<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Misyon Gazetesi</title>
      <link>https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Türkiye ve dünya gündeminden haberler ve son dakika gelişmeleri takip etmek, editör ve yazarların gündeme dair kaleme aldıkları güncel köşe yazılarını ve analizlerini okumak için, doğru adrestesin!</description>
      <category>Newspaper - Güncel</category>
      <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 15:18:49 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.misyongazetesi.com/rss/haberler/guncel/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Sandığı terk ederek adaletsizliğe meşruiyet kazandırmadık]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/balgoc/2233/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/balgoc/2233/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 19:53:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ KAMUOYU ve BASINA DUYURU Bugün, BAL-GÖÇ&#39;ün 20. Olağan Genel Kurulu&#39;nda, dernek tarihinin en şaibeli, en organize ve en açık usulsüzlüklerle yürütülen seçim sürecine tanıklık ettik.Süreç, baskın bir kongre kararıyla, aidat ödemelerinde çıkarılan sistematik engellerle, aylardır bekletilen üyelik başvurularıyla başlamıştır.21 Aralık&#39;ta yapılan ilk oturumda 2119 kişi olarak tutanak altına alınan hazirun listesi,28 Aralık&#39;taki seçim gününde hiçbir şeffaf açıklama yapılmadan 2500 kişiye çıkarılmıştır.Bu artış hileli ve adaletsizdir. Bu artış, manipülasyonun ve organize müdahalenin açık göstergesidir.Aidatını ödediği halde üyeler hazirun listelerine alınmamış, itirazlar reddedilmiş, aidatını ödeyen delegeler keyfi gerekçelerle salona alınmamış, yüzlerce üyemiz yaşlı, kadın, genç demeden yağmur ve soğuk altında saatlerce dışarıda bekletilmiştir.Yaşananlar bir seçim değil, masa başında kurgulanmış bir senaryodur ve biz bu senaryonun figüranı olmayı reddettik.Bu hileli düzene ortak olmadık, bu adaletsizliğe susarak meşruiyet kazandırmadık, bu yüzden sandığı terk ettik.Hakkı yok sayanların karşısında durmayı seçtik. İradesi gasp edilenlerin sesi olmayı görev bildik.Açıkça söylüyoruz: BAL-GÖÇ, Balkan göçmenlerini temsil etmeyen, Balkanlarla bağı olmayan anlayışlar eliyle yönetilemez.Balkan göçmenlerinin iradesi, bu iradeye ait olmayan yapılar tarafından belirlenemez.BAL-GÖÇ, Balkan göçmenlerinindir ve Balkan göçmenlerinin iradesi gasp edilemez. Buna asla müsaade etmeyiz.Bugün yaşanan, bu utanç verici tabloyu bizlere dayatmaya çalışanlarla ne yol yürürüz ne de bu anlayışla yan yana dururuz; çünkü BAL-GÖÇ, masa başı hesapların değil; Balkan göçmenlerinin alın terinin, hafızasının ve onurunun adıdır.BAL-GÖÇ, halkındır ve halkın iradesi asla teslim alınamaz.BAL-GÖÇ bizim için sadece bir dernek değildir.BAL-GÖÇ bir davadır, bir kimliktir, bir hafızadır.Kurulan her cümle, verilen her mücadele; göçle yoğrulmuş binlerce insanın emeği, acısı ve onurudur.Bizi susturabileceklerini sananlara sesleniyoruz: Balkan göçmenleri susturulamaz!Mücadelemiz bitmedi. Bugün değilse, yarın. Yine, yeniden, omuz omuza var olacağız.Çünkü biz yalnızca Balkanlar&#39;dan göç etmedik; o acıyla, o onurla büyüdük ve şimdi, bu çatıdan kimse bizi silemez.Susmayacağız! Vazgeçmeyeceğiz!BAL-GÖÇ&#39;e yakışan onurumuzla davamıza devam edeceğiz!Prof. Dr. Fahriye Vatansever AğcaBAL-GÖÇ Üyesi DUYURU Bu gün 20. Olağan Genel Kurulda BAL-GÖÇ tarihinin en şaibeli, en organize usulsüzlüklerle yürütülen seçim sürecine tanıklık ettik.Baskın bir kongre kararı ile başlayan süreç , aidat ödemelerinde yapılan binbir türlü engellemeler, aylardır bekletilen üyelik başvuruları….21 Aralık&#39;ta gerçekleşen Genel Kurulumuzun ilk oturumda, kurulda 2119 kişi olarak kaydedilen ve tutanak altına alınan hazirun listesi, 28 Aralık&#39;taki seçim gününde hiçbir şeffaf açıklama yapılmadan bir anda 2500 kişiye çıkarılmıştır.Bu artış, açıkça manipülasyonun ve organize müdahalenin göstergesidir.Aidatını ödediği halde insanlarımız hazirun listelerine alınmadılar, itirazlar reddedilmiş,Aidatını ödeyen delegeler, keyfi gerekçelerle salona alınmamış, yüzlerce üyemiz yağmur ve soğuk altında dışarda bekletilmiştir.Öyle anlaşılıyor ki, bu bir seçim değil, masa başında kurgulanmış bir senaryodur ve büyük bir oyundur.Ve biz, Bulgaristan göçmenleri, bizleri temsil etmeyen, Balkanlarla ilgisi olmayan insanlarla yapılacak, bu kongre ve bu hileli düzene ortak olamazdık.Bu adaletsizliğe sessiz kalsaydık, BAL-GÖÇ&#39;ün yarınından da, vicdanımızdan da vazgeçmiş olurduk.BAL-GÖÇ bizim için sadece bir dernek değil, bir davadır.Konuşmamızda kullandığımız cümleler, verdiğimiz mücadele; göçle yoğrulmuş binlerce insanın sesi, emeği ve hatırasıdır.Bizi susturabileceklerini sananlara sesleniyoruz:BAL-GÖÇ halkındır ve halkın sesi asla susturulamaz.Balkan göçmenlerinin iradesi ve davası ile ilgili kararı, Balkan göçmeni olmayanlar veremez.Mücadelemiz bitmedi. Bugün değilse, yarın yine yeniden birlikte var olacağız; çünkü bizler davamızın en güçlü savunucularıyız. Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/balgoc_1766940949_7ByqMY.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sandığı terk ederek adaletsizliğe meşruiyet kazandırmadık ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/balgoc_1766940949_7ByqMY.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Göçmenlerin Bursa'ya borcu var]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gocmenlerin-bursa-ya-borcu-var/2227/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gocmenlerin-bursa-ya-borcu-var/2227/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 21:26:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Doğduğumuz büyüdüğümüz, nefes aldığımız, ömrümüzün geçtiği payitaht şehri Bursa. Aynı zamanda bir göçmen şehri. <br>Kafkaslar ve özellikle Balkanlar başta olmak üzere hemen her yerden Bursa&#39;ya göçmenler yerleştirilmiştir. <br>Bu göçler; 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası göçler. <br>1912-1913 Balkan Savaşları ve sonrası göçler. Cumhuriyet kurtuluşundan sonra ise 1923 Yunanistan&#39;dan gelen binlerce aile mübadele ile Bursa ve ilçelerine yerleştirilmiştir.<br>1950-1951 Göçü: Bulgaristan&#39;dan yaklaşık 150.000 kişi Türkiye&#39;ye gelmiş, büyük bir kısmı Bursa&#39;ya yerleşmiştir. 1968, 1978 yıllarında ve en son olarak 1989 Zorunlu Göçü: Bulgaristan&#39;daki asimilasyon politikalarından kaçan 350.000&#39;den fazla kişinin yaklaşık 150.000&#39;i Bursa&#39;ya gelmiş ve şehrin bugünkü sanayi ve nüfus yapısını şekillendirmiştir. <br>1990 lı yıllardan sonrada çok sayıda Ahıska Türkü Bursa&#39;ya gelmiştir. <br>Özellikle Balkanlar&#39;dan gelen göçlerle  Bursa sanayide, tarımda ülkenin ekonomik anlamda lokomotifi olmuş bir şehirdir Bursa.    TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verileri, Bursa&#39;daki Balkan göçmenlerinin sayısını iki farklı yöntemle (doğum yeri ve son yıllardaki göç hareketleri) takip etmektedir. Ancak 'toplam göçmen sayısı' dendiğinde, Türkiye&#39;deki istatistik sistemi genellikle 'yurt dışı doğumlu olanları' net rakamlarla verirken, nesiller boyu burada yaşayan (Balkan kökenli) kişileri toplam nüfus içinde ayrı bir etnik kategori olarak saymamaktadır.<br>TÜİK ve yerel akademik çalışmalar ışığında Bursa&#39;daki durum şöyledir:                                                                                                              1. Bursa&#39;da Yaşayan Balkan Doğumlu Nüfus (TÜİK Verileri)<br>TÜİK&#39;in 'Doğum Yerine Göre Nüfus' istatistiklerine göre, Bursa, yurt dışı doğumluların en yoğun olduğu illerden biridir.<br>Bulgaristan Doğumlular: Bursa&#39;da yaşayan ve doğum yeri Bulgaristan olan kişi sayısı yaklaşık 130.000 - 150.000 bandındadır. Bu grup, Bursa&#39;daki yurt dışı doğumlu nüfusun en büyük kısmını oluşturur.<br>Yunanistan ve Diğer Balkan Ülkeleri: Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk ve Kosova doğumlu olup Bursa&#39;da ikamet edenlerin toplamı ise yaklaşık 20.000 - 25.000 civarındadır.<br>2. Balkan Kökenli Toplam Nüfus (Tahmini)<br>TÜİK verileri sadece 'birinci nesil' göçmenleri (orada doğup gelenleri) gösterirken; çocukları ve torunlarını da kapsayan 'Balkan kökenli' nüfus için derneklerin ve yerel yönetimlerin paylaştığı rakamlar esas alınmaktadır.<br>Tahmini Rakam: Bursa&#39;nın yaklaşık 3,2 milyonluk nüfusunun %50 ile %60 arasındaki bir kesiminin (yaklaşık 1,5 - 1,8 milyon kişi) kökeninin Balkanlar&#39;a (Bulgaristan, Yunanistan, Eski Yugoslavya, Arnavutluk, Romanya) dayandığı kabul edilmektedir.<br>Bu durum Bursa&#39;yı, Türkiye&#39;de 'Balkanlar&#39;ın başkenti' olarak nitelendirilen şehir yapmaktadır.<br>Özetle: TÜİK kayıtlarına göre, bugün Bursa&#39;da bizzat Balkan ülkelerinde doğmuş yaklaşık 170.000 kişi yaşarken; aile kökeni Balkanlar olan kişilerin sayısı 1,5 milyonu aşmaktadır. Yıldırım ilçesi, Bursa&#39;da Balkan göçmenlerinin hem tarihsel hem de kültürel olarak en yoğun yaşadığı merkez konumundadır.<br>İşte Yıldırım özelindeki veriler:<br>1. TÜİK Verilerine Göre (Doğum Yeri Balkanlar Olanlar)<br>TÜİK&#39;in resmi kayıtlarına göre Yıldırım&#39;da bizzat Balkan ülkelerinde (Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya vb.) doğmuş ve şu an orada ikamet edenlerin sayısı yaklaşık 45.000 - 55.000 arasındadır. <br>Bu rakamın ezici çoğunluğunu (yaklaşık %90) Bulgaristan doğumlular oluşturuyor. Yıldırım, Bursa genelindeki Bulgaristan doğumlu nüfusun en yüksek olduğu ilçedir.<br>2. Balkan Kökenli Nüfus (Tahmini Toplam)<br>Eğer 'göçmen' derken sadece orada doğanları değil, anne-babası veya dedesi göç etmiş 'Balkan kökenli' vatandaşları kastediyorsak rakam çok daha büyür.<br>Yıldırım&#39;ın yaklaşık 850.000 olan toplam nüfusunun en az %40-50&#39;sinin (yaklaşık 300.000 - 400.000 kişi) Balkan göçmeni bir aile geçmişine sahip olduğu tahmin edilmektedir.<br>Özellikle 1950-51 ve 1989 yıllarında gelen Bulgaristan göçmenlerinin büyük bir kısmı ilk olarak Yıldırım&#39;a yerleştirilmiş ve zamanla burada kalıcı olmuşlardır.                                                                                           3. Yıldırım&#39;da Göçmenlerin En Yoğun Olduğu Mahalleler    Yıldırım&#39;daki sosyal ve siyasi yapıyı doğrudan etkileyen göçmen nüfusu, özellikle şu mahallelerde toplanmıştır:<br>Hacıseyfettin ve Namazgah: Daha eski (Cumhuriyet başı ve 1950&#39;ler) göçmenlerin yerleştiği bölgeler.<br>Millet Mahallesi ve Samanlı: Son yıllarda yeni konut projeleriyle göçmen ailelerin tercih ettiği gelişen bölgeler.<br>Yavuzselim, Şükraniye ve Duaçınarı: 1989 göçmenlerinin yoğun olduğu mahalleler.<br>Neden Yıldırım?<br>Yıldırım&#39;ın tercih edilmesinin temel nedeni, geçmişte (özellikle 1989&#39;da) gelen soydaşlarımıza devlet tarafından tahsis edilen konutların bir kısmının bu bölgede olması ve akrabalık bağları nedeniyle yeni gelenlerin de bu mahalleleri tercih etmesidir. Ayrıca ilçedeki tekstil ve sanayi atölyeleri, göçle gelen nüfus için önemli bir istihdam kapısı olmuştur.<br>Özetle; Yıldırım&#39;da her iki kişiden birinin Balkanlar ile bir aile bağı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.<br>1900 ile 1922 yılları arasında bazı tarih kaynakları  Balkan Savaşları ve birinci Dünya Savaşı sırasında yaklaşık 6 milyon Müslüman Türkün katledildiği bir o kadar Türkün ise Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye Cumhuriyeti&#39;ne göç ettiğini yazarlar.                         1984 y. Aralık ayı, Bulgaristan&#39;daki soykırımın başladığı aydır. Aralık ayı oradaki Türkler için çok sıkıntılar yaşanan bir ay olmuştur. <br>1989 Bulgaristan göçmenleri ile ilgili çok ilginç bir anım var. 1990 yılında Yıldırım ilçesi Akıncıtürk İhsan Dikmen ilköğretim okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Okulda çok sayıda göçmen öğrenci var. Bir tane de beden eğitimi öğretmeni şimdi rahmetli olmuş olan İbrahim Örenli diye bir arkadaşımız vardı. Bir gün bana geldi. Dedi ki, ya hocam senden bir şey rica edeceğim. Neden ben dediğimde,  çünkü sen bu dediğim şeyi sağlayabilirsin. Nedir, dedim. Dedi ki biz biliyorsun 1989 yılında Bulgaristan&#39;da isim değişikliği, soykırım  gibi olaylar sonunda göç etmek zorunda kaldık. Şimdi orada soydaşlarımız var. Onlar da Türkiye&#39;ye gelmek için can atıyorlar. Sen Şükraniyespor Kulübü&#39;nde aktif olarak görev yapıyorsun. Şükraniyespor kulübü olarak bir yazı yazıp Bulgaristan&#39;ın Killi yerleşim yeri futbol takımını, konsolosluk yardımıyla istek gönderip ülkemize, Bursa&#39;ya davet edelim. Böylelikle oradaki soydaşlarımıza kucak açmış oluruz dedi. Ben de olur, inceleyelim  dedim.  O günkü Şükraniyespor kulüp yönetimi arkadaşlarımla görüştüm. Şükraniyespor&#39;un yönetimi olarak  böyle bir organizasyonun içinde almaktan gurur duyacaklarını  ifade edince girişime başladık. <br>İbrahim Örenli, bizzat bu işlemleri  elden takip ederek biz de  Şükraniyespor kulübü olarak istenen taahhütleri yerine getireceklerimizi  belgeleyerek, 1991 yılında yaklaşık 40 kişilik bir ekibi misafir ettik. Bu takımın içinde Türk ve Bulgar oyuncuları karışıktı. Yöneticilerin çoğunluğu Türk bir iki tane de Bulgar yönetici vardı. Gelen futbol takımı Bursaspor&#39;un Ümit takımıyla Vakıfköy&#39;de özel maç yaptı, karşılıklı hediyeleşmeler oldu. Tabii, bu takımın gelmesi, otelde kalması ekonomik anlamda bireysel olarak benim, Şükraniyespor&#39;un ve İbrahim Örenli arkadaşımızın kaldıracağı bir yük değildi. Bunu nasıl karşılarız diye düşünürken, o gün Balgöç Başkanı olan rahmetli Mümin Gençoğlu&#39;na ulaştım. Durumu izah ettim. Çok sevindi, bana sarıldı öptü beni. Çok duygulandı,  gözleri yaşlandı. Dörtyol&#39;un alt tarafında bir oteli bize tahsis etti. Misafirlerin  bütün yeme, içme, yatma ve ulaşım gibi masrafları, kendisi karşılayarak bu organizasyonun gerçekleşmesinde büyük bir fedakarlık yaptı. Balgöç&#39;ün kuruluşu 1985 yılı Ocak ayında gerçekleşmişti. 1987 yılında da kamu yararına dernek  statüsü elde etmiştir. İşte Mümin Gençoğlu, bu derneğin efsaneleşen ilk  başkanıdır. Allah rahmet eylesin. Kendisini rahmetle anıyorum. <br><strong >*** </strong></p><p ><strong >Bu satırları yazma nedenim önümüzdeki günlerde Balgöç&#39;ün kongresi, yani seçimleri var. Yukarıda verilen bilgilere göre, Bursa&#39;nın hemen hemen iki kişisinden birinin balkan kökenli olması potansiyelinin değerlendirilip değerlendirilmediği konusunda herkesi düşünmeye davet ediyorum. Bürokrasi, yerel siyaset ve genel siyaset içerisinde bir ilin yarısını oluşturan kültürel ve töre yönünden yüzde yüz Türk kokan, bu insanların niçin Bursa yönetimlerinde aktif olmadığı, olanlar olsa bile tek tük olduğunu gündemde tutmak için yazdım. Yüzde ellisi aynı kültürle yoğunlaşan, Bursa&#39;da tüm Balkan göçmenlerini Bursa siyasetinde aktif olmaya, yönetime talip olmaya, hatta ilimiz Bursa&#39;nın gelişiminde karar verici olmaya neden talip olmuyorlar? Bunun cevabı en azından, kendilerine vermeye davet ediyorum. Gücünüzün farkında mısınız? Tabii ki, bu yazım ülke içerisindeki göçler sonucu oluşan hemşeri gruplarına rakip anlamında veya ayrıştırma anlamında söylemiyorum. Bu nedenle Balkan göçmenlerinin bağlı bulduğu derneklerin özellikle çok güçlü, çok bilimsel, çok vizyon ve büyük bir misyona sahip olarak görev yapmaları zorunluluğu vardır.                                                                  Tüm bu insanlara soruyorum. Gerçekten bu kadar büyük potansiyeli olan sizler, Bursa&#39;da sözünüz geçiyor mu? Bursa için hangi taşın altına elinizi koydunuz? Yönetimlerde niçin yoksunuz? Ya da sahi, sizin Bursa&#39;ya borcunuz yok mu? </strong><br><strong >Bu pasif sosyoloji,  atalarımızın kemiklerini oradaki mezarlıklarda sızlatmaya devam etmemeli. Bu ülkeye borcumuz var.                                                             </strong></p><p ><strong >Ali YAZIR</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gocmenlerin-bursa-ya-borcu-var_1766427996_3JtKRC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Göçmenlerin Bursa'ya borcu var ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gocmenlerin-bursa-ya-borcu-var_1766427996_3JtKRC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karagözler'de bütün öğrenciler Türkçe derslerine giriyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/karagozler-de-butun-ogrenciler-turkce-okuyor/2197/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/karagozler-de-butun-ogrenciler-turkce-okuyor/2197/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 09 Oct 2025 19:41:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p  open=''>Bilindiği  gibi, Kırcaali iline bağlı Karagözler ilçesinde bulunan tek  lisede okuyan 492 öğrenci, Türkçe eğitim konusunda, ülke çapında erişilmesi zor bir rekor kırmakta; çünkü hiç bir başka eğitim yuvasında bütün Türk asıllı öğrenciler Türkçe derslerine girmeyi tercih etmiyorlar.</p><p  open=''>İlçe merkezindeki lisede müdür yardımcısı olarak görev yapan Mehmed Sali, geçenlerde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölge halkının, Türkçeye genel olarak büyük ilgi duyduğunu, velilerin her sene çocuklarına Türkçe derslerini seçtirdiklerini söyledi. Mehmed Sali: 'Okulumuzda devletin eğitim müfredatı doğrultusunda resmi dil Bulgarca. Seçmeli ana dil olarak Türkçe, ayrıca İngilizce dersleri veriliyor. Bu yıl okulumuzda 492 öğrenci var. Her yıl 60&#39;a yakın liseli mezun oluyor.' </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/karagozler-de-butun-ogrenciler_1760028536_haF6kU.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karagözler'de bütün öğrenciler Türkçe derslerine giriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/karagozler-de-butun-ogrenciler_1760028536_haF6kU.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şumnu'ya veda ederken]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yasamaya-mecburdurlar/2191/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yasamaya-mecburdurlar/2191/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 19 Sep 2025 17:59:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bulgaristan gezim sona erdi. Gençliğimin şehri Şumnu&#39;ya veda ederken, hüzün ve mutluluk arasına sıkışmış gibiydim.Oralardan ayrılmanın kekremsi tadı, yeniden Türkiye&#39;me kavuşacağımın heyecanı biri birine karışmış; kendimi yer ve gök arasında kalmış gibi hissettirdi bana.'Hadi artık geç arabaya,' diyen oğlumun sesi düşüncelerimden aldı beni. Ne kadar inkar edersek edelim, her veda biraz burukluk, biraz da acı gizler bünyesinde değil mi?Artık bir yıl sonra gelecektim, bu topraklara. Bir yıl bazen kısa, bazen de uzun bir zamandır…Biraz derin düşünecek olursak, beş dakika bile yeterlidir dünyanın alt üst olmasına.Vedaları sevmediğim için kimselere veda etmeden sabahın seherinde koyulduk yola.Rüzgarın şiddetinden, dalından kopma korkusuna kapılan yapraklar, mendil misali sallanıyordu ardımızdan.Karaca Oğlan&#39;ın sözleri geldi aklıma .'Yürü be fani dünya, sana konan göçer bir gün, insan bir ekin misali onu eken biçer bir gün'.Yıllar öncesi Bulgaristan&#39;daki Türk azınlığına yapılanların tükenmeyen yaralarını, hala derinden derine kanadığını hissettim.Gezip gördüğüm, bu zaman içinde, yaşananları çabuk unutan ve kendilerine bunları yaşatanlara tapanları da gördüm…Çocuklarına Türkçe öğretmekten utananları da sezdim. Türklüğünden kurtulduğuna şükredenleri de, Türkiye&#39;yi küçümseyenleri de, canım yana yana gördüm, işte gördüm..Bütün bunların menfaat için yapıldığını biliyorum.Oradaki kimi Türklerin, 'Türklüğü' üstlerinde bir elbise gibi gördüklerini ve diledikleri zaman çıkarıp atabileceklerini çok iyi anladım…Onların anlayamadıkları ise, kendi özünden ödün verenler, gurursuz ve onursuz şekilde yaşamaya mecburdurlar.Firdevs BÜYÜKATEŞ ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/yasamaya-mecburdurlar_1758293992_lMNkjs.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şumnu'ya veda ederken ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/yasamaya-mecburdurlar_1758293992_lMNkjs.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Stoiçkov ve Sirakov, Kaşmer'in konuğu oldular]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/stoickov-ve-sirakov-kasmer-in-konugu-oldular/2169/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/stoickov-ve-sirakov-kasmer-in-konugu-oldular/2169/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 15 Apr 2025 23:29:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Beraber top koşturdukları ünlü futbolcular Hristo Stoiçkov ve Nasko Sirakov&#39;u, oğlunun düğün cemiyetinde ağırlamaktan gurur duyan bir zamanların meşhur gol kralı Mümin Kaşmer, şimdilerde Bursa&#39;da başarılı bir iş insanı ve aynı zamanda Killililer Kültür ve Dayanışma Derneği&#39;nin sevilen bir yöneticisidir. </strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/stoickov-ve-sirakov-kasmer-in-_1744750036_x4gtOa.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Stoiçkov ve Sirakov, Kaşmer'in konuğu oldular ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/stoickov-ve-sirakov-kasmer-in-_1744750036_x4gtOa.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kapıkule'de büyük rüşvet operasyonu]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kapikule-de-buyuk-rusvet-operasyonu/2166/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kapikule-de-buyuk-rusvet-operasyonu/2166/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 08 Apr 2025 17:33:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p> Kapıkule Sınır Kapısı&#39;nda görevli gümrük muhafaza memurlarına yönelik rüşvet soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda 38 gümrük görevlisi gözaltına alındı. Operasyon kapsamında rüşvet verdikleri iddia edilen 350 şüpheli hakkında yakalama emri çıkarıldı.<br><br>Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 14 bin 600 dolar, 21 bin 325 avro ve 89 bin 800 lira ele geçirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kapikule-de-buyuk-rusvet-opera_1744122921_egbn4E.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kapıkule'de büyük rüşvet operasyonu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kapikule-de-buyuk-rusvet-opera_1744122921_egbn4E.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Camiamızdan bir profesör daha çıktı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/camia/2146/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/camia/2146/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 12:40:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p ><strong >Bursa&#39;nın tanınmış ve sevilen kardiyoloji uzmanlarından Doç. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, azimli çalışmalarının neticesinde artık profesör mertebesine ulaştı ve kendisinin bu başarısı camiamız arasında sevinçle karşılandı ve gurur kaynağı oldu.</strong></p><p ><strong >Prof. Dr. Fahriye Ağca, Kırcaali doğumlu ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi&#39;nden mezun. Uzun yıllardır Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde görevini sürdürmekte.</strong></p><p ><br><strong >Aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarında da aktif görevler üstlenmiş birisi. Bir dönem Türkiye Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı, halen bu derneğin yönetiminde çalışmakta. Camiamızın en büyük STK&#39;sı olan Balgöç Derneği&#39;nde de Genel Başkan Yardımcısı olarak, bizim topluma gönüllü hizmet etmeye devam ediyor.</strong></p><p ><strong >Misyon Gazetesi yönetimi ve binlerce okuyucumuz adına, Sayın Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca&#39;yı tebrik eder ve üstlendiği görevlerinde daha büyük başarılar dileriz.</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/camia_1736242938_opSnHQ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Camiamızdan bir profesör daha çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/camia_1736242938_opSnHQ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gaziler Günü kutlu olsun]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gaziler-gunu-kutlu-olsun/2125/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gaziler-gunu-kutlu-olsun/2125/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 19 Sep 2024 18:28:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;de her yıl 19 Eylül, Gaziler Günü olarak anılmaktadır.</p><p>Bu özel gün, ülkemiz için fedakarlık yapan, vatan uğruna canlarını ortaya koyan ve savaş meydanlarında yaralanarak gazilik unvanına layık görülen kahramanların onurlandırıldığı bir gün olarak kutlanır.</p><p>Gaziler Günü, Türk ulusunun gazilerine olan minnet ve saygısının bir göstergesidir ve bu özel gün, Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin kuruluş sürecindeki büyük zaferlerden biri olan Sakarya Meydan Muharebesi&#39;ne dayanmaktadır.</p><p>19 Eylül, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde büyük bir öneme sahiptir. Sakarya Meydan Muharebesi&#39;nin kazanılmasının hemen ardından, 13 Eylül 1921 tarihinde zafer ilan edilmiştir. Bu zaferin ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Mustafa Kemal Atatürk&#39;e &quot;Gazi&quot; unvanı ve &quot;Mareşal&quot; rütbesi verilmiştir. Bu önemli gelişmenin bir sembolü olarak, 19 Eylül günü Gaziler Günü olarak belirlenmiştir.</p><p>Bir de, neredeyse unutulmaya yüz tutmuş Bulgaristan&#39;daki Türk toplumunun gazi kahramanları vardır.</p><p>Bunların çoğu günümüzde ana vatan topraklarında özgürce yaşamlarını sürdürmekte.</p><p>Gaziler Günü vesilesiyle, Belene kahramanlarımızdan biri olan, ünlü yazarımız Mehmet Türker, gazetemize gönderdiği bir fotoğrafın altına şu birkaç cümleyi yazmış:</p><p>&quot;Beş yüzün üzerinde, gerçek manada kahramanımız, 1984-89 yıllarında, Bulgaristan&#39;da Türklere uygulanan soykırım esnasında, Belene Temerküz Kampı&#39;nda ölüm-kalım savaşı verdi.</p><p>Bunların bir kısmı, 1989 yılında, ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti&#39;ne göç etmeye mecbur kaldılar, memleketimiz olarak bildiğimiz devlet tarafından resmen kovuldular.</p><p>Bu fotoğrafı, aynı yılın sonlarında, gazilerimizin bir kısmının Anıtkabir&#39;e düzenledikleri gezi esnasında bizzat kendim çektim.</p><p>Bir de kısaca şunu belirtmek istiyorum. Ne yazık ki, bizim şehitlerimiz ve gazilerimiz ne Türkiye&#39;de, ne de Bulgaristan&#39;da gereken itibarı görmediler.</p><p>Başbuğu Alpaslan Türkeş&#39;in anlamlı vecizesi: &quot;Kahramanlar bedel ödemede ön sırada, ödüllendirmede en son sıradadırlar&quot; sözleri bizde de ispatlanmış oldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gaziler-gunu-kutlu-olsun_1726759707_c4Feih.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gaziler Günü kutlu olsun ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gaziler-gunu-kutlu-olsun_1726759707_c4Feih.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cebelliler yakında yeni dernek merkezine kavuşacak]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebel/2119/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebel/2119/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sat, 10 Aug 2024 11:26:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cebel Derneği, yeni dernek binasının inşaatına başladı.</p><p>Osmanlı ve modern mimari çizgiler ile harmanlanmış bina projesi, Bursa&#39;nın en önde gelen mimarlarından birisi sayılan Mitat Kırayoğlu tarafından hazırlandı, kendisi de aslen Cebelli olan hemşehrimiz tipik bir ahde vefa örneği sergileyip ortaya muhteşem güzellikte bir eser çıkarmaya muvaffak olmuş.</p><p>Beş dönüm geniş bir alan içinde yer alacak yeni dernek binası, Cebellilerin en yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri olan Görükle Göçmen Konutları&#39;nın merkezinde yapılmakta.</p><p>Dernek Başkanı Op.Dr. Gürçay Cem, inşası yeni başlayan merkez hakkında bizlere şunları anlattı:</p><strong>&quot;Dernek binamız gerek lokasyon, gerek çevresel ortam açısından benzer dernek binaların arasında en iyi ve en güzel olma potansiyeline sahip. Bulunduğu konum gereği gerek çocuklarımıza, gerek gençlerimize ve gerek erişkinlere yönelik her türlü etkinlik yapma imkanına sahip olacaktır. Burayı sadece dernek merkezi ve bir lokal olarak görmüyoruz.</strong><strong>Gerçekleştireceğimiz değişik kültürel ve sosyal etkinliklerle burası tam bir yaşam merkezi olacak.</strong><strong>Cebel şehri meydanındaki etkinlik alanına benzer alan oluşturup mini konserlerden, çocuklarımıza ve gençlerimize değişik etkinliklere kadar birçok faaliyetlerimiz olacak.</strong><strong>Dernek yönetimi olarak, Cebellilere en iyi hizmetleri sunmak için gereken gayreti gösteriyoruz ama bunu başarmak için biz de aynı şekilde Cebelli hemşehrilerimizden desteklerini bekliyoruz.</strong><strong>Bütün Cebellilerin maddi ve manevi katkıları olmasını istiyoruz. Az çok demeden herkesin bir çivisinin olmasını istiyoruz.</strong><strong>Aidiyet duygusunun gelişmesi açısından bu çok önemli. İleride herkes; &quot;Bu bina benim &quot; diyebilmeli...</strong><strong>Katkı sağlayan herkesin istisnasız isimleri dernek binamızın şeref panosunda yazılacak ve bağışta bulunan herkese teşekkür belgesi verilecektir.</strong><strong>Gelecek nesiller kimlerin katkı yaptığını görmesi açısından bu önemli. Yarın öbür gün çocuklarını, torunlarını buraya getirdiklerinde benim anne babam, dedem, ninem katkı yapmış diyebilmesini istiyoruz.</strong><strong>Ancak bu şekilde katılımcı olunduğunda binamız daha kalıcı ve yoğun bir sosyal yaşam alanına dönüşür. Herkesin anılarını, geçmişi paylaşabileceği bir yere dönüşür.</strong><strong>Bundan dolayı tüm Cebellilerden ve Cebel&#39;i sevenlerden, binamızın inşasında değerlendirilmesi için katkı sağlamalarını bekliyoruz.</strong><strong>Bu bina tüm Cebellilerin diyebilmemiz için, yapacağınız bağışlara ihtiyaç duyulmakta.</strong><strong>Şu ana kadar, çeşitli miktarlarda bağışta bulunan Cebelli veya Cebelli olmayanlara derneğimiz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca Büyükşehir ve Nilüfer Belediyelerine katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.</strong><strong>Destek olmak isteyenler için İBAN numaramız:</strong><p><strong>TR 03 0006 2000 3130 0006 2938 20 </strong></p><p>Yeni inşaat alanının gezdik ve gördük, mimari projenin ayrıntılarını öğrendikten sonra, en önemli Balkan kökenli göçmen sivil toplum kuruluşlarımızdan birisi olan Cebel Derneği&#39;ne daha büyük başarılar diler ve bu harika tesisi bir an önce Cebellilerin hizmetine sunmalarını temenni ediyoruz!</p><p>Mesut Çağlar</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cebel_1723279111_RfEqtC.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cebelliler yakında yeni dernek merkezine kavuşacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cebel_1723279111_RfEqtC.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Naim'in mirası, sporcularımıza umut olsun...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/naim-in-mirasi-sporcularimiza-umut-olsun/2113/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/naim-in-mirasi-sporcularimiza-umut-olsun/2113/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 15:55:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>2024 Paris Olimpiyatları sansasyonel bir şekilde başladı. Fransa&#39;nın empatiden uzak yaklaşımına, bu yazıda değinmeyeceğim.</p><p>Bize gelince, Türk Olimpiyat Takımı&#39;nın kıyafetlerini fazlasıyla tartıştık. Bir taraftan da Filenin Sultanları hiç olmaması gereken bir şekilde gündemin merceğine oturdu. Bu türden gündemlerin hiçbirisi açıkçası beni motive etmiyor.</p><p>İster istemez, bu tablo 36 yıl öncesine, Naim&#39;in Seul&#39;deki başarısına götürdü. Başlangıcı hiç de öyle dikkat çekici türden olmayan bir yolculuğa. Mükemmel olmayan ekipmanlar, çok çekici olmayan bir spor dalı, örnek alabileceği bir rol modelinin olmadığı küçük bir kasaba.</p><p>Böyle bir yerden rekorları alt üst eden, 3 defa olimpiyat şampiyonu biri çıkar mı diye sorabilirsiniz.</p><p>Çıkıyor! Öyle mucize filan demeye de gerek yok. Mucize dersek bir daha yeni Naim&#39;ler çıkmaz.</p><p>Peki nasıl oluyor da Kırcaali&#39;deki, bu salondan kocaman bir Naim çıkıyor?</p><p>Sorunun cevabı ders kitaplarına girmesi gereken bir hikaye.</p><p>1970&#39;li yıllarda bir köyde keşfeden usta ellerle, köklü bir disiplinle yoğuran, katı ama ispatlanmış metotları olan bir sistemle, çok güçlü bir anlamla büyüyen bir kahramanlık hikayesi onunkisi.</p><p>Bu üçlüden biri eksik olsa, o dört harfli küçük dev adam, bu denli iz bırakabilir miydi?</p><p>Bence, hayır!</p><p>Tarih 20 Eylül 1988. Şu anda 40 yaş üstünde olan kime sorsanız o güne ait bir hikayesi var. Kimimiz okuldan erken çıkmıştık, kimimiz babaannemizle televizyon başında dua ediyorduk, kimimiz Kanada&#39;da zor geçen zamanlarımızda Naim&#39;le umutlanmak istiyorduk&hellip;</p><p>Umutlandık da. Bazıları için ise o günün anlamı çok daha büyüktü.</p><p>11 yaşındaydım ve bir futbol takımında yer alıyordum. Çok yetenekli değildim, hoca beni maçlarda hep yedek bırakıyordu. Hocaya çokça sitem ediyordum, moralim de pek iyi değildi.</p><p>Antrenmandan sonra yolun kenarından arkadaşlarla eve dönerken yanımızdan geçen arabadan avazının çıktığı kadar bağıran bir ses:</p><p>&ldquo;Naim, kazandııııı&hellip;.&rdquo;</p><p>O futbol takımında daha sonra ne olduğuna, ne yaptığıma ilişkin hiç bir anım yok. Ama yanımızdan geçen arabadaki o sesi hiç unutmuyorum.</p><p>Naim&#39;in o gün yarışacağından haberim yoktu, ama o günden sonra bizim için hiçbir şey eskisi gibi olmadı.</p><p>O sebeple, Naim bir sporcudan çok daha ötesi, 20 Eylül de bir günden çok fazlası.</p><p>Seul&#39;e gittiğimde en çok zevk aldığım şey Lotte World Tower&#39;ın 123. katına çıkıp uzun uzun Naim&#39;in olimpiyat şampiyonu olduğu o salona bakmak oldu.</p><p>Naim&#39;le sadece 1 defa karşılaştım. Çok kısa bir karşılaşma.</p><p>1984 yazında tatildeki otelimize halterciler de kamp için gelmişti. Antrenörü Enver Türkeli&#39;nin babamla sohbet ettiklerini, Naim&#39;i işaret ederek &ldquo;Los Angeles olimpiyatlarına gitseydik, bu çocuk olimpiyat şampiyonuydu&rdquo; deyişini hayal meyal anımsıyorum.</p><p>Ben 7, Naim 17 yaşında. Sonrası ise büyük bir hikaye.</p><p>İşte böyle. Faydasız tartışmaları bir kenara bırakalım ve Naim&#39;den ilham alalım.</p><p>Naim&#39;in mirası, Paris&#39;teki milli sporcularımıza umut olsun...</p><p>Dr. Hüseyin Güler</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/naim-in-mirasi-sporcularimiza-_1722430507_wZCN67.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Naim'in mirası, sporcularımıza umut olsun... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/naim-in-mirasi-sporcularimiza-_1722430507_wZCN67.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Двама български премиера посетиха Балгьоч]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bulgaristan-parlamentosu/2105/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bulgaristan-parlamentosu/2105/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 04 Jun 2024 16:05:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Лидерът на Продължаваме Промяната Кирил Петков и кандидат-депутатът от същата партия академик Николай Денков, бяха посрещнати от Председателя на изселническата организация Балгьоч проф. д-р Емин Балкан много радушно и с усмихнато лице на градинката пред сградата на дружеството.</p><p>По-късно в актовата зала, при топла и задушевна атмосфера, с широко участие на членовете на Управителния Съвет на дружеството се проведе ползотворен разговор.</p><p>Гостуващата делегация, обстойно запозна присъстващите с развоя на последните политически събития в България, а проф. д-р Емин Балкан от своя страна имаше възможността да разкаже за неразрешените проблеми на изселническата общност в Турция.</p><p>В края на деня, гостите от България, бяха приети и от Мустафа Бозбей, Кмет на Голяма Община Бурса. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bulgaristan-parlamentosu_1717506326_aAZXBF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Двама български премиера посетиха Балгьоч ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bulgaristan-parlamentosu_1717506326_aAZXBF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ne umduk ne bulduk]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ne-umduk-ne-bulduk/2102/</link>
            <description><![CDATA["Biz sizden ve sizden daha yaşlı nesillerden hiç bir şey beklemiyoruz. Siz, aldığınız ruhsal ve bedensel travmalar sonucu, bu dünyadan ayrılacaksınız. Sizin yerinize yeni nesiller gelecek. İşte bu yeni yetişen nesilleri biz öyle yetiştireceğiz ki, onlar hiçbir zaman onlara giydirdiğimiz Bulgarlık gömleğini çıkarmak istemeyecekler..."]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ne-umduk-ne-bulduk/2102/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 03 Jun 2024 20:12:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Son zamanlarda her gün feysten onlarca arkadaşlık teklifi alıyorum.</p><p>Bunların önemli bir kısmının Bulgar isimli insanların olması çok dikkatimi çekti.</p><p>Bu kadar fazla Bulgar tarafından takip edilir olmak, belki de, gurur verici olabilirdi.</p><p>Ancak derin bir araştırma sonucu, beni şoke eden bir sonuç ortaya çıktı.</p><p><strong>Bana arkadaşlık teklifinde bulunanların ekseriyeti, Bulgar ismi taşıyan Türklerdi...</strong></p><p>Bu durum üzerine düşünürken yaşamış olduğum bir olay gözlerimin önünde yeniden canlandı.</p><p><strong>1986 yılının kış aylarıydı.</strong></p><p>Belene cehennem adasında baskı, şiddet, terör ve ağır yaşam şartları had safhadaydı.</p><p>Her ay, bu cehenneme bizleri gönderen DS elebaşları, nabız yoklamak, daha doğrusu canına tak deyip teslim olmak isteyenleri tespit etmek amacıyla adaya geliyorlardı.</p><p>Hiç unutmam, bu amaçla bizim ilimizden DS elebaşlarından Kazakov ve bir elemanı gelmişlerdi.</p><p>Bendenizi huzura çağırmışlardı. Bana birkaç soru yönelttikten sonra ve benim teslim olmaya asla niyetimin olmadığını anladıktan sonra şöyle demişti:</p><p><strong>&quot;Biz sizden ve sizden daha yaşlı nesillerden hiç bir şey beklemiyoruz. Siz, aldığınız ruhsal ve bedensel travmalar sonucu, bu dünyadan ayrılacaksınız. Sizin yerinize yeni nesiller gelecek. İşte bu yeni yetişen nesilleri biz öyle yetiştreceğiz ki, onlar hiçbir zaman onlara giydirdiğimiz Bulgarlık gömleğini çıkarmak istemeyecekler...&quot;</strong></p><p>O an kendi kendime, bu adam rüya görüyor, hayal görüyor demiştim.</p><p>Oysa hayal görenler bizler imişiz. Düşünebiliyor musunuz, bugün, 1984-1989 yılları arasında yaşanan o vahşeti, sadece Türk olduğumuz için bize yaşatılan acıları, insanlarımızın önemli bir bölümünün hiç umurunda bile değil...</p><p>Bu günkü durum tamamen bunu kanıtlıyor. Ne yazık ki, gelmiş olduğumuz nokta hiç iç açıcı değil.</p><p>Mesela, aileler çocuklarının ana dilde yazmayı ve okumayı öğrenememelerini hiç dert etmiyorlar...</p><p>Dört yıl önce, Tuna boyunda (Rusçuk ili) bazı Türk köylerini ziyaret etmiştim.</p><p>Ailelerin çoğunda anne babaların, çocuklarıyla ve kendi aralarında sadece Bulgarca konuştuklarına şahit olmuştum.</p><p>Geçenlerde bir yazıyı hem Türkçe, hem de Bulgarca olarak paylaşmıştım.</p><p>Türkçe olanı, bir günde 11, Bulgarcasını ise 296 gören ve &quot;tıklayan&quot; olmuştu.</p><p>Bu tür üzücü örnekler çoğaltılabilir.</p><p>Her geçen yılla, durum daha da vahim hal alıyor.</p><p>Bizim insanlarımızın,  kendi Türklüğünden ve manevi değerlerinden hızla uzaklaştıkları, artık herkesin malumudur.</p><p>Buna kim veya kimler dur diyebilir?</p><p>Her şeyden önce yasal bazı önlemler alınmalıdır.</p><p><strong>Türkçemiz, mutlaka, ama mutlaka, 1973 yılına kadar olduğu gibi, zorunlu dersler arasına alınmalıdır.</strong></p><p>Bir hafta sonra Bulgaristan&#39;da genel seçimler var.</p><p>Seçimlere giderken soydaşlarımızın oylarına talip olan çok siyasi parti var.</p><p><strong>Ancak bunlardan hiç birisi Türk kardeşlerimizin ayaklar altına alınan azınlık hakları konusunda tek bir kelime söylemiyor...</strong></p><p>İnsan, ister istemez kendine şu soruyu soruyor:</p><p><strong>&quot;Acaba, bütün siyasi partiler arasında Türk azınlığının, zamana yayarak yok etme anlaşması mı var?&quot;</strong></p><p><strong>Böyle olmasaydı, Zorla Bulgarlaştırma Süreci&#39;nin mimarları hiç bir ceza almadan kurtulabilirler midi?</strong></p><p>Türkiye ile Bulgaristan arasında, Türkiye&#39;deki göçmenlerle, Bulgarstan&#39;daki Türkler arasında güya köprü görevi yaptıklarını iddia eden göçmen dernekleri, acaba bu konuların çözümü için neler yapıyorlar?</p><p>Bu günlerde, Bulgaristan&#39;dan bol bol misafir karşılıyorlar.</p><p>Yukarda üzerinde durduğumuz konular hiç gündeme geldi mi?</p><p><strong>Bulgaristan, bir avuç Bulgarın bulunduğu ülkelerde, kendilerine azınlık statüsü verilmesini sağladı.</strong></p><p>Büyük bir  etnik Türk topluluğu bulunan Bulgaristan, buna katiyen yanaşmıyor.</p><p><strong>Neden, acaba?</strong></p><p><strong>Ahmet Yılmaz</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ne-umduk-ne-bulduk_1717436836_fpWq0V.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ne umduk ne bulduk ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ne-umduk-ne-bulduk_1717436836_fpWq0V.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof.Dr. Emin Balkan: Türk değil de, Bulgaristan Müslümanları demek ne oluyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/balkan/2056/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/balkan/2056/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 15 Feb 2024 15:50:05 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Toplum için bir durgunluk ve kayıp süreçten sonra, son zamanlarda, sanki bir tek Balgöç Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Emin Balkan, topyekun camiamızın yaşantısını kapsayacak bazı aktüel sorunları ve görevleri, her katıldığı ortamda, açık ve bariz bir şekilde dillendirmekte.</strong><strong>Bu açık sözlülüğü ve görev üstlenmeyi, bizler memnuniyetle karşılıyor ve takdir ediyoruz; çünkü gerek göçmen camiası, gerekse Bulgaristan&#39;daki Türk asıllı kardeşlerimiz birçok sorunun çözümünü büyük ümitlerle beklemekte. Hatta, artık herkesin sabrı tükenmekte diyebiliriz...</strong><strong>Prof. Dr. Emin Balkan&#39;ın, son dönemde verdiği bazı dikkat çekici demeç ve yaptığı konuşmalardan derlediğimiz kısa kesitleri dikkatinize sunmakla beraber umuyoruz ki, kendisini diğer STK yöneticilerimiz ve siyasetçilerimiz de destekleyeceklerdir. </strong><strong>Artık hep beraber boş söylemlerden vazgeçip reel icraatların önünü açmalıyız... </strong>Killililer Kültür Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği&#39;nin, 1985 yılında, Bulgaristan&#39;daki zorunlu asimilasyon ve kültürel soykırım esnasında düşen şehitlerimizi anma törenindeki konuşmasından _____________________________________________________________________________<p><strong>&quot; Günümüzde 6,5 milyonluk Bulgaristan nüfusunun 800 binini Bulgaristan Türkleri oluşturmasına rağmen, milli azınlık olarak kabul edilmemekteyiz.</strong></p><p><strong>Ana dilleri Türkçeyi konuşanlar, toplumda dışlanmakta. Türk isimli olanların, işe alım ve terfilerinde hala sıkıntılar devam etmektedir.</strong></p><p><strong>Zorunlu Türkçe eğitime izin verilmemektedir.</strong></p><p><strong>Zorla değiştirilen isimlerinin iadesini bir yasayla gerçekleştirilmesini ve Bulgar ismiyle kalmak isteyenlerin ise dilekçe vermesini yıllardır beklemekteyiz.</strong></p><p><strong>Kısacası:</strong></p><p><strong>İnsan Hakları Sözleşmesi&#39;ni kabul eden Bulgaristan Cumhuriyeti&#39;nin Bulgaristan&#39;daki Türkler hakkındaki sorumluluklarını yerine getirmesini bekliyoruz.</strong></p><p><strong>Ulusal ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını alabilmek için Bulgaristan Türkleri, birlik ve beraberlik içinde demokratik mücadelelerini devam ettirecektir.</strong></p><p><strong>Bu hususta, Balgöç genel merkezimiz de üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirecektir...&quot;</strong></p>Prof. Dr. Emin Balkan&#39;ın Alman Deutsche Welle&#39;ye verdiği röportajından<p> _____________________________________________________________</p><p><strong>&quot;Soydaşlarımızın büyük bölümü, kendi sorunlarıyla daha yakından ilgilenen HÖH&#39;ü desteklemektedirler. Onlar parti temsilcilerini kendilerinin bir parçası gibi görürler. Bu nedenle bir Bulgar tarafından temsil edilme olasılığı, kendilerini rahatsız etmektedir.</strong></p><p><strong>Bazı durumlarda Türkçe konuşma gereği bulunmaktadır ve bu da partinin yönetim kadrolarında Türkçe konuşan siyasilerin bulunmasını elzem hale getirmektedir.</strong></p><p><strong>Umarım, HÖH&#39;ün seçim komitesi, bu hassasiyeti de göz önünde bulundurarak bir karar verecektir...&quot;</strong></p>Koşukavaklılar Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği&#39;nin kongresindeki demecinden ____________________________________________________________________________<p><strong>&quot;Derneğimizin kuruluşundan 39 yıl geçti. Balgöç, Bulgaristan&#39;daki Türklerin, komünist rejim esnasında ne kadar insanlık dışı çirkin muameleler gördüğünü ve Bulgaristan&#39;da yaşayan kardeşlerimizin sorunlarını dile getirmek ve yaşananları bütün dünyaya duyurup çözüm yolları aramak için kurulmuştur.</strong></p><p><strong>Eskiden misyonumuz neyse, bugün de öyle olması gerekiyor.</strong></p><p><strong>Her ne kadar toplumsal heyecanımız kaybolmuş olsa da, bazı konularda hep beraber çözüm yolları bulmaya mecburuz.</strong></p><p><strong>1989 yılı zorunlu göçünden sonra kaç yıl geçti, bazı ağabeylerimiz, teyzelerimiz ve arkadaşlarımız vefat etti, bazılarımız memleketimiz Bulgaristan&#39;a gidip geliyorlar, seçimlerde oy kullanıyorlar, emekli maaşlarını alıyorlar; fakat hala büyük bir çoğunluk zorunlu verilen Bulgar isimlerini kullanmaya devam ediyor.</strong></p><p><strong>Bulgaristan devletine baktığımızda, biz onlar için yasal düzenleme yapıp isimlerini geri verdik denmekte.</strong></p><p><strong>İsimlerini geri alanlar Türk, almayanlar ise Bulgar demeye getiriyorlar.</strong></p><p><strong>Hatta, Bursa&#39;ya kilise ve Bulgar okulu açmayı öneriyorlar.</strong></p><p><strong>Bazıları, kendi sorunlarını unutup, burada öne çıkmaya çalışıyorlar.</strong></p><p><strong>Ana dilimiz Türkçenin çok önemli olduğunu bir kere daha hatırlatmak istiyorum.</strong></p><p><strong>Bir de çözüm bekleyen zorunlu Türkçe eğitim konusu var.</strong></p><p><strong>Geçen asrın doksanlı yıllarında, Bulgaristan&#39;da yüz binden fazla Türk çocuğu ana dilinde eğitim görürken, bugün bu sayı üç binlere düşmüş durumda.</strong></p><p><strong>Muhatabımız olan devlet yetkilileri, biz bu konuda izin verdik; ama talep yok diyorlar; ama kendileri bazı Balkanlar ülkelerinde ( buna Türkiye&#39;de dahil ) Bulgarca eğitim için yoğun çalışmalar yürütüyorlar.</strong></p><p><strong>Bulgaristan&#39;da yaklaşık bir milyon Türk yaşamakta, Türkiye&#39;de ise yaklaşık yarım milyon çifte vatandaşlığa sahip seçmen bulunmakta.</strong></p><p><strong>Bütün bunlara rağmen, Bulgarlar, hala Türk azınlığı ifadesini yasal olarak kullanmayıp ana dili Bulgarca olmayan topluluk deyimini tercih ediyorlar.</strong></p><p><strong>Son zamanlarda, uzun yıllardır iktidarda olsunlar diye destek verdiğimiz partideki bazı gelişmeler bizler rahatsız etmekte.</strong></p><p><strong>Aynı siyasi gücün bize gönderdiği bazı elçiler, oradaki etnik azınlığımızı Türk olarak değil de Bulgaristan Müslümanları olarak adlandırmamızı öneriyorlar...</strong></p><p><strong>Ben ve dava arkadaşlarım, bu tür olayların karşısında durmak zorundayız.</strong></p><p><strong>Bizim niyetimiz asla bölücülük yapmak değildir, tek dileğimiz, Bulgaristan&#39;daki Türk asıllı kardeşlerimizin sadece birer birinci sınıf vatandaş yerine konmalarıdır.</strong></p><p><strong>Bir Bulgar etnosuna mensup kişinin HÖH&#39;ün başına getirilmesi olayı bizleri bir hayli tedirgin etmekte.</strong></p><p><strong>Güya, bu yeni başkan, Türklerin yoğun olarak yaşadığı belediyelere parasal destek sağlayacakmış. Böyle bir şey olmaz...</strong></p><p><strong> İnşallah, yakında genel kurulları var ve bu yanlıştan dönerler.</strong></p><p><strong>Dönmezler ise, bizler de ona göre yeni politikalar üretiriz...</strong></p><p><strong>Bir de çağrım var:</strong></p><p><strong>Altı yüz yıldan fazla gururla Türk varlığımızın yaşattığımız Bulgaristan&#39;da, toplum içinde asla ana dilimizi konuşmaktan çekinmeyin ve utanmayın. Bu bir gurur ve şeref meselesidir...&quot;</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/balkan_1708003700_5DPrBu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof.Dr. Emin Balkan: Türk değil de, Bulgaristan Müslümanları demek ne oluyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/balkan_1708003700_5DPrBu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beraber olunca, önümüz ve ufkumuz açılıyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/beraber-olunca-onumuz-ve-ufkumuz-aciliyor/2055/</link>
            <description><![CDATA[*** Kendi aramızda, bizleri ileriye götürecek birlik ve beraberliği henüz sağlayamadığımız için, Türkiye'mize ve memleketimize bir hayli borçlu sayılırız.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/beraber-olunca-onumuz-ve-ufkumuz-aciliyor/2055/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 20:20:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kim ne derse desin, göçmen camiasının nabzı Bursa&#39;da atmakta.</p><p>Bu şehrimizin göçmen yoğunluğundan ziyade, çok farklı bir tarihi sihrin ötesinde cazibesi ve çekim gücü mevcut.</p><p>Geçen pazar, Ördekli Kültür Merkezi&#39;nde, Koşukavaklılar Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği&#39;nin kongresi tertiplendi.</p><p>Aslında, bu kültür merkezin yapısı eski bir Osmanlı hamamıdır.</p><p>Yapımına Yıldırım Bayezid döneminde başlanmış olup, Bursa&#39;nın Timur Ordusu tarafından işgali nedeniyle yarım kalmıştır. Hamam, Çelebi Mehmed döneminde tamamlanmıştır. 1485&#39;te Çandarlı İbrahim Paşa, hamamın duvarına bir çeşme yaptırmıştır. Uzun bir süre harap durumda olan yapı, 2006-2008 yılları arasında kültür merkezi işlevi verilerek, restore edilmiştir.</p><p>Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve Çandarlı İbrahim Paşa gibi isimlerin yanı sıra, kim bilir bu ortamda daha nice yüce ecdadımızın temsilcileri bulunmuştur.</p><p>Sanki günümüzde bile burada Osmanlı İmparatorluğu&#39;nun kurucularının ayak sesleri duyulmakta, güneşin sızdığı mavi kubbelerde onların unutulmaz simalarını görmekteyiz...</p><p>Pazar günü ise büyük salonda, bizim Koşukavaklı hemşehrilerimiz yerlerini almışlardı. Bir nevi Rodoplar&#39;ın kucağından kopup, şimdi buralarda Osmanlının ruhunu hissedebilmek de ayrı bir mutluluk ve özgürlük sayılır.</p><p>Farklıdır bizim o yörenin insanı, sevecen ve alçakgönüllüdür, Türklüğe ve Müslümanlığa bağımlılıkları aşikardır. Çalışkan ve güçlüdürler, &quot;Taşı sıksa suyunu çıkarır&quot; deyimi belki de onlar için söylenmiştir...</p><p>Bizim göçmen derneklerimiz, aslında birer tipik halk kuruluşudurlar ve bizim insanımız için çalışırlar.</p><p>Bunların bünyesinde sıradan vatandaşımız da yer alır, akademisyenlerimiz de yer edinir. Yönetim kurulu üyeleri için de aynı tanım geçerlidir.</p><p>Son zamanlarda, bir sürü dernek etkinliğinde bulundum, izlenimlerim taze, bunlar içerikleri dopdolu olan buluşma ve kucaklaşmalardı.</p><p>Cebellilerin yeni yıl buluşması muhteşemdi. Balgöç gecesi de sıcak bir atmosferde geçti. Rahmetli liderimiz Mümin Gençoğlu&#39;nu anmak için hep beraber Emir Sultan Mezarlığı&#39;na koştuk. Bu arada Eğridereliler, geleneksel gecesini düzenledi. Yine yoğun kalabalık ve kalpler popüler marşlar eşliğinde coştu.</p><p>Bir sözle göçmen camiası gerektiğinde, kenetlenip tek yürek olabiliyor, manevi anlamda ise, bu toplumun her ferdi birer gerçek Türkiye sevdalısıdır. Gerçi, ana vatanın yanı sıra memleketimizi de hiç unutmuyoruz. Oralarla da göbek bağımız var, her ne kadar baba ocağı külleri sönmüş olsa da...</p><p>Şimdi birileri çıkıp, diyeceklerdir ki:</p><p>&quot;Arkadaş, ne güzel, kulağa hoş gelen şeyler söylüyorsun; ama bizim camianın bir takım çözüm bekleyen sıkıntıları var.&quot;</p><p>Evet, yöre derneklerimizin etkinliklerini gayet başarılı buluyorum ve özverili yöneticilerini takdir ediyorum; ama göçmen kuruluşu denince, ilk önce akıllara çözüm bekleyen toplumsal sorunlar geliyor, memleket insanımızın desteklenmesi ve sahiplenmesi çağrıştırılıyor.</p><p>Asla aciz ve zayıf bir toplum değiliz, zaten bundan dolayı bizlerden çekinenler bile var.</p><p>Çağdaş yüzümüz ve yönümüzle, yüksek eğitim seviyemizle ve tavizkarsız vatanperverzliğimizle, bizler gerçekten büyük başarılara imza atabiliriz. Önümüz ve ufkumuz açıktır...</p><p>Kendi aramızda, bizleri ileriye götürecek birlik ve beraberliği henüz sağlayamadığımız için, Türkiye&#39;mize ve memleketimize bir hayli borçlu sayılırız.</p><p>Yöresel derneklerimiz, birer inkar edilemeyecek gerçektir; fakat büyük sorunlarımızı çözecek güce sahip değiller.</p><p>Bu derneklerimizi, bizim üst kuruluşlarımız tek bir çatı altına toplaması artık zaruri olmuştur. İşte o zaman bizim sesimiz Ankara&#39;da veya Sofya&#39;da daha güçlü bir şekilde duyulacaktır...</p><p>Mevcut federasyonlarımız ve konfederasyonlarımız var; ama nedense devlet erkanının her Bursa&#39;ya gelişi esnasında mutlaka ve özellikle Balgöç yetkilileri ile görüşmesi ve onlara itibar etmesi, STK yapılanmamızda derin bir eksikliğin ve açığın olduğunun göstergesidir.</p><p>Balgöç&#39;ün bir ispatlanmış gücü ve itibarı varsa, federasyonlar ve konfederasyonun çok daha güçlü ve verimli olmalısı gerekmiyor mu?</p><p>Koşukavak Yöresi Kültür ve Yardımlaşma Derneği, kongresinde Nejdet Atasoy&#39;u yeni başkan olarak seçti.</p><p>On iki yıldır, bu görevi başarılı bir şekilde yürüten kişi ise Yılmaz Mutlu arkadaşımızdı, kendisini camiamız güler yüzü, sıcak kanlılığı ve gayet mütevazi kişiliği ile hatırlayacaktır.</p><p>Balgöç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan&#39;ın, kongrede yaptığı konuşmanın kısaltılmış özetini ayrı bir şekilde dikkatinize sunacağız.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/beraber-olunca-onumuz-ve-ufkum_1707844803_GIdD3q.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beraber olunca, önümüz ve ufkumuz açılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/beraber-olunca-onumuz-ve-ufkum_1707844803_GIdD3q.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kimler Bulgaristan vatandaşı olabilir]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kimler-bulgaristan-vatandasi-olabilir/2053/</link>
            <description><![CDATA[Misyon Gazetesi: Sorguluyor, Araştırıyor, Cevaplıyor...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kimler-bulgaristan-vatandasi-olabilir/2053/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jan 2024 15:08:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Misyon Gazetesi: Sorguluyor, Araştırıyor, Cevaplıyor...</strong><p><strong>-------------------------------------------------------------------------------------------------------</strong></p>Bulgaristan doğumlu olanlar veya ataları Bulgaristan doğumlu olup, vatandaşlık alma hakkına sahip olup olmadıklarını soranlara istinaden; kişinin Bulgaristan&#39;da doğmuş olması, vatandaş olduğu / olacağı anlamına gelmez, vatandaşlık yasası kapsamında ise vatandaşlık hakkı olur. İlk resmi göç anlaşması 1948 yılındandır, dolayısı ile önceki tarihlerdeki göçleri kapsamaz. Sadece Bulgar ve Pomak soylu olanlar için göç tarihi önemli değildir. Bulgaristan Vatandaşlık Kanunu&#39;nun 15&#39;inci maddesinin 1&#39;inci fıkrasına göre, Bulgar Pomak soylu olanlar 3. kuşağa kadar vatandaşlık hakkı olur. Bulgaristan Cumhuriyeti Adalet ve Avrupa Hukuk Uyumu Bakanlığı&#39;ınca alınan karar ile 29.03.1948 - 22.11.1950 yılları arasında göç edenlerin vatandaşlıkları korunmuştur. Kişi hayatta olmasa dahi, Bulgaristan vatandaşı olarak vefat ettiğinden çocukları vatandaşlık alma hakkına sahiptir. Bu tarihten sonra göç edenler ise vatandaşlıktan çıkarılmıştır, hayatta olanlar uzun prosedür (oturum) ile vatandaşlık geri alabilir. Vatandaşlıkların korunup korunmaması ile ilgili tespit Adalet Bakanlığı&#39;nca vatandaşlık sorgulaması ile yapılır. 1989 yılı ve daha sonrasında göç edenlerin vatandaşlıkları korunmuştur. <strong>Elmaz Güner</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kimler-bulgaristan-vatandasi-o_1705752942_orNQDL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kimler Bulgaristan vatandaşı olabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kimler-bulgaristan-vatandasi-o_1705752942_orNQDL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ah, be canım...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/vanya-tuncer-ali-ah-be-canim/2028/</link>
            <description><![CDATA[Evet, canlarım & göçmen kuşlarım benim, bu cumartesi Ziraat Parkı'nda gerçekleşecek olan göçmen panayırında, hep beraber Bulgaristan'ın en ünlü şarkıcılarından namı değer Toni Storaro'yı dinleyeceğiz...

]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/vanya-tuncer-ali-ah-be-canim/2028/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 22:01:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ BİZİM SOSYETE ...Geliyor, geliyoor, Bursa&#39;ya Tuncer Ali geliyor...<p>Evet, canlarım &amp; göçmen kuşlarım benim, bu cumartesi Ziraat Parkı&#39;nda gerçekleşecek olan göçmen panayırında, hep beraber Bulgaristan&#39;ın en ünlü şarkıcılarından namı değer Toni Storaro&#39;yı dinleyeceğiz...</p><p>Şumnulu Tuncer Ali, geçen ay 47 yaşını doldurdu ve bütün çapkınlıklarından ötürü, hanımından özür diledi. Gönlünün sultanı ise ona alkolden vazgeçme tavsiyesinde bulundu.</p><p>Ülkesinin en sevilen sanatçıları arasında yer alan şarkıcının oğullar Fiki ve Emrah da artık babaları gibi birer başarılı çalga müzisyeni. </p><p>Başkent Sofya&#39;nın gizemli gece kulüplerinde, edindiğim bir dedikoduya göre, geçenlerde Tüncer Ali, biraz yaramazlıkları ile ünlü küçük oğlu Emrah&#39;a yarım milyon değerinde bir yeni ev almış. </p><p>Şarkıcı Valya ve Toni Storaro ikilisinin söylediği en son parça &quot; Ah, be canım!&quot; Bulgaristan&#39;da top on listelerde çoktan birinci yere konmuş durumda.</p><p>Şimdi Bursa aleminde herkes şunu çok merak ediyor; acaba şarkıcı Vanya da göçmen panayırında gerdan kıracak mı...</p><p>Serpil Şenocak</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/vanya-tuncer-ali-ah-be-canim_1694113487_HzaVfi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ah, be canım... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/vanya-tuncer-ali-ah-be-canim_1694113487_HzaVfi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Златните ни деца не трябва да се притесняват как да се приберат в къщи]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/nurgul/2024/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/nurgul/2024/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 23 Aug 2023 23:40:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Горещите сеанси на Нургюл в Баку приключиха, но нескончаемите диспути в интернет пространството продължават.</p><p>В един шарен калейдоскоп се опитахме да съберем само една малка част от десетките хиляди изразени различни и противоречиви становища.</p><p><strong>Любомир Неделчев</strong></p><p>И марсианка да нарекат Нургюн, пак няма да измие срама на управляващите България! Защото я оставиха сама да се бори и да печели известност на Родината си! За мене тя е победител, независимо кой как я нарича или определя. Браво на момичето!</p><p><strong>Guner Tahir</strong></p><p>Dimitrinka Todorova - тотално бъркаш понятията, няма такова понятие като език на родината! Има официален език, в нашия случай - българския и майчин (роден) език, на който се говори в семейството ( майката и бащата) - езика, който пръв научава малкото дете - преди да тръгне на училище. Ще ти дам пример със себе си - моята баба е родена в Турция, тя освен 1-2 думи на български не говореше друг език, освен турския; майка ми беше с начално образование - тя знаеше няколко думи повече от баба ми на български, дядо знаеше донякъде и единствен баща ми беше учител и естествено го говореше много добре. Аз в семейна среда нямам спомен да сме говорили на български език и ако някой иска да ми втълпи, че родният ми език не е турския, просто ще го погледна със състрадание заради наивността и некомпетентността му!</p><p>Отговарям така, защото ми писна цял живот да играя ролята на учител по български език и да уча българите на родния им език! Да - бях такъв до лятото на 1989 г., но оттогава не съм. Всеки, който пише в интернет пространството е добре първо да си види текста и да го коригира, ако е необходимо! Ето и отговора на въпроса : разбира се, не всички мюсюлмани са етнически турци, както и не всички християни са българи - мисля, че това трябва да е ясно на всеки завършил поне началния курс на образование. Както и не всички говорещи турски език са турци, това реципрочно се отнася и за говорещите на български език, че не всички са българи</p><p><strong>Айдън Ахмедов</strong></p><p>Dessy Stoeva, хайде не ме карай да бъда още по краен, свят ще ти се завие,че още съм травмиран от възродителния процес! Да, пак повтарям, че Нюргюл ако се казваше Нели положението щеше да бъде съвсем друго,тогава Министерството на спорта щеше да се намеси!</p><p><strong>Ивелин Желязков</strong></p><p>Живея сред малцинства и прекрасно знам какви страхове се вкарват сред хората преди избори. На тях им е писнало да бъдат употребявани. Политиците искат гласовете им, но не им решават проблемите. Личи си, че предстоят местни избори и за съжаление Нургюл ще бъде употребена и за тях.</p><p><strong>Fevzi Cheshli</strong></p><p>Тези грешни обределения ги виждаме почти всеки ден... Защото повечето хора жестоко бъркат понятията гражданство и народност (етнос). Например: като се каже &quot;българин&quot;, винаги и единствено се отнася за народност (етнически произход), а изобщо не става въпрос за гражданство. Така, че който живее и (или) роден в Бъргария се нарича български гражданин, а не българин. Защото не вкички, които са родени и живеят в България са от български произход. В случая, Нургюл е български гражданин от турски произход. И би трябваше в медиите да се споменава като &quot;българската шахматистка&quot;, &quot;българската девойка&quot;, &quot;момичето от България&quot; или &quot;нашето момиче&quot; и т.н., но не и &quot;българката&quot;... </p><p><strong>Antoaneta Djoneva</strong></p><p>Браво на Нургюл! С голямо достойнство и самообладание защити своята чест на шахматист от най-висша класа! Тя представи България сама и това е най-важното! Сега ще се снимат и приказват, но никой не може да я достигне! Браво,че имаме такива достойни младежи, които ни отсрамват пред света!</p><p><strong>Zürfeddin Hacıoğlu</strong></p><p>Ако Османската Империя имаше политика на&rdquo;ислямизиране и потурчване,&rdquo; то за 500 години в България нямаше да остане един християнин - българин, даже в Балканските страни нямаше да остане нито един християнин. Тоталитарния Живковски режим за няколко месеца смени имената на над 800 000 Турци, то Османската Империя за 500 години сигурно можеше да потурчи и ислямизира България...</p><p><strong>Iliyan Mateev</strong></p><p>Ejder Ejderoğlu Всички сме български граждани и има ли право някой да ни дели? </p><p><strong>Ejder Ejderoğlu</strong></p><p>Iliyan Mateev По конституция е така, но на практика нещата са съвсем други. 34 г. минаха и още не можете да възприемете и уважавате Турците в България, а чакате ние Турците пак да изпитваме страхопочитание, да се свиваме и да си мълчим, както преди 1989 г. на село, на тютюна и в оборите, минаха тия времена, нещата няма да се изопачават и да се налагат на ново, ето че и на Меди Демирев етническия &quot;модел&quot;не хвана дикиш. Или си Турчин или Българин, средно няма. Или си Християнин или Мюслюманин, средно няма. Обърнахте етноса и религията на джендърство...</p><p><strong>Orhan Murad</strong></p><p>Значи по-големи лицемери от тия няма! На всякъде тръбят: Българи в Албания, в Молдова, в Украйна, в Македония, в Гърция, в западните покрайнини, в Банат, в Малаазия, в Истамбул и на всякъде по света, но Турци в България не може да има. Е, как така? Ние пък не сме толкова безпаметни, за каквито ни имат и помним, какво са ни разказвали нашите претци...</p><p><strong>Ivo Zlatanov</strong></p><p>Чудесно интервю, прекрасна Нургюл, искрена и някак по детски директна! Великолепен английски между другото, а и ме жегна когато я попитаха, какво предстои за нея и тя каза, че не е сигурна и първо трябва да види как ще се прибере в къщи (цитирам по памет), златните ни деца не трябва да се притесняват как да се приберат в къщи&hellip;</p><p><strong>Фейми Яшаров</strong></p><p>Какво направи за Нургюл тази &quot;малка България&quot;! Изпратихте я сам самичка, и стигна до финал със съперничка, която е обслужвана от 20 човека персонал. За срам и позор сте...</p><p><strong> Деян Росенов Димитров</strong></p><p>Днешната Неделя -деня на Слънцето посвещавам на нашето момиче Нургюл Салимова, която пише история в света на шахмата, с която нашата малка България трябва да се гордее! И да, с такива новини искам да започвам всяка сутрин и защо никоя българска телевизия не отразява на живо партията шах за световната купа, а ни занимават с нелепи коментари на разни псевдополитици за политическата обстановка в България! Днес България е Нургюл Салимова и това е...</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/nurgul_1692824552_OR1PfW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Златните ни деца не трябва да се притесняват как да се приберат в къщи ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/nurgul_1692824552_OR1PfW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Onlara göre]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com//2023/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com//2023/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 23 Aug 2023 23:38:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sebahattin Bayar Bir avuç pomak megalomani kompleksinden muzdarip . Yok Atatürk pomakmış , yok Tarkan pomakmış , yok Naim Süleymanoğlu pomakmış , yok Бисер Киров pomakmış - adı Basri Kadirov &#39; muş v.s., v.s. Бисер Киров &#39; un babası kilise papazı . Yok pomak yemekleri en lezzizmiş , yok pomak kızları en güzelmiş ... Dolaylı yoldan bu ırkçılık ve başka milletleri değerizleştirmek , aşağılamak . Pomakların hal&acirc; %70 - i Hristiyan isimleri kullanıyorlar . Onlara göre sadece Türkiye &#39; de 15 milyon pomak mevcutmuş . İddia ettiğiniz kadar nüfusa sahipseniz devlet kurun . Dünyada toplam nüfusları 1 800 000 . Türkiye &#39; de 600 000 , Bulgaristan &#39; da 200 000 ve Yunanistan&#39; da 40 000 Kuman - Kıpçak torunları olan pomaklar var . Konuştukları dil de : ,, Day banata 1 kilogram meseta danata Сеансите на Нургюл в Баку приключиха, но нескончаемите диспути в интернет пространството продължават. В един шарен калейдоскоп се опитахме да съберем само една малка част от десетките хиляди изразени различни и противоречиви становища. Любомир Неделчев И марсианка да нарекат Нургюн, пак няма да измие срама на управляващите България! Защото я оставиха сама да се бори и да печели известност на Родината си! За мене тя е победител, независимо кой как я нарича или определя. Браво на момичето! Guner Tahir Dimitrinka Todorova - тотално бъркаш понятията, няма такова понятие като език на родината! Има официален език, в нашия случай - българския и майчин (роден) език, на който се говори в семейството ( майката и бащата) - езика, който пръв научава малкото дете - преди да тръгне на училище. Ще ти дам пример със себе си - моята баба е родена в Турция, тя освен 1-2 думи на български не говореше друг език, освен турския; майка ми беше с начално образование - тя знаеше няколко думи повече от баба ми на български, дядо знаеше донякъде и единствен баща ми беше учител и естествено го говореше много добре. Аз в семейна среда нямам спомен да сме говорили на български език и ако някой иска да ми втълпи, че родният ми език не е турския, просто ще го погледна със състрадание заради наивността и некомпетентността му! Отговарям така, защото ми писна цял живот да играя ролята на учител по български език и да уча българите на родния им език! Да - бях такъв до лятото на 1989 г., но оттогава не съм. Всеки, който пише в интернет пространството е добре първо да си види текста и да го коригира, ако е необходимо! Ето и отговора на въпроса : разбира се, не всички мюсюлмани са етнически турци, както и не всички християни са българи - мисля, че това трябва да е ясно на всеки завършил поне началния курс на образование. Както и не всички говорещи турски език са турци, това реципрочно се отнася и за говорещите на български език, че не всички са българи Айдън Ахмедов Dessy Stoeva, хайде не ме карай да бъда още по краен, свят ще ти се завие,че още съм травмиран от възродителния процес !Да, пак повтарям, че Нюргюл ако се казваше Нели положението щеше да бъде съвсем друго,тогава Министерството на спорта щеше да се намеси! Ивелин Желязков Живея сред малцинства и прекрасно знам какви страхове се вкарват сред хората преди избори. На тях им е писнало да бъдат употребявани. Политиците искат гласовете им, но не им решават проблемите. Личи си, че предстоят местни избори и за съжаление Нургюл ще бъде употребена и за тях. Fevzi Cheshli Тези грешни обределения ги виждаме почти всеки ден... Защото повечето хора жестоко бъркат понятията гражданство и народност (етнос). Например: като се каже &quot;българин&quot;, винаги и единствено се отнася за народност (етнически произход), а изобщо не става въпрос за гражданство. Така, че който живее и (или) роден в Бъргария се нарича български гражданин, а не българин. Защото не вкички, които са родени и живеят в България са от български произход. В случая, Нургюл е български гражданин от турски произход. И би трябваше в медиите да се споменава като &quot;българската шахматистка&quot;, &quot;българската девойка&quot;, &quot;момичето от България&quot; или &quot;нашето момиче&quot; и т.н., но не и &quot;българката&quot;. Antoaneta Djoneva Браво на Нургюл! С голямо достойнство и самообладание защити своята чест на шахматист от най-висша класа! Тя представи България сама и това е най-важното! Сега ще се снимат и приказват ,но никой не може да я достигне! Браво,че имаме такива достойни младежи, които ни отсрамват пред света! Zürfeddin Hacıoğlu ????????Виктория Георгиева Ако Османската империя имаше политика на&rdquo;ислямизиране и потурчване&rdquo; то за 500 години в България нямаше да остане един християнин-Българин,даже в Балканските страни нямаше да остане нито един християнин. Тоталитарния Живковски режим за няколко месеца смени имената на над 800 000 Турци, то Османската империя за 500 години сигурно можеше да потурчи и ислямизира България Iliyan Mateev Ejder Ejderoğlu Всички сме български граждани и има ли право някой да ни дели?! Yanıtla 10s Ejder Ejderoğlu Iliyan Mateev По конституция е така,но на практика...нещата са съвсем други..34г. минаха и още не можете да възприемете и уважавате турците в българия,а чакате ние турците пак да изпитваме страхопочитание и да се свиваме и да си мълчим,както преди 1989г. на село на тютюна и в оборите,минаха тия времена,нещата няма да се изопачават и да се налагат на ново,ето че и на меди демирев етническия &quot;модел&quot;не хвана дикиш..или си турчин или българин средно няма,или си християнин или мюслюмани средно няма...обърнахте етноса и религията на джендърство... Orhan Murad значи по-големи лицемери оттия няма!!! на всякъде тръбят: - българи в албания, в молдова, в украйна, в македония, в гърция, в западните покрайнини, в банат, в малаазия, в истамбул и на всякъде по света, но турци в България не може да има! е! как така!?!? ние пък не сме толкова безпаметни, за каквито ни имат и помним, какво са ни разказвали нашите претци! а някои и сме чели доста историческа литература!!! Ivo Zlatanov Чудесно интервю, прекрасна Нургюл, искрена и някак по детски директна! Великолепен английски между другото, а и ме жегна когато я попитаха, какво предстои за нея и тя каза, че не е сигурна и първо трябва да види как ще се прибере в къщи (цитирам по памет), златните ни деца не трябва да се притесняват как да се приберат в къщи&hellip; Фейми Яшаров Какво направи за Нургюл тази &quot;малка България&quot;! Изпратихте я сам самичка, и стигна до финал с съперничка, която е обслужвана от 20 човека персонал! За срам и позор сте!???? Деян Росенов Димитров 3g &middot; Днешната Неделя -деня на Слънцето посвещавам на нашето момиче Ниргюл Салимова ????????,която пише история в света на шахмата, с която нашата малка България трябва да се гордее! И да..с такива новини искам да започвам всяка сутрин и защо никоя българска телевизия не отразява на живо партията шах за световната купа,а ни занимават с нелепи коментари на разни псевдополитици за политическата обстановка в България! Днес България е Нургюл Салимова и това е!!!!! Хайдеее, след като цял ден слушахме излияния по медии и Фейсбук, че който е роден в България си е българин, че турците са &quot;българомохамедани&quot; и &quot;ислямизирани българи&quot;, че Нургюл Салимова не се е самоопределила каква е (сякаш е длъжна) - сега дойде ред следобедно да хапнем по един оригинален турски локум с ядки и шафран от родината на шафрана и локума - гр. Сафранболу, Р Турция (всъщност локума не беше ли български сладкиш, след като се яде в България) ...!?????????????</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Onlara göre ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Misyon Gazetesi: Sorguluyor, Araştırıyor, Cevaplıyor...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sorguluyorsunuz-arastiriyoruz-cevapliyoruz/1988/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sorguluyorsunuz-arastiriyoruz-cevapliyoruz/1988/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 03 May 2023 14:39:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MİSYON GAZETESİ:</p><p>SORGULUYOR, </p><p>ARAŞTIRIYOR,  </p><p>CEVAPLIYOR...</p><p>Sevgili Okuyucularımız! Son yıllarda Bulgaristan vatandaşlığı elde etmek, vize almak, pasaport çıkarmak ve vesaire durumlar gündemin ve sanal alemin baş köşesine oturmuş durumda. Bir çok kişi, bilgi edinmek için çabalıyor ve bir hayli resmi kuruma başvurmaya mecbur kalıyor.  İleride, bu yeni köşemizde bizler de okuyucumuzu, benzer konularda doyurucu bir şekilde aydınlatmaya çalışacağız. Gerektiğinde konsolosluk ve bakanlık yetkililerine başvuracağız. Bu konulara hakim tecrübeli danışmanlar angaje edip sizleri bilgilendireceğiz. Sizleri ilgilendiren bütün konuları ve sorunları rahatlıkla bizimle paylaşabilirsiniz, şikayet ve temennilerinizi de iletebilirsiniz.</p><p>İşte sosyal medyadan değerlediğimiz bazı soru ve cevaplar:</p><p>Ş. Neven </p><p>- Konsolosluktan ilk defa Bulgaristan kimliği ve pasaportu almak için aracıyla mı, yoksa kendimiz mi randevu alabililiyoruz? Eğer kendimiz randevu alabiliyorsak, bunu nasıl yapabiliyoruz?  İstenilen evrakları biliyorum: Doğum belgesi, adres kağıtı, şahitlerin kimlik fotokopisi, 3 adet fotoraf...</p><p>Güler Odabaşı</p><p>- consulatebg .eu konsolosluk sitesinden &quot;zayevlenie&quot; formunu dolduracaksınız. Forda sağ üstte pasaport ve kimlik işaretliyorsunuz. Birde başlarken Türkiye&#39;de hangi konsolosluktan işlem yapacaksanız onu seçiyorsunuz. Formu doldurmayı bitirirken çıkan uin kodunu bir yere yazın lazım oluyor. Randevu, gün ve tarih seçiyorsunuz, size mail geliyor. Randevusuz kabul edilmiyor...</p><p>( &quot;Bulgaristan Sofya Mülakat Haber Bilgi Paylaşımı&quot; grubu )</p><p>Nazire Yıldız</p><p>- Eşimin bir sorusu var. Bulgaristan kimliğinin süresi yakında doluyor, benim ise vatandaşlık için Sofya&#39;dan randevu almam gerekiyor. Ne yapmam lazım? Kırcaali&#39;de işleri yürüten takipçi vardı; ama tam bilgi vermiyor bana. Bir de geriye dönük sağlık sigortası isteniyormus...</p><p>Saniye Sütlü</p><p>- İstanbul&#39;dan randevu alıyoruz. Sofya&#39;dan başka arkadaşlardan da rica edebilirsiniz. Evet, 3 yıl için artık mecburen sağlık sigortası ödemelisiniz. Sağlık sigortasının ücreti 1000 avroya yakın. Sigorta ödeme belgesi olmadan mülakata almıyorlar...</p><p>( &quot;Saniye Sütlü Danışmanlık&quot; grubu )</p><p>Tolga Keskin</p><p>- Babam, 1950&#39;de Bulgaristan&#39;dan gelmiş, oradaki ismi Mehmet&#39;miş. Türkiye&#39; ye girerken, ismi ve doğum tarihi değiştirilmiş. Şimdi Bulgaristan vatandaşlığı almak istiyor, ne yapmamız gerekiyor. Plevne&#39;den doğum belgesi aldık; ancak doğum tarihini Türkiye&#39;de düzeltmemiz istendi. Acaba, isimde mi düzeltilecek?</p><p>Hüseyin Güzelsoylu</p><p>- Muhacir olarak, Türkiye&#39;ye gelenlerin doğum tarihlerinin düzeltilmesi için dava açmak gerekmiyor. Doğum apostilli, tercümeli doğum belgesi ile nüfus müdürlüğüne başvuru yapılarak doğum tarihinin düzeltilmesi talebinde bulunmak yeterli.</p><p>( &quot;Bulgaristan Vatandaşlığı&quot; grubu )</p><p>Turhan Karadayı</p><p>- BG vatandaşlığım var, TC plakalı aracımla Almaya&#39;ya gideceğim; fakat bir sorunum var. Bg vatandaşlığımda ismim farklı çıkıyor, kendi ismim aynı; fakat soy isimlerim uymuyor. Aracım doğal olarak TC&#39; deki soy ismime göre kayıtlı. Bugüne kadar Bulgaristan&#39;a girişlerde hiç sorun yaşamadım, isim denklik belgesi vs istenmedi; ama acaba diğer sınırlarda sorun yaşarmıyım?</p><p>Nihat Özgür</p><p>- Size net olarak şu şekilde yardımcı olmaya çalışayım, benimde ismim sizin gibi farklı, hatta tamamen farklı. Ben Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Karadağ ve Romanya gibi ülkeleri ziyaret ettim ve sınır kapılarında hiç bir sorun yaşamadım. Araç, Türkiye&#39;deki adıma kayıtlı. Yurt dışı çıkışlarımı Bulgaristan kimliğimle yaptım. Umarım sorunuza faydalı bir cevap olur.</p><p>( &quot;Bulgara git&quot; grubu )</p><p>Ersin Öztürk</p><p>- Çifte vatandaşım, sınırdan giriş çıkış yapmam gerekiyor, yürüyerek sınırı geçebilirmiyim? Arabayla geçmek istemiyorum...</p><p>Nisan Mutlu</p><p>- Kapıkule&#39;den yasak, Dereköy&#39;den geçebilirsiniz...</p><p>( &quot;Bg haber ve esintileri&quot; grubu )</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sorguluyorsunuz-arastiriyoruz-_1683114920_axWSI2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi: Sorguluyor, Araştırıyor, Cevaplıyor... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sorguluyorsunuz-arastiriyoruz-_1683114920_axWSI2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kamuoyunun Dikkatine]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kamuoyunun-dikkatine/1986/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kamuoyunun-dikkatine/1986/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 12:56:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sayın Mustafa Destici&#39;nin seviyesiz cümlelerine cevap vermeden önce bir miktar sakinleşmeyi beklemem gerektiği için sizlerden özür dilerim.</p><p>Onun seviyesinde bir cevap vermeye meşrebimiz izin vermezdi.</p><p>Hak ettiği kelimeleri onun şahsına yöneltmek ve rencide etmek istemedim.</p><p>Bizlere yakışan cahille kavga etmek değil, cahili eğitmektir.</p><p>Öncelikle hatırlatarak başlayalım:</p><p>Bizler Tito&#39;dan veya Jivkov&#39;dan değil, Evlad-ı Fatihanlar&#39;dan arta kalanlarız.</p><p>Balkan topraklarından arta kalan bizler; her insan gibi kadim kültürümüz ve tarihimizle iftihar etmekteyiz.</p><p>Erkan Bey&#39;in arta kaldığı topluluk ise inatçılıkları, adaletleri ve Anadolu&#39;ya bağlılıkları ile ünlü kadim Boşnak halkıdır.</p><p>Sayın Destici, Türk tarihi bilmediğiniz yaklaşımınızdan anlaşılıyor. Şunu öğrenmeniz gerekir: Yuso, Yusuf&#39;un kısaltılmış halidir. Yusoviç soy ismi ise Yusufoğlu anlamına gelmektedir. Bu güzel soy ismi Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin akraba gördüğü topluluklardan birine mensubiyeti işaret etmektedir.</p><p>Destici&#39;nin ifadelerinin Türklük ile bağdaştırılması ve Boşnaklara yakıştırılması kabul edilemez. Ne yazık ki, biz Evlad-ı Fatihanlar olarak bu nevi ayrıştırıcı söylemlere son yirmi yıl içerisinde bürokrat ve siyasilerden duymaya başladık. Kah &ldquo;Suyun ötesi&rdquo; dediler, kah &ldquo;Selanik dönmesi&rdquo; dediler. Bu ifadeleri kullananların kiminin kafasında fes, kiminin sırtında Diyanet cübbesi vardı. Rasim Ozan Kütahyalı&#39;nın ağzından duyduğumuz edebe ve ahlaka aykırı kelimeleri unutamamışken, Mustafa Destici de bu kervana katılmıştır.</p><p>Tüm bu ifadelerin kaynağının aynı olması bir tesadüf değildir. Ne var ki; bu ayrımcı ifadelerin arkasındaki kin nasıl oldu da gurbet çilesi çeken vatandaşlarımıza ulaştı anlayamadık.</p><p>Ekmek parası kazanmak uğruna, el kapısında gurbet çilesi çeken; Solingen&#39;de yakılan, okullarda hor görülen ve her gün İslamofobi ile yüz yüze gelen vatandaşlarımızın hangi sebeple ajan ilan edildiğini çözemedik.</p><p>&ldquo;Almanya&#39;da Türk, Türkiye&#39;de Almancı&rdquo; olarak ayrımcılığa uğrayan vatandaşlarımıza &ldquo;ajan&rdquo; yaftası yapıştıranlar, milliyetçiliğin savunucusu olamazlar.</p><p>Bu ittifak içerisinde herkesin bu çizgide olmadığına inanmak istiyoruz. Ancak bu durum, onların sessizliğine anlayış göstereceğimiz anlamına gelmiyor.</p><p>Diyor ya Alija İzzetbegoviç: &ldquo;Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.&rdquo;</p><p>Sessiz kalanları anlayamıyoruz; hele ki sessiz kalanlar arasında Boşnak siyasetçilerin yer almasını kabullenemiyoruz.</p><p>Bu konu siyaset üstü bir konudur. Aynı ittifakın içinde olup, sessiz Evlad-ı Fatihanlar&#39;a Şeyh Edebali&#39;nin sözlerini hatırlatıyoruz:</p><p>&ldquo;Cahil ile dost olma; İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez üzülürsün; Saygısızla dost olma; Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün.&rdquo;</p><p>Sevginin kazanacağı, ayrımcılıkların biteceği, ötekisi olmayan bir toplum olacağımız günler yakındır.</p><p>Söz veriyorum; Balkanlar&#39;a bahar gelecek.</p><p>Söz veriyorum: Rodoplar&#39;da; Balkan Dağları&#39;nda; Mavrovo&#39;da yeniden sümbüller açacak.</p><p>Söz veriyorum; Kimse arkada kalmayacak.</p><p>Söz veriyorum; çünkü 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu&#39;nu tanıyorum, onun bizlere sözü var:</p><p>Biz doğru duracağız, eğri belasını bulacak...</p><p>Hasan Öztürk,</p><p>Bursa CHP Milletvekili Adayı</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kamuoyunun-dikkatine_1681380592_Ew1dtL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kamuoyunun Dikkatine ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kamuoyunun-dikkatine_1681380592_Ew1dtL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Deniz Hayrula - O artık bir yıldız]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/deniz/1978/</link>
            <description><![CDATA[Bulgaristan'ın moda dünyasında öne çıkan tek Türk asıllı manken olmamasına rağmen, Deniz Hayrula, moda endüstrisinin tasarımcılarının ve popüler tivi realit programcılarının dikkatini çekmeye devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/deniz/1978/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 15 Mar 2023 01:53:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Popüler İsimler...  </p>*************Genç okuyucularımızdan gelen yoğun istek üzere, genç manken, fotomodel ve ınfluencer Deniz Hayrula&#39;yı tanıtıyoruz, kendisi Bulgaristan&#39;da çok popüler bir yıldız. Türk asıllı genç bir kız olmasına rağmen, moda, modellik ve show dünyasında artık tanınmış marka bir isim. Deniz Hayrula&#39;nın adı ilk kez, 2018 yılında katıldığı bir güzellik yarışmasından sonra parladı ve yükselişe geçti. Onu show dünyasının her alanında artık sıklıkla görebiliyoruz. Bulgaristan&#39;ın moda dünyasında öne çıkan tek Türk asıllı manken olmamasına rağmen, Deniz Hayrula, moda endüstrisinin tasarımcılarının ve popüler tivi realit programcılarının dikkatini çekmeye devam ediyor. Ünlü mankenimizi en son &quot;Bekar&quot; (Ергенът ) isimli tivi realit programında büyük ilgiyle izlemekteyiz. Reyhan Bayer ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/deniz_1678834428_siqCRr.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Deniz Hayrula - O artık bir yıldız ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/deniz_1678834428_siqCRr.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MİSYON GAZETESİ: SORGULUYOR, ARAŞTIRIYOR, CEVAPLIYOR...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/misyon-gazetesi/1958/</link>
            <description><![CDATA[Bu yeni köşemizde okuyucumuzu, benzer konularda doyurucu bir şekilde aydınlatmaya çalışacağız. Gerektiğinde konsolosluk ve bakanlık yetkililerine başvuracağız. Bu konulara hakim tecrübeli danışmanlar angaje edip sizleri bilgilendireceğiz...

Sizleri ilgilendiren bütün konuları ve sorunları rahatlıkla bizimle paylaşabilirsiniz, şikayet ve temennilerinizi de iletebilirsiniz.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/misyon-gazetesi/1958/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 08 Dec 2022 20:37:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>MİSYON GAZETESİ:</strong></p><p>SORGULUYOR,</p><p><strong>ARAŞTIRIYOR,</strong></p><p> <strong>CEVAPLIYOR...</strong></p><p><strong>Sevgili Okuyucularımız! </strong></p><p><strong>Son yıllarda Bulgaristan vatandaşlığı elde etmek, vize almak, pasaport çıkarmak ve vesaire durumlar gündemin ve sanal alemin baş köşesine oturmuş durumda. Bir çok kişi, bilgi edinmek için çabalıyor ve bir hayli resmi kuruma başvurmaya mecbur kalıyor. </strong></p><p><strong>İleride, bu yeni köşemizde okuyucumuzu, benzer konularda doyurucu bir şekilde aydınlatmaya çalışacağız. Gerektiğinde konsolosluk ve bakanlık yetkililerine başvuracağız. Bu konulara hakim tecrübeli danışmanlar angaje edip sizleri bilgilendireceğiz. </strong></p><p><strong>Sizleri ilgilendiren bütün konuları ve sorunları rahatlıkla bizimle paylaşabilirsiniz, şikayet ve temennilerinizi de iletebilirsiniz. </strong></p><p><strong>İşte sosyal medyadan değerlediğimiz bazı soru ve cevaplar:</strong></p><p><strong>- 2.</strong></p><p><strong>Samet Yıldız</strong></p><p><strong>- Mülakatlar için sistem ne zaman açılır? Bilgisi olan var mı?</strong></p><p><strong>Serkan Göçer</strong></p><p><strong>- Sürekli sistemi takip etmelisiniz, biz de beklemedeyiz.</strong></p><p><strong>Sevdiye Cesur </strong></p><p><strong>- Bulgaristan oturum kartım var, Türkiye&#39;deki pasaportumu yeniledim. Konsolosluğa veya başka bir yere bildirmek gerekiyor mu?</strong></p><p><strong>Ali Yıldırım </strong></p><p><strong>- Hiç bir yere bildirmenize gerek yok. Oturum kartınızı ve Türkiye pasaportunuzu gösterip sınırdan geçebilirsiniz.</strong></p><p><strong>Beyza Nur Uzun</strong></p><p><strong>- Dedem vefat etti, 1937 yılında Türkiye&#39;ye göç etmiş. Tahmini Bulgaristan vatandaşlığı ne kadar zamanda alınır? Bulgaristan vatandaşlığı alınca, Türk vatandaşlığından vazgeçiliyor mu, ya da çifte vatandaş mı olunuyor?</strong></p><p><strong>Tamer Aksoy </strong></p><p><strong>- 1948,1949 ve 1950 yılının Kasım ayına kadar gelenler ancak vatandaş oluyor. Boşuna paranızı harcamayınız... </strong></p><p><strong>Nevzat Çavuşoğlu </strong></p><p><strong>- Dedeniz,1937 yılında nereden Türkiye&#39;ye göç etmiş? Eğer, Romanya topraklarından göç etmişse, 3. kuşak olabiliyor. Bulgaristan için zor...</strong></p><p><strong>Selahiddin Osman </strong></p><p><strong>- Oturum izni ile 3 yıldır Bulgaristan&#39;da kalıyorum. Yeşil pasaportumun süresi dolmak üzere, Türkiye&#39;de yeni pasaportlar, ancak 3 ayda çıkıyormuş, ama bu kadar süre işim gereği, Türkiye&#39;de beklemem mümkün değil. Bu nedenle Burgaz Konsolosluğu&#39;ndan çıkartsam olur mu? Ne yapmalıyım, hangi evrakları hazırlamam gerekiyor? Bilgisi olanlar yardımcı olabilir mi?</strong></p><p><strong>Aslı Tok </strong></p><p><strong>- Geçen yaz çip krizi vardı, o yüzden gecikiyordu, şimdi düzeldi. Yeni pasaportunuz bir haftada çıkar.</strong></p><p><strong>Rügzan Semerci </strong></p><p><strong>- Türkiye&#39;de yeşil pasaportun suresi dolduğunda, yenisi için muraacaattan 1 hafta sonra yenisi kargoyla adrese geliyor. Konsoloslukta yenileme çok daha uzun surede olur.</strong></p><p><strong>Yılmaz Etem Efe </strong></p><p><strong>- Türkiye&#39;ye gidip gelmeye uğraşmayınız, oradaki konsolosluğa başvurunuz ve 15 günde yeni pasaportunu alırsınız...</strong><br /> </p><p><strong>Berkay Şener </strong></p><p><strong>- Babamın dedesi, şu an Bulgaristan toprağı olan Dobriç, Kableshkovo ( Paşaballı ) köyünde, 1895 yılında doğma. 1937 yılında Çorlu&#39;ya göç etmiş. Elimde sadece dedemin tabiiyet beyannamesi var. Romanya vatandaşlığı başvurusu için nasıl bir yol izlemeliyim?</strong></p><p><strong>Halit Cinar </strong></p><p><strong>- Dedeniz, Romanya dönemi doğdu ise onun doğum belgesini, ya da dedenizin babasının askerlik veya evlilik belgesini arayabilirsiniz. Dedenizin babası üçüncü kuşak olduğu için biraz durum sıkıntılı. </strong></p><p><strong>Melda Karacam Duman </strong></p><p><strong>- Romanya gruplarına üye olup, dosyalar bölümünde yeni başlayanlar için anlatımlar var...</strong></p><strong>Yeni bir soru - cevap sayfamızda cevabını arayacağımız Sizden gelen bazı sorular:</strong><br /> <p><strong>Şefika Kılıç</strong></p><p><strong>- Ben, 1968 yılında turist olarak geldim; ama çifte vatandaş olamadım. Müracaat etik, aracı firmalar paramı aldılar; fakat mülakattan sonra dosyam yok oldu...</strong></p><p><strong>Aydin Mehmetoğlu</strong></p><p><strong>- Ben de bir şey sormak istiyorum. Eşi sadece Türk vatandaşı olanların eşleri neden eşi Bulgaristan vatandaşiyken vatandaş olamıyorlar? Bir de bununla ilgili bir araştırma yapın ve bizi bilgilendirin...</strong></p><p><strong>Hikmet Zafer</strong></p><p><strong>1951 yılı göçmenleri vatandaşlık alıyorlar,1968 yılında gelenler ise alamıyormuş diye şikayetler var. Doğrusu nedir, bilgilendirilsek memnun olurum...</strong></p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/misyon-gazetesi_1670525227_3EdWhB.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MİSYON GAZETESİ: SORGULUYOR, ARAŞTIRIYOR, CEVAPLIYOR... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/misyon-gazetesi_1670525227_3EdWhB.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kabri, bayrak hak ediyor...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/kabri-bayrak-hak-ediyor/1943/</link>
            <description><![CDATA[* Nuri Turgut Adalı'nın ömrünü harcadığı değerler, demokrasi mücadelesi ve Türklük sevdasıdır. Dolayısıyla, kabri iki bayrağı hak ediyor. Sol tarafa Bulgaristan, sağ tarafa Türkiye Cumhuriyeti bayrağı... * En önde gelen kahramanımıza, bu saygıyı ve vefayı neden göstermiyoruz? "Aman, başkaları ne der!" kopleksimiz, şimdiye kadar bize ne kazandırdı?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/kabri-bayrak-hak-ediyor/1943/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 03 Aug 2022 17:33:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Biraz uzun bir yazı olacak; ama meramımı tam olarak anlatmam lazım.</strong><strong>Nuri Turgut Adalı kimdir? Ne yapmıştır? Kalkıp da bunu uzun uzadıya anlatacak değilim.</strong><strong>Özetle, ülkesi Bulgaristan&#39;da demokrasi olsun, mensubu olduğu Türk azınlığı da bu demokrasiden nasibini alsın ve haklarına kavuşsun dediği için, ömrünün üçte birini haksız hukuksuz yere, Bulgaristan zindanlarında tutsak olarak geçirmiş bir kahramandır kendisi...</strong><strong>Her sene, 5 Ağustos&#39;ta, Bulgaristan&#39;daki Türk azınlığı temsilcileri ve Türkiye&#39;den giden göçmenler tarafından, kabri başında anılmakta; adına ve şanına yakışan, Türkiye&#39;nin çeşitli bölgelerinde de anma töreleri yapılmaktadır.</strong><strong>Bal-Göç yönetimindeyken, benim önerim ve yönetim kurulunun kabulüyle, ağustos ayının ilk haftasını &quot;Balkanlar&#39;da milli değerler uğruna mücadele eden kahramanları ve Nuri Turgut Adalı&#39;yı anma haftası&quot; olarak anmaya başlamıştık.</strong><strong>İlk yıllarda, çocukların spor müsabakalarıyla ve katkılarıyla çok geniş etkinlikler yapılmıştı. Malüm pandemi döneminde, bu anma olayı tekrar ve mecburen Görükle&#39;deki anıta bir çelenk konma düzeyine indirgenmişti. Görükle&#39;deki anıtın açılışına ön ayak olan; o vefalı insanları da biliyor ve unutmuyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar!</strong><strong> Bizim vefa duygusunu canlı tutmamız, bahsettiğim anma haftası etkinliklerini, belki de, ülke çapında yaygınlaştırmamız gerekir.</strong><strong>Lakin, konu o değil. Bugüne kadar yıllardır Nuri Turgut Adalı&#39;nın kabri başında anma törenleri yapılıyor. </strong><strong>Bu kahramanımızın ömrünü harcadığı değerler, demokrasi mücadelesi ve Türklük sevdasıdır. </strong><strong>Dolayısıyla, kabri iki bayrağı hak ediyor.</strong><strong>Sol tarafa Bulgaristan, sağ tarafa Türkiye Cumhuriyeti bayrağı...</strong><strong>Her Türk kahramanın kabri al bayrağımızı hak eder!</strong><strong>Anma günlerinde bari, Nuri Turgut Adalı&#39;nın kabri, bayrağımızın gölgesine kavuşması, aslında onun ruhunu nasıl bahtiyar edecektir... </strong><strong>En önde gelen kahramanımıza, bu saygıyı ve vefayı neden göstermiyoruz?</strong><strong>&quot;Aman, başkaları ne der!&quot; kopleksimiz, şimdiye kadar bize ne kazandırdı?</strong><strong>Milli kahramanımız Nuri Turgut Adalı, bu iki bayrağı kesinlikle hak ediyor...</strong><strong>Erdinç KAHRAMAN</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/kabri-bayrak-hak-ediyor_1659537367_8KfJIb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kabri, bayrak hak ediyor... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/kabri-bayrak-hak-ediyor_1659537367_8KfJIb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Flaş Haber:     BAL-GÖÇ Kongresi, bu Pazar ( 3 Temmuz 2022 ) saat 11.00'de yapılacak]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/flas-haber-bal-goc-kongresi-bu-pazar-3-temmuz-2022-saat-11-00-de-yapilacak/1935/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/flas-haber-bal-goc-kongresi-bu-pazar-3-temmuz-2022-saat-11-00-de-yapilacak/1935/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 01 Jul 2022 12:36:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Flaş Haber</strong><strong>___________ </strong><strong>                                                             KARAR </strong><strong>Kayyım heyetine yapılan itirazlar, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2022/20 Esas sayılı kararı gereğince reddedilmiştir. </strong><strong>Bursa BAL-GÖÇ Genel Merkez, 19. Olağanüstü Genel Kurul tarihi; daha öce başkan adayları ile yazılı ve imzalı yapılan görüşmeler neticesinde, 03 Temmuz 2022 Pazar günü olarak belirlenmiştir. </strong><strong>Tüm hazırlıklar yapılarak, genel kurul salonu tutulmuş, yaka kartları hazırlanmış, tüm üyelere 03 Temmuz 2022 tarihi duyurulmuştur. </strong><strong>Yeni mağduriyetler yaratmamak adına, tarafsızlığı mahkemece tescillenmiş kayyımlar tarafından genel kurulun aynı yer ve saatte yapılmasına karar verilmiştir. </strong><strong>Bursa BAL-GÖÇ Genel Merkez 19. Olağanüstü Genel Kurulu, 03 Temmuz 2022 Pazar günü; saat 11.00&#39;de Yıldırım Belediyesi Yunus Emre Spor Kompleksi&#39;nde yapılacaktır. </strong><strong>                                        BAL-GÖÇ Kayyım Heyeti</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/flas-haber-bal-goc-kongresi-bu_1656668373_ea5gsI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Flaş Haber:     BAL-GÖÇ Kongresi, bu Pazar ( 3 Temmuz 2022 ) saat 11.00'de yapılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/flas-haber-bal-goc-kongresi-bu_1656668373_ea5gsI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ve bizim yerimiz burası dedik!]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/leyla/1921/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/leyla/1921/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sat, 28 May 2022 00:18:36 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaşasın &quot;Zorunlu Göç&quot;! Bugün yıldönümü - 27.05.1989. Hayatımızın dönüm noktası!</p><p>Madem ki, burayı beğenmiyorsunuz, gidin orasını görün, isterseniz kalın, istemiyorsanız, buyurun, geri dönün! Ve bu Anavatan zırvalarına artık bir son verin denmişti o gün&hellip;</p><p>Gece gündüz resim çektirmek ve pasaport çıkartmak için banklarda bekledik, uyuduk, uyandık ve o çok arzu edilen kırmızı pasaportlara kavuştuk.</p><p>Hiç tereddüt etmeden, yok pahasına bütün ev eşyamızı sattık; eski püskü otomobillere yepyeni otomobillerimizi takas ettik; çarptık kapıları ve arkamıza hiç bakmadan bile yollara düştük.</p><p>Bu yolculuk, bizim için hayatımızın kaçınılmaz fırsatıydı!</p><p>Annelerimizin bizleri küçükken uyuturken söylediği sözler gerçek oluyordu:</p><p>&quot;Bir gün mutlaka ana vatanımız Türkiye&#39;ye gideceğiz!&rdquo;</p><p>Ve gittik! Her şeyi göze alarak uzun bir yolculuğa koyulduk.</p><p>Ana vatana dört elle sarıldık, o da bizi sardı sarmaladı ve sahip çıktı.</p><p>Yıllarca görmediğimiz akrabalarımıza, anne baba, kardeşlerimize ve Anadolulu soydaşlarımıza kavuştuk.</p><p>Bundan daha büyük bir mutluluk olabilir mi?</p><p>İyi ki, oldu! İyi ki, göç ettik!</p><p>İyi ki ,çocuklarımızı Bulgara daha ziyade ezdirmedik ve ikinci sınıf vatandaş olarak kabul edilmedikleri ana vatanımızda yetiştirdik...</p><p>İyi ki, trenden iner inmez toprağı ve bayrağı öptük!</p><p>Ve bizim yerimiz burası dedik!</p><p>Burası!</p><p>Leyla ÖNER</p><p>Fotoğraf: Süleyman AKMAN</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/leyla_1653686616_KnVe1A.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ve bizim yerimiz burası dedik! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/leyla_1653686616_KnVe1A.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Toplum önünde; sorumluluk duyguları yok.]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/toplum-onunde-sorumluluk-duygulari-yok/1917/</link>
            <description><![CDATA[* Törenlerde ve etkinliklerde; boş ve çarpıcı sözlerle halkın zamanını tüketerek güncel hayatını sömürüyorlar ve sonra da kendi rahatlarına bakıyorlar. * Türk azınlığın, dil ve kültürünün gelişiminle ilgili söz ettiklerini hiç duydunuz mu? * Aslında bu konulara şimdiye dek çözüm bulunabilirdi, ama bulmuyorlar işte; çünkü T. Jivkov rejiminin asimilasyon politikasının devamcısı ve hizmetçisidirler...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/toplum-onunde-sorumluluk-duygulari-yok/1917/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 26 May 2022 19:57:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bugün yayımladığınız &quot;Karadayı&#39;ya mektup&quot; yazınızı dikkatlice okudum.</p><p>Yazının müelifi Eşref Rodoplu,dertli mi dertli; fakat Mustafa Karadayı&#39;nın böyle bir derdi yok.</p><p>Yalnız onun mu derdi yok? Hayır!</p><p>Bütün HÖH (DPS) Merkez Kurulu üyelerin de, milletvekillerinin de böyle bir dertleri yok, kimsenin umurunda bile değil.</p><p>Onlar için kendi çıkarları daha önemli. Törenlerde ve etkinliklerde; boş ve çarpıcı sözlerle halkın zamanını tüketerek güncel hayatını sömürüyorlar ve sonra da kendi rahatlarına bakıyorlar.</p><p>Türk azınlığın, dil ve kültürünün gelişiminle ilgili söz ettiklerini hiç duydunuz mu?</p><p>Duyamazsınız!  Çünkü, bu elimizden alınmış haklarımızın geri iadesi için yılmadan mücadele etmek gerekir.</p><p>Bu sorun, halledilene dek toplumun gündeminden asla düşmemelidir. Sürekli devlet organlarının (Meclisin, Cumhurbaşkanlığının, Bakanlar Kurulunun vb.); radyo, televizyon ve gazetelerin gündeminde olmalı.</p><p>Avrupa Birliği ülkelerinde bu sorunla ilgili araştırmalar yapılmalı.</p><p>Gerekirse AB Parlamentosu meşgul edilmeli; oradaki milletvekillerimiz bu sorunu gündemde tutmalı. </p><p>Aslında bu konulara şimdiye dek çözüm bulunabilirdi, ama bulmuyorlar işte; çünkü T. Jivkov rejiminin asimilasyon politikasının devamcısı ve hizmetçisidirler...</p><p>Çünkü onları seçen toplum önünde; sorumluluk duyguları yok.</p><p>Maalesef!</p><p>Mehmed BEYTULLAH,</p><p>Eski Milletvekili</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/toplum-onunde-sorumluluk-duygu_1653584232_hupT4A.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Toplum önünde; sorumluluk duyguları yok. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/toplum-onunde-sorumluluk-duygu_1653584232_hupT4A.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bal-Göç, hepimizin derneğidir]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bal-goc-hepimizin-dernegidir/1902/</link>
            <description><![CDATA[* Bal-Göç tüzüğünde, genel kurul toplantısından 15 gün önce üyelikleri kabul edilen ve aidatlarını yatıran tüm üyelerin, genel kurul toplantısına katılıp oy kullanabilecekleri belirtilmiştir.* Divan Başkanı Sayın Sabri Mutlu’yu dik duruşundan, verdiği doğru ve hakkaniyetli karardan dolayı kutluyor, kendisi ile aynı fikirde olduğumu belirtiyorum. * 13 Mart Pazar günü yapılan genel kurulda yaşananlar, Veli Öztürk’ ün Kayyum tayini istemekte ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bal-goc-hepimizin-dernegidir/1902/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 14 Mar 2022 22:50:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Sevgili Dostlarım!Son dönemde Bal-Göç Derneği&#39;mizde yaşananlardan büyük bir üzüntü duyduğumu belirtir, kişisel fikrimi hem bir hukukçu, hem de yıllarca canla başla çalıştığım derneğimizin eski bir başkanı olarak sizlerle paylaşmayı borç bilirim.Kamu yararına çalışan dernek statüsündeki, Türkiye&#39;nin en büyük sivil toplum örgütü olan Bal-Göç tüzüğünde, genel kurul toplantısından 15 gün önce üyelikleri kabul edilen ve aidatlarını yatıran tüm üyelerin, genel kurul toplantısına katılıp oy kullanabilecekleri belirtilmiştir.Bu dönemde de, yasal süreç esnasında üyelikleri kabul edilen ve aidatlarını yatıranların isimleri hazirun listesine yazılmış ve üyelikleri e-devlet sitesinde yayınlanmıştır. Üyelikleri kabul edilmiş, aidatlarını yatırmış ve 13 Mart Pazar günü, kara kışa rağmen, seçim merkezine gelen üyelerin oy kullanmaları en doğal haklarıdır.Ayrıca, bu kişilerin oy kullanabilecekleri bizzat dernek başkanı tarafından da duyurulmuştur. Yasal süreçte yasalara uygun olarak üyelikleri kabul edilen üyeler genel kurul toplantısına girişte hazirun listesine imzalarını atmış ve kendilerine üye kimlik kartı verilmiştir.Ancak, son dakika divan heyetine sunulan bir önerge ile, bahsi geçen 640 üyenin, usulsüz olarak üye kayıtlarının yapıldığı gerekçesiyle oy kullanıp kullanmayacaklarının oylanması istenmiştir.Divan Başkanı Sayın Sabri Mutlu&#39;nun hazirun listesinde isimleri bulunan, kimlikleri çıkarılan, imzaları alınan, ayrıca üye oldukları e-devlet sitesinde de görülen, bu üyelerin oy kullanma hakkı olduğunu, oy kullanıp kullanamayacaklarının genel kurulda oylanmaya sunulmasının hukuken mümkün olmadığını söylemesi ve önergeyi oya sunmaması üzerine divan heyetinden bir üyenin görevden istifa etmiş ve genel kurul toplantısı yapılamamış, toplantı maalesef ertelenmiştir.Divan Başkanı Sayın Sabri Mutlu&#39;yu dik duruşundan, verdiği doğru ve hakkaniyetli karardan dolayı kutluyor, kendisi ile aynı fikirde olduğumu belirtiyorum.Olayların iç yüzü şudur:Dernek tüzüğüne göre, Bal-Göç Derneği&#39;nin Genel Kurul Toplantısı&#39;nın 2021 yılı Aralık ayı sonuna kadar yapılması zorunludur. (tüzüğünde belirtilen sürede genel kurul toplantısı yapılması tüm dernekler için bağlayıcı bir kanuni zorunluluk olup, yapılmaması halinde cezai ve hukuki sorumluluğu vardır).Aralık ayı içinde yapılması zorunlu olan 18. Olağan Genel Kurul toplantısının yapılması için Genel Başkan Veli Öztürk, tüm yönetim kurulu üyelerine defalarca çağrıda bulunmasına, karar alma yeter sayısının bulunmasına rağmen, bazı muhalif yönetim kurulu üyeleri kararı imzalamaktan imtina etmişlerdir.Dernek tüzüğü ve yasalar bu konuda nettir, dernek tarafından genel kurul toplantı günü belirlenemezse, derneğe idari para cezası kesilir, arka arkaya iki genel kurul toplantısının yapılmaması halinde de derneğin kapatılmasına karar verilir.Derneğe idari para cezasının kesilmemesi ve derneğin kapatılmasının önlenmesi için Genel Başkan Veli Öztürk, yapılması gerekeni yapmış ve genel kurul toplantısının yapılması için yargı yoluna başvurarak Kayyum tayini istemiştir.Başkan Veli Öztürk&#39;ün Kayyum tayini için yargıya başvurması üzerine, genel kurul toplantısı yapılmasına karşı çıkan aynı muhalif yönetim kurulu üyeleri, bir gecede çoğunluğu sağlayarak Veli Öztürk&#39;ü görevden almışlardır.13 Mart Pazar günü yapılan genel kurulda yaşananlar, Veli Öztürk&#39; ün Kayyum tayini istemekte ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.Pazar günkü genel kurul toplantısı maalesef bu nedenlerle ertelenmiştir. Bir kez ertelenen genel kurul toplantısının hukuken bir daha ertelenemeyeceği ve bunun hukuki ve cezai sonuçlarının olacağı bilinmelidir.Derneğin sadece küçülmesi değil kapanmasına dek gidebilecek bir sürece göz göre göre izin verenleri, çanak tutanları kınıyor, en büyük zenginliğinin dürüstlük olduğuna inanan bir ağabeyimiz olarak, 65 yıllık arkadaşım ve derneğe en çok zaman ve emek vermiş başkanlardan biri olan Veli Öztürk&#39; ün dürüstlüğünden emin olduğumu belirtiyor, emeklerine büyük vefasızlık yapıldığını düşünüyorum.Haksız yere görevden alınmasının, dernek giriş kapısının anahtarını değiştirip, resminin duvardan indirilmesinin çok büyük bir ayıp olduğunu düşünüyorum.Veli Başkan, başkanlığı sürecinde her gün bizzat dernekte bulunarak göçmenlerin dertlerini dinlemiş, sorunlarına çözüm yolları aramıştır.Ülkemize gelen 38.000&#39;e yakın göçmen kardeşimize borçlanarak emekli maaşı bağlanmasında, 42.000&#39;in üzerindeki kardeşlerimizin Bulgaristan&#39;da almakta oldukları maaşlarını Türkiye&#39;de alabilmeleri için iki ülke heyetler arasındaki çalışmalara bizzat katılarak, konunun çözümünde büyük bir katkısı olmuştur.Bu nedenlerle, kendisine teşekkür edilmesi gerekirken görevden alınması büyük bir vefasızlık örneğidir.Şunu unutmayalım ki, gerçeklerin, geç de olsa gün yüzüne çıkma gibi bir huyu vardır. Gün gelir, Veli Öztürk &lsquo;den özür dilenir...Veli Başkan, affeder etmez bilemem; ama olan toplum ve devlet nezdinde Bal-Göç derneğinin itibarına olur... Şunu da belirtmek isterim ki, Bal-Göç Derneği kimsenin güdümünde, velayeti ve vesayeti altında olacak bir dernek değildir.Bal-Göç, hepimizin derneğidir.Bu nedenlerle, ertelenen ve günü belirlenecek genel kurul toplantısına tüm üyelerimizin katılmalarını önemle rica ediyorum.Son cümle olarak, demokratik bir ortamda yapılacak seçimde her üç adayımıza da başarılar diliyorum!Av. Hasan Altınsoy,Bal-Göç Derneği Eski Başkanı ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bal-goc-hepimizin-dernegidir_1647287680_FBA34O.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bal-Göç, hepimizin derneğidir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bal-goc-hepimizin-dernegidir_1647287680_FBA34O.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Arkamızda lambaların ışığını kıstık da geldik...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/arkamizda-lambalarin-isigini-kistik-da-biraktik/1891/</link>
            <description><![CDATA[* Alnı ak, vicdanı pak ve çelik ruhlu aksakallılar ilk kez bir kürsüye çıkıp özgürce nutuk atıyorlardı. Tarihimizde bu en büyük ve heyecan dolu mitinglerden Bulgar medyasının hiç biri bahsetmeyecekti.* Her birimiz aynı ateşte bir kıvılcım, aynı davada bir er veya çavuştu. Bu toprakların daha önce görmediği bir paşa veya bir generaldi. * Biz Bulgaristan’a, memleketimize, vatanımıza “Elveda Rumeli” demedik. ]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/arkamizda-lambalarin-isigini-kistik-da-biraktik/1891/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 28 Dec 2021 01:52:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Şehitlerimizi anma etkinliğine ilk gittiğimde 24 yaşındaydım. Beş arkadaşdık, Sütkesiği&#39;ne varmadan önce,arabamızı bir tütün tarlası kenarına park etmiştik.Araçlar yolları tıkamış, otobüslere de geçit yoktu, binlerce kişi dolmuştu köy meydanına ve etrafta kuş uçmuyordu. İstanbul, Bursa, İzmir ve İzmit&#39;ten gelen otobüslerin plakalarını görüyorduk. Bütün Eğiridere, Cebel, Mestanlı ve Kırcaali buradaydı.Akabinde Killi&#39;de tertiplenen büyük mitingteki konuşmacıların her biri adeta bir kırmızı bayraktı. Partiden kimsenin konuşmasına hiç gerek yoktu...Prangalarını kırıp hapisten yeni çıkmış, kolunu ve bacağını direniş yollarında kaybetmiş, gözleri görmez olmuş; ama alnı ak, vicdanı pak ve çelik ruhlu aksakallılar ilk kez bir kürsüye çıkıp özgürce nutuk atıyorlardı. Tarihimizde bu en büyük ve heyecan dolu mitinglerden Bulgar medyasının hiç biri bahsetmeyecekti; çünkü davamız unutturulmak isteniyordu...Türk isimlerimizi, ana dilimizi ve güzel dinimizi geri alma davası ateşini yakan kanaat önderlerimiz, gazilerimiz, siyasi mahkumlarımız, babalarımız ve asla bileği bükülmeyen gençlerimiz ateşli ve hararetli konuşuyorlardı.Herkes kendisini anlatıyordu, her birimiz aynı ateşte bir kıvılcım, aynı davada bir er veya çavuştu. Bu toprakların daha önce görmediği bir paşa veya bir generaldi. Halbuki halk kürsüsünde söz alanların hiç biri devrim teorilerini bilmiyordu...Kürsüye çıkanlardan Mehmet Hüseyin, en son şehidimizi böyle anlatmıştı:&ldquo;Kardeşlerim, çoğumuz evlerimizi ve toprağımızı parasız pulsuz bırakıp, sırtımıza yüklendiğimiz pala pırtımızla zorunlu göç kervanlarına koyulduk.O kargaşalı günlerin birinde, bizim köyde bir evde 40 dolayında küçük çocuk sünnet ettirildi. Sünnetçi Bulgar asıllı bir uzmandı; ama  iş sağlık ocağı görevlisi felşer Salimehmet Şevket&#39;in üstüne kaldı.Çapraz sorguya çekildi, yeni sünnet raporları yazması istendi. Ertesi sabah, kendisini arayan resmi yetkililer yine köyümüze damladı. Salimehmet, eşine &ldquo;Ben çok sıkıntıdayım!&rdquo; diye itiraf edip sabah erkenden evden ayrılmıştı...Evden işe diye çıktı, çıkış o çıkış ve bir daha geri dönmedi. Annesi Nevriye bacı ve eşi Hüsnüye kuşkulandılar. Köy halkını ayağa kaldırdılar; ancak ikindi üstü, yakındaki baraj kıyısında önce ayakkabıları, sonra da bulanık sularda şişmiş cesedi bulundu. Ardından anası, eşi ve biri beş, diğeri iki yaşında çocuğu öksüzler kaldılar...&quot;Feldşer Salimehmet Şevket&#39;i de soykırım şehitleri listesine yazın diyordu konuşmacı&hellip;Şimdi zamanlar değişti. Halkımız &ldquo;doğru ağaç çatlamaz&rdquo; dese de, yüzlerce şehidimizin kanından, yüz binlerce göçmenin çilesinden, bir asırdır devam eden faşist ve komünist Türk düşmanlığından yeniden doğan özgür Türk kimliğimiz  ve ruhumuz, her ne kadar bugün parçalanmış gibi görünse de, çok yakında yeniden güçlenecektir.Şehitlerimizi anma törenleri hiçbir partinin tekeli olamaz, hele hele halkımızın öz davasına ihanet edenlerin ise hiç olamaz. Hiç kimse bu tekeli alamaz, sadece halkına ve hakka hizmet edenler buna layık görülür.İlk yıllardaki anma merasimlerine katılanlarda &ldquo;Bizi hep öldürdüler; ama hiç ölmedik!&ldquo; ruhu vardı. Türk ruhu dolaşıyordu kan damarlarında...Evet, bizler Türklüğümüzü savunduk, memleket toprağımızı hep sevdik; ama her zaman düşman yerine koyulduk. Benliğimizi ve kimliğimizi savunduk, terörist muamelesi gördük. Evimiz, toprağımız elimizden alındı. Dost bildiğimiz birçok kişinin ihanetini gördük.Bugün de karşımıza dikilmişler, ana dilimizde konuşmadıkları yetmezmiş gibi, bir de yabancı müziğiyle kafamızı şişiriyorlar. Ecdadımız Osmanlının düşmanlarının namına adanmış şiirleri mecburen bizim yavrularımıza ezbere okutuyorlar. Bu tür hainlerin asla bizi temsil etmeye bir  hakkı yoktur...Son seçimlerde parlamentoya, Türkiye&#39;den giden göçmen oyları sayesinde 9 milletvekili çıkardık; ama bu vekillerden pek bir şey beklemiyoruz; çünkü başkasına uşaklık edenden bir şey beklenmediğini biz iyi biliyoruz.Bizler bunu gelecekte yeni bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki ilk seçimlerde artık göçmen oyları sadece göçmen adaylara gitmeli. Göçmen camiasını en iyi şekilde bizim kendi seçtiğimiz adaylar temsil edebilir.Yaşasaydı, şehit kızımız Türkan bugün 37 yaşında olacaktı. Bizler,o gün bu gün hep yerimizde saydık. Hatta daha da gerilemekteyiz.Anma törenlerine gelen 50 binlik ordu nerede? Gerçekleri anlayanlar, hayal kırıklığına uğrayınca geri çekiliyor. Katiller, yakamızı bugün de bırakmadı...Komünist rejim zulmünden 1989 yılında kurtulduk dedikten sonra, tarih sayfasında yeni bölümleri yazması için kalemi Bulgarlara ve Türk asıllı hainlere mi teslim edeceğiz?Yok arkadaş, o günler bir daha geriye dönmeyecek. Bunu herkes çok iyi bilmelidir, artık hakkın yanında olanlar kazanacaktır.Yeri gelmişken şunu önemle vurgulamak istiyorum. Biz Bulgaristan&#39;a, memleketimize, vatanımıza &ldquo;Elveda Rumeli&rdquo; demedik. Bazı Türk asıllı yazar ve yarım kafalı film yapımcılarının küçük oyunlarına pek takılmayınız.Biz vatanımızı terk etmek zorunda kaldık, fakat yola koyulurken arkamızda bıraktığımız köy evlerimizdeki lambaların ışığını kıstık da geldik ve doğup büyüdüğümüz topraklardan asla vazgeçmedik...Rafet MURAD ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/arkamizda-lambalarin-isigini-k_1640648727_oZ0dtD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Arkamızda lambaların ışığını kıstık da geldik... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/arkamizda-lambalarin-isigini-k_1640648727_oZ0dtD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Biz neden Peevski'yi milletvekili seçtik]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/biz-neden-peevski-yi-milletvekili-sectik/1877/</link>
            <description><![CDATA[* Oligark ve yasadışı işlere karışmış olan, HÖH içindeki milletvekili Delyan Peevski miydi? Evet! * Türkiye'den bizim gönderdiğimiz oylarla milletvekili seçildi. Şimdi vicdanımız çok rahat mı? * Lütfen, kimse kendini daha fazla kandırmasın...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/biz-neden-peevski-yi-milletvekili-sectik/1877/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sat, 04 Dec 2021 20:06:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Şimdi anladık mı?Bulgaristan&#39;daki seçim sisteminin ahlaksız, iğrenç ve bizi kendi kendimize anamıza küfür ettirmek kadar insanlık dışı olduğunu...Ramazan Hocam, bunu da nereden çıkarıyorsunuz, diyeceksiniz.Şimdi beni iyi okuyun.Biz bir taraftan çalışmalarından memnun olmadığımız HÖH&#39;e, başka Türk partisi yok diyerek, belki de akılları başına gelir diyerek, Türkiye&#39;de kendimizi yırtarak oy kullanıyoruz ve böylece HÖH&#39;ün oyları artıyor.Demokrasilerde milletvekili seçimi, ikametin, adresin ve evinin bulunduğu ilde seni başkentteki Halk Meclisi&#39;nde temsil edecek, hükümette veya muhalefette, mecliste seçildiği bölge halkının sesi olarak, sorunlarını ve ihtiyaçlarını dile getirerek çözüm isteyecek, değil mi? Evet, gerçek demokrasilerde böyle olması gerekir...Şimdi sakin olun, heyecanlanmayın ve iyi okuyun.Biz, Türkiye&#39;mize çoktan kavuştuk. Ana vatanımız bağrımıza bastı. Türkiye&#39;mizin varlığına ve bütünlüğüne dokunan bütün düşmanlarına karşı devletimizle birlik olduk. Seve seve gençlerimizi vatan bekçisi olarak asker gönderdik. Bir çok göçmen yavrusu ana vatan topraklarını savunurken şehit düştü.Yine aynı bu şanlı vatan için sayısız öz kardeşimiz, hayatın bir çok farklı alanında büyük başarılara ulaştı ve Türkiye&#39;mizin dünya çapında şan şöhretini, onurunu ve gururunu duyurdu...Devletimizin istihbarat birimlerinin tespit ettiği yurtdışı bağlantılı mafya takımı, PKK terör örgütüne kaçak sigara ticaretiyle para ve silah desteği yapmış. Vaktinde, bu acı gereçekleri medyadan hepimiz öğrenmiş olduk.Bütün bu olumsuz ve yasadışı gelişmeler sonucunda, HÖH&#39;ün lider kadrosundan bazı yöneticilere Türkiye&#39;ye girme ve ticaret yasağı getirilmişti. Doğru mu? Evet, hiç tartışmasız kanıtlarla doğru. Sabredin, sonuna yaklaştım. Sinirlenmeyin, kalbiniz zarar görmesin!Türkiye&#39;ye girme yasağına tabii olanlardan birisi, oligark ve yasadışı işlere karışmış olan, HÖH içindeki milletvekili Delyan Peevski miydi? Evet! Hala HÖH içinde mi? Evet! Geçenlerde yeniden milletvekili seçildi mi? Evet!Aday yapıldığı bölgeden aldığı oylarla mı milletvekili seçildi? Ne yazık ki - hayır! Peki kimin oylarıyla? Türkiye&#39;den bizim gönderdiğimiz oylarla...Şimdi vicdanımız çok rahat mı?Bu sonuçlar, bizi doğuran analarımıza küfür etmekten bile çok daha acı ve iğrençtir.HÖH&#39; ün mafya ve karanlık ilişkilerini yazmaya niyetlensem sayfalar yetmez, bitmez. Bu görev Bulgaristan Başsavcılığına düşer...Bir daha bu ihanetlere düşmemek için orada özgürlükçü, insan haklarına dayanan, evrensel hukuk temelinde, Türklerin ağırlıkta olduğu temiz bir siyasi teşkilat varsa, onarılarak onu canlandırmalıyız veya yenisi kurmalıyız.HÖH partisinin en üst yönetiminde bulunanların yolsuzluklarla boğaz çukuruna kadar bulaşmış olmaları, bu partinin temizlenmesinı imkansız kılmaktadır.Lütfen, kimse kendisini daha fazla kandırmasın...Ayyıldız RAMAZAN<strong>Editörün notu: </strong><strong>Bu yazının müeliffi, Bulgaristan&#39;daki eski komünist rejim esnasında, orada yaşayan ve büyük zulümler gören Türk toplumunun gerçek hak ve özgürlükleri için çetin bir mücadele içine girmiş, tutuklanmış, işkence görmüş ve hayatının bir kısmını cezaevlerinde geçirmiştir...</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/biz-neden-peevski-yi-milletvek_1638640368_IofrZL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Biz neden Peevski'yi milletvekili seçtik ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/biz-neden-peevski-yi-milletvek_1638640368_IofrZL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İsmail Hakkı Tonguç kimdir? Köy Enstitüleri neden açıldı ve neden kapatıldılar?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ismail-hakki-tonguc-kimdir-koy-enstituleri-neden-acildi-ve-neden-kapatildilar/1875/</link>
            <description><![CDATA[* Dönemin Kültür Bakanı Saffet Arıkan'a, köy enstitülerinin temelini oluşturacak bir rapor sundu. 1936'da Kayseri, Çorum ve Yozgat illerini kapsayan bir geziyle, buralarda eğitmen kurslarının açılabilirliğini araştırdı. Temmuz 1936'da da Köy Enstitüleri'nin önceli sayılan ilk Eğitmen Kursu'nu Eskişehir iline bağlı Mahmudiye'de açtı.
* Atatürk'ün desteği ile o dönem Türkiye'deki okuryazar oranı 'dan az olduğundan, okuryazar sayısını artırmak için eğitmen kurslarında altı aylık bir eğitimle, askerliğini okuma yazma bilen çavuş olarak yapmış gençler eğitmen olarak yetiştirildi ve köylerine eğitmen olarak gönderildi.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ismail-hakki-tonguc-kimdir-koy-enstituleri-neden-acildi-ve-neden-kapatildilar/1875/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 24 Nov 2021 14:14:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ İsmail Hakkı Tonguç, Bulgaristan&#39;ın Silistre iline bağlı Tutrakan ilçesinin bugünkü adı Sokol olan Tatar Atmaca köyünde dünyaya geldi.Babası Kırım göçmenlerinden Hacı Velioğlu İdris, annesi ise Dobrucalı bir Türk olan Vesile Hanım&#39;dı.Biri kız 8 kardeşin en büyüğü olan İsmail Hakkı Tonguç, eğitim hayatına kendi köyünde başladı ve 4 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra Silistre&#39;de rüştüyeye devam etti. Oradaki öğrenimi sırasında aynı zamanda köyün değişik işlerinde çalıştı ve tarımla uğraştı.1914 yılında öğrenimine devam etmek üzere tek başına İstanbul&#39;a gitti, sıkıntı çekti, ardından Maarif Nazırı (Eğitim Bakanı) Şükrü Bey tarafından leyli meccani (parasız yatılı) öğrenci olarak Kastamonu Muallim Mektebi&#39;ne gönderildi. 1916&#39;da naklen İstanbul Muallim Mektebi&#39;ne gelerek öğrenciliğine orada devam etti. Muallim Mektebi&#39;nde öğrenciliği, I. Dünya Savaşı&#39;nın güç yaşam koşullarını dayattığı yıllara rastlamaktadır. Okulu bitirdikten sonra 1918&#39;de Almanya&#39;ya daha üst öğrenim için gönderildi. 1918-1919 yıllarında Almanya&#39;nın Karlsruhe kentindeki Ettlingen Öğretmen Okulu&#39;nda sekiz aylık bir programa devam etti.1919&#39;da Anadolu&#39;ya dönerek, Eskişehir Muallim Mektebi&#39;nde Resim ve Elişi ile Beden Eğitimi öğretmeni olarak göreve başladı. 1921&#39;de Yunan işgalinden hemen önce Ankara&#39;ya atandı, 1922&#39;de yeniden öğrenim görmek üzere Almanya&#39;ya gönderildi. 1922 sonundan başlayarak 1924 Nisan&#39;ına değin Konya Muallim Mektebi&#39;nde, aynı yılın güzüne değin ise Ankara Muallim Mektebi&#39;nde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Daha sonra kısa bir süre Adana Muallim Mektebi&#39;nde öğretmenlik yaptıktan sonra, 1925&#39;te beş aylığına mesleki eğitim kurumlarında incelemeler yapmak üzere yeniden Almanya&#39;ya gitti.1925&#39;te Ankara Muallim Mektebi&#39;nde öğretmenlik yaptı, 11 Mart 1926&#39;da Maarif Vekaleti Levazım ve Alatı Dersiye Müzesi Müdürlüğü&#39;ne atanarak merkezdeki yöneticilerden biri oldu. 10 Temmuz 1926 ile 26 Ağustos 1926 tarihleri arasında, ilköğretim müfettişleri ve ilkokul öğretmenleri için Ankara&#39;da açılan &quot;İş İlkesine Dayalı Öğretim Kursu&quot;nda, yabancı öğretim üyeleri ile birlikte çalışarak, daha sonra Köy Enstitülerinin temel ilkesi, sloganı (Osmanlıca&#39;da &quot;şiar&quot;, İng. &quot;motto&quot;) durumuna gelecek &quot;iş için iş içinde işle eğitim&quot; anlayışını geliştirdi.26 Ocak 1927&#39;de ilkokul öğretmeni Nafia Kamil ile evlendi. Aynı yıl, Sivas&#39;ta ve Ankara&#39;da ilköğretim müfettişleri için açılan kurslarda öğretmenlik yaptı ve Ankara&#39;da uluslararası ders araç-gereçleri sergisini açtı.1928&#39;de ilk çocuğu olan Engin Tonguç, 1936&#39;da ikinci çocuğu Yalım Tonguç dünyaya geldi. 1929-1933 yıllarında, diğer görevlerinin yanı sıra, Gazi Eğitim Enstitüsü&#39;nde de etkin görevlerde bulundu. Orada hem öğretmenlik yaptı, hem de Resim-İş Bölümü&#39;nü kurdu.1934&#39;te Soyadı Kanunu&#39;yla Tonguç soyadını aldı. 1934-1935 yıllarında Gazi Eğitim Enstitüsü&#39;nde vekil olarak müdürlük yaptı. 3 Ağustos 1935&#39;te köy enstitülerini kurmasına yarayacak İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine vekaleten getirildi.Dönemin Kültür Bakanı Saffet Arıkan&#39;a, köy enstitülerinin temelini oluşturacak bir rapor sundu. 1936&#39;da Kayseri, Çorum ve Yozgat illerini kapsayan bir geziyle, buralarda eğitmen kurslarının açılabilirliğini araştırdı.Temmuz 1936&#39;da da Köy Enstitüleri&#39;nin önceli sayılan ilk Eğitmen Kursu&#39;nu Eskişehir iline bağlı Mahmudiye&#39;de açtı. Atatürk&#39;ün desteği ile o dönem Türkiye&#39;deki okuryazar oranı %10&#39;dan az olduğundan, okuryazar sayısını artırmak için eğitmen kurslarında altı aylık bir eğitimle, askerliğini okuma yazma bilen çavuş olarak yapmış gençler eğitmen olarak yetiştirildi ve köylerine eğitmen olarak gönderildi.1937&#39;de Köy Eğitmenleri Yasası çıktıktan sonra, İzmir&#39;de Kızılçullu&#39;da (bugünkü Şirinyer), Eskişehir Çifteler&#39;de ilk köy öğretmen okulları açıldı.1938&#39;de ilköğretim kurumlarını incelemek üzere Bulgaristan&#39;da, Macaristan&#39;da ve Almanya&#39;da bulundu.28 Aralık 1938&#39;de Hasan-&Acirc;li Yücel Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra, vekaleten yürüttüğü İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine asaleten atandı. 17 Nisan 1940&#39;ta Köy Enstitüleri Kanunu çıktıktan sonra açılmaya başlayan enstitülerle çok yakından ilgilendi. 1946&#39;da görevden alınışına değin, enstitüler için canla başla çalıştı. Öyle ki, kendi ailesiyle bile yeterince ilgilenemedi; ikinci oğlu Yalım Tonguç, 1944&#39;te öldü. Kendisini ve bölgelerinde inançla görev yapmakta olan ekibini karanlıkları aydınlığa çevirme yolunda büyük engeller beklemekte idi.Tonguç, özellikle kız çocuklarının eğitime alınması ve öğretmenliğe kazandırılması için büyük çaba içindeydi ama bunlar yerine getirilemiyordu. O sıralarda Bartın yöresinde müfettiş olup daha sonra İvriz Köy Enstitüsü&#39;nde görev alacak olan M. Ali Eren bugünleri Düşünce ve Anılar II ve Müfettişlik ve Köyde Eğitim-1944 eserleri ile İvriz ve Bartın videolarında şöyle aktarmaktadır :&quot;.. Çaycuma&#39;ya vardığım zaman kaymakamı makamında buldum. Kendisine Çaycuma&#39;ya ilk defa geldiğimi, hiçbir yerde tanıdığımın olmadığını, ama yarım saat sonra Çaycuma&#39;nın batı yönünde yaya olarak gideceğimi, ilk rastladığım köyden iki kız çocuğu, daha sonraki günlerde de, her gittiğim köyden iki kız çocuğu göndereceğimi söyledim. Yaya giderken bir köye yaklaştığımda, dört tane ihtiyar kadının, topladıkları odunları ipe bağlayıp şelek yaparak sırtlarına kaldırmakta olduklarını gördüm. Selam verdim, kendimi tanıttım ve şunları söyledim: &ldquo;Devlet köy okullarına kendi köyünden bayan öğretmen yetiştirmek istiyor, devlet ona bahçe verecek, koyun verecek, inek verecek. Onların gelirleri öğretmenin olacak. Ayrıca maaş da verecek. Köyünüze öğretmen yetiştirmek için iki tane kız öğrenciyi devlet okutmak istiyor. Sebep olup da öğretmen olacak bu kız öğrencileri sağlarsanız, öldüğünüzde nur içinde yatarsınız. Peygamberimizin yardımıyla Yüce Tanrı sizi cennetinde mük&acirc;fatlandırır.&rdquo;Din içerikli konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden anlıyordum. Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar. Falanın öksüz kızı var, onu göndersek nasıl olur ki, filanın şusu var diye yorumlarda bulundular. H&acirc;sılı köye vardığımızda, iki kız çocuğu bularak, köy bekçisi ile kaymakamlığa gönderdim. Her gittiğim köyden de ikişer kız öğrenci bulup gönderdim.&quot;İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, çalışmalarından dolayı kendisini takdir ettiği halde, seçimleri kaybetmemek için, çok desteklediği Köy Enstitüleri sevdasından vazgeçen İnönü, O&#39;nu, 25 Eylül 1946&#39;da görevinden alarak, Talim Terbiye Kurulu üyeliğine getirdi.Ardından Türkiye&#39;nin değişik yerlerinde sürgün olarak öğretmenlik yaptı. 1954&#39;te kendi isteğiyle emekli oldu. 1956&#39;da Avrupa&#39;yı gezdi ve İsviçre&#39;deki Pestalozzi Çocuklar Köyü&#39;nü inceledi.1958&#39;de hastalanan İsmail Hakkı Tonguç, 11 Haziran 1960&#39;ta çoktan kapatılan Hasanoğlan Köy Enstitüsü&#39;ne yıllar sonra ilk kez gitti.24 Haziran 1960&#39;ta yaşama gözlerini yumdu.Arkasından hakkında birçok kitap yazıldı ve adını taşıyan okullar açıldı.Eserleri; Köyde Eğitim İlköğretim Kavramı (1946), Canlandırılacak Köy. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ismail_1637752579_wpBaEN.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İsmail Hakkı Tonguç kimdir? Köy Enstitüleri neden açıldı ve neden kapatıldılar? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ismail_1637752579_wpBaEN.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bulgaristan'da Ulusal Nüfus Sayımı Başladı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bulgaristan-da-nufus-sayimi-basladi/1834/</link>
            <description><![CDATA[* Dinî veya etnik mensubiyetten feragat etmek, gizlemek, kişinin kimliğini, kültürünü, örf ve geleneklerini gönüllü olarak asimilasyona feda etmek anlamına gelmektedir.
* Ülkemizdeki Müslüman toplumunun gelişiminden sorumlu olarak Bulgaristan'daki ve yurtdışındaki bütün Müslüman kardeşlerimizi, dinî ve etnik aidiyetlerini açıkça ve yüksek sesle ifade etmeye ve kimliklerini sadece aile ortamında değil, toplum içerisinde de korumaya çağırıyoruz.
* Başkalarının sizin tanımlamasına izin vermeyin!]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bulgaristan-da-nufus-sayimi-basladi/1834/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 08 Sep 2021 01:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>2021 ULUSAL NÜFUS SAYIMI VESİLESİYLE YÜKSEK İSL&Acirc;M ŞURASI BİLDİRİSİ</strong><strong>______________________________________________________________</strong> <strong>Değerli Müslüman Kardeşlerimiz! Kıymetli Yurttaşlar!</strong><strong>Bulgaristan Cumhuriyeti Anayasası vicdan özgürlüğünü, din seçimini ve ifade özgürlüğünü garanti altına almaktadır. </strong><strong>Ülkemizin demokratik yasaları bize fikirlerimizi, görüşlerimizi ve inançlarımızı ifade etme hakkı vermektedir. </strong><strong>Bu ilkeler doğrultusunda Yüksek İsl&acirc;m Şurası, nüfus sayımı konusuna olan ilgisini ve sorumluluğunu ifade eder ve bütün değerli Müslümanlara, 7 Eylül - 3 Ekim 2021 tarihleri arasında Bulgaristan Cumhuriyeti&#39;nde yapılacak on sekizinci nüfus ve konut sayımına Allah adına katılmaları için çağrıda bulunur. </strong><strong>Din&icirc; ve etnik mensubiyetin yanı sıra diğer özelliklerin gizlenmesi ve belirtilmemesinin istatistik&icirc; bilgileri yanılttığını ve ülkemizdeki gerçek resmi çarpıttığını hatırlatırız. </strong><strong>Bu da sevgili vatanımızın bütün yaşamını etkilediği gibi, her 10 yılda bir yapılan nüfus sayımlarıyla elde edilen istatistik bilgilere göre alınan siyas&icirc; kararları da etkilemektedir. </strong><strong>Bu kararların genellikle ülkedeki Müslüman toplumu üzerinde öznel etkisi olduğunu açıkça vurguluyoruz. </strong><strong>Bu bağlamda, her vatandaş nüfus sayımı bilgilerinin ilerideki sonuçlarından sorumludur. </strong><strong>Din&icirc; veya etnik mensubiyetten feragat etmek, gizlemek, kişinin kimliğini, kültürünü, örf ve geleneklerini gönüllü olarak asimilasyona feda etmek anlamına gelmektedir. </strong><strong>Ülkemizdeki Müslüman toplumunun gelişiminden sorumlu olarak Bulgaristan&#39;daki ve yurtdışındaki bütün Müslüman kardeşlerimizi, din&icirc; ve etnik aidiyetlerini açıkça ve yüksek sesle ifade etmeye ve kimliklerini sadece aile ortamında değil, toplum içerisinde de korumaya çağırıyoruz. </strong><strong>Bir ülkenin zenginliği sadece doğal kaynaklar veya ekonomik göstergeler değildir. Zenginlik, aynı zamanda vatanımız gibi meden&icirc; ve demokratik bir ülkede din&icirc; ve etnik çeşitliliğin olmasıdır. </strong><strong>Yüzyıllardır bir arada, barışçıl ve kardeşçe yaşayışımızla Avrupa&#39;ya ve bütün dünyaya örnek oluyoruz. </strong><strong>Kıymetli Müslümanlar!</strong><strong>Sorumlu olun ve yasal hakkınızı kullanın! </strong><strong>Sayıma katılarak &ldquo;Din&rdquo; sütununda &ldquo;Müslüman&rdquo; şıkkını işaretleyin. </strong><strong>Etnik kökeninizi ve anadilinizi not etme konusunda endişelenmeyin! </strong><strong>Siz, kendinizi nasıl hissediyorsanız osunuz! </strong><strong>Başkalarının sizin tanımlamasına izin vermeyin!</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bulgaristan-da-nufus-sayimi-ba_1631052837_OxFpi2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bulgaristan'da Ulusal Nüfus Sayımı Başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bulgaristan-da-nufus-sayimi-ba_1631052837_OxFpi2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hüseyin Hafızov:  Vatan ve ana vatan konuları tartışılamaz...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/huseyin-hafizov-vatan-ve-ana-vatan-konulari-tartisilamaz/1833/</link>
            <description><![CDATA[*En çok sevilen ve beğenilen siyasetçi olarak tanınan Hüseyin Hafızov, ilk kez bir yerel medya önünde demeç verdi. * Cumhurbaşkanının yersiz ve zamansız sorusu bizim toplumun her temsilcisini derinden üzmüştür.
* Bulgaristan'daki hiç bir Türk asıllı vatandaşımızın duyguları rencide edilemez. Ülkemizde yaşayan bütün etnosların temsilcileri için tek vatan Bulgaristan'dır, ayrıca biz Türkler için ise ana vatanımız Türkiye'dir.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/huseyin-hafizov-vatan-ve-ana-vatan-konulari-tartisilamaz/1833/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 01 Sep 2021 12:51:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Uzun bir suskunluk döneminden sonra, Bulgaristan&#39;daki Türk toplumu bireyleri ve aynı toplumun dışardaki diasporası tarafından en çok sevilen ve beğenilen siyasetçi olarak tanınan Hüseyin Hafızov, ilk kez bir yerel medya önünde demeç verdi ve bugün bu söyleşisi bir çok başka medyada gündem oluşturdu. </strong><strong>Söyleşi yaptığı medyanın bütün sorularına ayrıntılı ve doyurucu cevaplar veren H. Hafızov, son dönemde büyük tartışmalara yol açan, Cumhurbaşkanı Rumen Radev ve Mustafa Karadayı arasında geçen polemiğin toplum içinde yarattığı çeşitli spekülasyonları ve tartışmaları böylece  yorumlamış oldu.</strong><strong>Sayın Hüseyin Hafızov, kısaca nelere vurgu yaptı: &quot;Vatan ve ana vatan deyimleri bizim Türk toplumu açısından tartışmaya açık değildir, çünkü vatanımız ve ana vatanımızdır bellidir, işte bundan dolayı Cumhurbaşkanının yersiz ve zamansız sorusu bizim toplumun her temsilcisini derinden üzmüştür. </strong><strong>Bu konu siyaset üstüdür ve sadece DPS liderini bağlamaz. Hele vatan konusunda, Bulgaristan&#39;daki hiç bir Türk asıllı vatandaşımızın duyguları rencide edilemez. Ülkemizde yaşayan bütün etnosların temsilcileri için tek vatan Bulgaristan&#39;dır, ayrıca biz Türkler için ise ana vatanımız Türkiye&#39;dir.&quot;</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/huseyin-hafizov_1630490446_9ixVMm.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hüseyin Hafızov:  Vatan ve ana vatan konuları tartışılamaz... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/huseyin-hafizov_1630490446_9ixVMm.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sevgimiz, herkesin nefretinden daha büyüktür...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sevgimiz-herkesin-nefretinden-daha-buyuktur/1829/</link>
            <description><![CDATA[* Ülkemizde, birileri Türkleri görmezden gelip, Roman asıllı vatandaşlarımıza çeşitli bakanlıklar ve makamlar vaat etmekte. * Diğerinin Reis-i Cumhur sıfatı var ve başlıca görevi ülkenin birlik ve beraberliğini koruması gerektiğini kavramaktan yoksun. * Günümüzdeki siyasî kargaşa ve kaos ortamları her ne kadar bizleri yakın zamanda kötü olayların beklediğini işaret etmiş olsalar da, Bulgaristan'daki Türk Toplumunu kimsecikler görmezden gelmemeli veya yok saymamalı diye düşünmekteyim.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sevgimiz-herkesin-nefretinden-daha-buyuktur/1829/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 20 Aug 2021 08:39:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Ülkemizde, birileri Türkleri görmezden gelip, Roman asıllı vatandaşlarımıza çeşitli bakanlıklar ve makamlar vaat etmekte.Diğerinin Reis-i Cumhur sıfatı var ve başlıca görevi ülkenin birlik ve beraberliğini koruması gerektiğini kavramaktan yoksun.Başka birisi çıkıp Afganlar için bahsederken, beyninde Bulgaristan&#39;da yaşayan bütün Müslümanlar yeşermekte.Bu ne biçim bir siyasi ortam ve demokratik gelişimdir?Sıradan vatandaş bile ister istemez aklına popüler Türk atasözümüzü getirmekte ve &quot;Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?&quot; demeden edemiyor...Günümüzdeki siyas&icirc; kargaşa ve kaos ortamları her ne kadar bizleri yakın zamanda kötü olayların beklediğini işaret etmiş olsalar da, Bulgaristan&#39;daki Türk Toplumunu kimsecikler görmezden gelmemeli veya yok saymamalı diye düşünmekteyim.Türkler, bu topraklarda her daim varız ve ülkemizin birer gerçek, sabık ve sadık vatandaşlarıyız.Bizim sevgimiz, herkesin nefretinden daha büyüktür...İbram AHMED, Varna ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sevgimiz-herkesin-nefretinden-_1629438179_k63A8W.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sevgimiz, herkesin nefretinden daha büyüktür... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sevgimiz-herkesin-nefretinden-_1629438179_k63A8W.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gazi Nuri Turgut Adalı unutulmadı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/gazi-nuri-turgut-adali-unutulmadi/1823/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/gazi-nuri-turgut-adali-unutulmadi/1823/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 06 Aug 2021 08:47:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Dünkü gün, Gazi Nuri Turgut Adalı&#39;nın ölüm yıl dönümüydü.Adaköy&#39;deki mezarını, statüko Türk partisinin yerel liderleri ziyaret ederken, Bursa&#39;daki anıtı önünde ise komünist rejim esnasında, Gazi Nuri Adalı ile çeşitli cezaevlerinde ve temerküz kamplarında beraber yatan dava arkadaşları ve Bal-Göç yöneticileri toplandı .Bu büyük şahsiyetin anısı önünde saygı duruşunda bulunuldu ve çelenkler bırakıldı. ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/gazi-nuri-turgut-adali-unutulm_1628229157_eVysME.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gazi Nuri Turgut Adalı unutulmadı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/gazi-nuri-turgut-adali-unutulm_1628229157_eVysME.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ne oldu şimdi?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ne-oldu-simdi/1819/</link>
            <description><![CDATA[* İnat edercesine gidip şapur şupur Bulgaristan'ı ele geçirmiş mafyanın yanaklarından öpüyordu... * Ne oldu şimdi?  Türkiye'yi ve göçmenleri birer korkuluk olarak işaret ediyordunuz * Bu seçimlerin kaybedenleri arasında, "birlik ve beraberlik" çığırtkanlığı yapanlar ön sırada yer almakta.*  Bizler, kahpe kızıl totalitarizmi yere devirdik de geldik ana vatana.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ne-oldu-simdi/1819/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 13 Jul 2021 14:48:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bu sefer biraz eksperimental hareket ettik ve iki hafta boyunca tamamen suskun kaldık, çünkü bizler anti DPS tarzda yazdıkça, bazı kimseler ise  zıt görüşe kapılıp tam tersini yapıyordu ve adeta inat edercesine gidip şapur şupur Bulgaristan&#39;ı ele geçirmiş mafyanın yanaklarından öpüyordu... </strong><strong>Bizim bildiğimiz mafyanın ise ne yanağı öpülür ne de eli. </strong><strong>El, etek ve yanak öpe öpe ulaştığımız son nokta ortada. </strong><strong>Bir toplum olarak kullanıldık ve en sonunda rezil rüsvan olmaktayız.</strong><strong>Şimdilerde Şişmanço korkudan sıçan deliğinde gizlenmekte, diğer onursuz ise çaresizlikten dondurmacı olmuş ve çit arkalarından bizim sokaktan gelip geçene birer külah dondurma ısmarlamakta. </strong><strong>Ama yemezler artık... </strong><strong>Hani düne kadar sizler porsiyon porsiyon &quot;dondurma&quot; dağıtıyordunuz.</strong><strong>Ne oldu şimdi? </strong><strong>Türkiye&#39;yi ve göçmenleri birer korkuluk olarak işaret ediliyordunuz.</strong><strong>Bilinçli şekilde Bulgar halkına korku saldınız.</strong><strong>Bizim için söylenmedik ve yazılmadık kötü söz kalmadı ama sonuçta görüldü ki, göçmen çoğunluğu artık tamamen sağduyulu hareket edebiliyor ve memlekette olup biteni doğru şekilde okuyabiliyor. </strong><strong>Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafsızlığını korudu ve hiç bir şekilde Bulgaristan&#39;daki seçimlere müdahale etmedi. </strong><strong>Bulgar medyaları ise ne denli bir hızla seçim öncesi karalama kampanyası yürütmüşlerdi... </strong><strong>Bu seçimlerin kaybedenleri arasında, &quot;birlik ve beraberlik&quot; çığırtkanlığı yapanlar ön sırada yer almakta. </strong><strong>Böylece halkımızdan ne denli uzaklaştıkları ve koptukları bir kere daha ispatlanmış oldu. </strong><strong>Çağdışı totaliterlik çalımları ile göçmenleri asla hizaya sokmanız mümkün gözükmüyor. </strong><strong>Bizler, kahpe kızıl totalitarizmi yere devirdik de geldik ana vatana. </strong><strong>Aynı zorba rejimin günümüzdeki uzantıları ise bizim için yok hükmündedir...</strong><strong>Mevcut siyasi durumu siyah gözlükle ve yanlış okuyanlar değil, asıl suskun kalmayı tercih eden göçmen çoğunluğu gerçek ve temiz birlik ve beraberlikten yanadır ama ilk önce Türk partisinin mevcut yönetim kadrosu kökünden temizlenmeli, çünkü kendileri yıllar boyu başka güçlerin emrinde birer piyondur ve günümüzün gereksinimler çözümüne yanaşmamaktadırlar. </strong><strong>Halbuki, bizim çözüm bekleyen o kadar çok problemimiz var ki... </strong><strong>Şimdi sormak isteriz; </strong><strong>- Hani nerede o 150 bin göçmen oyu?</strong><strong>- Hani göçmenlerin yüzde 80 seçime katılacaktı? </strong><strong>- Hani birlik ve beraberliğimizi sizler sağlayacaktınız?</strong><strong>*</strong><strong>Henüz resmi seçim sonuçlarının tamamı elimize ulaşmadığından dolayı daha kapsamlı bir analiz yapamıyoruz...</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ne-oldu-simdi_1626178416_t8swmS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ne oldu şimdi? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ne-oldu-simdi_1626178416_t8swmS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Son anda ortaya büyük bir sorun çıktı]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/son-anda-ortaya-buyuk-bir-sorun-cikti/1818/</link>
            <description><![CDATA[* Son dakika edindiğimiz bir bilgiye göre, bir çok sandık görevlisi son anda değiştirilmiş ve yarın sabah seçimlerin bir kargaşa ortamında başlaması bekleniyor. Bir sözle, birileri yine yapacağını yapmış gibi gözüküyor...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/son-anda-ortaya-buyuk-bir-sorun-cikti/1818/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sat, 10 Jul 2021 23:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Pazar günkü Bulgaristan seçimleri için, Türkiye genelinde bütün hazırlıkların tamamlandığını zannederken son anda büyük bir sorun ortaya çıkmış oldu.</strong><strong>Bir çok yerde seçim sandıklarında görev alacak komisyon başkanları ve sekreterler gereken adreslere ulaşmadılar, böylece bugün kabul edilmesi gereken resmi evraklar, kendilerine teslim edilemedi. </strong><strong>Akşam saat 19.00&#39; da Merkez Seçim Komisyonu&#39;ndan gelen talimat gereği, dört komisyon üyesinin hazır bulunduğu sandıklarda evrak kabulüne başlandı. </strong><strong>Başkan ve sekreterlerin durumu ise henüz bir netlik kazanmadı... </strong><strong>Bu sıra dışı ve beklenmedik gelişmeler her çevrede şaşkınlık ve rahatsızlık yaratmaya devam ediyor. </strong><strong>Son dakika edindiğimiz bir bilgiye göre, bir çok sandık görevlisi son anda değiştirilmiş ve yarın sabah seçimlerin bir kargaşa ortamında başlaması bekleniyor. </strong><strong>Bir sözle, birileri yine yapacağını yapmış gibi gözüküyor... </strong><strong>Seçim günü, gazetemizin ülke çapındaki bütün temsilcileri ve muhabirleri seçimleri yakından takip edecekler. </strong><strong>Misyon Gazetesi</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/son-anda-ortaya-buyuk-bir-soru_1625947626_9k2573.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Son anda ortaya büyük bir sorun çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/son-anda-ortaya-buyuk-bir-soru_1625947626_9k2573.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ramadan Yusuf gibi cesur ve yılmaz savaşçı olabilmek...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/ramadan-yusuf-gibi-cesur-ve-yilmaz-savasci-olabilmek/1817/</link>
            <description><![CDATA[* Kırcaali şehir merkezinde tam 19 Türk Bayrağı dalgalandırmıştı. * Bu denli bir başka cesurluk ve kahramanlık örneğini ben dedemden, babamdan veya başkasından hiç duymamıştım.* Türk halkımıza karşı beslediği derin ve tükenmez sevgisinden bahsetti  bana.* Bizler birer Türk evladı olarak, tıpkı Ramadan Arif Yusuf gibi birer cesur ve yılmaz savaşçı olmalıyız. Milli bilincimizi asla başka kimseciklere satmamalıyız...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/ramadan-yusuf-gibi-cesur-ve-yilmaz-savasci-olabilmek/1817/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 06 Jul 2021 21:21:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Bugün Çorluya doğru yola çıktım.Komünist rejim esnasında bizim toplumun Türklük mücadelesi esnasında efsanevi bir isime dönüşmüş kahraman kardeşimiz Ramadan Arif Yusuf&#39;un konuğu olacaktım.Gerçek bir kahramanımız ile yüz yüze görüşme fırsatım olacaktı, kendisi vaktinde Kırcaali şehir merkezinde tam 19 Türk Bayrağı dalgalandırmıştı ve yargılanmıştı.Bu denli bir başka cesurluk ve kahramanlık örneğini ben dedemden, babamdan veya başkasından hiç duymamıştım...Yıllardır kendisini ziyaret edip görüşmek istediğim Ramadan Ağabeyi, kendi evinde ziyaret ettim.İlk önce ona bir sürü arkadaşımın, kendisine gönderdiği selamları ilettim. Bütün sıcaklığı ile herkese çok teşekkür etti ve onlara kendi saygı ve selamlarını iletmemi rica etti.Evinin önündeki yeşil asmanın ve meyve ağaçlarının altında tam dört saat boyunca sohbet etme fırsatı yakaladık.Türk halkımıza karşı beslediği derin ve tükenmez sevgisinden bahsetti  bana.Komünist rejim esnasında halkımızın çektiği ızdıraplara değindi, kızıl zorbalara karşı kendisinin verdiği amansız mücadelenin bazı ayrıntılarını anlattı.Ramadan Ağabey, geçmiş maceralarını anlatırken, ben ise bir anda günümüzde aramızdan bu tür büyük ve cesur insanlar neden sivrilmiyor diye afalladım durdum, çünkü uzun yıllardır bizim azınlık toplumuna karşı sinsice oyunlar oynanmaya devam ediliyor.Bizler birer Türk evladı olarak, tıpkı Ramadan Arif Yusuf gibi birer cesur ve yılmaz savaşçı olmalıyız. Milli bilincimizi asla başka kimseciklere satmamalıyız.Allah, ailenle beraber sana nice uzun ve mutlu ömürler bağışlasın, sevgili Ramadan Ağabey.Mehmet Yusuf Bilal,Haskova ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/ramadan-yusuf-gibi-cesur-ve-yi_1625596734_KIlsUx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ramadan Yusuf gibi cesur ve yılmaz savaşçı olabilmek... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/ramadan-yusuf-gibi-cesur-ve-yi_1625596734_KIlsUx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Milli Kahramanımız Osman Kılıç'ı Yitirdik]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/milli-kahramanimiz-osman-kilic-i-yitirdik/1811/</link>
            <description><![CDATA[Osman Kılıç: “Türkiye Cumhuriyeti, bütün Türk ve İslam aleminin umudu olarak bir devlet ve kuvvettir. Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı sayesinde kurtuldum. Onun için, Kıbrıs’ta, Balkanlar'da, Bulgaristan’da, Batı Trakya’da bir miktar Türk varlığı varsa, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcudiyetine bağlıdır.”]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/milli-kahramanimiz-osman-kilic-i-yitirdik/1811/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 17 Jun 2021 15:11:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bugün bütün camiamızın fertleri - genci ve yaşlısı, çok üzgün ve derin yas içinde. </strong><strong>Bu sabah, Ankara&#39;dan acı haber geldi. </strong><strong>Milli kahramanımız ve bizim toplumun akli adamlarından Sevgili Osman Kılıç Beyefendi, 101 yaşında hakkın rahmetine kavuşmutur. Kendisine Allah&#39;tan rahmet, kederli ailesine başsalığı diliyoruz...</strong><strong>En son, Yurtdışı Türkleri ve Akraba Toplulukları Başkanlığının, kendisi için düzenlediğin 100. yaş yılı kutlama töreninde bizim karşımıza çıkmıştı. </strong><strong>Devlet erkanının ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı bu tören esnasında, Bulgaristan&#39;da yıkılan komünist rejime karşı verdiği amansız mücadelesini ve 1948 yılında idama mahkum edilmesini, ardından da takasla anavatan Türkiye&#39;ye geliş hikayesini anlatmıştı.</strong><strong>Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin Türk ve İslam aleminin büyük umudu olduğunu da vurgulayan Kılıç,</strong><strong>&ldquo;Türkiye Cumhuriyeti, bütün Türk ve İslam aleminin umudu olarak bir devlet ve kuvvettir.</strong><strong>Ben Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin varlığı sayesinde kurtuldum. Onun için, Kıbrıs&#39;ta, Balkanlar&#39;da, Bulgaristan&#39;da, Batı Trakya&#39;da bir miktar Türk varlığı varsa, bu Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin mevcudiyetine bağlıdır.&rdquo; demişti.</strong><strong>OSMAN KILIÇ KİMDİR?</strong><strong>Diplomat, yazar. 7 Haziran 1920, Kılıç köyü / Razgrad / Bulgaristan doğumlu. İlköğrenimini köyünde tamamlayıp Razgrad&#39;da Türk Rüştiyesini, Şumnu&#39;da Nüvvab Mektebini bitirip (1944) öğretmen oldu. Yüksek Eğitim Şurası üyeliğine seçildi. </strong><strong>1948 yılında casuslukla suçlanarak idama mahk&ucirc;m edildi. Üç buçuk yıl sonra Türkiye hükümetinin girişimleri sonucu idam kararı müebbet hapse çevrildi.</strong><strong>1963 yılında iki ülke arasında yapılan anlaşma gereği olarak ve takas yoluyla Türkiye&#39;ye geldi. Daha sonra Dışişleri Bakanlığı tarafından İdari Ateşe olarak Belgrat Büyükelçiliği&#39;ne atandı. Orada Konsolosluk Amiri olarak sekiz yıl görev yaptı. </strong><strong>Osman Kılıç&#39;ın &quot;Kader Kurbanı&quot;, &quot;İslamda Sevi&quot;, &quot;İslamın İntişarı&quot;, &quot;46 Yıl Sonra Bugaristan&#39;da - Kutsal Topraklarda Bir Ay&quot; ve &quot;Damlalar&quot; isimli kitapları bulunuyor.</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/milli-kahramanimiz-osman-kilic_1623932635_ZqO8u6.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Milli Kahramanımız Osman Kılıç'ı Yitirdik ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/milli-kahramanimiz-osman-kilic_1623932635_ZqO8u6.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Toplum mühendisliği, algı operasyonları ve beyin yıkamalar]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/toplum-muhendisligi-algi-operasyonlari-ve-beyin-yikamalar/1797/</link>
            <description><![CDATA[*** Hiç üzülmedim değil, çünkü dar kılıfa sokulması istenen bizzat bizim kendi insanımızdı, buna ise gönlüm rıza göstermez.*** Türk azınlığının ciddi bir derdi ve sıkıntısı varsa, Doğan ve Peevski bizzat kendileri Ankara'nın yolunu bulurlar...*** Kırcaali gazetesi, bu başlığı atarken neyi amaçlıyor ve neyi pazarlıyor? *** Savunmasız insanlarımıza zaten her seçim öncesi ve sonrası, çağımıza hiç uygun olmayan, birer tipik köle muamelesi yapılmakta.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/toplum-muhendisligi-algi-operasyonlari-ve-beyin-yikamalar/1797/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 02 Jun 2021 22:23:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Toplum mühendisliği</strong> diye pek popüler bir deyim var, genelde dar topluluklara veya kişilere karşı yürütülür.Bu sabah bir Kırcaali medyasında okuduğum bir yazıdan sonra, bu sentezin doğruluk payını kavramış oldum, aynı zamanda hiç üzülmedim değil, çünkü dar kılıfa sokulması istenen bizzat bizim kendi insanımızdı, buna ise gönlüm rıza göstermez. İlk bakışta bayağı pompoz bir başlık dikkat çekmekte:Erdoğan ve Karadayı görüşecekler mi?İlla ki, bir yerlerde görüşmesine görüşürler...Sonuçta bir cumhurbaşkanı, durup dururken, hangi sebepten dolayı komşu devletin hiç iktidar olasığı bulunmayan bir siyasi partinin başkanı ile neden görüşsün ki? Hele söz konusu şahıs, meşhur Ahmet Doğan ve Delyan Peevski&#39;nin kukla başkanıysa...Türk azınlığının ciddi bir derdi ve sıkıntısı varsa, Doğan ve Peevski bizzat kendileri Ankara&#39;nın yolunu bulurlar diye düşünmekteyim ama artık ikisi de siyasetten emekli edilmiş...Bu sefer, bunların Türkiye&#39;ye giriş yasağını unutuyorsun diyeceksiniz. Karma karışık bir durum işte... Kırcaali gazetesi, bu başlığı atarken <strong>neyi amaçlıyor ve neyi pazarlıyor?</strong>Bir tek Sayın Erdoğan&#39;ın ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin isimleri telaffuz edilerek gelecek ay yenilenecek seçimler için hava gazı basılıyor, fakat ortada yerleşmiş başka  önemli bir gerçek durmakta:Doğan ve Peevski ikilisinin isimleri, artık negativizm içeren birer sinonimdir.Bu bağlamda, artık kimseciklere &quot;bu hava gazını&quot; yutturamazsınız...Böylece, <strong>bahsettiğimiz ucuz algı operasyonunun</strong> hareket noktasında sadece fakir, yaşlı, eğitimi yetersiz, sosyal yardıma muhtaç ve savunmasız insanlarımızı görebilirsiniz.Onlara zaten her seçim öncesi ve sonrası, çağımıza hiç uygun olmayan, <strong>birer tipik köle muamelesi yapılmakta.</strong>Belediye başkanları, yanlarına kadrolu fotografçılarını alarak bütün köyleri, mezraları dolaşıyorlar ve fotoobjektiv kapsama alanına o yerleşim yerinde yaşayan herkes sıra sıra diziliyor ve birer birer sayılıyor.<strong>Kontrol sıkı mı sıkı, başkanın sağında veya solunda yer almak adeta zaruri bir hal almış.</strong>Eskiden bizim oralarda insanlar genelde Türkiye&#39;ye göç etmek için aile fotografları yaptırırlardı, şimdilerde ise Peevski&#39;yi, ülkenin oligarşi ve mafya başı olarak yaşatılması için fotograf çektiriyorlar...<strong>Yerleşmiş olan toplum mühendisliğinin sonuç ve etkilerine baktığımızda</strong>, uzun süreli beyin yıkamanın faydalarını ve zararlarını görmekteyiz.Örnek olarak bol köpüklü medya şampoanı ile beynini yıkatmamak isteyenlere sıcak öğlen yemeği verilmiyor - Kırcaali bölgesinde, her gün 10 binden fazla kişiye ücretsiz yemek veriliyor. Dahası fotograf karesine girmeyi pek arzulamayanlara kışlık yakacak odun verilmiyor, başka imtiyazlardan da mahrum bırakılıyorlar.Bir nevi onlar <strong>&quot;antisosyal kişilik bozuklukları&quot; olan vatandaşlar grubuna dahil ediliyorlar. </strong>Bu tür insanlık dışı muameleler, kimse tarafından hoşnut karşılanmaz ve her zaman ters tepecektir.Herhalde bundandır, <strong>göçmenlerin 200 bin oy yerine sandığa sadece 20 bin rey bırakması...</strong>Türkiye&#39;deki iktidar veya muhalefet partilerinin açık bir desteğinden çok daha önemli ve her zaman göz ardı edilen başka bir husus daha var.Kardeşim, sen önce mertçe ve dürüstçe seçmenin karşısına geç ve bize Bulgaristan&#39;daki Türklerin kazanımlarından bahset.Bir de göçmen seçmenlere neler bağışladığından bahset.&quot;Burtçet&quot;, bizim macırlar, artık manen ve madden zenginleşti.Öylesine beleş otobüslerle, köftelerle onları artık biraz zor kandırırsın...Keltoş Slavi bile göçmen asıllı vatandaşı milletvekili yaparken, gelecek seçimlerde sen kaç tane göçmeni milletvekili olarak listene koyacaksın? Bunu aklının ucundan bile geçirmiyorsun, dimi Ahmet... ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/toplum-muhendisligi-algi-opera_1622664111_9smuv5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Toplum mühendisliği, algı operasyonları ve beyin yıkamalar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/toplum-muhendisligi-algi-opera_1622664111_9smuv5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şehidimiz Gökhan Bayraktar'ı anıyoruz...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/sehidimiz-gokhan-bayraktar-i-aniyoruz/1771/</link>
            <description><![CDATA[]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/sehidimiz-gokhan-bayraktar-i-aniyoruz/1771/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 21 Mar 2021 15:42:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bilindiği gibi, onlarca gencecik göçmen kardeşimiz, vatani görevleri esnasında devletimizin ve milletimizin düşmanları ile yürütülen savaşlar esnasında şehitlik mertebesine ulaştılar.</strong><strong>Şehit kahramanlarımızdan birisi, bundan tam beş yıl öncesi, Mardin&#39;in Nusaybin İlçesi&#39;nde, PKK kanlı terör örgütü üyelerinin, yola döşediği bombanın patlaması sonucu şehit düşen Jandarma Uzman Onbaşı Gökhan Bayraktar&#39;dır. </strong><strong>Memleketi İzmir&#39;de 4 bin kişinin katıldığı düzenlenen cenaze töreninden sonra toprağa verilmişti. Törende oğlunun tabutuna kapanan anne Filiz Bayraktar, &ldquo;Anneciğim, uyan ben geldim. Ben seni böyle mi gönderdim?&quot; demişti. Dedesi Emin Bayraktar ise &quot;Dedeciğini bıraktın. Ben seni nasıl vereceğim kara toraklara?&quot; diye gözyaşı dökmüştü.</strong><strong>Eğer, günün  birinde, yolunuz İzmir&#39;in Görece mezarlığı yakınından geçerse, şehit askerimiz, can kardeşimiz Gökhan Bayraktar&#39;ın aziz hatırası önünde eğilip duanızı ediniz.</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/sehidimiz-gokhan-bayraktar-i-a_1616331867_er5vcI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şehidimiz Gökhan Bayraktar'ı anıyoruz... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/sehidimiz-gokhan-bayraktar-i-a_1616331867_er5vcI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşüm ve değişim süreçlerini bitirdik mi - ( 2.)]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/2/1768/</link>
            <description><![CDATA[* Bazı ilgili çevreler, bunun tam tersini düşünüyor ve çeşitli strateji planlarını devreye sokarak bir nevi Trakya bölgesinde ve Türkiye'de güçlü bir Bulgaristan diasporası oluşturmak arzusu peşindeler.* Kapı komşumuz Bulgaristan'ın bu emellerini yasak edemeyiz, fakat bizim göçmen camiası da buna alet edilmemeli. * Türkiye'de yaşayıp, bu devletin bütün olanaklarından ve nimetlerinden yararlanıp ama kendilerini sadece Bulgaristanlı, ya da dosdoğru Bulgar zanneden bireyler ve mini topluluklar ortaya çıkabilir mi ileriki yıllarda?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/2/1768/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 11 Mar 2021 17:32:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Belirttiğim gibi, ülkemizin Trakya bölgesinde herhangi bir genetik Bulgarlık veya Hristiyanlık unsurları gözetlenmiyor, fakat anladığımız kadarı ile, Türkiye dışında bazı ilgili çevreler, bunun tam tersini düşünüyor ve çeşitli strateji planlarını devreye sokarak bir nevi Trakya bölgesinde ve Türkiye&#39;de güçlü bir Bulgaristan diasporası oluşturmak arzusu peşindeler. </strong><strong>Bunu da, bu bölgede ve Türkiye&#39;de yaşayan Bulgaristan&#39;dan gelen Türk ve Pomak asıllı göçmenlerin üzerinden yapmayı hedefliyorlar diyebiliriz... </strong><strong>Birkaç yıl öncesi, Edirne&#39;de tertiplenen bir toplantıda, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliyana Yotova, Trakya bölgesinden davet edilen göçmen asılı dernekçi ve siyasi parti yöneticileri önünde Bulgaristan devletinin bazı stratejik hedeflerinin açıkladı. </strong><strong>Bunların arasında en önemlisi de; </strong><strong>&quot;Türkiye&#39;de ve Trakya bölgesinde dosdoğru Bulgaristan diasporası oluşturmak, Bulgar kültürünü popülarize etmek ve yaşatmak.&quot; oluyordu. </strong><strong>Kapı komşumuz Bulgaristan&#39;ın bu emellerini yasak edemeyiz, fakat bizim göçmen camiası da buna alet edilmemeli. </strong><strong>Bu görevi yerine getirmekle yükümlü olarak bazı satılmış ve jeostratejik durumlardan habersiz göçmen camiasının önde gelenleri belirlenmiştir. </strong><strong>Eğer, daha derinlere inmiş olursak, asıl ve gerçek hedefler arasında, Türk ve Pomak asıllı göçmenlere yeniden Bulgarlık bilinci ve şuuru aşılamak olduğu kolayca anlaşılmakta. </strong><strong>Edirne&#39;deki Bulgar kilisesinde, dinsel törenlerden ziyade daha fazla milli bayram ve başka tarihi olayların kutlama etkinlikleri tertip oluyor. Bu törenlere Bulgaristan&#39;dan ve Yunanistan&#39;dan taşıma vatandaşlar ve folklor grupları getiriliyor. Bir nevi dışarıdan taşınan kıtalar sayesinde aldatıcı görüntüler oluşturulmakta. </strong><strong>Bu tür etkinliklerde bazı göçmenler, dernek ve siyasi parti yöneticileri ise ön saflara davet ediliyor ve böylece katılımları sağlanmakta. </strong><strong>Bulgar folkloru icra eden amatör gruplar kuruluyor, bunlara yönetici ve üye olarak yine göçmenler angaje edilerek, kendileri Bulgaristan&#39;a çeşitli festival etkinliklerine götürülüyorlar ve orada ödüllendiriliyorlar. Böylece Bulgar folkloruna karşı &quot;organik bağımlılıkları&quot; ispat edilmeye çalışılmakta... </strong><strong>Bulgaristan diasporası oluşturmaya çabalayanlar arasında, genelde bazı göçmen dernekleri bünyelerinden tanıdık aktivistler görmekteyiz. </strong><strong>Bu sahte diasporacılık oyununun ilerideki gelişim boyutunu şimdiden kestirmek imkansız... </strong><strong>Türkiye&#39;de yaşayıp, bu devletin bütün olanaklarından ve nimetlerinden yararlanıp ama kendilerini sadece Bulgaristanlı, ya da dosdoğru Bulgar zanneden bireyler ve mini topluluklar ortaya çıkabilir mi ileriki yıllarda? </strong><strong>Tabi ki, göçmen camiasının bütün fertlerini bu tür yolunu şaşırmış tiplerle aynı kefeye asla koyamayız ve koymayız, çünkü göçmen kardeşlerimizin çoğunluğunda Türk ülküsü, şuuru ve bilinci çok ağır basmakta. </strong><strong>Hatırlayacaksınız, geçen yaz gerçekleştirdiğim bir Çorlu ziyaretim esnasında vahim manzaralarla karşılaşmıştım ve bunları yazmıştım. </strong><strong>Çorlulu bazı yöneticiler şehirlerinde Bulgar okulu açılmasını talep etmekte, fakat aynı zamanda bir göçmen mahallesinde cami açılmaması için imza kampanyası düzenlemişler. Buna tam bir çelişki ve fiyasko diyebiliriz... </strong><strong>Örnek olarak bu şehirde göçmen vatandaşlar tarafından iki tane ev - kilise açılmış ve bu yeni yasa dışı ibadet yerlerinde yerli ve göçmen asıllı vatandaşlara Hristiyan esaslarına göre dini eğitim verilmekte. Açıkçası Müslümanlara Hristiyanlık esasları özendirilmekte. Bu kilise evler Bulgar medyaların ilgi odağı olmuş durumda. Bizimkiler ise kör ebe oynuyor, ya da payduşko... </strong><strong>Son zorunlu göçün ana etkenlerinden birisi isim değişikliği idi ama gelin görün ki, bizim göçmenlerin bir çoğu halen Bulgar isimlerini geri iade etmiyorlar ve resmi Bulgaristan evraklarında, bu isimlerin kalmasında diretiyorlar. </strong><strong>Bundan dolayı, bu konuya hiç değinmeden geçemeyiz. Bu durum adeta felaket boyutta ulaşmış ve derhal Türkiye Cumhuriyeti devleti, buna kesin bir çözüm bulmalı, sonuçta bir insanın aynı zamanda iki farklı ismi olamaz diye düşünmekteyim. </strong><strong>Bilmem dünyada bunun başka bir örneği var mıdır? </strong><strong>Olaya Bulgaristan hükümetleri tamamen kayıtsız kalıyor. Belli ki, burada herhangi bir milli çıkar güdülüyor. </strong><strong>Biz göçmenler, eğlenmeyi severiz. Derneklerimizin öncülüğünde, ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaz aylarında yıllardır çeşitli kalabalık göçmen şenlikleri, festivaller ve piknik etkinlikleri düzenlenmekte. Bu etkinlikler sayesinde, özellikle Bulgaristan&#39;dan getirilen açık saçık giyinen çalga müzik akımı şarkıcılarının ve dansözlerin icraatları ve çalınan Bulgarca müzikler sayesinde, genç nesiller, hatta Türkiye&#39;de doğmuş ve yetişmiş gençler, bu yabancı ve çarpık kültür ile tanışıyorlar, ona tapıyorlar ve benimsiyorlar... </strong><strong>Böylece, bu yabancı müzik kültürü bütün düğün merasimlerine, göçmen kafelerine ve bazı göçmen evlerine tamamen girmiş ve yerleşmiş oldu... </strong><strong>Bu tür etkinliklerde Bulgar müziğinin yanı sıra, geleneksel Bulgar halk oyunları ve dansları da icra edilmekte. Eskiden memlekette, Türklerin yaşadığı köy ve kasabalarında, bu tür Bulgar müzikleri ve folklor gelenekleri hiç revaçta değilken ve bilinmezken, şimdi bunca yıldan sonra, bizim aramızda pek de popüler ve geçerli oldular... </strong><strong>Bu şekilde Türk ve geleneksel Anadolu kültürü benimsenmemekte, sevilmemekte ve arka plana itilmekte. </strong><strong>Bulgarların eğlence tarzları ve kültür gelenekleri suratla ön plana çıkmaya devam ediyor. </strong><strong>Anadolu kültürel esasları yerine Balkanlar tercih edilmekte, onlar revaçta... </strong><strong>Böylece ortaya bayağı hiç de küçümsenmeyecek bir yozlaşmış ve kendi kabuğuna çekilmiş, yabancı bir kültür, millet hayranı ve sevdalısı bayağı büyük bir toplumsal kitle çıkmakta. </strong><strong>Bursa&#39;da geniş çaplı göçmen panayırları tertip ediliyor. Bunlara yine genelde Bulgar asıllı şarkıcılar davet edilmekte. Bir keresinde Roman asıllı bir erkek sanatçı getirilmişti ve bu şahıs sahneye çıktığında &quot;Zdraveyte, Bılgari!&quot; diye seslendi ve buna karşılık seyirciler alkışla cevap verdiler. Halbuki konuk sanatçı, büyük bir cesaretle &quot;Merhabalar, Bulgarlar!&quot; diye herkesin yüzüne karşı haykırabiliyordu...</strong><strong>Bu bir kabul edilmeyecek durumdur. Bu tür provokasyonların bilinçli şekilde önceden hazırlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz...</strong><strong>Bu konumuz uzayıp gider, bir çok hususa bilinçli olarak hiç değinmedim ama toplum olarak durumumuz ve geleceğimiz pek parlak görünmüyor. </strong><strong>Halbuki, bizler bu revayı hiç de hak etmiyoruz... </strong><strong>Mümin TOPÇU</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/2_1615474441_jnR8D9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşüm ve değişim süreçlerini bitirdik mi - ( 2.) ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/2_1615474441_jnR8D9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşüm ve değişim süreçlerini bitirdik mi - ( 1.)]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/yeni-bir-kimlik-olusumunu-donusum-ve-degisim-sureclerini-bitirdik-mi-1/1767/</link>
            <description><![CDATA[* Aslında diaspora nedir? Bu kavramı, ana vatan dışında yaşayan herkes için kullanılır. * Bulgaristan ise bizim doğup büyüdüğümüz memleketimiz, fakat ana vatanımız ise Türkiye Cumhuriyeti'dir ve bundan dolayı, o topraklarda yaşayan kardeşlerimiz doğal olarak oradaki Türkiye diasporasını oluşturmakta. * Zorunlu göçün 32 yılında, artık yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşümü ve değişim süreçlerini bitirdik diyebiliriz mi? Yerli Anadolu ve Trakya halkı ile aramızdaki “farklılıklar” ve “benzerlikler” nelerdir? Ana vatanı, kalplerimizde idealleştirerek döndük, bu eski ecdat topraklarına...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/yeni-bir-kimlik-olusumunu-donusum-ve-degisim-sureclerini-bitirdik-mi-1/1767/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 11 Mar 2021 17:03:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Diaspora kelimesi günlük hayatta sıklıkla kullanılan kelimelerden bir tanesidir ve diaspora kavramı, Türkiye&#39;de, geleneksel olarak başka ülke diasporalarının ülkemiz aleyhine faaliyetleri nedeni ile olumsuz bir vurgu ile kullanılmıştır ve adeta bir tehdit kavramı olarak bilinir. </strong><strong>Aslında diaspora nedir? Bu kavramı, ana vatan dışında yaşayan herkes için kullanılır. Türk diasporası (yurt dışında yaşayan Türkler ya da gurbetçi Türkler) Türkiye&#39;den ve eski Türk (Osmanlı) topraklarından dışarı göç etmiş Türklerin dünyadaki tahmini nüfusunu anlatmak için kullanılan terimdir. </strong><strong>Türkiye dışındaki ülkelerde yaşayan Türkler üç grupta özetlenebilir. Türkiye kurulduktan sonra sınırların dışında kalanlar (Türk azınlıklar);Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra diğer ülkelere göç edenler (Türk diasporası) ve Türk vatandaşlığı. </strong><strong>Bulgaristan ise bizim doğup büyüdüğümüz memleketimiz, fakat ana vatanımız ise Türkiye Cumhuriyeti&#39;dir ve bundan dolayı, o topraklarda yaşayan kardeşlerimiz doğal olarak oradaki Türkiye diasporasını oluşturmakta. </strong><strong>Demek ki, bizler Bulgaristan&#39;ın Türkiye&#39;deki bir nevi diasporası olarak sayılamayız, fakat aynı zamanda çifte vatandaşlığımızın korunmasından dolayı yine de Bulgaristan ile kesilmemiş bağlarımız mevcut ve bazı angajmanlar üstlenmekteyiz. Örnek olarak, vatandaşlık görevi icabı, oradaki seçimlere katılıyoruz... </strong><strong>Artık Türkiye&#39;deki mevcut topluma karışan ve adapte olan Bulgaristanlı göçmenler, en azından teknik açıdan klasik m&acirc;n&acirc;sı ile diaspora yerine sayılmalaru doğru olmaz. Akademisyenlere bakılırsa, şimdilik bizleri &quot;Rumelili Türk diasporaları&quot; grubuna dahil ediyorlar. </strong><strong>Türkiye&#39;deki Bulgaristanlı göçmenlerinin kültürel öğeleri, dernekleri, aktiviteleri ve politik alandaki etkileri ülkemiz için büyük önem arz etmektedir, çünkü ne de olsa farklı bir toplum içinden sıyrılıp da geldiler, hele eski komünist rejimin gerçekleştirdiği dejenarasyonu asla göz ardı etmemeliyiz. </strong><strong>Zorunlu göçün 32 yılında, artık yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşüm ve değişim süreçlerini bitirdik diyebiliriz mi? </strong><strong>Yerli Anadolu ve Trakya halkı ile aramızdaki &ldquo;farklılıklar&rdquo; ve &ldquo;benzerlikler&rdquo; nelerdir? </strong><strong>Ana vatanı, kalplerimizde idealleştirerek döndük, bu eski ecdat topraklarına. </strong><strong>Artık burası bizim için sürekli misafir kalacağımız bir vatan değildir, burada kendimizi birer yabancı gibi hissetmeyecektik ve genel toplumdan kopuk yaşamayacaktık. </strong><strong>Ana vatana birer öz ve temiz Türk evladı olarak geldik ve yerleştik ama aradan bunca yıl geçmesine rağmen, halen Türkiyeli olabildik mi? </strong><strong>Trakya ve Anadolu topraklarında birer gerçek Türk gibi mi yaşamaktayız? </strong><strong>Ya da Türkiye&#39;de bazılarımız Bulgarlaşmaya mı başladı?</strong><strong>Evet, Bulgaristan&#39;ı memleketimiz olarak sevip sayarız. Ana vatanımıza aşkımız ve minnettarlığımız ise sonsuzdur. </strong><strong>Burada nihayet gerçek özgürlüğümüze, kimliğimize ve benliğimize kavuşabildik. Demokrasini ne olduğunu gördük. </strong><strong>Gece gündüz demeden çalıştık, kısa bir sürede yeniden mal ve mülk sahibi olduk, manen ve madden bayağı zenginleştik, eğitim ve kültür seviyemizi yükselttik, fakat bu yazımızda bir takım negatif gelişmelere değinmiş olursak, umarım bir toplumsal yararımız dokunur... </strong><strong>Son yıllarda, Türkiye&#39;ye yerleşmiş bazı Bulgaristanlı Türk ve Pomak asıllı göçmenler harekete geçirilerek, kendileri gerçek Türklük ve Türkiyelilik esaslarından uzaklaştırılarak, onlara adeta Bulgar kültürel ruhu aşılanmakta ve enjekte edilmekte.</strong><strong>Böylece bu göçmen toplumu içeriden yozlaştırılıyor ve gerçek kimlik portresinden uzaklaştırılıyor... </strong><strong>Bilindiği gibi eski tarihlerde, Trakya bölgesinde bir hayli Bulgar asıllı vatandaşımız yaşıyordu, fakat onlar mübadele sürecinde Bulgaristan&#39;a göç ettiler. </strong><strong>Aynı o Bulgarlarla, Bulgaristan&#39;da doğup yetişen Türklerin arasında herhangi bir ortak kan bağı veya etnik aidat duygusu bulunmamakta. </strong><strong>Edirne&#39;de iki tane Bulgar kilisesi var ve faaliyetleri cemaatsiz şekilde devam ettirilmekte, fakat onların yerel bazda kayda değer bir cemaatleri bulunmamakta. </strong><strong>Birkaç yıl öncesi, bu kiliselerin birisine bağlı, devletimizin izninle, kültür evi (kültür derneği, çitalişte) kuruldu. Aynı kültür evinin Bulgarca kitaplardan oluşan büyük bir kütüphanesi var. Burada Bulgar milliyetçiliğini depreştirecek ve besleyecek çeşitli kültürel etkinlikler tertip oluyor. Ayrıca kilisenin içi ise daha ziyade bir tarih müzesini andırmakta. Osmanlı&#39;ya karşı savaşlarda, bu bölgede şehit düşen bazı Bulgar subayların mezar taşları ve başka tarihi aksesuarlar, dosdoğru kilisenin içinde sergilenmekte. Sanki karşımızda bir ibadet yeri olan kilise yok ve bir tarih müzesi var. Tamamı Bulgaristan&#39;dan gönderilen kitaplar, genelde uyduruk ve düzmece tarihi olayları empoze etmektedir, içerikleri genelde Türklere, Osmanlı&#39;ya ve Türkiye&#39;ye karşı beslenen kini ve nefreti beslemekte. </strong><strong>Sadece bir an için, Osmanlı zamanından kalma Bulgaristan&#39;da tarihi bir caminin iç donanımını ve aynı benzer ruhtaki bazı faaliyetleri göz önünde bulundurmak hiç de mümkün gözükmüyor. Bunun zaten kime bir faydası dokunur? </strong><strong>Edirne&#39;de Bulgar asıllı ve Hristiyan vatandaşlarımız parmakla sayılacak kadar azdır ve Trakya bölgesinde herhangi bir Hristiyan cemaatin varlığından söz edilemez, fakat Edirne Bulgaristan Başkonsolosluğu&#39;nun elektronik saytını incelediğimizde çok farklı bir görüntü ile karşılaşmaktayız. Sanki burada çok zengin ve geniş bir dinsel ve kültürel hayat sürdüren bir hayli kalabalık bir Bulgar ve Hristiyan cemaati barınmakta. Halbuki, gerçekler hiç de bunu yansıtmamakta... </strong><strong>Edirne kiliselerinden başlamamıza rağmen, bu yazının asıl yazılma sebebi, bizim göçmen toplumunda görülen bazı farkındalıklara ve olumsuz gelişmelere dikkat çekmektir. </strong>( Devam ediyor )Mümin TOPÇU ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/goc_1615471506_FR2bTM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yeni bir kimlik oluşumunu, dönüşüm ve değişim süreçlerini bitirdik mi - ( 1.) ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/goc_1615471506_FR2bTM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Cebel Belediye Başkanına Sorular. DPS Hatasını Anlamış Mı, Yoksa Sebep Başka Mı?]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/cebel-belediye-baskanina-sorular-dps-hatasini-anlamis-mi-yoksa-sebep-baska-mi/1758/</link>
            <description><![CDATA[* Eski dönemlerde oylar tartışmasız tek bir partiye gidiyordu - DPS. Ama son yıllarda durumlar değişti. * Hangi belediye başkanı? Seçildiğinde Cebel Derneği hayırlı olsun ziyaretine gitmek için randevu talep edip bir buçuk yıldır asgari nezaket gösterip cevap dahi vermeyen belediye başkanı. Bu gün Bal-Göç'e özellikle ona neden cevap vermediğini sormak için gittik. * Sınırda ninemizi tartaklayanların, camide namaz kılarken, Sofya'da insanımızı tekmeleyenlerin idol kabul ettikleri bir kişinin büstünün önünde kimse diz çökemez. Çökenler bizden olamaz, bizi temsil edemez.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/cebel-belediye-baskanina-sorular-dps-hatasini-anlamis-mi-yoksa-sebep-baska-mi/1758/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 25 Feb 2021 01:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bir ay sonra Bulgaristan&#39;da yapılacak genel seçimler için siyasi partiler çalışmalarına devam ediyor. Ki doğaldır. Her parti daha fazla oy almak için mücadele vermesi bu işin doğasında var. Oy hakkı olan yoğun soydaş nüfusumuzdan dolayı her seçim döneminde olduğu gibi, son günlerde ülkemizi değişik parti temsilcileri sık sık ziyaret ediyor. </strong><strong>Eski dönemlerde oylar tartışmasız tek bir partiye gidiyordu - DPS. Ama son yıllarda durumlar değişti. Parti yönetimine karşı biriken tepkiler eninde sonunda dışa vurdu ve DPS&#39;ye oy veren kitlenin yarısı oradan koptu. Bunun sebeplerine girmeye gerek yok. Çok yazdık, ileride de yazmaya devam edeceğiz. </strong><strong>Biz konumuzun başlığına dönelim:<br />Destek istemeye gelen heyetlerin yaptıkları ziyaretler arasında doğal olarak Bal-Göç de var. Bu gün Bal-Göç&#39;e yine bir heyet geldi. Heyetin içinde Cebel Belediye Başkanı da vardı. </strong><strong>Hangi belediye başkanı? Seçildiğinde Cebel Derneği hayırlı olsun ziyaretine gitmek için randevu talep edip bir buçuk yıldır asgari nezaket gösterip cevap dahi vermeyen belediye başkanı. Bu gün Bal-Göç&#39;e özellikle ona neden cevap vermediğini sormak için gittik. </strong><strong>Kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Ama herkes makamlara ve kurumsal yapılara saygı göstermek zorundadır. Nasıl ki biz her zaman Cebel Belediyesi başkanlık koltuğuna saygı gösterdiysek, kendisi de Cebel Derneği&#39;nin tüzel kişiliğine saygı göstermek zorundadır.</strong><strong>Kaldı ki gerek yönetim, gerek üyelerimiz nezdinde seçimlerde kendisini destekleyen bir çok arkadaşımız oldu. Bunun dışında her dernekte olduğu gibi bizim dernekte de farklı adaylara destek olan ve değişik tercihlerde bulunanlar olmuştur. Burada gönül bırakılacak bir durum yoktur. Ki zaten kendisi aday gösterildiğinde, kendi partisinin içinde bile buna karşı inanılmaz tepkiler olduğunu çok iyi biliyoruz. Nasıl kazandığını da. İlla biri aday gösterilecekse onun yerine şu anki meclis başkanı aday gösterilseydi çok daha iyi olacağını düşünen çok fazla partili var. DPS kendi adına da çok daha fazla prim yapardı. </strong><strong>Sonuç olarak, mevcut belediye başkanı tarafından yapılan saygısızlık, her şeyden önce derneğimizin içinden kendisine destek veren kişilere yapılan saygısızlıktır. Bundan öte Haziran 2005 yılında Bulgaristan&#39;da yapılan genel seçimlerde onun milletvekili seçilmesini sağlayan %99 değil, %100 tam da bu dernek olmuştur. O dönem de dernek yönetimi ile beraber bizzat seçimlere katlmak için Cebel&#39;de bulunduk. Kendisi seçimi BSP adayına karşı kıl payı yüz kusur oyla kazandı. Ki biz dernek olarak oraya oy kullanmak için 500 kişiden fazla üyemizi götürmüştük. Yani biz bu insanımızı oraya götürmemiş olsaydık, kendisi seçilemezdi ve belki de siyasi istikbali sona erecekti. Bu kadar az farkla kazanması tesadüf olmuştur. Ama İlahi takdir işte. Onun milletvekili olmasını tam da bizim katkımız sağlamıştı. </strong><strong>Bu belediye başkanı arkadaşa tavsiyemiz, bir an önce ayaklarının yere basmasıdır. Bu makamlar kimsenin babasının makamı değildir. Bu gün kendisi oradaysa, yarın biz oluruz, öbür gün başkası. Bu işler böyledir: Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. </strong><strong>Tarih, bu tür ayakları yere basmayan ve zaman içinde iz bırakmadan tarihin çöplüğüne karışan örneklerle doludur. Biz uyaralım da. Sonra demedi demesin. </strong><strong>***</strong><strong>DPS HATASINI ANLAMIŞ MI, YOKSA SEBEP BAŞKA MI?</strong><strong>19.02.1873 yılında, Bulgarlara göre kahraman, bağımsız kaynaklara göre yolkesen, kanun kaçağı Vasil Levski Sofya&#39;da asılarak idam ediliyor. Bulgar tarihçiler onun hayatını biraz da süsleyerek, güya Osmanlıya karşı zamanında Bulgaristan&#39;da örgütler kurup ayaklanma organize eden kişi olarak gösteriyor. Her milletin kendine göre kahramanları vardır. Vasil Levski de ülkesinde sevilen bir kişilik. Hatta milliyetçilerin sembol isimlerinden biri. </strong><strong>Buraya kadar sorun yok. Sorun yıldönümlerinde sözde soydaşımızı temsil eden parti yöneticilerinin onun adına törenler düzenlemesidir. Resmi makamlar sizi davet eder, etkinliklere de katılırsınız, saygı duruşunda da bulunursunuz ama bazı yerlerde yapıldığı gibi diz çökemezsiniz.</strong><strong>Sınırda ninemizi tartaklayanların, camide namaz kılarken, Sofya&#39;da insanımızı tekmeleyenlerin idol kabul ettikleri bir kişinin büstünün önünde kimse diz çökemez. Çökenler bizden olamaz, bizi temsil edemez.</strong><strong>Kalkıp, aşırı milliyetçilerin sembolü olan bir isme anma töreni düzenlenirse, bu kabul edilebilir bir durum değildir. Burada artık açıkça farklı niyetler söz konusudur. Anlaşılan DPS yöneticileri bunun farkına varmış olacaklar ki, bu yıl böyle şatafatlı törenler düzenlemediler. Veya en azından biz şahit olmadık. Sadece partinin gençlik kollarından bazı dünyadan bir haber gençleri çelenk koymaya göndermişler. Umarız, bu tür etkinliklerin düzenlenmemesi gerçekten bu hakikati kavradıkları içindir, önümüzdeki ay yapılacak seçimlerden dolayı insanımızın tepkisinden çekindikleri için değildir... </strong><strong>Op. Dr. Gürçay CEM</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/cebel-belediye-baskanina-sorul_1614205182_cZWNRE.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Cebel Belediye Başkanına Sorular. DPS Hatasını Anlamış Mı, Yoksa Sebep Başka Mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/cebel-belediye-baskanina-sorul_1614205182_cZWNRE.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Demokrasi Dersi]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/demokrasi-dersi/1748/</link>
            <description><![CDATA[*** Onu, uzun zamandır bir İnsansever olarak kabul ettiler, çünkü ondan çok önce hayırseverliği, profesyonelliği ve özverili çalışmasıyla sağlıklarına önem verdiğini kanıtlamıştı. Çevremizdeki insanlara hizmet verilmiyorsa, insaniyetçilik ve vatanseverlik nedir ki? *** Dünyada kötülükler de var ama iyilikler de gelişmektedir. Boş konuşanlar var, ancak dürüst çalışanlar da çoğalmaktadır. Sebepsiz küstahlar var, ama mesleğine kendini adamış; her gün kendini geliştiren, şan, şeref ve şöhret için değil, alçakgönüllü insanlar da var.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/demokrasi-dersi/1748/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 07 Feb 2021 16:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Bu sabah BTV&#39;de yayınlanan &quot;Bu Cumartesi ve Pazar&quot; programında gazeteci Jeni Marcheva&#39;nın Dr. Abdullah Zargar ile yaptığı röportajı izledim ve dinledim. </strong><strong>Duygulandım, yanaklarımdan birkaç gözyaşı süzüldüğünü gizleyemem. Yani&hellip;</strong><strong>Doktorun yaydığı müspet enerjisinden dolayı. Tevazu ve masumiyet ile birleşen güçlü, hiç şüphesiz insancıl bir hırs ve yüksek profesyonellik tutumu&hellip;</strong><strong>Uzun bir süre, artık Dr. Zargar&#39;ın adını, daima şu söylediği sözlerle ilişkilendireceğim;</strong><strong>&quot;Önemli olan hastanın acısını hafifletmek, toplumun beklentilerini karşılamaktır.&quot; </strong><strong>Ne diyebilirim ki! Deliorman bölgemizin küçük İsperih kasabasındaki halk, tüm Bulgaristan&#39;a demokrasinin ne anlama geldiğini kanıtladı. </strong><strong>Dr. Zargar&#39;ın Bulgaristan vatandaşlığı kazanmasını desteklemek için Toplu Dilekçe yöntemiyle imza toplama düzenlenmesi sonucu, Girişim Komitesi&#39;ni ve kendisine şahsen, şükran ve takdirlerini ifade eden tüm İsperih vatandaşlarını tebrik ediyoruz! </strong><strong>Bölge Valisi Sn. Günay Hüsmen&#39;in hizmet girişimini elbette ki geçemeyiz.</strong><strong>İran kökenli, tedavi uzmanı doktor hakkında, İsperih halkı tarafından pek çok nazik söz söylendi ve söylenmeye devam ediyor. Onu, uzun zamandır bir İnsansever olarak kabul ettiler, çünkü ondan çok önce hayırseverliği, profesyonelliği ve özverili çalışmasıyla sağlıklarına önem verdiğini kanıtlamıştı. </strong><strong>Çevremizdeki insanlara hizmet verilmiyorsa, insaniyetçilik ve vatanseverlik nedir ki? </strong><strong>Aynı zamanda, iktidar hırsından zirvelere tırmanan göğüslerini gererek şerefleri adına ve boşu-boşuna zırvalayan birçok sahte vatansever var&hellip; </strong><strong>Burada duruyorum! Dünyada kötülükler de var ama iyilikler de gelişmektedir. Boş konuşanlar var, ancak dürüst çalışanlar da çoğalmaktadır. Sebepsiz küstahlar var, ama mesleğine kendini adamış; her gün kendini geliştiren, şan, şeref ve şöhret için değil, alçakgönüllü insanlar da var. </strong><strong>Ve dedim ki kendi kendime;</strong><strong>&quot;Her insanın, uğruna yaşayacağı birçok sebep vardır, neden iyiliğe inanmayalım!&rdquo; </strong><strong>Her şey ama her şey kalbimizde ve aklımızda gizli. Geleceğimiz, çocuklarımızın geleceğidir, Bulgaristan&#39;ın ve dünyanın geleceğidir aynı zamanda. </strong><strong>Güçlü kişilikleri yükseklerde aramayın! Onlar burada, aramızdaki sıradan insanlar! Ve ne kadar görünmezlerse, yaptıkları da o kadar büyüktür. </strong><strong>Umutlarımızı çoğalttığınız, verdiğiniz ders için teşekkürler, Dr. Zargar! </strong><strong>Ve yüreğimde güzel, hoş bir seda bugün! </strong><strong>Bu şiiri size ve yardım ettiğin herkese, iyiliğe inanan tüm insanlığa ithaf ediyorum. </strong><strong>Siz zaten Deliorman&#39;nin sakinlerindensiniz, bizden birisiniz!</strong> ***İNANÇİyilik Tanrı&#39;nın armağanı mıdır? Yoksa, hayırlı fikrin bir evladı mı? Aydın düşünceler örür inanç tacını,En ılık esintiden üzüntüler ıraklaşır. Gökyüzünü gölgeleyen gri bulutlar Semaları gürültülü, gökyüzü ağlar Tadını yağmurun kuru toprak çıkarır Buğday tanesi başaklarda olgunlaşır. Kasvetli ve yağmurlu zamanlarda Kırık kalpli inancını sen bir hatırla! Güneşin bile dinlenmektir arzusu Buluttur onun yastığı, hem yatağı. Uyandığında bir Gökkuşağı belirecek. Renkli kemeriyse bir inanç mesajıdır. Alçakgönüllünün güneşi asla sönmez,Gözyaşını kurutur, karanlıkla savaşır.  <strong>Gülser MAZLUM</strong><strong> Çeviri: Yahya AKBULUT</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/demokrasi-dersi_1612706456_3fzCl5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Demokrasi Dersi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/demokrasi-dersi_1612706456_3fzCl5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tuz kokarsa çaresi nedir...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/tuz-kokarsa-caresi-nedir/1742/</link>
            <description><![CDATA[*** Bazen sırf anavatanın havasını ve toprağını koklamak için günübirlik Edirne'yi ziyaret ettiğim de oluyor. *** Bazı tanıdık simalar, güya Türkiye'nin safında yer tuttuklarını belirtiyorlar, fakat aynı zamanda gidip buradaki FETÖ örgütü militanları ile samimiyetlerine devam ediyorlar. *** İnsanlarımız ve hele de genç nesiller, Bulgaristan'daki FETÖ militanları tarafından, medya ve sanal alem enstrümanları sayesinde zehirlenmeye devam edilmekte.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/tuz-kokarsa-caresi-nedir/1742/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 22 Jan 2021 15:27:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Sayın Misyon gazetesi yetkilileri, yayınızın sıkı bir takipçisi olarak sizlere Filibe&#39;den sesleniyorum. Burada faaliyet gösteren büyük bir Türkiye firmasında müdür olarak çalışmaktayım ve sizden sesimin duyurulmasını sağlamanızı  arzuluyorum. Bu satırlarımı bizim buradaki birkaç tane yerel ve ulusal medyaya gönderdim, fakat nedense hiç birinde dünya yüzü görmediler.Aslen ben bir Türk milliyetçisiyim, anavatanımız Türkiye&#39;yi ve Mustafa Kemal Atatürk&#39;ü haddinden fazla çok seviyorum. Bazen sırf anavatanın havasını ve toprağını koklamak için günübirlik Edirne&#39;yi ziyaret ettiğim de oluyor.İçimde tutuşan bu büyük sevginin alevi, Fetullah Gülen hareketinin başarısız darbe girişiminden sonra daha da büyüdü ve perçinleşti, çünkü herkes gördük ki, dünyada çapında Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin bir çok düşmanı var.Şimdiki yakarışım ve rahatsızlığım ise ülkemdeki bazı FETÖ temsilcilerinin halen ayakta kalması ve çok sinsice  yürüttükleri Türkiye aleyhtarı yıkıcı faaliyetlerine devam etmeleridir.Bulgaristan devleti, bu karmaşık durum karşısında sessizliğini korurken, bizim buradaki Türk toplumunun fertleri de bu yöndeki gelişmelere karşı tamamen ilgisiz ve duyarsız kalmakta. Aynı tespitim, aramızdan çıkıp sivrilen bazı önde gelen siyasetçilerimiz, parti ve sivil toplum kuruluşları yöneticilerimiz için de geçerlidir. Bazı tanıdık simalar, güya Türkiye&#39;nin safında yer tuttuklarını belirtiyorlar, fakat aynı zamanda gidip buradaki FETÖ örgütü militanları ile samimiyetlerine devam ediyorlar.Benim rahmetli Muttalip dedemin, &quot;Et kokarsa tuz vurulur, ya tuz kokarsa çaresi nedir?&quot; diye tekrarladığı eski bir ata sözü vardı. Ben de şimdilerde korkunun ve suskun kalmayın ecele faydasının olmadığı inancını taşımaktayım.İnsanlarımız ve hele de genç nesiller, Bulgaristan&#39;daki FETÖ militanları tarafından, medya ve sanal alem enstrümanları sayesinde zehirlenmeye devam edilmekte.&quot;Obzor  Nevs. Bg,&quot; &quot;Bakış. Bg,&quot; &quot;Fetullah Gülen&quot; isimli siteler ve başta &quot;Bulgaristan&#39;dan haber&quot; şifreli benzer çeşitli facebook grupları tarafından resmen kandırılmakta. Sanal ortamda bayağı etkin olan bu site ve grupların, her yerde darmadağın edilen FETÖ hareketinin hizmetinde bulunduğunun farkında bile olmayan ve bunu tahmin bile etmeyen bir çok vatandaşımız, yapılan paylaşımlara beğeni atmakta veya açıkça görüş bildirmekte.Sözünü ettiğim militanlar, faaliyetlerini çok gizli ve kurnazca sürdürmekte, genelde kendilerini açıkça afişe etmiyorlar ve sahte profillerle bizleri kandırmaya çalışıyorlar.Hatta, topluma mal olmuş bazı isimler bile (Bunların arasında dernekçi ve siyasiler de olabiliyor), bazen &quot;Bakış. BG&quot; sitesinin, sürekli AA&#39;ndan aşırdığı haberleri sayfalarında gururla paylaşabiliyor, kendilerine bu siteyi hazırlayanların birer aymaz FETÖ maşası olduğunu hatırlattığımızda ise şaşkınlığını gizleyip adeta utançtan yerin dibine giriyorlar.Bir Mustafa Ömerov, Tayfur Hüseyinov ve Ahmed Ahmedov gibi Gülen münafıkının kadrolu elemanları toplum gündeminden uzak tutulmalıdırlar, kendilerine bir şekilde hadleri de bildirilmeli. Geçenlerde tesadüfen bir Bulgar gazetesinde Mustafa Ömerov&#39;un iğrenç ifadelerle dolu, Türkiye karşıtı bir karalama yazısına denk geldim ve içimizdeki bu fanatiklerin ne kadar topluma zararlı olduklarını bir kez daha idrak etmiş oldum.Son dönemde aynı bu şuursuz ve hayasız tipler bizim göçmenlere hitaben sanal gruplar kurmaya kalkıştılar. Bu sefer Bulgar isimlerin iadesine karşı çıkıyorlar, domuz ürünlerine methiyeler düzenliyorlar. Böylece kardeş Anadolu ve Balkanlar insanları arasına nifak tohumları ekerek ileride hazımsızlık ve bölüşme yaratmayı hedefliyorlar. Bu ise karşımızdaki düşmanın çok tehlikeli bir oyuna giriştiğinin bir göstergesidir...Bir sözle, 30 yıldır aramıza sızmış olan ve çevremize yerleşen FETÖ&#39;cüleri, gecikmeli de olsa buradaki resmi yetkililere tamamen bertaraf ettirmeliyiz. Bir komşu devlete yakışan hamle de bu olur diye düşünmekteyim...Selçuk Mutalibov ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/tuz-kokarsa-caresi-nedir_1611319633_PS8HJw.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tuz kokarsa çaresi nedir... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/tuz-kokarsa-caresi-nedir_1611319633_PS8HJw.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hristo İvanov, Türkiye ziyareti gerçekleştiriyor]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/hristo-ivanov-turkiye-ziyareti-gerceklestiriyor/1741/</link>
            <description><![CDATA[*** Hristo İvanov ve beraberindeki heyet iki gündür Türkiye ziyareti gerçekleştiriyor. *** "Bizim partimiz herhangi bir etnik ayrımcılık yapmıyor ve var gücümüzle ülkemizin tamamen demokratikleşmesi için mücadele etmekteyiz. Umarız Türkiye'de yaşayan göçmenler tarafından da haklı davamız büyük destek bulur..."]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/hristo-ivanov-turkiye-ziyareti-gerceklestiriyor/1741/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 22 Jan 2021 14:03:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Eski Adalet Bakanı ve Evet,Bulgaristan ( Da, Bılgariya ) partisi lideri Hristo İvanov ve beraberindeki heyet iki gündür Türkiye ziyareti gerçekleştiriyor.</strong><strong>Dünkü günü Trakya bölgesinde geçiren konuklar, bugün Bursa Hotel Holidayn İn&#39;de Misyon Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mümin Topçu ve Köşe Yazarımız Dr. Gürçay Cem ile uzun bir sohbet gerçekleştiren konuk parti lideri, okuyucularımız için de şu kısa açıklamada bulundu;</strong><strong>&quot;Öncelikle geçen yaz partimizin gerçekleştirdiği Rosenets çıkarması için yaptığınız haberler için çok teşekkür ederiz. Bizim şu anki kısa Türkiye ziyaretimiz yaklaşan Bulgaristan&#39;daki seçimlerle ilgili. Burada çok samimi bir atmosferde çeşitli göçmen kuruluşları, eski siyasi mahkumlarımız ve çifte vatandaşlarımızla bir dizi görüşmeler gerçekleştirmekteyiz.</strong><strong>Bizim partimiz herhangi bir etnik ayrımcılık yapmıyor ve var gücümüzle ülkemizin tamamen demokratikleşmesi için mücadele etmekteyiz. Umariz Türkiye&#39;de yaşayan göçmenler tarafından da haklı davamız büyük destek bulur.</strong><strong>Seçim öncesi ve sonrası, niyetimiz iktidar güçleriyle, BSP veya DPS ile koalisyonlara girmemektir. Cumhurbaşkanı Rumen Radev&#39;in tertiplediği toplantıda DPS Başkanı Sayın Mustafa Karadayı, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın postayla veya elektronik oy verme sistemlerine karşı çıkması bizleri bayağ bir şaşırttı. Bu tür olumsuz tutumları yadırgamaktayız ve doğru bulmuyoruz, çünkü bizler yurt dışında yaşayan bütün vatandaşlarımızın yaklaşan seçimlere katılımını sağlamak için uğraş vermekteyiz.</strong><strong>Buradaki ziyaretimiz için daha sonra geniş bir açıklama yapacağım, şimdilik her şey çok olumlu geçmekte.&quot;</strong><strong>Bilindiği gibi, geçen yaz Hristo İvanov&#39;un Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Onursal Başkanı Ahmet Doğan&#39;ın Rosenets&#39;deki yazlık villasının yanındaki halk plajına girmesinin, Ulusal Koruma Dairesi (NSO) görevlileri tarafından zor kullanılarak engellenmesinin ardından ülkede başlayan gösteriler, her geçen gün genişleyerek artmıştı. Cumhurbaşkanı Rumen Radev&#39;in NSO görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığını açıklamasının ardından, Başsavcı İvan Geşev cumhurbaşkanlığı danışmanlarından ikisini yolsuzluk suçlamasıyla tutukladı. Bu gelişmeyle, cumhurbaşkanı ve başbakan arasındaki gerilim açıkça kamuoyuna yansımış olmuştu.</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/hristo-ivanov-turkiye-ziyareti_1611314438_IPKDQi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hristo İvanov, Türkiye ziyareti gerçekleştiriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/hristo-ivanov-turkiye-ziyareti_1611314438_IPKDQi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye Bursları ile tanışalım...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/turkiye-burslari-ile-tanisalim/1736/</link>
            <description><![CDATA[ Türkiye Bursları 2021 başvuru tarihleri nedir?

Türkiye Bursu başvuru nasıl yapılır?

YTP Türkiye Bursları kimlere verilir?

Türkiye Bursları 2021 başvuru tarihleri nedir?

Türkiye bursu başvurusu nasıl yapılır?

YTP Türkiye Bursları kimlere verilir?]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/turkiye-burslari-ile-tanisalim/1736/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 11 Jan 2021 13:18:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Bursları 2021 başvuru tarihleri nedir?Türkiye Bursu başvuru nasıl yapılır?YTP Türkiye Bursları kimlere verilir?Türkiye Bursları 2021 başvuru tarihleri nedir?Türkiye bursu başvurusu nasıl yapılır?YTP Türkiye Bursları kimlere verilir?Sorularının yanıtları arama motorları üzerinden sıkça sorgulananlar arasında yer alıyor.Peki YTB bursu ne zaman kesilir?YTP Türkiye Bursları kimlere verilir?İşte konuya dair merak edilen tüm bilgiler...TÜRKİYE BURSLARI BAŞVURULARI NASIL YAPILIR?Dünyanın bütün ülkelerine açık olan Türkiye Bursları 2021 yılı başvuruları, 10 Ocak-20 Şubat&#39;ta alınacak. Başvurular, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim almak isteyen adaylara açık olacak. Yüzlerce ülkeden öğrencilere Türkiye&#39;nin en prestijli üniversitelerinin kapılarını açan burslara, &quot;www.turkiyeburslari.gov.tr&quot; adresinden başvurulabilecek.BURS BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER- Geçerli bir Ulusal Kimlik Belgesi VEYA geçerli bir Pasaport - Adayın yakın tarihli bir fotoğrafı (Başvuru sistemine yüklediğiniz fotoğrafın kendinizin uygun bir portresi olması gerektiğini lütfen unutmayın, tanımlanamayan aday fotoğrafları başvurunuzun değerlendirmesine zarar verecektir) - Ulusal sınav puanları (herhangi bir uluslararası nitelik veya sertifikaya sahip olmayan adaylar için gereklidir) - Diploma veya geçici mezuniyet belgesi - Akademik transkriptler (çevrimiçi ekran görüntüleri ve onaylanmamış transkriptler başvurunuzun değerlendirmesini zayıflatacaktır) - Uluslararası sınav puanları (GRE, GMAT, DELF, YDS, YÖS&hellip; vb. Seçilen üniversite ve program için gerekliyse) - Dil testi puanları (seçilen üniversite ve program için gerekliyse) - Bir araştırma önerisi ve yazılı çalışmanızın bir örneği (sadece doktora adayları için) YTBTÜRKİYE BURSLARI NE ZAMAN KESİLİR?Normal lisans eğitimi süresi yerleştirilen programa göre farklılık gösterebilmektedir. Örneğin, Hukuk, Uluslararası İlişkiler 4 yıl, Diş Hekimliği 5 yıl, Tıp 6 yıl. Yüksek Lisans:1 yıl Türkçe öğretimi + 2 yıl yüksek lisans eğitimi.Doktora:1 yıl Türkçe öğretimi + 4 yıl doktora eğitimi. Bursluluk süreleri, Türkçe hazırlık eğitimine ek olarak: a) Ön lisans/lisans düzeyindeki burslar için kayıt yaptırılan programın normal eğitim süresi. b) Yüksek lisans düzeyindeki burslar için 2 yıl yüksek lisans eğitimi süresi. c) Doktora düzeyindeki burslar için 4 yıl doktora eğitimi süresi. ç) Dil kursu için ise Türkçe hazırlık eğitimi süresini geçmemek üzere ilgili burs programında belirlenen süre kadardır. (2) Bu maddenin birinci fıkrası (a) bendi kapsamında ayrıca yabancı dilde hazırlık okutulmasının zorunlu olduğu durumlarda, 1 yılı geçmemek kaydıyla yabancı dilde hazırlık eğitimi için süre verilebilir.(3) Bu maddenin birinci fıkrası (b) ve (c) bentleri kapsamında ayrıca bilimsel hazırlık okutulmasının zorunlu olduğu durumlarda, 1 yılı geçmemek kaydıyla bilimsel hazırlık eğitimi için süre verilebilir. (4) Öğrenimlerini bu madde kapsamında belirtilen sürelerde tamamlayamayan öğrencilere, en fazla bir yıl ek süre verilebilir. Bu süre, bu yönergenin 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olanlar için 2 yıla kadar uzatılabilir. Ek süre verilen öğrencilerin aylık bursları %50 kesintili olarak ödenir. Öğrenciden kaynaklanmayan durumlar Başkanlık tarafından ayrıca değerlendirilir.KİMLER BAŞVURUDA BULUNABİLİR?Tüm ülkelerin vatandaşları Mezunlar veya mevcut eğitim öğretim yılının sonunda mezun olacak olanlar (2019 Eylül ayından önce)Araştırmacılar ve akademisyenlerKİMLER BAŞVURU YAPAMAZ?Türk vatandaşları ve Türk vatandaşlığını kaybetmiş bireyler Halihazırda başvuracakları eğitim düzeyinde, Türk üniversitelerindeki programlara kayıtlı olan bireyler ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-burslari-ile-tanisalim_1610360657_QtHXTz.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye Bursları ile tanışalım... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/turkiye-burslari-ile-tanisalim_1610360657_QtHXTz.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bir yıla veda ederken]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/bir-yila-veda-ederken/1731/</link>
            <description><![CDATA[Zor bir yılın sonuna gelindi. 

Yılın bilançosu hepimiz için çok ağır oldu. 

Her gün aldığımız ölüm haberleri ile sarsıldık.

Asabımız, huzurumuz ve ekonomimiz bozuldu. 

İnşallah, yeni 2021 yılında birazcık daha mutlu bir yaşantımız olur! 

Bütün okuyucularımın yeni yılını kutluyorum! 

Bugün, yıl için yazdıklarıma bir göz attım ve dikkatinize bazı kısa metinler sunuyorum...]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/bir-yila-veda-ederken/1731/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 30 Dec 2020 15:37:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Zor bir yılın sonuna gelindi.</p><p>Yılın bilançosu hepimiz için çok ağır oldu.</p><p>Her gün aldığımız ölüm haberleri ile sarsıldık.</p><p>Asabımız, huzurumuz ve ekonomimiz bozuldu.</p><p>İnşallah, yeni 2021 yılında birazcık daha mutlu bir yaşantımız olur!</p><p>Bütün okuyucularımın yeni yılını kutluyorum!</p><p>Bugün, yıl için yazdıklarıma bir göz attım ve dikkatinize bazı kısa metinler sunuyorum...</p><p>14.01.2020</p><p>... Söyleyin, efendim, Bursa - Filibe uçak seferleri ne zaman başlıyor? İşte bunun cevabını henüz kimse veremiyor, fakat Bulgaristan ve Bursa medyaları son günlerde, bu güzergahta yeni başlayacak uçak seferleri haberini tam sayfa ve boy boy fotograflar eşliğinde yansıtmakta. Güya, iş insanlarımız tarafından çok büyük ilgi duyuluyormuş. Sanacaksınız ki, Filibe ovasına onlarca Bursalı sanayici fabrika bacası dikmiş veya dikmek üzere... Fabrikatörlerin zaten özel uçakları var ama bizim yüzbinleri ifade eden göçmen milletinin böyle bir uçak seferinden gerçekten büyük gereksinimi bulunmakta. Şimdi otobüslerde 8 -10 saat süren otobüs yolculuğunda pestil olmaktan ne zaman kurtulacağız?...</p><p>01.02.2020</p><p>... Sayın Mevlüt Çavuşoğlu&#39;nun verimli Bulgaristan ziyaretini takip ettim. Ayrıntıları medyalar yazdı ve çizdi. Dışişleri Bakanımız, başkent Sofya&#39;da bir sürü resmi temaslarda bulundu ama benim aklım fikrim bir mevzuya takıldı kaldı. Geçenlerde memlekette yaşayan tecrübeli bir gazetecinin, çalıştığı belediyede işine son verildi. Bu olay kimsenin dikkatini çekmedi. Artık o arkadaş, akşamları evine ekmek götüremiyor. Evinin ışıkları söndü, ailesini derin bir hüzün kapladı... Görevinden neden mi alındı? Sadece yalaka ve yandaş gazetecilik yapmadığı için. Kovulan o gazeteci dışında, Mustafa Karadayı&#39;ya Türkan Çeşme&#39;de neden AK Parti milletvekilleri yok sorusunu başka kimse soramıyordu..</p><p>28.03.2020</p><p>...Hafta içinde, başka bir husus daha dikkatimi çekti. Son dönemde buradaki müftülük sisteminin genel sekreterleri sırasıyla bayağı garip adamlar çıktı. Birincisi; Hristiyan bir Bulgardı ve doğal olarak azılı bir milliyetçi olarak bilinirdi, şimdilerde sözde &quot;patriyotik&quot; medyalarda, salyalar akıtarak, sadece anamızı bellemekle uğraşmakta... İkincisi; Giyim kuşam yerindeydi, jöleli perçemi dahil. Geçen gün, müftülükte çalışan bir görevliye, o fiyakalı gencin akıbetini sordum. Aldığım cevap kısa ve netti; &quot; Teröristti, kendisi!&quot; Hiç afalamadım değil ama ikinci sorumu patlattım; &quot;Din kardeşim, o zaman bu Amerikan ödenekli hainlerin ne işi vardı burada, hani bunların maaşlarını Türkiye Cumhuriyeti ödüyordu?&quot; Şık takım elbiseli ve kırmızı ipek kravatlı müftülük görevlisi koşar adım benden uzaklaşmayı yeğledi ...</p><p>09.04.2020</p><p>... Tuna&#39;da at sularken boylu poslu akıncı, kavak dallarına konan kuşlara, heybesinden el sallıyordu büyük dedem. Asırlar gelip geçti, akıncı torunlarına çeşitli hain tuzaklar kuruldu. Dağ başında veya yol dönemeçlerinde kim vurduya gitti nice ömürler. Nice kudretli yiğit oğlan, nice selvi boylu dilber amansızca ve teker teker katledildi. Günahsız kuzuların kanı oluk oluk akıtıldı. Sabah tenhasında otağımız basıldı, ocağımız söndürüldü. İhtiyarlarımızın göz yaşı hiç kurumadı, beşikteki bebek bile susturuldu. At izinin it izine karıştığı alaca karanlıklarda, ölümü kuşanmış beklerken, pusuya yatmış zalimlerden hiç korkmadık. Bizim dirimizden, adımızdan ve kanımızdan hep korktular...</p><p>18.05.2020</p><p>... Kalpler kana boyanırken, 1 000 370 özgürlük çiçeği yeniden açtı. Zalimin demir uçlu copları, delikanlıların kırılan kemikleri, ince belli kızların koparılan kalın belikleri, cop izlerinden akan oluk oluk sımsıcak kırmızı kan, alelacele kesilen kuzuların sıcak derisine sarılan yara bere içindeki bedenler birbirine karıştı&hellip; 19 Mayıs, Saatçi Ömer&#39;in Sofya&#39;da ölüm hücresinde devleştiği andır, Hüsniye ablanın Mestanlı&#39;da tankı durdurduğu gündür, Cebelli Avni&#39;nin bayrak oluşudur, Paniş&#39;in sırtında taşıdığı büyük yaradır, Rasim&#39;in Belene&#39;de çizdiği karakalem portredir&hellip;</p><p>11.06.2020</p><p>... Gündeme dair notlarıma bakılırsa, yakın zamanda Peevski veya onun işaret ettiği birisi başbakan olabilir. Herifin önü adeta kesilemiyor, parasının gücüne inanmış bir kere ve önüne gelen herkesi, her makamı ve her mevkii satın alabiliyor. Dozer gibi ezip geçtiğinden, herkesi susturabiliyor ve korkutuyor. Halbuki düne kadar çulsuzun tekiydi, bugünkü finansal gücü ise tanıdık mafyavari odakların sayesinde eldi edinildi. Bir sözle devletin ve halkın parasını açıkça çaldılar bu yavuz hırsızlar... Peevski ve onun gibilerini sahneden indirilmeden, Bulgaristan&#39;daki Türkleri de iyi günler beklemiyor. Peevski, şimdi Türklerin lideri konumunda, ayrıca bütün Bulgaristan toplumu için bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor. Bugün Peevski&#39;nin diktatı altında siyaset yapmaya mecbur kılınıyoruz...</p><p>11.07.2020</p><p>... Bugün Rosenets limanı bir anda toz duman içinde karıştı ve tanıdık senaryolar sayesinde, kendimizi yeni bir etnik kavganın eşiğinde bulduk. Her zaman olduğu gibi, Bulgaristan&#39;daki bütün &quot;olumsuzlukların arkasında yine Türkler duruyor.&quot; Yeniden onlar &quot;suçu ve günahlı!&quot; Otuz yıldır, bu beyaz şapkalar sayesinde bizlere işte bu imaj kazandırıldı, fakat bir sözle, asıl bunun suçluları ise bizim arkamızda gizlenen yavuz hırsızlardır... Artık cümle alem anladı ki, neden derin devlet maskesi altında gizlenen bir avuç elemanın elinde, nasıl yıllar boyu birer sessiz piyon gibi vahşice kullanılmaktayız...</p><p>10.08. 2020</p><p>... Sadece birkaç hafta öncesi Otmanli sahilinde, NSO&#39;nun mutra kılıklı subayları nasıl da gaddarca böbürlenip ülkenin milli bayrağını bile bir paçavra bezi gibi tenha bir köşeye fırlattılar. Bu subay bozuntularına, sanki kendilerini bir milli sembolden daha üstün görmeleri için adeta aşılanmışlardı. Halbuki, bir Türk asıllı kardeşimiz, aynı bayrağı bu şekilde fırlatmış olsaydı, bunun kavgası en az daha beş asır boyu sürüp giderdi... Hele bir de bizimgillerden dayılanan ve gözü dönmüş bir tip vardı, özel mülkiyete tecavüz var diye, avaz avaz sesi çıktığı kadar bağırmayı bir türlü abes görmüyordu. Hasan Çavuş&#39;un Kırcaalileri ise devletin limanına yaklaşan büyükçe bir tekneye tekme sallıyorlardı, hem de araçtaki vatandaşlara küfür etmekten hiç çekinmeden...</p><p>17.09. 2020</p><p>...</p><p>Gün geçmiyor, birileri çıkıyor ve sarf ettiği zehir zemberek sözleriyle göçmen camiasının kanına fena şekilde dokunuyor ve tamamen konsantrasyonunu bozuyor. Bu saatten sonra, gerçekten bunun ana sebebini açıklık getirmeliyiz ve buna bir son vermeliyiz. Bu güruha kaşı sert bir bicimde mücadele etmeliyiz. Hatta, hiç çekinmeden yetkili devlet birimlerini devreye sokmalıyız, çünkü ortada bir aktif ayrıştırma, kin, nefret, çatışma ve yabancılaştırma cabası gözükmekte...</p><p>22.10.2020</p><p>... Geçen asrın başına döndüğümüzde, birkaç zanaatkar Vrangacı ( Smolyan&#39;nın Petkovo köyünden gelen Bulgarlar ) hariç, Kırcaali şehrinde, hemen hemen tek Bulgar yaşamamaktaydı. Sıçanlıların istilası ise henüz başlamamıştır. İlk gelenlerin aç karınlarını, yine bizim yerli Türkler doyurmuştur... O dönemde Kırcaali ve çevresinde sadece temiz Türk köyleri bulunmaktaydı. O zaman soruyoruz, 21 Ekim 1912&#39;de, Bulgar Ordusu ve takibindeki soyguncu çeteciler, yerel Türk ahalisini kimden ve neden &quot;kurtarmışlardır&quot;? Türkleri Türklerden mi kurtarmış veya koparmış oluyorlar? Evet, kesinlikle yeni bir devlet kurulmuş ve ona bu bölgenin toprakları dahil edilmiş ama Türkler kesinlikle kimseden kurtarılmamıştır...</p><p>20.11.2020</p><p>...Kırcaali&#39;den bilgiç bir arkadaşım sürekli bana mesajlar atar durur. Bugün ise bayağı efkarlı bir şekilde biraz insanların suskunluğundan dert yandı. Güya bizim toplumun artık ne sesi çıkıyormuş, ne de duyuluyormuş, kendisine göre, artık insanımız çok korkar ve çaresiz olmuş. Bireyselliğin gelişmediği bir asosyal azınlık toplumuna dönüştüğümüzü belirtmeyi de unutmadı. Dahası eleştirilmek, reddedilmek ve onaylanmamak korkusu ileri boyutlara ulaşmış. Bu korku nedenini örneklemesini istediğimde ise, şunları yazdı: &quot;Bak kardeşim, halkın aciz durumu ortada, her gün Batı Avrupa&#39;dan bir gencimizin korona virüsünden dolayı ölüsü getiriliyor memlekete. Kimse çıkıp da sormuyor: - Bunca gencimiz, neden acı dolu gurbet yollarına düştü?... </p><p>15.12.2020</p><p>... Sadece diplomatik dilde söylenmiş bir nezaket mesajı ulaştı elinize ama nedense ülkedeki siyasi harman bir anda alevlendi. Şimdi neden bunca tedirgin oluyorsunuz ki? Yıllar boyu milleti darmadağın edeceksiniz, soykırıma uğratacaksınız, ülkeden kovacaksınız, şimdi kalkıp Türkiye&#39;den medet umacaksınız... Artık Türkiye realitesini göz ardı edemezsiniz. Peevski&#39;nin medyalarına göre, güya Tayip Erdoğan, Bulgaristan&#39;daki Türkleri bir anda yeniden konsolide etmiş ve aralarındaki bölüşmeye son noktayı koymuş... Ayrıca, Ahmet Doğan ile yürütülen savaş kaybedilmiş... Yapmayın beyler! Neler sayıklıyorsunuz siz? Bizim toplumda artık eğitim görmemiş bireyler kalmadı. Kendi kendinize gelin güvey olmayınız ve kimseyi böyle bariz şekilde kandırmaya kalkışmayınız!...</p><p>Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/bir-yila-veda-ederken_1609333052_sbaFPe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bir yıla veda ederken ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/bir-yila-veda-ederken_1609333052_sbaFPe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[34 plakayla yapmasınlar bunu ba...]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/34-palakayla-yapmasinlar-bunu-ba/1701/</link>
            <description><![CDATA["Aga, bu kaldırım karolarından herkes beş on tane alıp evine götürüyor, fakat bizim İstanbullu bırçetler abartmış ve bütün arabayı doldurmuşlar. Bir de, 34 plakayla yapmasınlar bunu ba..."]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/34-palakayla-yapmasinlar-bunu-ba/1701/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 04 Nov 2020 16:28:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bu sabah İlhan&#39;ın gazetesi Rodopi 24&#39;te gördüm. 34 ( İstanbul ) plakalı bir arabanın bagajına iki vatandaş, güpegündüz, şehrinin kaldırım yolundan tıka basa tretuvar karosu (ploçası ) dolduruyorlar.</p><p>Yani kamu malına zarar vererek hırsızlık yapıyorlar. Bu hamleleri Kırcaalili bir sakin tarafından fotograflanmış ve şimdi bizimkiler mahkeme kapılarında sürünebilir, hatta, mahkümiyet bile alabilir... </p><p>Ayrıca, şimdi gazete sayfalarında Bulgar milliyetçilerin ağzında hepimiz sakız olduk. Bir bakarmısınız şu utanç verici başlığa;</p><p>&quot;Göçmenler, Kırcaali&#39;nin merkezinde tretuvar karesi hırsızlığı yapıyorlar.&quot;</p><p>Buradan işlenmiş bir hırsızlığı asla tasvip edemeyiz.</p><p>Araba bagajına doldurulan karolar herhalde İstanbul&#39;a götürülmedi.</p><p>Belki de, Salifler&#39;de bir çamurlu sokağa döşenecekler, ya da ileride köydeki villanın barbeküsünün önünü süsleyecekler.</p><p>Bilemezsin, belki de hırsızlıkla suçlanan göçmenler, karoların ücretini ödemiş de olabilirler, ya da izin almıştırlar. Hatta, göçmen bile olmayıp sürekli bu şehirde oturanlar olabilirler...</p><p>Bu konu üzerine hemen Kırcaali temsilcimiz Bora Tamer ile görüştük. Aldığımız yorum kısa ve çok netti;</p><p>&quot;Aga, bu kaldırım karolarından herkes beş on tane alıp evine götürüyor, fakat bizim İstanbullu bırçetler abartmış ve bütün arabayı doldurmuşlar. Bir de, 34 plakayla yapmasınlar bunu ba...&quot;</p><p>Zaten işin püf noktası da işte burada.</p><p>Sevgili, kardeşim, gidip Bulgaristan&#39;da hırsızlık yapmayacaksın!</p><p>Mümin TOPÇU</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/34-palakayla-yapmasinlar-bunu-_1604497190_WY1Mh9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 34 plakayla yapmasınlar bunu ba... ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/34-palakayla-yapmasinlar-bunu-_1604497190_WY1Mh9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Selamlar Köyü Macurları]]></title>
            <link>https://www.misyongazetesi.com/selamlar-koyu-macurlari/1686/</link>
            <description><![CDATA[*** Birinci Dünya Savaşı'nda Selamlar köyünü kuranların çocukları ve torunları askere alınmışlar ve birçok cephede savaşmışlar. Çanakkale Cephesi savaşlarında Selamlar köyünden otuz beş ( 35 ) genç şehit olmuş.]]></description>
            <guid>https://www.misyongazetesi.com/selamlar-koyu-macurlari/1686/</guid>
            <category domain="https://www.misyongazetesi.com/haberler/guncel/">Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2020 12:42:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <strong>Selamlar köyü, Ankara - İstanbul D 100 kara yolu üzerinde Gümüşova- Düzce&#39;ye bağlı, 1893 yılında Bulgaristan&#39;ın Burgaz Vilayeti Karnıabat (Karnobat ) Kazası Taşlık ( Kamenyak); Ruen Belediyesi Urupça       ( Rupça ), Fektaşlı köyleri ile Filibe vilayeti Sadova Belediyesi Kasımçı - Kasımlar ( Mominsko) köylerinden göç edenler tarafından kurulmuş bir göçmen ( macur )köyüdür.</strong><strong>Doksanüç Harbi&#39;nde Karnobat Kazasının ova köyleri göç etmişler. Sadece dağlık bölgenin  köylüleri kalmışlar. 1878 yılında, Berlin Kongresi kararlarına göre, bu köyler Doğu Rumeli Vilayeti&#39;nde kalmışlar.</strong><strong>1885 yılında, Doğu Rumeli Bulgaristan&#39;a katılmış. Zamanla sıkıntılar artmış, eşkiya Türk köylerini basıp yağmalamış. Eşkiyanın Taşlık köyüne baskın yapacağını haber alan İbram Ağa ve arkadaşları gereken önlemleri almışlar. Eşkiya ile çatışma olmuş, onlara yol göstereni pusuya düşürüp öldürmüşler. İşte bu olaydan sonra köyden göçler başlamış. </strong><strong>Selamlar köyüne ilk gelenler dokuz ( 9 ) hane imişler. Taşlık köyünden İbram Ağa, Hasan Ağa, Osman Ali ve Nasuf Dayı. Urupça&#39;dan Köle Osman, Akbıyık Ahmet. Kasımçı köyünden Boylu Hüseyin                        Ali ( &quot;Selamlar&quot; kitabının yazarı Recep Kırıkçı&#39;nın annesinin babası), Haşim Dayı ve Ahmet Hoca. </strong><strong>Bunlar Selamlar köyünün kurucuları, bir yıl sonra Taşlık köyünden Kara Osman, Kel Mustafa, Hacı Bekir ve Kasımçı köyünden Kara Ahmet gelince 13 hane olmuşlar. </strong><strong>Köy resmi kayıta geçmiş ve muhtarlık verilmiş. Daha sonra gelenler olmuş ve köy nüfusu otuzüç ( 33 ) haneye ulaşmış. On yedi ( 17 ) hanesi Taşlık köyünden, onüç ( 13 ) hanesi Kasımçı köyünden, beş ( 5 ) hanesi Rupça&#39;dan, iki hane (2) Fektaşlı&#39;dan ve bir (1) hane Selanik göçmeni imiş. </strong><strong>Köyün adı İbram Ağa köyü olmuş. Birinci Dünya Savaşı&#39;nda Selamlar köyünü kuranların çocukları ve torunları askere alınmışlar ve birçok cephede savaşmışlar. Çanakkale Cephesi savaşlarında Selamlar köyünden otuz beş ( 35 ) genç şehit olmuş. Savaşa katılan üç kardeşten Emin ve Hasan şehit olmuşlar, İbrahim, sağ olarak evine dönmüş. Hanife kadının oğulları Hüseyin Ali ve Mehmet, Nasuf oğlu Hasan ve Yusuf, Boylu Hüseyin Ali ve oğlu, Adem oğlu Yunus ve Üzeyir, Ahmet oğlu Hüseyin ve Veysel. Diğer hanelerin her birinden şehiter var. İstiklal Savaşı&#39;na Selamlar köyünden dört er katılmış. 18 temmuz 1934 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Paşa Ankara&#39;dan İstanbul&#39;a yolculuk esnasında Selamlar köylüleri Gazi Paşa&#39;yı köy meydanında karşılamışlar, kendisine ve refakatinde olanlara ayran ikram etmişler. Köylülerle sohbet esnasında köyün adını sormuş. Daha sonra köyün yakınında olan tepenin adını sormuş. Köylüler Sağmallık deyince, sizin köyün adı Selamlar olsun demiş. 18 Temmuz 1981 yılından itibaren her yıl bu tarihte Selamlar köyünde Ayran bayramı kutlanırmış, şenlikler yapılır, gelenlere ayran ikram edilirmiş ve Gazi Mustafa Paşa Atatürk anılırmış. </strong><strong>Bu yıl Korona Virus salgınından dolayı bayram kutlamaları iptal edilmiş. Atatürk, yine anılmış. Turgut Özal başbakan olduğu dönemde, 29 Temmuz1985 yılında Ayran Bayramı şenlikleri esnasında Selamlar köyünü ziyaret etmiş ve köylülerin heycanını paylaşmış. Köyün şeref defterine şunları yazmış.</strong><strong>,,Büyük Atatürk&#39;ün 51 yıl önce ziyaret ettikleri Düzce Selamlar&#39;ı, bugün ziyaret etmekten ve vatandaşların bana gösterdikleri sıcak alakadan fevkalade memnun oldum. Şukranlarımı ve sevgilerimi sunuyorum! Turgut Özal, Başbakan&quot;</strong><strong>Dokuz ( 9 ) hane Bulgaristan göçmeni tarafından Selamlar köyünün ilk temel taşının koyulmasından 127 yıl geçmiş. </strong><strong>Bir zamanlar 33 haneden ibaret olan Selamlar köyünde, bugün 190 hane ve 900 nufus yaşamakta. </strong><strong>Selamlar Anadolu&#39;nun çağdaş ve modern köylerinden biri olmuş. Benden ve dostlarımdan bir zamanlar Selamlar köyünü kuran Bulgaristan göçmenlerinin (macurları) torunlarına selamlar olsun. </strong><strong>&quot;Selamlar&quot; kitabının yazarı Sayın Recep Kırıkçı Beyle, 1993-1994 yılında Kartal Semiha Şakir Lisesi&#39;nde beraber öğretmen idik. Bir çok sohbetlerimiz oldu. Dedelerinin Bulgaristan göçmeni olduğunu söyledi ve bana kendisinin yazdığı &quot;Selamlar&quot; kitabını hediye etti. Onun kitabı vasıtası ile değerli dostlarımı Bulgaristan Türklerinin tarihi geçmişinin bir parçası ile tanıştırmış olduk. </strong><strong>Burada sayın Recep Beye selamlar ve teşekkürler.</strong><strong>Tahsin HÜSEYİNOV</strong> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/1280x720/s/dosya/haber/selamlar-koyu-macurlari_1602238004_NgkoOF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Selamlar Köyü Macurları ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.misyongazetesi.com/c/60/370x208/s/dosya/haber/selamlar-koyu-macurlari_1602238004_NgkoOF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Misyon Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Misyon Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>