Püsküllü Bela - Piju ve Pendo
Mümin TOPÇU
İki gün sonra, Bulgaristan'ın Milli Bayramı; ama onu kutlamaya hiç gönlüm elvermiyor; çünkü 3 Mart'ta Şipka'da yeniden benim ecdadıma küfürler saydıracaklar.
Gerekçesiz ve lüzumsuz yere, adeta bütün Türklere karşı kin ve nefret kusulacak.
Bizim Türk toplumu ise asla, bu çirkin muameleyi hak etmiyor ve reva görmüyor.
Mevcut Bulgaristan tarihi, Rusların dikte edilmesi ile yazılmıştır ve yalan dolanlarla dopdoludur.
Bir önceki cümleyi Bulgar asıllı tarihçiler yazmış, benim uydurmam filan değil...
Bugün Ukrayna savaşında gördüklerimiz, vaktinde Bulgarlara ve Türklere karşı yapılmıştır.
Ben inanıyorum ki, Bulgar toplumunun bütün beyinleri Türklere karşı kin ve nefret beslemiyordur; ama ne yazık ki bugün Bulgarların arasında Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını doğru bulanların sayısı hiç de önemsenecek değil.
Bal gibi eminim, Stoletov'ta yine çirkin çağrışımlara tanıklık edeceğiz.
Sanal alemdeki sansürsüz yorumlar yeniden had safhaya ulaşacaktır.
Bizler püsküllü iplikleri tanrılaştırırken, başkaları ecdadımızın ruhunu huzursuz etmemeli.
En azından buna bizler müsaade etmemeliyiz...
Bu gün sanal alemde, bileklerde ve yakalarda, sokak ve caddelerde, baharın müjdeleyicisi ve simgesi olarak adlandırılan beyaz, yeşil ve kırmızı püsküllü ipliklerin adeta istilasına uğradık.
Anadolu halkının geleneklerinde var olmayan, Bulgaristan'daki Türk toplumunun geleneksel örfünde eksik olan, anne ve babalarımızın bilmediği, bu Bulgar geleneğini, günümüzün göçmenleri Balkanlar'dan Anadolu'nun her köşesine kadar taşımış olduk...
Bundan sana ne diyebilirsiniz; herkes kendi sorumluluğunu bilir.
Şahsen ben yabancıların örf ve adetlerine karşı her zaman temkinliyimdir.
İçimiz ve dışımız öncelikle özümüze dönük olmalı diye düşünmekteyim.
Bu köşeden kimseyi suçlamıyorum ve yargılamıyorum, bir tek kendi düşüncelerimi açıkça paylaşıyorum.
Herkes gider Mersin'e, sen gidersin tersine diyeceksiniz; ama bazen yazdıklarımızın doğruluğu beş on yıl sonra anlaşılıyor. Bu da başka bir gerçek...
Masumane görünümlü püsküllü iplik modası, bizim aramıza yeni girdi sayılır.
Artık hızlı bir suratla yaygınlaşmakta; fakat bizim kültürümüzde Piju ve Pendo var mıdır, yok mudur?
Böylece, kendi geçmişimizde olmayanı ve başkasına ait olanı, Anadolu'ya armağan etmiş olmuyoruz mu?
Olsun diyenler çoğunlukta. Sonuçta şirin görünümlü, insanların uğur, sağlık ve bereket inancını pekiştirmekte; aynı zamanda dinimize göre ise düpedüz bir şirktir.
Rengarenk püsküllü iplikler veya Piju ve Pendo, asla yaratanımızdan daha güçlü değildirler...
Marta Nine ( Baba Marta ) olayı, Müslüman ve Hristiyan dinlerinle ilişkili değil, bunu daha ziyade putperestlikle ve putlara tapmakla ilişkilendirebiliriz.
Bir sözle, günümüzde bir pagan geleneğini yeniden canlandırmaktayız ve ona hayat vermekteyiz.
Geçen akşam Bursa'da bir iftar esnasında, herkese Bulgaristan'dan getirilen Marteniçkalar dağıtıldı.
Orucunda niyazında olan kişilere, iftar esnasında Marteniçka armağan etmek, bu kardeşlerimizi Allah'ın birliğine inanmamaya teşvik etmek olmuyor mu?
Ortada bir zıtlık ( aykırılık ) yok mu?
Bir yandan oruç tutup iftar sofrasına oturacaksın ve dua edeceksin, diğer yandan paganizme dem vuracaksın…
İslam dini, müşrikliği en büyük günahlardan biri olarak kabul etmekte.
Müşrikler, putlara taparlar ve onlardan yardım isterler.
Kısmeti, sağlığı ve bereketi Marteniçka mı sağlıyor, yoksa yüce Allah mı?