ÇALIKUŞU

Hüzün, özlem ve dualarım

ÇALIKUŞU

 
Mayıs zor aydır…
Mayısın hüznü ve göğe emanet olanlar…
Hele bir de 15 Mayıs ise, insanın içindeki vedalar daha ağır konuşur…
Toprak uyanırken, insanın içindeki özlem de uyanır.
Güller açtığında, kuşlar yuva kurduğunda, kuzular 
ses verdiğinde insan ister ki annesi de bir yerden çıksın gelsin…
Çünkü doğa yeniden başlarken, eksiklik daha derinden hissedilir.
Ama belki de hayatın sırrı tam burada saklıdır: 
Toprak hiçbir şeyi gerçekten kaybetmez.
Düşen yaprağı da saklar, yağan yağmuru da, göçeni de…
Biz “gitti” sanırız; oysa yaratılan hiçbir sevgi yok olmaz, 
sadece şekil değiştirir.
Annem…
Hele ardından kardeşim…
Bunlar zamansız gidişlerdi.
Artık ses olarak yanımda değiller belki…
Ama bir rüzgârın içindeki huzurda, bir çiçeğin kokusunda, 
içimden sebepsizce geçen bir duada yaşamaya devam ediyorlar.
Çünkü anne ve kardeş sevgisi toprağa girmez; 
insanın ruhuna karışır.
Bu dünya gerçekten geçici…
Biz burada misafiriz.
Bir bahar kadar, bir kuşun kanadı kadar kısa bir yolculuktayız.
Bize verilen hiçbir şey tamamen “bizim” değil;
Ne gençlik…
Ne zaman…
Ne de sevdiklerimiz…
Belki de Allah insana şunu öğretmek istiyor:
“Sev… ama sonsuzluğu burada arama.”
İnsan sevginin yönünü sadece toprağa çevirirse yorulur, çöker…
Başını biraz göğe kaldırınca anlar:
Ayrılık son değil, emanetin sahibine dönüşüdür.
İdrak bazen bir anda gelmez…
İnsan önce ağlar,
Sonra susar,
Sonra kabullenmeyi öğrenir.
Ve bir gün annesini düşündüğünde içine sadece sızı değil, 
şükür de düşer:
“İyi ki benim annemdi…” diyebilmek bile büyük bir nimettir.
Allah, kalplerimize ferahlık versin! 
Annemin ve kardeşimin ruhuna rahmet; bizlere de sabır, 
metanet ve iç huzuru nasip etsin, inşallah!
Yüce Rabbim sizleri affıyla, rahmetiyle kuşatsın!
Dualarımız, özlemimiz ve sevgimiz daima sizinle…

Yazarın Diğer Yazıları