<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Misyon Gazetesi</title>
      <link>https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Türkiye ve dünya gündeminden haberler ve son dakika gelişmeleri takip etmek, editör ve yazarların gündeme dair kaleme aldıkları güncel köşe yazılarını ve analizlerini okumak için, doğru adrestesin!</description>
      <category>Newspaper - Spor</category>
      <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 15:16:00 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.misyongazetesi.com/rss/haberler/spor/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Gururumuz Naim Süleymanoğlu'nun Anı Evi Açıldı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gururumuz-naim-suleymanoglu-nun/2216/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gururumuz-naim-suleymanoglu-nun/2216/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 20:58:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bugün Mestanlı&#39;da, kapsamlı bir restorasyondan sonra, milli gururumuz Naim Süleymanoğlu&#39;nun Anı Evi resmi bir törenle açıldı.<br><br>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan Anı Evi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#39;un katılımıyla açıldı. <br><br>Törene Bulgaristan Gençlik ve Spor Bakanı İvan Peşev, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye ve Bulgaristan Diyanet İşleri Başkanları Prof. Dr. Safi Arpaguş ve     Mustafa Aliş iştirak ettiler. <br><br>Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Naim Süleymanoğlu&#39;nun yalnızca Türk spor tarihinin değil, dünya sporunun da altın sayfalarına adını yazdırdığını belirterek onun kuvveti, azmi ve karakteriyle milletin gönlünde silinmez bir iz bıraktığını ifade etti. Bakan Ersoy, Süleymanoğlu&#39;nun hem Bulgaristan&#39;da hem Türkiye&#39;de kırdığı rekorlarla umut, cesaret ve özgürlüğün sembolü haline geldiğini; 9 dünya şampiyonluğu, 6 olimpiyat rekoru ve 46 dünya rekoruyla tarihe geçtiğini vurguladı. <br><br>Anı evinin her ziyaretçiye ilham vermesini temenni eden Bakan Ersoy, 'Süleymanoğlu&#39;nun azmini, kararlılığını ve insanlık onurunu savunan duruşunu gelecek kuşaklara aktarmasını diliyorum.' dedi. Bakan Ersoy: Her Adımı Atmaya Hazırız! Açılışın ardından Türkiye ve Bulgaristan ilişkilerine katkı sağlayacak olan Kırcaali Camisi&#39;nin açılışının da yapılacağını vurgulayan Ersoy, akşam saatlerinde ise 'Arda Kırcaali' belgeselinin tanıtımının gerçekleştirileceğini duyurdu. </p><p>Bulgaristan&#39;daki Türk toplumunun iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir güç olduğunu ifade eden Ersoy, ilişkileri daha ileri taşımak için gereken her adımı atmaya hazır olduklarını kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gururumuz-naim-suleymanoglu-nu_1763488724_US8VD6.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gururumuz Naim Süleymanoğlu'nun Anı Evi Açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gururumuz-naim-suleymanoglu-nu_1763488724_US8VD6.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Arnavutlara yazık oldu, EURO 2024'ki favorimiz kim]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/mac/2106/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/mac/2106/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Thu, 20 Jun 2024 13:06:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TÜRKİYE MİLLİ TAKIMININ İLK MAÇINI GALİBİYETLE BAŞLAMASI HARİKA, BU DEFANS VE BU MONOTON OYUN ANLAYIŞI İLE DEVAM EDERSEK ÇEKYA VE PORTEKİZ&#39;DEN FARK YERİZ</p><p>İlk maçımızı 3:1 kazandık. Bu tür turnuvalarda ilk defa galibiyet ile başlıyoruz. Ülke futbolumuz açısından şüphesiz mükemmel bir gelişme. Ama skor kimseyi yanıltmasın. Turnuvanın mutlak autsayderlerinden biri olan Gürcistan bizden çok daha net pozisyonlara girdi. Bu durum bizim defansın inanılmaz fazla kademe hatası yapmasından kaynaklandı. Ayrıca inanılmaz ağır ve monoton futbol oynadı bizim milliler...</p><p>Bu defans zafiyetlerine tedbir alınmazsa ve bu monoton oyun anlayışı ile devam edersek Çekya ve Portekiz bize fark atar.</p><p>Bu iki takım da tempolu ve hızlı futbol oynuyor. Gürcistan&#39;a karşı yavaş futbol oynamamızın sebebi yoğun yağmur nedeniyle ağırlaşan saha olduğuna inanıyoruz. Teknik kapasitesi yüksek futbolcularımız bu sahada tam performans ile oynayamadıklarını varsayıyoruz ve diğer maçlarımızda çok daha seri ve atak futbol oynamamızı bekliyoruz.</p><p>Bunun dışında Montella defansa yönelik gerekli uyarıları ve tedbirleri alacağını düşünüyoruz. Yoksa üstte dediğimiz gibi kademe hatalarına devam edersek Portekiz de, Çekya da, Gürcistan&#39;a benzemez, bizi kevgire çevirirler.</p><p>Bu uyarıları yaptıktan sonra, ne olursa olsun, ilk maçımızı kazanan milli takımımızı gönülden tebrik ediyoruz.</p><p>Hataları görüp gruptan 3:3 yaparak çıkmasını temenni ediyoruz, ki bu potansiyel milli takımımızda da var.</p><p>DİĞER YANDAN KEREM&#39;İN SON SANİYE GOLÜ, BELKİ DE BİZİ BİR ÜST TURA ÇIKARACAK KADAR ÖNEMLİ BİR GOLDÜ</p><p>Turnuvada dörderli altı grup var. Son on altıya kalacak takımlar gruplarını ilk iki sırada bitirecek olanlar ve dört gruptan en iyi üçüncü takımlar olacak. Bu seçeneği tercih etmeyiz ve grubumuzu en kötü ihtimal 2. sırada bitirmek isteriz; ama en iyi üçüncü olabilmemiz için Kerem&#39;in son saniyedeki golü averaj açısından hayati bir öneme sahip olabilir.</p><p>ARNAVUTLARA YAZIK OLDU. HIRVATİSTAN&#39;A KARŞI SON DAKİKADA BİR PUAN ALMAYI BAŞARDILARA; AMA ASIL ALTI PUANI HAK EDİYORLARDI</p><p>Arnavutluk, ilk iki maçını da etkili oynadı. Hem İtalya, hem Hırvatistan&#39;a karşı başa baş futbol oynadılar. Üstelik her iki karşılaşmada da öne geçmeyi başardılar. İtalya karşısında da Avrupa şampiyonalarının en erken golünü buldular. Ama tecrübe eksikliğinden her iki maçta da üstünlüklerini koruyamadılar.</p><p>İtalya&#39;ya karşı da, Hırvatistan&#39;a karşı da 2:1 yenik duruma düştüler. Neyse ki Hırvatistan&#39;a son dakikada gol atmayı başararak beraberliği kurtarabildiler. Oysa oynadıkları futbol ile altı puan almayı hak etmişlerdi.</p><p>Arnavutluk iyi performans göstereceğini eleme gruplarında aldığı sonuçlarla işaretini vermişti zaten. Grubu lider bitirerek Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazanmışlardı. İlk iki maçta bir puan topladılar. Her şey son maça kaldı; ama onların da şansızlığı son maçlarını İspanya&#39;ya karşı oynayacak olmaları. Burada tek şansları, yarın İspanya İtalya&#39;yı yenerse son maça fazla asılmamaları olabilir...</p><p>EURO 2024&#39;TE BİZİM FAVORİMİZ KİM?</p><p> Almanya&#39;nın ev sahipliğinde başlayan Avrupa futbol şampiyonasının ilk maçları tamamlandı. Ev sahibi Almanya doğal olarak en büyük favori olarak gösteriliyor.</p><p>Almanya&#39;nın yanı sıra yıldız kadroları itibarıyla Fransa ve İngiltere&#39;de en az Almanya kadar favori gösterilen diğer ülkelerden.</p><p>Ama bizim favorimiz, bu ülkelerin hiçbiri değil. Kim bizim favorimiz? İspanya. İlk turların sonunda bize göre en kreatif;ama bundan öte en uyumlu takım futbolu oynayan İspanya...</p><p>Bunun dışında gönlümüzdeki favori, tabii ki, Türkiye.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mac_1718878884_JVb4AO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Arnavutlara yazık oldu, EURO 2024'ki favorimiz kim ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/mac_1718878884_JVb4AO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Torontolu Türkler, Nurgül Salimova'yı bağrına bastı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/torontolu-turkler/2069/</link>
            <description><![CDATA[Burada şuna da tanıklık ettim, Toronto'da yaşayan binlerce Türkiye ve Bulgaristan vatandaşı, turnuvanın en genç yarışmacısı olan Nurgül Salimova'ya şimdiden çok büyük bir ilgi gösteriyorlar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/torontolu-turkler/2069/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Wed, 03 Apr 2024 18:43:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk asıllı Nurgül Salimova, Kanada&#39;nın Toronto şehrinde yarın başlayacak olan Satranç Dünya Şampiyonası Turnuvası&#39;na katılacak.</p><p>Bulgaristan&#39;ın en iyi kadın satranç oyuncularından olan Nurgül Salimova, dünya şampiyonluğu için turnuvada yarışacak.</p><p>Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE &ndash; International Chess Federation) bugün resmi olarak bütün kadın ve erkek katılımcıların isimlerini duyurdu.</p><p>Turnuvanın kazananı, bir yıl sonra dünya şampiyonu Dzyu Wanszyun ile karşılaşacak.</p><p>Sekiz kadın sporcunun yarışacağı turnuva, Nurgül Salimova&#39;nın kariyerinde çok önemli bir yer alıyor.</p><p>Yarışmacılar, kendi aralarında ikişer kere karşılaşacaklar.</p><p>Nurgül Salimova, perşembe günü, geçen yaz Bakü turnuvasında yendiği Ukraynalı Anna Muziçuk ile ilk karşılaşmasına çıkacak.</p><p>Toronto spor çevrelerinden edindiğim bilgiye göre, Yukarı Cuma&#39;nın Krepça köyü doğumlu Nurgül Salimova, bu turnuvaya katılım için devlet ve satranç federasyonları tarafından hiçbir finansal destek görmemiş. Bütün masrafları, şimdilik ismi gizli tutulan bir özel sponsor tarafından karşılanmakta.</p><p>Burada şuna da tanıklık ettim, Toronto&#39;da yaşayan binlerce Türkiye ve Bulgaristan vatandaşı, turnuvanın en genç yarışmacısı olan Nurgül Salimova&#39;ya şimdiden çok büyük bir ilgi gösteriyorlar.</p><p>Sevilcan Güneş,Toronto</p><p>Misyon Gazetesi Özel Temsilcisi</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/torontolu-turkler_1712158985_QRns70.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Torontolu Türkler, Nurgül Salimova'yı bağrına bastı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/torontolu-turkler_1712158985_QRns70.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mezarı bile olmayan bir cihan pehlivanı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bir-mezari-bile-olmayan-cihan-pehlivani/2051/</link>
            <description><![CDATA[* Gemiden kurtulan, 41 kişinin içinde bulunan bir Fransız yaşlı kadın, “Beni ve birçok kişiyi güçlü, kuvvetli ve bıyıklı bir adam filikaya taşıdı; ancak kendisini filika batacak diye almadılar ve orada bıraktılar...” diye demeç verdi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bir-mezari-bile-olmayan-cihan-pehlivani/2051/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 13 Jan 2024 19:48:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Eğer, Koca Yusuf, okyanusun derinliklerinde yatıyorsa, kesinlikle yüzükoyun yatıyordur. Dünyaca ünlü güreşçimizin duruşu, mertliği, güreşteki kuvveti ve ustalığı, ayrıca genç denecek yaşta okyanus sularında boğulması ile her zaman ilgi odağı olmuştur.</p><p>Bilindiği gibi Edirne&#39;de, yurt içi ve yurt dışında birçok efsane pehlivanın mezarı başında dualar edilir. Ancak Koca Yusuf&#39;un yeryüzünde bir mezarı yok. Varsa da bilinmiyor&hellip;</p><p>Efsane pehlivanı çok kişi kaleme aldı. Herkes farklı yönlerden baktı. Eldeki belgeler ışığında ve yazılıp çizilenlerle bir de biz anlatalım dedik.</p><p>Koca Yusuf, henüz 16 yaşında genç bir pehlivan iken, ortalıkta tam bir Kel Aliço fırtınası vardı. 56 yaşına kadar Saray başpehlivanı olan Aliço, 26 yıl Kırkpınar başpehlivanı olarak kırılması güç bir rekora imza attı. Çırağı ise Adalı Halil&#39;di&hellip;</p><p>Devrin birçok ünlü pehlivanı vardı: Hergeleci İbrahim, Çolak Mümin, Filibeli Kara Ahmet, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Filiz Nurullah, Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, ve Makarnacı gibikeri&hellip;</p><p>Bunlara bir de Koca Yusuf eklendi. Ancak Yusuf, kuvveti ve güreş zek&acirc;sı ile yaşıtlarını bir bir aradan çıkarıp genç yaşında Kel Aliço&#39;nun karşısına dikilmişti.</p><p>Uzun süren bir güreş sonrası, açık düşürdü Kel Aliço&#39;yu. Yılların Aliço&#39;su, Yusuf&#39;un kıspetine vurarak yenildiğini kabul etmişti.</p><p>Koca Yusuf, &ldquo;Usta, henüz yeterince açık düşmedin!&rdquo; tarzında itiraz edince de, &ldquo;Aliço,  ancak bu kadar açık düşer!&rdquo; cevabını vermişti.</p><p>Koca Yusuf, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında yalnızca Çolak Mümin&#39;e yenik sayıldı.</p><p>Yusuf, Çolak Mümin&#39;i fazla ciddiye almamış, gafil avlanmıştı. Ancak göbeği gökyüzünü görmemiş, hafif yan düşmüştü. Hakem Kel Aliço idi ve &lsquo;Yusuf&#39;u da yenen bulunur!&#39; hesabı, hemen Çolak Mümin&#39;in elini havaya kaldırdı. Yusuf da buna itiraz etmedi.</p><p>Koca Yusuf&#39;u unutmayan köylüleri, Bulgarların işine gelmese de, efsane pehlivana bir anıt mezar yaptırdı. Köylüler, bu anıtı çevreleyen demirlerin içine de Koca Yusuf&#39;un idman yaptığı 450 kiloluk taşı yerleştirdiler...</p><p>AVRUPA YOLCULUĞU BAŞLIYOR</p><p>Koca Yusuf&#39;un 1894-1897&#39;lı yılların ortalarında Avrupa seyahati vardır. Paris sosyetesi güreşe büyük önem vermektedir.</p><p>Yusuf, Avrupa&#39;da 3 yıl güreşti ve bu güreşlerde devrin en güçlü pehlivanları Olsen, Panns, Fournier, Raul, Gambier, Antonio Pierri ve Tom Cannon&#39;u yenerek ününe ün kattı.</p><p>Paris&#39;te yaptığı tüm güreşleri kazanınca, organizatörler, &ldquo;Bir Türk&#39;ü, ancak başka bir Türk yenebilir&#39;&rdquo; düşüncesiyle Hergeleci İbrahim&#39;i çıkardılar Yusuf&#39;un karşısına.</p><p>Bu güreş, Hergeleci&#39;nin ağzından ve burnundan kan gelmesiyle son buldu. Zira, Hergeleci, Yusuf&#39;un paçasını kapınca, Yusuf da kendisine boyunduruğu vurmuştu. İzleyiciler, &ldquo;Pehlivanı boğuyor&rdquo; diye mindere fırladı ve güreş yarıda kalmıştı...</p><p>ALİ&#39;NİN MAÇ YAPTIĞI SALONDA</p><p>Gerek Osmanlı sınırlarında, gerekse Avrupa&#39;da katıldığı tüm güreşlerde yenmedik rakip bırakmayan müthiş Türk Koca Yusuf&#39;un Amerika yolculuğu da bundan sonra başladı.</p><p>Bu yolculuk başladığında, tarihler 21 Mayıs 1898 yılını gösteriyordu. Güreş yapılacak yer, bütün zamanların en büyük boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali&#39;nin maçlarını yaptığı ünlü Madison Suquare Garden Salonu&#39;ydu.</p><p>Koca Yusuf, serbest değil, grekoromen tarzında güreşecekti. Kendisine grekoromen güreşi öğretmesi için hoca tuttular ve bu çalışma da yaklaşık 2 ay sürdü.</p><p>Suquare Garden&#39;de dünyanın en güçlü pehlivanlarının kapışma tarihi gelmişti. Koca Yusuf, bu güreşlerde karşısına çıkan rakipleri bir bir yendi. Her birinin sırtını kısa sürede mindere yapıştıran Koca Yusuf, şampiyon olmuş, büyük paralar da kazanmıştı. Artık aylarca ayrı kaldığı memleketine, eşine, çocuklarına kavuşmak istiyordu. Bu amaçla bilet aldı La Bourgogne isimli transatlantiğe&hellip;</p><p>SON GÜREŞİ OKYANUS SULARIYLA</p><p>Koca Yusuf, Fransız bandıralı La Bourgogne isimli transatlantikle Amerika&#39;dan ayrıldığında tarihler 21 Mayıs 1898 yılını gösteriyordu.</p><p>Yoğun bir sis vardı ve gemi kaptanı ezbere bir güzerg&acirc;h takip ediyordu. Azor Adaları yakınlarında, Koca Yusuf&#39;un içinde bulunduğu gemi büyük bir hız ve gürültü ile Fransız bandıralı Cromartyshire adlı şileple çarpıştı.</p><p>Atlas Okyanusu&#39;nun üzerinde korkunç bir can pazarı yaşanmaya başladı. Gemi batmadan filikalar indirildi suya&hellip;</p><p>Koca Yusuf, güçlüydü, yüzmeyi de iyi biliyordu. Bunun için birçok kişiyi taşıdı filikalara. Kendisi yorgun düştü; fakat bir başka kadtını kurtarmak için filikadan ayrıldığında bir baktı ki, okyanusta yapayalnız kalmıştı...</p><p>Çok uğraştı, yetişemedi filikaya. Bu kazada tam 670 yolcu boğuldu, 41 yolcu kurtuldu. Boğulanlardan biri de Koca Yusuf&#39;tu&hellip;</p><p>Ancak, gemi personelinden ölen hiç kimse olmadı. Kaza sonrası Amerikan basınında yazılanlar bizim açımızdan, tabii ki, çok önemliydi; çünkü Koca Yusuf&#39;un güreşlerine büyük yer veren Amerikan basını, gemi kazasında yine ona özel bir yer ayırmıştı.</p><p>Bir Amerikalı güreş yorumcusu şöyle tamamlıyordu makalesini:</p><p>&ldquo;Eğer, Koca Yusuf, okyanusun derinliklerinde yatıyorsa, kesinlikle yüzükoyun yatıyordur. Çünkü sağlığında onun sırtını kimse yere getirememişti. Okyanuslar da getirememiştir&hellip;&rdquo;</p><p>Ever, işte, &ldquo;Türk gibi kuvvetli!&rdquo; sözünün Avrupalıların beynine adeta kazınmasında başrol oynayan, Koca Yusuf&#39;un hik&acirc;yesi böyle.</p><p>Gemiden kurtulan, 41 kişinin içinde bulunan bir Fransız yaşlı kadın, &ldquo;Beni ve birçok kişiyi güçlü, kuvvetli ve bıyıklı bir adam filikaya taşıdı; ancak kendisini filika batacak diye almadılar ve orada bıraktılar...&rdquo; diye demeç verdi.</p><p>Olaydan birkaç gün sonra, Azor Adaları kıyısına birçok insan cesedi vurdu. Adanın papazının anlatımına göre, içlerinde oldukça yapılı ve bıyıklı bir cesedin bulunduğu ve kimsesizler mezarlığına gömüldüğü yazıldı.</p><p>Kırkpınar&#39;da güreşen bütün efsane pehlivanların bir mezarı, bir mezar taşı var; ancak bir tek mezarı olmayan da Koca Yusuf.</p><p>Ahirete intikal etmiş bütün pehlivanlarımızı rahmetle analım!</p><p>Şasizye Çakır</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-mezari-bile-olmayan-cihan-_1705164769_obmBQq.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mezarı bile olmayan bir cihan pehlivanı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-mezari-bile-olmayan-cihan-_1705164769_obmBQq.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cebelli Masterler]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-masterler/2033/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-masterler/2033/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 22 Oct 2023 10:50:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Göçmen camiası futbolunun önemli sporcularının bir araya gelmesi ile kurulan Masterler Cebel Derneği Futbol Takımı, geleneksel 'Antalya Soccer Cup 2023' futbol turnuvasına katıldı ve şampiyonluk kupasını elde etti.Bizim toplum genelinden turnuvaya katılan tek takım olan ve maçlarında yüksek performans sergileyen Cebelliler, bütün rakiplerine adeta kök söktürüp yeniden zirveye oturdular.Mert Can ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cebelli Masterler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cebelli Masterler Soccer Cup 2023'ü kazandı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-masterler/2034/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-masterler/2034/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 22 Oct 2023 10:50:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Göçmen camiası futbolunun önemli sporcularının bir araya gelmesi ile kurulan Masterler Cebel Derneği Futbol Takımı, geleneksel &quot;Antalya Soccer Cup 2023&quot; futbol turnuvasına katıldı ve şampiyonluk kupasını elde etti.</p><p>Bizim toplum genelinden turnuvaya katılan tek takım olan ve maçlarında yüksek performans sergileyen Cebelliler, bütün rakiplerine adeta kök söktürüp yeniden zirveye oturdular.</p><p>Mert Can</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cebelli-masterler_1697961085_3YumSd.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cebelli Masterler Soccer Cup 2023'ü kazandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cebelli-masterler_1697961085_3YumSd.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Enver Türkileri, kabri başına anıldı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/enver-turkileri/1954/</link>
            <description><![CDATA[Devletimize ve milletimize hizmet etmiş değerlerimize sahip çıkmak, STK temsilcileri ve bu ülkenin vatandaşları olarak bizim vicdanı görevimiz ve boynumuzun borcudur. Gücümüz birlikteliğimizdedir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/enver-turkileri/1954/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 05 Nov 2022 00:47:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Halter sporunun duayeni, merhum teknik direktör Enver Türkileri, vefatının 2. yılında, bugün 4 Kasım 2022 yılı tarihinde, Ankara, Pursaklar&#39;da kabri başına anıldı.</p><p>Anma törenine bizzat katılan milli gururumuz Halil Mutlu, merhum Naim Süleymanoğlu&#39;nun kardeşi Muharrem Süleymanoğlu ve diğer tüm kıymetli katılımcılar ve çelenk gönderen Bursa Bal-Göç Genel Başkanı Sn. Prof. Dr. Emin Balkan ve Bursa Mestanlılar Derneği Genel Başkanı Sn. Yük. Müh. Hasan Öztürk&#39;e, Ankara Bulgaristan Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.</p><p>Devletimize ve milletimize hizmet etmiş değerlerimize sahip çıkmak, STK temsilcileri ve bu ülkenin vatandaşları olarak bizim vicdanı görevimiz ve boynumuzun borcudur. Gücümüz birlikteliğimizdedir.</p><p>Gülşen Ahmetoğlu,</p><p>BTKYD Genel Başkanı</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/enver-turkileri_1667598469_iSBvMn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Enver Türkileri, kabri başına anıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/enver-turkileri_1667598469_iSBvMn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir azmin başarı hikayesi]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bir-azmin-basari-hikayesi/1879/</link>
            <description><![CDATA[* Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliev, Mariana Toteva Vasileva'yı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı olarak atandı, kendisi aslen Bulgaristanlıdır ve uzun yıllardır Azerbaycan ritmik jimnastik takımının baş antrenörü olarak çalışmaktaydı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bir-azmin-basari-hikayesi/1879/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 11:01:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliev, Mariana Toteva Vasileva&#39;yı, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı olarak atandı, kendisi aslen Bulgaristanlıdır ve uzun yıllardır Azerbaycan ritmik jimnastik takımının baş antrenörü olarak çalışmaktaydı.Başarılı spor eğitmeni ile kısa bir röportajımız oldu.- Merhaba Mariana Hanım, nasılsınız?- Çok iyim, siz nasılsınız?- Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?- Ben, Mariana Vasileva, Bulgaristan&#39;ın Tırgovişte şehrinde doğdum. Ritmik jimnastik yapmaya başladığımda 6 yaşındaydım. 1997 yılında, memleketimde ritmik jimnastik kulübü kurdum. 2002 yılında Sofya&#39;daki Levski kulübünde çalışmaya davet edildim, daha sonra baş antrenör olarak atandım.2008 yılında, Azerbaycan milli takımını Pekin&#39;deki Olimpiyat Oyunlarına hazırladım. Orada, takımımız finale ulaştı. Daha sonra, 2008 yılının sonunda, ailemle birlikte Bakü&#39;ye taşındım ve burada 13 yıl boyunca baş antrenör olarak çalıştım. Şimdi ise Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısıyım.- Azerbaycan ile ilişkileriniz nasıl kuruldu?- 2007 yılı sonunda Azerbaycan Jimnastik Federasyonu Genel Sekreteri tarafından grup takımı ile çalışmak üzere davet edildim. Bakü&#39;ye böyle geldim. Böylece 2008 yılında çalışmaya başladım. Birkaç ay Bulgaristan&#39;da çalıştık. Aynı zamanda Bulgaristan ve Azerbaycan&#39;dan jimnastikçiler yetiştirdim. Olimpiyat Oyunlarından sonra Bakü&#39;ye gelmem teklif edildi.- Burada kalmaya nasıl karar verdiniz?- Bu karar hemen alınmadı, önce ailemle buraya gelip milli takımda çalışmaya karar verdim. Planlarım burada uzun süre kalmak değildi. Bulgaristan&#39;da olduğu gibi burada ritmik jimnastik geleneği yoktu. Başlayabileceğim bir ekip yoktu diyebilirim. Personel, sporcular ve antrenörler çok sınırlıydı. Belirlenen görevler çok ciddiydi. Bu nedenle, çalışmaya devam etmek çok zordu. Bir süre sonra tüm ailemizin burada kalmasına karar verdik. Burada bana ihtiyaç duyulduğunu anladım. Bütün ailem burada çok iyi hissediyor. Kendimizi, olmamız gereken yerde gösterme fırsatı bulduk.- Azerbaycan ile Bulgaristan arasındaki ilişkiler nasıldır?- Azerbaycan ve Bulgaristan her zaman sıcak ilişkiler içinde olmuştur. Son yıllarda ilişkilerin daha da yakınlaştığını söyleyebilirim. Bulgaristan Cumhurbaşkanı birkaç kez Azerbaycan başkentini ziyaret etti.- Azerbaycan ile Bulgaristan arasındaki spor ilişkileri nasıldır?- Genel olarak Azerbaycan ile Bulgaristan arasındaki ilişkiler sadece spor alanında değil, uluslararası ilişkilerde de çok iyidir. Çeşitli alanlarda düzenli olarak deneyim alışverişi yapılır. Burada, Azerbaycan&#39;da sanayinin çeşitli alanlarındaki Bulgar uzmanlar çalışmaktadır. Spor, turizm ve kültür alanlarındaki faaliyetlerin daha da artırılması gerekmektedir.Mehseti Hüseynova,Bakü ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-azmin-basari-hikayesi_1639729010_L41pjy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir azmin başarı hikayesi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-azmin-basari-hikayesi_1639729010_L41pjy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aferin, Rujdi!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/aferin-rujdi/1831/</link>
            <description><![CDATA[* Japonya'nın başkenti Tokyo'da devam eden Paralimpik Olimpiyatları'nda, Bulgaristanlı Türk sporcu Rujdi Rujdi, gülle fırlatma disiplininde gümüş madalya kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/aferin-rujdi/1831/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 27 Aug 2021 16:39:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Japonya&#39;nın başkenti Tokyo&#39;da devam eden Paralimpik Olimpiyatları&#39;nda, Bulgaristanlı Türk sporcu Rujdi Rujdi, gülle fırlatma disiplininde gümüş madalya kazandı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/aferin-rujdi_1630071765_kzGUHY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aferin, Rujdi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/aferin-rujdi_1630071765_kzGUHY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alkayalı Hüseyin Pehlivan]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/alkayali-huseyin-pehlivan/1765/</link>
            <description><![CDATA[* Bütün sporcular gibi ben de sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağına inanıyorum. Güreşte aklın rolü büyüktür. Sade kuvvet ile galip gelinmez. Güreşte yüz altmışaltı oyun vardır. Bunları yerine ve adamına göre kullanmak bir zeka işidir. Diğer pehlivanlarımıza bakarak benim bilhassa belim ve ensem kuvvetlidir, göğsüm geniştir. ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/alkayali-huseyin-pehlivan/1765/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 06 Mar 2021 12:31:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Meşhur Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan, 8 Kasım 1946 tarihinde verdiği bir demeçte, kendi hayatını şöyle anlatır:&quot;1908 yılında, Kırcaali&#39;nin Alkaya ( Çervena Skala ) köyünde doğdum. Soyadım köyümün adıdır. Babam Osman, çiftçilik ve bakkallık ederdi. Güreşe meraklı olmakla birlikte yalnız bayramlarda güreşirdi. Ellibeş yaşında köyünde öldü.Bende ilk güreş merakı, ağabeylerim Ali ve Bekir&#39;den görerek başladı. On dört yaşıma gelince her ikisini yendim. Kardeşlerim çok kabiliyetli olduğumu görünce beni hiçbir işe sokmadılar. Biz çalışırız sen güreşi ilerlet dediler.On beş yaşımda evlendim. On dokuz yaşıma geldiğimde civarımızdaki bütün pehlivanları yenmiş bulunuyordum. Bulgaristan&#39;da son güreşimi Elmalı yaylasındaki Koşukavak panayırında 120 kiloluk bir Bulgar ile yaptım. Bulgarı üst üste birkaç defa yendiğim halde kabul edilmedi. Üstelik gece beni öldürmeye kalktılar.Bunun üzerine pasaport alarak ailem ile 1927&#39;de Tekirdağ&#39;a geldim. Çiftlikönü mahallesinde bir ev tuttum. Bir gün bu ev üzerimize yıkıldı. Kayınpederim ve kayınvalidem, baldızımın iki kızı, üç komşu kadın öldüler. Allah karımı ve çocuklarımı esirgedi. Tekirdağ&#39;da yaptığım ilk güreşlerde yenildim.Beni 1929&#39;da yenenlerin başında Uzunköprülü Hüseyin gelir. Bunun üzerine hayatımı kazanmak için çapaya gittim. Bu sıralarda yeni harfleri okuyup yazmayı öğrendim. Memleketimde yalnız bir yıl okula gitmiş, eski yazıyı bile belleyememiştim. Ailemi geçindirmek için bir yandan mütemadiyen çalışıyor, fakat güreşten kendimi alamıyordum.1929 yılının Ramazanında İstanbul&#39;a gittim. On beş gün güreştim. Ramazanın on beşinden sonra, Bayburtlu Kara Yusuf benimle beraber dört genç pehlivanı Samsun&#39;a götürdü. Samsun ve civarında dört ay kaldık. Hiç para kazanamadım fakat pehlivanlıkta piştim.Samsun&#39;dan sonra ilk güreşimi Düzce&#39;de yaptım. Burada Baş Pehlivan Cemal ile karşılaştım ve başaltına güreştim. Güreşimiz 6 saat sürdü ve yenişemedik. Bundan sonra beni hep başa güreştirdiler. Güreşlerini dikkatle takip ettiğim ve beraber gezerek faydalandığım ustalarım Mandıralı Ahmet, Kara Ali, Manisalı Rıfat, Çoban Mehmet&#39;ten başka Mülayim, Cemal, Çoban Mahmut, Molla Mehmet ve Şumnulu Arif gibi rakipler ile karşılaştım. Bunlar arasında 1929&#39;dan 1933&#39;e kadar birçok güreşler yaptım ve kendimi ezdirmedim. 1933&#39;ten sonra aramız ciddileşti. Daima mertçe tutuştuk.Nihayet 1936&#39;da Eminönü Halk Evi Başpehlivanlık güreşi tertip etti. Burada 1935&#39;in baş pehlivanı Kara Ali Mülayim&#39;i, Afyonlu Süleyman&#39;ı ve Arif&#39;i yenerek başpehlivanlık kemerini aldım. Taksim&#39;de üst üste üç yıl tekrarlanan bu güreşleri daima kazandım.Büyük Atatürk, başarılarıma alaka gösterdi. Beni, Çoban Mehmet ve Büyük Mustafa ile Florya&#39;ya çağırarak güreştirdi. Bizi iltifatları ve bahşişleriyle sevindirdi.1938 kışında, organizatör Asım Rıdvan ile Paris&#39;e gittim. Önce derecemin anlaşılması için hususi kulüplerde elli pehlivan ile güreştim. Bir hafta içinde ve geceleri oldu. Karşıma çıkanları en çok on dakikada yendim. Sonra Finlandiyalı, Bulgar ve Fransız olmak üzere dört tanınmış pehlivan ile otuz bin seyirci önünde karşılaştım. Dördünü de beşer dakikada yere vurdum. Bunu üzerine organizatör Raul Paul beni odasına çağırdı. Fransız şampiyonu Deglen ile yapacağım üç maçı kaybedersem on bin Türk lirası vereceğini söyledi. Damarlarımdaki Türk kanı buna asla müsaade etmedi. Yabancı bir memlekette baş pehlivan sıfatıyla temsil etmekte bulunduğum şerefi her şeyin üstünde olduğundan, bu şeref için almak değil, her şeyimi vermeğe, her an hazır olduğumdan teklifi derhal reddettim. Mertçe karşılaşmama imkan verilmedi. Memleketime döndüm...1939 Kırkpınar güreşlerinde Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü tarafından Kurt Dereli Mehmet pehlivan adına altın bir kemer ortaya kondu. Bu kemer üst üste üç yıl baş pehlivanlığı muhafaza edenin olacaktı. Azmim ve kuvvetim ile bunda da muvaffak oldum ve kemeri aldım.1942 Kırkpınar güreşlerinde Babaeskili İbrahim baş pehlivan ilan edildi ise de sonra onu birkaç kere yendim. Bilhassa Afyon&#39;da bir dakikada sırtını yere getirdim.Şimdi otuz sekiz yaşındayım. Yüz on kiloyum. Boyum 178, ensem 52 santimdir. Kuvvetimden hiçbir şey kaybetmedim. Karşıma çıkacak her pehlivanı yenmeğe hazırım. Baş pehlivan oluncaya dek en büyük rakibim Mülayim idi. Onunla belki elli güreş yaptım. Önce Çorlu&#39;da yendim, sonra karşımda dayanamadı.Baş pehlivan oluncaya kadar hiçbir resmi ve hususi yardım görmedim. Türkiye&#39;ye gelince, yuvamı sevdiğim Tekirdağ&#39;da kurup geliştirdiğim için kendimi Tekirdağlı olarak tanıttım. Tekirdağ vilayeti kendisine kazandırdığım şerefe mukabil bana bir ev hediye etmek istedi. General Kemal Balıkesir ve Vali Sakıp Beygo&#39;nun teşebbüsleri ile işe başlandı. Fakat harp dolayısıyla, Sayın General Tekirdağ&#39;dan ayrılınca inşaat yüz üstü kaldı. Bununla beraber bir ev sahibi olmama yol açan ve yardım eden şahıslara teşekkür borcumdur. Bugün içinde rahat ediyor ve birkaç kuruş kira alıyorum. Besim, Muhsin, Metin adlarında üç oğlum, Ayten adında bir kızım var...Pehlivanlıkta esas kuvvet ve akıldır. İnsanın akılsızı pehlivan olur sözü, bu sporu sevmeyenlerin uydurmasıdır ve yanlıştır. Bütün sporcular gibi ben de sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağına inanıyorum. Güreşte aklın rolü büyüktür. Sade kuvvet ile galip gelinmez. Güreşte yüz altmışaltı oyun vardır. Bunları yerine ve adamına göre kullanmak bir zeka işidir. Diğer pehlivanlarımıza bakarak benim bilhassa belim ve ensem kuvvetlidir, göğsüm geniştir. Yaptığım asıl güreş serbest güreştir. Devletçe ehemmiyet verilen alafranga, halkın sevdiği yağlı güreşlerdir. Yenilerden Yaşar Doğu&#39;yu ve Celal Atik&#39;i beğeniyorum. Yağlıda Babaeskililer; Sındırgılı Şerif, Karacabeyli Hayati, Lüleburgazlı Ali ve Ahmet, Hayrabolulu Süleyman, Manisalı Halil aynı ayardadırlar. Şimdi İngiltere&#39;ye ve Amerika&#39;ya gitmek, Türkün malum kuvvetini onlara da göstermek istiyorum&hellip;&#39;&#39; ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/alkayali-huseyin-pehlivan_1615024913_Hq50uT.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alkayalı Hüseyin Pehlivan ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/alkayali-huseyin-pehlivan_1615024913_Hq50uT.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ritmik cimnastikte ilk kez Avrupa Şampiyonu olduk]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ritmik-cimnastikte-ilk-kez-avrupa-sampiyonu-olduk/1704/</link>
            <description><![CDATA[*** Türkiye medyalarında henüz duyurulmayan, fakat bizim ulaştığımız habere göre, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de tertiplenen Ritmik Cimnastik Avrupa Şampiyonası'nda, Türkiye Milli Takımı ilk kez tarihinde ansambılda Avrupa Şampiyonu oldu.
Birkaç yıldır Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımımızı tecrübeli Bulgaristanlı Antrenör Kameliya Dunavska çalıştırmakta.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ritmik-cimnastikte-ilk-kez-avrupa-sampiyonu-olduk/1704/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 28 Nov 2020 21:24:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Türkiye medyalarında henüz duyurulmayan, fakat bizim ulaştığımız habere göre, Ukrayna&#39;nın başkenti Kiev&#39;de tertiplenen Ritmik Cimnastik Avrupa Şampiyonası&#39;nda, Türkiye Milli Takımı ilk kez tarihinde ansambılda Avrupa Şampiyonu oldu.Birkaç yıldır Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımımızı tecrübeli Bulgaristanlı Antrenör Kameliya Dunavska çalıştırmakta. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ritmik-cimnastikte-ilk-kez-avr_1606589018_syOLUH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ritmik cimnastikte ilk kez Avrupa Şampiyonu olduk ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ritmik-cimnastikte-ilk-kez-avr_1606589018_syOLUH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ah, Bu Futbol]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com//1497/</link>
            <description><![CDATA[*** Bazımız yalın ayak, bazımız çarıklı, bazımız galoşlu. Sırtımızda havaya göre ince veya koyun derisinden yapılmış kalın kışlık formalar. Ha, bir de sıcaklarda belden yukarısının çıplak olması. Sırt numarası kimin işi? Oyun dediğin de kıran kırana.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com//1497/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 12 May 2020 15:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Futbol deyince ilk başta çocukluğum, sonra gençliğim aklıma gelir. Çocukluğumda bilmiyorum adı futbol muydu neydi ama mahallemizin tozlu sokaklarında eski püskü kumaş parçalarından yapılmış portakal büyüklüğünde top koşturduk biz. Sonra hayvan kılından yaptığımız aynı büyüklükte toplar daha modern ama taş gibi sert idiler. Suratımıza çarptı mı, o yer mavileşir, mosmor olur, burnumuza çarptı mı kan akar, kafaya geldiğinde komaya girmezsek şanslı sayılırdık...Sonrasında işi büyüttük ve büyüklerimizden birisi nerede bulduysa bize hediye ettiği bir voleybol topu ile gerçek futbolu pişirmeye başladık. On bir babayiğit topçu bulduğumuzda bir takım oluşturduk. Rakip takımımız babalar ve dedelerden oluşuyordu. Onları skorca ezip geçiyorduk.Daha sonra şehirler arası futbol ligine katılmaya hak kazanmışız. O şehir bu şehir gidip oynadık. Ama nasıl? Bazımız yalın ayak, bazımız çarıklı, bazımız galoşlu. Sırtımızda havaya göre ince veya koyun derisinden yapılmış kalın kışlık formalar. Ha, bir de sıcaklarda belden yukarısının çıplak olması. Sırt numarası kimin işi? Oyun dediğin de kıran kırana. Yok öyle topu al sana ver bana demek. Topu aldın mı rakip kaleye koşacaksın. Koşacaksın ama, bu bizimki Amerikan futbolunun da ötesindeydi. Top nereye gidiyorsa, 20 kişi onun peşinde. Topu kapmak için düşmek kalkmak, ezilmek gırla gidiyor. Sahada düdük çalan da yok. Buna rağmen hiç kimse kimseye tekme yumruk atmayı aklına getirmiyor.Deplasmana nasıl gidip geliyordunuz diye sorduğunuzun farkındayım. On kilometreye kadar yakın mesafelere, tabi ki, yaya. Daha uzaklara gideceksen bir kamyon kiralamış olursun (kamyon diyorum, araba, minibüs, otobüs değil), parasını da cepten çıkarıp verirsin. Karşılaşmadan sonra eve yara bere içinde döner, bir hafta boyunca sek topal kendin idare etmeye çalışırsın. Tabii, neden gittin, neden oynadın ve neden yaralandın diye büyüklerimizden takaza yemek de bir başka dramdı. Aramızda evli olanların hali daha berbattı. Eşlerinden yemediği laf küf kalmazdı. Buna rağmen bizi futboldan hiç kimse soğutamıyordu. Peki, bu &ldquo;kahramanlığımıza&rdquo; karşın elimize ne geçiyordu? Kocaman bir sıfır!Şimdi günümüze gelelim. Günümüzün futbolu akıl almaz kürke büründü ve adeta dünyayı esir almış durumda. Hani, Müslümanların kanına girmiş bir Arap dini var ya, futbol dünya insanının damarına, kanına ve canına öyle girmiş. Profesyonel oldun mu dünya artık senin. Paraya para demek yok. Malların etiketine bakmak yok. Arabasız, evsiz, tatilsiz kalmak yok. Yatlar, katlar, uçaklar bile &ldquo;çerez parası&rdquo; sizin için. Ülkede asgari ücret şu kadarcık ama futbolcunun asgari ücreti yüz binlerden başlayıp uzayıp gidiyor göklere doğru...Bir Q. Ronaldo&#39;yu düşünün. Gece uyurken adamın bir dakikası 50 bin avroya denk geliyor diyenler var. Bu yalan ise bile, en az yüzde ellisi yalan olamaz. Messi&#39;yi konuşmayalım. Hatta, bir Arda&#39;yı, Volkan&#39;ı bile.Ha, bugünlerde&rdquo; gelen bir habere bak. Arda ikinci çocuğuna kavuşmak üzere sıkışmayalım diye 5 milyon ABD dolarına 600 m kare yeni bir villa almış. Kaç odalı, kaç salonlu, kaç havuzlu, nasıl bahçeli &ndash; bunları söylemek bana düşmez. Adam alın teriyle parayı kazanmış, almış. Helal olsun! Volkan&#39;ın yatlarını katlarını karıştırmayalım.Uzatmak istemiyorum ama amacım size bugünlerde yerel basından gözüme çarpan iki futbol haberi vermekti.Mesut Özdil. Helal olsun, büyük takımlarda büyük futbol oynadı, oynuyor. Alman futbolcusu ama Türk evladı. Türk Milli takımına attığı, ama sevinemediği goller var. Türkiye Cumhuriyeti Başkanı&#39;na sempatisi de eksik değil. Baba ocağında binlerce çocuğun sağlık giderlerini karşıladı, baba köyüne maddi yardımlar gönderdi. Bilmediklerimiz daha birçok işler vardır kesin.Mesut nişanlandı, evlendi ve çocuğu (Eda) dünyaya geldi. Eşi Amine Gülşe ne kadar çok mesuttur bilemeyiz ama nişan töreninde 75 bin liralık bileklik ve 100 bin liralık saat sahibi oldu. Evlilik teklifini kabul ettiğinde 200 bin liralık Tek Taş ve daha neler neler. Düğün hediyesi İstanbul&#39;da bir daire. Ama nasıl daire? Anlatsam diliniz damağınız kurur. Şimdi bir de çocukları olunca (ki, bebek analı babalı büyüsün) Amine Hanıma Mesut&#39;un hediyesi 80 milyon lira. Evet, yanlış yok, tam seksen milyon Türk lirası!Daha nice nice hayırlı işler yapmıştır bilemeyiz ama mayıs ayı (2020) başında Türk Kızılay&#39;a 713 bin Türk Lirası bağış yaptığı haberi de basında yansıtıldı. İş bununla da bitmedi, İngiltere&#39;de 82 milyonluk evini eşinin üzerine kayıt etti, üstüne üstlük bir de 2 milyon TL değerinde bir zırhlı araç aldı.Tabii, bütün bunlar topçu bir Mesut için &ldquo;çerez&rdquo; parası. Varsın, 10 kat, 100 kat daha kazansın...A be, Mesutçuğum! Sıkılıyorum, utanıyorum ama sana bir diyeceğim var. Sen azıcık şu kitap yazma düşkünlerine de el atsana. Biliyorsun, kitap dünyaya açılan penceredir, büyük bir değerdir. Yazılan kitapları basıma vermek çoğumuzun hayali. Ama ekmek parasını zor bulan bizlere göre değil bu iş. Sponsorluk kesin şart. Bu satırları yazanın şu an elinde şak diye basıma verilecek en az 8 (sekiz) kitabı var, cebinde üç kuruşu yok. Sen gece uyurken, 10-15 dakika içerisinde cüzdanına giren yeşil kaymelerle bu iş adam gibi olur biter gider. Hem unutma, kitap yazanların derdine bir nebze çare olursan futbol dışında da büyük Mesut olacağından şüphen olmasın. Sen, daha büyük olmaya layıksın...Eski futbolcu David Beckkham ve eski Spice Girls grubu şarkıcısı, bugünün moda tasarımcısı (eşi) Victoria Beckham bugünlerde lüks ev koleksiyonuna 24 milyon dolarlık bir yenisini eklediler. Yani, 450 milyon dolarlık servete sahip olan bu çift Miami&#39;deki One Thousand Museum&#39;dan bir lüks gökdelen dairesi satın aldılar.Düşünebiliyor muyuz? Hayır! Dünyada eşitlik işte bu! Yokmuş, olmamış, hatta Koronavirüs devrinde bile olması mümkün görünmüyor...Sabri CON ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/-pyaR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ah, Bu Futbol ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/-pyaR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Her güreşte, millet şerefini düşünürdüm...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/her-gureste-millet-serefini-dusunurdum/1471/</link>
            <description><![CDATA[*** Güreşirken, bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin arkamdan dayandığını hissederdim.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/her-gureste-millet-serefini-dusunurdum/1471/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 02 May 2020 11:48:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Dünya Şampiyonu pehlivanımız olan Kurtdereli Mehmet, 1864 yılında, şimdi Bulgaristan sınırları içinde bulunan ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı Deliorman bölgesindeki Tırnova vilayetinin Selvi kasabasına bağlı Çobanköy ( Bukriva ) köyünde doğdu. Ailesi, &ldquo;93 Harbi&rdquo; diye bilinen 1876&ndash;1878 Osmanlı-Rus Harbi sıralarında Türkiye&#39;ye göçerek, Balıkesir&#39;in Kurtdere Köyü&#39;ne yerleşti.* İlk güreşleriYapılı bir çocuk olan Mehmet, ata sporumuz olan güreşe küçük yaşta, kendi köyünde başladı. 19 yaşına gelince, 1.89 boyu ve 123 kiloluk cüssesi ile kendini, önce düğün güreşlerinde gösterdi. Ardından panayır güreşlerine katıldı. Körpe delikanlı olan Mehmet, ilk derslerini Kadırga Meydanı güreşçilerinden Ahmet Pehlivan ile Adapazarlı Cinci Hoca&#39;dan aldı. Kurtdereli Mehmet, Susurluğun Kepekler köyündeki bir düğünde, zamanının başpehlivanlarından, kendisinden yaşça ve tecrübece büyük olan Katrancı Halil Pehlivana meydan okuyarak onunla güreş tuttu. Adeta kan kusarak yaptığı güreş, hayatının en büyük yenilgisini almasına ve sağlığının bozularak bir yıl yatağa bağımlı kalmasına neden oldu. Birkaç yıl sonra 1885&#39;de 21 yaşında iken, yine bir zamanının efsanesi ve tüm zamanların en büyük güreşçisi olan Koca Yusuf ile güreş tuttu. Ancak Koca Yusuf, güreşi yarım bırakarak: &ldquo;Yazıktır, ezdirmeyin bu yetenekli delikanlıyı bana. O, ileride büyük bir pehlivan olacak&rdquo; diye olgunluk gösterdi ve parsayı (seyirciden toplanan parayı) ona bıraktı. Bu tarihten sonra Kurtdereli Mehmet, yaptığı güreşlerle tanınmaya başlandı. Ünü; Balıkesir, Bursa, Çanakkale ile bütün Ege ve Marmara&#39;ya yayıldı. Bu sıralarda, Yörük Ali Pehlivan&#39;ın çırağı olan ve hayatı boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş olan Çolak Mümin Pehlivan, kendisine ustalık yaptı. Kurtdereli, kendinden büyük ve kuvvetli pehlivanları yenmeye başlayınca, yağlı güreş camiasında &#39;Kurtdereli Mehmet Pehlivan&#39; adıyla n&acirc;m saldı. 1,95 boyunda, 148 kilo ağırlığındaydı. Devrinin meşhur pehlivanları Koca Yusuf, Adalı Halil, Kara Ahmet, Katrancı Halil, Karagöz Ali, Filiz Nurullah ve Hergeleci İbrahim ile güreşleri oldu.* Yurtdışı güreşleriSultan II. Abdülhamit döneminde, Batıya giden pehlivanlar arasında yer alan Kurtdereli, Fransa, İngiltere ve ABD&#39;de büyük başarılar kazandı ve Dünya Şampiyonu oldu. Kurtdereli, daha sonra Fransa, Britanya (İngiltere), Hollanda ve Amerika gibi ülkelere seyahat etti ve bu ülkelerde yaptığı güreşlerde hiç yenilmedi. 1899 yılında yapılan Paris Şehir Ödülü Turnuvası&#39;na giden Kurtdereli ve Katrancı Halil, görünümleriyle çevresindekileri o kadar etkilemişlerdi ki, iki Fransız güreşçi, sahneye çıkıp perişan olmaktansa, maç yapmayarak yenilgiyi kabul ettiler. Bunun üzerine seyircilerin merakını tatmin için turnuva dışı serbest güreş yapılmasına karar verildi. Velo Gazetesi olayı şöyle yazmıştı: &#39;Kurtdereli sahnede görününce, salonda sesler kesildi. Kurtdereli, ağır ağır ilerleyerek, rakibi Bibi Poire&#39;yi yakaladı ve 42 saniyede sırtını yere yapıştırdı. Kurtdereli ikinci maçında, yine Fransız rakibi 138 kiloluk Daumas Pique Plangue&#39;yu da tuşladı. Ayrıca Callmett ve Pitejenski&#39;yi yendi. Burada ayrıca, Kurtdereli ile Katrancı arasında bir gösteri karşılaşması düzenlendi. Kurtdereli, 6 dakika 20 saniyede, Katrancı&#39;nın ayağını yerden keserek, üç adım taşıdı ve böylece karşılaşmayı kazandı.* Cihan Şampiyonu olmasıKurtdereli, 1899 yılında Kırkpınar&#39;da, Kara Osman ve Adalı Halil&#39;i yenerek Kırkpınar Başpehlivanlığı unvanını da elde etti. 1900 yılı yazında, Paris Uluslararası Fuarı nedeniyle bir Dünya Şampiyonası düzenlendi. Kurtdereli, Paris&#39;e geldiğinde, ne şampiyonada yer bulabildi, ne de güreşecek güreşçi. Kurtdereli, Paris ve Londra&#39;da yaptığı güreşlerde, &ldquo;Hint Kaplanı&rdquo; diye anılan Doğu&#39;nun yenilmez şampiyonu Gulam Rüstem&#39;i, Britanya Adaları Başpehlivanı Chalve&#39;yi ve Rus asıllı büyük şampiyon Hackenschmit&#39;i yenerek adını dünyaya duyurdu. İki saati aşan bir güreşten sonra Kurtdereli, Gulam&#39;ı yere attı ve sol omuzu üzerine düşen Gulam, güreşemeyeceğini söyleyince başka bir zamana ertelenen güreş, ikinci kez yapılacağı sırada, Gulam&#39;ın Hindistan&#39;a kaçtığı anlaşıldı. Kurtdereli, daha sonra Londra, Viyana ve Berlin&#39;de yapılan turnuvalara katılarak adını tüm dünyaya bir kez daha duyurdu. Kurtdereli, Berlin&#39;de yaptığı beş maçtan ikisini kazanıp, üçünde de berabere kaldı. Abdülhamit Han ve Sultan Reşat&#39;tan Gümüş Sanayi Madalyaları ve Berat Türkiye&#39;ye döndükten sonra kendisi, ülkeye yararlılığından dolayı 5 Aralık 1901&#39;de Sultan II. Abdülhamit tarafından bir; 5 Mart 1910&#39;da da, Sultan Mehmet Reşat tarafından iki &ldquo;Gümüş Sanayi Madalyası&rdquo; ile ödüllendirildi. Bunun yanı sıra Kurtdereli&#39;ye, Sultan Abdülhamit bir de berat verdi.* Türkiye Şampiyonu olması1902 yılında, Bursa&#39;da yapılan şampiyonada ise Kurtdereli, finalde Madaralı Ahmet&#39;i; İstanbul&#39;da yapılan şampiyonada da 2 metrelik ve 150 kiloluk Filiz Nurullah&#39;ı yenerek Türkiye Şampiyonu oldu. Kurtdereli; 1903 yılının Ocak ayında, İstanbul Safvet Tiyatrosu&#39;nda yapılan Türkiye Serbest Güreş Şampiyonası&#39;nda ilk üç turu kolayca geçti ve dördüncü turda Madaralı Ahmet&#39;i, finalde de Koca Hasan&#39;ı toplam 5 saat 1 dakikada yenerek Türkiye Şampiyonu oldu. Bu güreş, dört gece devam etti ve Kurtdereli karşılaşmayı, güçlükle ve çift kazkanadı oyunu ile kazandı. &ldquo;Frenk Güreşi&rdquo; de denilen Greko-Romen&#39;de ise Kurtdereli, üçüncü turda Neşat ile güreştiği sırada ayağından sakatlanarak şampiyonadan çekilmek zorunda kaldı.* Talimhane GüreşleriKurtdereli&#39;nin Avrupa serüvenlerinden çok, 1911 yılında Taksim&#39;de yaptığı Talimhane güreşleri konuşulmayı hak eder. 47 yaşında iken, Macar pehlivanı Caya&#39;nın organize ettiği Ramazan Güreşlerine, güreş başına elli altın lira karşılığında katılmayı kabul eder. Aslında sol kolunda romatizma vardır ve yaşı da kırkı geçkindir. Ama maddi sıkıntıları, güreş teklifini kabul etmesine neden olur. İdmansız şekilde talimhane meydanına çıkan Kurtdereli Mehmet, önce İngiliz Adams&#39;ı, sonra da Hollandalı Frederik&#39;i yener. Macar Şampiyonu Caya ile güreşirken onun kaçak güreşine öfkelenen Kurtdereli, sakat koluna aldırmadan Caya&#39;yı sardığı gibi Hergeleci İbrahim pehlivanın oturduğu yerin önüne bohça halinde fırlatıp atar. Atarken de, &ldquo;Al usta, bu senin olsun&rdquo; diye nara atar. Daha sonra Avusturyalı rakibi Müller&#39;i yenen Kurtdereli, finale kalarak, Rus rakibi Baradanof ile karşılaşır. Dillere destan bir mücadele olmasına rağmen, bu amansız güreşi de bileğinin hakkı ile almasını bilen Kurtdereli Mehmet, kendinden hayli genç, iri ve idmanlı tüm rakiplerini perişan ederek şampiyon olur. Şampiyonluğunu meydandan halka &ldquo;Donanma yardımı&rdquo; diye haykırarak ilan etmiştir. Bu güreşlerde, Donanma Cemiyeti, yeni gemiler yaptırma girişiminde bulunmuş ve Kurtdereli sayesinde 600 altın lira toplamıştır. Son güreşini, yine 1911&#39;de İstanbul&#39;da yapan Kurtdereli, pehlivanlık geleneğine göre kispetini Balıkesirli Hacı Kara Mehmet vasıtasıyla Kabe&#39;ye yollayarak er meydanlarından çekildi. Kurtdereli Mehmet, &ldquo;Son yenilmez Osmanlı pehlivanı&rdquo; olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.* Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Mustafa Kemal AtatürkHimaye-i Etf&acirc;l Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu), Ankara&#39;da At Yarışı Alanı&#39;nda, 1931 yılının 11-12-13 Kasım günlerinde, Türk pehlivanları arasında büyük bir yağlı güreş turnuvası düzenlemişti. Atatürk ve TBMM Başkanı Kazım (Özalp) Paşa da güreşleri sonuna kadar izlemişti. Türkiye başpehlivanının seçileceği bu turnuvaya, Türkiye&#39;nin her tarafından birçok tanınmış pehlivanlar gelmişti. Eski ve ünlü pehlivanlar da bu karşılaşmanın hakemliğine seçilmişlerdi. Başhakem olarak Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Suyolcu Mehmet Pehlivan en önemli yeri almışlardı. Kurtdereli, bu güreşlerde başhakem olarak bulunurken, Anadolu Ajansı, Havacılık ve Spor, H&acirc;kimiyet-i Milliye muhabirleriyle konuşmalar yaptı. Avrupa&#39;da, gençliğinde yaptığı güreşleri anlattı. İşte bu görüşmeler sırasında, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, bu başarılarının sırrını öğrenmek için kendisiyle konuşanlara, baştanbaşa mücadele ve başarılarla dolu geçmişini anlatırken, büyük zaferlerinin sırrını şöyle açıklamıştı: &ldquo;Güreşirken, bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin arkamdan dayandığını hissederdim.&rdquo; Prof. Dr. Afet İnan, Atatürk&#39;le ilgili anılarında, kendisinin, bu güreşleri, güreş yapılan yere bizzat Atatürk&#39;le birlikte gelerek izlediğini şöyle anlatmaktadır: &#39;Anadolu Ajansının sorduğu soruya cevaben, Kurtdereli&#39;nin o sözü söylemesinden sonra, Atatürk&#39;e, hakem yerinde oturan yaşlı Kurtdereli&#39;yi gösterdiler ve onun hakkında bazı şeyler söylediler. Bu sözler, Atatürk&#39;ün hislerinin en derin noktasına tesir etmiş ve bu hal, o anda gözlerinden akan birkaç damla yaşla ortaya çıkmıştı.&#39; Atatürk, güreşleri seyrederken, bilhassa Kurtdereli Mehmet Pehlivan&#39;dan gözlerini ayırmamıştır. O gün, Çankaya&#39;ya döner dönmez, eski başpehlivana bir mektup yazar ve bu mektubu, bir armağanla birlikte Kılıç Ali ve Salih Bozok ile gece yarısı Kurtdereli&#39;ye vermek üzere gönderir. Kurtdereli, Suyolcu Mehmet Pehlivan ile kaldığı Zafer Oteli&#39;ndeyken uykudan kaldırılır. Atatürk&#39;ün gönderdiği para armağanı olan 1000 lirayı ve kendisine övgülerle dolu mektubunu yaşlı pehlivana verirler. Kurtdereli, ummadığı ve beklemediği bu iltifattan dolayı ağlar ve dualar eder. Atatürk&#39;ün yazdığı, Türk sporcusu için bir direktif niteliğinde olan, Kurtdereli&#39;nin değerli kişiliğini ve üstün görüşünü yansıtan bu mektup şöyledir:&quot;Kurtdereli Mehmet Pehlivan&#39;a... Ankara - 15.11.1931Seni, cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim: &#39;Ben, her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm...&#39; Bu dediğini, en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü, Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar memnun olduğumu anlarsın. Çoluk-çocuğun için sana, ufak bir armağan gönderiyorum. O bu mektubumla beraberdir. Pehlivan! Ömrünün, tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim.Gazi Mustafa Kemal. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/her-gureste-millet-serefini-dusunurdum-dGjn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Her güreşte, millet şerefini düşünürdüm... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/her-gureste-millet-serefini-dusunurdum-dGjn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Online satranç turnuvası başlıyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/online-satranc-turnuvasi-basliyor/1440/</link>
            <description><![CDATA[Eyüpsultan Kaymakamlığı, Eyüpsultan Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, Türkiye Satranç Federasyonu İstanbul İl Temsilciliği tarafından organize edilen turnuva, 19-22-24 Nisan tarihleri arasında yapılacak. İstanbul genelinde Lichess hesabı bulunan herkesin katılabileceği turnuva akşam 19:00-21:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Dereceye giren ilk 10 kişiye madalya ve 1.'ye sürpriz hediyelerin verileceği turnuvaya, başvuru için gerekli link https:/lichess.org/tournament hesabından paylaşılacak.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/online-satranc-turnuvasi-basliyor/1440/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 18 Apr 2020 13:03:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Eyüpsultan Kaymakamlığı, Eyüpsultan Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, Türkiye Satranç Federasyonu İstanbul İl Temsilciliği tarafından organize edilen turnuva, 19-22-24 Nisan tarihleri arasında yapılacak. İstanbul genelinde Lichess hesabı bulunan herkesin katılabileceği turnuva akşam 19:00-21:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Dereceye giren ilk 10 kişiye madalya ve 1.&#39;ye sürpriz hediyelerin verileceği turnuvaya, başvuru için gerekli link https:/lichess.org/tournament hesabından paylaşılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/online-satranc-turnuvasi-basliyor.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Online satranç turnuvası başlıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/online-satranc-turnuvasi-basliyor.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fenerbahçe – Galatasaray derbisi Şubat ayına damga vurdu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/fenerbahce--galatasaray-derbisi-subat-ayina-damga-vurdu/1399/</link>
            <description><![CDATA[ ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/fenerbahce--galatasaray-derbisi-subat-ayina-damga-vurdu/1399/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 17 Mar 2020 15:18:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Medya Takip Merkezi&#39;nin Şubat ayı kapsamında yaptığı medya araştırmasına göre, geçtiğimiz ayın spor gündemini Fenerbahçe – Galatasaray derbisi belirledi. Ocak ayının ardından Şubat ayında da en çok konuşulan takım Fenerbahçe oldu. Ligde oynanan Fenerbahçe – Galatasaray derbisi ayın spor gündemine damga vururken, ezeli rakibi Galatasaray&#39;a karşı kendi sahasında 21 yıldır mağlup olmayan sarı kanarya, aldığı 3-1&#39;lik mağlubiyetle bu geleneği sona erdirdi. Ay boyunca 101 bin 163 habere konu olan sarı lacivertliler en konuşulan takım olurken, Fenerbahçe&#39;yi ikinci sırada 89 bin 685 haber ile Galatasaray izledi. Şampiyonluğun en önemli adaylarından Trabzonspor ise 75 bin 54 haberde yer alarak 3. sırada yer buldu.<br /><br /><strong>SÖRLOTH&#39;UN YENİ HEDEFİ ŞOTA&#39;NIN REKORUNU KIRMAK</strong><br /><br />Trabzonspor&#39;un Norveçli futbolcusu Alexander Sörloth, bordo-mavili takımda kaydettiği 22 golle, kariyerinin en parlak dönemine imzasını attı. Ligde 17 gole ulaşan Sörloth&#39;un yeni hedefi ise Şota Arwaledze&#39;nin rekorunu geride bırakmak. Sörloth, attığı gollerin yanı sıra, aldığı 2 maçlık cezanın 1 maça düşürülmesiyle de uzun süre gündemde kaldı. MTM&#39;nin raporuna göre ay boyunca toplamda 17 bin 159 habere konu olan golcü oyuncu, medyada en fazla konuşulan futbolcu olmayı başardı. İkinci sırada 9 bin 752 haber ile Falcao, üçüncü sırada ise 8 bin 268 habere adını yazdıran Henry Onyekuru yer aldı.<br /><br /><strong>FATİH TERİM ZİRVEDE</strong><br /><br />Aylardır en fazla konuşulan teknik direktörler listesinin zirvesinde bulunan Fatih Terim, Şubat ayı içinde aldığı Fenerbahçe galibiyetiyle zirvedeki yerini korudu. Futbol otoriteleri ve birçok duayen yazar tarafından maçın kahramanı olarak ilan edilen Fatih Terim, Şubat ayı boyunca 21 bin 105 haberde yer alarak bu alandaki liderliğini sürdürmüş oldu. Terim&#39;i ikinci sırada 19 bin 198 haber ile siyah-beyazlı takımın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın takip ederken, üçüncü sırada ise 17 bin 770 haber ile Ersun Yanal yer aldı.<br /><br /><strong>EN FAZLA KONUŞULAN BAŞKAN KOÇ OLDU</strong><br /><br />Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, 14 bin 459 haber ile en fazla habere konu olan kulüp başkanı oldu. Kendisi ikinci sırada 7 bin 127 haber ile TFF başkanı Nihat Özdemir takip ederken, üçüncü sırada ise 6 bin 921 habere yansıyan Mustafa Cengiz yer aldı.<br /><br /><strong>CÜNEYT ÇAKIR EN ÇOK KONUŞULAN HAKEM OLDU</strong><br /><br />Son yıllarda düdük çaldığı önemli maçlar sayesinde en önemli hakemimiz konumunda bulunan Cüneyt Çakır, Tottenham ile Leipzig takımları arasında oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu maçını yönetti. Medya Takip Merkezi&#39;nin aynı raporuna göre, Şubat ayı boyunca medyada 4 bin 751 haberde yer alan Cüneyt Çakır, adından en çok söz ettiren Süper Lig hakemi oldu. Çakır&#39;ın ardından ikinci 4 bin 91 haber ile Halil Umut Meler, üçüncü ise 3 bin 140 habere yansıyan Mete Kalkavan oldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/fenerbahce--galatasaray-derbisi-subat-ayina-damga-vurdu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fenerbahçe – Galatasaray derbisi Şubat ayına damga vurdu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/fenerbahce--galatasaray-derbisi-subat-ayina-damga-vurdu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cep Hekül'ün ilk antrenörü Kütahya'da]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cep-hekulun-ilk-antrenoru-kutahyada/1348/</link>
            <description><![CDATA[*** Bir ortaokula gittiğimde oradaki öğrenciler ilkokulda öğrenim gören güçlü kuvvetli 'Kalemondo' lakaplı Naim Süleymanoğlu diye biri olduğunu söylediler. Teneffüs saatinde 8 yaşında 25 kilo olan Naim Süleymanoğlu'nu buldum ve akşamları halter eğitimine katılmasını istedim.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cep-hekulun-ilk-antrenoru-kutahyada/1348/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 24 Feb 2020 17:07:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Kütahya&#39;da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ait spor salonunda halter eğitimi vermeye devam eden 63 yaşındaki Hilmi Pekünlü, 1975 yılında, henüz 8 yaşındayken Naim Süleymanoğlu&#39;nu ilk keşfeden antrenör oluyor.&quot;Mestanlı ilçesinde bir halter eğitim salonunda antrenör olarak görev yapmaya başladım. O dönemler Mestanlı küçük bir ilçeydi ve birkaç okul vardı. Okullara giderek halter sporunu öğretmek için öğrenci arardım.Bir ortaokula gittiğimde oradaki öğrenciler ilkokulda öğrenim gören güçlü kuvvetli &#39;Kalemondo&#39; lakaplı Naim Süleymanoğlu diye biri olduğunu söylediler. Teneffüs saatinde 8 yaşında 25 kilo olan Naim Süleymanoğlu&#39;nu buldum ve akşamları halter eğitimine katılmasını istedim. Otobüs şoförlüğü yapan babasının izniyle de Naim, sistemli şekilde eğitimlere gelmeye başladı. Gerçekten çok başarılı ve disiplinli bir öğrenciydi. Sessiz sakin, çalışkan bir karaktere sahipti. Dünya tarihinde belki ilk defa 8 yaşında bir çocuğu haltere başlatan antrenörlerden biriyim.&quot; diyerek, 45 yıl önceki anılarını canlandırıyor Hilmi Pekünlü. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cep Hekül'ün ilk antrenörü Kütahya'da ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GÖNÜLLERDE YAŞATILAN BÜYÜK ŞAMPİYON]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gonullerde-yasatilan-buyuk-sampiyon/1158/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gonullerde-yasatilan-buyuk-sampiyon/1158/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 18 Nov 2019 22:59:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Unutulmaz Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Naim Süleymanoğlu&#39;nun vefatının 2. yılında, bugün İstanbul, Mestanlı, İzmir, Bursa ve Kırklareri&#39;de anma törenleri düzenlendi. İstanbul&#39;da merhumun mezarı ziyaretçi akınına uğrarken, doğup büyüdüğü Mestanlı&#39;da yeni açılan anıtı önünde anma töreni yapıldı.Bursa&#39;da ise Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği, büyük sporcunun ruhu için mevlit okuttu ve lokma dağıttı. Aysel MERT ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gonullerde-yasatilan-buyuk-sampiyon.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GÖNÜLLERDE YAŞATILAN BÜYÜK ŞAMPİYON ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gonullerde-yasatilan-buyuk-sampiyon.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[KARA AHMED - BİR CİHAN PEHLİVANI]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kara-ahmed-bir-cihan-pehlivani/992/</link>
            <description><![CDATA[Kara Ahmed, Bulgaristan’ın Rusçuk ilinin Razgrad ilçesine bağlı Umurköy’de, 1871 tarihinde doğdu. Uzun Ali Ağa’nın oğludur. Güreşe çocukluğunda başladı. Yirmi yaşına gelmeden Razgrad yörelerinde başa çıktı. İlk ustasının yakın köylüsü Torlaklı Hâfız Pehlivan olduğu sanılıyor. 
1892’de İstanbul’a gelerek bir müddet için Tahtakale’de Leblebici Hanı’na yerleşti. Bu sırada yakın köylüsü Ezelceli Hergeleci İbrahim Pehlivan’a çırak oldu ve Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa’nın himayesine girdi. Bu nedenle “Paşa’nın Pehlivanı ” diye anılırdı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kara-ahmed-bir-cihan-pehlivani/992/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 13 May 2019 17:57:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ İflah olmaz bir araştırmacı olan Ergün Hiçyılmaz, Cihan Pehlivanımız Kara Ahmet için şöyle yazmakta;&ldquo;Trablus ipeklisinden reng&acirc;renk sarığı, XIV. Lui kumaşından kısa ipekli şeritlerle işlenmiş sakosu, lacivert poturu, rugan ayakkabıları ve Şam ipeklisinden gömleği ile baş döndüren bir görüntü.Fotoğrafı çekilseydi böyle çıkacaktı.1.80 boyundaki 103 kiloluk bu güreş devi bakıra çalan ve çoğunlukla müstehzi batan bir yüze sahipti. Siyah bıyıkları II. Abdülhamid&#39;in taktığı 2. dereceden Nişan-ı Osmani kadar parlaktı.Güreşmesi de aynı parlaklığı taşır. Hergeleci İbrahim&#39;in çırağı olmuştur.Tarif etmeye çalıştığım kişi, yad ellerde her türlü tezg&acirc;ha sportmence karşı koyup Cihan Şampiyonluğunu bileğinin hakkı ile kazanan ve cihan kemerini takan Kara Ahmet&#39;tir.Paris Folies Berger&#39;deki tanıtım merasiminde gözler Kara Ahmet&#39;in üstündedir. Bilumum &quot;dilber tatlısı&quot; da onunla tanışmak için yarışmaktadır. Tanışma şansına erişenlerden biri de madam Janet&#39;tir. Hafif baş eğişi ve memnuniyet ifade eden bakışı ile mukabelede bulunur, pehlivan. Yani bakış iadeli taahhütlü ve adrese teslim olup, sonuç malumdur. Önce göz göze, sonra diz dize. Janet hanım, balık ağını andıran siyah file çorapları ve aynı rengi tamamlayan çaleçonu ile (Fransız kadın külotu) ritmine biraz da bale sanatı ekleyen Folies Bergere&#39;in bu yıldızı, giderek pehlivanı da büyüleyecektir. Janet, bu ahval içinde, çevresi 1 metre 24 santim olan Kara Ahmet&#39;in göğsünde gelecek hülyalarına dalıp gitmektedir. Julietta ve diğerleri Kara Ahmet&#39;ten &quot;Kırmızı kart &quot; görmüştür. Şampiyonluk girdabında başka isimlerle de karşılaşırız.Pehlivan rakiplerini, Janet de rakibelerini devirmektedir. Kara Ahmet birer birer tüm rakiplerini ve sonunda 2 metre boyundaki, 130 kiloluk Paul Pons&#39;u da 7 dakikada devirmiştir. Artık o, aman tanımayan dünya şampiyonudur. (1899) Paris&#39;teki Osmanlı sefaretinde ve konsolosun huzurunda dini nikah da kıyılmıştır. Kara Ahmet ile ve dest-i izdivaç eyleyen Madam Janet, din değiştirip Ayşe Zarife olmuştur.Ne var ki, Kara Ahmet&#39;in 33 yaşında h&acirc;l&acirc; şüpheler taşıyan İstanbul&#39;daki ölümü ile Ayşe Zarife Hanım, dul kalır. O sırada devreye İstanbul&#39;daki &quot;Oruzdiibak&quot; mağazalarının her şeyi Süleyman Beyin girmesi bir hayli ilginç.Ayşe Zarife için g&acirc;vurluğundan, dansözlüğüne kadar söylenmedik laf kalmaz...Ayşe Hanım valizini toplar ve Paris&#39;e döner. Tekrar din ve ad değiştirip, gene Madam Janet olur. Ve gene bir güreşçiyle, Kara Ahmet&#39;in rakibi Petersen&#39;le evlenir.&quot;***Kara Ahmed, Bulgaristan&#39;ın Rusçuk ilinin Razgrad ilçesine bağlı Umurköy&#39;de, 1871 tarihinde doğdu. Uzun Ali Ağa&#39;nın oğludur. Güreşe çocukluğunda başladı. Yirmi yaşına gelmeden Razgrad yörelerinde başa çıktı. İlk ustasının yakın köylüsü Torlaklı H&acirc;fız Pehlivan olduğu sanılıyor. 1892&#39;de İstanbul&#39;a gelerek bir müddet için Tahtakale&#39;de Leblebici Hanı&#39;na yerleşti. Bu sırada yakın köylüsü Ezelceli Hergeleci İbrahim Pehlivan&#39;a çırak oldu ve Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa&#39;nın himayesine girdi. Bu nedenle &ldquo;Paşa&#39;nın Pehlivanı &rdquo; diye anılırdı.Kara Ahmed ilk önemli güreşini Gelibolu Mevlev&icirc; Şeyhi Mustafa Daniş Efendi&#39;nin, 23 Ağustos 1894, Perşembe günü, Çardak&#39;ta yaptırdığı düğünde yapmış ve Kazandereli Memiş&#39;i yenmişti. Çardak güreşinden bir sene sonra A. Pierre, Kara Ahmed ile Hergeleci İbrahim&#39;i Paris&#39;e götürdü.Bundan sonra Avrupa&#39;nın ve Rusya&#39;nın bazı şehirlerinde güreşler yaptıktan sonra Ocak 1896&#39;da İstanbul&#39;a döndü. Bu senenin ekim ayının son günlerinde İstanbul&#39;da Kartal Soğanlı&#39;da yapılan bir düğün güreşinde Adalı Halil ile yenişemediler.Kara Ahmed ve Hergeleci İbrahim, Kasım 1896&#39;dan sonra Rusya&#39;nın başkenti Petersburg&#39;da güreşti. Bu şehirde &ldquo;Ciniselli Sirki&rdquo; nde bir Rus güreşçisiyle güreşirken, Rus&#39;un sert güreşmesi üzerine, yumrukla dişlerini kırmıştı.Kara Ahmed, 1.80 boyunda 100-105 kilo ağırlığında kısa ve kalın kolları olan bir pehlivandı. Cesurdu, sert ve hırçın, hatta gerekirse kavga ederek güreşirdi. Yağlı güreşte hiçbir zaman çağının baş pehlivanları arasına katılamadı. Çoğu zaman Kurtdereli Mehmed, hatta Küçük Yusuf ile karşılaşmaktan kaçınırdı.Ahmed&#39;in vücut yapısı grekoromene daha çok elverişliydi. İstanbul&#39;da bulunduğu sürece Faik Hoca&#39;nın Beyoğlu&#39;ndaki Alman Tötanya Klübü&#39;nde verdiği jimnastik derslerinden yararlanıyor ve Tatavla Klübü&#39;ne giderek İtalyan hocadan grekoromen dersleri alıyordu.***Koca Yusuf&#39;un hazin ölümünün ardından Avrupalı güreş organizatörleri yeni bir Türk güreşçi arayışına girdiler. 1.80 boyu ve 105 kilo ağırlığıyla dışarıdan pek alımlı görünmese de, kazandığı güreşlerle herkesi kendine hayran bırakan Kara Ahmed dikkatlerini çekince, onu 1899 yılında düzenlenen ilk dünya (grekoromen) güreş müsabakasına davet ettiler. Kara Ahmed, Bu müsabakanın finalinde 138 kiloluk Laurent Le Beaucairois&#39;i mağlup ederek &ldquo;Dünya Şampiyonu&rdquo; unvanını kazanan ilk Türk güreşçi oldu.Bu başarıdan bir yıl sonra organizatörler, Kara Ahmed&#39;in karşısına, daha önce üç kez dünya şampiyonu olmuş ve kendisine meydan okuyan Fransız güreşçi Paul Pons&#39;u çıkardılar. Psikolojik baskı ve sinir savaşı altında geçen ilk üç güreşte Kara Ahmed, rakibi Paul Pons&#39;u alt etmesine rağmen, &ldquo;çelme attı&rdquo; iddiasıyla galip sayılmadığı müsabakalardan bir netice alamadı. Paul Pons ise &ldquo;Dünya Şampiyonluğu&rdquo; unvanı için Kara Ahmed&#39;e meydan okumaya devam ediyordu. 12 Ocak 1900&#39;de Kara Ahmed tarafından güreş komitesine gönderilen bir mektup üzerine komite, Türk pehlivanın taşıdığı &ldquo;Dünya Şampiyonluğu&rdquo; unvanı için Kara Ahmed ile Pons arasında son defa olarak bir güreş yapılmasına karar verdi. İki saat sürecek müsabakanın şartlarına göre Paul Pons, bu dördüncü güreşte de Kara Ahmed&#39;i yenemezse unvan Fransızların &ldquo;Karamel&rdquo; adını taktıkları Türk pehlivanda kalacaktı.15 Ocak 1900&#39;de Paris&#39;in &ldquo;Folier Berger&rdquo; tiyatrosunu akşamdan doldurmaya başlayan seyirciler yerlerini almışlardı. Adeta iğne atılsa yere düşmeyecek derecede kalabalık vardı. Saat 11.00&#39;da çalınan güreş marşıyla sahne perdeleri kalktı. İki pehlivan da ortaya geldiler. Verilen işaret üzerine önce birbirleriyle tokalaştıktan sonra hamleler başladı. Paul Pons&#39;un hamle yapacak cesareti yoktu. Güreşçiler başlarını birbirlerinin omuzlarına dayayarak fırsat kollarken bir aralık Pons, Kara Ahmed&#39;e hamle etmek istediyse de Kara&#39;nın şiddetli savunması Pons&#39;u eski vaziyetini almaya mecbur etti. Kara Ahmed, Pons&#39;u önden çapraza almak istedi. Pons, yan başı yaparak kurtuldu. Sonra Pons, Kara Ahmed&#39;i önden ve koltuklarının altından çekerek çifte kaz kanadı yaptı ve uzun kollarını Kara Ahmed&#39;in yüzünde birleştirdi. Artık herkes Kara Ahmed&#39;in sert bir şekilde yere düşeceğini ve o sırada sırtı yere gelerek mağlup olacağını zannederken, Kara Ahmed&#39;in şiddetle silkinmesi üzerine yere Pons, yüzü koyun düştü. Seyirciler hayret ve şaşkınlık içerisinde bu hamleyi alkışlayarak &ldquo;Brova Kara Ahmed!&rdquo; &ldquo;Yaşa Türk!&rdquo; sesleriyle, tiyatro salonunu çın çın inletmeye başladı. Kara Ahmed&#39;in Pons&#39;a yerden kalkmasını söylemesi üzerine güreş ayakta devam etti. Kara Ahmed ne zaman isterse rakibini yere düşürüyor, fakat bir türlü vücudunu çevirmeyi başaramıyordu. İki saat süreceği açıklanan güreşin son dakikalarında Pons&#39;un hamlelerini savuşturan Kara Ahmed, bitiş düdüğünün çalmasıyla birlikte galibiyetini ilan etti. Çünkü Pons&#39;un meydan okumasına karşılık, belirlenen şartlara göre bu dördüncü güreşte de Kara Ahmed&#39;i yenemezse unvan Türk pehlivanda kalacaktı. &ldquo;Pehlivanlar Pehlivanı, Şampiyonlar Şampiyonu&rdquo; olan Kara Ahmed&#39;in galibiyetinin ilan edilmesi üzerine seyirciler &ldquo;Folier Berger&rdquo; tiyatrosunu alkışlarla inletmeye başladılar. Kadın-Erkek herkes sandalyeler üzerine çıkmış şapka, mendil ve bastonlarını sallayarak &ldquo;Bravo Kara Ahmed!&rdquo;, &ldquo;Yaşa Türk!&rdquo; diye bağırıyorlardı. Kara Ahmed de nazik reveranslar yaparak halkın sevgi gösterilerine karşılık veriyor ve öpücükler yolluyordu. Altın kemerin takıldığı sırada seyirciler tarafından atılan çiçeklerle adeta bir çiçek bahçesine dönüşen sahneden çekilen Kara Ahmed&#39;i tiyatro dışarısında bekleyen seyirciler onun kapıda görünmesi üzerine tekrar ortalığı alkış ve &ldquo;Yaşa! &ldquo;Bravo&rdquo; şeklindeki tezahüratlarla inletmeye başladılar. Buna karşılık mağlup olan Paul Pons ise öfkeli ve sinirli bir şekilde Kara Ahmed&#39;in elini bile sıkmadan orayı terk etmişti. Pehlivanlar Pehlivanı olan ve unvanını koruyarak İstanbul&#39;a dönen Kara Ahmed, Sultan II. Abdülhamid tarafından Osmani Nişanı ile ödüllendirildi ve kendisine maaş bağlandı. Kazandığı güreşler ise Türk basınını günlerce meşgul ederek dönemin gurur kaynaklarından biri oldu.***Güreştikleri arasında ünlü güreşci Laurent de vardı. Bununla yapılan bir saat 6 dakikalık çok sert güreşte, Kara Ahmed galip gelmiş ve ayakta alkışlanmış ve Kara Ahmed Cihan Pehlivanı il&acirc;n edilerek altın madalya ve para almıştır.Kara Ahmed ünlü Rus güreşçisi Pytlasinski&#39;yi de 53 saniyede yenerek onun Paris&#39;i terk etmesine neden olmuştur. Kara Ahmed bundan sonra Berlin&#39;de, Viyana&#39;da, Hamburg&#39;de, Peşte&#39;de birçok güreşler yaptı. Fakat bu sırada Kara Ahmed&#39;in ayakları şişmekteydi. Bu kalbinden rahatsız oluşunun ilk belirtisiydi. Fakat kendine hiç bakmıyor ve tedaviye de yanaşmıyordu. 21 Ekim 1900 tarihinde İstanbul&#39;a döndü. Fakat 1902 yılı Ocak ayında eşi ile Paris&#39;e gitti. Burada yaptığı güreşlerde hep galip geldi. 14 Mart 1902&#39;de Petersen ile güreşti. Güreş esnasında göğsünde ve kollarında sancılar başladı ve güreşi yarıda bırakarak hastahaneye yattı. Birkaç gün tedavi gördü. Bu onun son güreşi idi.***16 Mayıs 1902&#39;de İstanbul&#39;a döndü. Artık küçük bir ev alıp eşi Ayşe ile İstanbul&#39;a yerleşmek istiyordu. Kendisine Aksaray etrafında bir ev haberi verdiler. 25 Mayıs Pazar günü sabahı Aksaray&#39;da Sinekli Bakkal&#39;da Erzurumlu Rıza&#39;nın kahvesi önüne geldiklerinde, Ahmed &ldquo;Bir fenalık hissediyorum&rdquo; diyerek yere düştü. Buradan zorlukla kalkarak arkadaşı Hayri ile kahveye girdiğinde iki defa &ldquo;Ah, Ayşe&rdquo; diyerek vefat etti. Saat 14.30&#39;da sekteyi kalpten ölmüştü.Cenazesi Süleymaniye Camii civarındaki Deveoğlu yokuşunda bulunan Hamza Bali Camii&#39;ne kaldırıldı. 26 Mayıs 1902 Pazartesi günü sabahı yıkanıp, kefenlendikten sonra, kendisini seven büyük bir halk topluluğu tarafından Unkapanı&#39;na indirilip oradan kayıkla Eyüp Sultan Camii&#39;ne götürüldü. Öğle namazından sonra cenaze namazı kılınarak Piyer Loti&#39;ye çıkan yokuşun başında sol taraftaki mezarlığa gömüldü.Vefatında 32 yaşında olan Kara Ahmed, defnedildikten sonra o akşam mezarının yanından geçenler kabrin içinden derinden derine bir takım seslerin gelmekte olduğunu duyarak, bunu hemen yetkililere bildirdiler. Ertesi gün pehlivanın kabri açıldığında, Kara Ahmed&#39;in göğsünün, ellerinin ve yüzünün kanlar içinde olduğu, yani tırnaklarıyla göğsünü parçaladığı görüldüğü öne sürülmüştü&hellip; ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_173632634.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ KARA AHMED - BİR CİHAN PEHLİVANI ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_173632634.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[CEBELLİ FUTBOLCULAR ANTALYA SOCCER CUP 2019’A KATILDILAR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-futbolcular-antalya-soccer-cup-2019a-katildilar/978/</link>
            <description><![CDATA[Bursa'daki Cebelliler Kültür ve Dayanışma Derneği'nin çatısı altında toplanan veteran futbolcularımız, her yıl olduğu gibi, bu yıl da Antalya'da düzenlenen geleneksel Soccer Cup 2019 Turnuvası'na katıldılar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebelli-futbolcular-antalya-soccer-cup-2019a-katildilar/978/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Thu, 09 May 2019 16:01:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>CEBELLİ FUTBOLCULAR ANTALYA SOCCER CUP 2019&#39;A KATILDILAR</p><p>Bir zamanlar Cebel kasabasının futbol takımında uzun yıllar oynayan yıldız futbolcular, Türkiye&#39;de de sportif faaliyetlerini devam ettirmekte.</p><p>Bursa&#39;daki Cebelliler Kültür ve Dayanışma Derneği&#39;nin çatısı altında toplanan veteran futbolcularımız, her yıl olduğu gibi, bu yıl da Antalya&#39;da düzenlenen geleneksel Soccer Cup 2019 Turnuvası&#39;na katıldılar.</p><p>Geçen yıllarda, aynı turnuvada güzel maçlar çıkarmalarına karşın, şansızlık sonucu veda etmek zorunda kalmışlardı. Bu sefer çok güçlü kadro oluşturan Cebelli veteranlar, amatör ruhları ile Antalya&#39;daki turnuvaya renk kattılar ve 40 takım arasında ön sıralara çıkmayı başardılar.</p><p>Türkiye Profesyonel Liglerinde forma giymiş birçok eski yıldız futbolcular da turnuva kapsamında değişik takımlarda sahaya çıktı.</p><p>Cebel Derneği&#39;nin Spor Komisyonu Başkanı ünlü futbolcu Bedri Cebelli ise şunları ifade etti;</p><p>&quot; Bu sefer bizim takımın ana sponsoru başarılı Cebelli sanayici ve işadamı Alattin Akar beyefendi oldu, kendisine katkılarından dolayı, gazetemizin aracılığı ile çok teşekkür ederiz. Bizler, bu turnuvaya her yıl ailelerimiz ve dostlarımız ile beraber katılıyoruz, böylece birkaç gün güzel bu tatil beldemizde tatil ve spor yapmış oluyoruz. Bu sefer de şampiyon olamadık ama plaket aldık...&quot;</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1949439622.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ CEBELLİ FUTBOLCULAR ANTALYA SOCCER CUP 2019’A KATILDILAR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1949439622.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NURGÜL SALİMOVA ARTIK BÜYÜK USTA]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/nurgul-salimova-artik-buyuk-usta/949/</link>
            <description><![CDATA[Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladığımız bir günde, ajanslar genç bir Türkün satranç sporunda ulaştığı müthiş başarısından bahsetti.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/nurgul-salimova-artik-buyuk-usta/949/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 23 Apr 2019 13:44:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>NURGÜL SALİMOVA ARTIK BÜYÜK USTA</p><p>Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladığımız bir günde, ajanslar genç bir Türkün satranç sporunda ulaştığı müthiş başarısından bahsetti.</p><p>16 yaşındaki kızımız Nurgül Salimova, artık bayanlarda Büyük Usta (Grand Master) unvanını elde etmiş durumda.</p><p>Büyük Usta Nurgül Salimova, Tırgovişte (Eski Cuma) iline bağlı Krepça ( Kirepçe) köyünde doğup büyümüştür.</p><p>Aysel MERT</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_430891497.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NURGÜL SALİMOVA ARTIK BÜYÜK USTA ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_430891497.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ŞAMPİYONLUK KUPASINI YENİDEN SİDELYA KAZANDI]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sampiyonluk-kupasini-yeniden-sidelya-kazandi/892/</link>
            <description><![CDATA[Mestanlı'da düzenlenen ulusal masa tenisi turnuvasında, 12 yaşındaki Sidelya Mutlu ikinci deva şampiyonluk kupasını kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sampiyonluk-kupasini-yeniden-sidelya-kazandi/892/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 11 Mar 2019 16:24:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ŞAMPİYONLUK KUPASINI YENİDEN SİDELYA KAZANDI</p><p>Mestanlı&#39;da düzenlenen ulusal masa tenisi turnuvasında, 12 yaşındaki Sidelya Mutlu ikinci deva şampiyonluk kupasını kazandı.</p><p>Büyük bir gelecek vaat eden küçük sporcu, Eğridere &quot;Yunak 2005&quot; spor kulübü adına yarışmakta. Sidelya&#39;nın, bu başarılarında antrenörü Beyhan Emin&#39;in katkısı çok büyük.</p><p>Aynı yaş grubunda ikinci sıraya Elif Sabri (SKTM &quot;Rodopi&quot;- Mestanlı) yerleşirken, üçüncü ise Popovolu Veda Niyazieva oldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_12227754.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ŞAMPİYONLUK KUPASINI YENİDEN SİDELYA KAZANDI ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_12227754.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ŞAMPİYONLAR ŞAMPİYONU HALİL MUTLU EFSANESİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sampiyonlar-sampiyonu-halilmutlu-efsanesi/879/</link>
            <description><![CDATA[Olimpiyat ve Dünya şampiyonu Halil Mutlu ile arkadaşımız Gülşen Ahmetoğlu, başkent Ankara'da görüştü.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sampiyonlar-sampiyonu-halilmutlu-efsanesi/879/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2019 22:58:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ ŞAMPİYONLAR ŞAMPİYONU HALİL MUTLU EFSANESİOlimpiyat ve Dünya şampiyonu Halil Mutlu ile arkadaşımız Gülşen Ahmetoğlu, başkent Ankara&#39;da görüştü.- Sevgili Sayın Halil MUTLU kardeşim, ilk önce Bulgaristan Türklerine yönelik ulusal yayın yapan Misyon Gazetesi için çok özel bir röportaj vermeyi kabul ettiğiniz için, okuyucularımız ve sevenleriniz, hatta, bütün Bulgaristan Türkleri adına çok teşekkür ediyorum.- Ne demek, Gülşen Hanım! Asıl benim Sizlere bir teşekkür borcum var. Nacizane şahsiyetime gösterdiğiniz yakın ilginiz, beni bir hayli mesut etti.- Ülkemizde neredeyse sizi tanımayan ve sevmeyen yok, yine de kısaca kendinizi, çekirdek ailenizi, eşinizi ve çocuklarınızı bize tanıtır mısınız?- Ben, 14.07.1973 yılında, Bulgaristan&#39;ın Kırcaali şehrine bağlı Uzuncalar köyünde, ailemin en küçük ferdi olarak dünyaya geldim. 2004 yılında, benim gibi sporcu olan, ancak jimnastik sporuyla ilgilenen eşim, sevgili Seher Hanımla evlendim. Şu anda Tuna ve Arda olmak üzere iki oğlumuz var. Tuna - 2004 yılı, Arda ise 2007 yılı doğumlu.- Bizim okuyucularımız şunu merak ediyor, sporcu bir aile olduğunuzdan dolayı, çocuklarınız sporla ilgileniyor mu?- Sporcu bir ailenin, sporcu çocukları olur derler ya, bizim çocuklarımız şu an eskrim sporuyla uğraşıyor. Evet, çocuklarımızın spora ilgisi var. Yavrularımız 3-3,5 yaşından beri spor salonlarından çıkmıyorlar. Çeşitli spor alanlara yönlendirdik onları. Jimnastikten başladık, yüzmeye, tenise, resim kursuna gönderdik, birini atletizme göndermeyi düşündük. Meşgale olabileceğine, seveceklerine, yapabileceklerine inandığımız spor ve sanatın çeşitli branşlarında, kendilerine en uygun yerlere göndermeye özen gösterdik. Ama ne hikmetse, her ikisi de eskrim branşını seçtiler. Tabi, gönül isterdi ki, ikisinden birisi jimnastikle, diğeri de halterle ilgilensin ama artık ikisi de severek eskrim yapıyorlar. Bizim için önemli olan da buydu zaten...- Eşiniz de eski bir sporcu ve kıymetli bir insan olarak, Sizin hayatınızda neler ifade ediyor?- Biliyorsunuz ki, bir aileyi aile yapan, ayakta tutan kadındır. Dolayısıyla benim eşim bizim ailemizde saygın bir yere sahiptir. Biliyorsunuz, her ne kadar şu an bir görevde bulunmasam da, ben biraz yoğun bir insanım. Programlarım olduğundan dolayı, şehir dışına çok sık çıkıyorum. Genelde bütün ailenin yükü tamamıyla eşimin üzerinde. Sporcu bir eşe sahip olmasaydım, bütün bunlara ne kadar katlanırdı bilemiyorum. Ama ben istediğim zaman istediğim programa katılabiliyorum. Dolayısıyla ben şu an bu kadar sosyal olmamı veya yapmış olduğum işlerden uzak kalmamamı hep eşime borçluyum.- Dünyaca ünlü bir halterci olarak, elde ettiğiniz sonuçlar, kazandığınız toplam madalyalar ve rekorlar ne kadar?- Şöyle söyleyeyim, başarılarımı ben de internet üzerinden takip ediyorum, çünkü tam olarak bilmiyorum sayısını. Ama bildiğim kadarıyla 25, ya da 27 tane Dünya rekorum, 10 tane Avrupa şampiyonluğum, 5 tane Dünya şampiyonluğum, bunların yanında birer tane gençlerde Avrupa ve Dünya şampiyonluklarım, 3 Olimpiyat şampiyonluğum, 3 Akdeniz Oyunları şampiyonluğum, çeşitli turnuvalarda zaten bir sürü birinciliğim var. Benim için başarılarımın hepsi önemli, fakat Dünya ve Olimpiyat şampiyonluklarımın önemi biraz daha ayrıdır. Tabi ki, her zaman da birinci olmadım. Az önce saymış olduğum yarışmaların dışında, ikinci ve üçüncülüklerim de var. Yani dolayısıyla, gerçek anlamda başarılarımın sayısını bilmiyorum. Ama az önce saydıklarım, bugüne kadar elde ettiğim en büyük spor başarılarım. Yani başarılar var, Allah&#39;a çok şükürler olsun! Az diye yola çıktık ama bayağı da biriktirmişiz...- Halter sporunda örnek aldığım dediğiniz değerli hemşerimiz ve efsanevi Naim Süleymanoğlu&#39;nun vefatından 1 yıl sonra, onunla ilgili neler söylemek istersiniz?- Şimdi insanlar genelde altı ay sonra, bir yıl sonra diyorlar ya; gerçek anlamda ifade edeyim, Naim ağabeyle ilgili soru sorulduğunda, o gün zaman durmuş gibi, dünmüş gibi benim için. Sanki hiç vefat etmedi! Belki de şundan kaynaklanıyor olabilir bu durum. Naim ağabeyin son zamanlarında yanında bulunamadık. Sporcuyken evet, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu ama spordan koptuktan sonra ve Naim ağabey İstanbul&#39;a yerleştikten sonra, tabi ki, görüşmelerimiz çoğunlukla hep telefondan oldu. Yüz yüze, belki de, senede bir defa bir araya gelirdik. Onun dışındaysa, dediğim gibi, daha çok telefondan konuşurduk. Belki de onun için, bu şekilde soru sorulmadığı sürece, hala Naim ağabey benim için hayatını İstanbul&#39;da idame ettirmekte... Belki de, psikolojik olarak, tam bilemiyorum ama kendi adıma tam olarak onu kaybetmiş gibi değilim. Ancak böyle sorularla karşılaştığımda; &lsquo;&#39;Eyvah! Evet, Naim ağabeyimi de kaybettik!&#39;&#39; diyoruz ama o süreç orada kaldı. Şöyle ifade edeyim; Herkes için Naim ağabey çok önemli ama benim için ilk spora başladığımda, artık o ulaşılmaz bir yoldaydı. Belli bir zaman sonra, belli bir ortamları paylaşdıktan sonra, 10 yaşındaki düşüncelerimle, bugünkü düşüncelerim arasında dağlar kadar fark var. Neden derseniz, ilk başında benim için ulaşılmaz olan insanla kardeşten öte olduk biz, tabi ki, ağabey derdim ona her zaman ama ağabeyden de öte bir  arkadaşlığımız oldu. Aynı odayı paylaşırdık, sorunlarımız aşağı yukarı aynısıydı&hellip; Hani nasıl diyebilirim, bilemiyorum. Naim ağabey olunca söz konusu, insan biraz afallıyor. Herkes için büyük kayıp ama benim için ayrı bir kayıp ve felaket. Acısıyla tatlısıyla paylaşmış olduğumuz bir koskoca ömür var. Çok özlüyorum kendisini. Gerçekten yeni bir olaymış gibi düşünüyorum. Bir de bu süreci düşündüğümde, zamanın ne kadar çabuk geçtiğinin de farkına varıyorum aslında...- Ülkemizdeki Türk halterinin ve sporun genel durumu hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyim?- Zaten sadece Türk halteri için  cevap verdiğim zaman, Türk sporunun genel durumuna cevabı vermiş oluruz. Maalesef, bu soru en çok sorulan ama en istemeyerek cevap verdiğim sorulardan birisi. Ne yazık ki, durumumuz çok kötü. Git gide daha iyi olmasını beklerken, biz günden güne daha kötü oluyoruz. Elimizdeki mevcut sporcularımızdan faydalanamadık. Önceden sporcularımız çok zor yetişirdi ve onları kaybetmemiz de çok zordu. Ama günümüzde öyle bir hal aldı ki, sporcularımızı çok çabuk kaybediyoruz... Önceden ekonomik anlamda spora aktarılan kaynaklar, bu kadar fazla değildi ama çok başarılıydık, bütün branşlar için söylüyorum bunu. Ama imk&acirc;nlarımız, özellikle ekonomik anlamda arttıkça biz hızla gerilemeye başladık. Bunun sebebi bu ekonomik gücü yöneten kişilerin ehil insanlar olmamalarıdır bence. Çünkü bakmış olduğumuz zaman, şu anda spor federasyonlarına başkanlık yapan kişilerin çoğu, başkanlık yaptıkları alanı, kendileri bile bilmiyorlar. Ama, maalesef, hala o branşları yönetmeye devam ediyorlar. Doğru insanların, doğru yerde olmadığından kaynaklandığını düşünüyorum. Tabi ki, sanatta, sporda ve insanın olduğu her alanda ekonomik kaynak, gerçekten çok önemli. Ama bunun önemi ne zaman ön plana çıkar, ekonomik kaynağı doğru kullandığınız zaman. 2016&#39;da yapılan Olimpiyatlardan sonra, &lsquo;&#39;Bir sonraki Olimpiyatlarda daha iyi olacağız!&#39;&#39; dediler ama az önce de belirttiğim gibi, zaman çok çabuk geçiyor ve önümüzdeki sene yeni Olimpiyatlar var. Olimpiyat öncesine kadar, &lsquo;&#39;Bundan daha kötü olamaz, inşallah, bu olimpiyatlar daha iyi olacak!&#39;&#39; diye verdiğim demeçlerde belirtsem de, artık onu da söylemeye korkuyorum. Çünkü son zamanlarda spora baktığımızda, dibe vurduğumuz için, &ldquo;Kötünün kötüsü de varmış!&rdquo; düşüncesi oluştu. Artık silkelenmemiz lazım. Bu önümüzdeki sene mi olur, bir daha ki dönem mi olur, artık onu bilemiyorum, zaman gösterecek. Ama ben sporun içinde olan birisi olarak, üzülerek şunu söylüyorum; &lsquo;&#39;Sporun durumunu pek iç açıcı bulmuyorum ve bundan da hiçbirimiz, hiçbir ders çıkarmıyoruz.&#39;&#39; İşin aslı budur!- Sporcu olarak yaptıklarınız ortada, fakat bundan sonra Türk sporuna nasıl ve nerelerde hizmet etmek istiyorsunuz? Bu konuda hedefleriniz nedir? Hidayet Türkoğlu ve Hamza Yerlikaya gibi başarılı eski sporcuların siyasete ve yönetim kademesine ilgi ve alakası çok fazla. Türkiye&#39;de bu kadar fazla başarılı Bulgaristan göçmeni sporcumuz olmasına rağmen siyasette, bürokraside ve idari yönetim kadrolarında tek bir kişinin bile olmamasını siz nasıl açıklıyorsunuz? Asrın şampiyonu Halil MUTLU olarak, siyaset, bürokrasi veya yönetim kadrolarında yer alma gibi bir düşünceniz var mı?- Şimdi, bir de devlet büyüklerimize haksızlık etmeyelim, kendi adıma söyleyeyim ben. 2004 yılında, Olimpiyat şampiyonu olduktan sonra, o zamanki Başbakanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan Bey beni aradı. &lsquo;&#39;Bu kadar spor yaptın, ülkene hizmet ettin, bu ülke sana çok şey borçlu, bundan sonra gel, siyaset yapalım!&#39;&#39; diye, kendisi telefonda bana teklif etti, ben ise daha Atina&#39;da bulunuyordum. Tabi ki, ben her vatandaş gibi, ülkeme her noktada hizmet etmek isterim. Bu siyaset olabilir, en güzel hizmet edilecek alanlardan biridir aslında ama becerebildiğin sürece. Ben kendilerine o an şöyle bir ifade kullandım; &lsquo;&#39;Sayın Başbakanım, teşekkür ediyorum, ama bir Olimpiyat daha görmek istiyorum. Bir dört sene daha spor yapmak istiyorum. Çünkü dünyada bir ilki gerçekleştirmek istiyorum. Evet, üç defa Olimpiyat şampiyonu olan sadece dört -beş arkadaş var. Ama dört tane ayrı Olimpiyatta, aynı branştan şampiyonluk alan kimse yok. Ben de bu dünyada bir ilki gerçekleştirmek için dördüncü olimpiyat şampiyonluğunu denemek istiyorum ve bunu da başaracağıma inanıyorum. Ayrıca ben bu ismi halter ile kazandım ve bugüne kadar hep kendimden sorumlu oldum. Ben şu anda birden siyasete atılmaya, kendimi hazır hissetmiyorum. Benim önce spora ve halter branşına var olan borcumu ödemem lazım. Bu süreç içerisinde hem kendimi geliştiririm, hem de güzel şeyler başarırsam, ondan sonra ismimden geriye bir şeyler kalırsa, o da siyasete ve sizlere feda olsun!&#39;&#39; dedim. O zaman da kendisi bana şöyle bir şey söyledi; &lsquo;&#39;Haddini bilmek güzel bir şey. Senin gibiler bu ülkede az kaldı. Seni tebrik ediyorum, takdir ediyorum. Ben burada olduğum sürece, senin de yanımda bir tane sandalyen var&#39;&#39; dedi. Biz öyle helalleştik, teşekkür ettim. Yani dolayısıyla bana o teklif geldi. Ama diyeceksin ki, neden kabul etmedin o zaman. Şimdi siyaset çok farklı bir alan, tabi özellikle bana yabancı bir alan. Türkiye&#39;de insanların siyasete bakış açısı çok farklı. Bir futbol taraftarı gibi siyasi parti tutabiliyorlar. Şimdi ben okul panellerine gidiyorum. Bir Fenerbahçeli olduğumu söylediğim zaman, salonun üçte biri sevinirken, üçte ikisi üzülüyor. Siyaset beni bu noktada da korkuttu aslında. Şimdi benim komşularımdan bir tanesi selamını kesse, ben üzülürüm. Bundan dolayı siyaset, hayatımda hep ikinci planda kalmıştır. Tabi ki, siyaset iyi bir şey ama şu anda zamanı olmadığını düşünüyorum. Bütün siyasetçilerle görüşebiliyorum, görüşüyorum da... Bu süre içerisinde Türk sporuna hizmet etmek istiyorum, Türk sporuna hizmet etmeden siyasete yönelirsem hem kendi camiama, hem Türk sporuna ihanet etmiş olacağımı düşünüyorum. Dolayısıyla biraz daha zaman geçmesine bıraktım bunu. H&acirc;lihazırda, sekiz senedir, Türk sporuna hizmet etme mücadelesi veriyorum ve bu mücadeleden de vazgeçmiş değilim. 2020&#39;de bir defa daha deneyeceğiz tekrar sporumuza hizmet edebilmeyi, çünkü federasyon başkanlığı seçimlerimiz var. Türk sporuna hizmet edemeyeceğimi anladığım noktada da, tabi ki, devletin çeşitli kademelerinde var olmak için, kendime yeni bir yol çizeceğim. Bunu zaman gösterecek ama dediğim gibi ülkeme her kademede hizmet etmek isterim. Az önce bahsetmiş olduğunuz arkadaşlarımız Hidayet olsun, Hamza olsun, bizler gibi sporcuların şu anda normal hayatta var olması biraz düşük. Bizler siyasette de var olabiliriz. Bu biraz kolay, fakat ben kolayı sevmiyorum, hala zorun peşindeyim. Zordan vazgeçtiğim zaman, kolaya dönebilirim. Bir de siyasette bulunmaktan ziyade, ne kadar hizmet edebildiğimiz noktasında, ben aslında varım. Ben oraya gitsem, bir ay da, on sene de hizmet etmiş olsam, benim aslında o süre içerisinde ne başardığım önemli olandır. Ama bunları dediğim gibi zaman gösterecek, şu anda beklemedeyim...- Doğduğunuz ata yadig&acirc;rı topraklar Bulgaristan, Kırcaali ve tabi ki, çok zarif eşiniz Seher Hanımın memleketi Deliorman bölgesi ile bağlarınız ne gibi?- Buraya gelmeden önce, Deliorman ile pek bağım yoktu. Eşimle tanıştıktan sonra, tabi ki, bağlarımız çok sıkı fıkı oldu. Ama buraya gelmeden önce Razgrad ve Deliorman neresi deseydiniz, ben gerçek anlamda bunu bilmezdim. Ben, Bulgaristan&#39;ın Kırcaali şehrinde dünyaya geldim. Belli bir yaşa kadar köydeydim. Kendimi bildim bileli, aileme yardım etmek için, ya inek peşinde, ya tavuk peşinde, ya da tütün tarlasında olurdum. Tütün tarlasında karnımı doyuruyordum. Sabahın dördünde beşinde naylon şilenin altında, rahmetli ağabeyimle beraber uyuduğumu hatırlıyorum. Bulgaristan&#39;da geçen günler hep böyle zorluklar içerisindeydi ve 16 yaşıma kadar bir şekilde orada yaşadım. Çok da haksızlık etmek istemem ama açıkçası, bir iyi günüm olmamasına rağmen, şimdi en çok özlediğim yer köyümdür... Bütün göçmen kardeşlerimizin içerisinde bu özlem vardır zaten. Biz Bulgaristan&#39;da Türk olarak dünyaya geldik. Dolayısıyla oraları asla unutmamak lazım, doğduğumuz yerlere sahip çıkmak lazım. Ne kadar sahip çıkıyoruz sorusu gelecekse, ne yazık ki, pek sahip çıkamıyoruz. Ama özlüyoruz. Kendi memleketim hakkında ne düşünüyorsam, eşimle birlikte tanıdığım Deliorman bölgesindeki kardeşlerimiz, abilerimiz, ablalarımız için de aynısı geçerli. Dediklerim, aslında Edirne&#39;den sonraki her bölgemiz için geçerli. Tabi ki, Ana vatanımız Türkiye, buradaki vatandaşlarımızın da yanlış anlamasını istemem ama bir Bulgaristanlı göçmen olarak duygularımı, özlemimi söyleyebilirim. Ne kadar sıklıkta gittiğimi sorarsanız, pek gidemiyorum, maalesef, ancak bir şeyler vesile olursa gidebiliyorum. Genellikle üç dört senede bir gidip gelebiliyoruz...- Türkiye&#39;ye gitmek zorunda kalan en kalabalık kitle olan Bulgaristanlı göçmenlerle diyaloğunuz  hangi seviyede?- Benim insanlarla diyaloğum genelde iyidir. Tabi ki, karşımda hemşerilerim olunca daha farklı oluyor. Ben, şimdi dediğim gibi çeşitli organizasyonlara giderim, orada birçok kişi beni tebrik ve takdir etmek için gelir. Hoşuma da gider, bundan gurur duyarım. Onlar bana bir adım gelir ama bir göçmen geldiği zaman, senin gibi aynı topraktan gelmiş birisi sizi tebrik ettiğinde, bir adım da ben ona gidip, &quot;Memleketin neresindensiniz?&#39;&#39; diye sorabiliyorum. Eh, tabi ki, insanın hoşuna gidiyor. Özellikle ne kadar kenarda gözüksek de, elimizden geldiğince var olmaya çalışıyoruz. Ben çok yoğun bir insanım, kendi evime bile haftanın iki üç günü gidemiyorum. Sosyal olmaya çalışıyorum. Kendi çapımda okullarda bulunup, gençlerle sohbet etmeye, memleketimizin her yerine gitmeye gayret ediyorum. Özellikle devlet okullarında seminerlere, söyleşilere gitmeye çalışıyorum. Bunun hem benim, hem de oradaki gelecek neslimiz için iyi olduğunu düşünüyorum. Gençlik bana boş zaman bırakırsa, tabi ki, derneklerimizle olmayı isterim. İnsanları seviyorum, ayrımcılık olacağından korkarak söylüyorum ama kendi insanımı da bir apayrı seviyorum... İlişkimiz daha farklı, çünkü kader birliği var. Aynı yolda, aynı sıkıntıları çekmişiz. Zaten bizim bu topraklara o topraklardan geldiğimiz için değil, sıkıntımız bir olduğu için, bir şekilde bizi yaklaştırıyor. Bu nedenle onlara da biraz daha samimi davranmam, kimsenin zoruna gitmemeli diye düşünüyorum.- Bir Fenerbahçeli olduğunuzdan dolayı soruyorum, ne olacak bu Sarı Kanarya&#39;nın hali?- Zannediyorum ki, bu eşiniz  Sebahin Beyin sorusu, bunun sizin sorunuz olmadığı belli. Biraz önce ne dedim ben, &lsquo;&#39;Türkiye&#39;de siyasi partiler futbol takımı gibi tutuluyor.&#39;&#39; Tabi ki, bu siyaset için güzel bir örnektir. Şimdi ben Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe, bundan dört beş sene önce de lig başlangıcında 14- 15 sıraları gördü. O zaman da Fenerbahçelilikten vazgeçmedik, bugün de vazgeçmedik. Çünkü o bizim eğlencemiz, o bir futbol takımı. Dolayısıyla biz Fenerbahçe&#39;den asla vazgeçmeyiz. Ama siyasette öyle değil işte. Bir siyasi partiye destek verirsiniz ve daha iyi şeyler yapacaklarına inanırsınız. Ama ne zaman ki destek vermiş olduğunuz siyasi parti devlete zarar vermeye başlarsa, o noktada yeni birileri zaten siyasette çıkar, yani kısaca farklı arayışlara girip farklı partilere oy verebilirsiniz. Neden, çünkü orası devlet meselesi.- Gözbebeğimiz olan Ana vatanımız Türkiye&#39;nin genel anlamda bugünü ve geleceği ile ilgili duygu ve düşünceleriniz nelerdir?- Ne kadar kara bir tablo olsa da, her zaman geleceğe ben umutla bakmışımdır. İyi olacağına inanıyorum ve bunun için de hepimiz mücadele ediyoruz vatandaşlar olarak. Bizlerin de beklentisi artık çocuklarımız içindir. Onlar için daha iyi bir gelecek, daha hür bir nesil, huzur ve mutluluk bekliyorum. İlk önce, kendi ailem için, sonra sokağım, sonra şehrim, en son ülkeme yansıması için, bu mücadeleyi veriyorum. Dolayısıyla ailede başlayan bir şeyin, ülkemize faydalı olması için ne gerekiyorsa, onu yapmaya gayret ediyoruz. Hiçbir zaman karamsar olmamışımdır. Benim ülkem her şeyin en iyisine layıktır ve inşallah, daha iyisini yapacaktır. Zor süreçlerin de geçeceğine inanıyorum.- Çocuklarınıza göçmenliği yansıtabiliyor musunuz? Anne ve balarının nereden geldiklerini biliyor mu evlatlarınız?- Benim çocuklarımın adlarının Tuna ve Arda olma sebeplerinden biri o. En azından arkadaşları isimlerinin nereden geldiğini sorduklarında, şunları söylemelerini istedim; &lsquo;&#39;Annem, Tuna Nehri etrafından, babam da Arda Boyları&#39;ndan geldiği için birimizin adı Tuna, diğerimiz de Arda&#39;&#39;. İşte, bu cevabı verebilmeleri için, bu isimleri özellikle seçtik. Arda ve Tuna isimleri çok ön planda isimler olduğundan değil, onlar bir nevi benim memleketimin akarsuları yani. Aslında ilk çocuğumuzun adı Arda olacaktı. Seher Hanım, güzelmiş dedi. Ben de güzel olacak, tabi ki, ilk spor kulübümün ismi, dedim. Akabinde Seher Hanım, &lsquo;&#39;Sen yarın öbür gün ikincinin ismini de Fenerbahçe olmasını istersin!&#39;&#39; dedi. Dolayısıyla Tuna&#39;ya biz öyle döndük. Yoksa büyüğün adı Arda, küçüğün adı Tuna olacaktı. Kız olsaydı da zaten Meriç, Balkan ve Pınar gibi yine bizim oralarını anımsatan bir isim bulurduk. Kesinlikle hayalim, çocuklara o toprakları andıracak isimler koymaktı. Onun dışında, tabi ki, bölgemizi, yöremizi, orada da Türklerin yaşadığını biliyor bizim çocuklarımız. İlk gittiğimizde, bayağı bir afallamışlardı. Hani Bulgaristan&#39;da mıyız, Türkiye&#39;de miyiz diye? Ama ekstra olarak, Bulgaristan&#39;ı sevsinler diye herhangi bir şey yapmıyorum. Orayı ön planda pek tutmadım, zaten Türkiye&#39;yi hiçbir zaman geçemezler de. En azından oraların anne ve babalarının memleketi olduğunu artık biliyorlar...- Çok değerli bir hemşerimiz olarak, Bulgaristan Türklerine yönelik tarafsız, objektif ve ilkeli yayın yapmayı rehber edinmiş Misyon Gazetesi&#39;yle ilgili duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?- Vallahi, gazeteyi ilk açtığımda, bizden olduğu besbelli. İlk iki sayfada iki tane yakınımı gördüm. Her yeni sayısını okuduğumuzda, elbette, mutlu oluyoruz. Bu tip konularda ayrımcılık yapmak istemem ama bizim toplumumuzla ben gerçekten gururu duymaktayım. Hani ülkemizde bir tivi kanalımızın ve bir gazetemizin olması, bir profesörümüzle tanışmam, devletin üst kademelerinde birilerinin olması&hellip; Bunlar hep hoşumuza gidiyor. Hepimizin hoşuna gider diye düşünmekteyim. Ben Ankara&#39;dan, bu gazetenin çıkmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum! İnşallah, gazetenin hakkını bizler de bu röportaj ile vermiş oluruz. Bu söyleşimizde başka hiç bir medyaya anlatamadıklarımı rahatlıkla sıraladım, hem de büyük bir içtenlik ve samimiyetle. Her zaman emrinizdeyim. Hayırlısı olsun!- Son olarak Misyon Gazetesi okurlarına, Bulgaristan, Türkiye&#39;de ve Dünya&#39;da yaşayan bütün Bulgaristanlı Türklere neler söylemek istersiniz?- Bizim insanımız her şeye layıktır. Biz mücadele etmeye alışık insanlarız. Bizler taş ve toprakla, dost ve düşmanla mücadele ederek dünyaya gelmişiz! Rodoplar&#39;da, doğal şartlarla mücadeleyle tanıştık. Biz herhangi bir mücadeleden asla vazgeçmeyiz, mücadeleyi severiz. Az önce dediğim gibi, bizim en kolay var olabileceğimiz alanlardan birisi siyasettir. Ben kendi adıma da siyaset kapılarının açık olduğunu biliyorum. Ama sadece siyaset için değil, biz bazı şeylerin zor olmasını istiyoruz ki, kıymetini bilelim, işimize, ya da yapacağımız işlere sahip çıkalım diye. Türk kelimesi, zaten beni kendi içinde heyecanlandıran bir kelime. Tabi ki, bir de Bulgaristan Türkü olunca&hellip; Dünyaya Bulgaristan&#39;da ve bir Türk olarak gelmek apayrı bir duygu. Biz oralarda sosyalist rejim esnasında, belki dinimizden biraz uzak kaldık, yasaklanmaya çalışılmıştır ama en önemlisi de dilimizden asla vazgeçmedik. Dinimizden zaten vazgeçmedik ama kısıtlı ve zor yaşadık. Benim annem, tek Bulgarca kelime bilmiyordu. Dolayısıyla o zamanlar dilimize sahip çıkmışız, fakat özgürlüğümüze kavuştuğumuzda nedense bizler bu konuyu önemsemez olduk. Dediğim gibi, biz mücadeleyle dünyaya gelmişiz ve bu mücadelemiz hayatımızın sonuna kadar devam edecektir. Çocuklarımız ile de devam ettireceğiz. Herkes bizler için dua etti. Hepsinden Allah razı olsun!- Sayın Halil MUTLU, sanırım sorularımızla Sizleri bayağı zorladık ve yorduk ama verdiğiniz cevaplar çok kapsamlı ve değerliydi. Bir kez daha canı gönülden teşekkür ederek, Sizlere veda ediyoruz ve başka bir uygun zamanda, inşallah, yeniden görüşürüz...Gülşen AHMETOĞLU,Ankara ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1367776582.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ŞAMPİYONLAR ŞAMPİYONU HALİL MUTLU EFSANESİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1367776582.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NURGÜL SALİMOVA ANTALYA'YA GELİYOR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/nurgulsalimova-antalya-ya-geliyor/869/</link>
            <description><![CDATA[Ulaştığı bu yüksek başarı, Türk kızı Nurgül Salimova'ya büyükler gruplarında uluslararası çapta bir profesyonel sporcu unvanı kazandırmakta. Genç ve yetenekli satranç ustasının performansını, nisan ayında Antalya'da düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasında, Türkiyeli seyirciler de izleme fırsatı bulacak.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/nurgulsalimova-antalya-ya-geliyor/869/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 26 Feb 2019 00:50:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>NURGÜL SALİMOVA ANTALYA&#39;YA GELİYOR</p><p>Bulgaristan&#39;ın en genç satranç şampiyonu olan, Tırgovişte ili, Krepça köyü doğumlu Nurgül Salimova (15), uluslararası turnuvalarda, 16 yaşı kızlar grubunda yarışmakta ve dünya satranç reyting sıralamasında,kazandığı 2413 puanla, artık kadınlar Top 100 listesinde 51. basamağa kadar yükselmiş durumda.</p><p>Ulaştığı bu yüksek başarı, Türk kızı Nurgül  Salimova&#39;ya büyükler gruplarında uluslararası çapta bir profesyonel sporcu unvanı kazandırmakta.</p><p>Genç ve yetenekli satranç ustasının performansını, nisan ayında Antalya&#39;da düzenlenecek olan Avrupa şampiyonasında, Türkiyeli seyirciler de izleme fırsatı bulacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_813409562.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NURGÜL SALİMOVA ANTALYA'YA GELİYOR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_813409562.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Genç satranç ustası, büyük gururumuz Nurgül Salimova, Dünya sıralamasında birinciliğe yükseldi]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/genc-satranc-ustasi-buyuk-gururumuz-nurgul-salimova-dunya-siralamasinda-birincilige-yukseldi/866/</link>
            <description><![CDATA["Burgaz 64" satranç kulübünün genç üyesi olan 15 yaşındaki Nurgül Salimova, yarıştığı kızlar 16 yaş grubunda, gösterdiği yüksek performansı ile, artık Dünya sıralamasında birinci yere yerleşmiş durumunda. Kadınlar reyting sıralamasında ise 61. yere kadar yükselmiş durumda.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/genc-satranc-ustasi-buyuk-gururumuz-nurgul-salimova-dunya-siralamasinda-birincilige-yukseldi/866/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 24 Feb 2019 00:43:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Genç satranç ustası, büyük gururumuz Nurgül Salimova, Dünya sıralamasında birinciliğe yükseldi&quot;Burgaz 64&quot; satranç kulübünün genç üyesi olan 15 yaşındaki Nurgül Salimova, yarıştığı kızlar 16 yaş grubunda, gösterdiği yüksek performansı ile, artık Dünya sıralamasında birinci yere yerleşmiş durumunda. Kadınlar reyting sıralamasında ise 61. yere kadar yükselmiş durumda.Bulgaristan&#39;daki Türklerin adını Dünya çapında duyurmaya başaran Nurgül Salimova&#39;ya daha büyük başarıları dilemekteyiz! ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1550917820.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Genç satranç ustası, büyük gururumuz Nurgül Salimova, Dünya sıralamasında birinciliğe yükseldi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1550917820.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yeni-bir-yildiz-doguyor/842/</link>
            <description><![CDATA[15 yaşındaki Ayça Halilibrahim, sadece iki aylık bir antrenman sürecinden sonra, iki kez Bulgaristan şampiyonu olan ve spor okulunda eğitim gören rakibini devirerek, 70 kiloda kızlar kategorisinde kupanın yeni sahibi oldu.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yeni-bir-yildiz-doguyor/842/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 02 Feb 2019 19:45:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR</p><p>Güreş sporunda, Kırcaalili yeni bir yıldız doğuyor.</p><p>15 yaşındaki Ayça Halilibrahim, sadece iki aylık bir antrenman sürecinden sonra, iki kez Bulgaristan şampiyonu olan ve spor okulunda eğitim gören rakibini devirerek, 70 kiloda kızlar kategorisinde kupanın yeni sahibi oldu.</p><p>Tebrikler, Ayça!</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_346132767.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_346132767.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TAYYİBE HÜSEYİN YILIN SPORCUSU SEÇİLDİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/tayyibe-huseyin-yilin-sporcusu-secildi/804/</link>
            <description><![CDATA[Bu yıl Avrupa ve Dünya Güreş Şampiyonlukları kazanan Tayyibe Hüseyin, Bulgaristan'da 2018 yılının en iyi sporcusu seçildi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/tayyibe-huseyin-yilin-sporcusu-secildi/804/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 21 Dec 2018 00:30:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TAYYİBE HÜSEYİN YILIN SPORCUSU SEÇİLDİ</p><p>Bu yıl Avrupa ve Dünya Güreş Şampiyonlukları kazanan Tayyibe Hüseyin, Bulgaristan&#39;da 2018 yılının en iyi sporcusu seçildi.<br /><br />Genel klasman;</p><p>1. Тайбе Юсеин<br />2. Мирела Демирева<br />3. Александра Начева<br />4. Биляна Дудова<br />5. Стойка Петрова<br />6. Кубрат Пулев<br />7. Габриела и Стефани Стоеви<br />8. Кирил Милов<br />9. Катрин Тасева<br />10. Александра Жекова</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1921529012.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TAYYİBE HÜSEYİN YILIN SPORCUSU SEÇİLDİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1921529012.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[BAL-GÖÇ'ÜN BOWLİNG TURNUVASI BÜYÜK HEYECAN YARATTI]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bal-goc-un-bowling-turnuvasi-buyuk-heyecan-yaratti/788/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Engelliler Günü münasebetiyle, her yıl Aralık ayında engelli kardeşlerimiz ile derneğimizin üyelerini bir araya getirerek, farklı ve anlamlı bir spor turnuvası düzenliyoruz.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bal-goc-un-bowling-turnuvasi-buyuk-heyecan-yaratti/788/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 09 Dec 2018 19:05:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ BAL-GÖÇ&#39;ÜN BOWLİNG TURNUVASI BÜYÜK HEYECAN YARATTI<p>Dünya Engelliler Günü münasebetiyle, her yıl Aralık ayında engelli kardeşlerimiz ile derneğimizin üyelerini bir araya getirerek, farklı ve anlamlı bir spor turnuvası düzenliyoruz.</p><p>Bugün gerçekleştirdiğimiz turnUvaya yine büyük ilgi vardı ve yüzden fazla sporcu, kupa ve madalyalarımız için kıyasıya yarıştı.</p><p>&quot;Engelliler İle El Ele!&quot; motosu altında tertiplediğimiz bu yılki geleneksel BAL-GÖÇ Bowling Turnuvası&#39;nı Eğridereliler Kültür ve Dayanışma Deneği&#39;nin Bowling Takımı kazaandı. Dereceye giren bütün takım ve sporculara madalya ve kupalar takdim edildi. </p><p>Sabri GÖKTÜRK</p><p><br /> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_309607984.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ BAL-GÖÇ'ÜN BOWLİNG TURNUVASI BÜYÜK HEYECAN YARATTI ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_309607984.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TAYBE HÜSEYİN ATIK BİR DÜNYA ŞAMPİYONU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/taybe-huseyin-atik-bir-dunya-sampiyonu/740/</link>
            <description><![CDATA[Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de düzenlenen güreş şampiyonasında, Bulgaristanlı Taybe Hüseyin, Dünya Şampiyonu unvanını kazandı. 62 kilogramda yarışan Taybe, finalde Japon Ökako Kavay'ı 6:2 sonuçla mağlup etmeyi başardı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/taybe-huseyin-atik-bir-dunya-sampiyonu/740/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 26 Oct 2018 01:35:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TAYBE HÜSEYİN ATIK BİR DÜNYA ŞAMPİYONU</p><p>Macaristan&#39;ın başkenti Budapeşte&#39;de düzenlenen güreş şampiyonasında, Bulgaristanlı Taybe Hüseyin, Dünya Şampiyonu unvanını kazandı. 62 kilogramda yarışan Taybe, finalde Japon Ökako Kavay&#39;ı 6:2 sonuçla mağlup etmeyi başardı.</p><p>27 yaşındaki Taybe Hüseyin&#39;in şimdiye kadar, 2 Dünya ikinciliği ve bir Avrupa birinciliği bulunuyor. Böylece, son beş yılda, Bulgaristan için ilk şampiyonluk kupasını da kazanmış oldu.</p><p>Aysel MERT</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_207636944.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TAYBE HÜSEYİN ATIK BİR DÜNYA ŞAMPİYONU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_207636944.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[EMİRCAN ŞAMPİYON OLDU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/emircan-sampiyon-oldu/731/</link>
            <description><![CDATA[Haskovo boks kulübünün sporcusu Emircan Mehmet, Rusya'da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası'ndaki müsabakalarda, 63 kilogramda şampiyon oldu. Genç şampiyonumuzu tebrik ederiz!]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/emircan-sampiyon-oldu/731/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 16 Oct 2018 21:38:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ EMİRCAN ŞAMPİYON OLDUHaskovo boks kulübünün sporcusu Emircan Mehmet, Rusya&#39;da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası&#39;ndaki müsabakalarda, 63 kilogramda şampiyon oldu. Genç şampiyonumuzu tebrik ederiz! ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_499475160.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ EMİRCAN ŞAMPİYON OLDU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_499475160.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[OĞLUM MUSTAFA’NIN BÜYÜK AZMİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/oglum-mustafanin-buyuk-azmi/715/</link>
            <description><![CDATA[Ben eminim ki, Türkiye'deki bir spor kulübü adına yarışmaya başlasa ve orada üniversite eğitimini tamamlamış olsa, daha büyük ve çok daha başarılı bir sporcu olmasına olanaklar sağlanacaktır.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/oglum-mustafanin-buyuk-azmi/715/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 08 Oct 2018 17:39:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ OĞLUM MUSTAFA&#39;NIN BÜYÜK AZMİ Büyük oğlum Mustafa Mustafa, küçük yaşlardan beri büyük bir azimle ve seve seve atletizm sporu ile uğraşıyor.İlk resmi yarışmasına 2011 yılında katıldı. Ulusal atletizm şampiyonasının salon yarışlarına katıldı, 400 ve 800 m. koşularında başarı elde etti.2014 yılındaki şampiyonada ise çoklu yarışa katılarak, 10 branşta yarıştı ve üçüncü yerde kaldı. Ertesi yıl kış oyunlarında, hazırsız olmasına rağmen, 800 metreyi 2.04 dakikada koşmayı başardı. Bu yarıştan  sonra antrenmanlarına daha fazla yoğunlaştı ve yaz sezonu yarışmalarında 800 m. (1.59) ve 1500 metrede (4.09) gümüş ve tunç madalyaların sahibi oldu.Bu zaferlerinden sonra ise Stara Zagora, Filibe, Karnobat, Sofya ve Ruen&#39;de düzenlenen şampiyona ve turnuvalara katıldı. Her yarıştan ödüllerle döndü ve bütün ailemizin gurur kaynağı oldu. Bir anne olarak, ben de her zaman oğlumun başarılarıyla çok gururlanıyorum ve onur duymaktayım. Oğlum, atletizm sayesinde çok güçlü bir iradeye, çalışma azmine ve hırsına büründü. Aynı zamanda derslerinde de her zaman çok başarılı oldu. Bu yıl üniversiteye başladı.Bir yıl öncesi &quot;Atlet Pomoriye&quot; takımına transfer oldu. Antrenörü de Atanas Atanasov. 2018 yılının başında, 8 000 metre (28:30) yarışlarında yine şampiyon oldu. Bu geçen sezonda bir çok yarışa katıldı ve ödüller kazandı. Şimdiye kadar, çeşitli atletizm yarışlarından 33 madalya ve 3 kupa kazanmış oldu. Ulaştığı şahsi en yüksek dereceleri de şöyle; 400 м - 52,48, 800 м - 1.58, 1500 м - 4.09 ve 5000 м - 16:09.Oğlum Mustafa, artık daha büyük yarışlara katılmak için hazırlanıyor. Benim bir anne olarak arzum ise, Mustafa&#39;nın spor kariyerine Anavatanımız Türkiye&#39;de devam  etmesidir. Ben eminim ki, Türkiye&#39;deki bir spor kulübü adına yarışmaya başlasa ve orada üniversite eğitimini tamamlamış olsa, daha büyük ve çok daha başarılı bir sporcu olmasına olanaklar sağlanacaktır. Bilindiği gibi, şu an yaşadığımız ülke büyük bir ekonomik burhan ve zorluklar içerisinde. Bizde şu an büyük sporcular yetiştirilmesi hayal bile edilemez...Sevgi MUSTAFA,Burgaz ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_52541155.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ OĞLUM MUSTAFA’NIN BÜYÜK AZMİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_52541155.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[HASAN İSAEV GENÇ GÜREŞÇİLERİ TEBRİK ETTİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/hasan-isaev-genc-gurescileri-tebrik-etti/699/</link>
            <description><![CDATA[Serbest güreşte Dünya ve Olimpiyat Şampiyonumuz Hasan İsaev, hala güreşten kopmuş değil.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/hasan-isaev-genc-gurescileri-tebrik-etti/699/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Thu, 20 Sep 2018 20:32:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ HASAN İSAEV GENÇ GÜREŞÇİLERİ TEBRİK ETTİSerbest güreşte Dünya ve Olimpiyat Şampiyonumuz Hasan İsaev, hala güreşten kopmuş değil.Güreş Spor Kulübü &quot;Lütvi Ahmedov&quot; tarafından, başarılı güreşçileri onore etmek için bugün düzenlenen ödül törenine, &quot;Güreş Profesörü&quot; olarak nam salmış, dünyada bütün zamanların en iyi güreşçilerinden birisi olarak bilinen büyük şampiyon da katıldı ve genç sporcuları tebrik etti. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1371309740.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ HASAN İSAEV GENÇ GÜREŞÇİLERİ TEBRİK ETTİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1371309740.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[OSMAN DURALİEV'İN ALTIN KEMERİ AKSEL'İN OLDU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/osman-duraliev-in-altin-kemeri-aksel-in-oldu/690/</link>
            <description><![CDATA[12 yaşındaki sporcuya dünyaca ünlü şampiyon güreşçimiz Osman Duraliev'in sembolik altın kemeri takdim edildi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/osman-duraliev-in-altin-kemeri-aksel-in-oldu/690/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 11 Sep 2018 21:56:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>OSMAN DURALİEV&#39;İN ALTIN KEMERİ AKSEL&#39;İN OLDU</p><p>Kemaller&#39;in (İsperih) Spor Bayramı&#39;da, doksandan fazla güreşçi de yarıştı.</p><p>Güreş turnuvasının en iyi güreşçi unvanını ise Aksel KADİR kazandı.</p><p>12 yaşındaki sporcuya dünyaca ünlü şampiyon güreşçimiz Osman Duraliev&#39;in sembolik altın kemeri takdim edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1885619988.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ OSMAN DURALİEV'İN ALTIN KEMERİ AKSEL'İN OLDU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1885619988.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SONER TOTO BAŞPEHLİVAN OLDU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/soner-toto-baspehlivan-oldu/671/</link>
            <description><![CDATA[Dünyaca ünlü pehlivanımız Koca Yusuf'un anısına, doğduğu Şeytancık (Hitrino) Belediyesi’ne bağlı Karalar (Çerna) köyünde Güreş Turnuvası düzenlendi. Geleneksel hale gelen bu spor etkinliği, bu yıl 6. kez organize edildi. 

  Turnuvaya Bulgaristan’ın yanı sıra Türkiye ve Makedonya’dan 150 güreşçi katıldı. 29 yaşındaki Behçet Hamit “baş altlarda” birinci olurken, yarışların “Baş Pehlivan” unvanını ise Edineli genç sporcu Soner Toto kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/soner-toto-baspehlivan-oldu/671/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 03 Sep 2018 17:37:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>SONER TOTO BAŞPEHLİVAN OLDU</p><p>   Dünyaca ünlü pehlivanımız Koca Yusuf&#39;un anısına, doğduğu Şeytancık (Hitrino) Belediyesi&#39;ne bağlı Karalar (Çerna) köyünde Güreş Turnuvası düzenlendi. Geleneksel hale gelen bu spor etkinliği, bu yıl 6. kez organize edildi. </p><p>  Turnuvaya Bulgaristan&#39;ın yanı sıra Türkiye ve Makedonya&#39;dan 150 güreşçi katıldı. 29 yaşındaki Behçet Hamit &ldquo;baş altlarda&rdquo; birinci olurken, yarışların &ldquo;Baş Pehlivan&rdquo; unvanını ise Edineli genç sporcu Soner Toto kazandı.</p><p>Bora TAMER,</p><p>Karalar</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_2059428333.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SONER TOTO BAŞPEHLİVAN OLDU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_2059428333.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[EN GÜÇLÜ BİLEK AYSU’DA]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/en-guclu-bilek-aysuda/603/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/en-guclu-bilek-aysuda/603/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 26 Jun 2018 16:41:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ EN GÜÇLÜ BİLEK AYSU&#39;DA   GFC Görükle Spor Kulübü üyesi, milli gururumuz Aysu Melek Damar, Sofya&#39;da düzenlen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası&#39;nda Altın madalya kazanarak, şampiyonluk kupasını kazandı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1218302066.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ EN GÜÇLÜ BİLEK AYSU’DA ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1218302066.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MASA TENİSİNDE YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/masa-tenisinde-yeni-bir-yildiz-doguyor/602/</link>
            <description><![CDATA[Ardino (Eğridere) Masa Tenisi Kulübü'nün sporcusu Sidelya Mutlu, kendi yaş grubunda, Cumhuriyet Şampiyonu oldu.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/masa-tenisinde-yeni-bir-yildiz-doguyor/602/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 26 Jun 2018 16:36:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MASA TENİSİNDE YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR</p>   Ardino (Eğridere) Masa Tenisi Kulübü&#39;nün sporcusu Sidelya Mutlu, kendi yaş grubunda, Cumhuriyet Şampiyonu oldu. Bu birincilik, küçük Sidelya&#39;nın ilk başarısı değil, şimdiye kadar o bir çok başka madalya ve kupa da kazandı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1816870988.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MASA TENİSİNDE YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1816870988.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SİZLERİ UNUTMADIK, KALBİMİZDESİNİZ!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sizleri-unutmadik-kalbimizdesiniz/545/</link>
            <description><![CDATA[ 19 Mayıs 1989 yılı olaylarını anma etkinlikleri kapsamında, ünlü futbolcu Hasan Özkan ve Cebel Spor Kulübü'nde görev almış bütün merhum futbolcuların anısına, Bursa merkezli Cebelliler Kültür ve Dayanışma Derneği ve Cebel Belediyesi tarafından düzenlenen gösteri maçı, "Sizleri unutmadık, kalbimizdesiniz! " sloganı altında gerçekleşti.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sizleri-unutmadik-kalbimizdesiniz/545/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 19 May 2018 01:47:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ SİZLERİ UNUTMADIK, KALBİMİZDESİNİZ!   19 Mayıs 1989 yılı olaylarını anma etkinlikleri kapsamında, ünlü futbolcu Hasan Özkan ve Cebel Spor Kulübü&#39;nde görev almış bütün merhum futbolcuların anısına, Bursa merkezli Cebelliler Kültür ve Dayanışma Derneği ve Cebel Belediyesi tarafından düzenlenen gösteri maçı, &quot;Sizleri unutmadık, kalbimizdesiniz! &quot; sloganı altında gerçekleşti.  Uzun yıllardan sonra, yeniden eski şöhretleri futbol sahasında görme fırsatı bulduklarından dolayı, Cebelli futbolseverler, bu güzel organizasyonu gerçekleştirenlere minnetar kaldılar.Şazi ÇAVUŞOĞLU,Cebel ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_86721289.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SİZLERİ UNUTMADIK, KALBİMİZDESİNİZ! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_86721289.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[CEBEL'DE FUTBOL ŞÖLENİ VAR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebel-de-futbol-soleni-var/543/</link>
            <description><![CDATA[18 Mayıs günü saat 17'de oynanacak ilk maçta Cebelli veteran futbolcular ve şöhretler karması karşı karşıya gelecek. Bu müsabaka vefat etmiş bütün futbolculara adanmış olacak.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebel-de-futbol-soleni-var/543/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 18 May 2018 10:49:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ CEBEL&#39;DE FUTBOL ŞÖLENİ VARCebel&#39;deki 19 Mayıs kutlamaları kapsamında, artık her yıl geleneksel hale dönüştürülmüş bir de futbol turnovası da düzenleniyor.18 Mayıs günü saat 17&#39;de oynanacak ilk maçta Cebelli veteran futbolcular ve şöhretler karması karşı karşıya gelecek. Bu müsabaka vefat etmiş bütün futbolculara adanmış olacak.Ayrıca Cebelli genç futbolseverlere 150 adet yeni forma ve 10 tane futbol topu armağan edilecek. Turnovanın düzenlenmesinde ve armağanların sağlanmasında, efsane futbolculardan Bedri Cebelli ve Hüseyin Paşov&#39;un katkıları büyüktür. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1182036344.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ CEBEL'DE FUTBOL ŞÖLENİ VAR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1182036344.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[HÜLYA VELİEVA BULGARİSTAN ŞAMPİYONU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/hulya-velieva-bulgaristan-sampiyonu/542/</link>
            <description><![CDATA[Sofya'da düzenlenen kadınlar tenis turnovasının şampiyonu, 
ünlü sporcularımızdan Hülya Velieva oldu.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/hulya-velieva-bulgaristan-sampiyonu/542/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 15 May 2018 12:20:16 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ HÜLYA VELİEVA BULGARİSTAN ŞAMPİYONUSofya&#39;da düzenlenen kadınlar tenis turnovasının şampiyonu, ünlü sporcularımızdan Hülya Velieva oldu. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1561550555.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ HÜLYA VELİEVA BULGARİSTAN ŞAMPİYONU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1561550555.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TAYİBE HÜSEYİN AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/tayibe-huseyin-avrupa-sampiyonu-oldu/523/</link>
            <description><![CDATA[Ünlü güreşçilerimizden Tayibe Hüseyin Avrupa Şampiyonu ünvanını kazandı. 
Genç sporcumuz Razgrad'ın Mıdrevo köyünde doğup yetişti.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/tayibe-huseyin-avrupa-sampiyonu-oldu/523/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 05 May 2018 10:02:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ TAYİBE HÜSEYİN AVRUPA ŞAMPİYONU OLDUÜnlü güreşçilerimizden Tayibe Hüseyin Avrupa Şampiyonu ünvanını kazandı. Genç sporcumuz Razgrad&#39;ın Mıdrevo köyünde doğup yetişti. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1714417073.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TAYİBE HÜSEYİN AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1714417073.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NAİM’İN ARDINDAN…]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/naimin-ardindan/499/</link>
            <description><![CDATA[Sen, Dambalı sırtından yukarı uçarken, sapsarı meşe bayırının sırtı kırmızıya boyandı.

Sütlü deresi akmaz oldu. Gökyüzü adeta ikiye yarıldı.

Artık sen, erişilmez göklerdesin ve uzaktan bizlere sımsıcak gülümsüyorsun.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/naimin-ardindan/499/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Wed, 18 Apr 2018 20:42:21 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>NAİM&#39;İN ARDINDAN&hellip;</p><p>( Yazar Bülent Türker&#39;in Holanda&#39;da yayınladığı &quot;Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu&quot; isimli kitabındaki yazım.)</p><p>Mestanlı taşrası, senden önce bilinmezdi, zaten toprağı kıt, taşı bol bir memleket. </p><p>Diken çalısından başka bitkiden yoksun, her yeri simsiyah kızgın ve sert taş.</p><p>Günün birinde buraya Osmanlının öncü Akıncıları, akabinde Karamanoğlu&#39;nun</p><p> yiğit Yürükleri yerleşir ve bu temiz yeni Türk yurdundaki obaları çoğaldıkça çoğalır&hellip;</p><p>Naim&#39;in olağanüstü ve sihirli gücü bu dağların taşı ve toprağınla eşdeğer.</p><p>Ata yadigarı.</p><p>Naim, bir kere işaretlenmiş.</p><p>Göbek bağını, evinin taş örtüsünden kim bilir hangi doğanın ası götürdü.</p><p>Bundandır yaşıtlarından kızılötesi bir sürat ile uçuş yeteneği&hellip;</p><p>Aslında o kimseyle yarışmadı, çünkü rakibi yoktu.</p><p>Onun yarışı kendisinleydi.</p><p>İşaretlenmişti bir kere ve yayını okundan çıkarmıştı.</p><p>Obası büyüktü onun.</p><p>O, Kırca Ali&#39;nin emrinde askerdi.</p><p>Arda boylarının şarkısıydı.</p><p>Naim, akıncı başıydı.</p><p>Auluna giren zorbaya haddini bildirmeliydi.</p><p> Ve nihayetinde, yüksek Mestanlı tepelerinin bütün kızgın taş yığınlarını kaldırdı </p><p>ve zorbanın başını ezdi.</p><p>Bunu da bütün Dünya gördü ve Mestanlı&#39;yı öğrendi.</p><p>Burada yaşayan yiğit Akıncı torunlarının gücünü ve özgürlük özlemini gördü.</p><p>Çok sevmiştik seni, Naim!</p><p>Sonsuzluğun ince ve uzun ışık yolunu tuttuğun gün, öksüz kaldı senin oban. </p><p>Üzüntüden boynu büküldü yüksek tepelerin, yamaç doruğundaki simsiyah taşlar bile çatladı.</p><p>Damarındaki asil kana güç katan bütün Rodoplar kahroldu ve ağladı.</p><p>Sen, Dambalı sırtından yukarı uçarken, sapsarı meşe bayırının sırtı kırmızıya boyandı.</p><p>Sütlü deresi akmaz oldu. Gökyüzü adeta ikiye yarıldı.</p><p>Artık sen, erişilmez göklerdesin ve uzaktan bizlere sımsıcak gülümsüyorsun. </p><p>İçimizi, yakarak ısıtıyorsun&hellip;</p><p><br />Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1369600292.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NAİM’İN ARDINDAN… ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1369600292.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Varnalı Ali Üzeyir, Tayland Boksu'nda Dünya Şampiyonu oldu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/varnali-ali-uzeyir-tayland-boksu-nda-dunya-sampiyonu-oldu/462/</link>
            <description><![CDATA[Varnalı Türk sporcu Ali ÜZEYİR Muay Thai spor dalında Dünya Şampiyonu oldu. Tayland'da ortaya çıkan ve özgün adı Muaythai olan dövüş sporudur. Tayland Boksu da denilmektedir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/varnali-ali-uzeyir-tayland-boksu-nda-dunya-sampiyonu-oldu/462/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 18 Mar 2018 01:10:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Varnalı Ali Üzeyir, Tayland Boksu&#39;nda Dünya Şampiyonu oldu   Varnalı Türk sporcu Ali ÜZEYİR, Muay Thai spor dalında Dünya Şampiyonu oldu. Tayland&#39;da ortaya çıkan ve özgün adı Muaythai olan dövüş sporudur. Tayland Boksu da denilmektedir.   Başta Tayland olmak üzere, Myan Mar (eski adı ile Burma), Kamboçya ve Laos gibi güneydoğu Asya ülkelerinde uygulanır. Yumruk, diz, dirsek ve tekmelerin kullanıldığı uzun yıllar ringlerde uygulanan gerçek, tam temaslı karşılaşmalar çerçevesinde etkili teknik, starteji, defans olgularının evrim geçirmeleri sonucu oluşmuş olan sert, otantik bir dövüş sanatıdır. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1913698939.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Varnalı Ali Üzeyir, Tayland Boksu'nda Dünya Şampiyonu oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1913698939.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MOTOSİKLETTEN VAZGEÇMEYEN BİR RAZGRATLIOĞLU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/motosiklettenvazgecmeyenbir-razgratlioglu/406/</link>
            <description><![CDATA["Tek teker Arif" olarak tanınan ünlü motosikletçi Arif Razgatlıoğlu'nu geçenlerde kaybettik. Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Dünya ve Avrupa şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu'nun babası ve tüm Türkiye'nin motosiklet şovlarıyla yakından tanıdığı , "Tek teker Arif" olarak bilinen Arif Razgatlıoğlu'nun cenazesine, milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu da katıldı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/motosiklettenvazgecmeyenbir-razgratlioglu/406/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 10 Feb 2018 09:38:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ MOTOSİKLETTEN VAZGEÇMEYEN BİR RAZGRATLIOĞLU<br />&quot;Tek teker Arif&quot; olarak tanınan ünlü motosikletçi Arif Razgatlıoğlu&#39;nu geçenlerde kaybettik. Antalya&#39;nın Gazipaşa ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Dünya ve Avrupa şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu&#39;nun babası ve tüm Türkiye&#39;nin motosiklet şovlarıyla yakından tanıdığı , &quot;Tek teker Arif&quot; olarak bilinen Arif Razgatlıoğlu&#39;nun cenazesine, milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu da katıldı. Sofuoğlu, burada gazetecilere, Arif beyi, çocukluğundan bu yana tanıdığı, Türkiye&#39;nin en önemli motosiklet figürlerinden olduğunu söyledi. Toprak&#39;ın, kendisinin öğrencisi olduğunu ifade eden Sofuoğlu, &quot;Toprak&#39;tan dolayı sık sık görüşüyorduk. Bu şekilde hayatını kaybetmesi bizi çok etkiledi ve üzdü.Babasının izinden giden, hatta kendisinden daha büyük başarılara ulaşan Torak Razgratlıoğlu, artık bir büyük şampiyon. Kendi ağzından, onu biraz daha yakından tanıyalım;&quot;Doğrusunu söylemek gerekirse, motosikletle doğmadan önce tanıştım demem lazım sanırım. Daha annemin karnındayken bile motosikletle dolaştırırmış babam bizi. Hastaneye doğuma bile motosikletle gitmiş annem. Sanırım &quot;Tek Teker Arif&quot; in oğlu olmanın avantajları bunlar. Genetik olarak kazandıklarımın dışında babamın bana verdiği eğitim ve disiplin sayesinde bu günlere geldiğimi söyleyebilirim. Sanırım benim yaşımdaki çocukların büyük çoğunluğu böyle bir babalarının olmasını çok ister. Benim terbiyeli, alçak gönüllü, mütevazi bir insan olmam, pistlere çıktığım zaman motorumla bütünleşip en iyi dereceleri yapmam için gece gündüz çalışıyor ve beni çalıştırıyor. Yani babamın bana kazandırdıkları saymakla bitmez. Bütün ömrüm boyunca böyle bir babam olduğu için övüneceğim ve onu gururlandırmak için elimden geleni yapacağım.Yaşadığım sürece motosiklet kullanmaktan vazgeçmem, Allah&#39;tan bir mani çıkmadıkça. Hedeflerime ulaşıp hayallerimi gerçekleştirdikten ve profesyonel anlamda motosikleti bıraktıktan sonra bile hayatımdaki en önemli şey olmaya devam edecektir<br /> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_587588997.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MOTOSİKLETTEN VAZGEÇMEYEN BİR RAZGRATLIOĞLU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_587588997.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GÜRKAN MUTLU; TRAMBOLİNİN LOKOMOTİFİ  SAYILIRIM]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gurkan-mutlu-trambolinin-lokomotifi-sayilirim/298/</link>
            <description><![CDATA[Jimnastik, hayatımızın ilk evrelerinden bu yana hep var ve bütün spor branşlarının temeli olmuştur. İlk kas, kuvvet ve koordinasyon gelişimi jimnastikle başlar. Sadece spor branşları için değil, sağlıklı bireyler ve sağlıklı bir toplum olabilmek için, çocuklarınızı salona kendi ellerinizle götürün.  Zaten çocuklarınız bu sporu çok sevecek ve gerisini kendileri getireceklerdir. Gençlere buradan mesajım, herkes için geçerli bir dönemeç veya kırılma noktası vardır. Şans, bu dünyada hepimize aynı seviyede bahşedilir. Bunu değerlendirmek bizlerin elindedir. Kesinlikle bir spor branşına temel olabilecek olan jimnastiğe erken yaşlarda başlasınlar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gurkan-mutlu-trambolinin-lokomotifi-sayilirim/298/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sun, 12 Nov 2017 19:09:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>GÜRKAN MUTLU; TRAMBOLİNİN LOKOMOTİFİ  SAYILIRIM</strong></p><p><strong>Türkiye&#39;nin en başarılı Trambolin sporcusu Gürkan Mutlu ile yazarımız Aşkın Beytullah konuştu.</strong></p><p><strong>Merhaba değerli okurlarım! İlk yazımın heyecanıyla sizlerin karşınıza çıkıyorum. Misyon Gazetesi yetkililerinden aldığım nazik davetten sonra, toplamış olduğum cesaretle, bu işe koyuldum. Bundan sonraki yazılarımda, Bulgaristan&#39;dan göç etmiş ve &ldquo;sıfırdan&rdquo;  başlamış ve kendi tabirimle &ldquo;yüzü&rdquo; görmüş olan toplum, siyaset, sanat, kültür, iş dünyası ve spor gibi çeşitli alanlarda, başarılarıyla öne çıkmış ve birilerine, özellikle de geleceğimizin teminatı olan gençlerimize örnek olabilecek olan değerlerimizi sizlerle buluşturacağım. Umarım, bu yaşam hik&acirc;yeleri sizlerin de beğenisini kazanır. Bu sayımızın  konuğu,  Ay Yıldızlı formayla ülkemizi  birçok kez temsil etmiş olan milli sporcumuz  ve gururumuz Gürkan MUTLU. Türkiye&#39;nin en başarılı Trambolin sporcusuyla sizler için konuştum.</strong></p><p><strong>Bu sayımızın ilk konuğu,  Ay Yıldızlı formayla ülkemizi  birçok kez temsil etmiş olan milli sporcu Gürkan MUTLU. </strong></p><p><strong>-  Gürkan, öncelikle bu söyleşi teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim. Biraz kendinden bahseder misin? Gürkan MUTLU kimdir?</strong></p><p><strong>- Ben, 30 Eylül 1993 doğumlu, Bulgaristan göçmeni bir aileye mensup bir muhacir çocuğuyum. İzmir de ailemle ikamet edip, Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği bölümü dördüncü sınıf öğrencisiyim. </strong></p><p><strong>-  Aynı zamanda büyük başarılar kazanmış bir milli jimnastikçisin. Aslında bu hik&acirc;ye nasıl başladı. Biraz bize  anlatır mısın?</strong></p><p><strong>- Spor, hayatımda kendimi bildim bileli her zaman var. Ben jimnastik yapmaya başlamadan önce, ilk zamanlarda break dans yaparak başladım. Çok hareketli bir çocuktum. Sokaklarda ve okul bahçelerinde, arkadaşlarımla birlikte dans ederken, beni tesadüfen gören beden eğitim öğretmenim ve jimnastik antrenörü olan birkaç kişi tarafından keşfedilip spor salonuna getirilmemle başladı diyebilirim. </strong></p><p><strong>-  Şimdiye kadar hangi başarıları elde ettin, Gürkan? </strong></p><p><strong>- Ben, ilk başarılarımı 9-10 yaşlarında artistik jimnastikte kazanmaya başladım. Beş yıl çeşitli yarışmalardan elde ettiğim dereceler sonrasında, bu branşta çok hızlı ilerleyemeyeceğimi fark edip, şuan yapmış olduğum Trambolin branşına  geçiş yaptım ve Türkiye&#39;nin bu branştaki ilk öncü sporcusu oldum. Aynı zamanda Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına katılma hakkını kazanan ve en çok madalya kazanmış ilk sporcuyum. Yani trambolin benim işim&hellip;</strong></p><p><strong>- Şu an üniversite öğrencisisin, biraz okul hayatından bahseder misin? Spor ve okul hayatını aynı zamanda sürdürmek zor olmuyor mu? </strong></p><p><strong>- Üniversiteye çok sevdiğim bu spor sayesinde başladım. Mensup olduğum ailemin fertleri hepsi eğitimli ve kültürlü insanlar. Beni gerek üniversiteye, gerekse spora teşvik eden gene onlar olmuşlardır. Kazanmış olduğum bu başarılar sayesinde, üniversite kapılarını açmam gerektiğini  anladım ve spor yöneticiliği bölümünü de bundan seçtim. Ben hayatım boyunca, kararlarımı ailem ile istişare ederek almışımdır. Günümüz Türkiye&#39;sinde bir şeyleri değiştirebilmek için, ilk önce insan, kendini ispatlamalısın ve tecrübe kazanmalısın. Onun içindir ki, gerek özel hayatımda, gerekse spor hayatımda sadece madalyalar için değil, gelecek nesiller için bu branşta federasyon yönetimi seviyesinde bir yerlere gelebilmek için donanımlı, yetişmiş bir birey olmam gerektiği için buradayım ve mezun olmama çok az kaldı.</strong></p><p><strong>- Bu, seni ileriki zamanlarda Türkiye Jimnastik Federasyonu&#39;nda yönetici olarak göreceğimiz anlamına mı geliyor?</strong></p><p><strong>- İnşallah, hedefim bu ama önümde daha kat edilecek  çok yol var. Öncelikle bu işin sporculuk kısmından sonra, antrenörlük ve federasyonda görev alabilecek yeterliliği kazandığımı göstermem gerekiyor. Bu branşa yeterince fazla hizmet etmem gerekir. 2014 yılında kurulan ve Türkiye Milli Olimpiyat Kurulu&#39;ndan sonra, tarihte bir ilk olan Sporcular Kurulu&#39;nda Trambolin branşı başkanlığını yürütmekteyim. Bu görevimin bana çok şey katacağı inancındayım. </strong></p><p><strong>- Bulgaristan göçmeni bir aileye mensup oluğunu söyledin. Bu senin için bir şans mı?</strong></p><p><strong>- 1989 yılında gelmiş bir ailenin çocuğu olmam, benim gurur duyduğum bir şey. Ama ne yalan söyleyeyim, bu benim için hem bir avantaj, hem de bir dezavantajdı. Avantaj olan kısmını açacak olursam, ailemin Türkiye de doğmuş büyümüş olan bir aileye nazaran, spora olan bakış açılarından dolayı beni çok desteklediler. Ama bu daha çok manevi bir destek oldu. Dezavantaj kısmına gelecek olursak, biz Bulgaristan&#39;dan ilk göç ettiğimiz zaman, ailemin neredeyse hiç bir şeyi yok denecek kadar azdı. Maddi açıdan bizler  sıfırdan başladık. Bunun bir de ezikliği var. Burada doğmuş ve burada büyümüş bir sporcuya nazaran geriden başladım diyebilirim. Ama bu zorluklar beni daha da kamçıladı ve sonuç ortada...</strong></p><p><strong>- Bu elde etmiş olduğun başarılarla,  göçmen gençlerine ve senden sonra geleceklere bir doğru mesaj verdiğine inanıyor musun?</strong></p><p><strong>- Evet, inanıyorum, tabi ki! İnanmalıyım da zaten, çünkü benim önümde  bu branşta örnek alabileceğim başka bir Türk sporcu yok. Ben en yüksek başarılarla ve misyonumla örnek olmalıyım, sağlam temeller atmalıyım ki, benden sonra gelenler hem daha iyi başarılar elde etsin, hem de daha sağlıklı bir işleyiş içinde hareket etsinler isterim. Kendimce bir lokomotif olduğuma inanıyorum ve arkamdan gelenleri de hep birlikte daha iyi seviyelere taşıma niyetindeyim.</strong></p><p><strong>- Sence, şuan bağlı bulunmuş olduğun federasyon, devletimiz tarafından gerek maddi, gerek manevi yeterli desteği alıyor mu? Malum, ülkemizde futbolla yatıp onunla kalkıyoruz.</strong></p><p><strong>- Evet haklısınız. Özellikle, 2012 senesinde değişen federasyon başkanımızla çok büyük bir ivme kazandı bu destek. Gerek sistemimizde, gerekse kaynaklarımızda bir değişim geçirdik. Bu değişimin en büyük payı, kendi içimizden gelmiş olmasından kaynaklı. O da bir jimnastik sporcusu. Dolayısıyla jimnastikçinin halinden anlayan birisi olması, çok kısa sürede büyük başarıları getirdi diyebilirim. Bu her alanda böyle olmalı zaten. İşi işin ehline verdiğiniz süreçte başarılı olursunuz. Yapmış olduğumuz kampların sayısı, katılmış olduğumuz müsabaka sayısındaki artış bile başkanımız ve onunla gelen destek sayesinde olmuştur. Devletimizin desteği de burada yadsınamaz bir gerçek. Maddi kaynaklarımızın büyük bir çoğunluğunu devletimiz sağlıyor ama yeterli mi, tabi ki değil. Ülkemizde sponsorluk konusunda kurumsal, ya da büyük firmalardan da bireysel olarak destek beklemekteyiz.</strong></p><p><strong>- Seni bu seviyeye getiren sadece başkanınız değil, tabi ki. Senin üzerinde çok büyük bir etkisi ve hakkı olan antrenörlerden de bahseder misin bize? </strong></p><p><strong>- Ben yabancı bir antrenörle çalışıyorum, çünkü bu seviyelere çıkabilmemiz için, bir ilkin başarılı sporcuları olabilmemiz için, biraz önce de değindiğim gibi, işi ehline teslim edilmesi gerektiği düşüncesinde olan insanlarla çalışıyoruz. Federasyon başkanımızdan, bizi bir üst seviyeye getirebilecek biri tarafından çalıştırılmak istediğimizi dile getirdik ve sağ olsun bizleri kırmayıp, Gürcistan milli takımının baş antrenörünü Türkiye&#39;ye getirdi ve o tarihten sonra da aldığımız dereceler ortada. Gönül ister ki, bu milli takımın Türk antrenörleri olsun ama dediğim gibi, ben ve bir kaç arkadaşım bu branşın ilk sporcularıyız ve geleceğin antrenör adayları olarak yetiştiriliyoruz. </strong></p><p><strong>- Spor sevdalısı gençlere ve ailelere buradan bir mesajın olur mu?</strong></p><p><strong>- Jimnastik, hayatımızın ilk evrelerinden bu yana hep var ve bütün spor branşlarının temeli olmuştur. İlk kas, kuvvet ve koordinasyon gelişimi jimnastikle başlar. Sadece spor branşları için değil, sağlıklı bireyler ve sağlıklı bir toplum olabilmek için, çocuklarınızı salona kendi ellerinizle götürün.  Zaten çocuklarınız bu sporu çok sevecek ve gerisini kendileri getireceklerdir. Gençlere buradan mesajım, herkes için geçerli bir dönemeç veya kırılma noktası vardır. Şans, bu dünyada hepimize aynı seviyede bahşedilir. Bunu değerlendirmek bizlerin elindedir. Kesinlikle bir spor branşına temel olabilecek olan jimnastiğe erken yaşlarda başlasınlar. </strong></p><p><strong>- Bu güzel sohbetin sonuna gelirken, en yakın hedefini de sormadan geçemeyeceğim. Seni en yakın zamanda hangi podyumda göreceğiz?</strong></p><p><strong>- Takım olarak, Avrupa Şampiyonası&#39;na gitmek gibi bir hedefimiz var. Bireysel olarak da, orada podyumda birincilik elde etmek diyebilirim. Uzak hedef olarak da, bir bayan ve bir erkek sporcumuzu olimpiyatlar kotasında görmek olacaktır.</strong></p><p><strong>- Her branşta olduğu gibi, senin de branşının üstatları vardır. Senin de örnek aldığın bir sporcu var mı?</strong></p><p><strong>- Öncelikle benim çok sevdiğim ve gururla seyrettiğim, örnek aldığım Naim Süleymanoğlu var. Buradan kendisine ve ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum! Umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur ve aramıza döner. Branşımda ise birden çok sevdiğim sporcular var, önde gelenlerden biri kırk yaşında sporu bırakmış olan Aleksandır Moskalenko  ve Vitali Serbo gibi isimleri örnek alıyorum diyebilirim.</strong></p><p><strong>- Şu an Şavkar Spor Kulübü adına yarışıyorsun,  herhalde bu spor kulübünün yöneticilerine minnettarsın.</strong></p><p><strong>- Tabi ki, benim spora başladığım ilk kulüp bu. Orada olmaktan çok gururlu ve çok sayıda milli sporcuyu bünyesinde bulundurduğu, yetiştirdiği için mutluyum. En çok milli takım sporcusu çıkaran takım İzmir&#39;de.</strong></p><p><strong>- Son olarak, gazetemizin okuyucularına  neler söylemek istersin?</strong></p><p><strong>- Bana burada kendimi ve kariyerimi anlatma fırsatı verdiğiniz için, sizler gibi duyarlı ve sadece spora değil, toplumumuzun her kesimine ve  yararına işler peşinde koşturan büyüklerime çok  teşekkür ederim!</strong></p><p><strong>- Bizlerde sana çok teşekkür eder ve spor hayatında daha nice büyük başarılar kazanmanı diliyoruz! İnşallah, Gürkan Mutlu&#39;yu bir gün Olimpiyat Şampiyonu olarak görürüz!</strong></p><p><strong>Aşkın BEYTULLAH</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_711289526.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GÜRKAN MUTLU; TRAMBOLİNİN LOKOMOTİFİ  SAYILIRIM ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_711289526.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’nin en başarılı Trambolin sporcusu Gürkan Mutlu ile yazarımız Aşkın Beytullah konuştu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/turkiyenin-en-basarili-trambolin-sporcusu-gurkan-mutlu-ile-yazarimiz-askin-beytullah-konustu/282/</link>
            <description><![CDATA["Merhaba değerli okurlarım! İlk yazımın heyecanıyla sizlerin karşınıza çıkıyorum. Misyon Gazetesi yetkililerinden aldığım nazik davetten sonra, toplamış olduğum cesaretle, bu işe gönül koydum. Bundan sonraki yazılarımda, Bulgaristan'dan göç etmiş ve “sıfırdan”  başlamış ve kendi tabirimle “yüzü” görmüş olan toplum, siyaset, sanat, kültür, iş dünyası ve spor gibi çeşitli alanlarda, başarılarıyla öne çıkmış ve birilerine, özellikle de geleceğimizin teminatı olan gençlerimize örnek olabilecek olan değerlerimizi sizlerle buluşturacağım. Umarım, bu yaşam hikâyeleri sizlerin de beğenisini kazanır. Bu sayımızın  konuğu,  Ay Yıldızlı formayla ülkemizi  birçok kez temsil etmiş olan milli sporcumuz  ve gururumuz Gürkan MUTLU. Türkiye’nin en başarılı Trambolin sporcusuyla sizler için konuştum..."

Devamı Misyon Gazetesi'nin yeni sayısında...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/turkiyenin-en-basarili-trambolin-sporcusu-gurkan-mutlu-ile-yazarimiz-askin-beytullah-konustu/282/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 06 Nov 2017 21:44:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Türkiye&#39;nin en başarılı Trambolin sporcusu Gürkan Mutlu ile yazarımız Aşkın Beytullah konuştu</strong><p><strong>&quot;Merhaba değerli okurlarım! İlk yazımın heyecanıyla sizlerin karşınıza çıkıyorum. Misyon Gazetesi yetkililerinden aldığım nazik davetten sonra, toplamış olduğum cesaretle, bu işe gönül koydum. Bundan sonraki yazılarımda, Bulgaristan&#39;dan göç etmiş ve &ldquo;sıfırdan&rdquo;  başlamış ve kendi tabirimle &ldquo;yüzü&rdquo; görmüş olan toplum, siyaset, sanat, kültür, iş dünyası ve spor gibi çeşitli alanlarda, başarılarıyla öne çıkmış ve birilerine, özellikle de geleceğimizin teminatı olan gençlerimize örnek olabilecek olan değerlerimizi sizlerle buluşturacağım. Umarım, bu yaşam hik&acirc;yeleri sizlerin de beğenisini kazanır. Bu sayımızın  konuğu,  Ay Yıldızlı formayla ülkemizi  birçok kez temsil etmiş olan milli sporcumuz  ve gururumuz Gürkan MUTLU. Türkiye&#39;nin en başarılı Trambolin sporcusuyla sizler için konuştum...&quot;</strong></p><p><strong>Devamı Misyon Gazetesi&#39;nin yeni sayısında...</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_266349013.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’nin en başarılı Trambolin sporcusu Gürkan Mutlu ile yazarımız Aşkın Beytullah konuştu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_266349013.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[EN ÜNLÜ BİSİKLETÇİMİZDİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/en-unlu-bisikletcimizdi/278/</link>
            <description><![CDATA[Bulgaristan doğumlu 72 yaşındaki ünlü bisikletçi Ali Hüryılmaz'ı geçen hafta kaybettik. Türk bisiklet sporunda çok az bulunan değerlerden biri olan Ali Hüryılmaz, 29 Ocak 1945 yılında Şumnu'da dünyaya geldi.

Bisiklete, 1965’te Bulgaristan’da başladı; bu ülkede birçok birincilik kazandı. Bulgaristan’ın katıldığı İtalya yarışı sırasında Türkiye’ye iltica etti. Aynı yıl İstanbul’da birinci oldu. 1972 Yaz Olimpiyatlarında bireysel yol yarışı ve takım çalışması yarışmalarında yarıştı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/en-unlu-bisikletcimizdi/278/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 27 Oct 2017 14:48:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>EN ÜNLÜ BİSİKLETÇİMİZDİ</p><p>Bulgaristan doğumlu 72 yaşındaki ünlü bisikletçi Ali Hüryılmaz&#39;ı geçen hafta kaybettik. Türk bisiklet sporunda çok az bulunan değerlerden biri olan Ali Hüryılmaz, 29 Ocak 1945 yılında Şumnu&#39;da dünyaya geldi.</p><p>Bisiklete, 1965&#39;te Bulgaristan&#39;da başladı; bu ülkede birçok birincilik kazandı. Bulgaristan&#39;ın katıldığı İtalya yarışı sırasında Türkiye&#39;ye iltica etti. Aynı yıl İstanbul&#39;da birinci oldu. 1972 Yaz Olimpiyatlarında bireysel yol yarışı ve takım çalışması yarışmalarında yarıştı.</p><p>1969 yılı baharında Nezir Sonakın&#39;dan sonra bir ikinci isim, Ali Hüryılmaz Bulgaristan&#39;dan gelerek Türk sporuna damgasını vuracaktır. Hüryılmaz, yarışma yapmak üzere Bulgar takımı ile gittiği İtalya&#39;dan ülkemize iltica etmiştir. Bulgaristan&#39;ın en güçlü sporcularından birisi olan Hüryılmaz, 1969 yılı Türkiye Turuna katılacak ve sonrasında da aslında &ldquo;katılmamış olması gerektiği&rdquo; tartışmaları başlayacaktır. Kanunlar gereği iltica eden bir sporcunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilmesi için üç yıl geçmelidir. Hüryılmaz, en verimli olacağı yıllarda ne yazık ki Türk Milli takımında yarıştırılmamıştır.</p><p>Bisiklet bilgisi, onu öğretme isteği ve doğru sözlülüğü ile tanınan Hüryılmaz, 1973 yılında, profesyonelce yönetilmeye çalışılan ilk Türk takımı olan Meriç Tekstil&#39;in de kurulmasına öncülük edecek, çok sayıda sporcu yetiştirecektir. 1973 ve 1975 yıllarındaki Türkiye Turu&#39;nu alan Hüryılmaz, çok erken yaşlarda Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde yaşamını sürdürmeye başlayacaktır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_4774701.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ EN ÜNLÜ BİSİKLETÇİMİZDİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_4774701.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SÜLEYMANOĞLU'NUN KARACİĞER NAKLİ GERÇEKLEŞTİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/suleymanoglu-nun-karaciger-nakli-gerceklesti/245/</link>
            <description><![CDATA[Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu halterci Naim Süleymanoğlu, 8 saat süren başarılı bir ameliyat geçirdi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/suleymanoglu-nun-karaciger-nakli-gerceklesti/245/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Sat, 07 Oct 2017 00:24:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>SÜLEYMANOĞLU&#39;NUN KARACİĞER NAKLİ GERÇEKLEŞTİ</p><p>Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu halterci Naim Süleymanoğlu, 8 saat süren başarılı bir ameliyat geçirdi.</p><p>Süleymanoğlu&#39;nun akrabaları ve yakın çevresinde yapılan araştırma sonucunda, testleri olumlu sonuç veren bir arkadaşının donör olmasına karar verildi.</p><p>Süleymanoğlu, bu sabah Ataşehir Memorial Hastanesi&#39;nde ameliyata alındı. Donörden alınan karaciğer parçası ameliyatla Naim Süleymanoğlu&#39;na nakledildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_2055399985.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SÜLEYMANOĞLU'NUN KARACİĞER NAKLİ GERÇEKLEŞTİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_2055399985.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GÜLİSTAN KORKMAZ,  DÜNYA ŞAMPİYONU OLDU]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gulistan-korkmaz--dunya-sampiyonu-oldu/241/</link>
            <description><![CDATA[Bursa’da faaliyet gösteren Görükle Spor Kulübü (GFC) genç sporcusu Gülistan Korkmaz, Macaristan’da düzenlenen Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda Kadınlar 50 Kg’da Dünya Şampiyonu olarak altın madalya kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gulistan-korkmaz--dunya-sampiyonu-oldu/241/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Wed, 04 Oct 2017 20:07:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ GÜLİSTAN KORKMAZ,DÜNYA ŞAMPİYONU OLDU<br /><br />Bursa&#39;da faaliyet gösteren Görükle Spor Kulübü (GFC) genç sporcusu Gülistan Korkmaz, Macaristan&#39;da düzenlenen Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası&#39;nda Kadınlar 50 Kg&#39;da Dünya Şampiyonu olarak altın madalya kazandı.<br /><br />Geçtiğimiz aylarda Polonya&#39;da yapılan Avrupa Şampiyonası&#39;nda birincilik kürsüsüne çıkan GFC Görükle Spor Kulübü sporcusu Gülistan Korkmaz, başarılı grafiğini Dünya Şampiyonası&#39;nda da devam ettirdi. Macaristan&#39;ın Budapeşte kentinde düzenlenen 39.Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası&#39;nda Kadınlar 50 Kg kategorisinde yarışan Gülistan, tüm rakiplerini mağlup ederek Dünya Şampiyonu oldu ve Türk Bayrağını göndere çektirdi.<br /><br />&ldquo;BEKLEDİĞİMİZ ŞAMPİYONLUK&rdquo;<br />Ülkesi ve kulübü adına çok mutlu olduğunu ifade eden Dünya Şampiyonu sporcu Gülistan Korkmaz, kendisine destek verenlere teşekkür etti. Sporcumuz Gülistan Korkmaz&#39;ın şampiyonada altın madalya alarak, kendilerine büyük bir gurur yaşattığını ifade eden GFC Görükle Spor Kulübü Başkanı Kadir Gırdoğlu, &ldquo;Macaristan&#39;a uğurlamadan önce Gülistan&#39;ın şampiyon olacağına inancımız tamdı. Diğer sporcularımızdan da altın madalya bekliyorduk, maalesef olmadı. Canları sağ olsun! Bizler çalışmaya ve ülkemizi gururlandırmaya devam edeceğiz. Bize bu yolda destekler çoğalırsa, tüm şampiyonalarda bayrağımız gönderden inmeyecektir.&rdquo; dedi.Reyhan BAYER ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_401296335.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GÜLİSTAN KORKMAZ,  DÜNYA ŞAMPİYONU OLDU ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_401296335.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NAİM SÜLEYMANOĞLU'NDAN KÖTÜ HABER]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/naim-suleymanoglu-ndan-kotu-haber/231/</link>
            <description><![CDATA[Buradan Bulgaristan Türklerinin önde gelenlerine çağrıda bulunuyoruz;

Acilen ünlü sporcumuzun hayatının kurtarılması için elden gelen yapılsın!]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/naim-suleymanoglu-ndan-kotu-haber/231/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Mon, 25 Sep 2017 20:01:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ NAİM SÜLEYMANOĞLU&#39;NDAN KÖTÜ HABERAcilen ünlü sporcumuzun hayatının kurtarılması için elden gelen yapılsın!<p>Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu haltercimiz Naim Süleymanoğlu karaciğer yetmezliğinden komaya girdi.</p><p>Bakırköy Sadi Konuk hastanesinde yoğum bakıma alınan Naim Süleymanoğlu karaciğer nakli olmazsa hayatını kaybedebilir.</p><p>Naim Süleymanoğlu&#39;nun yakın arkadaşı ve kişisel doktoru olan doktor Adnan Bağrıaçık&#39;ın ULKE.COM.TR&#39;ye verdiği bilgilere göre Naim Süleymanoğlu eğer karaciğer nakli olmazsa günleri sayılı.</p><p>&#39;&#39;Naim Süleymanoğlu&#39;nda karaciğer yetmezliği var. Kısa süre içinde acilen bir nakil merkezinde tedavi altına alınıp, karaciğer nakli olmazsa hayatını kaybedebilir. Sinan Şamil Sam süreci gibi bir süreç yaşıyoruz. Zaman çok kısıtlı. Naim Süleymanoğlu bu ülkeye sayısız madalyalar kazandırmış, sayısız rekorlar kırmış bir efsane sporcumuz. Şu anda yoğunda bakımda ve bilinci kapalı. Allah yardımcısı olsun&#39;&#39; dedi.</p><p>Buradan Bulgaristan Türklerinin önde gelenlerine çağrıda bulunuyoruz;</p><p>Acilen ünlü sporcumuzun hayatının kurtarılması için elden gelen yapılsın!</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1157480654.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NAİM SÜLEYMANOĞLU'NDAN KÖTÜ HABER ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1157480654.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ATA SPORUMUZ VE KADINLAR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ata-sporumuz-ve-kadinlar/158/</link>
            <description><![CDATA[Koca Yusuf ve Gülçehre hikayesi, çok ilginçtir. Halil Delice'nin yazdığı Koca Yusuf kitabında, Deliorman’da Şumnu’nu Karalar(Çerna) köyünden olan efsanevi Koca Yusuf ile ilgili bir hikaye var. Koca Yusuf gençlik döneminde güreş için gittiği bir yürük köyünde, bir genç kızın evlilik teklifini, pehlivanlık kariyerini etkileyeceği için kabul etmemiştir. Bu olayı unutup gider. Balkanlar'da savaşlar sırasında, Koca Yusuf, “Memleket elden gidiyor, ben güreşip ne yapacağım?” diyerek pehlivanlığı bırakmış gibi oluyor. Bir gün gezerken, genç bir kızı azgın bir boğanın gazabından kurtarıyor. Sonra bu kurtardığı kıza aşık oluyor. Tabii, tahmin edeceğiniz üzere bu kız, o eskiden reddettiği kız. Gülçehre isimli bu kız, Koca Yusuf ancak pehlivanlığa, yağlı güreşe tekrar başlarsa onunla evleneceğini söyler.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ata-sporumuz-ve-kadinlar/158/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Tue, 25 Jul 2017 15:26:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ ATA SPORUMUZ VE KADINLAR*Güreşin ilk kez Türkler tarafından yapıldığı ve Orta Asya&#39;dan dünyaya yayıldığı kesinlikle kanıtlanmıştır*Kadınlar da yıllarca bir şekilde ata sporumuzun içinde olmuş*Deliorman&#39;da ata binmeyen, güreş yapmayan adama kız bile vermezlerdi*Pehlivanların,&ldquo;eline, beline ve diline sahip&rdquo; olduğu düşünülüyormuşGüreş tarihinin başlamasından itibaren Türkler, güreşi kişisel kahramanlıkları göstermeye elverişli olan en iyi sporlardan biri sayar. Güreş, Türklerin en eski sporlarından biri olup, kişisel bir spor olmasının yanında toplumsal bir önem kazanmıştır. Bu durum, gerek Selçuklu İmparatorluğu zamanında, gerekse Osmanlı İmparatorluğu zamanında her gün biraz daha artan bir değerle devam etmiştir. İnsanlığın toplu halde yaşamaya başladığı en eski zamandan beri, önem verilen başlıca sporlardan biri olmuştur.Güreş sözcüğünün kökeni Özbek ve Başkurt Türklerinin &quot;Kures&quot; sözcüğünden gelmektedir. Bilinen ilk güreş Oğuz Türklerinin destanlarından olan, Dede Korkut destanında yer almıştır. Güreşin ilk kez Türkler tarafından yapıldığı ve Orta Asya&#39;dan dünyaya yayıldığı kesinlikle kanıtlanmıştır. Pehlivan sözcüğü ise Farsça&#39;dır. Burhan-ı Katı&#39;ya göre asıl anlamı, yürekli, cesur (şeci), yiğit (dili) ise de, zabit, vali, iri vücutlu ve doğru sözlü kimseye de pehlivan denilirmiş.Selçuklular zamanında, kahramanlık gösteren savaşçılara, üstün başarı kazanan atıcı, güreşçi, gürzcülere pehlivan denilse de, bu sıfat 16. yy. başlarında yalnız sporcular için kullanılmıştır. Pehlivan deyiminin bu anlamda kullanılışı, Sultan II. Mahmut devrinin sonuna kadar sürmüştür. Sümer Akat Tarihleri , Tabletler, Gılgamış ve Dede Korkut destanları ve diğer kayıtlar bunu ortaya koymaktadır. Türkler, erkeği, kadını ve çocuğuyla güreşi sever, güreşçiye saygı duyar ve pehlivanlara ayrıcalık tanırlar. Güreş dünyasının içinde olan insanlar için güreşçi hanım olgusu çok yeni bir şey değil. Kadınlar da yıllarca bir şekilde ata sporumuzun içinde olmuş, güreşi takip etmiş, güreşin varlığında önemli yer almıştır.Orta Asya&#39;da kadınların da erkekler gibi güreştiği tarihi bir gerçek. Hatta Dede Korkut&#39;un &ldquo;Banu Çiçek&#39;le Bamsı Beyrek&rdquo; adlı hikayesinde, Banu Çiçek, kendisiyle evlenmek isteyen Bamsı&#39;yla kimliğini belli etmeden at ve ok yarıştırır, üstüne güreşir. Bamsı, güreşte onu yendikten sonra, Banu gerçek kimliğini açıklar ve Bamsı Beyrek&#39;e varır.Osmanlı döneminde öyle zamanlar olmuştur ki, güreşemeyen bir gencin, toplumda bir değeri var sayılmamıştır. Özellikle saraylarda valide sultanların, aynı padişahlar gibi pehlivanları korudukları bilinmektedir. Orhan Gazi&#39;nin eşi Nilüfer Hatun, Bursa&#39;da toprak bağışı yaparak pehlivan tekkesinin kurulmasına ön ayak olmuştur. Ayrıca bazı kaynaklara göre padişahların saraya alındığı dönemlerde, kıspeti olmayan pehlivanların kıspetlerinin, valide sultanların emriyle diktirildiği de bilinen bir gerçek. Kadınların saray bahçesinde güreş izlerken resmedildiği son dönem ünlü bir Osmanlı portresi de mevcuttur.Deliorman güreşlerinde de kadınların var olması, halkla ilişkileri ve ata sporumuzu canlandırma, koruma, yayma ve devam ettirmede yararlı olmuş olduğu söyleniyor. Bu doğal bir olanaktır, çünkü çok güçlü ve tarihte adı kalmış Koca Yusuf, Kurtdereli Mehmet, Kel Aliço, Ahmet Kara, Hergeleci İbrahim, Ahmet Emin, Hasan İsaev, Efraim Kamberoğlu, Lütfü Ahmedov, Osman Duraliyev, Şükrü Lütfiyev, Ahmet Doğu, Sezgin Ayık, Ali Molla ve Zekeriye Güçlü gibi birçok güreşçimizi nineleri, anneleri, sevgilileri, kızkardeşleri büyüttü, eğitti, yetiştirdi, dünyaya gözlerini açık tutmayı öğretti, güreşe ilgilerini uyandırdı, güreş yarışmalarında manevi güç oldu.Ünlü tarihçi Heroid Lond, &quot;Cengiz Han&quot; adlı eserinde Türklerden söz ederken, ata binmeyen, güreş yapmayan adama kız bile vermezlerdi demiştir. Yakın geçmişte de Deliorman&#39;da buna benzerler yaşanıyordu. Baba, kızını isteyenlere, damat güreşçi mi diye her zaman soruyormuş. Güreşçi değilse, kızını vermiyormuş. Güreşçiye karşı duyulan sevgi ve saygı, pehlivanların güçlü kuvvetli, vücut yapısı ve adaleleri gelişmiş, sağlıklı görünümlü insanlar olmasından kaynaklanır. Pehlivanların kahraman, yiğit, doğru ve mert, &ldquo;eline, beline ve diline sahip&rdquo; insanlar olduğu düşünülüyormuş.Osmanlılar zamanında ve daha sonra, saray dışındaki güreş müsabakaları, Deliorman panayırlarında, evlilik ve sünnet düğünlerinde yapılıyormuş. Ayrıca köy düğünleri ve bayram güreşleri adı altında düzenlenen etkinlikler de yapılıyormuş. Bugün de Ulanlı (Oğlanlı, Uğlanlı, Ruen), Kubadın (Kopadın, Loznitsa) ve Omranköy(Trem) düğünü gibi bazı yerlerde devam ediyor. Erkeklerle birlikte kadınların da güreş ve eğlencelerin düzenlemesinde ve misafirlerin karşılanmasında emek, destek ve katkıları az değildir.Koca Yusuf ve Gülçehre hikayesi, çok ilginçtir. Halil Delice&#39;nin yazdığı Koca Yusuf kitabında, Deliorman&#39;da Şumnu&#39;nu Karalar(Çerna) köyünden olan efsanevi Koca Yusuf ile ilgili bir hikaye var. Koca Yusuf gençlik döneminde güreş için gittiği bir yürük köyünde, bir genç kızın evlilik teklifini, pehlivanlık kariyerini etkileyeceği için kabul etmemiştir. Bu olayı unutup gider. Balkanlar&#39;da savaşlar sırasında, Koca Yusuf, &ldquo;Memleket elden gidiyor, ben güreşip ne yapacağım?&rdquo; diyerek pehlivanlığı bırakmış gibi oluyor. Bir gün gezerken, genç bir kızı azgın bir boğanın gazabından kurtarıyor. Sonra bu kurtardığı kıza aşık oluyor. Tabii, tahmin edeceğiniz üzere bu kız, o eskiden reddettiği kız. Gülçehre isimli bu kız, Koca Yusuf ancak pehlivanlığa, yağlı güreşe tekrar başlarsa onunla evleneceğini söyler. Bu da o zamanki kadınların güreşe ve pehlivanlığa verdiği değeri gösteren önemli bir gerçektir. Şumnu Davul ve Zurna Orkestrası&#39;nda kızların davul ve zurna çalmaya başladığı Kemallar(İsperih) güreşlerinde, 32 davul ve 3 zurnadan oluşan görkemli ve kalpleri hoplatan ekip, tüm seyircileri heyecanlandırdı ve o anları dolu dolu yaşadı. Deliorman spor yarışmalarında ve bayram törenlerinde davul ve zurna varmış, gördüğümüz gibi yine var olacaktır!  Deliorman&#39;da güreş varmış ve yaşadığımız müddetçe her zaman devam edecektir!Nurten Remzi,Şumnu ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_495290716.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ATA SPORUMUZ VE KADINLAR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_495290716.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[PEHLİVAN]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/pehlivan/118/</link>
            <description><![CDATA[Kızılcıklı Mahmut Mahmut pehlivan; Bulgaristan Deliorman bölgesinin ,kendi adını taşıyan, Kızılcıklı (Gableşkovo) köyündendir.Balıkesir merkeze yakın olan, Kurtdere köyünde doğan "Kurtdereli", kendisine yapilan şike (anlaşmalı yenilgi) teklifini reddederek, köyüne beş parasız, yayan olarak döner.Fakat; daha sonra, İstanbul'a döner ve ilk güreşinin galibiyetiyeti sonrasında, güreş tarzını beğenen varlıklı izleyiciler, güreş alanına altın sariliralari kendisine ödül olarak atarlar Günümüzde, Balıkesir kentinde heykeli vardır. Bulgaristan Plevne doğumlu, Pomak asıllı güreşçimiz Kel Aliço'dur.Nam-ı diğer: "Gaddar Aliço".Filiz Nurullah'ta, efsanevi güreşçilerimizdendir. Aliço ve Kurtdereli güreş tutarlar, fakat güreş berabere biter. Kurtdereli, ustasının sırtını yere vurmak istemez," Pehlivan" filminin başrolünde oynayan Tarık Akan'a ;yaşlı Trakyalı üstadı, belkide filmin en canalıcı sözünü öğütler "- Seni yetiştiren ustanın, sırtını yere getirmeyeceksin".Rahmetli Akan; spor kültürümüzün önemli bir branşı olan yağlı güreşleri, sinema tarihimize, bu filmle kazandırır.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/pehlivan/118/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/spor/">Spor</category>
            <pubDate>Fri, 09 Jun 2017 16:52:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ PEHLİVANYıllar önce , ilçemizin evlerindeki , şeffaf ampullerine elektrik verebilmek amacı ile kurulan Torbalı Elektrik Fabrikası&#39; nın bahçesinde, güreşe hazırlanan bir pehlivan görmüştüm.Halk, elektrik santrali derdi oraya.Santralin; ön cephesinin, sol köşesinde uzun, ,paslanmış bir bacası vardı.O,demir borudan yapılmış bacanın etrafı, küçük ve zarif bir beton duvarla çevrili idi. Teneke bir ibrikten,oraya giren pehlivanın ensesine, yağ akıtılmaya başlandı.Zeytinyağı ihracımızın, henüz yüksek olmadığı o yıllarda, yeşil renkli yağ ,pehlivanın vücuduna akıtıldı,yağlandı. Daha sonra, pehlivan, güreş sahasına doğru, yayan olarak yola çıktı.Güreşler; şimdiki Yedi Eylül Stadı&#39;nın olduğu yerde, yani eski top sahasında yapılıyordu. Pehlivanların, dana derisinden yapılan, özel güreş pantolonları olurdu .Bunlara &quot;kıspet&quot; denirdi.Saraçlar yada deri işi yapan esnaflar hazırlardı, güreş kıspetlerini. Güreş, Türk&#39;lerin ata sporu olarak kabul edilir.Bu yüzden; serbest,greko-romen ,yağlı güreşler,karakucak güreşlerde spor kültürümüzün bir yönünü oluşturur.Yıllar önce; Gaziantep&#39;te görev yaparken, Adana &#39;ya geldiğimizde, kamyonların kasalarında, &quot;Koca Yusuf Garajı&quot; nın küçük reklam levhaları olurdu. Koca Yusuf&#39;u, halkımız &quot;Cihan Pehlivanı&quot; olarak bilir. Bulgaristan sınırları içinde kalan, Kızılburun köyünde doğmuştur. Koca Yusuf ,İstanbul&#39;da Huzur Güreşleri&#39;ne katılmıştır. Padişahın izlediği güreşler o dönemde böyle adlandırılırdı. Amerika yolculuğunda, gemisinin batması üzerine ölmüştür.Kızılcıklı Mahmut Mahmut pehlivan; Bulgaristan Deliorman bölgesinin ,kendi adını taşıyan, Kızılcıklı (Gableşkovo) köyündendir.Balıkesir merkeze yakın olan, Kurtdere köyünde doğan &quot;Kurtdereli&quot;, kendisine yapilan şike (anlaşmalı yenilgi) teklifini reddederek, köyüne beş parasız, yayan olarak döner.Fakat; daha sonra, İstanbul&#39;a döner ve ilk güreşinin galibiyetiyeti sonrasında, güreş tarzını beğenen varlıklı izleyiciler, güreş alanına altın sariliralari kendisine ödül olarak atarlar Günümüzde, Balıkesir kentinde heykeli vardır. Bulgaristan Plevne doğumlu, Pomak asıllı güreşçimiz Kel Aliço&#39;dur.Nam-ı diğer: &quot;Gaddar Aliço&quot;.Filiz Nurullah&#39;ta, efsanevi güreşçilerimizdendir. Aliço ve Kurtdereli güreş tutarlar, fakat güreş berabere biter. Kurtdereli, ustasının sırtını yere vurmak istemez,&quot; Pehlivan&quot; filminin başrolünde oynayan Tarık Akan&#39;a ;yaşlı Trakyalı üstadı, belkide filmin en canalıcı sözünü öğütler &quot;- Seni yetiştiren ustanın, sırtını yere getirmeyeceksin&quot;.Rahmetli Akan; spor kültürümüzün önemli bir branşı olan yağlı güreşleri, sinema tarihimize, bu filmle kazandırır.Yüzyıllardır, Edirne&#39;de yapılan güreşlerin er meydanı, Kırkpınar&#39;dır.Her yıl; güreşler başlamadan önce,camiide hazireleri olan tüm pehlivanların kabirlerini ziyaret edip, dua ederler. Güreşler, bunu takiben başlar.Torbalı&#39;da; tarihi &quot;Kırkpınar Yağlı Güreşleri&#39;nin en iyi izleyicisi, Menemenli İhsan Bey lakaplı, rahmetli İhsan Erkin idi. Zigoş , Rumeli&#39;de bir köy adıdır. Davullar çalmaya başladığında, o köyde, her kapıdan bir pehlivan çıkarmış, coşkun ile. Günümüzde, yaşayan bir davul-zurna oyunun bir adıdır Zigoş,Torbalı ilçesindeki eski yağlı pehlivan güreşleri de, o zamanlar, yapımı devam eden devlet hastanesi için yada hangi köyde ise, hasılatı ile o köyü kalkındırmak için yapılırdı.O zamanın en tanınmış güreşçilerinden biri de, İzmir&#39;li &quot;Kara Ali&quot; idi. Kara Ali&#39;nin en büyük rakibi, &quot;Adapazarlı Sezai&quot; idi. Birbirlerinden; son derece nefret eden,bu iki pehlivan, Torbalı&#39;da güreş tuttular.Yer gök, davul zurna sesleri ile inliyordu.Kara Ali uzun boylu , Sezai ise, aynı boylarda keskin yüz hatlarına sahip, çekik gözlü bir güreşçi idi.Kara Ali, centilmenlikten çabucak uzaklaşabilen, bir güreşçi idi. Her rakibine yaptığı gibi, Adapazarlı Sezai &#39;yi de tokatladı.Bu, sporun ruhuna aykırı idi.Fakat, böyle olacağını, izleyici de hissediyordu sanki.O gün, belkide, nefeslerin tutularak izlendiği tek güreş oldu.Karşılaşma berabere ilan edilince, Kara Ali, hakem heyetinin üzerine yürüdü. Güreşlerde o gün zorlukla tamamlandı.1948 Londra Olimpiyatları&#39;nda; serbest güreşte, ülkemize ilk altın madalyaları kazandıranlar, Yaşar Doğu, Celal Atik ve Gazanfer Bilge&#39;dir. Üç güreşçimiz, gözgöze gelirler ve rakiplerini aynı anda tuş ederler.Yaşar Doğu; gençliğinde, yaşlı bir kişiyi sırtına alarak, dereden karşıya geçirir. Yaşlı zat &quot;-Evlat sırtın yere gelmesin&quot;.der.Halk arasında, yaygın olarak bilinen bu efsaneden sonra,ölümüne kadar ,hiçbir güreşçi Yaşar Doğu&#39;nun sırtını yere getirmeyi başaramaz. Gazanfer Bilge ve Mustafa Dağıstanlı &#39;da Yaşar Doğu kuşağının ünlü ve unutulmaz temsilcilerindendir.&quot;Gazanfer Bilge&quot; ve &quot;Dağıstanlı&quot; otobüsleri, bir dönem ,ülkemizin önemli yolcu taşıma şirketlerinden idi.1991&#39; de; Dicle Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü başkanlığına getirilen, eski milli güreşçilerden Muharrem Atik&#39;in, o yıl ki 19 Mayıs Atatürk&#39;ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı&#39;nda, şeref tribünün önünden öğrencileri ile geçişi unutulumaz,gayretleri gibi. Nihat Kabanlı, Mahmut Atalay, Hasan Sevinç,Ahmet Ayık serbest stilde, unutulmaz gurescilerimizden idiler.Kırkpınar&#39;da başpehlivan olmak, bütün yağlı güreşçilerin, en büyük hayalidir.Kazanan pehlivan, memleketinde yine davul zurna ile karşılanır. Yenmek mi ? Yenilmek mi ? Tabii ki yenmek ve kazanmak, ama kurallara ve geleneklere uyarak.Ustasının sırtını yere vurmayı, başarı olarak gören bir güreşçi, insanlık dersini çoktan kaybetmiştir aslında. Torbalı&#39;da Hal Binası girişinde ,pastahane işleten Altay kulübünde lisanslı olarak spor yapmış bir güreşçi vardı.İlçe insanına ,yaptığı pasta ve tatlılarla uzun süre hizmet etti.Onun manevi şahsinda; ustasının sırtını yere vurmamış tüm pehlivanları, rahmet ve saygı ile anıyoruz.Hasan ÇAKALOĞLU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_551495406.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ PEHLİVAN ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_551495406.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>