CAMİAMIZDA HAYAL DÜNYASINDA YAŞAYAN THOMAS MORE FANLARI
Göçmen camiamızın insanı her dalda en başarılı kişiler arasında yer alır.
Her alanda fazlasıyla başarılıyız, tek alan hariç.
İş dünyasından bilim insanlarına, sanattan spora, her branşta üstün başarılara imza atmış fazlasıyla insanımız var.
Tek alan hariç.
Beceremediğimiz tek şey ortak akıl ile hareket etmek, toplumsal birlikteliği sağlamak.
Bunu yapamadığımız için de, inanılmaz bireysel başarılarımıza rağmen, temsil noktasında en dipteyiz.
Karar verici mekanizmalarda olamamamızın temel nedeni bu.
Bu mekanizmaların içinde olmadığımızdan da, sorunlarımızın çözüm noktasında yetersiz kalmamız kaçınılmaz oluyor.
Bu durum en bariz şekilde göç ettiğimiz topraklardaki sorunlarımız ile kendini belli ediyor.
Oralarda kalan soydaşlarımızın sorunları aynı zamanda bizim de sorunumuzdur.
Bundan doğal bir şey de olamaz zaten.
Göç etmenize rağmen, vatandaşı olmaya devam ettiğiniz ülkenin sorunları gayet tabi ki sizin de sorununuzdur.
Kaldı ki, kendi etnik kimliğimize özgü fazlasıyla sorunlarımız da var.
Bu sorunlara paralel, çözüm noktasında katkı yapma amaçlı, ihtiyaca binaen STK’larımız kuruldu.
Sivil toplum kuruluşlarının temel görevleri temsil ettikleri kitlelere değişik konularda yardım ve destek vermektir.
Ancak göçmen STK’ların farklı görevleri de var tabii.
Göç edilen topraklarda kalan soydaşlarımızın etnik kimliğini, kültürünü, dini değerlerini, özetle varlığını korumalarına katkı yapmak.
Ancak görevlerinin, bu kısmı ile ilgili işin en önemli noktası, bu faaliyetler koordineli ve planlı şekilde yürütülmesidir.
Bunu sağlayacak müessese de karar verici mekanizmalardır.
Karar verici mekanizmaların kılavuzluğu olmadan herhangi bir STK’nın etkili olma şansı yoktur.
Bu hakikatler ortadayken zaman zaman hayalperest elemanlar çıkıp STK’lar hakkında ahkam kesip duruyor.
Bu tür profillere baktığınız zaman hep aynı tipleri görürsünüz.
Hiçbir zaman sahada bulunmamış, hiç kimseye zerre faydası dokunmamış, özetle hayatları boyunca bir baltaya sap olmamış kişi profilleri.
Buralarda aktif faaliyetler yapmamış, işin mutfağını bilmeyen tipler, ikide bir sağda solda hayalperest çıkışlar yapıp duruyor.
Bunlar Thomas More’nin ütopik dünyasında yaşıyor.
Hiç bir STK, ister tek olsun , ister STK’ların toplamı olsun, tek başlarına bahsettiğimiz konularda etkili olma şansı yoktur, karar vericilerin kılavuzluğu ve desteği olmadan.
Bu destek de sadece seçimden seçime lojistik destekten ibaret.
Bunun dışında ne bir strateji var, ne bir planlama, ne bir vizyon…