Bu hafta sonu göçmen camiasının Mümin Aga'sı, her yıl olduğu gibi mezarı başında anılacak.
Hayatının büyük bölümünü göçmen sorunlarına adayan, soydaşlarımıza yönelik asimilasyon ve soykırım mücadelesinin efsane ismi ve simgesidir Mümin Gençoğlu.
Jivkov rejiminin 1984-85 döneminde “soya dönüş” adı altında Bulgaristan’daki Türklere yönelik başlattığı asimilasyon girişimleri ile beraber 17 ocak 1985 yılında dava arkadaşları ile birlikte Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'ni (Bal-Göç) kurmuştur.
Mümin Gençoğlu önderliğinde Bal-Göç o dönemde totaliter rejim tarafından soydaşlara uygulanan baskı ve zulmü Dünya'ya duyurmakla kalmamış sorunların çözümünde son derece aktif rol de oynamıştır.
Asimilasyon döneminde ülkemizde önderlik ettiği eylemler, Bulgaristan’daki Türklere cesaret vermiş, umut olmuştur. O sıkıntılı dönemde, onlara yalnız olmadıkları güveni vermiştir.
O dönem Bulgaristan’da bulunan soydaşlardan birisi olarak, bu yaşananları çok net hatırlıyoruz.
Bize destek için ana vatanda yapılan gösteriler, mitingler ve eylemleri heyecanla takip ediyorduk ve bu da bize inanılmaz moral veriyordu.
Hafta sonu, her yıl olduğu gibi mezarının başında, elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden, camiamızın efsane ismi Mümin Gençoğlu anılacak. Onu anarken ister istemez onun dönemindeki Bal-Göç akıllara gelecek. Tuttuğunu koparan, kodum mu oturtan Bal-Göç'ün gücü hatırlanacak ve özlemle anılacak.
Yine bol bol camiamızın düştüğü durumlar tartışılacak, ama neticede her şey "aynı tas aynı hamam" devam edecek.
"Düştüğü" kelimesini kasten kullandık, zira durumu ancak bu kelime tarif edebilir. Özellikle bu durum seçim dönemlerinde çok net ortaya çıkmakta da zaten.
Kimse kusura bakmasın, ama insanımızın sıradan bir meclis üyeliği için bile onun bunun önünde "kırk takla" atması bu camiaya hiç yakışmıyor.
Muazzam bir demografik üstünlüğü olan, bundan öte de nitelikli ve alt yapısı güçlü kişilerden oluşan bir topluluğun, bu tür ve benzeri görevler için onun bunun önünde adeta ezilmesini kabullenemiyoruz.
Bazı arkadaşlar oralarda etkili olmak partilere üye olmaktan geçtiğini söylüyor. Bu arkadaşlar genel olarak haklı da biz tam olarak bu teze katılmıyoruz.
Partilere üyelik gayet tabi ki önemli, ama sizin demografik üstünlüğünüz olan bir yerde üyelikler çok can alıcı değil.
Burada asıl önemli olan sizi temsil eden STK'lardır. STK'larınız güçlü olduğu sürece siyaset kurumu sizin isteklerinizi göz önünde bulundurmak zorunda kalır. Burada kritik konu, güçlü ve birlik beraberlik içinde hareket eden STK'larınızın olmasıdır, ki ortada böyle birliktelik de yok.
Bunun kılavuzluğunu etmesi gereken rahmeti Mümin Gençoğlu’nun kurduğu Bal-Göç olması gerekirken şu an kendine bile faydası olmayan duruma düşmüş bir görüntü var ortada.
Mevcut yönetimde ne böyle bir vizyon var, ne kadro, ne de kapasite…
Bundan dolayı, bugün rahmetli Mümin Gençoğlu’nun eksikliği çok daha net anlaşılıyor.
Camiamız en önemli kişilerinden birini anarken, insanımız verdiği bu mücadeleyi asla unutmayacak ve onu her zaman saygıyla anacaktır.
Allah rahmet eylesin, özü sözü bir cesur dava adamı !