Gerlova adı günümüze kadar tamamen çözülememiş olması nedeniyle hakkında çeşit görüşler ortaya atılmıştır. Gorilova, Geriova, Gerila, Gelinova, Geri Liva...
Ancak tüm söylentilere rağmen Gerlova adı üstünlük kazanmış, kayıtlara öyle geçmiştir. Bulgarca ve Türkçe söylemi hakkında sadece bir harf farkı vardır: Gerlovo ve Gerlova.
Rivayetlere göre Osmanlı hakimiyeti öncesinde bugünkü Vırbitsa kasabasının yakınında Gerilgrad adında bir şehir varmış Adını da o dönemin voyvodası olan Geril’den alarak Gerilovo olmuş. Şehir yakılıp yıkılınca (1381-1388) çevreye yayılmış olan halk bölgeye Gerlova adını vermiş. Günümüzde kasabanın içinden akıp giden Gerila deresi de bu adı pekiştirmektedir.
İvanko Nikolov’un Omurtag ( Osman Pazarı ) hakkında yazmış olduğu kronolojide şunları okuyoruz:
“Küçük Asya’dan beliren Geril, Tatar ve Osmanlılardan ibaret 20 bin kişilik ordusuyla buralara akın etmiş ve Sultanın emriyle adamlarını iskân etmiştir. Geril, hiçbir şeyden – ne veba hastalığından ne de Hristiyanlardan- korkmayan cesur bir adammış. Bölgeye kendi adını Gerilova olarak vermiş, halk ağzında daha sonra Gerlova şeklinde benimsenmiştir...”
Ancak ortada çözümünü bekleyen büyük bir sır yumağı bulunmaktadır. Söz konusu Geril, buralara yerleşip şehir mi kurmuştur, yoksa geldiğinde hazır bulduğu şehri yakıp yıkmış mıdır? Bilen ve rivayet eden yok.
Bir zamanki Bulgar Çarı Aldemir’in oğlu Geril’in yurdu mu idi, yoksa Preslav (Eski İstanbulluk) zadeganlarının mekânı mıydı?
Traklar tarafından mı kurulmuştur, yoksa Slavlar tarafından mı?
Şehrin gerçek adı Bâlgrad mı, Gerilets mi, Gerilabad mı, Gerileç mi, Gerilovo mu? Çözümünü bekleyen sorular!
Viyana Bilimler Akademisi'nin görevlendirmesiyle 1912 yılında bölgede incelemelerde bulunan Bulgar bilim adamı Dimitır Gacanov’a göre Gerlova adı 1381 veya 1388 yılında yıkılıp yok edilen Gerilgrad adından gelmektedir. Gerilgrad bugünkü Vırbitsa şehrinin “yarım saatlik” (2-3 km) güneydoğu istikametinde bulunuyormuş.
İlginçtir ki, bölgenin adı ve tarihi hakkında ilk araştırmaları yapan Dubrovnikli Pavel Corciç olmuştur. Ona göre 16. yy ’da bölgenin adı Gorilovo’dur.
Gerlova adı üzerine en son tahmini Tırgovişte’nin ( Eski Cuma ) 92 sayılı ve 1998 tarihli Zname ( Bayrak ) gazetesi yapmıştır. Yazı sahibine ( V. Knâjeviç ) göre Bulgar Çarı II Boris, Elena-Kotel ( Kazan ) taraflarından Preslav’a ( Eski İstanbulluk ) kadar uzanan toprakları oğlu Aldemir Hırsate’ye vermiş. Aldemir’in de Geril ve Kipil adında iki oğlu varmış. Bunlar arasında topraklar bölüşülürken Kipil Elena taraflarında kalmış ( ki, şimdi o bölgede Kipilovo adında bir köy var ), Geril ise Preslav’a uzanan toprakların sahibi olmuş ve onun adına Gerilova denilmiş.
Tozluk ve Gerlova adları üzerine daha kimlerin neler konuşacağını gelecek neslimiz görecektir.
Rivayetler bununla da bitmiyor. Ama bunlara burada yer vermekte bir anlam görmüyoruz.
Şimdi Gerlova’nın sınırlarına da bir göz atalım: 630 km karelik bir alanı kaplayan bölgenin Güneyinde Koca Balkan, batıda Tozluk toprakları ( Omurtag ve Antonovo ), kuzeybatıda Popovo ve Opaka belediyeleri, doğu ve kuzeydoğuda Deliorman bölgesi ( Razgrad, Şumnu, Preslav ) yer almaktadır.
İçerisine aldığı köylerin sayısı hakkında zamana göre değişik veriler görmekteyiz. Macar seyyahı Feliks Kanits’e göre 1882 yılında burada köylerin sayısı 13’tür.
Aynı yıl bir Bulgar subayına ( Kavalov ) göre bu sayı 25.
Prof. Miletiç ise 30 diyor. D.
Gacanov ise 1912 yılına göre bu sayının 42 olduğunu belirtiyor.
1933-35 yıllarında köylerin 56 adet olduğunu söyleyen bir de V. Marinov var.
Bizim yaptığımız 1977 yılı araştırmalarında köy sayısı 59 idi.
Bugün de bu sayının değişmediğini söyleyebiliriz.
İddia ediliyor ki, Osmanlılar geldiklerinde buralarda sadece Tiça ( Çatak ), Vırbitsa ve Vardun köylerini bulmuşlardır. Daha sonra yukarıda da görüldüğü gibi yeni yeni Türk köyleri oluşturulmuş ve sayıları 40’ı aşmıştır. Bu köyler Preslav, Vırbitsa, Tırgovişte, Omurtag ve Kotel belediyeleri dahilindedir. 1881 yılında, 33 349 olan toplam nüfus, 1939’da 43 233 olmuş, maalesef son yıllarda giriş çıkışların durmaksızın değişmesi nedeniyle belirtmemiz gereken bir sayıya sahip değiliz.
1970’li yıllara kadar bölgede az miktarda Bulgar, Çingene, Yahudi, Rus, Karakaçan vb. bulunmuştur.
Alevi vatandaşlar bölgenin en büyük köyü olan Alvanlar’da (Yablanovo) ve komşu Veletler (Mogilets), bir de Küçükler’de (Malko selo) toplanmışlardır.
1970’lerden sonra Güney Bulgaristan’ın Rodoplar bölgesinde zorunlu ad değişimi başlayınca Pomak vatandaşlar Gerlova köylerine akın etmişlerdir.
Daha sonra bölge hakkında çalışmalar yapıp fikir belirtenler de olmuştur. Bunlar arasında G.S. Rakovski, P.R. Slaveykov, P.Zl. Gruev ( Vırbitsa ), Turko Vasilaki,( Vırbitsa ), Vasil Marinov, Prof. D-r. G. Papurov ( Vardun ) gibi adları görüyoruz.
Gerlova’nın bağrında oldukça zengin su kaynakları, pınarlar, çeşmeler ve dereler vardır. Bunlardan en önemlisi Tiça deresidir. Üzerine barajlar da kurulmuştur. İlk adı Panisus olan bu dere Lisa dağından başlayarak Karadeniz’e ulaşır. Uzunluğu 244,5 km olan dere aynı zamanda Kuzeydoğu Bulgaristan’ın en uzun deresidir. Bir de Deli Kamçı ve Büyük Kamçı dereleri var ki, Kotel balkanından kaynayarak Varna’nın Tsonevo köyünde birleşerek Tiça barajını beslerler.