Mümin TOPÇU

Yol ayrımında'iç organlarımız temizlenirken'

Mümin TOPÇU

Sevgili okuyucularım, 

umarım seçimlerin akışkan halli atmosferi artık biraz hız kesmiştir. 

Şahsen ben rahatlayıp huzura kavuştum; 

çünkü deyim yerindeyse, 

son günlerde 24 saat ekranlardan hiç kopmadım. İzlenimlerim henüz o kadar çok yoğun ki, 
hepsini sizlere aktarmam adeta mümkün gözükmüyor.

Zaten günümüzün insanı anında her şeyden haberdar olmuyor mu? 
Bu satırlarımı kısa keseceğim, umarım seçim konusunu, köşe yazarlarımız detaylı şekilde yorumlayacaklardır.

Okuyucularımızın ve seçmenlerimizin görüşlerine de yer vermeye hazırız.

Sonuçta, bu medya kuruluşunu birilerine yaranmak için yaratmadık, 

bizler sadece kendi insanımıza yararlı olmayı görev bilmekteyiz. 
Camiamızın her ferdine, siyasi görüşü ne olursa olsun,

bizler herkese karşı saygı ve hürmet beslemekteyiz.

Neticede hepimiz kardeşiz ve aynı toprakların evlatlarıyız.
Bu seçimlerin galibiyeti, Rumen Radev'in yanı sıra,

bütün Bulgaristan kamuoyuna aittir. 
Bizim camianın içerisinden çıkan önemsenmeyecek bir seçmen kitlesi de,

demokrasi gereği İlerici Bulgaristan koalisyonuna

omuz atmış oldu.
Şimdi statükonun, mafyanın ve oligarşinin büyük yara almasına sevinelim mi, 
yoksa üzülelim mi? Bu seçimlerden bizim kazancımız nedir, zayimiz nedir?
Türklerin partisi, daha yıllar önce kapsülen kapanarak, kendi çaresizliğini herkesten 
gizlemeye çalışmıştı. Bizler ise bütün bir camia olarak, boşuna partinin içsel olarak 
arınıp doğru yolu bulmasını boşuna bekledik durduk.
Bizimkisi adeta kulluğa bel bağlamaktı, "partimizi" özdeştirerek ve onu tamamen 
sahiplenerek, damarlarımıza enjekte edilen afyonun etkisiyle adeta bağımlı hallere düştük. 
"Sen sen ol, bu dünyada kimseye bel bağlama ve sadece kendine güven!" 
diye çok güzel bir cümle var Türkçemizde, eğer bu kurgunun "sadece kendine güven" 
ibaresini bizim azınlık Türk toplumu ile eş değer tutarsak, şimdi neden "liderimiz" 
bariz şekilde bize ihanet etti; neden bütün umutlarımız ve saraylarımız yıkıldı diye

sayıklamayacaktık. 
Bizimkisi şu an bir nevi zihinsel bitap düşmektir. Bu da ortaya çıkan tükenmişlik 
hâlimizin en son ifadesidir. 
Yakın bir arkadaşım, her seferinde "her şeyde bir hayır vardır" deyip geçmekte.
Ona katılıyorum şu an; çünkü bizim toplumun

"iç organları temizlenirken", geldiğimiz yol ayrımından sonra,

önümüze mutlaka yeni öneri ve eylemler çıkacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları