ÇALIKUŞU

Cebel Marşı Yaşayanların Destanıdır

ÇALIKUŞU

Dünkü gün, ünlü Cebelli müzisyen Turgay Paksoy, muhteşem bir Cebel Marşı'nın doğuşunu duyurdu. Sözleri yine Cebelli bir şair olan Haşim Semerci'ye ait marşın büyüleyici etkisi, asıl müzikal versiyonunu dinlerken hissedilmekte.

Cebel Marşı

Cebel demek destan demek
Cebelliler tarih yazar
Buna denir şereflenmek
Cebelliler hür yaşar
( Nakarat )
Yiğitler şehri değil misin
Adına söz ettirmezsin
Yeni çağın öncüsüsün
Şanı ele verir misin
Cebel'in yüksek dağları
Dik oturur hep ağaları
Şeyh değil mi babaları?
Cebel'in Ustra Kalesi
Yıkıldı viran kulesi
Kaldı mazilerin sesi
( Nakarat aynı )
 Cebel Basma eserindi
Yıllar boyu ekmek verdi
Tasalanma, devrim geldi
Zaman oldu zorluk çektin
Yıkılmadan, bükülmedin
( Nakarat )
Örnek oldun, önder oldun
Namusunu öne koydun
Özgürlük yolunu buldun
Canım Cebel, yaman Cebel

Bu yeni sanat eserine kulak verirken, insan ister istemez başka bir popüler ağıtı da hatırlamadan edemiyor.

"Cebel yolu dardır geçilmez,
Giden gelmez acep ne iştir…
Yemen yolu çetin yoldur,
Giden gelmez acep ne iştir…
Asker gider geri dönmez,
Ana ağlar gözü dinmez…"

Bu dizeler, sadece Yemen ( Cebel ) cephelerine giden askerlerin değil, tarih boyunca yerinden edilen, göçe zorlanan, kaderi değişen toplulukların da ortak sesidir.
Bizim toplum için, özellikle 1989 göç süreci de derin bir iz bırakmıştır. Balkanlar’da ve farklı coğrafyalarda yaşanan siyasi kırılmalar, insanların yurtlarını bırakıp bilinmez bir yolculuğa çıkmasına neden olmuştur.
Yemen türküsündeki dizeler, Anadolu ve Balkan türkülerinin ortak kaderini hatırlatıyor: “Cebel yolu dardır geçilmez, giden gelmez acep ne iştir…” ile başlayan ağıt, aslında, bu türkünün acısını da çağırıyor.
Rodoplar’ın dar patikalarıyla Yemen’in kavurucu yolları arasında bir benzerlik kuruluyor: her ikisi de insanı sınayan, sevdadan ayıran, dönüşü olmayan yollar. “Giden gelmez” sözü, hem Cebel’in hem Yemen’in ortak kaderini dile getiriyor.
Yemen ağıtları ile yeni yazılmış Cebel Marşı arasındaki farkları ve ortak yanlarını kolayca görüp hissedebiliyoruz.
Yemen ağıtları kaybolanların ardından yakılan bir yas iken, Cebel Marşı yaşayanların yazdığı bir destan. Biri geçmişin acısını taşırken, diğeri geleceğin özgürlük umudunu yükseltiyor.
“Giden gelmez acep ne iştir” dizesi, halkın içindeki derin boşluğu ve dönüşsüzlüğü dile getirir. Yol imgesi, aslında ölümün ve ayrılığın metaforudur. Çölün çetinliği, sevgiliden ve vatandan kopuşun ağıtını taşır.
“Cebel demek destan demek” dizesi, dağın kendisini bir kahramanlık sembolüne dönüştürür. Ustra Kalesi’nin yıkık kuleleri, geçmişin hatırasını taşırken; marşın ritmi geleceğe umut ve özgürlük çağrısı yapmakta.
Cebel Marşı, halkın tarihsel direnişini ve özgürlük mücadelesini modern bir söylemle yeniden kurmakta.
Yemen ağıtları kaybolanların ardından yakılan bir yas iken, Cebel Marşı yaşayanların yazdığı bir destandır.


Cebel Marşı’nın hazırlanmasında emeği bulunan tüm kişi ve ekiplere içtenlikle teşekkür ederiz…

Ortaya koyduğunuz bu değerli eser, kültürümüzü ve duygularımızı en güzel şekilde yansıtmaktadır.

Katkılarınızdan dolayı şükranlarımı sunar, çalışmalarınızın devamını dilerim!

Alttaki linki tıklayıp videoyu izleyebilirsiniz.

CEBEL MARŞI-söz.Haşim Semerci,müz.Turgay Paksoy - YouTube

 

Yazarın Diğer Yazıları