeyno) köyünde doğmuş Bilal Şimşir. Doğmuş; ama doğduğuna pişman olacak şekilde bir çocukluk hayatı geçirmiş.

Köyünde ilkokul biri bitirdikten sonra okul kapanmış. Şimdi ne yapsın? Babası, ille de çocuğunu okutmak istiyor. Çocuk da okumaya hevesli zaten. O dönemde aileler genelde çocuklarını kırlarda, tarlalarda, hayvan peşlerinde görmek ister. Okuyup da ne olacak sanki?

Ama Niyazi baba başka bir baba. At arabasını koşup 80 km uzaklıktaki Şumnu ( Şumen) şehrine “atar” bu minicik çocuğu. Ağlayacak, sızlayacak; ama burada okuyacak! Başka çaresi yok.

Olacak şey mi bu? Ama olmuş işte! Bilal ilkokulu başarıyla tamamlıyor “gurbet” illerde. Ana-baba hasreti yaksa da ütse de babanın dediği oluyor.

İyi ki, Osmanpazar’da rüştiye okulu açılmış. İşte eğitime devam etmek için bulunmaz bir şans. Rüştiye sonrasında ne olacak? Baktı ki, şehirde bir Bulgar gimnazyası (lise) var. Yüzlerce Bulgar çocuğu orada okuyup “adam” oluyor. Bu gimnazya neden olmasın? Bir Türk’ün orada okuması imkânsız gibi görünse de...

Ve Bilâl, sınıfta tek Türk olarak lisenin son sınıfına geliyor. İyi de ne yapsan ne etsen, Türklerin kafası şu göç meselesi ile gece gündüz hep rahatsız.

1950’nin göç rüzgârı, Bilal’i ailece ana vatan Türkiye’ye “savuruyor”. Diplomayı bekleme olanağı bile uçup gidiyor.

İşte Türkiye! İşte zorluk üzerine zorluklar.

Ama hayalinde bir Ankara aslanı yatıyordu. Biraz zahmetli olsa da Ankara’sına kavuşmuştu. Bundan sonra liseyi tamamlama ve daha nice nice okullar!

Ne okudu, nerede okudu, o dönemde nerelerde tozudu, bunu anlatmak günlerimizi, haftalarımızı alır. O nedenle kısa geçiyorum.

Biliyor musunuz, bir dönem Süleyman Demirel’in Bulgaristan ziyaretlerinde, Todor Jivkov ile görüşmelerinde çevirmenlik yapan yakışıklı bir delikanlı televizyon ekranında gözümüze ilişiyordu.

Bunun Bulgaristan göçmeni bir çocuk olabileceğini söyleyenler oldu. Ama hiç kimse bunun Osmanpazarlı Bilal Şimşir olduğunu söyleyemiyordu.

Ne kadar da bilgi yoksunuymuşuz o zamanlar. Daha sonra öğreniyorum ki, Bilal Şimşir her zaman zirvelerde yer tutmuş bir kişi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan başlayarak tarihçi, araştırmacı, yazar, bilim adamı, büyükelçi sıfatıyla yerküremizi doğudan batıya, güneyden kuzeye adım adım gezip dolaşmış, Türkiye adına akıl almaz hayırlı işler yapmıştır.

Bilhassa büyükelçi olarak “kuş uçmaz, kervan geçmez” türünden ta Pasifik Okyanusu’nda ada ve adacık ülkelerine ayak basan ilk Türk olması beni iyice hayrete düşürmüştür.

Nereden nereye? Yılancılar’dan çıkmış bir köylü çocuğunun, dünyanın en uzak noktalarında görev icabı Türk bayrağı dalgalandırması inanılacak gibi değil.

Değil ama gerçek. Bin bir kere maşallah demeden geçemeyeceğim şu an. Onun yaşıtları ve arkadaşları, kendilerine araba alırken o bir araba fiyatına mikrofilm makinesi almış ve dünyanın en önemli arşivlerini “cebine” koymuştur.

Bu nedenle Bakanlar'dan biri “Devlet arşivlerinde aradığınızı bulamıyorsanız, Şimşir’in arşivine başvurun, orada mutlaka bulacaksınız” demiştir.

Önemli devlet adamlarının ortak görüşüne göre, B. Şimşir sağlığında heykeli dikilecek bir bilim adamı mertebesine çoktan gelmiş, geçmiştir bile.

Evet, ben de hayretler içerisindeyim. Bu adam gündüzleri devlet görevinde, geceleri bilim ve yazarlık çalışmalarında hiç yorulmadan 40 yıldan fazla ömür törpülemiştir. Hiç şüphesiz kendi boyunu kat kat aşan işler yapmıştır.

Halterde bir Naim, şiirde bir Nazım varsa, çok yönlü, pürüzsüz (bilimsel, edebi, diplomasi) çalışmalarda da bir akademisyen Bilal Şimşir vardır.

Bir insan yüz kadar kitap, 250’den fazla bilimsel makale yazabiliyorsa, yüzlerce okulda, yüzlerce konferanslarda alkış üstüne alkış alan konuşmalar yapabiliyorsa, her konuda hazırcevap ise, yaşamının tüm günleri için notlar tutabiliyorsa, ona sadece Bilal Şimşir denilir.

Not: Gerlova Tozluk Türkleri ve Köyleri kitabımızdan kısaltılmış bir alıntı.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Şub

Sensiz iki yıl

01Şub

Küçük Yusuf Pehlivan

22Oca
20Oca

Ve kozmik ülke olduk

05Oca

Karışık Düşünceler