Zinal MUSTAFA

Yine arka kapıdan girmek istiyorlar

Zinal MUSTAFA

Tam 36 yıl boyunca siyasal varlığını bir etnistenin güveni, masumiyeti ve saflığı üzerine inşa edenlere bazı sorularım var:
Bugün, yıllarca bizzat kendinizden saydığınız insanların desteği ve güveni olmadan, kendinizi nasıl hissediyorsunuz, ayrıca nasıl ayakta duruyorsunuz?
Nerede kaldı o yılların “ bizler vazgeçilmeziz” özgüveni?
Nereye kayboldu “kimse farklı ve başka bir yol seçemez” inancı? 
Hani nerede yıllarca güven kazanıp ve daha sonra sonra aynı bu itimatı sadece kişisel konfora dönüştürdüğünüz vaatler?
Halbuki sonsuz sanmıştınız kendinizi. 
İnsanların hep susacağını, sorgusuz sualsiz takip edeceğini düşünmüştünüz. Oysa zaman değişti. 
Bugün giderek daha çok insan kendi aklıyla düşünüyor, kendi vicdanıyla seçiyor.
Bu sorular, yalnızca geçmişin muhasebesi değil; aynı zamanda bugünün siyasal gerçekliğini de ortaya koyuyor; çünkü siyaset, artık tek yönlü bir ilişki değil.
İnsanların hep susacağını, sorgusuz sualsiz sizleri takip edeceğini düşünmüştünüz. Oysa zaman değişti.
Artık seçmen ve Türk toplumunun her bireyi sorguluyor, hesap soruyor, kendi vicdanıyla karar veriyor.
Bizim halkımız kimsenin mülkü değildir, etnisitemiz siyasal miras hiç değildir. 
Bizim sevgi ve saygımız, sizlere miras olarak kalmadı; onların her gün yeniden hak edilmesi gerekiyor.
O yüzden soruyorum: 
Nihayet öğrendiniz mi, kimsenin halkın iradesinden büyük olmadığını?
Şahsen ben, başımı siyasal oyunlara eğecek biri değilim. 
Hiç kimsenin benim adıma konuşmasına da izin vermem.
Bugün, D.S.’nin ve onun muhbirlerinin en “başarılı” projesi çökerken, aynı yüzlerin yeniden arka kapıdan dönmeye çalıştığını görüyoruz. Eski yöntemlerle, kulis anlaşmalarıyla, sahte “birlik” söylemleriyle Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarının sesini yeniden gasp etmek istiyorlar.
Ama bu girişim başarısız kalacaktır; çünkü artık siyasal davranış kalıpları değişti. 
İnsanımız artık özgür düşünüyor, özgür seçiyor ve bir kez daha kullanılmaya izin vermeyecektir.
Sizlerin hayalinizdeki "birlik" hiçbir zaman halkımızın yararına olmadı; yalnızca sizin siyasal ömrünüzü uzatmaya yaradı.
Kim hangi etnisiteyi temsil ettiğini iddia ederse etsin, bu onun sorunu. 
Benim için aidiyet, şerefle, onurla ve halka gösterilen tutumla kanıtlanır; politik sloganlarla ve kulis pazarlıklarıyla değil.
Evet, Bulgaristan bizim vatanımızdır, birer onurlu Bulgaristan vatandaşı olarak geleceğimizi kendi ellerimizle belirleme hakkımızı kimse gasp edemez...

Yazarın Diğer Yazıları