Bulgardan daha çok Bulgar olmaya çalışmayın! - Eşref RODOPLU

Bulgardan daha çok Bulgar olmaya çalışmayın!


***

1989'DA BİR MİLYONA yakın Türk ülkemizden kovuldu. Daha sonra sözde geri dönüş izni çıktı.

Sokağa terkedilen başıboş hayvanların; devletin evlerimize yabancıları yerleştirmesinin; bankada kalan paralarımızın çarçur edilmesinin; dağılan yuvalarımızın; geri dönüşlerde çıkarılan bürokratik engellerin ve bütün bu olumsuzlukların hesabı aranmadı ve verilmedi...

Bulgaristan'dan ve Balkanlar'dan Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkları kovmakla AB ve Balkan yarım adası rahatladı mı?

***

ŞAŞIRTICI VE ACAYİP GELİŞMELER oluyor. 1989 yılındaki zorunlu göçü, başkaları "golyama ekskurziya" olarak adlandırırken, o dönemde bizim köylerde yaşayan yaşlı ahalimiz bakkaldan Bulgarca ekmek istemek bile bilmezdi.

Şimdiki gençlerimiz ise resmi dili, gündelik hayatlarında adeta ana dilleri gibi yazıp ve konuşmakta. Hemen hemen her biri Bulgarca öğrenme yarışı içinde. Ana dilimiz Türkçe ise terk edilen evlerimiz gibi ne kirişi, ne kiremidi ve ne de hiç bir malzemesinin ise yaramadığı görülüyor...

Gebçleimizin Türkçe kelime fonları hızla erimekte. Türk olduklarına dair ara soğumasından geri dönüş yoksa, o zaman ne yapılması gerekiyor?

Türk aydınlarımız, DPS siyasetçilerinden uzun soluklu bir beklenti içine girmişken, başka birileri ise çeşitli haltlar yemeye devam ediyor.

Galiba, bizim toplum, Osmanlı çöküş sendromuna muzdarip...

***

O YASAKLI YILLARDA birçok Müslüman kardeşimizin cenazesi Hristiyan usulünce Bulgar maşatlıklarına gömülmüştü.

Ama Yunanlıdan, Jivkov'a uyarı gelmişti; ,,İslâm Dünyasını karşına almakla başına bela alıyorsun!"

Bu uyarıyı duyunca, ateşe basmış gibi hemen  geri adım attı ve "Türk değilsin; ama Müslümansın!" demeye getirdi. Tıpkı Yunanlılar gibi...

Şimdi püf dedirten birkaç noktayı ele alalım;

- Türk Dili okunmuyor ve bir hünermiş gibi Bulgarca ile zeka yarışı yapılıyor...

- Türk kelimesi adeta tedavülden kalktı ve kullanılmıyor...

- Eskiden Kırcaali bölgesinde hemen hemen bürokratlardan başka Bulgar yaşamazken, insanımızın çoğu tek kelime Bulgarca bilmiyordu. Şimdilerde ise Türkçesi kısıtlı olanlar, Bulgarca mesaj ve selam vermeyi bir onur sayıyor...

- Din eğitimine her sahada ve yaşta büyük önem verilmekte. Olsun; ama Türk dili ve Türk sözünü açıkça hiç önemsememek Bulgarın ve Yunanın stratejisine hizmet etmek değil midir?

Uyan, hey koca Türk, yine kapana düşüyorsun!

***

GEÇENLERDE DPS'NİN BİR Türk asıllı milletvekilin konuşmasını dinledim. Kuzey Makedonya'da yaşayan Bulgarların hak ve özgürlüklerinden bayağı söz etti durdu.

"Sonradan Bulgar olmalı Türkler için ne düşünüyorsun?" sorusu duyunca, Türk milletvekili üzerine kaynak su dökülmüş gibi sadece birkaç kelime kem küm etti ve sustu.

Bu bir "Biliyoruz sizi, Bulgardan daha çok Bulgar olmaya çalışmayın!" uyarısıydı...

Bulgar asıllı vatandaşlarımız ile kötü olmak değil, gerçekçi olmak önemlidir. İki yüzlülerin halini gördünüz, yeniden ikiyüzlülük ise kahır edicidir...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI