1989 yılından beri 36 yıl geçmesine rağmen, Bulgaristan devletinin, ülkede yaşayan Türklere karşı tutumu, olumlu yönde bir milim bile ilerleyiş göstermedi, hala ikinci kategori vatandaş muamelesi görmekteyiz.
Halbuki, Türkleri, bir etnik azınlık toplumu olarak önyargısız bir şekilde ele aldığımızda, hele de nitelik, vasıf ve meziyet açısından irdelediğimizde, Bulgar etnos grubundan ayırt edici bir çok üstün özelliğe sahip olduklarını görmekteyiz. Evet, Türk toplumu, nitelik veya özellik anlamında övülmeye ve yüceltilmeye değer.
Çoktan çürümeye yüz tutan kokuşmuş Bulgar statükosu, aklını başına çevirmeli; çünkü bu aymazlık, etrafında olup bitenlerin farkına varamama durumunun bir işaretidir. Bu bir siyasi sorumsuzluk ve umursamazlıktır.
Mantıksız ve ölçüsüz davranışlar sergileyerek güya Bulgarlar kendi çıkarlarını ön planda tutmaya çalışıyorlar; fakat aynı zamanda statüko menşeli köhne siyasi güruh, hem kendisini hem de devleti tam bir felakete doğru sürüklemekte.
Bu ineyici dolambaçtan sonra sadete geleyim.
Yeni bir meclis kararıyla, Türkiye'deki göçmenlerin, Bulgaristan seçimlerine katılma imkanları kısıtlandı.
Artık 168 sandık yerine sadece 20 sandıkta oy verilecek. Genelde bir sandıkta minimum 1000 civarında oy veriliyor, bilemedik her sandıktan maksimum 2000 oy çıkacağını tahmin edersek, bu demek oluyor ki göçmenlerin oyu 20 ve 40 bin arasında sıkışıp kalacaktır.
En son ki parlamento seçimlerde, Türkiye'deki 166 sandıktan 48 bin oy çıkarken, 2021 yılında yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinde ise 160 sandıktan 90 bin oy çıkmıştı.
Sözde Türk partilerinin icraatlarını yeterli ve doyurucu bulmayan, mevcut göçmen seçmen kitlesi - tahminen 200 000 civarının üzerinde, genelde aktif bir şekilde Bulgaristan seçimlerine katılmamakta.
27 Kasım 2024 seçimlerinde, göçmenler Dogi'ye 29 573 oy verirken, Şişi'ye 12 937 oy verdiler. Toplamda 42 510 oy çıkmıştı.
Yeni bir seçimde, bu iki parti arasındaki dengeler değişebilir, şimdiden kimse sonuçların ne gibi olacağını kestiremez.
Batı Avrupa'da bulunan seçmenler genelde oyunu statüko partilerine karşı vermekteler. Bizim göçmenlerin de nasıl bir tavır takınacağı belli değil.
İşte bundan dolayı, Bay Şişi ve adamları, bahsettiğim antidemokratik diskriminasyon kararı alınırken, Parlamento'daki kvorumu / çoğunluğu sağlamış oldular, her ne kadar daha sonra "hayır" oylaması ile göz boyaması yapmış olsalar da...