Metin EDİRNELİ

Takke düştü kel göründü

Metin EDİRNELİ

Kitabın tam ortasından girmekte fayda var:
Bulgaristan’da 19 Nisan’da yapılan seçimlerin tek galibi var.
O da Sayın Rumen Radev’le onun başkanlığını yaptığı
İlerici Bulgaristan hareketi.
Mağluplar ise beşinin toplamı İlerici Bulgaristan hareketi
kadar etmeyen GERB, APS, DPS, İTN ve Vızrajdane
ile partilerden yana açık taraf olan partizanlık yapan
Türkiye’deki dernekler ile bazı kişiler…
Ancak konu bu kadarla sınırlı değil, doğaldır ki,
bu seçimin yenenler ve yenilenler açısından
mutlaka bir sonucu olacak.
Olmalı da…
 
Önce şunu söylemekte fayda var,
Rahmetli Demirel’in de dediği gibi,
siyasette 24 saat çok uzun süredir.
Ancak böyle olmakla birlikte
Bulgaristan’da Radev’le birlikte
yeni bir dönemin başladığı
ve yine görünen o ki,
Dünya’da, Avrupa’yı da etkileyen
önemli bir gelişme olmadığı
ve ayakları yere basan bir politika
izlendiği taktirde
bunun uzun süre devam edeceği…
 
Gelişmenin muhalefet açısından olası
ve olması gereken etkilerine gelince.
Birincisi konjonktürün ortaya çıkardığı
ve birer siyasi mevta haline gelen
pek çok parti ve lider başta çok büyük
oy ve itibar kaybına uğrayan
GERB Başkanı Sayın Boyko Borisov,
DPS Başkanı Sayın Delyan Peevski ile
özellikle seçimde baraj altında kalan
APS Başkanı Sayın Ahmet Doğan da
siyaset sahnesinden çekilecek
veya çekilmek zorunda kalacak.
Zaten doğal olan da bu, nasıl ki
zaferin sahibi liderlerse, mağlubiyetin
sorumlusu da onlar olmalı
ve böyle bir hezimet karşısında
yapılması gereken affını isteyip
bir kenara çekilmek olmalı.
Yakışan da, doğru olan da bu…
 
Bir sözüm de seçim sürecinde partizanlık yapan
Türkiye’deki derneklerle ve kişilere.
Yaklaşık 25 yıldır
Bulgaristan seçimlerini izlemeye çalışıyorum.
Bu süre içinde gördüğüm,
siyasi söylem seviyesinin düşük olduğu
program ve politikanın ne olmasının tartışılmasından çok
hakaretlerin öne çıktığı bir sürecin yaşandığı…
 
İnsanlar, sanki iki arkadaş arasındaki
sohbette konuşuyormuşçasına topluma
açık sosyal medya platformlarında:
Hain
Hırsız
Mafya
Satılmış
İşbirlikçi
Çingene
Şopar
Soysuz gibi, karşı oldukları
böl parçala yönet mantığına hizmet eden
kahve ağızı kavramları kullanarak
siyaset yaptılar.
25 yıldır,
sadece çok az sayıda insan
bunun dışında kalabildi…
 
Burada da herkes
en azından bundan sonrası için
nerede yanlış yaptık diye düşünmeli
ve yeni bir anlayışla yoluna devam etmeli.
Çünkü artık, takke düştü kel göründü,
hem de çok açık bir şekilde…
Umutsuz muyum? Değilim?
Hem de asla...
 
Ulu önder Atatürk’ün,
“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.
Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim."
sözünde de olduğu gibi, mutsuz durum yoktur,
umutsuz insanlar vardır.
Ve önemli olan inanmaktır.
Bulgaristan’da da bazı partiler ve liderler gidecek.
Yerlerini başka parti ve liderler alacaktır.
Unutulmasın, nasıl ki her yeni başlangıç
bir sona gebeyse, her son da yeni
bir başlangıca gebedir.
 
Seçimin Bulgaristan'a hayırlı olması dileğiyle...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 

Yazarın Diğer Yazıları