Birader, sen Killi'yi bilir misin - Mümin TOPÇU

Birader, sen Killi'yi bilir misin


 

Killi'nin insanı, benim açımdan sevgi ile din ilişkisini incelemek için en doğru bir tercih.

Bizim Kırcaali bölgesinde, belki de, bütün Bulgaristan çapında din, iman, sevgi ve muhabbet örneklerinin en güzelini, bu diyarın insanında rastlayabilirsiniz.

Killiler ne şıh, ne şeyh, ne de tarikatlık bilir, onlar dinimizin en güzel meziyetlerine sahiptirler. Nereye gitseler değişmezler. Killi'deki dini vecibelerinin tıpkı aynilerini Türkiye'de de uygulamaktadırlar. Tabii ki, ana vatanda dini özgürlüklere daha ağır basmakta...

Killili, iman ettiği dinin en güzel, en doğru olduğunu düşünür ve dinine derin bir sevgiyle bağlıdır.

Killi bölgesi, Doğu Rodoplar'ın Yunanistan sınırına çok yakın, Kırcaali şehrine 40 kilometre uzaklıktadır.

Buranın Türkleri ağırlıklı olarak Oğuzların Avşar boyundan gelen Yörüklerdir.

Killi insanının din ve iman sevgisinden başka diğer bir dikkat çekici özelliği de milliyetçiliğidir.

Zorunlu isim kıyımı esnasında, ülkenin her tarafında illegal bir çok mücadele grubu ortaya çıktı.

Bazı gizli grupların yöneticileri ve üyeleri tutuklandılar. Yoğun güvenlik tedbirleri altında, bunların yargılanması, başkent Sofya'da bir hafta içinde gerçekleşti.

Rahmetli ağabeyim Şükrü'nün grubu da deşifre olup üyeleri tutuklanmıştı. Yargılanmaları esnasında ben de bir hafta boyunca Sofya'da bulundum.

Soğuk bir kış ayıydı, sabahları erkenden, en az on tane mücadele grubunun üyeleri, onlarca silahlı polis eşliğinde binaya getiriliyordu.

Kahramanlarımızın tümünün saçları kökünden kazınmıştı, sırtlarından mavi işçi elbiseleri vardı, ayaklarında ise aynı tip siyah lastik ayakkabılar. Aylarca ağır işkencelere tabii tutuldukları, üzüntü ve acı dolu kederli gözlerinden okunuyordu; ama bakışları vakur ve sertti.

Bunları neden mi anlatmaya gerek duymaktayım; çünkü en çok gizli mücadele grubu Killi bölgesinden ortaya çıkmıştı, sayıca da en fazla tutuklu o bölgeden başkente getirilmişti.

Yüzden fazla tutuklu, herhangi bir adil yargılanmadan yoksun, tümü uzun yıllar mahkumiyet aldı.

Unutmamışsınızdır, Killi köyünde de isyan çıkmıştı ve halk asimilasyon girişimlerini protesto etmek için sokaklara dökülmüştü.

Emniyet ve askeri güçler silah kullanmıştı. Kör bir kurşun, 18 aylık bir bebeğin bedenine saplanmıştı.

Günümüzde, Türkan Bebek, eski komünist rejimle mücadelenin sembol bir ismine dönüşmüş durumda.

Her yıl, 26 Aralıkta, Killi'de bulunan Türkan Çeşme anıtı önünde binlerce Türk, 1985 yılı olaylarını kınama ve anma törenlerine toplanıyor.

Bugün en fazla Killili, Bursa'nın Millet ve Vatan mahallerinde yaşamakta.

Sadece Millet mahallesinde yaklaşık 60 bin seçmen bulunmakta.

Her aralık ayında, Millet Mahallesi'nde Türkan Bebeği'in aziz hatırasını anmak ve isim değiştirme sürecini kınamak için, binlerce Killili bir araya gelmekte. Mevlid-İ Şerif ve dualar okunmakta.

Bu onurlu ve şerefli insanların buluşmasında, hasret ve özlem giderilmekte, terk etmeye mecbur bırakılan köylerimiz ve yuvalarımız dile getirilmekte.

Her yıl, bu anlamlı girişim Killililer Kültür ve Yardımlaşma Derneği patronajlığında gerçekleşmekte. Anma töreni ve düzenlenen Mevilid - İ Şerife, Bursa'nın belediye başkanları, siyasi ve idari erkan, STK yöneticileri de hazır bulunmakta.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Şub

Çekimserliğin akıl tutulması

19Şub
07Şub
05Şub
28Oca