ÇALIKUŞU

Obezitede yaş sınırı kalmadı

ÇALIKUŞU

 
Bugün artık obezite yalnızca bireysel bir kilo sorunu değil, toplum sağlığını tehdit eden küresel bir salgındır. En ürkütücü tarafı ise yaş sınırının neredeyse ortadan kalkmış olmasıdır. Çocuklar, gençler ve yetişkinler aynı riskin içinde yaşamaktadır.
Etrafınıza dikkatle bakın. Neredeyse her beş kişiden biri obezite ile mücadele ediyor. Bir sağlık çalışanı olarak bu tablo karşısında ürpermemek mümkün değil. Farklı ülkelerde gördüğüm manzara hep aynı: Daha hayatının baharında olan gençler, sağlıksız beslenmenin ve hareketsiz yaşamın izlerini bedenlerinde taşıyor. Ellerinde yüksek kalorili, rafine karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyecek ve içeceklerle bunun sıradan bir yaşam biçimi hâline gelmesi, geleceğimiz adına ciddi kaygı veriyor.
Bilimsel araştırmalar, obezitenin yalnızca diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarıyla değil; birçok kanser türü için de önemli bir risk faktörü olduğunu ortaya koymaktadır. Elbette her kanserin tek nedeni obezite değildir. Ancak sağlıksız beslenme, aşırı kilo ve hareketsiz yaşamın onkolojik hastalıkların görülme riskini artırdığı artık bilimsel olarak kabul edilen bir gerçektir.
Bugün kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Nereye gidiyoruz?
Sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak, mücadele hastanelerde değil; sofralarda, okullarda, aile içinde ve günlük yaşam alışkanlıklarımızda başlamalıdır. Çünkü obezite kader değildir; doğru beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve bilinçli yaşam tercihleriyle önlenebilir.
Unutmayalım; sağlığımızı kaybetmeden önce alacağımız küçük tedbirler, hastalandıktan sonra yapılacak en büyük tedavilerden çok daha değerlidir.

Yazarın Diğer Yazıları