Rahmetli Mümin Gençoğlu bizleri sorgulamakta
Mümin TOPÇU
Buğulu atmosferli Emirsultan Mezarlığı, Bursa'nın göbeğinde bulunuyor. Koca çam ağaçlarının yeşil dalları gölgesinde yatan binlerce sığınmakta, beyaz mermer sütunlerin altında yatanların çoğunun göçmen evladı olduğunu anımsadıkça ister istemez insanın içi burkuluyor keder ve üzüntüden.
Artık otuz üç yıldır, Ocak aynın ilk haftasında, bu tarihi mezarlığın orta kısmında oluşan yoğun kalabalık, göçmen camiasının unutulmaz büyüğü ve erişilmez lideri, rahmetli Mümin Gençoğlu'nun aziz hatırası ve davası yad etmek için toplanmakta.
Emirsultan Mezarlığı, Cumartesi günü de dopdoluydu. Devlet erkanı, siyasetçiler, STK temsilcileri, her kesimden tanıdık simalar gördüm. Eski Devlet Bakanı Egemen Bağış, çeşitli partilerden milletvekillerimiz, hatta Bulgaristan'dan bile dört tane Türk asıllı milletvekili kardeşimiz, geleneksel hale dönüşmüş, bu anma törenine teşrif etmişlerdi. Cebel Belediye Başkanı Sayın Necmi Ali'de buradaydı.
Yoğun kalabalığı seyrederken, derin düşünceler beni rahmetli Mümin Gençoğlu'nun huzuruna götürdüler.
Zamanın eşsiz ve gerçek liderinin yaktığı dava meşalesi, günümüzde de önümüzü yeterince aydınlatıyor mu?
Bu meşalenin gücü şimdilerde, toplumsal gönlümüzü ferah tutuyor mu?
Bizler neden gerçek anlamda birer Mümin Gençoğlu neferi olamıyoruz?
Göçmenlerin çözüm bekleyen sorunları mı bitti? Kesinlikle hayır!
Memleketteki kardeşlerimiz huzur ve refah içinde mi yaşıyor? Kesinlikle hayır!
Bugün, genç nesillerimize en azından güzelim ana dilimizi bile öğretmiyoruz. Memlekette Türkçe öğrenimin yasak olmadığı bir devirde, bizler temel bu sorunumuzu bile çözeme kavuşturamamaktayız.
Saygıdeğer Mümin Gençoğlu, eğer yaşamış olsaydı, kendi aralarında bile sulh sağlayamayan bazı STK yöneticilerine hiç yüz gösterir miydi? Hak ve özgürlüklerimiz için bir adım bile atmadığımızı görünce, acaba bizlere nasıl bit not verirdi?
Evet, Emirsultan Mezarlığı, merhum Mümin Gençoğlu'nun kabri önü, bizim toplumsal liderlerimizi barıştırma ve kaynaşma yeri olmalı. Madem ki, Mümin Gençoğlu ve dava arkadaşlarının çizdiği yol haritasını benimsiyor ve kabulleniyoruz, o zaman bu yoldan asla sapmadan ilerlemeliyiz...
Bu yılki anma töreni, Mümin Gençoğlu ismini sevenleri yeniden buluşturdu, merasim bir hayli kalabalıktı ve tamamen huşu içinde geçti; ama bir hususa değinmeden edemeyeceğim.
Mümin Gençoğlu'nun ve dava arkadaşlarının kurduğu derneğin, bugünkü yöneticilerinin hiçbirini tören alanında göremedik. Bu tür anlamlı ve önemli bir etkinliğin ev sahipliğini üstlenmesi gereken şahıslar ortalıkta yoktular.
Çoktan nam salmış ve şöhret olmuş Balgöç'ün kurucu liderine karşı yapılan, bu saygısızlığın ve terbiyesizliğin asla af edilmez bir yanı olamaz. Otuz beş kişilik yönetim kurulundan nasıl oluyor da tek bir kişi anma törenine katılmıyor…


