Necla M. SELİM

Periferide Yaşamak Kader Değil

Necla M. SELİM


* Devletin görevi vatandaşına güvenlik, imkân ve onur sağlamaktır. Jeopolitik tercihler buna hizmet etmeli.

* Nostalji mi istiyoruz, yoksa eski hiyerarşinin düzenini mi?

Geçenlerde ülke bazında kutlanan "Birleşme" yıldönümünün coşkusunun ardından, asıl soruyu sormanın zamanı geldi:
“Bulgaristan, nasıl kimsenin periferisi olmadan var olabilir?”
1885’teki "Birleşme" deneyimi bize şunu öğretir: Büyük güçlerden armağan beklemek yerine sahada gerçeklik yaratmak, diplomasiyi buna uydurmaya zorlamak.
Bu tarihsel örnek, bugünün jeopolitik tartışmalarına ışık tutar.
Coğrafi konum bir yük değil, stratejik bir imkândır.
Doğu veya Batı’ya kalıcı aidiyet yerine, konumu akıllıca kullanmak gerekir.
Bugün hâlâ aynı tuzağın içindeyiz. Büyük Güçlerin çıkarları doğaldır; ahlaki bir suç değildir. Sorun, biz başkalarının çıkarlarını kendi çıkarımız gibi savunmaya başladığımızda başlar.
Bulgaristan’ın saf ve naif olma lüksü yoktur. “Müşteri devlet” olmayı seçenler, halkı da periferik bir halk hâline getirir: düşük gelir, düşük özgüven, düşük önem.
Sistemin en ince oyunu eğitimdedir. İnsani bilimler geri plana itiliyor, düşünmek bir lüks hâline geliyor. Fikirlerden korkan bir düzen, çocuklarını fikirler dünyasına gönderiyor. Bu paradoks, halkı edilgen kılmanın en etkili yoludur. Eleştirel düşünme, hem aydınların baskılandığını hem de kitlesel eğitimin sağlandığını kabul edebilmektir. Bir sözle eğitim politikaları, halkın eleştirel düşünme kapasitesini zayıflatmaktadır.
Bulgaristan’ın kendi çıkarlarını korumayı öğrenmesi gerekmekte, aksi hâlde “başkalarının çıkarlarını kendi çıkarı gibi savunma” tuzağına düşecektir.
“Solun birleşmesi” diye sunulan şey, sosyalizme nostaljiden çok, eski hiyerarşik düzenin özlemidir. Halk, bu ikisini karıştırarak kandırılıyor.
Politika sadece sağ–sol çizgisi değildir. Dikey eksen de vardır: iktidar–özgürlük.
Halk, cumhurbaşkanı adaylarına doğrudan sormalıdır: “Vatandaşla nasıl bir ilişki öneriyorsunuz?”
Devletin görevi, vatandaşına güvenlik, imkân ve onur sağlamaktır. Jeopolitik tercihler buna hizmet etmiyorsa, doğu–batı tartışması boş bir illüzyondur.
Bulgaristan’ın kurtuluşu, kendi çıkarlarını savunmayı öğrenmesinde ve halkın politik okuryazarlığa kavuşmasındadır...

Yazarın Diğer Yazıları