Kim Suçlu: Uyuyan Bizler
Sabri CON
1989 yılında, Bulgaristan’a demokrasi “gelince” yeri göğü inlettik.
Artık özgürdük. İstediğimiz her şeyi yapabilme hakkımız doğmuştu.
Artık bizi hiç kimse susturamayacak, bağıra çağıra konuşabilecek, haykırabilecektik.
Kaybedilmiş haklarımızı da bir güzel geri isteyip alabilecektik.
Yaşasın Hürriyet, Şaşırdı Millet!
Hürriyet yaşadı da Millet niye şaşırdı, bunu anlayamadık.
Bir kere çil yavruları gibi dağıldık.
“Diktatörlük” döneminde köyünden, yakın çevresinden bile dışarı zor çıkanlar
bugün dünyanın dört köşesinde ekmek peşindeler.
Kardeş kardeşi, akraba akrabayı, komşu komşuyu tanımaz hale geldik.
Köyler boşaldı, şehirler yabancılaştı. İnsanlar neredeyse insansızlaştı.
Genç nesil terimi de bir tuhaf oldu.
Bulgaristan’da bugün kaç çocuk, kaç genç sayabilirsiniz ki?
Ha, şu konuya gelelim:
Demokrasi geleli 37 yıl geçti.
29 yıl da “Demokrasi” öncesinden koyarsak 66 yıldır Bulgaristan okullarında
Türkçe dersleri ( tek tük seçmeli ders dışında ) okutulmuyor.
Demek oluyor ki, bugün 70 yaşından küçük olanların
Türkçe konuşması ve yazması az çok sakat.
Türkçe neden okutulmuyor diye bağırsak da çağırsak da kim duyar sesimizi?
Türkçe okunmamasında ana babalar mı suçlu?
Millet vekilleri mi? Bakanlar mı?
Hayır, “suçlu yok”. Arasanız da bulamazsınız…
Hiç kimse gocunmasın; ama bugün yerden yere vurup toz dumana çevirdiğimiz
o “sos” sisteminde kısa dönem de olsa (1945-1972) Bulgaristan Türklerinin
ilk ve orta okulları, liseleri, pedagoji ( öğretmen okulları ), hatta üniversitesi vardı.
Gazeteleri, dergileri, tiyatroları, radyosu, basımevleri vardı.
Her alanda uzmanlarımız o dönemde yetiştiler.
Bunun adına da “Lale Devri” dedik.
Bugün, böyle “kısa” bir devri hayal bile edemiyoruz.
Neden? Herkes kendisine sorsun ve cevabını versin.
Ben hiç kimseyi suçlamıyorum.
Ama suçlu yine de var:
Uyuyan bizler!