Soros - Radev - Gürov diye bir şeytan üçgeni ...
Mümin TOPÇU
"Radev, Kirço ve Asenço'yu bakan yaptı! Onları nereden buldu? Yoksa Kadınlar Pazarı'nda birileri ona mı kakaladı? İkisi de "Açık Toplum"un (Open Society) kuluçkasından çıktı, şimdi de Gyurov onların adayı.
Soros - Radev - Gyurov.
Peki, Radev'in sağ kolu olan Yotova nereden geliyor, şu Tapınak Şövalyesi (Templiyer) olan?
Anladınız mı, siz Z kuşağından geri zekâlılar? Yine sizi paspas gibi kullanacaklar!"
Parantez içindeki yorum Boyko Nikoforov'a aittir. Bu metin son derece sert, hakaret içeren ve siyasi polemik amaçlı yazılmıştır. Yazar, saldırgan bir dil ve küçümseyici üslup kullanmakta.
Bize ise, bu siyasi göndermeleri sadece biraz açıklamak düşer...
Metinde dikkat çeken unsur, somut verilerden çok çağrışımlara ve ima yöntemine dayanılmasıdır. Yazar, Radev, Petkov, Vasilev, Gürov ve Yotova isimlerini aynı siyasi çerçeve içinde sunarken, bu kişiler arasında doğrudan kanıtlanmış ilişkiler ortaya koymaktan ziyade okuyucuda belirli bir algı oluşturmayı hedeflemektedir. Bu nedenle metin, haber dilinden çok siyasi polemik ve propaganda diline yaklaşmaktadır.
"Soros-Radev-Gyurov" şeklindeki dizilim, siyasi tartışmalarda sıkça kullanılan bir ilişkilendirme yöntemidir. Bu tür ifadeler okuyucuya belirli bir siyasi ağın varlığı hissini vermeyi amaçlar. Ancak metinde bu ilişkiyi destekleyen herhangi bir delil veya açıklama bulunmamaktadır. Benzer şekilde "Tapınak Şövalyesi" göndermesi de gizli veya elit güç odakları algısı oluşturan sembolik bir söylemdir.
Rumen Radev (Радев), eski Bulgaristan Cumhurbaşkanıdır. Metin, Radev'i eski hükümetlerde görev alan bazı siyasetçileri ön plana çıkarmakla suçluyor.
Kirço ve Asenço'ya gelince, bunlar, küçümseyici bir üslupla kullanılan lakaplardır. Büyük olasılıkla eski Başbakan Kiril Petkov ("Kirço") ve eski Maliye Bakanı Asen Vasilev ("Asenço") kastedilmektedir. Her ikisi de "Değişime Devam Ediyoruz" (PP) hareketinin kurucularındandır. Kiril Petkov ve Asen Vasilev, gerçekten de 2021 Mayıs'ta Radev'in atadığı Stefan Yanev geçici hükümetinde bakan oldular. Petkov Ekonomi Bakanı, Vasilev Maliye Bakanı'ydı. Oradan parlayıp kendi partileri PP - Promyanata Produlzhava / Değişime Devam'ı kurdular. Yani "Radev bakan yaptı" iddiası doğru. "Nereden buldu" kısmı polemik. İkisi de Harvard mezunu. Petkov'un bir dönem Soros'un Açık Toplum projelerinde değil ama Center for Economic Strategies gibi liberal think-tank çevrelerinde yolu kesişti. Balkan sağ popülizminde "Harvard + Soros = kuluçka" formülü hazır bir kalıp. Kanıt sunmaz, sadece imayı yapıştırır. Bu bir Sorosçu yaftası, 90'lardan beri tüm Doğu Avrupa'da kullanılır. Burada yazar, bu isimler arasında siyasi veya ideolojik bir bağ bulunduğunu ima ediyor. Bu, kanıt sunulan bir iddia değil, polemik amaçlı bir siyasi söylemdir.
Metin, muhtemelen ekonomist ve siyasetçi Andrey Gürov'u Petkov ve Vasilev çizgisinin adayı olarak göstermeye çalışıyor. Gürov kim?
Andrey Gürov da / Андрей Гюров PP'nin kurucularından, Avusturya'da eğitim almış ekonomist, sonra milletvekili. Metindeki mantık şu oluyor: Kirço ve Asenço Sorosçu ise, onların adayı Gürov da aynı zincirdendir. Yazar, Soros - Radev - Gürov diye bir şeytan üçgeni kuruyor.
Ya "Kadınlar Pazarı'nda kakaladı" ne demek oluyor? Bu Sofya'daki Jenski Pazar - Женски пазар. En eski pazar, ucuz, her şeyin sahtesinin, ikinci kalitesinin satıldığı yer olarak mecazi kullanılır. Yani diyor ki: “Radev bunları nereden buldu, defolu mal gibi birileri ona iteledi.” Bu çok tipik bir küçümseme dili Bulgar siyasetinde.
Yotova ve Templiyer meselesine gelince: Şimdiki Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova'dır. Metinde "Radev'in sağ kolu" olarak anılıyor. Yotova'nın Tapınak Şövalyeleri adını kullanan modern bir dernek ya da nişan örgütüyle ilişkisine gönderme olabilir. Ancak burada esas amaç gizemli veya elit çevrelere bağlı olduğu imasını yaratmaktır. İliyana Yotova gerçekten de BSP kökenli, uzun yıllar Avrupa Parlamentosu milletvekiliydi. Tapınak Şövalyesi iddiası ise Bulgaristan'da yıllardır dolaşan bir şehir efsanesi. Modern dönemde kendini "Templar" diye adlandıran birçok masonik benzeri dernek var, bazı siyasetçiler onur üyesi falan yapılıyor. Burada amaç "bakın bunlar gizli elit kulüplerin adamı" hissi yaratmak.
"Z kuşağı" (поколението ЗЕТ) deyimi, genç seçmenleri ifade ediyor. Yazar, gençlerin liberal veya reformcu siyasi hareketler tarafından kullanıldığını iddia ediyor. Özellikle genç seçmenlere seslenerek, belirli siyasi aktörlerin onları kendi amaçları doğrultusunda kullanabileceğini ve bu nedenle daha eleştirel bir tutum benimsemeleri gerektiğini savunmaktadır. “Yine sizi paspas gibi kullanacaklar” tabiri, genç seçmenlerin seçim dönemlerinde manipüle edildiğini öne süren hakaret içeren bir propaganda söylemidir. 2020-2021'de Sofya'da Radev destekli büyük protestolar oldu, gençler çok aktifti. Petkov ve Vasilev de o dalgadan geldi. Yorumcu diyor ki: "Siz sokağa çıktınız, sizi yine kullanıyorlar."
Özetle açıklık getirmeye çalıştığımız kısa metin, Bulgaristan'daki liberal ve reformcu olarak görülen siyasetçileri, Soros ve Açık Toplum ağıyla ilişkilendirerek eleştiren; Cumhurbaşkanı Radev'i de bu çevrelerle bağlantılı göstermek isteyen sert, popülist ve komplo imaları taşıyan bir siyasi polemiktir. Bu tür söylemler özellikle Bulgaristan'daki milliyetçi, muhafazakâr ve Rusya'ya daha yakın siyasi çevrelerde sıklıkla görülmektedir.
Söz konusu yazı, Bulgaristan'da son yıllarda yoğunlaşan siyasi kutuplaşmanın tipik örneklerinden biridir. "Biz ve onlar" ayrımı üzerine kurulan bu dil, farklı siyasi görüşleri tartışmaktan çok karşı tarafı gayrimeşru göstermeyi amaçlamaktadır. Bu yönüyle metin, bilgilendirici olmaktan ziyade taraftarları mobilize etmeyi hedefleyen bir siyasi söylem örneği olarak değerlendirilebilir.
Boyko Nikoforov'un yorumu, Bulgaristan siyasetinde belirli isimleri ve siyasi oluşumları hedef alan sert bir polemik örneğidir. Metin, olgulardan çok ima ve çağrışımlara dayanmakta; "Açık Toplum", "Soros", "Tapınak Şövalyesi" gibi semboller üzerinden okuyucuda belirli bir siyasi algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Özellikle genç seçmenlere yönelik ifadeler, siyasi bir analizden çok duygusal tepki üretmeye yönelik bir söylem niteliği taşımaktadır. Bu nedenle metin, tarafsız bir değerlendirmeden ziyade siyasi kutuplaşmanın dili içinde okunmalıdır.
Bu metin, Bulgaristan'daki güncel siyasi tartışmaları açıklamaktan çok, belirli siyasi aktörler hakkında bir algı oluşturmayı amaçlayan polemik niteliğinde bir yorum olarak değerlendirilebilir.