PERDELERİN ARDINDAKİ YÜZLER
Mümin TOPÇU
Değerli dostlar,
Yıllar boyunca insanı anlamaya çalıştım.
Kimi zaman bir köy meydanında, kimi zaman kalabalık şehirlerin içinde, kimi zaman da bir kitabın sessiz sayfaları arasında...
Bu uzun yolculuk bana çok şey öğretti. Özellikle de şu gerçeği:
Hayatta her şey göründüğü gibi değildir.
Bazı insanlar güneş gibidir; olduğu gibi görünürler.
Bazıları ise gölgeyi sever. Görünmekten çok gizlenmeyi, konuşmaktan çok fısıldamayı tercih ederler.
İşte bugün biraz da o perdelerin ardında yaşayan insanlardan söz etmek istiyorum; çünkü hayat tecrübesi bana şunu gösterdi:
Kendi yaptıklarıyla övünemeyenler, çoğu zaman başkalarının emeklerine gölge düşürmeye çalışırlar. Kendi kusurlarıyla yüzleşemeyenler, başkalarının kusurlarını büyütürler. Suçlamak onlar için kolaydır. Anlamak ise zordur. Yıkmak kolaydır. İnşa etmek ise emek ister. Dikkat edin...
Bazı insanlar bir bahçeye girer ve çiçekleri görmez. Sadece dikenleri sayar.
Bir türkü dinler, ezgiyi duymaz. Sadece yanlış notayı arar.
Bir insanın iyiliğine bakmaz. Mutlaka bir eksik bulmaya çalışır; çünkü karanlık bazen bir mekân değil, bir bakış biçimidir.
Benim asıl kaygım da burada başlıyor; çünkü mesele sadece insanlar değildir.
Mesele kitaplardır.
Mesele türkülerdir.
Mesele ortak hafızamızdır.
Bir kitabın yırtılması sadece birkaç sayfanın parçalanması değildir. Düşüncenin yaralanmasıdır.
Bir saz telinin kopması yalnızca bir sesin susması değildir. Kültürel hafızanın incinmesidir.
İnsanların birbirine olan güvenini kaybetmesi ise belki de bütün kayıpların en büyüğüdür.
Dostlar,
Karanlığın en büyük gücü yıkmak değildir. Asıl gücü, insanları umutsuzluğa alıştırmasıdır; çünkü umudunu kaybeden insan, mücadele etmeyi bırakır.
Hayal kurmayı bırakır. Yarın için sorumluluk almayı bırakır; ama tarih bize başka bir şey daha öğretmiştir. Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.
En yoğun sisler dağılır. En kalın perdeler aralanır. En uzun gecelerin ardından bile sabah gelir. İnsanlığın bütün güzel hikâyeleri bunun ispatıdır. Birileri yıkarken başka birileri yapmıştır. Birileri susturmaya çalışırken başka birileri türkü söylemeye devam etmiştir. Birileri kitapları yakarken başka birileri yeni kitaplar yazmıştır.
Bu yüzden ben umudumu kaybetmiyorum. İnsanlığın içindeki iyiliğe inanıyorum.
Bir çocuğun gülüşüne,
Bir annenin duasına,
Bir dostun samimiyetine,
Bir kitabın aydınlığına,
Bir sazın sesine inanıyorum.
Biliyorum ki perdelerin arkasında saklananlar her zaman olacaktır; ama biliyorum ki ışık da her zaman bir yerlerden sızacaktır.
Aslında ben hâlâ optimistim.
Teşekkür ederim!