MAYIS PROTESTOLARINI UNUTTUK, UNUTUYORUZ…

1989 yılında zorunlu asimilasyona karşı gerçekleşen Mayıs olayları, Bulgaristan Türklerinin tarihindeki en kitlesel protesto niteliğindedir. Türklerin haklı mücadelelerinde çok değerli şehitler verilir, yüzlerce kişi yaralanır, birçoğu ise gözaltına alınarak en ağır işkencelere maruz kalır.

1984–1985 kışında Bulgaristan Türkleri silah zoruyla Bulgarlaştırıldıktan, gelenek ve göreneklerinden mahrum bırakıldıktan, baskı ve aşağılanmalara maruz kaldıktan sonra yaşadıkları şoktan yavaş yavaş kurtulmaya ve örgütlenmeye başlar.
Gorbaçov Perestroykasının doğurduğu özgürlük havası içinde 1988 yılının ikinci ve 1989 yılının ilk yarısında Türk ve Pomaklar birçok sivil toplum örgütü kurarak Bulgar muhaliflerin totaliter sistemine karşı başlattığı mücadelesine çok büyük katkılarda bulunur. Derneklerin yönetici kadrosu ve aktif üyeleri, Türklere ve Müslümanlara yönelik on yıllarca devam eden zorunlu asimilasyon politikasına karşı çıkarak işlenen suçları ve çiğnenen insan hakları konusunda gerçekleri dile getirmeye başlar. 
Türk toplumu, derneklere yoğun ilgi gösterir, insanlar özellikle 1989 yılının ilk aylarında toplu şekilde üye olmaya başlar, düzenlenen nöbetli açlık grevlerine katılır.
19 Mayıs 1989 tarihinde Kırcaali’ye bağlı Cebel kasabasında gerçekleşen bir cenaze töreni, Viyana-89 ve Bağımsız İnsan Hakları Koruma Derneği önderliğinde protestoya dönüştürülür. Güç kullanıldığı halde katılanlar protestolarını 21 Mayısa kadar sürdürür. 
Kuzeydoğu Bulgaristan’daki Dulovo kasabasında bulunan Bağımsız İnsan Haklarını Koruma Derneği’nin aktif üyeleri, kısa sürede tüm bölgeye yayılan nöbetli açlık grevini 6 Mayısta Batı radyolarında duyurur. Buna karşılık Kaolinovo emniyeti, bölgede en aktif durumda olan derneğin üyelerini sınır dışı etmek için hazırlıklara başlar.
20 Mayıs’ta insanlar, bölgenin en önemli kavşaklarından biri olan Pristoe köyünde toplanmaya başlar. Protestonun saat 12.00’de Deutsche Welle radyosunda duyurulmasının ardından göstericilerin sayısı hızla artmaya başlar. Uzun insan kafilesi, “Adlarımızı, dinimizi ve haklarımızı istiyoruz!” sloganlarıyla taleplerini yerel yöneticilere iletmek üzere Kaolinovo belediyesine doğru yürüyüşe geçer. Türklerin haklı taleplerine sert güç kullanılarak karşılık verilir. İlk şehidimiz aynı gün Kaolinovo’da verilir.
Batı Avrupa radyolarından protestoyu duyan Kuzeydoğu Bulgaristan’daki Türkler toplu şekilde ayaklanиr.
1989 yılında zorunlu asimilasyona karşı gerçekleşen Mayıs olayları, Bulgaristan Türklerinin tarihindeki en kitlesel protesto niteliğindedir. Türklerin haklı mücadelelerinde çok değerli şehitler verilir, yüzlerce kişi yaralanır, birçoğu ise gözaltına alınarak en ağır işkencelere maruz kalır.
Protestolar ve ardından gerçekleşen etnik temizlik, ülkede siyasi ve ekonomik bir krize yol açarak Jivkov’un totaliter rejiminin çöküşünü hazırlar.
Adı ve özgürlüğü uğruna hayatını feda edenler hakkında ne biliyoruz? Onları unuttuk mu? Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak için ne yaptık?
Bu soruların cevabı, bir zamanlar onların anısına dikilmiş olan anıt taşlarının bugünkü perişan durumunda saklıdır.
 
21 Mayıs 1989 – Todor İkonomovo köyü, Kaolinovo. Şehitlerimiz: Mehmed Salı Saraç (36 y.), Hasan Sali Arnaut (40 y.), Mehmed Sali Lom (52 y.).
 
23 Mayıs 1989 – Ezerçe köyü, Razgrad. Şehitlerimiz: Sezgin Sali Karaömer (17 y.), Ahmed Mehmed Buruk (37 y.).
 
24 Mayıs 1989 – Dyankovo köyü, Razgrad. Şehitlerimiz: Mehmed Emin Mehmed (65y.), Mehmed Mustafa Kar (30 y.).
 

27 Mayıs 1989 – Medovets köyü, Varna. Şehitlerimiz: Nazife Hasan Mustafa (23 y.), Şakir Mehmed Şakir (33 y.). 

Prof.Dr. ZEYNEP ZAFER

Bakmadan Geçme