ÇALIKUŞU

Tarihi bugünün düşmanlıklarına alet etmeyiniz, beyler

ÇALIKUŞU

Tırnova festivalinin yankıları devam ederken, tarihi hatırlamak başka şeydir, tarihin arkasına saklanarak bugünün insanlarına kin kusmak bambaşka bir şey.

Bulgar medyalarını okurken insanın sormadan edemeyeceği soru şudur: Beş yüz yıl önceyle bugün arasındaki farkı gerçekten göremiyor musunuz, yoksa görmek işinize mi gelmiyor?

Bir mehter takımının, uluslararası bir askerî bando festivali kapsamında, bağımsızlığını kutlayan bir şehirde sahne almasını “ulusal hafızaya saldırı”, “mezarlara hakaret” ve “büyük bir rezalet” olarak sunmak; tarih bilinci değil, tarihi bugünün düşmanlıklarına alet etmektir.

Evet, Bulgaristan’ın Osmanlı döneminde yaşadığı acılar vardır. Evet, savaşlar, katliamlar, sürgünler ve ağır travmalar vardır. Bunların hiçbiri inkâr edilmemelidir.

Ama tarihi hatırlamak, bugünkü Türk insanını beş yüz yıl önce yaşamış Osmanlı askerinin devamı ve temsilcisi ilan etmek değildir.

Osmanlı İmparatorluğu ile bugünkü Türkiye Cumhuriyeti aynı devlet değildir. Osmanlı toplumunu bugünün Türkiye’siyle, Osmanlı Ordusu'nu bugünün Türk askerî bandosuyla özdeşleştirmek tarih değil, anakronizmdir.

Daha da önemlisi, bağımsızlık günü bir Türk askerî bandosunun müzik yapabilmesi, Bulgaristan’ın bağımsızlığının ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Tam tersine, bir ülkenin bağımsızlığından bu kadar emin olabilmesinin göstergelerinden biri, geçmişte savaştığı ülkenin müzisyenlerini bugün kendi meydanlarında ağırlayabilmesidir.

Asıl mesele burada başlıyor.

Dünyanın değiştiğini göremeyenler, hâlâ beş yüz yıl önceki düşmanlıkların içinde yaşıyor. Oysa bugün Türkiye ve Bulgaristan aynı coğrafyanın iki komşu devletidir. İnsanlar birbirlerinin ülkelerine gidiyor, ticaret yapıyor, dostluk kuruyor, kültürlerini paylaşıyor.

Siz hâlâ geçmişin savaş meydanında bağırıyorsunuz; dünya ise çoktan başka bir yüzyıla geçti.

“Tarihini unutan millet yok olur” sözüne gelince...

Evet, tarih unutulmamalıdır.

Fakat tarihten ders çıkarmak, her nesle yeni bir düşman bulmak değildir.

Tarihi gerçekten bilen insan, geçmişteki acıyı inkâr etmez; fakat o acıyı torunların birbirine düşman olması için de kullanmaz.

Çünkü geçmişin mezarları bize kini miras bırakmak zorunda değildir.

Bazen en büyük tarih dersi, dün savaşanların bugün aynı meydanda müzik dinleyebilmesidir.

Eğer bundan rahatsız oluyorsanız, sorun mehterin sesinde değil; geçmişe bakış biçiminizdedir.

Yazarın Diğer Yazıları