ÇALIKUŞU

Gökyüzünü titretecek kadar güçlü

ÇALIKUŞU

Bir mitte derler ki Anka Kuşu küllerinden yeniden doğar. Ama kimse söylemez; onu asıl yakanın ateş değil, sevgi olduğunu. 

Her yanışında biraz daha sever, biraz daha inanır, biraz daha kendinden vazgeçer. En sonunda geriye yalnızca bir avuç kül kalır. İnsanlar buna son der. Oysa Anka bilir: en güzel başlangıçlar, en sessiz vedaların içinden doğar. 

Bir kalp gerçekten sevmişse, ihaneti de görür, özlemi de taşır, yalnızlığı da tadar. Yine de sevgiden vazgeçmez. Sevgi, sahip olmak değil; kendini hakikate emanet edebilmektir. Anka da her yanışında biraz daha hafifler, biraz daha arınır, biraz daha göğe yaklaşır. Kanatlarını ateş değil, sabır örer.

Gözlerini umut aydınlatır, yüreğini ise yalnızca Allah’ın rahmeti. Bir sabah, küllerin arasından ilk nefes yükselir. Kimsenin duymadığı kadar sessiz, ama gökyüzünü titretecek kadar güçlü. İşte o an insan anlar; bazı aşklar kavuşmak için değil, insanı olgunlaştırmak için gelir. Bazı ayrılıklar bitirmek için değil, yeniden doğurmak içindir.

Bazı insanlar Anka gibidir. Ne kadar kırılırlarsa kırılsınlar, ne kadar yanarlarsa yansınlar, kalplerindeki sevgiyi karartmazlar; çünkü bilirler ki gerçek aşk, küllerinden bile umut çıkarabilen yüreklerin nasibidir. Belki de bu yüzden Anka hiçbir zaman ölmez. O, her defasında biraz daha güzel sevmeyi öğrenerek yeniden doğar.
 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları