Jivkov'u korku sarmıştı
Balkan Türkleri, bulundukları coğrafyada 150 yıldır hep entegre ve arıtılma zorbalığına uğramışlardır. Sadece savaş durumunda değil, barış durumunda da göçe zorlanarak beş yüz yılık yurtlarından kovulmuşlardır.
Göçmen derneklerimiz siyasi partilerle ilişkilerinde çok dikkat etmeliler; çünkü siyasi partiler dernekler vasıtası ile o camianın oylarını alma avına çıkarlar.
Bunu da medeni biçimde yapamazlar, çoğu zaman yüzüne gözüne bulaştırırlar.
Oylarını almak bir yana, o camianın nefretini kazanırlar.
Daha da kötüsü o camianın birliğine bütünlüğüne de zarar verir.
Her şeyden önce dernekler, gönüllü bağımsız kuruluşlardır. Camiasının kültür değerleri ışığında faaliyetler yapar, sorunlarını tespit eder ve bunların çözümü için yetkililerle ilişkiler kurar.
Bu sorunların çözümleri için elbette ki bağımsız siyasi partiler üstü devlet kurumlarıyla olduğu gibi iktidar ve muhalefet siyasi parti temsilcileriyle de iletişime geçer.
Sorunları çözmeye kurumlar sessiz kalırsa, iktidar siyasi partiler temsilcileriyle görüşülür ve sonuç yine muhalefet siyasi parti temsilcilerine de iletilir.
Siyasi partiler oy avcıları olduğu için, faaliyetlerini oy için yaparlar.
Derneklerin ve hele Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Dernekler'nin çok önemli ve tarihi kuruluş sebepleri vardır.
Balkan Türkleri, bulundukları coğrafyada 150 yıldır hep entegre ve arıtılma zorbalığına uğramışlardır.
Sadece savaş durumunda değil, barış durumunda da göçe zorlanarak beş yüz yılık yurtlarından kovulmuşlardır.
Kova kova bitiremedikleri ve üzerlerinde eritme, asimile etme ve kimliklerini unutturma faaliyetleri çok büyük kültür yaraları açmıştır. Yine de üzerlerinde yüzde yüz sonuç alınamadığı zaman da orada manevi soykırıma maruz kalmışlar ve yine sınır dışı edilmişlerdir.
O kızıl faşistler, yaptıklarını gizleme ihtiyacı bile duymadan, sınır dışı pasaportlarında silah yoluyla verdikleri yabancı isimleri değiştirmeden bizleri kovmuşlardı.
Türkçe ana isimlerimize, bu denli tahammüller yoktu...
Bizim, Bulgaristan'daki Türklerin kararlı mücadelesi ve direnişi, kızıl faşist Jivkov'u öyle panikletmişti ki, orada kalanlardan, Belene'ye sürülemeyenlerden, hapishanelere sokulamayanların da açlık grevleriyle mücadeleye başlattıklarında, şöyle derinden bir haykırmadan edememişti: "Şimdi Kırcaali, Kıbrıs olacak".( Сега Кърджаали ще стане Кипър. )
Böylece panik içinde, zorla verdiği Bulgar isimleriyle turist pasaportu vererek Türkleri ülkeden kovmaya başlamıştı.
Ramazan AYYILDIZZ,
İzmir

