Zagorsko davası: Bulgar yargısına tutulan bir aynadır
Mümin TOPÇU
Zagorsko davası yedinci yılına girdi. Yedi yıl! Bir trafik kazası dosyası için yedi yıl.
Mahkeme salonunda adalet aranmıyor; adaletten kaçılıyor;
çünkü bu artık bir kaza dosyası değil, siyasi bir infaz dosyasına dönüştürüldü.
Zagorsko davası son duruşmasının bitiminde Lütfi Mestan açıklama yaptı:
"Süreci korkudan sabote ediyorlar, gerçek karşısında panikteler! Babayı değil,
Karapetkov’u koruyorlar! Bugün mahkeme salonunda gördüğünüz şey,
Bulgar barosu için bir utanç, Bulgar hukuku için de bir utançtır.
Süreci sabote etmeye yönelik bir girişim daha. Karşı tarafın avukatları,
her şeyin kendileri lehine tamamen sahte bir bilirkişi raporu hazırlayan
önceki bilirkişilerle kurulan suç ittifakıyla ayarlanmış olması karşısında şoke
oldular. Yeni bulguların acı gerçeğe götürmesi karşısında paniğe kapıldılar
– kazaya, ölen çocuğun babası sebep oldu. Geçen duruşmada, sanık,
duruşmanın başında avukatına verdiği vekaleti geri çekti.
Yeni avukat dosyaya hâkim değil ve erteleme istedi.
Daha o zaman iki ay sonra aynısının olacağını söylemiştim ve oldu.
Bunlar avukat değil, manipülatör ve usul oyunları oynayanlar.
Bu sirk tamamen davayı olabildiğince uzatmak, gerçek korkusuyla
süreci sabote etmek için. Hüseyin Ahmed’i değil, önceki bilirkişileri
koruyorlar. Duydum, iddia edemem ama duydum ki, bu avukatlık
bürosunun önceki bilirkişi Stanimir Karapetkov ile yakın bağı var."
Mestan'a göre, araçtaki çocuk koltuğu sabitlenmemişti, hatta ambalajı
bile açılmamıştı. “Çünkü belli ki arabadan arabaya taşınıyordu,
ailenin üç aracı var. Bence baba saatte 170 kilometrenin üzerinde
hızla gidiyordu. Kendi Facebook sayfasındaki övünmelerinden de
görüldüğü üzere sürüş tarzı böyle. Diğer bir konu da, hatalı manevra
yaparak diğer şeride geçmesi. Karşı tarafın avukatları süreci bilerek
uzatıyor, “şikanirat” yapıyor. Panik sebebi belli, yeni bilirkişi raporu
eski raporun sahte olduğunu ortaya çıkarıyor,” diye ekliyor Mestan.
Mestan kararlı:
“Kanıtlayamayacağım her bir iddiam için cezai sorumluluk
almaya hazırım".
Yeni bulgulara göre, kazaya ölen bebeğin babası sebep olmuş.
Baba 170 km/s üstü hız + hatalı şerit değiştirme yapmış.
Araçtaki çocuk koltuğu sabitlenmemiş, ambalajı bile açılmamış.
Eski bilirkişi Stanimir Karapetkov suç ittifakının parçası.
Zamanında Mestan’a karşı “mahkûmiyet kararı” için kullanılmış,
şimdi de “katili çıkarmak” için kullanılıyor.
Tüm bunların arkasında Ahmed Doğan ve DPS siparişi var.
Mestan’ın partisi DPS’ten oy aldığı için hedef olmuş.
Mestan’ın açıklamalarının doğruluğu onaylanırsa,
Bulgaristan’da bilirkişi müessesesi ve yargı bağımsızlığı
ciddi krizde demektir.
Bir davada bilirkişi raporu “sopaya” dönüşüyorsa,
o ülkede hukukun değil güç ilişkilerinin konuştuğunu gösterir.
Mahkeme salonları hakikat aramak için vardır.
Zagorsko davası sadece trafik kazası değil, Bulgar yargısına
tutulan bir aynadır.
Bu, Balkanlar’da çok tanıdık bir film: Seçim aritmetiği mahkeme
salonuna girince, adaletin hız ibresi şaşıyor. Bu ilk değil.
Geçen celsede de aynı film oynanmış.
Mestan haklı: “Bu avukat değil, manipülatör ve prosedür oyuncusu.”
18 Haziran’da ne değişecek? Hiçbir şey.
Çünkü amaç gerçeği bulmak değil, gerçeği soğutmak.
Mesele artık Zagorsko kavşağı değil, Mestan açıkça söylüyor:
“Partim meclise gireceği için hedef oldum.”
Yani Bulgaristan’da Türklerin kurduğu bir parti,
yine Türklerin kurduğu başka bir parti tarafından
yargı eliyle budanıyor.