Kuş Resmi, Kitap ve Bizim Pervin'imiz
Hikmet EFRAHİM
* Bir kuş resmiyle başlayan dostluk, kırk yıl sonra bir parkta yeniden hatırlanıyor…
Lise yıllarımdan kalma bir defterin arasında, aceleyle yapılmış küçük bir resmi bulunca içim sevinçle doldu. O yıllarda sınıfımızın biricik Pervin’iydi. Harika Bulgarcasıyla öğretmenlerimizi şaşırtır, dalgınlığıyla tanınırdı. Resim yapmakta hiç başarılı olamazdı; ama kıymetini çok sonra anlayabildiğimiz kısa şiirler yazardı.
Resim dersleri arka arkaya iki saat sürerdi. Birinci saatte yapamadığı kuş resmine hepimiz yardım etmiştik. İkinci saatte öğretmenimiz resimlere not verirken Pervin’in kâğıdına uzun uzun baktı ve sordu: — Sana kim yardım etti? Hiç tereddüt etmeden hepimiz ayağa kalkıp gururla: “Ben… Ben…” dedik. O gün Pervin yüksek notunu aldı; biz ise birer zayıf notla yetindik.
Her birimiz Pervin için en güzel hisleri beslerken, o ise bunlardan habersizdi. Sonra kader bizi boncuk misali dünyanın dört bir yanına savurdu.
Aradan kırk yıl geçti. Bir yaz günü, küçük bir parkta bir okul arkadaşımla otururken onu ansızın gördük. Bir bankta, elinde herkes gibi telefon değil, kitap vardı. Uzaktan bakıp içimizden dedik: — Evet, o yine bizim Pervin’imiz… Ve derin bir ah çektik.
Nerede olursa olsun, eminiz ki mutludur; çünkü çok iyi bir kalbi vardı.