NURİ TURGUT ADALI'NIN ANMA TÖRENİ EN AZ SADIK AHMET'İNKİ KADAR
KATILIMLI OLMALI
5 Ağustos tarihi, Bulgaristan Türkünün sembol ismi Nuri Turgut Adalı’nın ölüm yıldönümü.
Her yıl olduğu gibi, bu sefer de mezarı ve anıtlarının önünde anıldı. Ancak yine her yıl olduğu gibi, bu törenler son derece katılımı düşük ve cılız geçtiğini gördük.
Oysa Balkan Türkünün başka bir kahramanı olan Sadık Ahmet’in anma törenleri, olması gerektiği gibi, her zaman protokol, gerek vatandaş katılımı açısından yüksek yoğunluklu olur.
Sadık Ahmet, kuşkusuz sadece Batı Trakya değil, Balkan Türklüğü için sembol isimlerinden biridir.
Ama en az onun kadar, belki de çok daha fazlası bizim de kahramanlarımız var.
Bunların başında gelen en önemli isimlerden Nuri Turgut Adalı'dır. Etnik kimlik ve dini mücadelesini en kıymetlisi ile ödeyen bir isim. Bir insanın sağlığı ile beraber en değerli varlığı özgürlüğüdür.
Bu uğurda gençliğini heba etmiş.
Boşuna kendisine Balkanlar'ın Mandela'sı denmiyor...
Ancak bu mücadelesi gençliğine mal olmasına rağmen, fazlasıyla hak ettiği saygıyı hayattayken asla görmemiştir.
Ölümünden sonra, aynı zamanda özeleştiri yaparak ona yakışan anma törenleri düzenleyemedik.
Düşük seviyede mezarı başında veya anıtı olan yerlerde, neredeyse formalite seviyesinde törenler düzenleniyor, o kadar.
Burada amaç sadece yerel değil, ulusal çapta üst düzeydeki protokolün Nuri Turgut Adalı'nın anıt mezarı başında hazır bulunmasını organize edilmek olmalı.
Gayretler bu yönde olmalı.
Hedeflediğimiz gibi, bizim insanlarımızı ülke yönetimlerinde en üst seviyelere taşıdığımızda, karar verici mekanizmaların içinde yer almalarını sağladığımızda bu katılımlar zaten kendiliğinden çok daha etkili olacaktır.