Kar TANESİ

Sınırda Yitirilen Zaman, Yıpranan İnsan Onuru

Kar TANESİ

 
Son zamanlarda Edirne’den Bulgaristan’a geçişlerde büyük mağduriyet yaşanıyor. 
Vatandaşlarımız sınır kapılarından çok yavaş geçebiliyor. 
Onlarca otobüs ve araçta bulunan binlerce insan, bazen yaklaşık 20 saat bekletiliyor.
İnsanlar zor şartlar altında mağdur durumda. Yetkililerin bir an önce çözüm üretmesi bekleniyor.
Bu meselenin sadece iki ülke arasındaki bir idari aksaklık olduğunu söylemek artık gerçeği tam anlatmıyor.
Edirne ile Bulgaristan hattında yaşanan bu çile, aslında daha büyük bir sistemin parçası: Avrupa’nın sınır rejimi ve geçiş politikaları.
European Union sınır güvenliği, Schengen düzeni ve dış sınır kontrolü adı altında çok katı bir yapı işletiyor.
Bu yapı kâğıt üzerinde güvenlik ve düzen sağlamak için kurulmuş olsa da, pratikte çoğu zaman insan akışını zorlaştıran, sınır kapılarında yoğunluğu artıran ve geçişleri yavaşlatan bir mekanizmaya dönüşebiliyor.
Ama mesele sadece AB değildir.
Bulgaristan’ın sınır yönetimi, Türkiye tarafındaki yoğunluk, altyapı kapasitesi ve koordinasyon eksiklikleri de, bu tablonun parçalarıdır.
Yani ortada tek bir suçlu değil, zincirleme bir sorumluluk vardır.
Fakat şu gerçek değişmiyor: Bu bedeli ödeyen devletler değil, doğrudan insanlar oluyor.
Saatlerce araç içinde bekleyen çocuklar, yaşlılar, yolcular…
Sistemlerin hatası, en savunmasızın üstüne yıkılıyor.
Asıl uyarı burada olmalı: Eğer sınır politikaları insanı merkeze almazsa, her yeni kriz “istisna” değil “tekrar eden bir normal” haline gelir.
Günümüzde yaşanan da tam olarak budur: Çözülmeyen bir sistem, her seferinde insanı yeniden bekletiyor…

Yazarın Diğer Yazıları