<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Misyon Gazetesi</title>
      <link>https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Türkiye ve dünya gündeminden haberler ve son dakika gelişmeleri takip etmek, editör ve yazarların gündeme dair kaleme aldıkları güncel köşe yazılarını ve analizlerini okumak için, doğru adrestesin!</description>
      <category>Newspaper - Politika</category>
      <lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 00:50:26 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.misyongazetesi.com/rss/haberler/politika/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Tekelin Çöküşü ve Çoğulculuğun İmtihanı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/Tekelin Çöküşü ve Çoğulculuğun İmtihanı/2242/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/Tekelin Çöküşü ve Çoğulculuğun İmtihanı/2242/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:12:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>2023&#39;ten önce beni tanıyan pek azdı. O yıllarda hayatım bütünüyle akademik bir uğraştı; felsefe öğrencisi olarak Osmanlı tarihine, Ortaçağ düşüncesine, Farsça ve Osmanlı Türkçesine, İslam ile Hristiyan uygarlıkları arasındaki etkileşime eğiliyordum. </p><p>Siyaset ise kaçınılmaz bir merak konusuydu; ilgilenmemek mümkün değildi. Ama o günlerde, son iki-üç yılda yaşanacakların böylesine sarsıcı olacağını hiç düşünmemiştim.<br><br>1990&#39;dan bu yana Bulgaristan siyasetinde belki de en önemli kırılma, DPS&#39;nin bölünmesidir. </p><p>Yıllarca sarsılmaz bir seçmen tabanına, devletin derin yapılarıyla ve iş dünyasıyla bağlara sahip olan, uluslararası alanda da tanınan bu 'ebedi' parti, güçlü gençlik örgütüyle birlikte çözülmeye başladı.<br><br>Tam da bu anda diğer partilerin – özellikle PP&amp;DB&#39;nin – etno-dini tekelin zincirlerini kırmak için tarihi bir fırsatı vardı. </p><p>Ne yazık ki, bu fırsat heba edildi. Ben şaşırmadım; beklentilerim zaten önceki seçimlerin tekrarıyla tükenmişti. Nisan 2021&#39;de bir umut ışığı görmüştüm ama onlar başka bir yol seçtiler.<br><br>Bugün PP&amp;DB, çekingen adımlarla da olsa listelerine genç Müslümanları dahil ediyor. </p><p>Ne kadar seçilebilir ya da toplumda karşılık bulabilirler, zaman gösterecek. Ama aynı zamanda, toplumun kültürel kodlarını bilmeyenlerin kolayca fark edebileceği yapay figürler de sahneye sürülüyor. </p><p>Bu da bize iki şey anlatıyor: Birincisi, PP hl Bulgaristan&#39;ın sosyal gerçekliğinden kopuk, kendi izole dünyasında yaşıyor. İkincisi, bu yüzden statükoyu aşamayacak ve insanlar alternatifleri – örneğin Rumen Radев gibi – aramaya devam edecek.<br><br>Bir gün bütün bunlar tarih olacak. Daha geniş bir perspektifle incelenecek, daha sağlıklı sonuçlara varılacak. </p><p>Ben ise yeniden akademik uğraşıma döndüm; çünkü bugün karanlık göründüğünde, cevapları geçmişte aramak doğaldır.<br><br>Monarşi dönemindeki Müslüman milletvekillerini incelediğimde dikkatimi çeken şey, tek bir siyasi özneye bağlı olmamalarıydı. Liberal, sol, hatta muhafazakr partilerde yer almışlardı. </p><p>Bu bana şu soruyu düşündürüyor: Hangisi daha işlevsel bir modeldir? </p><p>Müslümanların da Bulgar ulusunun parçası olarak farklı partilerde yer aldığı çoğulcu bir yapı mı, yoksa 1990&#39;da kurulan tek parti kontrolü mü?<br><br>Tek parti modeli sonunda yozlaştı; ahlaklı ve eğitimli kadrolar yerine, yolsuzlukla beslenen bir elit üretti. </p><p>Bunun sorumluluğunu diğer partiler de taşıyor; sessizlikleri ve Müslüman topluluklarla temas kurmaktaki isteksizlikleriyle bir tekelin yerleşmesine izin verdiler. </p><p>Çoğulcu modelin sorunu ise diğer partilerin Müslümanları gerçekten ve etkin biçimde dahil etme konusundaki isteksizliği. </p><p>En paradoksal olan ise şu: Yüz yıl önce Bulgaristan Krallığı&#39;ndaki partiler Müslümanlara bugünkü AB ve NATO üyesi Bulgaristan Cumhuriyeti&#39;nden daha açıkmış.<br><br>Şimdi sorulması gereken soru şu: Hangi siyasi oluşum gerçekten desteği hak ediyor? </p><p>Yoksa yaşadıklarımız, ölen bir düzenin sancıları ve doğmaya çalışan bir yeninin çırpınışları mı? </p><p>Önümüzdeki seçimler, kaderimizi belirleyecek dönüm noktası olacak.<br><br><br>  Cemal Osman, <br>Sofia University 'St. Kliment Ohridski'<br><br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cemal-osman_1774343544_R4M2Uj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tekelin Çöküşü ve Çoğulculuğun İmtihanı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cemal-osman_1774343544_R4M2Uj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ahmet Doğan devri kapanıyor mu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ahmet-dogan-devri-kapaniyor-mu/2176/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ahmet-dogan-devri-kapaniyor-mu/2176/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 27 May 2025 16:31:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Özel temsilcimiz <strong>Jale Filibeli</strong>, başkent <strong>Sofya</strong>&#39;dan bildiriyor…</p><p><br><strong>İki ayrı fraksiyona bölünmüş olan DPS liderleri Cevdet Çakırov ve Delyan Peevski görüşüp anlaştılar flaş haberi, bu sabah Sofya&#39;daki bütün haber ajanslarının ana gündemine oturdu.</strong></p><p><br><strong>Cevdet Çakırov, parti eş başkanlığından istifa ettiğini ilan ederken, Delyan Peevski ise partideki pozisyonunu daha da güçlendirmiş oldu.</strong></p><p><br><strong>Şu saatlerde, b</strong><strong>ütün siyasi yorumcular, Ahmet Doğan&#39;ın siyasi akıbetini sorgularken, kendisinin bazı milletvekilleri ile bizzat görüştük ve öğleden sonra, meclis parti grubu adına resmi bir açıklama yapılacağını duyurdular.</strong><br> </p><p><strong>E, ne oldu şimdi?</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ahmet-dogan-devri-kapaniyor-mu_1748352691_s7fAuI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ahmet Doğan devri kapanıyor mu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ahmet-dogan-devri-kapaniyor-mu_1748352691_s7fAuI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[BU DÜNYADA  NE KADAR DA ŞEREFSİZ VE ZAVALLI İNSANCIKLAR VAR]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/mehmet-hoca/2154/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/mehmet-hoca/2154/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 09 Feb 2025 04:15:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>BU DÜNYADA  NE KADAR DA ŞEREFSİZ VE ZAVALLI İNSANCIKLAR VAR.</strong> <strong>BEN SİYASETTE ŞUNU ANLADIM: YALANA, DOLANA VE HIRSIZLIĞA MEİLLİ OLAN ZAVALLILAR  İSTİYORLARSA, DÜNYADA EN KOLAY,  EN KİRLETİLMİŞ, EN ÇOK YALAN, EN ÇOK HIRSIZLIK VE YOLSUZLUK YAPILABİLEN SİYASET ALANINI SEÇERLER. </strong> <strong>ONLARIN, BU SEÇİMİNİN  TEK NEDENİ TOPLUMUN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMEK DEĞİL, TABİ Kİİ, TEK HEDEF ŞAHŞİ MENFAAT. </strong> <strong>DOLAYISIYLA SİYASETÇİLER İKİYE AYRILIR: DÜRÜST VE HIRSIZ.</strong> <strong>DÜRÜST, İDEALİST SİYASETÇİLER GENELDE BAŞARILI OLAMAZLAR, EĞER SİYASİ BAŞARIDAN ŞAHSİ MENFAAT ANLIYORSAK. YOLSUZLUGA VE HIRSIZLIĞA YATKIN OLANLAR, YETER Kİ, İSTESİNLER, SIRF  SAHTEKRLIKLA, ÇALMAKLA ,ÇIRPMAKLA KISA SÜREDE ZENGİN OLURLAR.</strong> <strong>SİYASETİN İÇİNDEKİ YEREL VEYA GENEL BAŞ FAKTÖRLER GÜVENLİK VE KORUMA ALTINDA ÇALARAK, ÇIRPARAK  KISA SÜREDE MİLYONER OLUYORLAR. ETRAFINIZA BİR BAKINIZ...</strong> <strong>ŞAHSIM DA İNİŞLİ ÇIKIŞLI  SIYASETİN İÇİNDEN GEÇTİ, GEÇİYOR.</strong> <strong>RİCA EDİYORUM, HIRSIZLIK, YOLSUZLUK YAPTIĞIMA DAİR ELİNİZDE VARSA HERHANGİ BİR KANIT, LÜTFEN, HEMEN ÇIKARIN! EĞER KANITLARSANIZ  SİZİN ELLERİNİZDEN ÖPERİM. ANCAK BUNU KANITLAYAMADIĞINIZ İÇİN TABİİ Kİ  BAŞKA İFTİRALAR UYDURUYOSUNUZ VE UYDURMAYA DEVAM EDECEKSİNİZ .</strong><strong>BU İFTİRALARI ATANLAR, DİKKAT EDERSENİZ, ŞAHSIMA ATEİSTLİK ATFEDEREK KARALAMA KAMPANYASI YÜRÜTÜLÜYOR. BİLSİNLER Kİ, BENİM  İNANCIM DİLİMDE DEGİL ONLARIN GİBİ, KALBİMDE , KALBİMDE! ONLAR GİBİ SÖYLEMLE  EYLEMİ  TUTMAYAN MÜSLÜMANI  TIRNAĞIMDAN YAPARIM,TIRNAĞIMDAM!</strong><strong>ŞAHSIMLA İLGİLİ  EN SON  ORTALIKTA DOLAŞAN  YENİ İKİ DEDİKODUYA BAKIN:</strong><strong>BUNLARDAN BİR TANESİ ,YAŞIM İTİBARİYLE, ŞAHSIMIN BAŞKANLIK ETTİĞİ YENİ KIRCALİ BELEDİYE MECLİSİNİN İLK AÇILIŞ VE KURULUŞ TOPLANTISINDAN.</strong> <strong>BURADAKİ İDDİA BENİM, BSP&#39;nin MECLİS BAŞKAN ADAYINI DESTEKLEDİĞİM YALANI. HANGİ TEKNİK YÖNTEMLE  KANITLADINIZ BENİM  BSP&#39;nin ADAYINI DESTEKLEDİĞİMİ, SÖYLER MİSİNİZ? </strong><strong>BUNU HİÇ KİMSEYE AÇIKLAMAK ZORUNDA OLMAMAMA RAĞMEN, KURALLARA VE ETİĞE AYKIRI OLARAK YAPIYORUM. BEN BOŞ PU-SU-LA KUL-LAN-DIM!</strong> <strong>YEREL SEÇİMLERDEN SONRA BU ŞAHSIMI KARALAMAK İÇİN YAPILAN İLK İFTİRA.</strong><strong>İKİNCİ İFTİRA : BİR BELEDİYE MEÇLİS OTURUMUNDA, KIRCALİ İLÇESİNDE  DPS&#39;NİN VATANDAŞIN SIRTINA YÜKLEMEK İÇİN  SUNDUĞU VERGİ ZAMMI YÜKÜ ÖNERİSİ. GÜYA ŞAHSIM  BU ÖNERIYİ DESTEKLEMİŞ VE 'EVET' OYU VERMİŞMİŞŞM.</strong> <strong>GÜNÜMÜZ ŞARTLARINDA VATANDAŞIMIZ EKMEK PARASI BULAMAZKEN, BEN ONUN  DAHA FAZLA VERGİ ÖDEMESİNİ O-NAY-LA-MAM! TAM TERSİ VERGİLERİN DÜŞÜRÜLMESİ TARAFTARIYIM.</strong><strong>BU İFTİRAYA DA HİÇ ŞAŞIRMADIM; ÇÜNKÜ ŞUNU  ÇOK İYİ BİLİLORUM, BUNLAR GENELDE DOST PARTİSİNİ BİR ŞAHSİ MENFAAT, AVANTA  KAYNAĞI OLARAK GÖREN ZAVALLILAR . </strong><strong>AVANTA BİTİNCE TEPE TAKLA KAÇIP, HAL DOST PARTİSİNİN SAVUNDUĞU DEĞERLERE SAHİP ÇIKANLARI KARALAMAKLA MEŞGUL  OLAN HAİNLER.</strong> <strong>TABİİ, BU DEDİKODULARIN DEVAMI GELECEK. </strong> <strong>UZATMAYAYIM, BU İKİ İDDİA DA KÖTÜ NİYETLİ, VARLIĞINI BİRTEK DEDİKODUYLA SÜRDÜREBİLEN ZAVALLILARINDIR. NE YAPARLARSA YAPSINLAR! 'GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ' DERLER YA, AMA SEN 'AT ÇAMURU İZİ KALSIN' MİSALİ BUNLAR. ' İT ÜĞRÜR, KERVAN YÜRÜR'… </strong> <strong>BU İFTİRALARI ATANLARI ALLAHA HAVALE EDİYORUM.</strong> <strong>HEY GİDİ ZAVALLILAR, BİR DE CAMİYE GİDİYORSUNUZ, MÜSLÜMANIZ DİYE GEÇİNİYORSUNUZ!</strong> <strong>BAZEN AYNAYA BİR BAKIN, BE ŞEREFSİZLER. YAKIŞIKLI VEYA GÜZELİM DİYE DEĞIL, AMA İNSAN MIYIM DİYE…</strong> <strong>BEN ÇOOK GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞİM, BU DEDİKODULAR BANA VIZ GELİR, TRIS GİDER. ŞAHSIMI EN  İYİ  SIRADAN VATANDAŞ BİLİR. KISKANIN  NAMUSSUZLAR!  ALLAH HERKESİN AMELİNE GÖRE VERİYOR, VERMİŞ DE ZAATEN…</strong> <strong>MEHMET HOCAOĞLU ( HOCA )</strong>Tüm  DİNDEN ÇIKMIŞKEN ONLARA MAUN SURESİNİ HATIRLATAYIM: ' EY MUHAMMED! DİNİ YALAN SAYANI GÖRDÜN MÜ? ÖKSÜZÜ KAKIŞTIRAN, YOKSULU DOYURMAYA YANAŞMAYAN KİMSE İŞTE ODUR. VAY O NAMAZ KILANLARIN HALİNE Kİ; ONLAR KILDIKLARI NAMAZDAN GAFİLDİRLER. ONLAR GÖSTERİŞ YAPAR. ONLAR BASİT BİR ŞEYLERİ ÖDÜNÇ DAHİ VERMEZLER' ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mehmet-hoca_1739065672_sjbYRX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ BU DÜNYADA  NE KADAR DA ŞEREFSİZ VE ZAVALLI İNSANCIKLAR VAR ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/mehmet-hoca_1739065672_sjbYRX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Бъдещето пред двете ДПС-та или острата нужда от промяна]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dps/2130/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dps/2130/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 26 Dec 2024 15:41:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Бъдещето пред двете ДПС-та или острата нужда от промяна</p><p><br>   В навечерието на Новата 2025 г.пред двете ДПС-та стои неустоимо въпросът за бъдещето, за острата нужда от промяна. Промяна на досегашната политика,на партийния имидж. Дванадесетата извънредна конференция на ДПС даде заявка за Ново начало сред поддръжниците на Делян Пеевски. На този етап в Алианс за права и свободи на Ахмед Доган обаче залагат на съхраняването на етническия профил и либералната му обложка.</p><p><br>   Битката за марката ДПС се превръща в битка за ценности и заявка за нов български етнически модел. Моделът на Доган вече не сработва. Той отиде в миналото с разцепването на партията.</p><p><br>  Новото начало предлага еманципация на етническите общности, както в рамките на ДПС,така в националната политическа карта. Пеевски обяви от трибуната на извънредния партиен форум,че неговите подддръжници и избиратели повече няма да бъдат втора категория хора. Че партията е отворена за българи, турци, помаци, роми, милет. Че няма в нея да доминира един или друг етнос, каквато бе практиката до сега. Застъпващ евроатлантически ценности Пеевски има един път-мултикултурализма по американски образец: Единство в многообразието! Гарантиране на равен старт за всеки, независимо от етнос и религиозна принадлежност. Обявеният за Феномен политик направи нещо нечувано за родната политика-скъса с либерализма по европейски,излизайки от Алианса на либералите и демократите в Европа.</p><p><br>  По ирония на съдбата човекът, който иска равноправие по американски е санкциониран именно от САЩ по закона Магнитски. Вашингтон инициира „санитарен кордон' спрямо лидерът на ДПС в българския политически живот. В отговор Пеевски изкара хората на улицата. Показа,че може да бъде политикът, играещ ролята на народен трибун, на лидерът, оглавяващ недоволството на масите от дефектиралата ни политическа система. Макар,че винаги е давал заявка за властта, Феномена не се страхува,да се превърне в лидерът на българската опозиция. Нещо повече в условията на родната политическа безпътица, той може да утвърди имиджа си на силния човек в държавата.</p><p><br>  На фона на перспективите в ДПС, Алианс за права и свободи също търси своя нов прочит на партийните приоритети. Предизборната коалиция със земеделци даде ясно да се разбере, че хората на Сокола, ще се обърнат към традиционните си избиратели от село и към техните потомци. Земеделската идеология е по близо до сърцето на консервативните депесари от европейския либерализъм. Още повече, че земеделският лидер Александър Стамболийски е сочен,като човека допуснал малцинствата в България до голямата политика. Това е ясна заявка за властта на национално ниво. Разбира се, ще бъде взето най-доброто от Българския етнически модел, за чийто архитект се сочи Доган-а именно: допускането на представители на турското население на всички нива на управление в страната. Това бе договорено от Ахмед Доган и Георги Първанов в началото на хилядолетието.</p><p><br>  Става въпрос именно за турското население. Именно неговите представители доминираха в ДПС през годините и затова партията и в чужбина и у нас бе наричана „Турската партия'. Сега обаче този модел може да зацикли. В конкуренцията на ДПС на Пеевски,ДПС без Пеевски може да бъде обявена за етническа партия и подложена на съдебни санкции. Не случайно Джевдет Чакъров и неговите заместници лансират тезата , че има опасност от нов Възродителен процес и ограничаване на правата на турците. Темата за раната от т.нар.Възродителен процес продължава да се експлоатира. Тази година ДПС без Пеевски е инициатор на възпоменателните митинги по случай четиридесетгодишнината от насилствената смяна на имената на българските турци. Демонстрира се тясната връзка с Анкара,като се канят видни представители на турския политически елит. Залага се на откровено „турския образ' на Алианс за права и свободи.</p><p><br>Бъдещето ще покаже,чия политическа стратегия ще се окаже печелившата. Дали тази на Сокола или на Феномена.</p><p><br>Георги Кулов, </p><p>Специално за в-к Misyon<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dps_1735217603_XI3uLG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Бъдещето пред двете ДПС-та или острата нужда от промяна ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dps_1735217603_XI3uLG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Какво стои зад поредната политическа екзекуция в ДПС]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/osmanli/2036/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/osmanli/2036/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 09 Nov 2023 16:36:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Два дни след отсраняването на Мустафа Карадайъ от поста му на председател на ДПС, всички българските медии продължават наширко да коментират този факт, отчитайки го като обрат в българският политически живот.</p><p>Ето и подборката, която съставихме от различни медийни източници;</p><p>Medıapool.bg</p><p>____________</p><p>Какво стои зад поредната политическа екзекуция в ДПС? След 8 години вътрешнопартийна предвидимост и спокойствие ДПС отново се разтресе. Мустафа Карадайъ си отиде от председателския пост предсрочно, подобно на предшественика си Лютви Местан. Този път &quot;детронирането&quot; стана по по-милостив начин и с по-дълго и ясно предизвестие, но формалната развръзка предстои. Изглежда обаче санкционираният по глобалния закон &quot;Магнитски&quot; Делян Пеевски ще затвърди водещата си роля в партията, а не е изключено и официално да я оглави. Версиите по този въпрос, както и за пътя, който ще поеме ДПС, лансирани от различни източници в и около ДПС, се разминават и понякога взаимно се изключват. Неофициално източници на Mediapool коментират, че причините за това може да са три. Едната е, че Доган се готви да представи избирането на Делян Пеевски за официален председател като &quot;демократично партийно решение&quot;. Другата &ndash; иска да покаже, че все още не Пеевски, а той е първи в партията. И третата възможна причина е, че мястото ще бъде дадено на трето лице &ndash; депутат от партията, като може и жена да вземе властта.</p><p>faktor.bg</p><p>Светослав Малинов, политолог</p><p>___________________________</p><p>Новият лидер на ДПС жена, и то с българско име? Това ще е най-впечатляващото, ако се случи, смята Светoслав Малинов. Смяната на Мустафа Карадайъ бе предизвестена, само моментът е странен, заяви пред БНТ Светослав Малинов, който веднага уточни, че ще разбере основанията в момента, в който види новия лидер и неговия екип. &quot;Тогава ще е ясно дали това е сериозна фундаментална промяна, или е опит да се замени лидер, допуснал грешки&quot;, отбеляза още той. &quot;Според мен Делян Пеевски няма да е новият лидер, защото това ще блокира участието на ДПС във властта, но много ще се впечатля, ако лидерът е с българско име и още повече, ако това е жена&quot;, загатна още Малинов. Според него пътят към властта минава през съгласието на ГЕРБ, което е налице, но не така стоят нещата при ПП-ДБ и особено, ако Пеевски застане начело. На фона на предстоящата ротация, когато ще се сменя не само премиер, а вероятно и министри, това става още по-голямо предизвикателство. Малинов смята, че за да има стабилност във властта, коалицията трябва да стане по-симетрична и в един момент Бойко Борисов да каже за нея: &quot;Ние&quot;. Новият лидер на ДПС жена, и то с българско име? Това ще е най-впечатляващото, ако се случи, смята Светслав Малинов</p><p>Дневник</p><p>Д-р Николай Михайлов - психиатър и политически наблюдател</p><p>_____________________________________________________</p><p>На повърхността става явно, че Доган или е много недоволен от Карадайъ, или е много доволен от Пеевски. Аз мисля, че и двете са верни. Г-н Пеевски е негов довереник и негов ученик и той е сложен отдавна на ученическата банка, за да му се преподават уроци. Талантите, без ирония, на г-н Пеевски са добре известни и със сигурност са ценени от г-н Доган. Механизмът зад модела &quot;Пеевски&quot; Механизмът зад модела &quot;Пеевски&quot; Има едно необявено и интересно, информативно за процесите съперничество между Делян Пеевски и Бойко Борисов, доколкото пътищата им се разминават - единият отива нагоре, другият отива надолу, а и двамата са клиенти на &quot;Магнитски&quot;. Борисов е в състояние на някаква тиха паника, той губи почва и в собствената си партия, там той е разпознат като колеблив човек, със сигурност знаят и основанията той да бъде неуверен. Мотивът е известен - той е заподозрян от хегемона и това не е шега работа. От него се чака да бъде лоялен на директивата, той се старае, но това подкопава самочувствието, самомнението, интересите на неговата партия в прословутата сглобка, в която никой от участниците не се чувства комфортно. Чрез смяната на Карадайъ с Пеевски Доган дава заявка за преместване на ДПС в епицентъра на българската политическа власт. Той закрива периода на анонимно участие във властта и вероятно ще пожелае това участие в пълнотата на всички преференции, които участието във властта дават. Това е нов период, свързан с характерологията на Пеевски, който разиграва собствената си роля в театрална стилистика, суфлирана от Доган. Той е много активен и направо безпардонен. На моменти се държи с акад. Денков като с подчинен. Той наистина играе роля, а не само себе си.</p><p>Nova news</p><p>доц. Татяна Буруджиева,политоложка</p><p>________________________________</p><p>Оставката на Мустафа Карадайъ за мен също е свързана с бюджета. За мен ДПС едва ли ще рискува да влезе директно в изпълнителната власт. Това беше казано и от Делян Пеевски. За мен оставката на Карадайъ показва по-скоро, че ДПС няма да иска събаряне на сглобката и влизане директно в изпълнителната власт. Но има и вероятност ДПС да поиска малко повече власт в определени сектори, като това ще стане чрез по-силна критика на правителството. Аз лично за себе си нямам правилното обяснение за оставката на Карадайъ. За мен Делян Пеевски е малко вероятно да бъде новият лидер на ДПС. Това е заради санкциите по &quot;Магнитски&quot;. Това ще е лош знак към нашите партньори. Шансовете на внесения вот на недоверие са нулеви&quot;, обяви от своя страна доц. Чолаков. Карадайъ подаде оставка като лидер на ДПС, Доган поема партията &quot;За мен оставката на Карадайъ не беше огромна изненада. В последните 2-3 години ДПС се разклати. И на тези избори се видя, че търпят някои загуби. По-интересно е кой ще е новият председател на партията. За мен ще се тества дали Делян Пеевски може да стане председател, защото това ще е революция - първият етнически българин начело на ДПС. За мен ДПС ще са стожер на кабинета и няма да правят опити да го свалят. Внесеният днес вот на недоверие няма как да мине. Той е по всичкология. Не може да искаш вот на недоверие по теми, по които можеш да искаш вотове в следващите три години. Мотивите са един тюрлю гювеч. За мен дебатите по този вот другата седмица дори могат да попречат на членството ни в Шенген&quot;, категорична бе Татяна Буруджиева.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/osmanli_1699537200_1OsY7h.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Какво стои зад поредната политическа екзекуция в ДПС ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/osmanli_1699537200_1OsY7h.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[OБРЪЩЕНИЕ Към Българската общественост и в частност към Турците в България.]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/baslik/1945/</link>
            <description><![CDATA[Покрай недалновидните политики на ДПС, Турското общество сега е напълно пренебрегнато и оставено на заден план. В служебните правителства на президента не беше назначен нито един министър или зам. министър с Турско име. Последното избрано правителство също не назначи в своите редици и областните управи нито един Турчин.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/baslik/1945/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 29 Aug 2022 07:41:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Oтново сме пред прага на избори, но голяма част на Турското етническо общество е затруднено в избора си на партии, за които да даде своя вот. </strong><strong>Налице е осезаема разпокъснатост и разединеност между партии и избиратели.</strong><strong>Празноглавите умници веднага ще се изхвърлят и ще кажат, че Турците в България си имат своя собствена партия, която от своя страна е едно голямо, нелицеприятно лицемерие, измама, разочарование и недействителност. </strong><strong>Всеизвестно е, че ДПС е продукт на омерзеното бивше комунистическо разузнаване, което все още поддържа живата сплав между бездарния олигархичен модел и т. н. статукво.</strong><strong>Mного избиратели от Турско потекло, още от 1990 г. насам не са имали никаква връзка и никога не са гласували за тази измислена партия на послушниците, верни прислуги на задкулисието. </strong><strong>С годините много избиратели и симпатизанти също се откъснаха от ДПС, които бяха оставени на произвола на съдбата, голяма част от тях никога не се вляха в други партии. </strong><strong>Чрез множество продажни медии, години наред тези факти бяха скрити от Българската общественост, внушавайки и, че Турците у нас масово гласуват за ДПС, което не е вярно и е пълна комунистическа измислица. </strong><strong>Криеше се фактът, че половината гласове на ДПС идват от други етнически прослойки в страната. В момента, около 200 000 послушни избиратели от нашите среди, повечето от страх да не би да загубят насъщния си и в своята дълбока заблуда за реалностите, все още продължават да гласуват за ДПС, но като цяло броят на Турците избиратели у нас е много по -голям. Само този показател красноречиво показва до колко сапуненият мехур, наречено ДПС е Турска партия. </strong><strong>Ние, подписалите това Обръщение, със самочувствието на истински демократи, милеещи за добруването и процъфтяването на България, винаги сме били против това недоразумение и недоносче на статуквото, наречено ДПС. </strong><strong>Никога не сме били доносници и агенти на ДС, никога не сме били лакеи на ДПС И БСП. Ние никак нeодобряваме партиите, поддържащи статуквото и олигархията. Особено сме загрижени за бъдещето на родината си, която е доведена от тъмните сили в безизходица и застой. </strong><strong>Покрай недалновидните политики на ДПС, Турското общество сега е напълно пренебрегнато и оставено на заден план. В служебните правителства на президента не беше назначен нито един министър или зам. министър с Турско име. Последното избрано правителство също не назначи в своите редици и областните управи нито един Турчин. </strong><strong>Ние приканваме Турското общество у нас да започне народностно движение за една чиста политика, основана на демократични принципи и законови норми. В едно таково движение, ние сме готви заедно с Българите и останалите етноси да поведем борба за демокрация и законност. Повече не искаме сарайски велможи и други дребни мошеници. </strong><strong>Ние, етническите Турци у нас и в чужбина не припознаваме ДПС, като своя партия. Апелираме всички честни наши събратя повече да не гласуват за продажното ДПС, а да гласуват за други партии, необвързани със статуквото и олигархията. </strong><strong>Налице е и друг съществен проблем. Българските партии стоят надалече от т. н. Турски райони. Не съществува една живителна връзка между нас. Именно на тези избори, близо 300 000 избиратели Турци, вече не гласуващи за ДПС, е нужно да гласуват за партиите, основани на демократични принципи. </strong><strong>Ние, не сме обвързани с никоя политическа формация, не сме регистрирано дружество, не поддържам връзки с продажни изселнически дружества, говорим единствено от името на Турската общност, осъзнавайки своята пълна гражданска отговорност. Ние, винаги сме били против статуквото и олигархията. </strong><strong>Накрая още един път питаме; Ние, Турците в България за коя партия да гласуваме?</strong><strong>Подписали Обръщението; Мустафа Шевкет Исмаил, Юмер Сабахаттин Юмер, Лютви Байрам Мехмедали, Ахмед Ариф Хасан, Назиф Мехмед Юсеин, Mehmet Mustafa İsmail, Сабри Сали Али и Левент Ахмед Хасан. </strong><strong>Телефони за връзка; 0887347600, 0889571055, 0898853257, 0897218858, 0887454599 </strong><strong>24.08.2022, Кърджали</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/baslik_1661750599_7AM1ju.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ OБРЪЩЕНИЕ Към Българската общественост и в частност към Турците в България. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/baslik_1661750599_7AM1ju.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Асен Василев: Няма да отминем и в диалог с крадци няма да влезем!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/secimler-arifesinde/1925/</link>
            <description><![CDATA[32 години ДПС е в политиката и най-бедните краища на държавата са там, където са избирателите на ДПС, но едни от най-богатите хора в държавата са членове на ДПС. Ние не се борим и не проповядваме срещу хората, които гласуват за вас, ние се борим срещу хората, чиито банкови сметки вие пълните и срещу диалога, който вие искате, за да се краде безпардонно и безцеремонно. ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/secimler-arifesinde/1925/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 16 Jun 2022 13:44:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Гневни думи на вицепремиера и финансов министър Асен Василев вдигнаха съпартийците му от &bdquo;Продължаваме Промяната&ldquo; на крака. </strong><strong>От ДПС отвърнаха с викове &bdquo;Оставка&ldquo;!</strong><strong>&bdquo;Казахте, че сме отправили призив за етническо противопоставяне. Не, г-н Карадайъ. Нашият призив е за противопоставяне към фирмите, които грабят тази държава. 32 години ДПС е в политиката и най-бедните краища на държавата са там, където са избирателите на ДПС, но едни от най-богатите хора в държавата са членове на ДПС. Ние не се борим и не проповядваме срещу хората, които гласуват за вас, ние се борим срещу хората, чиито банкови сметки вие пълните и срещу диалога, който вие искате, за да се краде безпардонно и безцеремонно. Това няма да продължи, ние в такъв диалог няма да влезем с никой&ldquo;, заяви Василев от трибуната.</strong><strong>&bdquo;Вие говорите с надеждата, че ние сме нещо временно, което ще отмине. Ето ви още една новина, няма да отмине! Това е началото, което българското общество поиска ще иска по площадите всеки ден. Ще си отвоюваме държавата&ldquo;, заяви министърът, който присъства в пленарна зала днес, заедно с министър-председателя и половината кабинет в защита на председателя на Народното събрание Никола Минчев.</strong><strong>&bdquo;Толкова е дълбока кризата, че вие сте готови да се прегърнете с &bdquo;Възраждане&ldquo;, г-н Карадайъ, за да ни свалите от власт, каза още вицепремиерът. Толкова е дълбока кризата за хората, които си стоят в сараите и се опитват да управляват държавата, обърна се още вицепремиерът към лидера на ДПС, който излезе на трибуната и взе думата без процедура по начина на водене&ldquo;, подчерта Асен Василев.</strong><strong>&bdquo;Казахте, че дебатът не е за господин Минчев, а за политическата ситуация у нас. Аз не искам да живея в държава, в който дебатът за председателя на Народно събрание да бъде за човекът, който е най-достоен да заема този пост&ldquo;, допълни вицепремиерът. </strong><strong>От своя страна Мустафа Карадайъ отново нарече &bdquo;Продължаваме Промяната&ldquo; и правителството с думите &bdquo;случайни минувачи&rdquo;. Той заяви, че кабинетът &bdquo;Петков&rdquo; прави политика в името на фирмите на мафията и задкулисието. 20 минути почивка даде председателстващият, след което дебатите за оставката на шефа на Народното събрание Никола Минчев ще бъдат възобновени.</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/secimler-arifesinde_1655376575_Ed3iXF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Асен Василев: Няма да отминем и в диалог с крадци няма да влезем! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/secimler-arifesinde_1655376575_Ed3iXF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DPS heyeti Bursa'da "DOST merkezini" ziyaret etti...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ziyaret-etti/1851/</link>
            <description><![CDATA[* İki gündür ülke çapında  işi gücü bıraktık ve habire Bulgaristan'dan gelen siyasetçileri ağırlıyoruz.                         * Eğridere'den bir arkadaş yazmış: "Artık DPS'yi ana vatana gönderiyoruz, göçmenlerin partisi olsun..." * Her ne kadar aramızda bazı fikir ve düşünce farklılıkları varsa da, sonuçta bizler kardeşiz, aynı kanı taşımaktayız. * Doğru olan dernekçiliği ve siyaseti yapıyoruz mu? İşte bu sorunun cevabından pek ilgileneni göremiyoruz... * Şimdi sormadan edemiyoruz: Bulgaristan'daki Türklere sadece CHP yanlıları mı destek çıkıyor? Hayır! O zaman , bu kutuplaşmanın kaynağı nedir?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ziyaret-etti/1851/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 10 Oct 2021 13:35:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Başlık biraz abartılı ve manidar olabilir, fakat yazı okununca ne demek istediğim anlaşılacaktır. </strong><strong>Ülke çapında, iki gündür işi gücü bıraktık ve habire Bulgaristan&#39;dan gelen siyasetçileri ağırlamaktayız. </strong><strong>Bu sefer, adeta yoğun olarak geldiler. </strong><strong>Eğridere&#39;den bir arkadaş yazmış:</strong><strong> &quot;DPS&#39;yi artık ana vatana gönderiyoruz, göçmenlerin partisi olsun...&quot;</strong><strong>Her ne kadar aramızda bazı fikir ve düşünce farklılıkları varsa da, sonuçta bizler kardeşiz, aynı kanı taşımaktayız...</strong><strong>İllaki, ileride kendi aramızda anlaşıp bizim güzide ve sevimli toplumumuzun gerçek yüzünü cümle aleme gösteririz, gücüne de hep beraber güç katarız. </strong><strong>Eylül ayında, BNR radyosuna verdiğim bir röportajda, göçmen derneklerinin siyasi işlere fazla yoğunlaşmamasını, daha ziyade kültürel ve sosyal alanlara yönelmelerini tavsiye etmiştim. </strong><strong>Paylaştığım bu düşünceler, önceden tahmin ettiğim gibi bir takım dernek yöneticileri tarafından hiç hoşnut karşılanmadı çünkü kendileri dışından gelen bir öneriyi kaale almaya  alışık değiller. </strong><strong>Benim arzum zaten kendilerini birazcık düşünceye sevk edip uyarmaktı; sonuçta işimiz gereği yorumlarımızda, toplum nezdindeki dinamikleri her zaman ortaya dökmeye mecburuz. </strong><strong>Dünkü manzaralar, derneklerimizin ne denli fazla siyasetle içli dışlı olduklarının bir kanıtı, fakat bizler doğru olan dernekçiliği ve siyaseti yapıyoruz mu? İşte bu sorunun cevabından ilgilenenleri pek göremiyoruz... </strong><strong>Trakya bölgesinde, genelde muhalefetteki CHP revaçta ve bazı belediyeler sadece göçmen oylarını kazanmak kaygısıyla DPS ile adeta sarmaş dolaş içinde. </strong><strong>Karşılıklı olarak birbirine sıkıca sarılmış, kucaklaşmış haldeler. </strong><strong>Suyun ötesindeki DPS&#39;de bu duruma bayağı bel bağlıyor ve umut besliyor. </strong><strong>Şimdi sormadan edemiyoruz: </strong><strong>Bulgaristan&#39;daki Türklere sadece CHP yanlıları mı destek çıkıyor? </strong><strong>Hayır! O zaman , bu kutuplaşmanın kaynağı nedir?</strong><strong>Madem ki, DPS konusu bu kadar paylaşılamıyor, başka farklı siyasi görüşteki vatandaşlarımız oylarını  kime verecekler? </strong><strong>Bu arada bizim iktidarda hiç boş durmuyor. </strong><strong>Trakya Üniversitesi&#39;nin girişimiyle, Bulgaristanlı kadınlardan oluşan bir heyet foruma konuk edildi, fakat burada dikkat çeken husus, davete icap edenler genelde birer aktif DPS&#39;liydi, sanki memlekette hiç başka başarılı kadınlar kalmamıştı...  </strong><strong>İşte bu tür ayrımcılıklara ben kesinlikle karşıyım. </strong><strong>Bir sözle göçmen oylarına, CHP&#39;nin dışındaki siyasi güçler de talip oluyor. </strong><strong>Bursa&#39;da ise bayağı  enteresan ve düşündürücü bir durum ortaya çıktı. </strong><strong>Konuk siyasi heyeti karşılayanlar arasında, Bal-Göç&#39;ün ağır toplarından bazı DOST partisi  sempatizanlar da vardı. </strong><strong>En azından artık aynı masaya oturabiliyorlar...</strong><strong>Şimdi sanmayın ki, bu DOST partililer kalkıp herkese: &quot;Oyunuzu DPS&#39;ye veriniz!&quot;çağrısında bulunacaklar ve bu yönde çalışacaklar... </strong><strong>Bunu hiç sanmam, son örnek derneklerimizin ne denli siyasallaştığının bir göstergesidir...</strong><strong>Mümin TOPÇU</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ziyaret-etti_1633862250_GOLP0j.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DPS heyeti Bursa'da "DOST merkezini" ziyaret etti... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ziyaret-etti_1633862250_GOLP0j.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[“Her şey boş, bomboş, bomboş!”]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/mucize-cocuklar/1839/</link>
            <description><![CDATA[* Başkent Sofya'daki siyasi arena kubbeleri altında yeni bir şeyin olmadığına göre, şimdilik büyük umutlara kapılmamız yanıltıcı ve aldatıcı olur.*  Bizim "Türk cephesine" göz atmış olursak, şimdilik orada derin suskunluk hakim ama ordu nöbet başında.* Şabanali ve Hafızov nihayet suskunluğunu bozdular.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/mucize-cocuklar/1839/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 19 Sep 2021 13:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Mucize çocuklar Petkov &amp; Vasilev ikilisi veya biraz önce ilan edilen &quot;Прoдължaвaмe прoмянaтa&ldquo;( &quot;Değişime Devam&quot;) hareketi, Bulgaristan&#39;da son dönemde türemiş bütün siyasi partileri silip süpürecek gibi gözüküyor. </strong><strong>Tabi ki, buna mafyanın yarattığı oligarşi modeli müsaade ederse...</strong><strong>Ağustos ve Eylül aylarını memlekette geçirdim, akşam Bursa&#39;ya döndüm ve bu satırları henüz ayağımın tozunla yazmaktayım. </strong><strong>Eğer, çok kısa bir şekilde Bulgaristan&#39;daki siyasi gelişmeleri özetlemiş olursak, hey şeyin önceden kurgulanmış bir oyun olduğu apaçık ortaya çıkmakta. Bunu biz belirtmeye bıktık ama insanımız bildiğini okumaya devam etmekte... </strong><strong>Boyko - Doğan - Peevski - Geşev - Radev - İvanov veya Slavi, bunların yaslandıkları siyasi formasyonlar tek adresten yönetilmeye devam ediliyor ve bunun neticesinde Bulgaristan devleti, AB&#39;nin en fakir ülkesi olmaya mahküm kalıyor... </strong><strong>Tek sözle: &ldquo;Her şey boş, bomboş, bomboş!&rdquo; </strong><strong>Bunlar Yeruşalim&#39;de krallık yapan Davut oğlu Vaiz&#39;in sözleri.</strong><strong>Başkent Sofya&#39;daki siyasi arena kubbeleri altında yeni bir şeyin olmadığına göre, şimdilik büyük umutlara kapılmamız yanıltıcı ve aldatıcı olur. </strong><strong>Slavi&#39;ye birazcık umut bağlamıştık ama her zaman olduğu gibi yeniden feci şekilde aldatıldık. </strong><strong>İvanov&#39;u kendimize yakın gördük ama herifin ne  olduğu belli değil...</strong><strong>Karayançeva, Donçeva ve Manolova ise adeta tiplerimiz değiller...</strong><strong>30 yıl boyunca kaçıncı defa aldatılıyoruz? </strong><strong>Son gelişmelerde gördük ki, Slavi&#39;de Gerb ve DPS ilişkili. </strong><strong>Sonuçta Petkov &amp; Vasilev ikilisi de mafya-oligarşı modelinin bir ürünü değil mi? Her ne kadar iyi eğitimli ve becerikli olsalar da...</strong><strong>Bizim &quot;Türk cephesine&quot; göz atmış olursak, şimdilik orada derin suskunluk hakim ama ordu nöbet başında. </strong><strong>Bir dönem ülkede porsiyonlar dağıtanların sesi biraz kısık.</strong><strong>Delyan, sanki Şipka tepesineden aşarı yuvarlanmış ama avukatları hepsinin sütten çıkmış birer ak kaşık gibi temiz olduklarını iddia etmekteler. </strong><strong>Şabanali ve Hafızov nihayet suskunluğunu bozdular. </strong><strong>Sosyal medya aracılığı ile yeniden DPS&#39;ye dönüş signalleri verdiler. </strong><strong>Hatta, bu sıcaklarda hiç üşenmeden Bursa&#39;ya kadar yol teptiler ve Faruk beyle beraber çay içtiler. </strong><strong>Allah, kendisinden razı olsun, bizleri genç yaşta emekli etti...</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mucize-cocuklar_1632047406_aDp6EM.jfif" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ “Her şey boş, bomboş, bomboş!” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/mucize-cocuklar_1632047406_aDp6EM.jfif"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaybedilen 300 bin seçmen geri dönmüyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kaybedilen-300-bin-secmen-geri-donmuyor/1821/</link>
            <description><![CDATA[* 11Temmuz seçimleri onlar açısından adeta "tamam mı devam mı" yarışına dönüşmüştü. * Sonuç yine değişmedi, yani kaybedilen 300 000 üzerindeki seçmen geri dönmediği gibi daha da ciddi oy kayıpları yaşandı.* Ülkemizdeki sandıklara bakıldığında neredeyse her yerde ırkçı partisi Ataka'ya veya benzeri aşırı milliyetçi Bulgar  partilerine oy çıktığını da gördük. * Neden hiç bir olumlu veya olumsuz satır yazmadık?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kaybedilen-300-bin-secmen-geri-donmuyor/1821/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 15 Jul 2021 14:54:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bu seçimlerde DPS siyasi tarihinin en kapsamlı seçim çalışmasını yürüttü. Gayet, tabi ki, bunun sebepleri vardı. ,Son yıllarda DPS&#39;den kopan Türk asıllı seçmen kitlesi partiye geri dönmüyordu. Kopan kitle, daha önce partiye destek verenlerin 2/3 gibi bir yüzdeyi işaret ediyordu. Bu durum soydaşlarımızı temsil etme iddiası ile kurulan bir parti açısından büyük sorun demekti.DPS, o yüzden daha 4 Nisan seçimlerine özel önem vermişti. Tüm enstrümanlarını sahaya sürmüş ve bu durumu düzeltmeye çalışmıştı, ancak tüm gayretlere rağmen kaybettikleri seçmeni geri kazanamamışlardı. Bundan dolayı tekrarlanan 11Temmuz seçimleri onlar açısından adeta &quot;tamam mı devam mı&quot; yarışına dönüşmüştü. İşte bundan dolayı, siyasi tarihlerinin en kapsamlı ve büyük bütçeli seçimleri oldu bu son seçimler. Ama sonuç yine değişmedi, yani kaybedilen 300 000 üzerindeki seçmen geri dönmediği gibi daha da ciddi oy kayıpları yaşandı.4 Nisan seçimlerinden sonra aslında bu durum belli olmuştu ama DPS, birlik ve beraberliği kendi çatımız altında tekrar tesis edebilir miyiz diye son bir gayret içine girmişti.Bundan dolayı can havliyle her yerden destek almak için çalıştılar. STK&#39;ları, siyasileri, bazı kurumları devreye sokma gayretlerinde bulundular. Bunun dışında bir çok Türkiyeli ünlü sanatçı Bulgaristan&#39;a davet edildi. Ancak bu kadar mobilizasyona rağmen, bütün gayretlerin hiç bir etkisi olmadığı çok net olarak belli oldu sonuçta.Mevcut ve hantal yapısıyla, DPS&#39;nin soydaşımızın çatı kuruluşu ve birlik adresi olamayacağı artık tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belli oldu.Bu hakikati son yıllarda ısrarla ve bir çok defa karar verici mekanizmalara anlatmıştık. Büyük bir anti DPS kitlesi ortaya çıktığını, ki bu kitle soydaşımızın çok büyük bir kısmını kapsadığını, bunlar hiç bir koşulda geriye dönüş yapmayacaklarını, hatta şunu da özellikle belirtmiştik, tepki için gerekirse aşırı milliyetçi Bulgar partilere oy vereceklerini ama DPS&#39;ye dönmeyeceklerini  özellikle vurgulamıştık....Nitekim, ülkemizdeki sandıklara bakıldığında neredeyse her yerde ırkçı partisi Ataka&#39;ya veya benzeri aşırı milliyetçi Bulgar  partilerine oy çıktığını da gördük. İşte bunlar bahsettiğimiz tepki oylarıdır... 11 Temmuz tarihinde tekrarlanan Bulgaristan Parlamento seçimlerinde küçük nüanslar dışında ülkenin siyasi yelpazesi açısından 4 Nisan tablosu yeniden tekrarlandı.Yani denklem değişmedi. Ama bazı partiler açısından sonuç tam bir fiyasko oldu. Bu partilerden birisi de DPS&#39;dir, çünkü çıkardığı milletvekili sıralamasında üçüncülükten artık beşince pozisyona geriledi.Yazılarımızı takip edenler seçimlere son iki hafta kala, ne kendi gazetemizde ne de sosyal medyada hiç bir şekilde siyasi yorumlar yapmadığımızı fark etmiş olacaklar ki, bu konuda gazetemizin ekibine bayağı sorular yönettiler. Bunu yapmamamız için, tabi ki, belli sebepler vardı: Parti içinde, üst yönetimin anlayışına katılmayan ama şu veya bu sebeple orada bulunmak durumunda olan, bu partiye mecburen destek vermek durumunda kalan ve saygı duyduğumuz şahıslar bulunmakta. Sonuçta ileride konjöktür değiştiğinde yine bu arkadaşlarımızla beraber soydaşlarımız için beraber mücadele vereceğiz.Asıl büyük seçmen kitlesine karşı beslediğimiz saygı ve sevgiden dolayı hiç bir olumlu veya olumsuz satır yazmadık, böylece herkes özgür iradesini kullanmış oldu. Böylece seçimleri kesin bizim  manipule etmediğimiz ortaya çıkmış oldu.Yazmadık ki, tablo bir yerde daha net görülsün.DSP bir ara 600 000 oy oranına ulaşmıştı. Son yıllarda bu sayının yarısı ortadan kayboldu. Yani 300 000 kişi bir daha geri dönmemek üzere oradan ayrıldı. Geri kalan 300 000 kişinin de neredeyse yarısı soydaşlarımızdan oluşmuyor. Yani daha önce DPS&#39;ye destek verenlerin 2/3 artık bu partiden uzaklaştıkları anlamına geliyor bu durum.Bu gerçekler ortadayken, DPS nasıl soydaşlarımızı temsil eden bir parti oluyor? Bunu anlamak ve izah etmek mümkün değil.Bu partinin lider kadrosunun derhal değiştirilmesini istemeyip de bazı cılız ve yetersiz destek girişimlerinde bulunan ilgili kurumlara, siyasilere ve STK temsilcilerine neyin peşinde koştuklarını sormak gerekiyor. Bu desteği verenler oturup, bu tür yaklaşımlarını ivedilikle gözden geçirip ortaya çıkan konjöktüre göre yeni politikalar geliştirmek zorundalar...Op.Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/secimler_1626350231_wH2qiR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaybedilen 300 bin seçmen geri dönmüyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/secimler_1626350231_wH2qiR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Londra'da pizza taşı, Bursa'da konsolostan iki yıl randevu bekle...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/londra-da-pizza-tasi-bursa-da-konsolostan-iki-yil-randevu-bekle/1815/</link>
            <description><![CDATA[* Karşımda iki Türk partisinin genel başkanları - Güner Tahir ve Orhan İsmail, artı Boyko Borisov'un Gerb partisindeki en güçlü Türk olarak anılan İlter Beyzat oturuyordu. * Neler neler konuşmadık ki! Çekiştirmediğimiz kimse kalmadı... * Her an ne olabileceği meçhul. Eski Başbakan Boyko Borisov tevkif edilecek  söylentisi çıktı. * Bizim gızanlar daha uzun yıllar, Londra sokaklarında bisiklet üzerinde zengin züppelere pizza taşır.
Göçmenler ise bir pasaport yenilemek için iki yıl randevu bekler...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/londra-da-pizza-tasi-bursa-da-konsolostan-iki-yil-randevu-bekle/1815/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 19 Jun 2021 09:18:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Dünkü gün bizim için hareketli bir gündü. Bazı olayları ve gelişmeleri takip etmek için biraz zorlanmadık değil.Ankara temsilcimiz Sebahin Ahmetoğlu, merhum büyüğümüz ve liderimiz Osman Kılıç&#39;ın cenaze törenini;Trakya temsilcilerimiz eski Razgrad Valisi Günay Hüsmen&#39;i;İstihbarat şefimiz Jale Filibeli ise &quot;gizli bir şekilde&quot; Yeni Pazar Belediye Başkan Yardımıcısının Bursa&#39;daki bazı dernek yöneticileriyle kapalı kapılar arkasındaki görüşmeleri takip ettiler.Bana da Sheraton oteldeki bütün göçmen camiasına açık bir toplantıya katılmak düştü.Karşımda iki Türk partisinin genel başkanları - Güner Tahir ve Orhan İsmail, artı Boyko Borisov&#39;un Gerb partisindeki en güçlü Türk olarak anılan İlter Beyzat oturuyordu.Bu üçlü siyasi heyet, başkaları gibi gidip sadece dernek başkanlarıyla bir anı fotoğrafı çektirmek yerine, bizzat seçmenlerle kucaklaşmayı tercih etmişti.Kestel&#39;den, Özlüce&#39;den, Bandırma&#39;dan, Osmangazi&#39;den ve başka semtlerden gelen göçmenlerle hep beraber tam dört saate aşkın memleketten gelen konuklarla adeta çok hararetli geçen bir &quot;yuvarlak masa&quot; sohbeti gerçekleştirdik.Neler neler konuşmadık ki! Çekiştirmediğimiz kimse kalmadı...Misafirlerimizin açık sözlülüğünü pek sevdik, sorularımıza verdikleri cevaplarla bütün merakımızı gidermiş oldular.Bilindiği gibi başkent Sofya&#39;nın siyasi nabzı son günlerde çok dinamik ve inişli çıkışlı.Kimin eli kimin cebinde olduğunu kestirmek zor iş. Her an ne olabileceği meçhul. Eski Başbakan Boyko Borisov tevkif edilecek  söylentisi var.Boyko Borisov gibi güçlü bir siyasi lider bertaraf edilmek isteniyor.Peevski desen yediği &quot;Magnitski&quot; şamarıyla tamamen sus pus edildi.Ahmet Doğan&#39;nın kimden ve neden gizlendiği ise bilinmemekte...Türk asıllı seçmen kitlesi darmadağın edilmiş durumda. Yarısından fazlası 11 Temmuz&#39;da hangi siyasi güce oy vereceğini şimdilik bilmiyor ve tamamen umursamıyor.Birlik ve beraberlikten bahsetmek mümkün değil.Toplum, çil yavrusu gibi savrulmaya devam etmekte. Bütün ümitler tükenmek üzere.Göz boyamak için sadece bir takım içeriği boş inovasyonlardan ve entegrasyonlardan dem vurulmakta, fakat bizleri asıl ilgilendiren etnik hak ve hukukumuzdan kimsecikler bahsetmemekte...Bizim siyasetçilerimiz arasındaki hafiften hareketlilik ve uyanış iyi bir işaret.Seçmen kitlesini saran rahatsızlığı bir şekilde bertaraf etmek için bazı adımlar atılmakta. Pasifize edilmiş bazı isimler canlandı.Gönül ister ki, hepimiz bir çatı altında beraber hareket edelim ama şimdilik bu mümkün gözükmüyor.Eski totaliter rejimin uzantıları son çırpınış içine girdi, fakat yasadışı bir şekilde edindikleri güç sermayesini ve siyasi iktidarı asla elden kaçırmak istemiyorlar.Geçenlerde Peevski gibi bir siyasi mevtanın has adamı olarak nam salmış birisi, tek başına Türkiye&#39;de gezinip durdu. Herhalde sadece dostlarla acı kahve içmek için gelmemişti. Ağır adam rolündeydi, fakat bugün patronu sefil durumda ve gizlenecek bir delik aramakta.Amerikan Magnitski yasası Bulgaristan&#39;da fırtınalar estirecek gibi gözüküyor.Hatta, bu kasırga DPS liderlerinin Türkiye&#39;deki bazı işbirlikçilerini bile yakında vurabilir.Geçenlerde küçük nüfuslu Omurtag belediye başkanı Bursa&#39;daydı. Bu vesileyle çekilen bir fotoğraf geçti elime. Koca koca Bursalı holding sahipleri fotoğrafta sırıtıyordu. Beyler, yarınki gün Amerikalıların cezalılar listesine düşerseniz hiç şaşırmayın. Demedi demeyin...Tecrübeli siyasetçiler Güner Tahir ve Günay Hüsmen&#39;nin önderliğindeki heyet, anavatana hareket etmeden önce gidip Büyükelçimiz Sayın Aylin Sekizkök ile de görüşüp, kendisine siyasi arenada kendilerinin de var olduğunu dile getirmişler.Güner Bey, telefondan Dışişleri Bakanımız Mevlut Çavuşoğlu&#39;nu aramış ve konuşmuş. Ankara&#39;ya geleceğini bildirmiş...İşte tam da böyle hareket edilmeli. Bütün bunlar bayağı cesaret isteyen adımlar ve hareketler.Sonuçta Türkiye, hepimizin ana vatanı, kimseye sırtını çevirmez ve üvey evlat muamelesi yapmaz.Yeter ki, öncülük Ruslar ve Amerikalılar olmasın.Düşürülen Rus uçağı olayındaki DPS vukuatı veya Cebel meydanındaki &quot;yuh çekmeler&quot; unutulacak cinsten rezillik değiller...Bizim camia artık ileriye dönük uzun vadeli siyasi ve toplumsal projeler üretmeli.Eski komünist rejimin yarattığı partiyi içeriden temizlemek mümkün değil, o zaman yeni bir toplumsal oluşuma ihtiyaç hissedilmekte, fakat şimdi de üç tane küçük partimiz var diyeceksiniz. Aslında bizim daha fazla küçük ve işlevsiz partilere zaten hiç ihtiyacımız bulunmuyor.Bizler - Deliormanlısı, Rodoplusu veya göçmeni yeni bir soluk alıp önümüze daha büyük hedefler koymalıyız.Bu işler Çayırova mevkiinde çalga partisi düzenleyip, dumanlı kafayla göbek atmakla olacak işler değil.Aynı zamanda bütün göçmen kuruluşları derhal reorganizasyona gitmeli ve bütün verimsiz çalışmalara son vermeli.Soğuk savaşı döneminin bayatlamış metotlarını uygulayarak, bundan sonra hiçbir yere varamayacağız.Bir de &quot;Z kuşağı&quot; ile tanışma ve temas kurma zamanı geldi geçiyor...Gelelim 11 Temmuz&#39;da oyumuzu hangi siyasi güce vereceğiz sorusuna.Birer özgür birey olarak gönlünüze yatan siyasi güçlere ve siyasetçilere destek çıkınız derim ama bizim çilekeş toplumun menfaatleri asla unutulmasın ve göz ardı edilmesin.Başka türlü bizim gızanlar daha uzun yıllar, Londra sokaklarında bisiklet üzerinde zengin züppelere pizza taşır.Göçmenler ise bir pasaport yenilemek için iki yıl randevu bekler...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/londra-da-pizza-tasi-bursa-da-_1624085709_8Y56aX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Londra'da pizza taşı, Bursa'da konsolostan iki yıl randevu bekle... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/londra-da-pizza-tasi-bursa-da-_1624085709_8Y56aX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DOST Partisi Neden Başarılı Oldu...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bir-sembol/1807/</link>
            <description><![CDATA[* Başlıkta hata yok. Şaka veya ironi de yapmıyoruz. * DOST'a sadece fiziki bir parti olarak bakmamak gerektiğini vurguladık her zaman. * Ülkemizdeki politikacılar yine şu basit hakikati idrak edemiyor: DPS, artık hiçbir şekilde soydaşımızın birlik adresi olamayacaktır. *  Yeni bir yapılanma zarurettir.
Böyle bir oluşum, bu camianın sağduyulu kişileriyle eninde sonunda kurulacaktır, artık siyaset sahnesinde bizlerden zaten yeni figürler de var.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bir-sembol/1807/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 13 Jun 2021 12:47:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Doğru okudunuz. Başlıkta hata yok. Şaka veya ironi de yapmıyoruz.Hiç bir yazımız, bu kadar ciddi olmamıştı.DOST partisi kurulduğundan beri ısrarla bir şeyin altını çizdik:DOST, partiden çok öte bir şeydir. DOST, bir hareket... Bir sembol... Bir başkaldırıdır...DOST&#39;a sadece fiziki bir parti olarak bakmamak gerektiğini vurguladık her zaman.Bu konuda birçok yazı da paylaştık.Ne demek istediğimizin daha net anlaşılması için, 2.06.2018 tarihinde, bu köşeden paylaştığımız bir yorumu kısaca hatırlatalım:&quot; DOST, partiden öte bir harekettir, çünkü DOST sıradan bir parti değildir. DOST bir isyandır. DOST bir başkaldırıdır. DOST bir harekettir.Yıllarca soydaşımızı istismar edenlere karşı, yıllarca onların hayallerini yıkanlara karşı, onların aleyhine çalışanlara karşı, insanımızın sırtından nemalanan menfaat düzenine karşı. DOST, budur. Bundan dolayı, DOST başarılı olacaktır.Bu oluşum, kişiler veya belli çevreler etrafına kurulmuş bir örgüt değildir. DOST, soydaşımızın isteklerini, beklentilerini, arzularını ve vicdanını karşılayan, spontane oluşan bir akım, bir harekettir. Toplumsal bilinçtir.Bundan dolayı bu hareketin önüne kimse duramaz...&quot;Üç yıl önce yazdıklarımızı bir kez daha tekrarlayalım:DOST partisi ilk defa, DPS&#39;nin Bulgaristan&#39;daki Türklerin üzerinde kurduğu hegemonyayı kırmayı başaran oluşumdur.DPS&#39;nin tekelini kırmayı başarmasıyla, soydaşımızın nezdinde bir partiden çok öte bir kimliğe bürünmüştür.DOST, anti DPS ruhunun temsilcisi haline gelmiştir.DPS üst yönetimi, bu tehlikeyi gördü ve bütün enstrümanlarını DOST&#39;u bertaraf etmek için sahaya sürdü.Ancak DPS üst aklı ortaya çıkan tabloyu iyi analiz edemedi ve çok önemli stratejik hesap hatası yaptı.Kaybettikleri seçmen kitlesini, DOST&#39;u saf dışı bırakarak geri alabilecekleri gafletine düştüler.Oysa biz en başından beri oradan kopan kitlenin bir daha geri dönmeyeceğini ısrarla vurgulamıştık ki, 4 Nisan seçimleri bizi doğruladı.Partinin &quot;süper stratejist onursal başkanı&quot; bunu nasıl hesap edemedi? Hayret!Ülkemizdeki politikacılar yine şu basit hakikati idrak edemiyor:DPS, artık hiçbir şekilde soydaşımızın birlik adresi olamayacaktır.Bu basit realiteyi analiz edemeyenlerin soydaşlarımızla ilgili politikalar üretmelerini beklemek hayalciliktir, ki üretemedikleri de ortada zaten.Yoksa, tabi ki, herkes soydaşımızın birlik ve beraberlik içinde olmasını istiyor.Bu birlik bozulmasın diye, tam 25 yıl DPS&#39;ye her türlü desteği verdik. Ama artık bu partinin birlik adresi olma konusunda ısrar etmek, soydaşlarımızın daha da çok bölünmesinden başka bir işe yaramayacaktır.Öte yandan DPS tepe yönetiminin siyaset anlayışına ve oluşturdukları kendi dar oligarşık yapısına karşı, parti içinde siyaset yapan birçok kişi tepkili olduğunu da iyi biliyoruz.Partinin tepe yönetiminin tek derdi siyaset sahnesinde kalıp, kurdukları çıkar düzenini devam ettirmektir.Yoksa sahada onlar için çırpınan zavallıların, soydaşlarımızın birlik içinde kalması ve birkaç milletvekili daha fazla çıkarma konusu umurlarında değil.Bundan dolayı yepyeni temeller üzerine yeni bir yapılanma zarurettir.Böyle bir oluşum, bu camianın sağduyulu kişileriyle eninde sonunda kurulacaktır, artık siyaset sahnesinde bizlerden zaten yeni figürler de var.DOST bir umut, bir çıkış oldu.  DPS politikalarından memnun olmayan insanımıza yol gösterici olduğu için, DOST başarılı olmuştur. DOST fiziki olarak var olsa da olmasa da, artık anti DPS ruhu olmayı başarmıştır.Bir çok defa söyledik, bir defa daha tekrar edelim, gerekirse tekrar, tekrar söyleriz:DPS&#39;den  kopan kitle artık geri dönmeyecektir.Fazla söze gerek yok.Ne demek istediğimiz, 11 Temmuzda belli olacaktır...Op. Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-sembol_1623579136_poTyun.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DOST Partisi Neden Başarılı Oldu... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-sembol_1623579136_poTyun.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Oligarşi mafyasının hesaplarını dürttüler... ( -1. )]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/oligarsi-mafyasinin-hesaplarini-durttuler-1/1780/</link>
            <description><![CDATA[*** Nice acayip isimli yeni partiler türemişti ve ilk baştan kimse onlara fazla bir umut bağlamamıştı ama tam da asıl bu çömez partiler dünkü gün oligarşi mafyasının bütün hesaplarını hem de ne biçim dürtmeyi başardılar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/oligarsi-mafyasinin-hesaplarini-durttuler-1/1780/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 05 Apr 2021 05:13:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Uzun ve soğuk bir kıştan sonra, nihayet bu seçimleri de kazasız belasız atlatabildik.Nice acayip isimli yeni partiler türemişti ve ilk baştan kimse onlara fazla bir umut bağlamamıştı ama tam da asıl bu çömez partiler dünkü gün oligarşi mafyasının bütün hesaplarını hem de ne biçim dürtmeyi başardılar.Tulum Boyko, kendisini başbakanlık koltuğuna iyice yapışmış olarak görürken, bizim &quot;porsiyoncu&quot; şaklaban ise sonsuzluğa kadar kendini bir numara baş &quot;çerpakçi&quot; zannediyordu. Ama Burgaz körfezindeki &quot;halk&quot; sarayının önüne biçimsiz İtso&#39;nun bir balıkçı teknesiyle çıkarma yapmasıyla beraber, Bulgaristan&#39;daki siyasi durum farklı nüanslara bürünmeye başladı...Şimdilik büyük bir değişim beklenemez, ortaya çıkan yeni siyasi güçler bir nevi yavru partiler sayılmakta, çünkü hepsinin mevcut statüko partileriyle organik bağları bulunmakta. Yeni hükümetin kurulma aşamasında kimin eli kimin cebinde belli olacağı şimdiden aşikar.Henüz resmi seçim sonuçları açıklanmadı, fakat aşarı yukarı galip gelenler ve mağlup olanlar belli oldu.Birazcık bizim Türk cephesine uzanırsak, pek de parlak bir manzara görmemiz mümkün değil.Resmen tanınmamış bir azınlık toplumu olarak dağılma ve erime sürecimiz süratle devam etmekte.DPS, seçimlere katılan tek Türk partisi olarak ses getirdi, fakat bayağı uğraş vermesine rağmen, seçmen çoğunluğunu, kendi saflarına çekmeyi yine başaramadı.Öncelikle kendi saflarını tamamen temizlemediği ve gerçekten toplum yararına çalışmaya başlamadığı müddetçe, bu partinin geleceği pek parlak gözükmüyor...Artık bir kere güven kaybına uğradı ve her geçen seçimde potensiyeli azalmakta.Belki de, bundandır göçmenlere bel bağlamaları. Bazı dernek başkanları, seçimlere katılma hakkına sahip olanların sayısını bilmezken, kimileri 350 binden 750 bine kadar rakamlar sayıklamakta, fakat kimse gidip resmi mercilerden tam sayıyı öğrenmiyor.Bizler nedense her şeyi büyütmeye alıştık. Güya her şeyin en büyüğü ve güçlüsüyüz ama siyasi arenada - Bulgaristan&#39;da veya Türkiye&#39;de olsun, pek de bir varlığımız hissedilmiyor.Patavatsız bir şekilde, göçmenlerin yüzde sekseni oy verecek, memlekete yüzlerce otobüs seçmen gönderdik diyebiliyoruz, fakat sağladığımız oy oranı ise ortada, sınır kapısından geçen otobüsler kayıt altında ve tam sayıları bilinmekte. Bilmem bu şekilde kimleri aldatmaya çalışmaktayız...Bulgaristanlı siyasetçiler, göçmenlerin seçimlere katılmasından dolayı bayağı tedirgin oluyorlar ve Türkiye&#39;den gelecek oy sayısını her zaman minimuma indirmek için uğraşıyorlar.Son seçimde Türk partisi olarak bildiklerimiz bile elektronik yoldan oy verme sistemine karşı çıktılar. Modern çağda artık sandığa gitmeden de oy verilebiliyor. Bütün çifte vatandaşların sadece 35 sandıkta oy verebilmeleri zaten mümkün değil.Bu şekilde yüzbinlerce seçmenin elinden oy verme hakkı resmen alınmakta.( Devam edecek )Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/oligarsi-mafyasinin-hesaplarin_1617590211_vDmj5x.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Oligarşi mafyasının hesaplarını dürttüler... ( -1. ) ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/oligarsi-mafyasinin-hesaplarin_1617590211_vDmj5x.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türklerden neden korkuyorlar?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/secim/1769/</link>
            <description><![CDATA[* Eğer, bir Türk asıllı vatandaşımızı milletvekili yapmak istiyorlarsa, o zaman Boyko, Ninova, Karadayı veya Hristo İvanov, neden onun ismini listenin bir numarasına yazmaktan korkuyorlar?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/secim/1769/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 13 Mar 2021 21:03:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Biraz önce Kırcaali&#39;de bir partinin seçim kampanyası açılış videosunu izledim ve bayağı duygulandım, çünkü böylece uzun yıllardır görmediğim ağabeyim Şükrü Mehmedali Topçu&#39;nun konuşmasını da dinlemiş oldum. Genelde kendi aile fertlerimi anlatmayı uygun bulmam ama bu sefer birkaç kelam edeceğim.</strong><strong>Nisan ayı başındaki seçimlerde meclise bir hayli yeni parti, kendi milletvekili adaylarını sokmaya pek hevesli görünmekte ve şimdiden kampanyalarına start verdiler. </strong><strong>Asıl dikkatimi çeken husus, Türklerin yoğunlukta olduğu bölgelerde, milletvekili aday listelerinde Türk isimlerin eksikliği ve azlığıdır...</strong><strong>Hele seçilebilecek liste başlarında çok az Türk asıllı vatandaşımız bulunmakta. </strong><strong>Burada kendi ağabeyimi kastetmiyorum, çünkü o çoktan siyasi inzivaya çekildi. Kendisi donanımlı ve entelektüel, komünist rejim ona karşı acımasızdı ve siyasi mahkum olarak iki kere cezaevine düştü. </strong><strong>Daha sonra ise Kırcaali ilindeki bir çok yerleşim yerinde Demokratik Güçler Birliği ( SDS ) ve Hak ve Özgürlükler Hareketi&#39;nin ( DPS) ilk örgütlerinin kurulmasında el ayak oldu. Akabinde ise köşesine çekildi, eğer siyasi kariyer yapmayı hedeflemiş olsaydı, bunun alasını gerçekleştirirdi. </strong><strong>Kırcaali bölgesinin seçim listelerinde, bu sefer ön sıralarda, seçilecek pozisyonlarda fazla Türk aday görülmüyor, halbuki bölgede Türkler yoğunlukta yaşamakta. </strong><strong>Ağabeyim, kazanamayacak bir pozisyonda, belli ki, sadece isminden yararlanmak istenmekte.</strong><strong>Şimdi ben soruyorum; </strong><strong>Bizim bölgemizde, ağabeyim veya ondan daha üstün meziyetli şahsiyetler dururken, neden bir takım çoluk çocuğa liste başlarında yer verilmekte? </strong><strong>Eğer, bir Türk asıllı vatandaşımız milletvekili yapılmak isteniyorsa, o zaman Boyko, Ninova, Karadayı veya Hristo İvanov, neden onun ismini listenin bir numarasına yazmaktan korkuyorlar?</strong><strong>Mümin TOPÇU</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/secim_1615659480_aHLSTI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türklerden neden korkuyorlar? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/secim_1615659480_aHLSTI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[En sonunda Lütvi Mestan ve Hristo İvanov anlaşamadı...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/lutvi-mestan-ve-hristo-ivanov-anlasamadi/1762/</link>
            <description><![CDATA[* Bunun nedeni de Hristo İvanov'un önceden verdiği bütün sözlerini tutmaması gösterilmekte, ayrıca DOST partisi üyeleri ve sempatizanları, Kırcaali bölgesinde birinci sıradan milletvekili adayı olarak gösterilen Vildan Bayramova'yı kesinlikle onaylamamakta ve bu adayın listeden çıkarılması beklenmekte.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/lutvi-mestan-ve-hristo-ivanov-anlasamadi/1762/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 01 Mar 2021 11:39:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hrito İvanov&#39;un liderliğindeki Evet, Bulgaristan ( Da, Bılgariya ) partisi ile DOST partisi Başkanı Lütvi Mestan arasında uzun bir zamandır sürmekte olan seçim ittifakı kurma çalışmaları başarısızlıkla noktalanma aşamasını geldiğini öğrendik. Bunun nedeni de Hristo İvanov&#39;un önceden verdiği bütün sözlerini tutmaması gösterilmekte, ayrıca DOST partisi üyeleri ve sempatizanları, Kırcaali bölgesinde birinci sıradan milletvekili adayı olarak gösterilen Vildan Bayramova&#39;yı kesinlikle onaylamamakta ve bu adayın listeden çıkarılması beklenmekte.</p><p>Bugün Lütvi Mestan&#39;nın ittifak görüşmelerinin sona ermesini resmen duyuracağı beklenirken ayni zamanda bazı siyasi ekspertler, DOST partisi liderinin, ittifak görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasından dolayı, partideki görevlerinden istifa edebileceğini belirtiyorlar.</p><p>Bilindiği gibi, DOST partisi 100 binden fazla seçmen oyuna sahip bir siyasi güç, bundan dolayı parti üyeleri ve sempatizanları, Lütvi Mestan&#39;ın arkasında durmakta ve kendisinin görevlerini sürdürmesini istemekte.</p><p>Aysel MERT</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/lutvi-mestan-ve-hristo-ivanov-_1614588413_QJ2kmD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ En sonunda Lütvi Mestan ve Hristo İvanov anlaşamadı... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/lutvi-mestan-ve-hristo-ivanov-_1614588413_QJ2kmD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Umarım, bu sefer seçimlere terazi ile gideriz...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/umarim-bu-sefer-secimlere-terazi-ile-gideriz/1755/</link>
            <description><![CDATA[* Siyasi partilerin uyguladığı seçim öncesi propaganda taktikleri çok cılız ve yetersiz kalıyor, çünkü oy hakkına sahip olanların sadece yüzde onu bu tür seçimlere ilgi göstermekte.*Bazı uyanıklar rahatlıkla her gelen heyetle pazarlığa oturabiliyorlar.* Şimdilik dernek ziyaretleri pek şatafatlı geçmiyor ve fazla da afişe edilmiyorlar, bazıları ise gizli şekilde yapılıyor. * Kardeşim, herkes senin gibi Peevski'yi sevmek mecburiyetinde mi?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/umarim-bu-sefer-secimlere-terazi-ile-gideriz/1755/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 18 Feb 2021 13:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Seçim öncesi, Bulgaristan&#39;dan her zaman propaganda heyetleri gelir gider, fakat bu sefer çok daha erken ve yoğun olarak ülkemizi dört nala arşınlamaya başladılar. </strong><strong>Sanki, bu sefer seçimler Anadolu topraklarına taşınacak görüntüsü ve hissi veriliyor, halbuki, sonuçta oy verme hakkına sahip olan çifte vatandaşlarımızdan en fazla 20 - 30 bin oy çıkmakta. Büyük oy potansiyelimize rağmen, yine değişen farklı bir sonuç olmaz, hatta daha az oy bekleyebiliriz... </strong><strong>Belli ki, siyasi partilerin uyguladığı seçim öncesi propaganda taktikleri çok cılız ve yetersiz kalıyor, çünkü oy hakkına sahip olanların sadece yüzde onu bu tür seçimlere ilgi göstermekte...</strong><strong>Sonuçta çifte vatandaş da olsak, vaktinde terk ettiğimiz bir ülkenin siyasi atmosferinden uzaklaşılıyor ve bilinçsiz hareket etmeler yüz tutmaya başlıyor.</strong><strong>Geçenlerde Hristo İvanov gelmişti, akabinde Slavi Trifonov&#39;un adamlarını ağırlamış olduk. Tabi ki, onlar sadece kara kaşlarımızı görmeye gelmiyorlar, bundan dolayı otel odalarının gizli kapıları arkasında hiç de bazı akçeli alış verişler olmuyor değil. Bazı uyanıklar rahatlıkla her gelen heyetle pazarlığa oturabiliyorlar...</strong><strong>Şimdi de DPS heyetleri gelmeye başladı. Bu sefer nedense farklı taktik uygulamaya mecbur kalmışlar. Farklı bölgelerden il parti başkanları ve bazı belediye başkanları teşrif ettiler. İstanbul, İzmir ve Bursa&#39;yı farklı heyetler ziyaret etti. Diğer şehirlerde sadece CHP&#39;li belediye başkanları ziyaret edilirken, Bursa&#39;da AK Partili Büyük Şehir Belediye Başkanına ve Osmangazi Belediye Başkanına da konuk olundu. Çaylar içildi, sohbetler oluştu. Mihmandarlıklarını da her yerde CHP&#39;li milletvekili Prof. Dr. Yüksel yaptı... </strong><strong>Şimdilik dernek ziyaretleri pek şatafatlı geçmiyor ve fazla da afişe edilmiyorlar, bazıları ise gizli şekilde yapılıyor. Gelecek günlerde DPS&#39;nin ağır toplarından oluşan heyetler de beklenmekte. Ahmed Doğan ve Delyan Peevski&#39;nin, ülkeye giriş yasağının kalktığını bilmiyorum ama, inşallah, onlar da gelir ve görüşürüz... </strong><strong>Şimdiye kadar gelenler, buradan açıkça lojistik destek sağlanmasını istediler. Bu da Bulgaristan&#39;a oy vermeye gidecek seçmenlere temin edilecek bedava otobüsler anlamına geliyor... </strong><strong>Hayırlısı olsun! Zaten insanımız sırf bu ücretsiz otobüslerden yararlanmak için kısa bir memleket ziyaretine niyetleniyor. İnşallah, bu sefer önlerine test ücreti gibi engeller ortaya çıkmaz. </strong><strong>Son seçimlerde komik bir durum ortaya çıkmıştı. Buradan DOST partisine oy vermek için gönderilenlerin çoğu, gizli odadaki seçim sandığına ulaştıklarında, oylarını DPS&#39;ye vermişlerdi. Şimdi ise tam tersi olabilir. DPS için gidenlerin oyları başka siyasi partilere kayabilir. Fırsatçılıkta sınır tanımayız...</strong><strong>Belediye ve dernek ziyaretleri ne kadar oy kazandırıyor, bunu da bilemem, fakat bundan derin şüphe duymaktayım, çünkü bunların hiç biri halkın arasına girip de Bulgaristan seçimleri için propaganda ve ajitasyon yapmıyor. Doğru, sosyal medya önünde bir sürü pozlar veriliyor, hediyeler takdim ediliyor, fakat bunun arkasında ciddi bir destek sağlandığı garantisi bulunmuyor. Elde edilen seçim sonuçları da bunun kanıtı... </strong><strong>Başka bir husus da dikkatimi çekti. Kendilerini birer &quot;özgürlük savaşçısı&quot; olarak takdim eden bazı konuk belediye başkanlarının memleketteki çalışma alanlarını araştırdığımızda ise ortaya bambaşka ve bayağı nahoş manzaralar çıkmakta. </strong><strong>Asıl kendilerinin bizim gerçek özgürlük savaşçılarımıza ve yakınlarına büyük zaralar verdikleri; </strong><strong>kardeşlerimizi sebepsiz bir şekilde işten kovmaları; </strong><strong>gençlerimizi Avrupa&#39;ya göç etmeye mecbur bırakmaları; </strong><strong>göçmenlerin mal ve mülklerini usulsüz şekilde el değiştirmeleri gibi bilgiler ortaya saçılmakta. </strong><strong>Kardeşlik ve dayanışma böyle mi olur ya... </strong><strong>Bugünlerde Bal-Göç Derneği şehitlerimizin portrelerini ve kısa biyografilerini paylaşmakta. Çok iyi de ediyorlar! Fakat Sayın Veli Öztürk, ağırladığı bazı konuk belediye başkanlarına, neden şehit ve gazı yakınlarının çocuklarını işten çıkarma teşebbüslerinde bulunduklarını sormuş olsa, acaba ne gibi cevap verebilirler... </strong><strong>Demek ki, Türkiye&#39;yi ziyaret etmeden önce, gidip tamamen bakımsız bırakılmış şehit mezarlarını temizlemek ve onarmak gerekiyor; </strong><strong>bazı ailelere yardım götürmek gerekiyor;</strong><strong>usulsüz işten çıkarmalara son vermek lazım... </strong><strong>Veli ağabey, bunları sorabilir veya sormaz ama biz gündem oluşturabiliriz, çünkü işimiz bundan ibaret. Bu konuda muhabirlerimizden edindiğim bilgiler hiç de iç açıcı değil. </strong><strong>Verdiğimiz bunca şehit ise bizim bamtelimizdir, en hassas noktamızdır. Bir çok aile reisi, genç yaşta hayatını toplum namına feda etti. </strong><strong>Sen, ilk önce neden bu yaralı ailelerin öksüz çocuklarını işinden gücünden ediyorsun? </strong><strong>Kardeşim, herkes senin gibi Peevski&#39;yi sevmek mecburiyetinde mi? </strong><strong>Güya şehitlerimiz için anıt yaptırıyorsun, fakat buna kendilerinin isimlerini yazdırmıyorsun... </strong><strong>Halbuki, bunca insan sırf bu Türk isimlerini korumak için ölmedi mi? </strong><strong>Bizzat sizler tarafından bazı büyük köylerimizde Türk asıllı okul müdürleri ve öğretmenler işten kovuldu. Yeterince öğrenci olmasına rağmen bazı okullarımızın kapısına bile kilit vurdunuz. </strong><strong>Bunları asla laf olsun diye kaynatmıyorum, değindiğim hususlar için elimde yeterince kanıtlar bulunmakta. Niyetim sadece birilerini karalamak değil, fakat aramızda dolaşan iki yüzlülere de prim veremeyiz. </strong><strong>Umarım, bu sefer seçimlere elimize terazi alıp da gideriz... </strong><strong>Mümin TOPÇU</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/umarim-bu-sefer-secimlere-tera_1613645222_Gxzfom.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Umarım, bu sefer seçimlere terazi ile gideriz... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/umarim-bu-sefer-secimlere-tera_1613645222_Gxzfom.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Goygoycu Bücür ve Şişi]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/goygoycu-bucur-ve-sisi/1751/</link>
            <description><![CDATA[*** Bizler ise sadece bir azınlık toplumunun fertleriyiz, kendi sıralarımıza ne kadar çeki düzen vermiş olsak bile, ülkedeki var olan laçka rejimin oktopod uzantıları yok edilmediği müddetçe, halimiz bir hayli yaman kalmaya devam edecektir.
      *** Göçmen camiası ise henüz tamamen seçimlere odaklanmış değil. Kafalar karışık. Dernek yönetimlerindeki tanıdık siyasi militanlar, bu sefer bayağı temkinli ve ürkek davranıyorlar, kendilerini pek afişe etmeden su altından saman yürütüyorlar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/goygoycu-bucur-ve-sisi/1751/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 11 Feb 2021 12:58:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bizim Kırcaali&#39;de, Bücür ve Şişi&#39;den daha uygun milletvekili adayı olmadığı ortaya çıktı nedense. Güya, bu iş için en ehil ve layık olanlarmışlar. Bunu öğrenince cümle alemi gülme krizi tutmadı değil...Bu, seçmenin gerçek bir demokratik kararı filan değil, önceden birilerinin kulağına hangi isimler sufle edilmişse, yereldeki piyonlar da mecburen emre itaat etmişler.Bazı parti il ve ilçe yöneticileri, ilçe muhtarları da aday olarak işaret edildiler, fakat isimleri zikredilenler hemen aday listelerinden silindiler.Milletvekili olmak için bin bir takla atmalarına rağmen, siyasi kariyerleri boyunca bu unvanı hayal edenler, bir anda dut yutmuş bülbüle döndüler, çünkü mevcut pozisyonlarını kaybetme korkusunu da göz ardı edemiyorlar.Napalım yani! Bir kere mafya bozuntularının eline esir düştük ve bir türlü onlardan kurtulamıyoruz işte.Bizler ise sadece bir azınlık toplumunun fertleriyiz, kendi sıralarımıza ne kadar çeki düzen vermiş olsak bile, ülkedeki var olan laçka rejimin oktopod uzantıları yok edilmediği müddetçe, halimiz bir hayli yaman kalmaya devam edecektir.Yeni seçimlere gidiyoruz ama seçimi kazanacak yeni yüzler ve güçler göremiyoruz. Mecburen, yine baş belalarımız Boyko&#39;yu, Bücürü ve Şişi&#39;yi favorize edeceğiz. Bu tanıdık simalardan bir şekilde kurtulsak bile, koltuklarına hemen başka piyonlar oturtulacak ve aynı tasla aynı hamamın sıcak suları ateşinde çıplak sırtımız kavrulmaya devam edecektir...Seçimler yaklaştıkça Türklerin arasındaki anti DPS cenahı, acaba bu sefer oyunu kime atar tartışmaları başladı, çünkü yeni umut bağladıkları Lütvi Mestan çoktan derin bir suskunluğa büründü.Belli ki, geçirdiği malum trafik kazasından sonra, sıkı bir şekilde olası bir mahkumiyetle tehdit edilerek arkasında duran hiç küçümsenmeyecek bir seçmen kitlesini başı boş bırakmaya mecbur kaldı. Bu operasyon Boyko&#39;cuların ve goygoycuların işi olduğu apaçık ortada, fakat mafyavari şekilde 200 000 civarındaki anti DPS cephesi hiç bir şekilde kandırılamaz ve aldatılamaz...Bir de ortaya DEN&#39;ciler çıktı. Şimdiden kendilerinin güç ölçütünü ve ne kadar seçmenin gönlünü kazanacaklarını kestiremiyoruz.Göçmen camiası ise henüz tamamen seçimlere odaklanmış değil. Kafalar karışık.Dernek yönetimlerindeki tanıdık siyasi militanlar, bu sefer bayağı temkinli ve ürkek davranıyorlar, kendilerini pek afişe etmeden su altından saman yürütüyorlar.Seçim turizmini hayal edenler de yok değil ama bir bir pandemi engelleri ortaya çıkmakta. İki komşu devlet de sınır giriş çıkışlarında Covid 19 testi istemekte. Bu testlerin ücreti kadar değerli midir Bulgaristan&#39;daki seçimler? Hiç sanmam!Aldığım son duyumlara göre, bedava seçim otobüslerinin iptali durumunda, devreye meşhur bir köfteci restoranlar zinciri sokulacakmış. Şimdiden 250 000 porsiyon köfte siparişi verilmiş. Ama bu iş yanında birasız hiç olmaz ki...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/goygoycu-bucur-ve-sisi_1613038777_s5MHIS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Goygoycu Bücür ve Şişi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/goygoycu-bucur-ve-sisi_1613038777_s5MHIS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ankara'dan dostane sözcükler uçuruldu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dps/1716/</link>
            <description><![CDATA[*** DPS'nin ne kadar Bulgaristan'daki Türklerin siyasi gücü olduğu tartışmaları yıllardır hiç dinmezken, regiondaki güçlü Türkiye'nin, bu ülkede yaşayan öz kardeşlerimize el uzatmasını ve şefkatle kucak açmasını gayet  yerinde bulmaktayız.*** Başbakan Boyko Borisov ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Brüksel'de diğer bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'ye karşı ekonomik ve siyasal yaptırım istekleri karşısında sert bir şekilde durdular. Başkent Sofya'da yapılan kongreye işte bundan Ankara'dan dostane sözcükler uçuruldu. *** Eski DPS partisi yenilenip temizlenecek mi, yoksa rehavete kapılmış eski yöneticileri gibi tarih sahnesinden silinecek mi?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dps/1716/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 13 Dec 2020 06:11:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bu sabah Bulgaristan medyalarına göz atıldığında gördük ki, dünkü online DPS kongresinden ziyade gündemi Türkiye Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan&#39;nın kongreye gönderdiği mesaj oluşturmuş. </strong><strong>DPS&#39;nin ne kadar Bulgaristan&#39;daki Türklerin siyasi gücü olduğu tartışmaları yıllardır hiç dinmezken, regiondaki güçlü Türkiye&#39;nin, bu ülkede yaşayan öz kardeşlerimize el uzatmasını ve şefkatle kucak açmasını gayet  yerinde bulmaktayız. Tarih boyunca, bu her zaman böyle olmuştur, gelecekte de aynı şekilde devam edecektir. </strong><strong>Bulgaristan&#39;daki Türkler denince, Türkiye&#39;nin hangi siyasi güç tarafından yönetildiği önemsiz kalır, işte bu sebepten dolayı dünkü gün gerçekleştirilen kongreye bütün siyasi liderler sıcak ve dostane tebrik mesajları göndermeyi ihmal etmediler. </strong><strong>Türkiye, hiç ayrım yapmadan aynı ılımlı yaklaşımı bütün Bulgaristan halkına karşı da sergilemekte ve yakın komşuluk ilişkileri pekiştirmek peşinde. Sadece iki gün önce, Başbakan Boyko Borisov ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Brüksel&#39;de diğer bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye&#39;ye karşı ekonomik ve siyasal yaptırım istekleri karşısında sert bir şekilde durdular. Başkent Sofya&#39;da yapılan kongreye işte bundan Ankara&#39;dan dostane sözcükler uçuruldu. </strong><strong>DPS kongresi bitti, fakat partide herhangi bir köklü değişim ve safları temizleme seferberliği gibi belirtiler görmedik.</strong><strong>Partinin Moskova güdümlü ilkeleri savunan ve ülkeyi tamamen ele geçirmiş oligarşi çevrelere yakın duran eski yöneticiler hala partiye hakim ve çıkan her çatlak ses derhal susturulmakta. </strong><strong>Azınlık Türk toplumunun gönlünde ise, kendi bireylerinin hak ve özgürlüklerini sonuna kadar savunacak yeni tip ve tertemiz siyasetçiler yatmakta.</strong><strong>Eski DPS partisi yenilenip temizlenecek mi, yoksa rehavete kapılmış eski yöneticileri gibi tarih sahnesinden silinecek mi? </strong><strong>Mümin TOPÇU</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/dps_1607829526_PBH3Xa.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ankara'dan dostane sözcükler uçuruldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/dps_1607829526_PBH3Xa.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Araştırma: Türkiye'nin en büyük dış politika sorunu sınır aşan terörizm]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/arastirma-turkiye-nin-en-buyuk-dis-politika-sorunu-sinir-asan-terorizm/1594/</link>
            <description><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Grubu'nca gerçekleştirilen 'Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması' 2020 yılı sonuçları açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye kamuoyu Türkiye'nin en yakın dostu olarak Azerbaycan'ı görürken, ABD'yi bir numaralı tehdit olarak görüyor.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/arastirma-turkiye-nin-en-buyuk-dis-politika-sorunu-sinir-asan-terorizm/1594/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2020 16:46:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Grubu&#39;nca gerçekleştirilen &#39;Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması&#39; 2020 yılı sonuçları açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye kamuoyu Türkiye&#39;nin en yakın dostu olarak Azerbaycan&#39;ı görürken, ABD&#39;yi bir numaralı tehdit olarak görüyor.</p><p><br />Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda, Prof. Dr. Sinem A. Açıkmeşe, Prof. Dr. Mitat Çelikpala, Soli Özel ve Sabri Deniz Tığlı&#39;dan oluşan akademik ekip tarafından hazırlanan &#39;Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması&#39;, 2 Nisan-17 Nisan tarihlerinde Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama tarafından Türkiye&#39;nin nüfus yapısını temsil eden 26 ilde 18 yaş üstü bin kişi ile online görüşmelerle gerçekleştirildi. Katılımcılar bazı sorularda birden fazla seçeneği işaretledi. </p><p><br />Türkiye&#39;nin dış politikasına yön veren gelişmeler hakkında sorular sorulan araştırma ile halkın hükümete yön verecek tercihleri ortaya çıkartıldı. Araştırma sonuçlarına göre, Türk halkının dış politika konularındaki ana haber kaynağı yüzde 87,4 oranıyla televizyon. Televizyonu yüzde 63,1 ile sosyal ağlar ve internet haber portalları takip ediyor.</p><p><br /><strong>TERÖRLE MÜCADELE EN ÖNEMLİ SORUN</strong></p><p><br />Araştırma kapsamında sorulan, 'Sizce Türk Dış Politikasının en önemli sorunu nedir?' sorusuna, katılımcıların yüzde 20&#39;si sınır ötesi terörle mücadele yanıtını verdi. 2017&#39;de katılımcıların yüzde 44,2&#39;sinin sorun olarak gördüğü &#39;sınır ötesi terörle mücadele&#39;, 2018&#39;de 14,1&#39;e düşmüş, fakat ardından yeniden yükselişe geçerek 2019&#39;da yüzde 18,3 olarak gerçekleşmişti. &#39;Irak&#39;taki PKK Varlığı&#39; ve &#39;Suriye&#39;deki PYD/YPG varlığı&#39; yanıtı da büyük ölçüde PKK, dolayısıyla &#39;terör&#39; ile bağlantılı görüldüğünden, terörle ilgili yanıtların toplamı bu yıl yüzde 34&#39;e ulaşmış gözüküyor.</p><p><br />Öte yandan, &#39;Suriye&#39;deki iç savaş&#39;, &#39;Suriye&#39;deki PYD/YPG varlığı&#39; ve büyük ölçüde Suriye&#39;den geldiği algılanan &#39;Uluslararası Göç&#39; yanıtlarını verenlerin toplam oranı ise yüzde 43, 7 oldu.</p><p><br />Buna karşılık, güncel sorunlar yerine gelecek 10 yılın beklenen en önemli dış politika sorunları sorulduğunda, ankete katılanların yüzde 46,6&#39;sı yine &#39;sınır aşan terörizm&#39; sorununu ilk sırada sayarken, yüzde 46,1&#39;i &#39;Suriye&#39;de savaş&#39;, yüzde 40,4&#39;ü ise &#39;küresel finansal/ekonomik kriz&#39; yanıtını verdi.</p><p><br />Ankette, &#39;uluslararası göç&#39; konusunu güncel bir sorun olarak görenlerin oranının 2019&#39;daki yüzde 2,1&#39;den 2020&#39;de yüzde 15&#39;e yükselmesi, benzer şekilde gelecek 10 yılda önemli bir sorun olacağını öngörenlerinin oranın da 2019&#39;daki yüzde 5,3&#39;den 2020&#39;de yüzde 19,1&#39;e yükselmesi dikkat çekti.</p><p><br /><strong>'TÜRKİYE KENDİNE HAS ÖZELLİKLERİ OLAN BİR ÜLKEDİR'</strong></p><p><br />Araştırmaya göre, Türkiye&#39;yi 'Kendine has özellikleri olan bir ülkedir' şeklinde tanımlayanların oranı yüzde 27,4 ile bu yıl ilk sıraya yerleşti. Aynı kategoride Türkiye&#39;yi bir İslam ülkesi olarak tanımlayanların oranı ise geçen yılki yüzde 32,9&#39;dan bu yıl yüzde 22,4&#39;e düşerek ikinci sırada yer aldı. Türkiye&#39;yi Avrupa ülkesi olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 21,5 oldu.</p><p><br /><strong>TÜRK DIŞ POLİTİKASININ BELİRLEYİCİSİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN</strong></p><p><br />Türkiye&#39;de bu yıl da dış politikada temel belirleyici ve yürütücü kurum Cumhurbaşkanlığı oldu. 'Sizce Türkiye&#39;de dış politikanın yapım sürecine en çok hangi kurumlar etkide bulunuyor?' sorusuna geçtiğimiz yıl yüzde 58,3&#39;lük bir kesim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yanıtını verirken, bu yıl bu oran yüzde 62,3&#39;e yükseldi. Katılımcıların yüzde 47,2&#39;si ise aynı soruya Dışişleri Bakanlığı cevabını verdiler. 'Sizce Türkiye&#39;de dış politikanın yapım sürecine en çok hangi kişiler etkide bulunmaktadır?' sorusuna ise yüzde 69 &#39;Cumhurbaşkanı&#39;, yüzde 44,5 ise &#39;Dışişleri Bakanı&#39; yanıtını verdi.</p><p><br /><strong>AZERBAYCAN DOST, ABD TEHDİT OLARAK GÖRÜLÜYOR</strong></p><p><br />'Türkiye&#39;nin en yakın dostu hangi ülkedir?' sorusuna katılımcılar yüzde 65,3 ile, geçen yılla hemen hemen aynı oranda, yine &#39;Azerbaycan&#39; yanıtını verdi. Azerbaycan&#39;ı azalan oranlarda bu yıl da KKTC ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri takip etti. Türkiye için tehdit olarak görülen ülkeler arasında ise geçen yıl katılımcıların yüzde 81,3&#39;ü ABD yanıtını verirken, bu yıl bu oran yüzde 70&#39;e düşmesine rağmen yine ilk sırada yer aldı. Benzer şekilde geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 70,8&#39;i, bu yıl ise yüzde 66,7&#39;si İsrail&#39;i ikinci sıraya yerleştirdi.</p><p><br />Dış politikada iş birliği yapılması gereken ülkeler ise sırasıyla yüzde 30,2 ile Türki Cumhuriyetler, yüzde 27,7 ile ABD ve yüzde 24,8 ile Müslüman ülkeler oldu. İş birliği yapılması gereken ülkelere ABD yanıtını verenlerin oranının geçtiğimiz yıl yüzde 8,4 iken bu yıl büyük oranda artması dikkat çekti.</p><p><br /><strong>TÜRKİYE&#39;NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK DÜŞTÜ AMA HALA YARIDAN FAZLA</strong></p><p><br />Türk halkının AB üyelik sürecine verdiği destekte bu yıl geçen yıllara oranla düşüş yaşandı. Geçtiğimiz yıl &#39;Türkiye&#39;nin Avrupa Birliği&#39;ne üye olmasını destekliyor musunuz?&#39; sorusuna katılımcıların yüzde 61,1&#39;i evet derken, bu yıl aynı soruya yüzde 53 oranında &#39;evet&#39; yanıtı geldi.</p><p><br />Türkiye-AB ilişkilerinin siyasi açıdan değerlendirildiği kategoride, ankete katılan AK Partili seçmenlerin yüzde 47&#39;sinin, CHP&#39;li seçmenlerin yüzde 67,9&#39;unun ve MHP&#39;li seçmenlerin yüzde 37,5&#39;inin Türkiye&#39;nin Avrupa Birliği&#39;ne üye olmasını desteklediği ortaya çıkıyor. MHP seçmeninin geçtiğimiz yıl yüzde 60,2 olan destekleme oranının bu yıl yüzde 37,5&#39;e düşmesi ise dikkat çekti.</p><p><br />'Türkiye&#39;nin AB üyeliğinin engellendiğini düşünüyor musunuz?' sorusuna, ankete katılanların yüzde 55,6&#39;si &#39;evet&#39; yanıtını verdi. Engelleme nedeni olarak ilk sırada yüzde 48,2 oranıyla &#39;Din ve kimlik farklılığı&#39; yanıtı yer aldı.</p><p><br /><strong>TÜRKİYE-YUNANİSTAN İLİŞKİLERİNDE EN BÜYÜK SORUN: KIBRIS</strong></p><p><br />Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde, iki ülke arasındaki en önemli sorunun Kıbrıs olarak görülmesi bu yıl da değişmedi. 'Sizce Türkiye ve Yunanistan arasındaki en önemli sorun nedir' sorusuna geçen yıl katılımcıların yüzde 55&#39;i &#39;Kıbrıs anlaşmazlığı&#39; yanıtını verirken bu yıl bu oran yüzde 55,3&#39;e yükseldi.</p><p><br />Araştırmada bu yıl yüzde 39,5&#39;lik bir kesim Kıbrıs sorununun ancak &#39;KKTC&#39;nin Türkiye&#39;ye bağlanması&#39; temelinde çözülebileceğini belirtirken, iki bağımsız devlet kurulması gerektiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 29,1&#39;e yükseldi.</p><p><br /><strong>RUSYA&#39;YA GÜVEN AZALDI</strong></p><p><br />'Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri nasıl tanımlarsınız' sorusuna &#39;stratejik ortaklık vardır&#39;, &#39;yakın iş birliği vardır&#39; ve &#39;iş birliği vardır&#39; yanıtını verenlerin toplam oranı geçen yıl yüzde 55,8 iken bu yıl bu oranın yüzde 37&#39;ye düştü.</p><p><br />Türkiye ile Rusya arasındaki en önemli iş birliği alanları nedir sorusuna katılımcıların yüzde 57&#39;si enerji alanındaki iş birliği cevabını verdi. Bu oran 2019&#39;da yüzde 61,5&#39;ti. Aynı kategoride, ticari-ekonomik iş birliği yanıtını verenlerin oranı ise yüzde 50&#39;den yüzde 28,1&#39;e düştü. Öte yandan, ikili ilişkilerin sorunlu olduğunu düşünenlerin oranı 2019&#39;da yüzde 11, 1 iken, bu yıl iki katına çıkarak yüzde 23,3&#39;e yükseldi.</p><p><br /><strong>ABD&#39;YE GÜVENSİZLİK AZALDI</strong></p><p><br />ABD ile Türkiye arasındaki ilişki sorusuna geçen yıl olduğu gibi bu yıl da katılımcıların yüzde 31,5&#39;i &#39;güvenilmez ülke&#39; yanıtını verirken, toplam negatif değerlendirme oranının geçen yıl yüzde 75 iken, bu yıl yüzde 55,5&#39;e düşmesi dikkat çekti. Aynı kategoride Türkiye ile ABD arasındaki en önemli sorun nedir sorusuna katılımcıların yüzde 34&#39;ü &#39;ABD&#39;nin PYD&#39;ye destek vermesi&#39; yanıtını verdi. &#39;ABD&#39;nin Ortadoğu&#39;daki Kürt politikaları&#39; yanıtı ise yüzde 27,2 ile ikinci sırada yer aldı.</p><p><br /><strong>'NATO ÜYELİĞİ DEVAM ETMELİ'</strong></p><p><br />Ankete katılanları yüzde 55,2&#39;si Türkiye&#39;nin NATO üyeliğinin devam etmesini gerektiğini belirtirken, bu üyeliğin Türkiye&#39;ye katkı sağladığını söyleyenlerin oranı 2019&#39;da yüzde 50,3 iken bu yıl yüzde 40,2&#39;ye düştü.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/arastirma-turkiyenin-en-buyuk-dis-politika-sorunu-sinir-asan-terorizm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Araştırma: Türkiye'nin en büyük dış politika sorunu sınır aşan terörizm ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/arastirma-turkiyenin-en-buyuk-dis-politika-sorunu-sinir-asan-terorizm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Suların yolunu bulma zamanı geçti geçecek]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sularin-yolunu-bulma-zamani-gecti-gececek/1585/</link>
            <description><![CDATA[*** Herifin önü adeta kesilemiyor, parasının gücüne inanmış bir kere ve önüne gelen herkesi, her makamı ve her mevkiyi satın alabiliyor. ***  Gafil insanlar başkalarının hakkını yediği için sevinebilir, işte bundan dolayı Peevski zihniyeti için bizim hak ve özgürlüklerimizin hiç bir değeri ve önemi bulunmuyor. *** Şimdi anlaşılıyor ki, Peevski güruhunun folluğunun her yumurtası bozuk ve çürük. Bu kuluçka makinasından bize fayda gelmez. ***Artık suların yolunu bulma zamanı geçti geçecek, bazı simalar ve hayaller mecburen unutulacak...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sularin-yolunu-bulma-zamani-gecti-gececek/1585/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 11 Jun 2020 20:13:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Gündeme dair notlarıma bakılırsa, yakın zamanda Peevski veya onun işaret ettiği birisi başbakan olabilir.Herifin önü adeta kesilemiyor, parasının gücüne inanmış bir kere ve önüne gelen herkesi, her makamı ve her mevkiyi satın alabiliyor.Dozer gibi ezip geçtiğinden, herkesi susturabiliyor ve korkutuyor.Halbuki düne kadar çulsuzun tekiydi, bugünkü finansal gücü ise tanıdık mafyavari odakların sayesinde eldi edinildi.Bir sözle devletin ve halkın parasını açıkça çaldılar bu yavuz hırsızlar...Peevski ve onun gibilerini sahneden indirilmeden, Bulgaristan&#39;daki Türkleri de iyi günler beklemiyor.Peevski, şimdi Türklerin lideri konumunda, ayrıca bütün Bulgaristan toplumu için bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor.Bugün Peevski&#39;nin diktatı altında siyaset yapmaya mecbur kılınıyoruz.Elbette, seçenek olarak başka siyasi yollar da vardır, fakat bu kokuşmuş ve köhne siyasi ortam değişmediği müddetçe, önümüzü görmek pek mümkün gözükmüyor.Gafil insanlar başkalarının hakkını yediği için sevinebilir, işte bundan dolayı Peevski zihniyeti için bizim hak ve özgürlüklerimizin hiç bir değeri ve önemi bulunmuyor.Sefalet hiç bir zaman saadet sağlayamaz derler ama biz yinede uçar kanat Peevski&#39;nin koynuna sokuluyoruz.Toplum olarak ikiye bölünmüş durumdayız.Bir kesim Peevski&#39;ye sadık ve başka alternatif düşünmüyor.Diğer kesim ise onlara muhalefet ve oyunu verecek siyasi güç bulmakta zorlanmakta.Peevski&#39;nin parası çok, partisi lehine 100 000 oy satın alabiliyor.Türklerin dışındaki vatandaşlar da, kendisinin partisine oy verebiliyor.Peevski&#39;nin partisinden kopan ( veya görevlendiren ) bir takım milletvekilleri yeni siyasi oluşumlar peydahladı ama hiç birisi tutunamadı ve silinip gittiler.Her ne kadar kendilerine şüpheyle yaklaşmış olsak da, zaman zaman bizler de onlara destek verdik.Şimdi anlaşılıyor ki, Peevski güruhunun folluğunun her yumurtası bozuk ve çürük.Bu kuluçka makinasından bize fayda gelmez.Şu an seçmenimizin, belki de, yarısından fazlasının bir siyasi partisi ve liderleri bulunmuyor.Bahsettiğim kuluçka makinasının ürünleri hormonlu ve defolu, bundan dolayı siyasi vitrine genç ve yenilikçi yüzler çıkarmalıyız.Bazı tanıdık eski isimlere de hala güven besleyenler var.Olabilir, fakat aylar, yıllar tekerleniyor, bu bizim sözde politikacılar derin suskunluğa bürünmüş durumda. Böyle siyaset admı mı olur?Ne bir sözlerini duyuyoruz, ne de eylemini görüyoruz.Neyi bekliyor onlar? Birisi gelip bu hazıroncuları yeniden milletvekilliği koltuğuna mı oturtacak?Pasif ve gölgede durmayı tercih eden bir siyasetçiye kimse el uzatmaz.Bizim İsmail geçen gün şunu yazmıştı:&quot;Bir makam sahibi olmasan da, halkın kalbinde taht kurmuş isen seni asla unutmazlar, büyük devletler de unutmaz. Su akar yolunu bulur.&quot;Halkımızın kalbinde taht kurmuş olanları, unutmuyoruz İsmail, fakat o bahsettiğin büyük devlet senin ayağına gelmez.Artık suların yolunu bulma zamanı geçti geçecek, bazı simalar ve hayaller mecburen unutulacak...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sularin-yolunu-bulma-zamani-gecti-gececek-gaNb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Suların yolunu bulma zamanı geçti geçecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sularin-yolunu-bulma-zamani-gecti-gececek-gaNb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İsveç Parlamentosu'nda küstah bir önerge]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/isvec-parlamentosunda-kustah-bir-onerge/1525/</link>
            <description><![CDATA[*** Rikstagen'deki seçilmiş temsilcilerimiz sözde Kürdistan' ı inşa etmekle meşguller. Vergi paramın İsveç' te refah inşa etmek için kullanılmasını istiyorum! ***  Bu saatten sonra hiçbir Kululuya siyasette Türk’tür diye desteğimi vermem. Türk olduğunuzu hatırlayın derim! Gelsin bizimkiler, Rumeliler. Vatan sevdası bizde var! *** 19 Mayıs Atatürk’ü anma, gençlik ve spor bayramımız kutlu olsun!]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/isvec-parlamentosunda-kustah-bir-onerge/1525/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 19 May 2020 09:54:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ İsveç&#39;te dördü Türkiye kökenli Sosyal Demokrat İşçi Partili milletvekili parlamentoya, Türkiye, İran, Irak ve Suriye&#39;de sözde Kürdistan devleti kurulması için önerge verdikleri ortaya çıktı. Önergede, Kürtlerin kendi kendilerini yönetmesi gerektiğini belirtip, terör örgütü PKK övülmekte.Sultan Kayhan, Serkan Köse, Kadir Kasırga, Serkan Köse ve Roza Güçlü Hedin&#39;in de bulunduğu 13 vekilin imzasıyla &#39;&#39;Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkı&#39;&#39; başlığı ile parlamentoya sunulan öneride, terör örgütü PKK&#39;dan, &#39;Kürt İşçi Partisi&#39; şeklinde bahsedilmekte.Onların kuyruğuna takılmış tek Türk milletvekilimiz olan Sultan Kayhan da var. Bizi üzen de işte bu. İsminin Sultan olduğunu unuttu.Rikstagen&#39;deki seçilmiş temsilcilerimiz sözde Kürdistan&#39; ı inşa etmekle meşguller. Vergi paramın İsveç&#39; te refah inşa etmek için kullanılmasını istiyorum!Kululular İsveç&#39;e geldi geleli İsveç Meclisi&#39;nde sadece iki milletvekili çıkarabildi. Birisi Mehmet Kaplan, hani benim milletim soy kırım yapmadı diyemeyen, sonra da Mavi Marmara gemisiyle Filistin&#39;e yardım￼ etmeye gitmişti. Hem de hayatını tehlikeye atarak. Birilerine yaranabildi mi? İsveç siyasetinden atıldı. Şimdi ismini duyan yok.Masum sivil insanları katletmesinden dolayı Türkiye&#39;de hapishanelerde cezasını çeken terör örgütü PKK&#39;lı teröristlerin suçsuz yere yattıkları iddia edildi. Kürt asıllı milletvekilleri İsveç için değil, sözde ve hayali Kürdistan için çalışıyorlar.O İkinci Kululu milletvekili, tüm ümitlerimizi üzerine yüklediğimiz Sultan Kayhan&#39;dır. Türkiye&#39;nin parçalanması için Kürt yanlısı siyasiler ile birlikte, bu utanç verici önergeyi imzalayan &quot;sultanımız.&quot; İnsan isminden utanır hiç olmazsa. Demek istediğim bu ki, bu saatten sonra hiçbir Kululuya siyasette Türk&#39;tür diye desteğimi vermem. Türk olduğunuzu hatırlayın derim! Gelsin bizimkiler, Rumeliler. Vatan sevdası bizde var!Faustus gibi ruhunu şeytana teslim edip kanlı bir anlaşma imzalayan gençlerin değil, genç olarak bizzat halkının ruhunu temsil eden, Türk ruhuna, gençliğin ve geleceği açık olanların Bayramıdır 19 Mayıs! Yüce Atatürk, bu güzel bayramla boşuna ümitlerini Türk gençliğine emanet etmedi.19 Mayıs Atatürk&#39;ü anma, gençlik ve spor bayramımız kutlu olsun!Macide AKAY ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/isvec-parlamentosunda-kustah-bir-onerge-CbzF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İsveç Parlamentosu'nda küstah bir önerge ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/isvec-parlamentosunda-kustah-bir-onerge-CbzF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Rusya, DPS Ve Onursal Başkanın Dehası]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/rusya-dps-ve-onursal-baskanin-dehasi-/1380/</link>
            <description><![CDATA[*** Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi. ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/rusya-dps-ve-onursal-baskanin-dehasi-/1380/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 08 Mar 2020 12:48:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Totaliter rejimin yıkılmasından sonra, Bulgaristan devleti içinde hala etkili olan kesim pro- Rus eksenli kesimdir. Geçiş döneminde bunlar yeni oluşan şartlara göre kabuk değiştirdi, ancak özünde aynı kaldılar.Yani aslında demokrasiye geçiş ile beraber Bulgaristan-Rus ilişkilerinde radikal bir değişiklik olmadı.Bulgaristan&#39;ın AB ve NATO&#39;ya girmesi bile bu gerçeği değiştirmiş değil. Devletin kontrolü hala Rus yanlıların elinde. Çok partili demokratik rejime geçişle beraber, bunlar gayet tabi ki kendi kontrollerinde olan partiler de kurdurdular. Bu partilerden biri, totaliter dönemde komünist rejim tarafından her türlü baskıyı gören soydaşımızın sözde savunucusu olarak yola çıkan DPS&#39;dir.DPS, Bulgaristan soydaşlarının hak ve özgürlüklerini koruma misyonu ile kurulan bir parti ama zaman içinde kuruluş amacının bunun tam tersi olduğu ortaya çıktı.Kuruluşundan bu yana bunu fazlasıyla da ispatladılar. Son yıllardaki söylem ve faaliyetlerinde artık bunu gizleme gereği dahi duymuyorlar. Değişik dönemlerde soydaşlarımıza karşı işlenen fiillerde aktif rol alan ve öncülük eden kişiler adına etkinlikler düzenlemeleri, aleyhimize olan kutlamalara katılım sağlamaları, aslında kimlere hizmet ettiklerinin ispatıdır.Oradaki çevreler, kendi çıkarları doğrultusunda çalışmalarını yürütüyor. Ortaya çıkan tabloya bakılınca da belli oranda başarılı oldukları da ortada. Asimile etmeyi başardıkları bir kitle olduğu bir gerçek.Ama burada asıl mesele bizim ilgili kurumlarımızın ne yaptığıdır. Pek bir şey yapmadıkları, realiteye bakınca açıkça anlaşılıyor. Bu konuda çok daha proaktif faaliyetler yürütmeleri gerektiğini söylemeye gerek yok.Astana süreçleri ile beraber ülkelerimizin arasında ikili ilişkilerin güya düzelme yoluna girdiğinde, DPS partisinin kurucu ve onursal başkanının Rus yanlısı söylem ve demeçleri müthiş siyasi öngörü örneği, kendisi de siyasi deha olarak lanse edilmişti. Gelişmeler nasıl bir deha olduğunu gösterdi. Rusya ile tarihten gelen çıkar çatışmalarımızdan dolayı herhangi bir ortaklığımızın mümkün olamayacağını bile kavrayamamış olması, onun dehadan ziyade analiz yeteneğinden yoksun, sığ düşünen ve ne söyleyeceğini ve ne yapacağını birileri tarafından önceden dikte edilen bir kukladan başka bir şey olmadığı anlaşılmıştır.Başından beri söylediğimize bir defa daha vurgu yapalım; Bizim Rusya ile stratejik işbirliği yapma şansımız yok.Onlarla her alanda ve bölgede çıkar ve etki çatışmamız var. Her türlü görüşmelere rağmen, işbirliği şansımızın olmadığını ileri ki zamanda bir defa daha yaşayıp göreceğiz. Son ilan edilen ateşkesin de (Bu kaçıncı oldu hatırlayan var mı?) &quot;beş dakika&quot; bile sürmeyeceğine herkes şahit olacaktır.Bu Rusya romantizmi, özellikle verdiğimiz şehitlerin ardından milletimizin nezdinde tamamen bitmiştir. Önceki günkü Rusya ziyareti de kimseyi yanıltmasın. Bu ziyaret tamamen günü kurtarma ziyaretiydi. Bu konularda fazlasını ayrıca yazacağız.Ancak Rusya ile aramızda köprülerin atılmasından en fazla etkileneceklerin arasında Ruslar tarafından kontrol edilen DPS partisi olacaktır.Ne demek istediğimizi ileride hep beraber göreceğiz.Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/rusya-dps-ve-onursal-baskanin-dehasi-.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Rusya, DPS Ve Onursal Başkanın Dehası ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/rusya-dps-ve-onursal-baskanin-dehasi-.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uyan, uyan artık aziz milletim!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/uyan-uyan-artik-aziz-milletim/1360/</link>
            <description><![CDATA[*** Ne olup bittiğini daha anlamadan, gördük ki, Koca Balkan’ın kuzeyinde ve güneyinde değişen bir şey olmamıştı.*** Kötüler hep kazançlı çıktı, iyiler ise sefilleri oynamaya devam etmekte. ***Amma da “akıllıymış” bu Bay Ganü! *** Gayet açık bir gariplik ve şaşkınlık var bu işin içinde! *** Bir taraftan, komşu ve iyi niyetli bir devletin ekonomisine belirli bir ölçüde zarar verecekler, diğer taraftan ise hiç utanmadan aynı devlete gelerek, aynı bu ve buna benzer şaibeli şahısların yeniden milletvekili seçilmesi için propagandalarda bulunacaklar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/uyan-uyan-artik-aziz-milletim/1360/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 27 Feb 2020 14:54:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Türkü ve Bulgarı, Çingeneyi ve Pomakı, totaliter komünist sistem, birer yumuşak sarı limon gibi, bir kerpetenle acımasızca eziyor ve parçalıyordu.Ve 1989 yılı çattı geldi!İnsanlık dışı muamelelere veda zamanı derken, ilk başta çok sevindik, umutlandık ve çok merak ettiğimiz, tellerin arkasındaki dünyayı keşfe çıktık.Ne olup bittiğini daha anlamadan, gördük ki, Koca Balkan&#39;ın kuzeyinde ve güneyinde değişen bir şey olmamıştı. Bu sefer Rusların komünistleri ve emrindeki sadık uşak ordusu, hemen rol icabı mafya, oligark, para aklayıcı, sınır kaçakçısı, uyuşturucu baronu ve her ne kadar yasa dışı uğraşı varsa, bunların sahibi oldular.Perde arkasında gizlenen bir avuç tanıdık aktör, hemencecik, kendi aralarında güç dağlımı oluşturdu ve öyle bir saadet zinciri kurdular ki, bütün siyasi partiler ve iktidar güçleri, her zaman, bütün emirlerine amadeydi.Kötüler hep kazançlı çıktı, iyiler ise sefilleri oynamaya devam etmekte.Bize, yani Bulgaristan&#39;daki Türklere ve bunların yurt dışındaki diasporasına, yine ikinci sınıf vatandaşlık biçilmişti. Bahsettiğim kötü aktörler, bizzat ve yeniden ülkenin milli güvenlik stratejisinin mühendisliğini de üstlenmişlerdi.Aslında bunların tek derdi, uzun vadede, kendi şahsi menfaat ve çıkarlarını garantilemekten ibaretti.Böylece, ülkedeki Türkler ve onların Anavatanı Türkiye Cumhuriyeti, tahtaya yeniden düşman olarak yazıldı. Hatta, her zaman olduğu gibi, yeniden satın aldıkları Türkler, kucağa oturtularak, kendi öz kardeşi aleyhine körüklenecekti. Ayrıca bu şekilde, Bulgar ve diğer etnosların karşısında, Türkler, Bulgaristan&#39;daki bütün olumsuzlukların suçlusu ve günah keçisi ilan edilecekti.Amma da &ldquo;akıllıymış&rdquo; bu Bay Ganü!İlk iş olarak, şaibeli bir sözde Türk partisi kuruldu. Bunun tek görevi, ülkedeki Türklerin değil, bahsettiğim mafya bozuntularının ve oligarkların arkasını sıvazlamaktı. Türk ruhunun her palazlandığı buğday tarlası, anında oraktan geçiriliyordu ve böylece harman yerlerinde, atlar koşturmaz oldu, buğday şinikleri dolmaz oldu&hellip;Ne ilginçtir ki, bizim Türklerimiz, hala ne biçim bir kötü senaryonun birer piyonu olduklarını anlamakta güçlük çekiyorlar. Türkiye&#39;de ve Bulgaristan&#39;da yaşayan bazıları, hala Jivkov&#39;un bize taktığı isimlerle ortalıkta dolaşmayı ve aynı eli kanlı zalimin has adamlarına oy vererek, bunları ayakta tutmayı bir marifet sanıyorlar, fakat buna asla bir onur ve gurur meselesi diyemeyiz, çünkü şehitlerimizin mezardaki kemikleri sızlamaktadır.Burada rahatlıkla bayağı bir büyük vurdumduymazlıktan ve şuursuzluktan bahsedebiliriz.Eski sistemin değişmez iktidar partisinin adı BKP&#39;ydi. DPS&#39;de aynı partinin ve karanlık kolluk kuvvetlerinin bir devamıdır. Ülkemizdeki diğer siyasi güçlerin de farklı bir boyutu yoktur.DPS partisi, BKP&#39;nin mirasına ve günümüzdeki uzantılarına sahip çıkarak, bu partinin önde gelenlerini, koruyarak ve kollayarak, hiç durmadan bunları zenginleştirerek, kimlerin bir uydusu olduğunu çoktan ispatlamıştır. Artık bunları bilmeyen kalmamalı&hellip;DPS&#39;ye Türk partisi denmekte, halbuki, ülkede ne kadar Bulgar etnosuna ait bir parazit ve şaibeli şahıs varsa, bu partinin tepesinde ya yöneticidir, ya da milletvekili.Acaba, neden hiç bir zaman dürüst ve akıllı Bulgarlar bu partinin tercihi olmuyor? Birer Türk dostu olan disident Petır Boyaciev veya belgeselci Evgeni Mihaylov gibi Bulgarlar, neden DPS&#39;den deputat adayı olarak gösterilmiyorlar? Zaten bu onurlu şahsiyetleri, böyle bir teklifi asla kabul etmezler.Belli ki, Petır Boyaciev ve Delyan Peevski arasındaki farkı anlamadığımız müddetçe, zaten bir yanlış yolda gittiğimizin farkına varamayız&hellip;Böyle bir Türk partisi mi olur? Böyle bir partinin ülke demokrasisine ne gibi faydası dokunmuştur? Burada açıkçası Türk insanının gurur, şan ve şerefiyle dalga geçilmekte. Bu bir avuç azınlığın çoğunlukla inatlaşması, dayatması ve it dalaşıdır.Mitko Gestapoto&#39;nun emsali ruhu canlı tutularak, bu ruhun arkasına gizlenerek, adice ve korkakça davranışlarla, bu ülke nereye kadar sürüklenecek?Biz neden hala:&ndash; Katranlı ellerle tütün tarlalarında ve inşaat iskelelerinde birer köle gibi karın tokluğuna bizi çalıştıranlara,&ndash; Örf, adet ve geleneklerimizi yok sayanlara, bunlara engel olanlara,&ndash; Dünyada eşi hiç görülmemiş bir vahşeti; isimlerimizi ve etnik aidatımızı zoraki bir şekilde, silah zoruyla değiştirmeye kalkışanlara,&ndash; Bizi evlerimizden ve memleketimizden, malımızdan ve mülkümüzden, uzaklaştıran köhne zihniyete,&ndash; Kasaba ve köylerimizi Türkleşsizleştirerek, gençlerimizi yabancı ülkelere gurbete gitmeyi mecbur kılanlara, yaşlılarımızı, kendilerine kul ve köle edenlere, her seçimde oyumuzu bunlara vermeye devam ediyoruz?Gayet açık bir gariplik ve şaşkınlık var bu işin içinde!Sözde Türk partisi DPS&#39;nin millet vekili ve akıl hocalarından Delyan Peevski&#39;nin sigara kaçakçılığı yaptığı belirtiliyor.Bu gibi faaliyetler, Türkiye Cumhuriyeti ekonomisine zarar vermekte. O zaman neden bu partinin militanları, hafta geçmiyor, Türkiye&#39;ye gelerek ve köşe bucak gizlenerek, seçim propagandaları yapmaya kalkışıyorlar?Bir taraftan, komşu ve iyi niyetli bir devletin ekonomisine belirli bir ölçüde zarar verecekler, diğer taraftan ise hiç utanmadan aynı devlete gelerek, aynı bu ve buna benzer şaibeli şahısların yeniden milletvekili seçilmesi için propagandalarda bulunacaklar.Ama şayet günün birinde, bu davetsiz konukların karşısına bir Cumhuriyet savcısı dikilirse, acaba, kendilerini hangi delikte bulacaklar? Olacak şey değil bunlar!Brüksel&#39;de Apo lehine oy kullanacaksın,sonra gelip, Bursa&#39;da kızıl general Radev için oy dileneceksin ve akabinde aynı generalin şürekası,meclis protokolünde istihbaratçı ve hain Nedim Gencev&#39;e özel koltuk ayıracakveya Avrupa Parlamentosu&#39;nda, Türkçe konuşma hakkımıza rest çekecekler&hellip;Uyan, uyan artık aziz Milletim!Mümin Topçu ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/uyan-uyan-artik-aziz-milletim.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uyan, uyan artık aziz milletim! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/uyan-uyan-artik-aziz-milletim.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[UPUZUN "EVET!" VE "HAYIR!" OYUNU...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/upuzun-evet-ve-hayir-oyunu/1239/</link>
            <description><![CDATA[***BU SEFER, BEŞ YAŞINDAKİ TORUNUMA OKUDUĞUM, 10-15 SORUYA "HAYIR" VE "EVET" CEVAPLARI VERİLEN BİR KİTAPTAN ESİNLENEREK YAZMAK GELDİ İÇİMDEN. *** BİR HAKKI TALEP ETMEYEN ÇOĞUNLUĞA, ZORLA HAK DAYATILMAZ. EN BASİT BİR ANKET SONUCU BİLE, HALKIN NEYE İHTİYACI OLDUĞUNU VE OY VERECEĞİ KİŞİLERDEN NE BEKLEDİĞİNİ GÖSTERİR.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/upuzun-evet-ve-hayir-oyunu/1239/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 28 Dec 2019 15:43:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ GÜNLERDİR DEVAM EDEN &quot;ARALIK&#39; 89 &quot; OLAYLARINI ANMA TÖRENLERİ VE FAALİYETLERİ SONA ERDİ. BEŞ YAŞINDAKİ TORUNUMA OKUDUĞUM, 10-15 SORUYA &quot;HAYIR&quot; VE &quot;EVET&quot; CEVAPLARI VERİLEN BİR KİTAPTAN ESİNLENEREK YAZMAK GELDİ İÇİMDEN. DOĞRU OLMAYAN HAREKETLERE VERİLEN &quot;HAYIR&quot; VE İSABETLİ OLAN DAVRANIŞLARA VERİLEN &quot;EVET&quot; CEVAPLARI. O KADAR BASİT, KONU İSE, SOSYAL STATÜ SEÇİMİNİ YAPMIŞ VE DEĞİŞMEK İSTEMEYEN BİR TÜRK AZINLIK TOPLUMU NASIL DEĞİŞTİRİLEBİLİR? SİYASİ PROGRAMINA BAĞLI KALARAK VE NE KADAR EZİK OLDUKLARINI ANLATAN BİR PARTİ MENSUPLARI TARAFINDAN MI? &ndash; &quot;HAYIR!&quot; GÜNÜN ŞARTLARININ BELİRLEDİĞİ VE TAMAMEN KENDİ SEÇİMİ OLAN KULLANDIKLARI İSİMLERİ ELEŞTİREREK Mİ? - &quot;HAYIR!&quot; SEÇİM ÖNCESİ YAPILAN &quot;DEMİR BABA&quot; TEKKESİNDEKİ PROPAGANDA VE KORKUTMA TOPLANTILARI İLE Mİ? &ndash; &quot;HAYIR.&quot; ANADİLDE EĞİTİMİN NE KADAR GEREKLİ OLDUĞUNU ANLATILAN PARTİ İÇİ TOPLANTILAR MI? &ndash; &quot;HAYIR!&quot; ETNİK KİMLİKLERİNİ ALMAYA ÇALIŞIRKEN, BİREYLERİ HEDEF HALİNE GETİRMEK Mİ &ndash; &quot;HAYIR!&quot; YILDA BİRKAÇ KABİR ZİYARETİ YAPIP, ORADA DEĞİŞMEYEN AYNI KONUŞMALARI YAPARAK, DİĞER ŞEHİTLERİ VE BU DAVA İÇİN UZUN YILLAR CEZAEVLRİNDE YATANLARI HER YIL DAHA AZ ANARAK MI ? - &quot;HAYIR!&quot; İHALE USULÜ DÜZENLENEN, DÜNYADAKİ GÖÇ SEBEPLERİNİ İNCELEYEN VE ÜZERİNDE TEZ YAZAN AKADEMİSYENLER VE AZ SAYIDA DİNLEYİCİNİN KATILDIĞI KONFERANSLARLA MI ? &ndash; &quot;HAYIR!&quot; HALKIMIZIN DUYMAKTAN GINA GELDİĞİ KONULARI TOPLANTILARDA ISRARLA TÜRKÇE ANLATARAK MI?  &ndash; &quot;HAYIR!&quot; AKTİVİSTLERİNE HER TÜRLÜ İMKAN SAĞLAYARAK VE EN SON SEÇMENİNİ DÜŞÜNEREK Mİ ? &ndash; &quot;HAYIR!&quot; MECLİSE 30 YILDIR DEPUTAT GÖNDEREN TÜRK AZINLIĞIN HAKLARINI SAVUNMAYARAK MI ?- &quot;HAYIR!&quot; *** BU KADAR! DÜŞÜNÜYORUM VE YAPILAN BAŞKA BİR HAYIRLI İŞLERİ GERÇEKTEN AKLIMA GELMİYOR. BU YIL O UTANÇ VERİCİ OLAYININ 30.YILI OLMASI, SANKİ BİRAZ DAHA FAZLA SES GETİRDİ. HEPSİ O KADAR. MECAZİ ANLAMDA, CEPLERİMİZ DOLDU MU? - &quot; HAYIR!&quot; GEÇEN GÜN, TÜRKAN BEBEĞİN KABRİ VE ADINA YAPILAN ÇEŞME, ZİYARET EDİLDİ, TOPLANAN HALKA GÜNÜN ANLAMINA UYGUN KONUŞMALAR YAPILDI AMA YARINDAN İTİBAREN YİNE ESKİ HAMAM VE ESKİ TAS. DEMEK Kİ , YILLARCA YAPILAN VE HİÇ DEĞİŞMEYEN FAALİYETLER, HALKIN ÇOK AMA ÇOK BÜYÜK KISMININ İLGİSİNİ ARTIK ÇEKMİYOR, ÇÜNKÜ, KENDİLERİNE TAM DA BU ANMA TÖRENLERİ VE SİYASİ ŞOVLAR BİR FAYDA GETİRMİYOR, HATTA, EMİNİM Kİ, RAHATSIZ EDİYORLAR VE VİCDANLARI SIZLATIYORLAR. ALLAH, RAHMET EYLESİN, TÜRKÇÜLÜK DAVASI UĞRUNDA ŞEHİT OLAN BÜTÜN İNSANLARIMIZA! HAYATTA KALANLAR SEÇİMİNİ YAPTI. GÖÇ EDENLER, GURBETE ÇIKANLAR OLDU. GÖÇ EDİPTE BULGARİSTAN&#39;A GERİ DÖNMEYİ SEÇENLER, ZATEN PEŞİNEN ESKİ ŞARTLARI GÖZE ALARAK DÖNDÜLER VE İSİMLERİN İADE EDİLMESİ ONLAR İÇİN DE BEKLENMEDİK BİR OLAYDI. TÜRKİYE&#39;Yİ TERCİH EDENLERİN BİR KISMI, UPUZUN 30 YIL GEÇMESİNE RAĞMEN, ZORUNLU ALDIKLARI BULGAR İSİMLERİNDEN BİLE VAZGEÇMEDİLER. YADIRGAMIYORUM, HERKESİN BİR SEBEBİ OLABİLİR... BULGARİSTAN&#39;I TERK ETMEYENLER DE FARKLI BİR YAŞAM TANIMADIKLARINDAN DOLAYI, BİLDİKLERİ TEKDÜZE VE HİÇTE KOLAY OLMAYAN HAYATINI DEVAM ETTİLER. OTUZ YILDIR, HER GEÇEN GÜN DAHA DA KÖTÜLEŞEN GEÇİM ŞARTLARI VE VAR OLMA ÇABASI GEREKTİREN VE KİMSENİN ÖNCEDEN BİLMEDİĞİ DEMOKRASİ. NORMAL VATANDAŞ İÇİN BU SADECE TANIMADIKLARI KAPİTALİST DÜZENDİ. HALK GÖRDÜ Kİ, LİDERLERİ OLARAK GEÇİNEN KİŞİLER YÜKÜNÜ TUTTULAR VE KENDİLERİNİ SADECE SİYASİ ŞOVLARDA DEĞERLENDİRMEYE KALKIŞTILAR VE BÖYLECE NE BİR İLGİ VE NE BİR GÜVEN KALDI. HERKES, KENDİNİ KURTARMA DERDİNE DÜŞTÜ. SABAHLARI İŞ SERVİSLERİNE YETİŞMEYE ÇALIŞAN ANNE VE BABALAR, ÇOCUKLARININ DERSLERİNDEN ZİYADE, SOSYAL ÖDENEKLER KESİLMESİN DİYE DEVAMSIZLIK YAPMAMALARINA ÖNEM VERMEYE BAŞLADILAR. OKULDA OLMALARI YETERLİYDİ. AZINLIKLARIN YAŞADIKLARI SEMT VE KÖYLERDE SINIFLARIN KARIŞIK VE BAŞARISIZ OLMASI DA ÖĞRETMENLERİ MESLEKTEN SOĞUTTU. EĞİTİM SİSTEMİNİN GELDİĞİ DURUM, 4.CÜ VE 7.Cİ SINIFLARIN DIŞ DEĞERLENDİRMESİNDE ORTAYA ÇIKTI. ANADİLİNDE DERSLERE GELENE KADAR, OKULLARDA MUTLAKA ÖĞRENİLMESİ GEREKEN DERSLERİ BİLE KAVRAYAMAYAN BİR NESİL YETİŞTİ. DEĞERLENDİRME SINAVLARINI ÖĞRETMENLER TARAFINDAN SAĞLANAN KOPYALARLA GEÇEN BİR NESİL, İLGİSİZLİK ÇOK GENEL BİR HAL ALDI. ANADİLİNİ DOĞRU ÖĞRENME VE KONUŞMA, SEÇMELİ DERS OLDUĞU İÇİN, CİDDİYE BİLE ALINMADI, ZORUNLU HALE GELMESİ BU ÇARPIK VE BİLİNÇSİZ EĞİTİM SİSTEMİNDE EK BİR YÜK OLMAKTAN ÖTE DE GİDEMEZDİ. *** SAYDIKLARIM, HEP BİLİNEN VE NORMAL ZAMANLARDA BİRAZ DA GÖZ ARDI EDİLEN SORUNLAR ASLINDA. BULGARİSTAN&#39;DA YAŞAMAYI SEÇEN HERKES TARAFINDAN BİLİNÇLİ OLARAK YAŞANAN SORUNLAR, KÖTÜ TARAFI DA O Kİ, AYDIN KİŞİLERİN SORUN GİBİ GÖRDÜKLERİ VE DÜZELTİLMESİ İÇİN ÇABALADIKLARI SORUNLARI, YAŞAYANLAR SORUN GİBİ BİLE GÖRMEDİKLERİDİR. BİRİLERİ BİR ŞEY ANLATIYOR AMA MUTLAKA ÇIKARLARI VARDIR DÜŞÜNCESİNE SAHİP BİR TOPLUM. KENDİSİ İÇİN BİR ŞEYLER YAPILMAK İSTENDİĞİNİ BİLE GÜVENSİZLİKLE KARŞILAYAN BİR TOPLUM AZINLIĞI. *** TEKRAR SORU VE CEVAPLARLA DEVAM EDİYORUM. TÜRK AZINLIĞINI, KENDİ SEÇTİĞİ VE YAŞAMINI SÜRDÜRDÜĞÜ ORTAMDA MI DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR? &ndash; &quot;EVET!&quot; TÜRKLÜĞÜNÜ YAŞAMAK İSTEYENLER, ZORUNLU VEYA GÖNÜLLÜ MÜ TÜRKİYE&#39;Yİ SEÇTİ? &ndash; &quot;EVET!&quot; BULGARİSTAN&#39;A GERİ DÖNENLER, HANGİ ŞARTLARDA YAŞAYACAKLARINI KENDİLERİ Mİ SEÇTİ ? &ndash; &quot;EVET!&quot; HALA BULGAR İSMİ KULLANANLARIN, BU KENDİ SEÇENEKLERİ Mİ? &ndash; &quot;EVET!&quot; BULGARİSTAN&#39;DA KALMAYI SEÇENLER, PAYLAŞTIKLARI EV VE İŞ ORTAMLARINDA, DİĞER ETNOSLARLA İYİ GEÇİNMEK, KENDİLERİNİN YARARINA MI? &ndash; &quot;EVET!&quot; RESMİ DİLİN BULGARCA OLAN BİR ÜLKEDE, GÖNÜLLÜ YAŞAMAYI SEÇEN HER VATANDAŞ RESMİ DİLİ HATASIZ KONUŞMAK VE KANUNLARA UYMAK ZORUNDA MI?&ndash; &quot;EVET!&quot;BU SÜREÇTE, AZINLIK HAKLARIMIZIN TANINMASI TEMALI TOPLUM ETKİNLİKLERİ OLDU MU? &ndash; &quot;HAYIR!&quot; ALAN MEMNUN, VEREN MEMNUN. HERKES GÖNÜLLÜ SEÇİMİNİ YAPMIŞ VE DOĞRU BULDUĞU ŞEKİLDE HAYATINA DEVAM EDİYOR. BİR HAKKI TALEP ETMEYEN ÇOĞUNLUĞA, ZORLA HAK DAYATILMAZ. EN BASİT BİR ANKET SONUCU BİLE, HALKIN NEYE İHTİYACI OLDUĞUNU VE OY VERECEĞİ KİŞİLERDEN NE BEKLEDİĞİNİ GÖSTERİR. POTANSİYEL SEÇMENLERİN ÖNCELİKLERİNE GÖRE HAREKET ETMEK, DOĞRU BİR ÇALIŞMADIR. LEYLA ÖNER<p>FOTOGRAFLAR; GÜNER ŞÜKRÜ</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/upuzun-evet-ve-hayir-oyunu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ UPUZUN "EVET!" VE "HAYIR!" OYUNU... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/upuzun-evet-ve-hayir-oyunu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zarar veren birkaç deyyustan kurtulsunlar...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/zarar-veren-birkac-deyyustan-kurtulsunlar/1216/</link>
            <description><![CDATA[***    Artık bir diplomatik sır değil, son birkaç yıldır, Türkiye'deki bazı resmi merciler ve iktidar partisi, Bulgaristan'daki Türkleri temsil etmeye gayret gösteren HÖH (DPS) partisi yöneticilerine karşı bayağı önyargılı ve ketum bir davranış sergilemekte. *** HÖH'ün önde gelen lider tayfasının, ülkedeki mevcut oligarşik kast tarafından belirlenmesi, Türkiye gibi bir devletin yöneticileri ve diplomatik temsilcileri ile bir araya gelmeleri hayal bile edilemez. ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/zarar-veren-birkac-deyyustan-kurtulsunlar/1216/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Wed, 04 Dec 2019 22:38:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bulgaristan&#39;daki bazı belediyelerin, Türkiye&#39;dekilerle kardeşlik ve dostluk bağı konusu üzerine, Meclis fazla durmadı, gündem oluşmadı, tartışılmadı bile. Ancak bizim için çok önemli bir konu,çünkü Anavatanla olan ilişkilerimiz her zaman yüksek seviyede olmalı diye düşünüyoruz.   Artık bir diplomatik sır değil, son birkaç yıldır, Türkiye&#39;deki bazı resmi merciler ve iktidar partisi, Bulgaristan&#39;daki Türkleri temsil etmeye gayret gösteren HÖH (DPS) partisi yöneticilerine karşı bayağı önyargılı ve ketum bir davranış sergilemekte. Bu ağız sıkılığın nedenlerini çoğumuz kolaylıkla çözebiliyoruz.             HÖH&#39;ün önde gelen lider tayfasının, ülkedeki mevcut oligarşik kast tarafından belirlenmesi, Türkiye gibi bir devletin yöneticileri ve diplomatik temsilcileri ile bir araya gelmeleri hayal bile edilemez. HÖH partisinin, bütün zan altında ve şaibeli isimlerden temizlenmediği müddetçe, asıl kaybeden taraf bizim oradaki toplumumuz olacaktır.   Aslında bizim insanımız, yasa dışı işler yürüten şahıslarla pek bağlantı kurmaz ama şimdilerde bir Peevski resmen idolümüz sayılmakta... Bana, bir çok insan, HÖH partisinin seçimlerdeki yüksek oy oranının sebebini soruyor. Bence, bu sonuçlar aldatıcı ve yanıltıcı olabilir, çünkü aynı bu seçmen kitlesi, yani Bulgaristan&#39;daki Türk Toplumu, 1989 yılından önceki despotik komünist rejim esnasında, oyunu yüzde yüz BKP&#39;ye vermekteydi. Sanmayın ki, o partiyi çok seviyor ve onun hayranıydı. Tam tersi, herkes o mevcut sistem ve düzenden ölümüne nefret ediyordu...    Belediyelerimizin kardeşlik ilişkilerine dem vurmuşken, bizler zaten öz kardeşiz, onlar için bütün kapılarımız her zaman açık olsun. Her zaman Anavatan Türkiye&#39;ye gelsinler ama öncelikle, kendilerine zarar veren birkaç deyyustan kurtulsunlar...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/zarar-veren-birkac-deyyustan-kurtulsunlar.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zarar veren birkaç deyyustan kurtulsunlar... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/zarar-veren-birkac-deyyustan-kurtulsunlar.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mesele DPS değil...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/mesele-dps-degil-/1157/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/mesele-dps-degil-/1157/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 18 Nov 2019 22:05:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ 10 Kasım 1989 yılında, totaliter rejimin fiilen sona ermesinden sonra ve gelen demokrasi ile beraber çok partili sisteme geçildi. Azımsanmayacak soydaş nüfusa sahip Bulgaristan&#39;da, doğal olarak, bu kitlenin haklarını savunacak ve koruyacak partiler de kurulacaktı. Nitekim, kuruldu da. O tarihlerde tam dört parti kurulmuştu.Ancak kısa sürede diğer üç parti, bazı bilinen sebeplerden dolayı, varlıklarını sürdüremeyerek faaliyetlerine son vermek zorunda kaldı. Böylece oradaki insanımızı temsil eden tek parti kalmış oldu - DPS. Yani Hak ve Özgürlükler Hareketi.Her ne kadar zaman zaman partideki yönetim anlayışına karşı bayrak açıp kopanlar olsa da, bu yaklaşımlar partiye ciddi zararlar veremedi. Ancak yıllar içinde seçmen nezdinde biriken tepkiler, partinin meşru genel başkanı partiden ihraç edilince patladı ve bu gün bakıldığında, DPS soydaş kitlesinin yarısını kaybetmiş durumda.Her ne kadar geçenlerde yapılan yerel seçimler sonuçlarına göre, bir önceki yerel seçimlere kıyasla, gücünü korumuş gibi görünse de, bu sonucun suni olduğunu ve gerçek tablonun yansıması olmadığı bilinmekte. Bu sonuç nasıl elde edildiği konusuna girmeyeceğiz, zira anlatmak istediğimiz konu başka.Son yerel seçimler sürecinde bazı arkadaşlarımız neden DPS&#39;ye karşı olduğumuzu, neden bölünmemize sebep olduğumuzu sormuşlardı. Onlara, DPS&#39;ye karşı değil, karşı olduğumuz husus partideki yönetim anlayışı olduğunu anlatmıştık ki, bu gerekçe aslında insanımızın yarısının bu partiden kopmasına sebep olan gerekçe ile aynı.Bölünme konusunda neye göre bölündüğümüzü iddia ettiklerini sormuştuk. Eğer, mesele Türklük ise burada ciddi tezat söz konusuydu. Bir insanın kimliğini belirleyen, bir insanı adam yapan ismi değildir. Eylemleridir, duruşudur, karakteridir.Her örgütün, ister parti, ister STK olsun, kuruluş amacı ve faaliyet alanı vardır. Kuruluşundan bu yana, ana seçmen kitlesi soydaş nüfusumuz olan DPS öncelikle onların çıkarlarını korumak ve beklentilerini karşılamak üzerine faaliyet yürütmek zorundaydı. Ki beklentiler oradaki etnik, dini ve kültürel kimliğimizi korumaktır. Bundan öte bizim buradaki göçmen STK&#39;larımızın, Bal-Göç başta olmak üzere, ana misyonu, kuruluş amaçları, aramızdaki yardım ve dayanışmayı sağlamaktan öte, asıl geldiğimiz topraklarda kalan soydaş nüfusumuzun asimile olmadan varlığımızı sürdürmeleri için faaliyetler yürütmektir.17 Ocak 1985 yılında, soydaşımıza yönelik &quot;Soya dönüş&quot; adı altında asimilasyon girişimlerinden sonra, Bal-Göç tam da bu misyon ile kurulmuştu ve o dönem kurucu genel başkanı rahmetli Mümün Gençoğlu gerek iç kamuoyunda, gerek uluslararası platformlarda inanılmaz etkili faaliyetlere imza atmıştı. Soydaşlarımızın hak ve özgürlüklerini koruma iddiası ile kurulan DPS, yıllar içinde anlaşıldı ki, bu anlayıştan çok uzak. Burada detaylara girmeye gerek yok. Zaten bu konularda değişik ortamlarda çok yazıldı ve tartışıldı.Sonuca bakmak lazım. Sonuç olarak, mesele DPS&#39;nin kendisi değildir ki buralarda saygı duyduğumuz ve değer verdiğimiz birçok arkadaşımız da var. Mesele oradaki yönetim anlayışıdır. Bütün mesele soydaşlarımızın çıkarları ve beklentileri doğrultusunda hizmet etmektir. İşte bütün mesele budur...Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/mesele-dps-degil--y0Ca.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mesele DPS değil... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/mesele-dps-degil--y0Ca.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DPS, ANKARA'YA SIZDI...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dps-ankara-ya-sizdi/1153/</link>
            <description><![CDATA[* Bugün gördüm, bir vekilimiz, DPS'nin resmi Bursa temsilcisini Mecliste kabul etmiş. BRTK ise Meral Akşener'in ziyaretine gitmiş.
* Gönüller çözüm ve anlayış beklerken, muhalefetin peş peşe kurduğu Balkan Masaları, beni şimdilik fazla mutlu etmiyor.
Belki, iktidar da bu konuda, nihayet kendi inisiyatiflerini kullanır diye cılız beklentilerim yok değil.
* Belli ki, bizim insanımız artık Türkiye'nin desteklemediği bir DPS'yi gönlünden ırak tutmak için uğraş vermekte. Yani Bulgaristan mafyası bayağı zorlanmakta ve bizleri ikna etmek için haddinden fazla servet harcamaya mecbur kalıyor.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dps-ankara-ya-sizdi/1153/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 07 Nov 2019 22:37:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bugün gördüm, bir vekilimiz, DPS&#39;nin resmi Bursa temsilcisini Mecliste kabul etmiş.BRTK ise Meral Akşener&#39;in ziyaretine gitmiş.Yaşadı desenize göçmenler ve Bulgaristan&#39;daki kardeşlerimiz. Yakın zamanda her yerimiz gül filistanlık olabilir...Sizler, yinede sakın fazla rehavete kapılmayın, sabırlı ve metanetli olmaya devam edinizGönüller çözüm ve anlayış beklerken, muhalefetin peş peşe kurduğu Balkan Masaları, beni şimdilik fazla mutlu etmiyor.Belki, iktidar da bu konuda, nihayet kendi inisiyatiflerini kullanır diye cılız beklentilerim yok değil.DPS&#39; yi anmışken, bunca Türkiye&#39;yi yanı başında görmek istediğine de biraz değinelim, çünkü bu onların artık olmazsa olmazları arasına girdi.Belli ki, bizim insanımız artık Türkiye&#39;nin desteklemediği bir DPS&#39;yi gönlünden ırak tutmak için uğraş vermekte.Yani Bulgaristan mafyası bayağı zorlanmakta ve bizleri ikna etmek için haddinden fazla servet harcamaya mecbur kalıyor.Ahmet Doğan, Delyan Peevski, Tayip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nu ( Hadi, bir de Meral ablayı bu fotografa ekleyelim.) aynı bir fotograf tablosunda görmeyi hayal edebiliyor musunuz? Ya da neden hayal edemiyorsunuz?Ben edemiyorum, çünkü Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin yöneticileri mafya ile bağlantısı olanlarla aynı masaya oturmazlar.Sanırım, Ahmet Doğan ve Delyan Peevski&#39;nin Türkiye&#39;ye giriş yasağı da henüz kalkmadı. Bunların Türkiye&#39;ye verdikleri zararlar unutulmaz...DPS&#39;nin, bugün bizim Mecliste anılması, bu partiyi sevince boğacaktır. Bunlar, haftaya on milletvekilinden oluşan bir heyet ile gelebilirler aynı kapıya. Bilemediniz, bir ay sonra Karadayı da dayanır, kendisinin Türkiye&#39;yi ziyaret ettiğini hatırlamıyorum. Velislava&#39;yı getirmeye sakın unutmayın...Karadayı, Hasan ve Velislava nasıl da popo triosu oluşturmuşlardı, Cebel&#39;de Büyükelçimize &quot;yuh&quot; çekerken. Türkiye&#39;ye karşı &quot;yuh&quot; çekeceksin, sonra da hiç utanmadan gelip onun dizinin dibine oturacaksın. Yok böyle bir yağma!Bu yazımızdaki kastımız ve sitemimiz sadece DPS yöneticilerine karşıdır...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1259436450.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DPS, ANKARA'YA SIZDI... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1259436450.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DOST ve Simurg efsanesi]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dost-ve-simurg-efsanesi/1148/</link>
            <description><![CDATA[* Bizim konuşmak istediğimiz, seçim sonrası yapılan yorum ve analizlerde arka planda kalan ve pek bahsedilmeyen DOST partisidir.  Çevremizdeki birçok kişi merak edip, parti hakkında sorular soruyor.
* Partinin genel başkanının şu andaki düşüncesinin ne olduğunu bilmiyoruz, ki belki bu sonuçlardan sonra istifa etmeyi de düşünebilir ama bu ortamda böyle bir karar partiye ihanetten başka bir şey olmaz. Ne olursa olsun, kendisi Bulgaristan'ın sayılı siyasetçilerinden biridir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dost-ve-simurg-efsanesi/1148/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 02 Nov 2019 14:23:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ DOST ve Simurg efsanesiGeçtiğimiz hafta sonu, Bulgaristan&#39;da dört yıllığına yerel yöneticiler seçildi. Seçimlerin bizi ilgilendiren tarafı, soydaşlarımızı temsil eden parti ve oluşumların elde edeceği sonuçlardı.Totaliter rejimin yıkılmasından hemen sonra, soydaşlarımızı temsil etme iddiası ile kurulan parti, arkasına belli güçleri de alarak beklendiği gibi genel anlamda pozisyonlarını korudular. Ama burada dikkat çeken şey, özellikle bazı bölgelerde çekişmeli geçmesi beklenen seçimleri, bunun aksine, rahat kazanmış olmalarıdır.Bu duruma neden olarak birçok sebep sayılabilir. Bu sebepleri başlıklar halinde verdik, ileride yazmaya devam ederiz ama ne olursa olsun başarı başarıdır ve kazananları tebrik de etmek lazım. Ancak bizim konuşmak istediğimiz, seçim sonrası yapılan yorum ve analizlerde arka planda kalan ve pek bahsedilmeyen DOST partisidir.  Çevremizdeki birçok kişi merak edip, parti hakkında sorular soruyor.DOST, bu yerel seçimlerde tahminler doğrultusunda performans göstermiştir, ki bazı listelerde yapılan hatalar olmasaydı, çok daha başarılı olabilirlerdi. Kazanılan tek ilçe ve bazı yerlerde meclis üyelikleri başarılı sayılabilecek bir sonuç değil ama bu sonuçlar beklenmiyor da değildi...Bir taraftan DOST, sistemin içindeki partilerden biri olmadığından, onlara karşı sadece siyasi olarak değil, farklı odakların da dahil olduğu inanılmaz bir karşı cephe, ki örnek olsun diye, gerek iki yıl önceki genel seçimlerde, gerek bu hafta yapılan yerel seçimlerde, en fazla geçersiz oy, diğer partilere göre misli ile fazla yine DOST partisine verilen oyların arasından çıkmıştır.Diğer taraftan, DOST kendi içinde yaşadığı bazı yapısal sıkıntıları bir türlü aşamadı, ki aynen genel seçimlerde olduğu gibi, listelere yine yanlış bazı kişileri koymasından dolayı, ciddi oy kaybına uğramıştır. Ancak bu sonuçlara rağmen, her zaman söylediğimiz gibi, bu partiye bir şey olmaz, çünkü DOST kuruluş felsefesi itibarıyla sıradan bir partiden çok öte bir oluşumdur.Bundan sonra yapılması gerekenler;Vakit kaybetmeden, kendi içinde bu yapısal sorunları gidermek, partiyi, bizim de daha partinin kuruluş aşamasındayken söylediğimiz, açık, şeffaf, katılımcı ve çoğulcu temeller üzerine oturtulmasıdır.Partinin genel başkanının şu andaki düşüncesinin ne olduğunu bilmiyoruz, ki belki bu sonuçlardan sonra istifa etmeyi de düşünebilir ama bu ortamda böyle bir karar partiye ihanetten başka bir şey olmaz.Ne olursa olsun, kendisi Bulgaristan&#39;ın sayılı siyasetçilerinden biridir. Özellikle partinin düştüğü bu durumda ona, belki de, her zamandan daha çok ihtiyaç vardır.Fırtınanın tam ortasında kalındığı bir ortamda, partiyi güvenli limana ulaştıracak tecrübeli birine her zamandan daha çok ihtiyaç vardır, çünkü yıllarca siyasetin içinde bulunmuş biri olarak, siyasetin sadece dış yüzünü değil, siyaset kulislerini de çok iyi bilen biridir, ki partiyi yok etmek için muazzam bir mekanizma harekete geçmişken, perde arkasında kurulan oyunları bertaraf etmek için tecrübeli kişilere her zamandan daha çok ihtiyaç vardır.Ancak diğer yandan kendisi vakit kaybetmeden, partide hala kalan birkaç şaibeli kişiyi de temizleyerek, yeni lider kadrosu oluşturup yetiştirmeli. Bir dönem daha kalıp, ki yanılmıyorsak tüzük gereği de zaten iki dönem genel başkanlık yapılabilir, temiz, bugüne kadar siyasete bulaşmamış, insanlarımızın nezdinde güvenilir kadrolar oluşturmak için gayret sarf etmeli.İşte o zaman DOST, Pers efsanesi Simurg gibi (Biz ona Zümrüdüanka, yabancılar da Phoenix diyor), küllerinden adeta yeniden doğacaktır...Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1703467164.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DOST ve Simurg efsanesi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1703467164.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Parti mi, aday mı?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/parti-mi-aday-mi/1117/</link>
            <description><![CDATA[Toplum tarafından sevilen, sayılan ve kabul gören kişilerin belediye başkanı ve meclis üyeliklerine gösterilmesi başarılı sonuç için olmazsa olmazdır. Kimlerin doğru adaylar belirlediği, kimler hatalı kişiler gösterdiği seçim sonuçlarında ortaya çıkacaktır. Ancak şimdiden şunu söyleyebiliriz ki, bazı yerlerde gösterilen yanlış adaylardan dolayı alınacak sonuçlardan sonra sadece bu adaylar yok olmayacak, bu tür adaylara referans olanlar da yok olup gideceklerdir...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/parti-mi-aday-mi/1117/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 28 Sep 2019 11:27:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Parti mi, aday mı?Önceki gün, Yüksek Seçim Kurulu&#39;na nihai başvuruların yapılması ile beraber Bulgaristan&#39;da yerel seçim süreci resmen başlamış oldu.Genel seçimlerden farklı olarak, yerel seçimlerde sadece parti değil, gösterilen adayın da önemi büyüktür. Bundan dolayı yerel seçimlerin her zaman kendi farklı dinamikleri olmuştur.Seçimlere bağımsız katılan adaylardan dolayı, yerel seçimler her zaman renkli geçmeye hazırdır. Bulgaristan&#39;daki seçimlerin iki turlu olması, yani herhangi bir adayın kazanması için oyların en az yüzde ellisini alma kriteri de eklenince, birçok sonuç önceden kestirilemez hal alıyor. Bunun için her parti ve aday işi birinci turda bitirmek için elinden gelen gayreti göstermekte. Zira iş ikinci tura kalınca, artık orada çok fazla denklem ve ittifaklar devreye girdiğinden seçimin ucu açık olur.Önümüzdeki ayın 27&#39;sinde ilk turu yapılacak seçimler soydaşlarımızı da yakından ilgilendiriyor. Son yıllarda orada yaşanan ayrışma, bu seçimlerin önemini daha da arttırmakta. Kimileri varlığını devam ettirme mücadelesi verecek, kimileri siyasi arenada kalıcı olmak için.Bundan dolayı bu yerel seçimler bir yerde varolma mücadelesine dönüşeceğinden, elde edilecek başarılı veya başarısız sonuçlar için aday belirleme konusu özellikle önemliydi, çünkü yerel seçimlerde aday profilleri en az partinin kendisi kadar önemlidir.Alınacak oy oranı bu adayların kimler olduğu ile doğru orantılıdır.  Yanlış adaylarla ortaya çıkacak sonuçlar telafisi mümkün olmayan hasarlara sebep olabilir. Ancak Bulgaristan&#39;ın seçim sisteminde tercihli oy kullanma hakkı olduğundan, en azından meclis üyelikleri listelerinde bazı yanlış isimler olsa da, bu yanlışlığın bir yerde telafisi mümkün olabilmekte. Bu sistemde listelerdeki sıralamaların önemi yoktur. Listelerin son sırasındakiler seçilebilir, öndekiler de dışarıda kalabilir.Bu seçim sistemi seçmenin iradesini yansıtması açısından çok daha demokratik bir sistem olduğu tartışılmazdır. Önümüzdeki ay sonu yapılacak yerel seçimler öncesi oluşan eğilimler ve beklentiler konusunda ilerleyen haftalarda yazmaya devam edeceğiz. Ancak şu açık ve net, ortadaki bugüne kadar demokrasiye geçişle beraber soydaşlarımızı temsilen gösterilen adaylar sorunsuz seçilirken, ilk defa yerel seçimlere birçok bilinmeyen ve kestirilemeyen denklemlerle girilecek. Zaten yerel seçimler, genel seçimlerden farklı olarak seçmenin sadece parti değil, adayların profilleri gibi değişik parametreleri de göz önünde bulundurarak kararlarını vermesinden dolayı, daha faklı seçim stratejileri gerektiren seçimlerdir. Sonuç olarak şu veya bu şekilde artık adaylar belirlenmiştir ve seçim sürecinde son bir aya girilmiştir.Yukarıda da dediğimiz gibi, burada oy verme noktasında aday profilleri, partinin kendisi kadar önemlidir. Toplum tarafından sevilen, sayılan ve kabul gören kişilerin belediye başkanı ve meclis üyeliklerine gösterilmesi başarılı sonuç için olmazsa olmazdır. Kimlerin doğru adaylar belirlediği, kimler hatalı kişiler gösterdiği seçim sonuçlarında ortaya çıkacaktır. Ancak şimdiden şunu söyleyebiliriz ki, bazı yerlerde gösterilen yanlış adaylardan dolayı alınacak sonuçlardan sonra sadece bu adaylar yok olmayacak, bu tür adaylara referans olanlar da yok olup gideceklerdir...Dr. Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1216091373.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Parti mi, aday mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1216091373.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GENERAL REŞETNİKOV'UN SAHTEKARLIĞI VE AHMET DOĞAN'NIN BAŞ PARMAĞI]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/general-resetnikov-un-sahtekarligi-ve-ahmet-dogan-nin-bas-parmagi/1108/</link>
            <description><![CDATA[* Eski KGB mensubu General Leonid Reşetnikov ve Rus milyoner Molofeef, yıllardır Sofya'nın oyun kurucularının arasında yer almaktaydı, fakat geçenlerde tekmeyi yediler ve en az on yıl Bulgaristan'a girmelerine yasak kondu.
 * Belli ki, DPS'de çalışkan ve halkın lehine didenen belediye başkanlarına ihtiyaç bulunmuyor.Mahalle patikalarına bile jilet gibi asfalt döktürmüşlerdi, fakat yine de Ahmet Doğan'a bir türlü yaranamadılar.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/general-resetnikov-un-sahtekarligi-ve-ahmet-dogan-nin-bas-parmagi/1108/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 19 Sep 2019 14:17:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Eski KGB mensubu General Leonid Reşetnikov ve Rus milyoner Molofeef, yıllardır Sofya&#39;nın oyun kurucularının arasında yer almaktaydı, fakat geçenlerde tekmeyi yediler ve en az on yıl Bulgaristan&#39;a girmelerine yasak kondu.Bulgaristan&#39;da ve Balkanlar&#39;da, kendi adamları lehine nice yasa dışı oyun çeviren bu iki Rus kökenli zat, aslında farklı algı operasyonlar sayesinde, kendileri Rusya&#39;daki yerleşmiş Putin çevresinden olarak algılanıyorlardı ve başkent Sofya&#39;da adeta bir korku imparatorluğu kurup yönetiyorlardı.Gerçekte ise bu ikilinin Putin yönetimi ile bir bağlantısı yoktu. Sadece Sofya&#39;da meydanı boş bulmuşlardı ve istedikleri gibi at koşturuyorlardı. Aynı zamanda bazı Bulgar ve Türk siyasetçilerinin işine de geliyordu bu durum ve böylece millete, bakınız bizim arkamızda güçlü Rusya duruyor mesajı verilmeye çalışılıyordu.Sanırım, General Reşetnikov ile Ahmet Doğan&#39;ın kol kola çekilmiş fotografları hala hafızanızdan silinmemiştir. Neymiş efendim, aynı bu Ahmet Doğan&#39;ın Rus kökenli koruma görevlileri de varmış ama herhalde bunların maaşları milyoner Molofeev tarafından ödenmekte...***Güya General Reşetnikov milyoner Molofeev&#39;in dostu aktif siyasetten çekilmişti ama geçenlerde tek başına DPS&#39;nin belediye başkan adaylarını belirledi.Eğridere ve Mestanlı&#39;daki mevcut belediye başkanlarını yeniden aday göstermemesi ise büyük bir sürpriz olarak kabul edildi. Resmi Murad ve Sunay Mustafa birer medyakolik başkandı, hemen hemen her gün onların boy boy fotograflarını çeşitli medyalarda görüyorduk, ülke bazında en iyi muhtar olarak seçilmişlerdi. Mahalle patikalarına bile jilet gibi asfalt döktürmüşlerdi, fakat yine de Ahmet Doğan&#39;a bir türlü yaranamadılar.Acaba, neden yeniden işaret edilmediler?Anlaşıldığı gibi, ülkemizde seçimler hala bir işaret parmağı ile başlıyor ve son buluyor...Ama biz yinede bu konu üzerine biraz kafa patlatalım.* Belli ki, DPS&#39;de çalışkan ve halkın lehine didenen belediye başkanlarına ihtiyaç bulunmuyor. Hatırlayacağınız gibi eski Mestanlı belediye başkanlarından Akif Akif, mandatı esnasında gözle görülür bir çok başarı elde etmişti, fakat&quot;o baş parmak&quot;, kendisine bir mandat daha izin vermedi.* Bir de fazla göz önünde bulunmayacaksın, kendi inisiyatiflerini hayata geçirmeyeceksin. Her gün gazetelerde boy göstermeyeceksin. Bir de Koşukavak muhtarı Sebihan hanımı örnek alacaksınız. Boyko&#39;ya &quot;milli kahraman&quot; Hacı Dimitır benzetmesi yapacaksınız. Sonuçta hay Boyko, hay Ahmet, aralarında fark yok.Sebihan hanım işi biliyor, Boyko&#39;yu Türk kahramanlarından Koca Yusuf veya Naim Süleymanoğlu&#39;na benzetmiş olsaydı, emin olun ki, anında yeni bir mandat hayal ötesi olurdu...* Resmi Murad ve Sunay Mustafa, en fazla Türkiye&#39;yi ziyaret eden belediye başkanlarındandı. Yöresel dernekler ile iyi geçiniyorlardı. CHP&#39;li belediyelerle kardeşlik ilişkileri vardı. Her şey iyi güzel de, DPS zihniyeti buna müsaade vermiyor işte. Sibirya&#39;ya gidin, kardeşim! Oradaki yerel halk Çukotlarla kardeş olunuz. Bakınız, Hasan Aziz yeniden eski adı Ordjonokidze olan şehir ile kardeşliğini ilan etti. Bu şehrin nerede bulunduğunu bilen azdır?* Baş parmak işaretine değinmiştik, fakat bir de demokrasi olayı var. Düne kadar Resmi Murad ve Sunay Mustafa&#39;yı güya çok severdik, onlardan üstün yeteneklisi yoktu, o zaman onları yeniden belediye başkanı seçelim ama bu asla olmaz.Bizler baş parmağın işaretine bakarız. General Reşetnikovlar ve milyoner Malofeev gibileri bizleri deniz ötesinden de olsa daha çok yönetirler ve kulaklarımızı çekerler. Tabi ki, bizler buna izin verdiğimiz müddetçe...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1570959314.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GENERAL REŞETNİKOV'UN SAHTEKARLIĞI VE AHMET DOĞAN'NIN BAŞ PARMAĞI ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1570959314.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Meral Akşener; Balkanlarla ilgili parti politikalarından öte, esaslı devlet politikaları gerekiyor.]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/meral-aksener-balkanlarla-ilgili-parti-politikalarindan-ote-esasli-devlet-politikalari-gerekiyor/1067/</link>
            <description><![CDATA[Lütvi Mestan'ın, Kırcaali'de bir miting esnasında, 20 000 kişi önünde " Ne mutlu Türküm diye!" şiarını söylediğinden dolayı, bazı Türkiyeli siyasetçilerin,  bu sözlerini onaylamadığını ifade etmesi üzerine, İYİ Parti Genel Başkanı, böyle bir yaklaşımın  doğru bulmadığının altını çizdi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/meral-aksener-balkanlarla-ilgili-parti-politikalarindan-ote-esasli-devlet-politikalari-gerekiyor/1067/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 25 Jul 2019 19:08:58 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve DOST Partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan&#39;ın Mestanlı&#39;daki bugün görüşmesi  dostane ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşti.</p><p>Lütvi Mestan&#39;ın, Kırcaali&#39;de bir miting esnasında, 20 000 kişi önünde &quot; Ne mutlu Türküm diye!&quot; şiarını söylediğinden dolayı, bazı Türkiyeli siyasetçilerin,  bu sözlerini onaylamadığını ifade etmesi üzerine, İYİ Parti Genel Başkanı, böyle bir yaklaşımı doğru bulmadığının altını çizdi.</p><p> Öte yandan, kendisine Bulgaristan&#39;daki Türkler hakkında bilgi verilmesi üzerine,  Meral Akşener, herkese eşit olduğunu, kimseye art niyeti olmadığını, ancak kendisi için milli ve manevi değerlerin olmazsa olmazı olduğunu,parti olarak her zaman Balkanlar&#39;da varlığımızı korumak için mücadele edenlerin yanında olacaklarını, buraya bakış açılarının hiç bir partinin etkisi altında kalmadan oluşacağını, buralarla ilgili parti politikalarından öte esaslı devlet politikaları olması gerektiğini,ifade etti.</p><p> Aysel MERT,</p><p>Mestanlı</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_24223855.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Meral Akşener; Balkanlarla ilgili parti politikalarından öte, esaslı devlet politikaları gerekiyor. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_24223855.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Meral Akşener, Mestanlı'da Lütvi Mestan ile görüştü]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/meral-aksener-mestanli-da-lutvi-mestan-ile-gorustu/1066/</link>
            <description><![CDATA[Bulgaristan ziyaretinde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şu saatlerde Mestanlı'da DOST Partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan ile görüşmekte.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/meral-aksener-mestanli-da-lutvi-mestan-ile-gorustu/1066/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 25 Jul 2019 18:03:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bulgaristan ziyaretinde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şu saatlerde Mestanlı&#39;da DOST Partisi Genel Başkanı Lütvi Mestan ile görüşmekte.</p><p>Ayrıntılar geliyor...</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_79303421.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Meral Akşener, Mestanlı'da Lütvi Mestan ile görüştü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_79303421.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[BİR LİDER ARANMAKTA...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bir-lideraranmakta/1029/</link>
            <description><![CDATA[* Liderimiz aramaktayız. Herkese duyurulur.
Onda aradığımız vasıflar kısaca hangileridir;
İlkeli, vicdan sahibi, karakterli, iyi ahlaklı, insancıl, özverili olacak...
Bir de Türk olmalı!
* Fazla değil, sadece birkaç gönül ferahlatıcı sıcak söylemiyle, gülüşüyle, erdemiyle ve eylemiyle, gönüllerimizde kısa bir süreçte taht kurabilir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bir-lideraranmakta/1029/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 15 Jun 2019 14:19:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>BİR LİDER ARANMAKTA...</p><p>Bizim siyasi liderimiz kim diye sordu.</p><p>Yok, dedim kısacası.</p><p>Aval aval gözümün içine baka kaldı.</p><p>İlkin makyajlayıp, pudralayıp Ahmet Doğan&#39;ı diktiler karşımıza.</p><p>Herif, bütün Bulgaristan&#39;ı avucunun içinde oynattı ama bir türlü bizim liderimiz olamadı.</p><p>Daha sonrasında başka isimler de bu yönde cılız adımlar attılar ama bize söyleyecekleri yoktu, sadece lafı geveledikleriyle kaldılar.</p><p>Daha sonra, Lütfi Mestan, Bulgaristan&#39;daki Türk Toplumu&#39;nun liderliğine soyundu ama arkasında bir türlü halk yığınlarını göremedik.</p><p>Siyasi görüşünüzü bir kenara bırakın ve politik liderlerimizi bir bir göz önüne getirin, lütfen.</p><p>Neden yüz buruşturuyorsunuz?</p><p>Mevcut siyasilerimizi o mevkilere ve görevlere bizler getirmedik mi?</p><p>Aslında bizim insanımız, gerçek ve güçlü bir lidere haddinden fazla özenmekte, içtenlikle onu bağrına basıp, sevmek ve baş tacı etmek istiyor.</p><p>Artık lidersizliğe adeta bıktık, usandık.</p><p>Birazcık gönlümüzün okşanmasını isteriz, birileri bizden ilgilensin, bizlerin dertlerini, kendine dert edinsin.</p><p>İşte o zaman, biz bu liderimizi koruyup, kayırmasını biliriz, onu omuzlarda taşırız ve yüceltiriz.</p><p>Bizim liderimiz, toplum içinde herkesle iyi iletişim kurabilen bir yeteneğe sahip olmalı.</p><p>Herkes ile ilgilenerek, insanımızın güven duygularını kazanmalı.</p><p>Saygının yanında arada bir sevgi bağı kurmayı da başarabilmeli.</p><p>Egosunu minimum seviyelere çekebilmeli, çünkü bizim insanımızın egosu yüksek kişiler ile genellikle marabası olmaz.</p><p>Bir topluluk olarak, liderimizi artık kendimiz tayin etmeliyiz, çünkü tarih boyunca, bunu hep başkalarının yapmasına müsaade ettik.</p><p>Hayalimizdeki lider mutlaka bizim aramızdan çıkmalı.</p><p>Asıl şimdi tam da bunun harman zamanı.</p><p>Fazla değil, sadece birkaç gönül ferahlatıcı sıcak söylemiyle, gülüşüyle, erdemiyle ve eylemiyle, gönüllerimizde kısa bir süreçte taht kurabilir.</p><p>Aklıma Hintli devlet adamı Gandhi&#39;nin &quot;Neler bizi yok edecek?&quot; sorusuna verdiği şu yanıt geliyor; &ldquo;Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan kazanılan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlaktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.&rdquo;</p><p>Var olmayan siyasi liderlerimizden isteyebileceğimiz ne güzel sıfatlar sıralamış Gandhi.</p><p>Liderimiz aramaktayız. Herkese duyurulur.</p><p>Onda aradığımız vasıflar kısaca hangileridir;</p><p>İlkeli, vicdan sahibi, karakterli, iyi ahlaklı, insancıl, özverili olacak...</p><p>Bir de Türk olmalı!</p><p>Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_880488741.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ BİR LİDER ARANMAKTA... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_880488741.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİ NEDEN ÖNEMLİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/avrupa-parlamentosu-secimleri-neden-onemli/1007/</link>
            <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu seçimlerinin asıl önemli tarafı, son baharda yapılacak yerel seçimlere yansıması olacak olmasıdır. Çünkü asıl önemli olan yerel seçimlerdir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/avrupa-parlamentosu-secimleri-neden-onemli/1007/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 25 May 2019 13:07:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Yarın Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan&#39;da Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri yapılacak.28 üye ülkede, 751 milletvekili için seçimler yapılıyor.Milletvekili dağılımı ülkelerin nüfusuna göre belirleniyor ve buna göre Bulgaristan Avrupa Parlamentosu&#39;na 17 milletvekili gönderiyor.En fazla milletvekili iktidardaki GERB partisinin göndermesi beklenmekte.Bu seçimlere geleneksel olarak Bulgaristan halkının ilgisi düşüktür.25 Mayıs 2014 yılında yapılan AP seçimlerine, seçmenin ancak üçte biri katılım göstermiş.Beklentiler, yarınki katılımın yine bu seviyelerde olması yönündedir.Diğer yandan, 2014 seçimlerine en yüksek katılım, %40&#39;ın üzerinde, soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Kırcaali bölgesinden olmuştu.Yarınki seçimler yine soydaşlarımızın yakından takip edeceği bir seçim olacaktır.2014 seçimlerinde, totaliter rejimin yıkılmasından bu yana, soydaşımızı temsil ettiği iddiasında olan DPS partisi dört milletvekili çıkarmıştı.Ancak bu defa sandık başına üç yıl önce kurulan DOST partisinin seçmeni de gidecektir.Eski partinin yarınki seçimlerde dört milletvekili çıkarması beklenmiyor.Öte yandan DOST partisinin de milletvekili çıkarması beklenmiyor.Eski parti yandaşları, DOST&#39;u kurulduğundan beri soydaşlarımızı bölmekle suçluyor.Olaylar, tabi ki, tam olarak onların ileri sürdüğü gibi değil.Bu yazımızda bu konuda ayrıntılara girecek değiliz.Zaten DOST&#39;un kuruluş sebebini defalarca yazdık.Belki sadece şunun altını çizmekte yarar olabilir,Bir kitlenin haklarını korumak ana misyonu ile kurulan bir örgüt, bu görevini yerine getirmiyorsa, gayet, tabi ki, kaçınılmaz olarak o kitleyi temsil edecek başka bir oluşum ortaya çıkacaktır.Yeni partinin kurulmasının özeti budur.DOST&#39;un, bu aşamada milletvekili çıkarması beklenmiyor ancak son 26 Mart 2017 genel seçimlerinde aldığı oyun üçte birini alması başarı sayılacaktır.Bunun nedeni de yukarıda bahsettiğimiz gibi AP seçimlerine düşük katılım oranıdır.Birçok sıkıntı ve imk&acirc;nsızlık içinde girilen bu seçimlerde, DOST genel başkanı iki stratejik hamle yapmıştır.Azınlık konusunda başlatılan imza kampanyası, zamanlama açısından son derece isabetli olmuştur.Diğer yandan soydaşlarımızın efsane ismi Nuri Adalı&#39;nın isminin listelerde yer almasıdır.Onun torunları, DOST&#39;un AP listesinde olmaları, kampanyayı sürükleyen en önemli faktördür.Ancak AP seçimlerinin asıl önemli tarafı, son baharda yapılacak yerel seçimlere yansıması olacak olmasıdır.Çünkü asıl önemli olan yerel seçimlerdir.Bundan dolayı, DPS bu AP seçimlerine hiç olmadığı kadar asılıyor.Çünkü çok iyi biliyorlar ki, AP ve akabinde son baharda yapılacak yerel seçimler onlar için adeta &quot;tamam mı, devam mı&quot; niteliği taşıyacak, ki göstergeler yarınki seçimlerin onlar açısından çok parlak geçmeyeceği yönünde...Onlar da bunun, kendi açılarından var olma seçimi olacağının farkına varmış olacak ki, AP seçimleri çok büyük önemde olmasa da, bütün gücünü seferber etmişlerdir.Bütün teşkilatlarını ve imk&acirc;nlarını sahaya sürmüş durumdalar.Sonuç olarak, yarınki seçimin son bahardaki yerel seçimlerin yansıması ve önemli göstergesi olacağı kesin.Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1442607345.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİ NEDEN ÖNEMLİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1442607345.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ахмед Доган признава, че заради предателската си политика губи избирателите си...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/----------/993/</link>
            <description><![CDATA[Корумпираната от Доган държава може да си отиде дори заради един апартамент, министри са принудени да подават оставки, но ако си член на Сарайския кръг можеш да имаш ТЕЦове за десетки милиони, летни и зимни Сараи, медийни империи, цели 5 къщи за гости с европейски пари и косъм няма падне от главата ти.
Ето за тези тежки въпроси Доган мълчи и затова исканата прошка от избирателя няма никаква стойност. Затова няма да я получи.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/----------/993/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 14 May 2019 19:41:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Ахмед Доган признава, че заради предателската си политика губи избирателите си...Какво ли се е случило с Амед Доган за да цитира дословно наименованието на партията на Лютви Местан ДОСТ (ДЕМОКРАТИ за ОТГОВОРНОСТ, СВОБОДА и ТОЛЕРАНТНОСТ) и с това да моли за прошка, хората, които той експлоатира години наред като едър робовладец? Явно причината не е в припознаването на романтизма&hellip;Отговорът е СТРАХ!Този човек или не е в релността или изпитва панически страх от ДОСТ, иначе нямаше да напише:&ldquo;&hellip;Каузата на ДПС е твърде голяма, за да си позволим лукса да се борим помежду си...&rdquo;Ахмед Доган по същество признава, че заради предателската си политика губи избирателите си. Но скрит в Сараите си не дава отговор с какво ги е разочаровал. Но както самият той казва преди да отстрани Местан:&quot;...Няма изолирани действия. Всичко е във всичко. Дори, когато правим нещо несъзнателно, ние подпомагаме или захранваме процеси, които са извън нас, но рефлектират непосредствено и върху нашето съзнание, нашата държава, нашия свят&hellip;&rdquo;Да, &ldquo;всичко е във всичко&rdquo;. Но Доган не дава отговор с какви пари е купил ТЕЦ за 38 милиона лев, с какви пари е построил Сарая в Бояна и двореца на морето край село Росенец.Няма и кой да го попита защото &ldquo;разпределя порциите&rdquo; и на тези, които са длъжни да го питат.Той е неприкосновен защото както сам се хвали &rdquo;всичко в тази държава зависи от едно негово намигване&rdquo;.Неприкосновенни са дори и подопечните му, сред които е и сегашният му изпълнителен директор Мустафа Карадъйъ. Медиите разполагат с информация за цели 5 къщи за гости &ndash; 4 на негови близки и роднини, а с тази на майка му стават 5.Корумпираната от Доган държава може да си отиде дори заради един апартамент, министри са принудени да подават оставки, но ако си член на Сарайския кръг можеш да имаш ТЕЦове за десетки милиони, летни и зимни Сараи, медийни империи, цели 5 къщи за гости с европейски пари и косъм няма падне от главата ти.Ето за тези тежки въпроси Доган мълчи и затова исканата прошка от избирателя няма никаква стойност. Затова няма да я получи.Едно със сигурност ще получи &ndash; наказателен вот!Доган знае това, защото болезненно усеща настроенията на избирателите. Та нали през 2015 предколедно им споделя:&ldquo;&hellip; В етнологията има един интересен термин - морфичен резонанс, който отчита именно вътрешната пулсация на общността. Ето, аз просто ви усещам, убеден съм - вие също ме усещате, дори без да говорим. Морфичният резонанс означава без да говориш да предаваш телепатична информация на подсъзнателно ниво. Мога да твърдя, че имам отворен портал за тази информация, затова не се ебавам&hellip;&rdquo;Но и избирателите, сега, през 2019 г., &ldquo;не се ебават&rdquo;&hellip;Стотиците милиони корупционни пари, с които ДПС отново ще купуват избиратели в Северна и Северозападна България няма да компенсират загубата на традиционния избирател.На тях, на традиционните избиратели, Доган дължи отговор на най-тежкия въпрос, който виси със страшна сила като Дамоклев меч над политическата му глава &ndash; Защо на изборите, които се провеждат в навечерието на 30 годишнината от майските събития и протестите срещу &ldquo;възродителния процес&rdquo;, трябва да гласуват за Пеевски, а не за внуците на Нури Адалъ?Юзджан и Нуршен -внуците на легендарния борец за човешки права са в листата на ДОСТ!И избирателите ще направят ДОСТойния избор! И ще вкарат Доган в реалността!Накрая ще завърша с финалните думи от предколедното слово на Властелина на Сараите от преди четири години, които, сигурен съм, че и сега кънтят молитвено в главата на Амед Демир Доган:&ldquo;&hellip;Господи, не ми давай повече, отколкото мога да понеса. Амин!&quot;Евгений Михайлов ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1146564564.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ахмед Доган признава, че заради предателската си политика губи избирателите си... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1146564564.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DOST'UN SEÇİMİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dost-un-secimi/956/</link>
            <description><![CDATA[Sonuç olarak, önümüzdeki ay yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde alınacak oy, partinin kendi gücünü görmesi açısından önemli olacaktır. Özellikle, bu yıl sonbaharda yapılacak yerel seçimler öncesi, ki parti için asıl önemli olan bu seçimlerdir, durumlarını görme, eksikliklerini değerlendirme ve bunları düzeltme açısından son derece önemli bir sınavdır bu seçimler.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dost-un-secimi/956/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sun, 28 Apr 2019 15:26:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ DOST&#39;UN SEÇİMİÜç yıl önce kurulan DOST Partisi, önümüzdeki ay yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, kendini tartma imkanı bulacaktır. Aslında bu seçimler partinin katıldığı ikinci seçimler olacak. Ancak Mart 2017 yılında yapılan genel seçimlere başka bir parti ile ittifak yaparak katılmıştı. Yani mayıs ayındaki seçimler, aynı zamanda onlar açısından gerçek güçlerini ölçme seçimi olacaktır.Gerçi, Avrupa Parlamentosu seçimleri Bulgaristan vatandaşları nezdinde her zaman son derece düşük katılım ile yapılmakta ama buna rağmen yine de alınan oy partinin potansiyeli ve gücü hakkında bir fikir verecektir.DOST, kurulduğundan beri hakkında yapılan olumlu olumsuz yorumlar eksik olmadı. Parti, kendi iç bünyesinde başta olmak üzere dış dinamiklerin de müdahaleleri ile zaman zaman sıkıntılı süreçler de geçirdi. Ancak bütün bu sıkıntılara rağmen, kendi adımıza her zaman partinin başarılı olacağını savunduk. Çünkü DOST sıradan bir siyasi partiden öte, soydaşımızın belli odaklara karşı bir başkaldırısı, bir isyanı olarak bakıldığında, daha önce kurulan ve başarısız olan benzer partilerden farklı olacağını söyledik.Nitekim, bunca olumsuzluğa rağmen, taraflı tarafsız her kesimden parti bitti bitecek dendiği zamanlarda bile partinin ayakta kalacağını savunduk. İlerleyen zaman da bizi haklı çıkardı.Avrupa Parlamentosu seçimleri sürecinde bütün sıkıntıların üstüne, parti liderinin geçirdiği talihsiz kazaya rağmen, kendi listesini oluşturup, seçimlere katılmak için hazır olduğunu göstererek, kamuoyundaki yaygın kanaatin aksine, yoluna emin adımlarla ilerlediğini göstermiştir.Seçimlere sayılı günler kala, DOST Partisi yönetimi çok önemli bir karar almıştır. Bulgaristan&#39;daki soydaşlarımızın yıllarca atılmasını bekledikleri adımlardan bir tanesi olan &quot;Azınlık statüsü&quot; konusunda, ülke çapında ve yurt dışında ikamet eden çift vatandaş statüsündeki soydaşlarımızın arasında geniş çaplı imza kampanyası başlatma kararı alınmıştır.Bu statü, oradaki varlığımız açısından son derece önemli bir husustur. Seçimler arifesinde böyle bir teşebbüs, partinin eğilim açısından çok önemli stratejik bir hamledir. Aslında bu imza kampanyası, öteden beri parti gündeminde olmasına rağmen, zamanlama açısından bu günlerin beklenmesi doğru bir hamle olmuştur ve bu kampanya partiye inanılmaz bir ivme katacağı kesin.Sonuç olarak, önümüzdeki ay yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde alınacak oy, partinin kendi gücünü görmesi açısından önemli olacaktır. Özellikle, bu yıl sonbaharda yapılacak yerel seçimler öncesi, ki parti için asıl önemli olan bu seçimlerdir, durumlarını görme, eksikliklerini değerlendirme ve bunları düzeltme açısından son derece önemli bir sınavdır bu seçimler.Yukarıda da dediğimiz gibi, DOST&#39;un bu seçimlerde soydaşımızın teveccühünü almayı başaracağına inanıyoruz.Oluşturdukları milletvekili adayı listesinde, soydaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin efsane savaşçısı Nuri Turgut Adalı&#39;nın soyadını taşıyanların olmasının da sonuçlara artı olarak yansıyacağı kesin.Diğer yandan, yıllarca soydaşımızı temsil ettikleri iddiasında bulunan DPS&#39;de ciddi bir gerileme yaşanacağını düşünüyoruz.Bunun birçok sebebin yanı sıra, oluşturdukları liste de önemli bir etken olacaktır.Nihayetinde, DOST Partisi, peş peşe gelen her türlü olumsuzluğa rağmen, seçimlerden başarılı sonuçlar alarak ve asıl sonbahar yerel seçimlerinden önce moralli çıkacaklarına kesin gözüyle bakılıyor.Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_89794386.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DOST'UN SEÇİMİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_89794386.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[BEŞ BİN AVRO MAAŞ İSTEYENLER BRÜKSEL'E...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bes-bin-avro-maas-isteyenler-bruksel-e/951/</link>
            <description><![CDATA[AP seçim kampanyası henüz başlamasa da, artık aday listeleri yayınlandı. 20 Türk adayımız var. Davullar (çanlar) çalıyor dedim. Halk derin uykuda ve uyandırmak zor. Bizim millet sefilliğe, gurbetçilerimiz gurbetçiliğe, soydaşlarımız da soydaşlığa alıştılar. Oy toplamak için çok çalışmak gerek.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bes-bin-avro-maas-isteyenler-bruksel-e/951/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 25 Apr 2019 11:23:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ BEŞ BİN AVRO MAAŞ İSTEYENLER BRÜKSEL&#39;E...Bulgaristan&#39;ın en eski arzusu, Asya&#39;dan kopup Avrupa&#39;ya katılmaktı. Hem de bunu davulla zurnayla, tüm dünyanın işitip kabul edeceği bir şekilde yapmaktı. Napoleon Bonapart, ordularıyla Moskova&#39;ya giderken, Polonya topraklarından geçmeyip Balkanlar&#39;dan geçseydi, bu merak, belki de, o zaman sönerdi. Ne ki, o zaman Osmanlı&#39;dan korkan komutan uzaktan geçti. Şu da var. Bulgarlar o zamanlar Osmanlı koynunda uyuyordu. Rahatlarına diyecek yoktu. Üstelik akıllarından geçen böyle bir fikir de yoktu.26 Mayısı tantanalı bir düğün haline getirmek isteyenlerin çabaları, şimdilik ürün vermiyor. Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce, Bulgaristan&#39;ın &ldquo;fikir ve basın özgürlüğü&rdquo; dünya sıralamasında 111. sırada olduğu duyuruldu. İsveç ve Norveç gibi özgürlükte birinci olan ülkelerin yerinde olsak, ne gerçekler çıkar gün ışığına, bir düşünün...İnsan, nasıl alışırsa öyle gider. Osmanlıdaki &ldquo;Devletin malı deniz, yemeyen domuz&rdquo; devrinden sonra, Bulgarlar 1878&#39;de davet edildikleri Rus sofrasında, kendilerine yer bulamadılar. Daha doğrusu, Rus Çarı ordusuyla Bulgar Prensliği sofrasına oturdu. Savaş tazminatı olarak istenen 32 ton altının hik&acirc;yesine ise, hiç girmeyelim daha iyi&hellip;Avrupa Birliği&#39;nin üye devletlerin üstü kurumları var. Bunlardan biri Avrupa Parlamentosu. İki merkezli, Brüksel ve Strazburg&#39;da toplanıyor. 751 milletvekili var. 2019 seçiminde bunların 46&#39;sı yedek olacak. Bu seçimler 5 yılda bir yapılıyor. Son 12 yılda 4. seçim 26 Mayısta yapılacak. Yeni üye Bulgaristan&#39;ın sırtını sıvazlayan AB, Bulgaristan&#39;a uzak Balkan ülkesi demekten vazgeçti, artık Güney Doğu Avrupa ülkesi olduk.AP seçim kampanyası henüz başlamasa da, artık aday listeleri yayınlandı. 20 Türk adayımız var. Davullar (çanlar) çalıyor dedim. Halk derin uykuda ve uyandırmak zor. Bizim millet sefilliğe, gurbetçilerimiz gurbetçiliğe, soydaşlarımız da soydaşlığa alıştılar. Oy toplamak için çok çalışmak gerek.Bilmem inanır mısınız, Bulgaristan&#39;da AP seçimlerine 136 siyasi parti katılacak. Bunlardan onu tek başına, diğerleri de 15 koalisyonda buluştu. Ayrıca, 100 kişi de tek başına aday olmuş. Bu adaylardan yarısı hapishanelerde, tutuk evlerinde ve değişik iş kamplarında bulunuyor, yasalara göre seçildiklerinde ise 5 sene Brüksel&#39;de gel keyfim gel deyip, 5 bin Avro maaş alıp, şekerlemeye uzanacaklar. Rekabet büyük. Ancak 17 milletvekili seçilebilir.Bulgaristan ile ilgili yapılan son değerlendirmede, &ldquo;bataklıkta&rdquo; yaşayan ve durumuna alışmış yoksul vatandaşlar nüfusun yüzde 83 &ndash; 87 oranını oluşturuyor. Adına super oligarşi dediğimiz ve genel kanıya göre, 2001 &ndash; 2009 yılı arasında oluşan zenginlerin sayısı ise toplam 5 000 (beş bin) kişidir.Dr. Nedim BİRİNCİ ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_36603385.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ BEŞ BİN AVRO MAAŞ İSTEYENLER BRÜKSEL'E... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_36603385.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[YAŞASIN DELYAN ! YAŞASIN ÖZGÜRLÜK!  YAŞASIN KÖTÜLÜK!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yasasin-delyan--yasasin-ozgurluk--yasasin-kotuluk/938/</link>
            <description><![CDATA[Bu sefer tepemizi kimse ezmiyor ama yine tek kimlikli olamıyoruz.  Bir kere adımız çıkmış dokuza, inmez sekize...
Cahiliz, gaflet içindeyiz demiş olsam, hemen kırbaçlanırım.
Bizden olmayanlar, kriptolar olarak anıldığına göre,  demek ki, aramıza artık binlerce öz kripto kardeşimiz sızmış ve bizlerle bütünleşmiş.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yasasin-delyan--yasasin-ozgurluk--yasasin-kotuluk/938/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Fri, 12 Apr 2019 21:04:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Yirmi  satırlık ölçüt...YAŞASIN DELYAN ! YAŞASIN ÖZGÜRLÜK! YAŞASIN KÖTÜLÜK!Bu sefer tepemizi kimse ezmiyor ama yine tek kimlikli olamıyoruz. Bir kere adımız çıkmış dokuza, inmez sekize...Cahiliz, gaflet içindeyiz demiş olsam, hemen kırbaçlanırım.Bizden olmayanlar, kriptolar olarak anıldığına göre,  demek ki, aramıza artık binlerce öz kripto kardeşimiz sızmış ve bizlerle bütünleşmiş.Gavur ismine tenezzül etmeyip, Anavatana sığındık.Bir adım ötedeki memlekete gidip, o zoraki dayatılan isimlerden bir türlü kurtulmadık gitti.Bahaneler şahane ama bizimkisi iyice altı kaval üstü şişhane misali oldu.Giyim kuşam adabını çoktan çözdük, biri birine uymayan ve yakışmayan kıyafetler giymemeyi öğrendik ama İzmir veya Bursa&#39;da doğmuş olan torunlarımızı, Kırcaali&#39;ye kadar kucağımızda götürüp, onlara birer de Bulgar adı konmasına ne dersiniz? Utanmasanız, torunlarınızı az daha sahte papaz Pavel Garena&#39;ya vaftiz de ettireceksiniz...İçimizdeki kriptoları son seçimlerde tanımıştık. Bildiğimiz azılı DPS beslemeleri, birden bire &quot;DOST&#39;çu görünümüne bürünmüşlerdi&quot; ve yeni partinin &quot;resmi temsilcileri oluvermişlerdi.&quot;DOST Partisinin buradan sağladığı otobüslerle BG&#39;ye gittiler ama sandıkta DPS&#39;ye oyunu saldılar...Bugünlerde aramızdaki kriptolar habire Şişman Delyan&#39;ı AP deputatı seçiyorlar.Kırcaali, Şumnu, Razgrad, Varna, Silistre v.s. tümü sıralandılar.&quot;Büyük ve cesur Türk, namuslu ve dürüst Şişman Delyan, Brüksel&#39;de bizim hak ve özgürlüklerimizi savunacak.&quot; Memleket seçer de, Anavatan kayıtsız mı kalır. Bütün Vatanseverler ve Öztürkler, tabi ki, oyunu Şişman gızana verecektir.Yaşasın Delyan! Yaşasın Özgürlük! Yaşasın kötülük!Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1016902022.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ YAŞASIN DELYAN ! YAŞASIN ÖZGÜRLÜK!  YAŞASIN KÖTÜLÜK! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1016902022.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[STATÜMÜZ, ORHAN, AVUKAT VE SOFYA'NIN PİS DEHLİZLERİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/statumuz-orhan-avukat-ve-sofya-nin-pis-dehlizleri/907/</link>
            <description><![CDATA[* Mestan, azınlık statüsü için imza kampanyası ilan etti. Doğan, Dal ve Orhan, şimdilik susmayı tercih etmekte.
* Yoksa, DPS'nin başına mı konduracaklar, bu acemi siyaset oyuncusunu?
* Bunların neresini temizleyeceksin ki? Halkımız gariban, baştaki hak ve özgürlükçüler ise milyoner! Tezata bak sen...
* Gerçekten, bu malum parti içeriden mi temizlenecek, yoksa dışarıdan mı yıkılacak?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/statumuz-orhan-avukat-ve-sofya-nin-pis-dehlizleri/907/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Fri, 22 Mar 2019 23:35:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ STATÜMÜZ, ORHAN, AVUKAT VE SOFYA&#39;NIN PİS DEHLİZLERİ<p>Mestan, azınlık statüsü için imza kampanyası ilan etti.</p><p>Doğan, Dal ve Orhan, şimdilik susmayı tercih etmekte.</p><p>Şanlı göçmen derneklerimizin tümü, sağırlık ve dilsizlik babında.</p><p>Orhan, bir türlü siyaset adamı olamadı, fakat derin bağlantılı olduğu kesin. Son günlerde adeta tivi ekranlarına abone ve ismi parlatılmakta. Sanacaksın ki, arkasında yüz binlerce seçmen vе sempatizan hep birlikte ayak topurdatmakta.</p><p>Parlamentoda yerimizi alacağız, Doğan, siyasetten çekiliyor demekte. Parlamentoya girebilir ama bunu Türk oylarıyla beceremeyeceği aşikar. Bey babasının siyasetten çekilip çekilmeyeceğini, kendisi bilemez. Yoksa, DPS&#39;nin başına mı konduracaklar, bu acemi siyaset oyuncusunu?</p><p>Aynı Babuşçu gibi, Orhan&#39;da Mestan&#39;a, parti başkanlığından çekilmesini önermiş. Herif, kendisini basbayağı onunla aynı seviyede tutmakta. Belli ki, Mestan, bunların hepsinin gözünde adeta bir gara diken, ne de olsa Türk olmak hiç de kolay değil...</p><p>&quot;Hiç bir zaman, ben Doğan&#39;ın yakınında olmadım,&quot; yalanına sarılmakta Orhan. Zaten Doğan ismi, köhne ve kahpe bir sistemle bütünleşti, kendisinin kimliği bizi alakadar etmez. Sistemden bahsetmekten ise nedense çekinmekte...</p><p>DPS nedir, bu partide Doğan&#39;ın veya Orhan&#39;ın yeri ve sorumluluğu nelerdir? Bunlar bilinmekte. Herhalde Dosyalar Komisyonuna, Orhan benim dedemin hatırı için oturtulmadı.</p><p>Bir de naftalinden Avukat Mümin Yılmaz çıkarıldı. Kırcaali bölgesinde, SDS ve DPS örgütlerinin kurucu aktivistlerindendir kendisi ama daha ilk demokratik seçimler öncesinde, Türkiye&#39;ye göç etmeyi tercih etmişti. Aldığım duyuma göre, son yıllarda yeniden Bulgaristan&#39;da yaşamaktaymış. Umarım, Doğan&#39;ın çevresinden hiç nemalanmamıştır.</p><p>Bizim kurduğumuz DPS&#39;yi geri istiyoruz, diyor Avukat. Bu doğru bir görüş ve hamle ama bu siyasi partinin geri iadesi söz konusu bile olamaz, çünkü vermezler, kardeşim.</p><p>Ayrıca, ilk parti aktvistleri, kurucu ve temiz idealistler artık inançsızlar, çoktan güven kaybına uğradılar ve üzgün bir şekilde kabuklarına çekildiler.</p><p>DPS&#39;nin temizlenme mümkünatı bulunuyor mu? Bulunmuyor, efendim! Bakanından ve milletvekilinden tut, kasaba ve köy muhtarına kadar uzan, hepsinin cepleri çalıntı devlet ve halk sermayesi ile tıka basa doldurulmuş vaziyette. Bunların neresini temizleyeceksin ki? Halkımız gariban, baştaki hak ve özgürlükçüler ise milyoner! Tezata bak sen...</p><p>Çoğumuz Türkiye&#39;ye göç ettik, gençlerimiz çoktan Avrupa&#39;yı mesken tuttu. Kasaba ve köylerimizde sadece yaşlı teyzecikler ve amucalar kaldı. Onlar da sindirilmiş ve korkutulmuş vaziyette muhtarın gözünün içine bakmaya mecburlar.</p><p>Avukata göre, bizim toplumu bölenler Mestan gibileri oluyormuş. Demek ki, derin devletin hiç bir suçu bulunmuyor. DPS çadırı altından her kaçıp kurtulana, çok kolay bir şekilde bölücü yaftasını yapıştırabiliyoruz. En &quot;iyisi,&quot; bu zehirli çadırın altında fosilleşinceye dek durmakmış ama bizi Çernobil bile yok edemedi...</p><p>Bize göre ise, Mestan gibileri, DPS&#39;yi yıkmak ve bertaraf etme peşindeler. Artık sonrasını hep beraber düşünürüz. Sonuçta, bizler hiç bir zaman saray gızanı olmadık ki!</p><p>Gerçekten, bu malum parti içeriden mi temizlenecek, yoksa dışarıdan mı yıkılacak?</p><p>Yakın zamanda, Sofya&#39;nın derin ve pisletilmiş dehlizlerinin temizlenmesi mümkün gözükmediğine göre, bunların duvarlarını yıkmak pek de zor olmaz diye düşünmekteyim...</p><p>Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_2053504682.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ STATÜMÜZ, ORHAN, AVUKAT VE SOFYA'NIN PİS DEHLİZLERİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_2053504682.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DOĞAN, ALKOL KOMASINA GİRDİ... MESTAN, TİLKİ AVINA ÇIKTI... ORHAN, KENDİ OFİSİNE ALINMADI...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/dogan-alkol-komasina-girdi-mestan-tilki-avina-cikti-orhan-kendi-ofisine-alinmadi/854/</link>
            <description><![CDATA[* Önümüze siyasetçi diye diktikleri fasulye sırıklarından, 
sadece yalan, dolan, talan ve yağmayı öğrendik.
* Siyaset, devlet işlerini düzenlemek ve yürütme sanatıdır. 
Milleti doyurmak ve fakirlikten korumaktır. 
* 100 000 seçmen, DPS karşıtı oyunun rengini cesurca belirtti. 
Bunların sayısı yeni bir demokratik atmosferde gerçekleştirilecek seçimlerde 200 000 oyu da aşacaktır.
* Bu kitle zaten eski totaliter rejimin uzantısı olan DPS'ye karşı duruş sergilemekte ve bunun siyasi arenadan silinmesini arzulamakta, ya da en azından tamamen temizlenip, yenilenmesini istemekte.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/dogan-alkol-komasina-girdi-mestan-tilki-avina-cikti-orhan-kendi-ofisine-alinmadi/854/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 16 Feb 2019 16:26:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ DOĞAN, ALKOL KOMASINA GİRDİ...MESTAN, TİLKİ AVINA ÇIKTI...ORHAN, KENDİ OFİSİNE ALINMADI...Doğan, gene alkol komasına girmiş...Karadayı, köyünden kovulmuş...Hamid, sumoya başlamış...Filiz&#39;in ayakkabı topuğu kırılmış...Mestan, bu hafta tilki avına çıkmış...Orhan, kendi ofisine alınmamış...Kasım, başkanını kovmuş...Şabanali, gitmiş basmış istifayı...Bilgin, Kasım&#39;ı desteklemiş...Memduh, Orhan&#39;ın peşine takılmış...Bedriye, müdür olmuş...Ali&#39;nin sekreteri (metresi) işsiz kalmış...Komünist Ali&#39;nin oğlu, aday gösterilmemiş...Fahriye, istifa etmiş...Mümünali, istifa etmiş...Al sana korman çorman bir mişmaş...***Son zamanlarda bizler daha ziyade sadece kişilerle uğraşmaktayız. Toplum kelimesinin anlamını bile unuttuk.Tek gayemiz mesnetsiz dedikodular, uyduruk yalan dolanlar.Evet, siyasette aradığını bulamayanlar gidecekler,hatta kovulacaklar.Yukarıda saydıklarımın kaçı siyasetçidir?Bunların çoğu her işle uğraştılar ama siyaset yapmadılar veya yapamadılar.Yarım asırlık bir komünizm esareti esnasında bizim toplum büyük yaralar aldı.Siyasi altyapısı yok edildi, geçmiş tarihi unutturuldu. Hatta, ayrı bir etnik Türk toplumu olarak, kimliğimizden ve benliğimizden uzaklaştık. Şimdi karşımızda, kendi istikbalini belirleyemeyen, çözemeyen ve her zaman aldatılmaya meyilli aciz bir kitle durmakta.Bugün yokluk, kıtlık, yoksulluk, fakirlik ve işsizlik bizim kaderimiz.Önümüze siyasetçi diye diktikleri fasulye sırıklarından, sadece yalan, dolan, talan ve yağmayı öğrendik.Dahası bunlarda utanma, haya, mahremiyet ve mahcubiyet kalmamış.Bunun sonucunda, bütün toplumda ortak değerler, aidiyet duygusu ve ahlaki bakımdan da tükenme noktasına gelinmiş.Siyaset, devlet işlerini düzenlemek ve yürütme sanatıdır. Milleti doyurmak ve fakirlikten korumaktır. Bu anlamda, bizimkilerin uzlaşmaz ve anlaşmaz tutumları, çaresizliklerinin yanında bir de perde arkasında gizlenen şeytanlara bağımlıkları hiç de hafife alınamaz...***Aslında bunca pesimizme hiç gerek yok. Boşu boşuna uzun yılları heba ettik. Artık neredeyse bizim toplumun yarısı Ahmed Doğan&#39;ın ve DPS&#39;nin kimlere ve nelere hizmet ettiğini anlamış durumda.Bu çok önemli ve dikkat çekici bir husus, çünkü artık bu insanlar, bahsettiğim çürütülmüş siyasi aldatmacaya ve oyuna karşı mücadele etmekte.En azında seçimler esnasında artık DPS&#39;ye körlemesine oy vermekten vazgeçildi ve yeni arayışlar moduna girildi.DOST partisi işte bundan dolayı, henüz daha kuruluş fazında olmasına rağmen, bunca oy alabildi.100 000 seçmen, DPS karşıtı oyunun rengini cesurca belirtti. Bunların sayısı yeni bir demokratik atmosferde gerçekleştirilecek seçimlerde 200 000 oyu da aşacaktır.Fakat, ortada bilinmesi gereken bir gerçek yatmakta.Seçmen, sadece DOST partisi liderlerini çok sevdiği için onlara oyunu vermeyecektir.Bu kitle zaten eski totaliter rejimin uzantısı olan DPS&#39;ye karşı duruş sergilemekte ve bunun siyasi arenadan silinmesini arzulamakta, ya da en azından tamamen temizlenip, yenilenmesini istemekte. Bu ise şimdilik asla mümkün gözükmemekte...Lafın kısası, Lütvi Mestan ve arkadaşları, karşılarında adı konulmamış ama kendilerine oy vermeye hazır bir seçmen kıtası buldular.DOST partisi yönetiminin tümü görevlerinden istifa etmiş olsa, DPS veya HŞNP sapır sapır dökülüp yok olsa bile, benim bahsettiğim 200 000&#39;den fazla seçmen, oyunu her zaman DPS&#39;ye karşı kullanacaktır...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_930500138.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DOĞAN, ALKOL KOMASINA GİRDİ... MESTAN, TİLKİ AVINA ÇIKTI... ORHAN, KENDİ OFİSİNE ALINMADI... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_930500138.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DAVULU KİMLERİN ÇALACAĞI BELLİ DEĞİL]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/davulu-kimlerin-calacagi-belli-degil/848/</link>
            <description><![CDATA[* Sözde Türk partisi DPS'nin tepesinde barınan medya magnatı ve dağtıcısının imparatorluğunun finans kaynakları arasında Rusların bulunması, Bulgaristan'ın bile bir otokratik rejim olarak damgalanmasına yol açtı.
* Karadayı, ABD'de Trump ile aynı kahvaltı masasında kruvasan kemirse ne yazar, çünkü ülkesi bir otokratik rejim olarak anılmakta ve yaklaşan seçimlerde, Sofya'nın satranç tahtasında Rusların ayar çekmesi beklenmekte.
* Lütvi Mestan'nın partisi, boşlukta bulunan ve kendilerine güvenilir yeni bir Türk partisi arayan 250 000'lik bir seçmen kitlesine, kendisini sevdirebilecek mi? Zaten bu büyük kitlenin daha fazla artık DPS'ye oy vermesi beklenemez...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/davulu-kimlerin-calacagi-belli-degil/848/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 11 Feb 2019 21:13:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ DAVULU KİMLERİN ÇALACAĞI BELLİ DEĞİLSofya&#39;daki bazı bol kepçeden ödenek hortumlayan yorumculara bakılırsa, GERB VE DPS arasında yaklaşan seçimler öncesi bir koalisyon kurulması beklenmekte. Ama doğruyu söylemek gerekiyorsa, ülke yönetiminde böyle bir gizli birliktelik zaten yıllardır mevcut.Geçenlerde The conversation&#39;da Riçarhd Karn&#39;ın kaleme aldığı bir yorumda, otokratik rejimlerin, birer demokrasi imitasyonu olduklarından bahsedilirken, bunların ayrıca bütün dünyaya için tehlikeli olduklarının da altı çizildi.Bir çok örneğin yanı sıra, otoriter ve otokratik bir lider olarak, Bulgar deputat Delyan Peevski de gösterildi.Otokratik oligarkların elinde tuttukları, sözde Türk partisi DPS&#39;nin tepesinde barınan medya magnatı ve dağtıcısının imparatorluğunun finans kaynakları arasında Rusların bulunması, Bulgaristan&#39;ın bile bir otokratik rejim olarak damgalanmasına yol açtı.Birazcık şu otokratik kelimesini de açalım;&quot;Otoriter veya otokratik lider olarak adlandırılan bu liderlik tipinde, otorite liderde toplanmıştır. Olumsuz bir liderlik tipi olabilir, çünkü astlarla lider arasında iletişim tek yönlü olup, sadece liderin emirlerini iletmesi biçimindedir ve izleyiciler işler hakkında haberdar olmazlar. Grup, liderin otoritesinden korkmaktadır.&quot;Bu bağlamda, Karadayı, ABD&#39;de Trump ile aynı kahvaltı masasında kruvasan kemirse ne yazar, çünkü ülkesi bir otokratik rejim olarak anılmakta ve yaklaşan seçimlerde, Sofya&#39;nın satranç tahtasında Rusların ayar çekmesi beklenmekte. Herifler, ABD&#39;de bile aynısını yapmadılar mı?DPS&#39;nin mevcut AB milletvekilleri son günlerde pek de aktifleştiler ve birer körpe kız gibi yeniden görücüye çıkarak, karış karış memleketi dolaşmakta ama Peevski&#39;nin ve Rusya&#39;nın faktöriyel hesaplarına göre, aday olarak çok farklı yüzlü şahıslar öngörülmekte.Eh, nihayetinde Peevski&#39;nin ve Rusya&#39;nın parasını yiyeceksen, bunun sonuçlarına da katlanacaksın. Ya bizim acar göçmen dernekçi başlarının defterini kimler dürtecek? Delyanço&#39;nun finansörlüğünde gerçekleşen ballı Brüksel seyahatlerinin hesabı da birilerine fatura edilmeli. Cumhuriyet&#39;in ve Atatürk&#39;ün askerlerine kurşun sıkanlara destek çıkanlar bizden olamazlar...DPS, seçmeninin yarısını kaybetmişken, ya DOST partisi aynı bu seçmenlerin gönlünü kazanabilecek mi?Lütvi Mestan&#39;nın partisi, boşlukta bulunan ve kendilerine güvenilir yeni bir Türk partisi arayan 250 000&#39;lik bir seçmen kitlesine, kendisini sevdirebilecek mi? Zaten bu büyük kitlenin daha fazla artık DPS&#39;ye oy vermesi beklenemez...DPS&#39;nin arkasını, eğer, Rusya sıvazlıyorsa, DOST&#39;un arkasında ise kesin olarak Ankara durmakta.Her zaman olduğu gibi, Türkiye, Bulgaristan&#39;daki mazlum Türk toplumunun haklı davasını desteklemeye devam edecektir.Seçimlere ramak kala, DOST ve Lütvi Mestan suskun kalmamalılar. Umarız en yakın zamanda, AB Parlamentosu seçimleri için izleyecekleri stratejiyi açıklamış olurlar.Şimdilik, AB Parlamentosu&#39;nda davulu kimlerin çalacağı belli değil. Ama şimdiye kadar bavulu dolduranlar aramızda dolaşmaktra. Tokmağı kimlerin kafasına vuracağımız da ortada...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_316399519.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DAVULU KİMLERİN ÇALACAĞI BELLİ DEĞİL ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_316399519.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA["YUH" ÇEKERSEN, SEN DE SONUNDA TOKADI YERSİN!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yuh-cekersen-sen-de-sonunda-tokadi-yersin/844/</link>
            <description><![CDATA[Bir gerçek Türk ruhu taşıyan kardeşimiz, şanlı Türk Bayrağı'na, güçlü Türkiye Cumhuriyeti'nin Büyükelçisi'ne karşı hiç sırt çevirip, "yuh" çeker mi?
Böyle bir kepazelik dünyanın neresinde duyulmuş ve görülmüştür?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yuh-cekersen-sen-de-sonunda-tokadi-yersin/844/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 05 Feb 2019 02:04:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ &quot;YUH&quot; ÇEKERSEN, SEN DE SONUNDA TOKADI YERSİN!Geçenlerde parlamentolar arası bir toplantı için, karma bir heyetle Ankara&#39;ya gelen DPS milletvekilleri, ülkelerine dönünce, mafya oligarkı Delyan Peevski&#39;nin medyalarında, bu ziyareti Ak Parti&#39;nin özel bir daveti olarak yansıtmakta abes görmediler. Daha ertesi gün, bu foyaları ortaya çıkınca, susmayı yeğelediler...Bizim çevrelerde asıl bir fotograf yankı buldu. Dış İşleri Bakanımız Sn. Mevlüt Çavuşoğlu&#39;nun umursamaz ve soğuk tavrına karşılık, ona sarmaşmak için dokunan DPS&#39;li deputatların fotokaresi gerçekten bayağı düşündürücüydü.Birçok okuyucumuz, bu fotokare için benden yorum rica etti, çünkü Türkiye Cumhuriyeti ile şaibeli DPS yöneticilerini artık kimse ilişkilendirmeye bile tenezzül edemiyor.Ama diplomasi kuralları gereği, uluslararası ilişkilerde, bazen dost ve düşman da karşı karşıya gelebiliyor, el sıkışabiliyor...Halkımızın nezdinde, mafyanın ve oligarşinin zenginler külübünü tercih eden DPS yöneticileri, çoktan halkımızın güvenini ve sevgisini kaybettiler.Bu konuyu bizler defaten işledik, fakat Türkiye Cumhuriyeti ile bu partinin arasındaki ilişkilere gelince, son yıllarda neden sinirler bunca gerildi ve ipler tamamen koptu?Bunun ana etkenlerinden birisi, DPS&#39;nin her yıl Cebel&#39;deki anma törenlerinde sergilediği çok çirkin umursamazlık ve saygısızlıktır.İlk önce, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin şanlı Milli Bayrağına, Büyük Elçisine, Türkiye&#39;den icabet eden resmi konuklara ve binlerce göçmen kardeşimize; ikinci planda, yerel Cebel halkına ve Bulgaristan&#39;daki bütün Türk Toplumunun fertlerine karşı bu denli küstahça, kültürsüz ve medeniyetsiz, patavatsız ve seviyesiz eylemlerde bulunmaktır.Bu şekilde sadece Cebel halkının mücadeleci ve özgürlük ruhu rencide edilmeye çalışılmıyor, birileri bu gelenekselleşmiş törenlerin ses getirmesini hazmedemiyor, adeta bunların kökünü kazımak istiyor. Kimler mi bunlar? Mayıs 1989 yılında, bizim silahsız ve korumasız halkımızın üzerine tanklarıyla ve köpekleriyle yürüyenlerdir. Günümüzdeki DPS bayrakları altında gizlenen hainlerdir. İçimizdeki şahsi çıkarcılar ve menfaatçilerdir...Bir gerçek Türk ruhu taşıyan kardeşimiz, şanlı Türk Bayrağı&#39;na, güçlü Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin Büyükelçisi&#39;ne karşı hiç sırt çevirip, &quot;yuh&quot; çeker mi?Böyle bir kepazelik dünyanın neresinde duyulmuş ve görülmüştür?Kardeşim, &quot;yuh&quot; çekersen, sen de sonunda tokadı yersin!DPS&#39;ye oy verenlerin yarısı bizim öz kardeşlerimiz. Bizim onlarla bir derdimiz bulunmuyor ama bizim toplumuzun aleyhine adım atmaya devam eden DPS yöneticilerini bizler asla tasvip edemeyiz. Bunları katiyen kabul edemeyiz, çünkü onların defterini çoktan dürttük...Türkiye Cumhuriyeti, çok güçlü bir devlettir ve asla kimsenin hakaretine ve sırt dönmesine göz yummaz, bunu unutmaz.Öyle hiç utanmadan Ankara&#39;lara gelip, herkese şirin gözükmeye kalkışmakla, Cebel&#39;deki rezilliğinizin üzerini örtemezsiniz...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_129095547.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ "YUH" ÇEKERSEN, SEN DE SONUNDA TOKADI YERSİN! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_129095547.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GÜCÜMÜZDEN KORKUP, BİZLERİ KÜÇÜMSEMEYE KALKIŞIYORLAR...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gucumuzden-korkupbizleri-kucumsemeye-kalkisiyorlar/831/</link>
            <description><![CDATA["Büyükşehir olmadı, şimdi size Osmangazi'yi verelim!" 
"Bu makam da uygun değil, sizi biz en iyisi belediye meclis üyesi yapalım!" 
"Olmadı, Kurtuluş mahallesine muhtar seçelim..."
Beyler ve Hanımefendiler! Sizler, kim oluyorsunuz da, bu denli Bursa'daki Bulgaristan kökenli göçmen toplumunu küçümsemeye ve rencide etmeye kalkışıyorsunuz? Gücünüz nedir ki?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gucumuzden-korkupbizleri-kucumsemeye-kalkisiyorlar/831/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 10 Jan 2019 22:12:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ GÜCÜMÜZDEN KORKUP, BİZLERİ KÜÇÜMSEMEYE KALKIŞIYORLAR...Bursa&#39;da ortalık, kendini bulunmaz Hint kumaşı sanan belediye başkanı aday adaylarıyla doldu taştı.Hala üç büyük ilçenin adayları belirlenemedi.Beni ise hemşehrimiz Prof. Dr. Emin Balkan&#39;ın son durumu ilgilendirmekte.Kendisi arkadaşım filan değil ama bir toprağımız olarak, kendisine şimdi destek vermezsek, bunu ne zaman yaparız?Evet, hele Osmangazi CHP&#39;nin tutumunu izledikçe, benim hemşehrilik duygularım hepten kabarmakta.Herifler, merkez bazda başka bir partiyle ittifak kuruyorlar ama yerelde, bu ittifaka yanaşmıyorlar. İllaki, kendi adayını çıkaracaklarmış...Sonuçta, koskoca bir profesör ama asla şamar oğlanı değildir. Hele, kendisi bizim şanlı Bal-Göç derneğimizin sevilen eski başkanı olunca, durumlar ve şapkalar değişir.&quot;Büyükşehir olmadı, şimdi size Osmangazi&#39;yi verelim!&quot; &quot;Bu makam da uygun değil, sizi biz en iyisi belediye meclis üyesi yapalım!&quot; &quot;Olmadı, Kurtuluş mahallesine muhtar seçelim...&quot;Beyler ve Hanımefendiler! Sizler, kim oluyorsunuz da, bu denli Bursa&#39;daki Bulgaristan kökenli göçmen toplumunu küçümsemeye ve rencide etmeye kalkışıyorsunuz? Gücünüz nedir ki?Belli ki, hatırlatmak gerek. Bu topluluk, sayı bakımından Bursa&#39;nın en büyüğü ve güçlüsüdür. Ama gel gelelim siyasi ve idari temsilciliğe, nedense aynı bu topluluğun temsilcilerini hiç bir yerde görememekteyiz...CH&#39;nin Yıldırım bölgesindeki temsilcileri, milletvekili seçimlerinde, başka bir kardeşimiz olan Prof.Dr. Yüksel Özkan&#39;ı canla başla desteklememişlerdi. Bunun tek nedeni, göçmen siyasetçi olmasından kaynaklanıyordu.Şimdi de aynı manzarayı Osmangazi bölgesinde görmekteyiz. Halbuki, bu ilçemizde de Bulgaristan&#39;dan gelenlerin sayısı, diğerlerine bakış en kabarık. Kendi aramızda birlik sağlanmış olsa, her zaman bu belediyeyi rahatlıkla kazanırız...Belli ki, göçmen adayların sayısı siyaset yelpazesinde çoğaldıkça, bazı bakanlar, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, müdürler ve muhtarlar hep bizlerden birileri olacaktır.Bazıları, işte bu güçten korkuyorlar ve belirlediğimiz adayların önünü kesmek için elden geleni yapmaya çalışıyorlar...İşte bundan dolayı, siyasi partilere üye olalım, sivil toplum kuruluşlarımıza destek verelim!Bizim temsilcilerimiz iktidar güçlerinin yanında da olsun, muhalefette de...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1903762705.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GÜCÜMÜZDEN KORKUP, BİZLERİ KÜÇÜMSEMEYE KALKIŞIYORLAR... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1903762705.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[OSMANGAZİ'DE CHP - İYİ PARTİ İTTİFAKI BOZULACAK MI?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/osmangazi-de-chp-iyi-parti-ittifaki-bozulacak-mi/830/</link>
            <description><![CDATA[Ülke genelinde, birçok yerde olduğu gibi, Bursa'da da CHP ve İYİ parti ittifak yapma kararı aldı. İki parti açısından bakıldığında, özellikle AK Parti - MHP ittifakı kararından sonra, başka da bir seçenek kalmamıştı ki, onlar açısından doğru bir yaklaşımdır.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/osmangazi-de-chp-iyi-parti-ittifaki-bozulacak-mi/830/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Thu, 10 Jan 2019 21:13:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ OSMANGAZİ&#39;DE CHP - İYİ PARTİ İTTİFAKI BOZULACAK MI?CHP OSMANGAZİ&#39;NİN DELİRİYUM DURUMLARIÜlke genelinde, birçok yerde olduğu gibi, Bursa&#39;da da CHP ve İYİ parti ittifak yapma kararı aldı. İki parti açısından bakıldığında, özellikle AK Parti - MHP ittifakı kararından sonra, başka da bir seçenek kalmamıştı ki, onlar açısından doğru bir yaklaşımdır.Büyük şehirde mümkün olan en güçlü aday üzerinde ve zaten CHP&#39;nin elinde olan ilçelerde CHP destekleneceği konusunda anlaşmaya varılmış ve doğal olarak diğer iki merkez ilçe için tercih hakkı İYİ partiye bırakılmasından daha doğal da bir şey olamazdı.İYİ partinin tercihi, önce Büyük Şehir için düşünüldüğü, ancak ittifak olunca merkez ilçelerden birinden aday gösterilme durumu ortaya çıkan göçmen camiasının güçlü isimlerinden Bal-Göç eski başkanı Emin Balkan olmuştur.İYİ parti ve Emin Başkan&#39;ın da muazzam seçmen potansiyelinden dolayı, tercihleri doğal olarak Osmangazi olmuştur. Genel seçimlerde Yıldırım&#39;da Yüksel Özkan&#39;ın yaptığı hataları yapmadıkları takdirde, doğru bir seçim stratejisi ile orada başarılı olmamaları için bir sebep de yok.Ancak gelin görün ki, oradaki CHP ilçe teşkilatı tam bir akıl tutulması içinde, kendi adayını çıkarma ısrarını sürdürmekte.Yav, arkadaş ! Sen neyine güvenip de, kendi adayını çıkarmakta ısrar ediyorsun? Senin etin ne? Butun ne?Her şeyini toplasan, brüt %25 ancak ediyorsun. Üstelik iktidar partisi,Osmangazi&#39;de, seni her zaman neredeyse ikiye katlamış ve zaten %50&#39;nin üzerinde oy aldığı bir ortamda sen hangi akla hizmet, kendi adayında diretmeye kalkışıyorsun?Yani seçim kazanabilecek oya sahip olmadığından, orada iddialı olabilmen için parti adayı dışında oy getirecek potansiyeli olan güçlü bir adaya ihtiyacın var demek...Söylediklerimize örnek olarak, önceki dönem CHP adayı ve şu an Milletvekili olan Erkan Aydın&#39;ı gösterebiliriz. Yerelde o güne kadar Osmangazi&#39;de CHP&#39;ye en fazla oy kazandıranlardan biridir. Niye? CHP teşkilatının içinden geldiğinden değil her halde, çünkü STK kökenli olduğundan arkasında temsil ettiği önemli bir kitle vardı. Ancak Erkan Aydın&#39;ın arkasındaki bu kitle, CHP&#39;ye katma değer kattı ama diğer yandan iktidarı mağlüp etmek için de yetersizdir. Yani CHP sıkıştığı bu %25&#39;lik bandı kırması için mutlaka teşkilat içinden değil, dışarıdan potansiyeli olan bir aday bulmalı ve İYİ parti ile yaptıkları ittifak ortamında, bu profile uyan en etkili adaylardan birini bulmuşken, CHP&#39;nin tutumu tam bir cinnet durumudur.Ancak bunların niyetinin &quot;Üzüm yemek değil, bağcı dövmek&quot; olduğunu geçen haftaki yazımızda yazmıştık. Uzatmaya gerek yok. Doğruları konuşmak lazım. Mevcut konjoktürde, muhalefetin Osmangazi için bulabileceği en uygun aday, açık ara Emin Balkan&#39;dır.CHP VE İYİ PARTİ ARASINDAKİ İTTİFAKIN BOZULMASINI EN FAZLA İSTEYENLERİN BAŞINDA NEDEN MUSTAFA BOZBEY GELMEKTE?Bir konuda daha, siyasetçisinden, medyasına kadar, herkesten önce biz bahsedelim. Osmangazi konusunda CHP cephesi kendi adayında diretmekte. Ama bu konuda en çok ısrar edenlerin başında Mustafa Bozbey gelmekte. Neden?Çünkü onun hesabı başka. Ne diyor Bozbey: Osmangazi, İYİ partiye verilirse, onun Büyükşehirdeki adaylığı zafiyete uğrayacakmış. Alakası yok. En ufak bir zafiyet söz konusu olmayacaktır. Burada amaç, Osmangazi, İYİ partiye verilmeyerek ittifakın bozulmasına sebep olmak. Amacı mı?Bu ittifak bozulduğunda, AK Parti - MHP ittifakı sayesinde Nilüfer &#39;in tehlikede olduğu algısını yaratarak, kendisinin başından beri istediği gibi tekrar Nilüfer&#39;den aday gösterilmesi.Çünkü CHP, İYİ parti ile ittifak bozulunca, Büyükşehiri alalım derken, Nilüfer&#39;i de kaybederiz telaşına kapılarak, orada seçime güçlü aday ile girme kanaati oluşacak. Bu aday da, tabi ki, Bozbey olacak. Zaten başından beri Bozbey, Emin Balkan&#39;ın İYİ partiden Büyükşehir adayı gösterilmesi için özel gayret sarf etmişti. Amacı Emin Balkan&#39;ın aday gösterilmesini gerekçe göstererek, Büyükşehir adaylığını ret etmesi olacaktı.Ama ittifak kararı alınınca bu hesap yatmıştı. Şimdi Osmangazi&#39;nin CHP &#39;de kalmasında diretmesinin arkasında bu ittifakın bozulup, Emin Balkan&#39;ın başından beri istediği gibi İYİ partinin Büyükşehir adayı olarak gösterilip, bu durumda kendisinin Büyükşehir adayı olmasının anlamı kalmadığını anlatmak. Bunun ötesinde yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Nilüfer&#39;de ittifak olmadan seçime girmek, CHP açısından risk teşkil edeceğinden, orada seçime güçlü bir aday ile girmek isteyeceklerdir ve Bozbey&#39;i yine oraya çekeceklerdir. Aslında Nilüfer&#39;de CHP&#39;nin adayı ittifak olmasa da rahat kazanacaktır.Çünkü burada birçok defa yazdığımız gibi tabandaki seçmen, kendi aralarında AK Parti adayına karşı doğal ittifak oluşturacaktır.Bozbey&#39;in Osmangazi&#39;de CHP ısrarı bundan.Ama bize göre kendine göre haklı da. Büyükşehirde, ittifak olsa da olmasa da, kaybedeceğini ve yok olacağını kendisi de çok iyi biliyor.EMİN BALKAN MI, ERKAN AYDIN MI?CHP kanadı, kendi adayını çıkarmakta diretirken, Osmangazi&#39;de çıkarmak istedikleri en güçlü isimlerden biri olarak Milletvekili Erkan Aydın&#39;ın ismi telaffuz edilmekte. Peki Osmangazi&#39;de kim daha başarılı olur ? Balkan mı? Aydın mı?Osmangazi&#39;nin demografik yapısına göre, göçmen kitlesinin yoğunluğundan dolayı, Emin Balkan, Erkan Aydın&#39;dan misli misli daha potansiyelli aday olacağı aşikardır. (Ancak bu arada bir not düşmek gerekirse, bu potansiyeli çekmek ancak Yüksel Özkan&#39;ın Yıldırım&#39;da yaptığı hataları yapmazsa mümkün olabilir. Y.Özkan&#39;ın nasıl hatalar yaptığını aşağıda anlatacağız.) Ki üstelik muhalefet kanadı olarak, Emin Balkan nezdinde, mümkün olabilecek en etkili adayların başında gelen birini bulmuşken ve aday olmayı kabul etmişken, baş tacı edilmesi gerekirken, ilçe teşkilatı kalkmış illa da kendi adayımızı çıkaracağız diye terane okuyup duruyor. Ya bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, bu nasıl bir cinnet durumudur ki, kaybedeceği yüzde bir trilyon belli olan, kendi adayını çıkarmakta diretiyorlar. Üstelik önceki seçimlerde Erkan Aydın&#39;ı denemiş sin ve oradan alınan oy seçimi kazanmak için, iktidarı bırakın zorlamayı, yaklaşamamış sın bile.Aynı şeyleri deneyerek farklı sonuçlar beklemek aptallıktır, demiş Einstein. Üstelik iktidar partisi tek başına, ki bu defa MHP de destek verecek, zaten %50&#39;nin üzerinde oy aldığı bir yerde bu konuda diretmek gerçekten ciddi zeka sıkıntısına delalettir. Yani orada başarılı olunmak isteniyorsa, iktidar partisinden oy koparabilecek potansiyele sahip bir aday çıkarılması gerekiyor. Osmangazi&#39;nin, Bursa genelinde olduğu gibi, demografik yapısına bakıldığında böyle bir potansiyel sahip biri, ancak göçmen camiasından oy alabilecek kişi olabilir. Mevcut tabloda o kişi de bellidir.CHP&#39;NİN YILLARCA YERİNDE SAYMASINA SEBEP OLAN BU ZİHNİYETTİRBöyle sığ, dar kalıplı, vizyonu olmayan zihniyet ile ana muhalefet partisi daha çok yerinde saymaya devam eder. Oysa bu partinin içinde bizzat tanıdığımız çok değerli insanların olduğu da ayrı bir gerçek. Kastettiğimiz, hem genelde, hem yerelde bu günkü mevcut yönetim anlayışıdır.CHP&#39;nin içindeki bu anlayış aynı hatayı az daha Ankara&#39;da yapacaktı. Kendi içinden kaybetmesi kesin olan aday çıkarma ısrarı vardı. Bu konuda neyse ki Kılıçdaroğlu ısrarcı oldu da Mansur Yavaş nezdinde doğru adayı çıkarmış oldular. Bakıldığı zaman aslında bu güne kadar belki de Kılıçdaroğlu&#39;nun bu kararı verdiği tek doğru karardır. Zira, Ankara, mevcut adayların arasında ancak Mansur Yavaş ile kazanabilir ki biz de bu konuda, Ankara ancak Mansur Yavaş ile kazanılabilir diye tam bir yıldan beri zaman zaman yazdık.Ama buna şaşırmamak lazım. CHP zihniyeti dedikleri şey bu olsa gerek. CHP&#39;li arkadaşlar, ki aralarında gerçekten büyük saygı duyduğum kişiler de var, kusura bakmasınlar ama durum bu. CHP camiası illa, kendi aralarından aday çıkarmak için her seçim döneminde temayül yapılması gerektiği konusunda yaygara koparıp duruyor. CHP teşkilatları kendi açılarından tabi ki haklı. Sonuçta oralarda yıllarca siyaset yapmış ve belli mevkilere gelmek için gayet tabi ki talepte bulunma arzusu olacak. Ama senin oy oranın belli.Yıllarca burada çakılı kalmışsın ve partinin başındaki kişinin kapasitesine ve yönetim anlayışına da bakılınca o seviyelerden çıkmak için en ufak bir umut yokken, her tarafın temayül olsa ne olacak, olmasa ne olacak. Teşkilat içinden kimler aday gösterilirse gösterilsin, alacağınız oy belli.Oysa iktidar olmak isteniyorsa, çok daha fazlasına ihtiyaç var.Bu da ancak zihniyet değişikliği ile mümkün olabilecek bir durumdur. Ama bu ancak orta ve uzun vadede elde edilebilecek bir şeydir. Kısa vadede başarılı olman için senin karşı taraftan oy potansiyeli yüksek adaylar çıkarman lazım.Bu konularda daha 2015 seçimleri öncesinde birçok yazı yazmıştık. Yani CHP sıkıştığı bandı kırmak için dışarıdan oy potansiyeli yüksek kişiler aday göstermeli diye. Hakkaniyet açısından, kendi içinizde ön seçim de yaparsınız temayül de ama ön seçimden kim çıkarsa çıksın alacağın oy aynı kalacaktır. Bundan dolayı dışarıdan da potansiyeli yüksek kişiler alınmalı. Tabi teşkilat da gözardı edilecek değil.Bundan dolayı muhalefet için en uygun yöntem &quot;Fermuar&quot; yöntemi olur. Bir teşkilat, bir dışarıdan potansiyeli yüksek aday.Bu genel seçimler için tercih edilebilecek bir yöntem ama yerel seçimlerde, parti oylarının düşük olan bölgelerde, kendi oylarını aşmak istiyorlarsa dışarıdan , tabi ki onların siyasi görüşünü benimsemiş, potansiyeli yüksek aday çıkarmak zorundalar.Son genel seçimlerde bu yönde Yüksel Özkan adaylığı ile doğru bir hamle yapıldı. Özkan, beklenen katkıyı yapamadı o ayrı ama bunun bazı sebepleri vardı. Seçim stratejisini iyi oluşturamadı, ki bu konuda onu uyarmıştık. Yani seçim çalışmalarını tamamen göçmen camiasına yönelik yapmalıydı.Çünkü CHP onu zaten CHP&#39;ye oy verecek kişilerden oy getirmek için aday göstermedi. CHP adayı olarak değil, camianın adayı olarak çalışmalıydı. Oysa o gitti hep zaten CHP&#39;ye oy verecek ortamlarda gereksiz vakit kaybetti.Aynı hatayı Emin Balkan da yaparsa, yani camianın adayı gibi değil de, klasik parti adayı gibi bir seçim kampanyası yürütürse ciddi hayal kırıklığı yaşayacağı kesin. Yüksel Özkan&#39;ın bekleneni verememesinin başka bir sebebi daha vardı.CHP YILDIRIM, YÜKSEL ÖZKAN&#39;A DESTEK OLDU MU?Geçen hafta yazmıştık: Bırakın destek olmayı, tam tersi adeta sabote etmişler. Birileri bu konuda anlaşılan alınganlık göstermiş.Neyin alınganlığını gösteriyorsun ya? Bunu söyleyen biz değiliz. Bunu söyleyen bizzat teşkilatın içindeki kişiler. Bir de acaba dernekler, Yüksel Özkan&#39;a destek çıkmış mı? Derneklerin ne kadar destek verdiğini en başta Yüksel Özkan ve bilenler çok iyi bilir. Bunun ötesinde asıl derneklerin desteği ile Yıldırım teşkilatının sabotajı telafi edildi. Yoksa ortaya muhtemelen rezil kepaze bir sonuç çıkacaktı. Ki kim bilir, belki de CHP ikinci vekil bile çıkaramayabilirdi 2. bölgeden.CHP&#39;li arkadaşlar alınganlık göstermeyecek. Onlar da çok iyi biliyor neyin ne olduğunu. Burada birkaç facebook faresi çıkmış ahkam kesiyor. Bunlar ortalıkta görünmez ama klavye başında her türlü soytarılığı yapar.Bundan dolayı yerel seçimlerde, Osmangazi teşkilatı da Emin Balkan&#39;ı aday gösterip, alınganlık yaparak sabote etmeye kalkışırlarsa, Genel Merkez&#39;in kimsenin gözünün yaşına bakmadan bunların kellesini alması lazım.Demokrasi , demokrasi tamam da ama her şeyin de bir sınırı olmalı dimi? Her şeyden önce disiplin ve kurallar olmalı. Disiplin olmayan yerde başarı da olmaz.Diğer yandan konrtolsüz demokrasi anarşi demektir. Ama bunları da biz öğretecek değiliz. Muhalefet bu sorunlarını, kendi tespit edip, çözsün.Gürçay CEM ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_13850736.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ OSMANGAZİ'DE CHP - İYİ PARTİ İTTİFAKI BOZULACAK MI? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_13850736.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GAFİLİN DERDİNE BAK SEN]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gafilin-derdine-bak-sen/811/</link>
            <description><![CDATA[Fena dayılandı gene Sütkesiği'nde.
Türkiye, bize karışmasın demeye getirdi.
Hadi bazı mesnetsiz Bulgarların asırlık ve nasır tutmuş Türkiye fobisini 
anlıyoruz ama öz kardeşlerimizin derdi nedir?
Yoksa, bunlar Anavatan olarak, artık Sibirya'yı seçtiler de, biz mi işitmedik?
Bırak sen gafil avlanmayı, herif dünyadan bi haber.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gafilin-derdine-bak-sen/811/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 24 Dec 2018 23:37:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ GAFİLİN DERDİNE BAK SENFena dayılandı gene Sütkesiği&#39;nde.Türkiye, bize karışmasın demeye getirdi.Hadi bazı mesnetsiz Bulgarların asırlık ve nasır tutmuş Türkiye fobisini anlıyoruz ama öz kardeşlerimizin derdi nedir?Yoksa, bunlar Anavatan olarak, artık Sibirya&#39;yı seçtiler de, biz mi işitmedik?Bırak sen gafil avlanmayı, herif dünyadan bi haber.Kendisini, neden mi bunca korku sarmış?Zangır zangır dizleri titremekte. Adeta yerinde duramadı, Asena gibi kıvırdı durdu.Halbuki, o diline doladığı yüce ve büyük devlet, uzun yıllar, kendisinin yönettiği partiye arka çıkmıştı.Paraysa para, destekse destek, reyse rey, hiç bir şeyimizi esirgememiştik.Cenaze tabutları ve arabaları, müftülerin maaşları bile, hep buradan gitti.Şimdi, birden bire Türkiye kötü oldu!&quot;Şşşt, işimize karışmayın!&quot; diyor, çoban!Ama gavazlarını habire Anadolu&#39;ya göndermekte bir sakınca görmüyor. Kapıkule&#39;deki kurulan kapana akıl erdiremiyor.İzmir&#39;e para gönderip, Cumhuriyet Balosu diye DPS diskosu düzenleyen benim dayım değildi...Geçen gün adamlarını, Kartal&#39;daki CHP gecesine, herhalde, çelik çomak oynamaya postalamıştır...Bundan sonra, artık CHP öder imamların maaşlarını...Bir de kofti ve sahte patriyotlarla korkuttu durdu bizleri.Ah, be, kardeşim, Ataka&#39;ya o parayı, sen değil de, Gromiko mu verdi?Bizim bir anlamlı atasözümüz vardır;&quot;Annesi arka çıktı da çocuğu dayaktan kurtardı!&quot;Bu da, Türkiye&#39;nin üvey anne olmasını arzulayanlara duyurulur...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_1155348598.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GAFİLİN DERDİNE BAK SEN ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_1155348598.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/artik-hicbir-sey-eskisi-gibi-olmayacak/801/</link>
            <description><![CDATA[Bu camianın temsilcileri artık siyaset kurumunda yer alma niyetlerini çok daha açık ve net ortaya koymaktadır. Ama burada camiamız adına asıl sevindirici olan husus bu niyetin insanımız nezdinde karşılığı olması. Asıl önemli olan da budur.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/artik-hicbir-sey-eskisi-gibi-olmayacak/801/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 15 Dec 2018 13:20:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK </p><p>Göçmen camiasının siyaset kurumu ile arasının olmadığı bilinen bir sır. Bunun tek sebebi; Geldikleri komünist sistemdir.</p><p>Orada uzun yıllar hakim olan tek partili rejim kimseye siyaset yapma fırsatı tanımıyordu.</p><p>Bundan dolayı bizim insanımızda siyaset yapma kültürü oluşmadığından, siyasetten hep uzak durmayı tercih etti.</p><p>Kendi yaptığı işe odaklandı, işini en iyi şekilde yapma gayretinden başka ne siyasete bulaştı, ne sivil toplum örgütlerinde aktif faaliyet gösterdi.</p><p>Oysa sorun çözme merkezleri tam da bu mecralardı ve camiamızın da fazlasıyla sorunları vardı. Bu sıkıntılarını çözmek için, tam da yer almadığı bu kurumlara başvurması gerekiyordu.</p><p>Oralarda bulunmadığından da, gerek sıkıntılarını tam olarak anlayacak kişilerin olmamasından, gerek insanımızın sorunları sıralamada öncelikli çözülmesi gerekenler arasında yer alınmadığından, ilettikleri sorunlar kısmı çözümden öteye geçemedi.</p><p>Bu durumlar yaşandıkça insanımız yavaş yavaş şunu anlamaya başladı ki, kendi meselelerini çözmek istiyorsa, bizzat bu sorun çözen mekanizmaların içinde yer almalı.</p><p>İnsanımızın bunu anlaması çok fazla zaman almış olsa da, önemli olan bunu idrak etmiş olması ve bu yönde somut adımlar atmaya başlamasıdır.</p><p>Diğer taraftan bakıldığında da devlerin uyanışı zor olur, zaman alır ve bu dev yavaş yavaş da olsa uyanmakta.</p><p>Bu camianın temsilcileri artık siyaset kurumunda yer alma niyetlerini çok daha açık ve net ortaya koymaktadır.</p><p>Ama burada camiamız adına asıl sevindirici olan husus bu niyetin insanımız nezdinde karşılığı olması.</p><p>Asıl önemli olan da budur.</p><p>İnsanımız artık çok açık ve net olarak, kendi adaylarını destekleyeceklerini beyan etmenin ötesinde, bunu belli de etmekteler.</p><p>Geçmiş dönemlere kıyasla asıl fark bu.</p><p>Bu durum, gerek STK&#39;larımızın, gerek sokaktaki vatandaşımızın nezdinde bariz şekilde hissedilmekte.</p><p>Bu yaklaşım belki genel seçimler ortamında çok fazla hissedilmeyebilir ama adayların ön planda olduğu yerel seçimlerde bu desteğin yansıması çok net fark edilecektir.</p><p>Son yıllarda camiamızda büyük kopukluklar meydana geldiği doğrudur. Bunun karşılığında, gerek Bulgaristan, gerek ülkemizde aramızdaki bölünmeler giderek arttı. Bunun nedenlerine girecek değiliz.</p><p>Bu konularda birçok yazılar yazıldı, sözler söylendi. Burada esas olan bundan sonra atılacak adımlardır. Buradan birçok defa;</p><p>İçeride ve dışarıda yaşanan gelişmeler, bölünmeler, oluşturulan çıkar çemberleri, kullanılan gariban halk, bunların artık camiamızı uyanma noktasına getirdiğini, artık camiamızda ciddi bir kıpırdanma başladığını ve harekete geçmesi yakındır demiştik.</p><p>Bugün baktığımızda bu hareketlenme gün geçtikçe daha da güç kazanmakta. Aslında olması gereken olmakta. Her geçen gün bu dev camianın kıpırdanması daha net hissedilmekte.</p><p>Artık bu camia bazı şeyleri sorgulamaya başlamalı, kendi doğrularını bulmalıydı ki, bu eninde sonunda olacaktı, olmaktadır da.</p><p>Bu camiada artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikar.</p><p>Gürçay CEM</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_448960871.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK  ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_448960871.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[YİNE ARKA PLANA İTİLMEKTEYİZ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yine-arka-plana-itilmekteyiz/800/</link>
            <description><![CDATA[Bugün yine susmaya devam ediyoruz. Kılımız bile kıpırdamıyor. Ya "çamurdan olsun bizden olsun" anlayışı bizlerin gönüllerini ne zaman tamamen kapsayacak? Nihayet, bizden birisi seçilsin, bu bize ancak mutluluk verir...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yine-arka-plana-itilmekteyiz/800/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 15 Dec 2018 12:45:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>YİNE ARKA PLANA İTİLMEKTEYİZ</p><p>Dağdaki çobanların koyun sürüsünü nasıl otlattığını biz iyi biliriz, zaten çoğumuz köylü gızanıyız. Ama bir de siyasi alanda &quot;otlamaya gönderme&quot; meselesi var. Kısacası gene aldatıldık.</p><p>Hatırlayacaksınız, vaktinde dönemin Bursa Baro Başkanı Av. Zeki Kahraman&#39;a görevinden bir ay öncesi istifa ettirilip, seçim çalışmalarına başlatmışlardı ama seçimlere ramak kala, CHP, onun yerine Turhan Tayan&#39;ı yerleştirmişti. Olanlar bize oldu. Camia olarak, genç ve gelecek vaat eden bir siyasetçimizi yitirdik, kendisini siyasete karşı küstürdük, soğuttuk. Sustuk o dönemde. Gereken şekilde bir tepki göstermedik.</p><p>Bugün yine susmaya devam ediyoruz. Kılımız bile kıpırdamıyor. Ya &quot;çamurdan olsun bizden olsun&quot; anlayışı bizlerin gönüllerini ne zaman tamamen kapsayacak? Nihayet, bizden birisi seçilsin, bu bize ancak mutluluk verir...</p><p>Yine bizden birisi olan, Prof.Dr. Emin Balkan&#39;ı İYİ Parti, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olarak belirlemişti. Sevindik. Hatta, Sayın Emin Balkan&#39;ı bu cesaretinden dolayı kutladık, methiyeler düzenledik. Siyasi renk gözetlemeden onu desteklemeye hazırdık.</p><p>Ama dün sabah bir baktık, İYİ Parti, kendisinin yerine CHP&#39;nin adayı Mustafa Bozbey&#39;i destekleyecekmiş. Sayın Emin Balkan da büyük ihtimal Osmangazi Belediye Başkan adaylığına kaydırılacak.</p><p>Demek ki, yine ayağımızın altına karpuz kabuğu kondu. Yine arka plana itilmekteyiz, yine yok sayılmaktayız.</p><p>Bu tür siyasi oyunların sonucu fiyasko ile noktalanabilir. Şimdi sanmayın ki, Osmangazi&#39;de CHP ve İYİ Parti ittifakı galip gelecek. Nilüfer&#39;de ise, Emin Balkan, çok farklı bir sonuç elde edebilir...</p><p>Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_517989528.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ YİNE ARKA PLANA İTİLMEKTEYİZ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_517989528.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[LÜTVİ MESTAN; "DOST PARTİSİ, ARTIK GENÇLERİN PARTİSİ OLMA YOLUNU SEÇTİ"]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/lutvi-mestan-dost-partisi-artik-genclerin-partisi-olma-yolunu-secti/780/</link>
            <description><![CDATA[Bizler gerçek olanı, gurur duyduğumuzu söylemekten çekinmeyiz. Sonuçta, kendi benliğimizi ve kimliğimizi haykırıyoruz. Bunun belirtilmesi ve vurgu olması, Bulgaristan'a bir zarar mı verdi? Hayır! Bizler bu devlette bir etnik azınlığız. Türk azınlığı olarak anılmak ve yaşamak istiyoruz. Bunun resmiyet kazanması için siyasi uğraş ve çaba göstereceğiz ama buna barışçıl ve demokratik yöntemlerle başvuracağız. Biz, bu ülkeye zerre kadar zarar ve acı vermeyiz, buna asla tenezzül etmeyiz.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/lutvi-mestan-dost-partisi-artik-genclerin-partisi-olma-yolunu-secti/780/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Tue, 04 Dec 2018 22:07:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ LÜTVİ MESTAN; &quot;DOST PARTİSİ, ARTIK GENÇLERİN PARTİSİ OLMA YOLUNU SEÇTİ&quot;( Bir telefon röportajı)Bulgaristan&#39;daki Türk topluluğumuz, şimdiye kadar, kendisine has ve özgün bir biçimde siyasi anlamda bütünleşemedi. Burada özgür ve bağımsız bir siyasi ortama dem vurmaktayız. Bulgaristan, bunca yıldır bağımsız bir devlet ama çeşitli güç odakları, bir türlü bizim oradaki topluluğumuzu kontrolsüz bırakmadı ve baskı altında tuttu. &quot;Bizim&quot; diye bildiğimiz siyasi liderlerimiz her zaman başkaları tarafından resmen tayin ediliyordu ve bu şekilde sadece şer odaklarının arzuları ve kazancı doğrultusunda hizmet edildi. Genelde bizim lehimize bir yaprak bile kıpırdamazken, bütün Bulgaristan toplumunun yararına da fazla bir fayda sağlanmazken, bir tek karanlık geçmişi olan şahısların gücü ve iktidarı palazlandı durdu. Böyle bir ortamda, DOST Partisi&#39;nin doğuşu, bizim toplum hanemize yeni bir soluk getirdi. Geleceğe dair yeniden ümitlendik. Zaten yıllarca sahipsiz bırakılmıştık ve mevcut siyasi partilere karşı sert bir muhalif duruş sergileyen kalabalık bir çoğunluk ortaya çıkmıştık. İlk kez, başka güçlerin hakimiyetinde sıyrılmış yeni bir siyasi parti, bizim çilekeş halkımızın safında ve yakınında yer alıyordu, ona kucak açıyordu. Bize de bu partiyi sahiplenmek ve desteklemek düşüyordu... Bilindiği gibi, 2 Aralık&#39;ta, Filibe&#39;de DOST Partisi&#39;nin Gençlik Kolları Örgütü kuruldu. Bu vesileyle, bu partinin Genel Başkanı Sn. Lütvi Mestan&#39;la telefondan uzunca bir söyleşi gerçekleştirdim.- Sn. Başkan, partinizin artık bir de Gençlik Kolları Örgütü mevcut. DOST için, bu ne anlam taşımakta? Bize ulaşan video ve fotograflardan, gönderdiğimiz özel temsilcinin anlattıklarına göre, Filibe&#39;deki atmosfer bir haylı sıcakmış, toplantıya katılanların sayısı da bayağı kabarık görünmekte. Bu toplantı öncesi, kulağımıza gelen duyumlar ise bambaşka bir manzara öngörüyordu ve etkinliğinizin hüsranla noktalanması bekleniyordu. Hatta, bir milletvekili telefondan bazı davetlileri bizzat arayarak, toplantıya gitmemelerini tembihlemiş, çünkü toplantı salonu boş kalacakmış...Lütvi Mestan; - Sayın Topçu, öncelikle annenizin dünkü günkü vefatından dolayı sizlere baş salığı diliyorum! Misyon Gazetesi olarak, partimize karşı gösterdiğiniz ilgiye de çok minnettarız. Bizi yapıcı bir şekilde tenkit ettiğiniz de oldu. Yol gösterdiğiniz de oldu. Ayrıca şu an büyük bir memnuniyetimi de belirtmek istiyorum. Ben, ilk defa uzun siyasi kariyerim esnasında, anadilimiz Türkçe kullanılarak hazırlanan, sadece bizim toplumuza ait, özel bir gazetemize böyle bir geniş mülakat vermekteyim. Kendi dilimde görüş ve fikirlerimi açıklamaya fırsat verdiğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Biz, DOST Partisi&#39;ni 2016 yılında kurduk. Gençlik kolları teşkilatı ise iki gün önce doğmuş oldu. Geçen iki yıl zarfı için, bu bizim açımızdan en önemli olaydır. Aslında artık partimiz, gençlerin bir partisi olma yoluna girmiş sayılır. Biz onların eğitim ve kültür potensiyaline çok güveniyoruz ve inanıyoruz. Genç kardeşlerime olan inancım tamdır, onlardan beklentilerim de çok büyüktür. Aldığınız bütün duyumlar ve edindiğiniz izlenimler, maalesef ki, doğrudur. Gençlik kongremizin gerçekleşmesi istenmiyordu. Birileri bizim güçlenmemize engel olmayı arzuluyordu ama bütün gayretlerini boşa çıkarmış olduk. Bizler şimdi daha bir güçlendik, geleceğimizi ve önümüzü daha iyi bir şekilde görebiliyoruz. Toplantı salonunu dolduran bütün özgür ruhlu ve sorumluluk sahibi gençlerimizi buradan tebrik diyorum. Onların cesareti ve kararlılığı büyük takdire şayandır. Gençlerimizin, DOST Partisi saflarında siyaset yapma arzusu, aldıkları bütün tehditlerden ve engellerden daha güçlü çıktı. Düşünebiliyor musunuz, bu tehditler kongre gecesine kadar sürdü! Tabi ki, bizler, bu hiç tasvip edilmeyecek nahoş durum karşısında, sadece gülüp geçtik, çünkü davet ettiğimiz 180 kişiden, toplantıya katılmamaları için sadece 7- 8 kişiyi kandırmışlardı. Bir de hiç utanmadan, Filibe&#39;ye ödenek karşılığında, 150 Rom gencini toplayacaklar, söylentisini yaydılar. Bunlar çirkin davranışlar, bazı art niyetli kişiler battıkça batıyor işte. Fotograflardan görüldüğü gibi, salonumuzu dolduran gençler, ülkenin dört bir yanından koşup geldiler. Yol masraflarını bile, kendi ceplerinden karşıladılar. Yüzlerine baktığınızda, hangi etnik gruplara mensup oldukları iyi anlaşılıyor. Şaka gibi olaylarla karşı karşıya bırakılıyoruz. Salon doldu taştı, hatta boş sandalye bile kalmadı. Gençlik teşkilatımızdaki üyelerin çoğu yüksek tahsillidir. Bunların arasında tıp doktorları, hukukçular, mühendisler, öğretmenler ve üniversite öğrencileri bulunmakta. Partimizin üyeleri ve sempatizanları, artık siyasi arenadakilerin ve partimizin içindekilerin, kim kime ve neye hizmet ettiklerini çok iyi biliyorlar. Bir kez daha tekrarlıyorum. Biz, partimizi genç nesillere emanet ediyoruz. Bunu gelecek zaman içinde gerçekleştireceğiz demiyoruz, daha bugünden ilk adımları atmış bulunuyoruz...- Günümüzün Bulgaristan&#39;ında siyasi koşulları nedir? Acaba gençlerimizi kurdun ağzına yem olarak sunmuyoruz mu?Lütfi Mestan; - Evet, şimdilerde ülkemizde etnik tolerans sarsıntılar yaşamakta, hatta etnik - dinsel çarpışma açısından bir gerginlik ve farkındalık hissedilmekte. Zaten geniş çapta radikal milliyetçiliğe ve antiglobalizme birer modern kılıf uydurulmakta. Bizler parti olarak, Avrupa Atlantik değerlere sahip çıkmaktayız. Toplumsal arzumuz, DOST Partisi olarak, yaşlımız ve gencimiz, ülkemiz Bulgarsitan&#39;ın demokratikleşmesinde ve gelişmesinde bireysel katkıdan yanadır. Gençlerimizin önünü tamamen açacağız. Biz onlara asla kurda kuşa yem etmeyiz. Her zaman arkalarında duracağız. Aramızda oluşan dostluk bağını koparmaya kimselerin gücü yetmez...- Bayağı iddialı konuşuyorsunuz, Sn.Mestan, yakın geleceğimiz için, bu beni bile umutlandırmakta. Son dönemde bazı yönetici kadrolarınız bayağı pasifleşmişti ve hiç bir şekilde sesleri duyulmaz olmuştu. Hatta, bazıları yeni bir muhafazakar parti kurma heveslerine kapılmıştı. Bunun gerçeklik payı nedir? Dost ve kardeş Türkiye&#39;den, orada yaşayan güçlü Bulgaristanlı göçmen diasporasından ne gibi beklentileriniz var?Lütvi Mestan; - Bizim gizlimiz bulunmuyor, halkımıza karşı her zaman şeffaf duruş sergilemekteyiz. Yola beraber çıktığımız bazı arkadaşlarımız, zamanla çalışmalarımızdan uzak kalmayı tercih ettiler. Filibe&#39;deki son toplantımızda, bize karşı olan siyasi sorumluluklarını ellerinden aldık, artık onlara karşı siyasi bir güvencemiz ve inancımız kalmadı ama partimizin kapıları onlara ve her vatandaşımıza açıktır. Demokrasi gereği ve yasalar çerçevesinde, Bulgarsitan&#39;da her isteyen parti kurabilir. Muhafazakar partiler de kurulmakta. Bizim partimize gelince. Üyelerimizin çoğu zaten Müslüman kimliği taşımakta ve dini inanç sahibi. Bizim üyelerimiz arasında, radikal Müslümanlar barınamaz, zaten böyleleri hiç yok. Bizler daha ziyade Türkiye&#39;deki yerleşmiş İslam gelenek ve göreneklerine yakın durmaktayız. Bunları daha Osmanlı zamanında benimsemişiz ve halen uygulamaktayız. Sonuçta, Türkiye, bizim anavatanımızdır. Balkanlar ve Anadolu insanı kardeştir. Bizler, kendimizi Türkiye ile organik bir şekilde bağlı hissediyoruz. Zaten kardeş kardeşten asla ayrılamaz, bölünemez. Türkiye, bizim için, hele her zaman başımız sıkıştığında, kanatları altına sığınabileceğimiz büyük ve güçlü bir kardeş. İşte bunu, bazı insafsız önyargılılar anlamakta zorluk çekmekte. İnşallah, yakın bir gelecekte, bütün bu önyargı örneklerin üstesinden hep beraber geleceğiz. Birer gerçek Bulgaristan vatanseveri olarak, siyasi ve toplumsal anlamda, demokrasinin gereksinimleri doğrultusunda hareket etmeye mecburuz. Bir de bizim Türkiye&#39;de asla küçümsenmeyecek cinsten çok büyük ve güçlü bir göçmen diasporamız bulunmakta. Bunların çoğu aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı oluyorlar. Bulgaristan devletinin iyiliğini ve gelişimini arzuluyorlar. Ben bundan çok eminim.Bize oy veren bütün üye ve sempatizanlarımıza ayrıca bütün samimiyetimle teşekkür etmeyi bir borç addediyorum. Göçmen camiamızın bütün beklentilerini boşuna çıkarmayacağımızı da belirtmek istiyorum, çünkü aramızda bir düşünce ve fikir ayrıcalığı bulunmuyor, hedef ve amaçlarımız da aynı doğrultudadır.- Büyük bir Kırcaali mitinginizde, her Türkün kalbinde taht kurmuş olan; &quot;Ne mutlu Türküm diyene!&quot; vecizesini belirtmekten hiç çekinmediniz ve korkmadınız. Bunu ilk defa bir Türk kökenli siyasetçimiz söylüyordu(söyleyebiliyordu) ve bunun yankısı büyük oldu. Bu konuda neler aktaracaksınız?Lütvi Mestan; - Evet, bu vecizeyi illaki birilerinin bir gün açıkça haykırması gerekiyordu. Bizler gerçek olanı, gurur duyduğumuzu söylemekten çekinmeyiz. Sonuçta, kendi benliğimizi ve kimliğimizi haykırıyoruz. Bunun belirtilmesi ve vurgu olması, Bulgaristan&#39;a bir zarar mı verdi? Hayır! Bizler bu devlette bir etnik azınlığız. Türk azınlığı olarak anılmak ve yaşamak istiyoruz. Bunun resmiyet kazanması için siyasi uğraş ve çaba göstereceğiz ama buna barışçıl ve demokratik yöntemlerle başvuracağız. Biz, bu ülkeye zerre kadar zarar ve acı vermeyiz, buna asla tenezzül etmeyiz. Türkiye&#39;de yaşayan göçmen kardeşlerimizin arasından da tek eli kanlı cani ve terörist çıkmamıştır, çıkmayacaktır. Bizleri farklı kılan, insancıl unsurlardır bunlar. Bizim zenginliğimiz bundan ibaret diye düşünüyorum...- Sayın Lütvi Mestan, bütün okuyucularımız adına, bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Bir şey fark ettim, uzun zamandır, göçmenlerin başkenti sayılan Bursa&#39;mıza yolunuz düşmüyor. Gazetemizin ve bütün sempatizanlarınız adına, yakında sizleri konuğumuz olarak ağırlamak istiyoruz.Lütvi Mstan - Gerçekçi ve cesur duruşunuzdan dolayı, asıl ben sizi tebrik ediyorum. Yeşil Bursa&#39;mızı ben de çok seviyor ve özlüyorum. DOST Partisi&#39;nin oradaki sempatizan ve hayran kitlesinin varlığını ve gücünü biliyorum. İnşallah, en yakın zamanda, bu nazik davetinize icabet edeceğim.Hepiniz dostça kalın! Dostça yaşayın!Söyleşi; Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_97778637.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ LÜTVİ MESTAN; "DOST PARTİSİ, ARTIK GENÇLERİN PARTİSİ OLMA YOLUNU SEÇTİ" ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_97778637.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[GAYET OLUMLU BULDUĞUMUZ BİR GELİŞME VE TEŞEBBÜS]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gayet-olumlu-buldugumuz-bir-gelisme-ve-tesebbus/778/</link>
            <description><![CDATA[*Gayet olumlu bulduğumuz bir gelişme ve  teşebbüsle karşı karşıyayız. Cesaretinden dolayı ve siyasi anlamda her zaman arka planda durmayı tercih eden bir göçmen topluluğunun temsilcisi olarak, buradan Sayın Emin Balkan'ı gönülden takdir ve tebrik ediyoruz!
* Ortada basit bir gerçek var. Bizim çoğunlukta olduğumuz yaşam merkezlerinde, belirleyecekleri göçmen adayların sayesinde, siyasi partiler her zaman başarılı olacaklardır.
* Göçmen camiasının fertleri artık bir zamanların sessiz ve masum ortaokul mezunu fabrika işçileri değiller. Şimdiki genç nesil artık üniversite mezunu, işçilikten memurluğa ve yöneticiliğe terfi etti. Bu gençlere, kendilerinden bir olmayan, Türkiye'nin öbür ucundan getirilen bir adaya biraz zor oy verdirebilirsiniz...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gayet-olumlu-buldugumuz-bir-gelisme-ve-tesebbus/778/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Sat, 01 Dec 2018 21:02:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ GAYET OLUMLU BULDUĞUMUZ BİR GELİŞME VE TEŞEBBÜS&quot;Değerli Bursalı hemşehrilerimle birlikte, tarihi şekillendiren bu kutsal ve uhrevi şehrin değerlerine sahip çıkarak, kimseyi ötekileştirmeden, yeni bir Bursa&#39;yı yönetmek üzere çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam edeceğiz...&quot;Bu sözlerin sahibi Prof.Dr. Emin Balkan&#39;dır. Evet, bizim camiasının yakından tanıdığı eski Bal-Göç başkanımız ve günümüzün öğretim üyesi, artık resmen İYİ Parti Bursa Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı.Gayet olumlu bulduğumuz bir gelişme ve  teşebbüsle karşı karşıyayız. Cesaretinden dolayı ve siyasi anlamda her zaman arka planda durmayı tercih eden bir göçmen topluluğunun temsilcisi olarak, buradan Sayın Emin Balkan&#39;ı gönülden takdir ve tebrik ediyoruz!Şu an aday olduğu partinin adı, seçimlerde seçilip seçilmeyeceği bizi ilgilendirmiyor. Bizlerde, şimdiye kadar hiç küçümsenmeyecek büyüklükte bir topluluk olarak, fazla bir siyasi yoğunlaşma yaşanmadı. Muzdarip olduk bu konuda. Hep kaybeden tarafta kaldık (bırakıldık). Ne fazla bir valimiz ve kaymakamımız oldu. Ne de yeterince milletvekilimiz veya belediye başkanımız...Dürüst ve sadık birer vatandaş olarak, her seçim sandığına gittik ama bu sandıktan, bir türlü kendi adaylarımızı çıkaramadık, çünkü çoğu zaman bizden olan adayları listelere aldıramadık, onları aday olmaları için ikna edemedik. Halbuki toplumun her alanında bizim camiayı temsilen çok başarılı ve takdir edilecek binlerce  çok iyi donanımlı ve gerekli yeterliliğe sahip şahsiyet bulunmakta. Bir tek siyasette zayıfız, hatta yokuz. Siyaset halkasını bir türlü çevirmeyi beceremedik gitti. Ama şimdilik!Nedense, bu durum siyasi partilerimizin gözünden hep kaçtı. Türkiye&#39;nin öbür ucundan, adaylara oy vermeye mecbur bırakıldık. Bizim göçmen mahallesinin kızları ve çocukları ise her zaman göz ardı edildi. Bu doğru olmayan tecritin acı meyveleri şu an sadece bizim ağzımızı ve suratımızı ekşitmemekte...Ortada basit bir gerçek var. Bizim çoğunlukta olduğumuz yaşam merkezlerinde, belirleyecekleri göçmen adayların sayesinde, siyasi partiler her zaman başarılı olacaklardır.Olaya, siyasi taktik ve strateji anlamında, baktığımızda, hatta, her göçmen kökenli adaya karşı, diğer partiler de başarılı olabilmeleri için aynı camiadan aday göstermeye adeta mecburlar.Geriye dönüp, biraz Bursa&#39;daki son milletvekili seçimlerine odaklanalım. Bal-Göç Başkanı Prof.Dr. Yüksel Özkan, CHP tarafından Yıldırım bölgesinden aday gösterilmişti ve kazandı, çünkü bu bölgede Balkanlı ve özellikle Bulgaristanlı seçmenler yoğunlukta. Varsayalım ki, diğer partiler de güçlü göçmen kökenli adaylar çıkarmışlardı, o zaman manzara, tabi ki, farklı olacaktı.Aynısı yaklaşan yerel seçimler için de geçerli olmalı. Prof. Dr. Emin Balkan&#39;ın karşısına, yine göçmen kökenli adaylar çıkarılmalı. Zaten AK Parti&#39;nin adayı Alinur Aktaş&#39;ta Balkanlar kökenli. Yıldırım, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerine baktığımızda, değişen bir şey yok. Seçmen çoğunluğunun kökleri yine Balkanlar&#39;a ve özellikle Bulgaristan&#39;a uzamakta.Göçmen camiasının fertleri artık bir zamanların sessiz ve masum ortaokul mezunu fabrika işçileri değiller. Şimdiki genç nesil artık üniversite mezunu, işçilikten memurluğa ve yöneticiliğe terfi etti. Bu gençlere, kendilerinden bir olmayan, Türkiye&#39;nin öbür ucundan getirilen bir adaya biraz zor oy verdirebilirsiniz...Şimdiki bizim temennimiz ve arzumuz, Prof. Dr. Emin Balkan gibi başka göçmen kökenli adaylarımızı da siyasi arenada görmek. Siyasi partilerimizin de bu yönde adım atmalarını beklemekteyiz...Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_2012021595.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ GAYET OLUMLU BULDUĞUMUZ BİR GELİŞME VE TEŞEBBÜS ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_2012021595.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[NİLÜFER'DE GÜRÇAY CEM VE YUSUF KIROĞLU SESLERİ]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/nilufer-de-gurcay-cem-ve-yusuf-kiroglusesleri/761/</link>
            <description><![CDATA[AK Parti cephesine baktığımızda, Nilüfer'de bugüne kadar dört aday adayı ilan edilmişti. Mete Ekşioğlu, Alpaslan Yıldız, Serkan Subaşı ve Yusuf Kıroğlu'na, bugünden itibaren, göçmen camiasının yakından tanıdığı Op. Dr. Gürçay Cem'in ismi de bunlara eklenmiş oldu.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/nilufer-de-gurcay-cem-ve-yusuf-kiroglusesleri/761/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/politika/">Politika</category>
            <pubDate>Mon, 19 Nov 2018 23:10:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ NİLÜFER&#39;DE GÜRÇAY CEM VE YUSUF KIROĞLU SESLERİYerel seçimler yaklaşırken, Bursa&#39;daki Nilüfer Belediye Başkanlığı&#39;nı kimin kazanacağı büyük merak konusu oldu.AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ufuk Ay, Nilüfer&#39;de değişim zillerinin çalmaya başladığını hatırlatarak, &ldquo;AK Parti Nilüfer İlçe Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz günden itibaren Nilüfer&#39;in tüm sorunlarını, beklentilerini, ihtiyaçlarını ortaya çıkardık. Tabiri caizse Nilüfer&#39;in röntgenini çektik. Tüm mahallelerimizde 7&#39;den 70&#39;e vatandaşlarımızla bir araya geldik, Nilüfer&#39;i bir de onlardan dinledik. Vatandaş artık Nilüfer&#39;de değişim istiyor. Biz de ilk günden bu yana tüm gayretimizle çalışıyor, Nilüfer&#39;i hak ettiği belediyecilik anlayışıyla tanıştırmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz&rdquo; demekte.AK Parti cephesine baktığımızda, Nilüfer&#39;de bugüne kadar dört aday adayı ilan edilmişti. Mete Ekşioğlu, Alpaslan Yıldız, Serkan Subaşı ve Yusuf Kıroğlu&#39;na, bugünden itibaren, göçmen camiasının yakından tanıdığı Op. Dr. Gürçay Cem&#39;in ismi de bunlara eklenmiş oldu.Bal-Göç merkezinden edindiğimiz bilgiye göre, bu seçimlerde, göçmen kökenli aday adayları için, parti merkezlerine destek mektupları gönderiliyor. Şu ana kadar, üç farklı partiden dört aday adayının destek talebi karşılanmış. Bu yeni uygulama ile Bal-Göç, seçimlerde daha fazla göçmenin yerel ve merkez yönetimlerde yer almasını sağlamayı hedeflemekte. Belli oluyor ki, Bal-Göç, yakın zamanda siyasi arenada da belirli bir söz sahibi olacaktır.Bulgaristan göçmeni olan Op.Dr. Gürçay Cem ve Yüksek Mimar Yusuf Kıroğlu kimdir?Gürçay Cem, uzun yıllardır Cebelliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Bal-Göç Sağlık Komisyonu Başkanı. VM Medical Park Bursa Hastanesi&#39;nde çalışmakta. Ayrıca uzun zamandır gazetemize siyasi yorumlar yazmakta.Yusuf Kıroğlu&#39; da Bal-Göç yöneticisi, uzun yıllar Nilüfer Belediyesi&#39;nde yüksek mimar olarak görev aldı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gorselimg_986748306.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ NİLÜFER'DE GÜRÇAY CEM VE YUSUF KIROĞLU SESLERİ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gorselimg_986748306.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>