Dr. Nejla ALAGÖZ

Hüzünlüyüm, içim burkuldu

Dr. Nejla ALAGÖZ

Konya Karaman’dan,1470’lerden itibaren başlamıştır mâkus talihimiz, bir oradan bir buraya savrulmuştur yörüklerin türküleri ve ayak izleri.

 

1978 yılında, Bursa’ya,Kırcaali’den geldiğimizde küçücük bir çocuktum; ama metanetimiz, olgunluğumuz ve azmimiz boyumuzdan büyüktü her zaman.

 

1950’li yıllarda, Almalı Ahmetoğulları’na gelin gelen Sıdıka Nene, 29 yaşında 9 çocukla dul kalmış, 8 sene harpte savaşan eşinin ölümünden sonra, evlâtlarına kol kanat germeye mecbur kalmış.

 

Türkiye’deki kızını görmeye geldiğinde, o zaman evde oturan hanımlara, çam yarması gibisiniz, evde oturacağınıza kır işine gitsenize, eve ekmek getiriniz, ağlanmayınız yokluğa, diye buyurmuş.

 

Bulgaristan’a geri döndüğünde, oralar bize göre değil, küçücük çocuklar dileniyorlar, başlarının tepesinde tavada simit satıyorlar, bir de bizim Rodoplar'ın havası yok orada, gitmeyiniz, nasihatinde bulunmuş.

 

İyi de Sıdıka Nenem, orada da Bulgar rahat vermiyor, kurban kestirmiyor, sünnet yasak, ismini kullanman bile yasak, bizimkisi ateşten gömlek desene…

 

Biz, göçmen sokağında büyüklerimizin nasihatleriyle büyümüştük; kızım sana taş atana sen ekmek at, 32 dişini gösterme öyle gelene geçene, usturuplu ol dediler hep bize.

 

Kurnaz tilki değil de, uysal köpek oluşumuz ondan mı bilemem; ama geçmişin izleri sirayet ediyor insanın duruşuna da.

 

Rahmetli Dayım, dersleri parlak olan teyzeme, seni doktor yapacağım derken, köyden ilk kez Kırcaali’deki liseye giden annemi de her köye geri dönmeye çalıştığında dizginlemişti.

 

Onca gayret, sabır ve azmin sonunda evlerimiz yapıldı, ana vatanda tutunduk ve meslek sahibi olduk derken, hâlâ burnunun direği sızlayarak, o tütün dizdiğin, sabah uykusuna bir türlü kanamadığın ve hatta koca yaz tarlada çalışmaktan belinin kırıldığı o basit ama huzurlu, muhabbet dolu günlere, bu kadar özlem niye?

İçinde bulunduğumuz toplum, bu kadar çürümüşken, Bursa’daki şeftali bahçeleri, fabrika bacalarının zehrini soluyorken, kentin silueti dağdan ovaya inen tertemiz akarsularını bile kurutmuşken, son günlerde benim gönlüm çok kırıldı. 

Seçilmiş belediye başkanımızın akıbeti derinden yaraladı beni, içim burkuldu.

 İnsanoğlu unutur gibi yapsa da hiçbir değerini unutmaz ve o değer de kalplerde yok olmaz; çünkü bizim Rodoplar'a beslediğimiz özlemimiz kadar, Bursa'mıza da vefamız ve sevdamız büyüktür.

 

Yazarın Diğer Yazıları