Bursa' da 24 Saat
Sabri CON
Zaman akıp gidiyor. Saatler, günler, aylar, yıllar…
Bu koskoca ömürde aylar, yıllar olur hiç hatırlayamadığın. Yemişsin, içmişsin, çalışmışsın ve o kadar! Ama saatler, günler vardır, hiç unutamazsın.
Nefes aldıkça, unutamayacağımız 24 saatimiz oldu bizim de.
Daha çocukluğumda, Bursa adı bir güzel yerleşmişti kalbime; Bursa yeşilmiş, Bursa cennetmiş, Bursa padişahlar şehriymiş filân...
Nasip oldu, yıllar içerisinde Bursa’yı birkaç defa ziyaret ve kısa dönem oturma fırsatlarım oldu. Güzel Bursa’yı sevmemek mümkün mü? Hele bir de çoğunlukla Balkan göçmenlerinin burayı seçmiş olmaları yok mu, hiç de yabancılık hissetmiyorsun burada.
Son yıllarda aramız biraz uzamıştı ziyaret açısından. Nasibe bakar mısınız?
Dünya tatlısı erkek torunumuzu da “vurmuş”, bu güzel Bursa’nın güzel kızlarından ana/babasının bir tanesi.
Gittik, gördük, tanıştık, sevdik, sevildik ve al sana bir nişan töreni!
27 Eylül 2025 y. – cumartesi günü ve gecesi hiç unutulur mu?
Yüzlerimizde neşe, kalplerimizde sevinç ve muhteşem anlar!
Gecesi de yemekli, müzikli. Gece boyunca şarkılar, türküler, oyunlar…
Yeni çiftin mutluluğuna diyecek yok. Onlar için yeni bir yaşantının başlaması harika mı harika! Ömür boyu hep mutlu olasınız can parçalarımız – oğlumuz (torunumuz) ve kızımız!
Mutluluklar! Mutluluklar!..
Bitmedi, 28 Eylül günü, kendimizi bir anda Uludağ'ın bağrında bulduk.
610 yaşındaki Koca Çınar’ın çevresi ziyaretçilerle dolup taşmış. Efsane ağacın boyu 37 m, tepe çapı 53 m, çevresi 10 m. Ağacı boydan boya gözlemlerken ağızlar açık kalıyor. Fotoğraf çeken çekene. Sıra sıra masalarda çay ikramları. Şırıl şırıl akıp giden sular! Bin bir türlü yerli ve egzotik malların satış yapıldığı tezgahlar, dükkanlar! Temiz hava. Yeşil manzara…
Ha, şunu da söyleyeyim: Haftalar önce, TV ekranlarında Uludağ’da kara bulutlar, can alıcı yangınlar görmüştük. Yeşil Bursa karardı demiştik. Çok şükür, Kara Bursa diye bir yer görmedik. Zaten böylesini görmek de istemiyorduk...
İlave edeyim: Bursa nüfus bakımından ülkenin büyüklerinden biri. Sokaklar, caddeler tıklım tıklım insan dolu. Ama zannediyorum, insandan daha fazla motorlu araçlar var. Hepsi de lüks türünden. Yollar karınca misali. Yolda ilerlemek zor. Arabaları park etmek daha da zor. Bursa kabuğuna sığmıyor. Bursa genişlemeye, arazi konusunda büyümeye ihtiyaçlı. Önerim o ki, bu sıkıntı giderilmeli, çünkü bu gidişle Bursa’da nefes almak çok daha zorlaşacak.
Güzel Bursa, rahat Bursa olmalı!
İyi ki varsın, Bursa!