BALKAN SUYU BERRAK OLUR, İÇMEYENLER BUNU BİLMEZ! BU CAMİAYA BİR ŞEY OLMAZ!

* Birilerinin neden bunca aceleci davrandığı pek anlaşılmadı, sanki ateşten mal kaçırmak isteniyordu, ya da dernek eski başkanın gölge etkisi altında bırakılması hedefleniyordu. * Artık göçmen camiasının fertleri her siyasi ve toplumsal akımın içinde yer almakta. Ülkenin hızla gelişen dinamiklerini de göz önünde bulundurursak, bu güzide derneğimizi ne denli gelişmeler beklediğini kavrayabiliriz. * Son yıllarda, Bal-Göç derneği bizim gözümüzde bir CHP ve DPS kalesi olarak lanse edildi. Bu bir hataydı ve yanlıştı! * Bir bakıyorsun, pompoz ve yanıltıcı başlıklar, sanki Bal- Göç bitmiş ve kapısına kilit vurmuş havaları estirilmeye çalışılıyor. İstifa eden yedi kişilik küskün grup ve bunların arkasında duran pısırıklar, iki Bursalı gazeteciye neden yorum sipariş ettiler? * Bal-Göç; Yerel veya Genel Seçimlerde, üyesi olan ve bu güne kadar hizmet etmiş tüm adayları (Milletvekilliği, Belediye Başkanlığı ve Meclis Üyeliği), dün olduğu gibi bu gün de siyasi parti gözetmeksizin, eşit mesafede, açık ve net olarak desteklemeye devam edecektir.

BALKAN SUYU BERRAK OLUR, İÇMEYENLER BUNU BİLMEZ! BU CAMİAYA BİR ŞEY OLMAZ! Güncel

 

BALKAN SUYU BERRAK OLUR, İÇMEYENLER BUNU BİLMEZ!

BU CAMİAYA BİR ŞEY OLMAZ!

Bilindiği gibi, Balgöç eski başkanı Yüksel Özkan'ın istifasından sonra, kongreye kadar olan süreci Veli Öztürk üstlendi. Gayet normal olarak, yönetim kurulu üyelerinden, birkaç kişi aday çıkmıştı ama en yaşlı olan tercih edildi ve sonrasında yedi kişilik bir küskün grup istifa etti, çünkü yeni kongrenin hemen yapılmasını istiyorlardı.

Dernek tüzüğü ise bunu mecbur etmemekteydi. Birilerinin neden bunca aceleci davrandığı pek anlaşılmadı, sanki ateşten mal kaçırmak isteniyordu, ya da dernek eski başkanın gölge etkisi altında bırakılması hedefleniyordu. Bal-Göç'te zaten yeni reformlar vakti çoktan geldi çattı.

Mecburen ileriye dönük yeni stratejiler ve güçlü yönetimler oluşturulacak. Artık göçmen camiasının fertleri her siyasi ve toplumsal akımın içinde yer almakta. Ülkenin hızla gelişen dinamiklerini de göz önünde bulundurursak, bu güzide derneğimizi ne denli gelişmeler beklediğini kavrayabiliriz. Şimdi dönelim, istifa eden gruba.

Bizim arkadaşlar çekip gittiler ama dernek herhangi bir sarsıntı filan geçirmedi ve yoluna devam etmekte, çünkü yönetim kurulu 35 üyeden ibaret.

Gittiler de ne mi oldu?

Hiç bir şey!

Bu derneğin bütün yönetim kurulu üyeleri (bunlara yedek üyeler de dahil olsalar) bile istifa etmiş olsa, sular yine berrak ve duru akar, çünkü bizler haddinden fazla büyük ve güçlü bir camiayız.

Son yıllarda, Bal-Göç derneği bizim gözümüzde bir CHP ve DPS kalesi olarak empoze edildi.

Bu çok yanlıştı. Eskiden dernek yöneticileri sadece bir partiye sempati beslemiş olabilirler ama bunu bütün camiamıza mal etmek doğru değildi, çünkü bizim insanımız çoktan çeşitli partilere oy vermeye başlamıştı.

Ortada şöyle bir gerçek yatıyor. Bugün Bursa'da Bulgaristanlı göçmenlerin bir kısmı AK Parti'ye oy vermemiş olsa, bu parti belediye başkanlıkları kazanamaz.

Ya da topyekun, CHP'ye oy vermiş olsalar, seçimleri bu parti kazanır. Yıllarca ve var güçle DPS'yi desteklemenin sonucu ise bizim toplumumuza büyük bir hezimet verdi.

Bunun vebalini kimler ödeyecek, hesabını kimlere soracağız?

Daha birçok sebepten dolayı, Bal-Göç dengeleyici ve yapıcı bir unsura dönüşmeli. Bulgaristanlı göçmenler, Bursa'da ve Türkiye çapında yönetim gücüne kavuşmalı.

Göçmen derneklerimizin tümü aynı federasyon ve konfederasyon çatısı altında birleşmeli. Bizim ana hedefimiz bu olmalı! İşte o zaman yurdumuza ve vatanımıza daha yararlı olacağımızdan emin olmalıyız.

Birleşmeye yanaşmayanlar ise kesin bizden değillerdir, onların amaçları farklı.

Düşünebiliyor musunuz, bugün bizim aramızda dış mihrakların ve istihbarat örgütlerinin desteklediği bir Bulgar Peevski gibisinin finansal kaynağı ile beslenenler bulunmakta. Artık safımız netleşmeli ve sabitlenmeli.

İki yüzlülüğe ne gerek var? Buradaki amacım bazı gerçeklere dokunmak, onları açıkça ortaya dökmek.

Ama bazı Bursa medyaları ne yapıyor?

Bir bakıyorsun, pompoz ve yanıltıcı başlıklar, sanki Bal- Göç bitmiş ve kapısına kilit vurmuş havaları estirilmeye çalışılıyor.

Bursa gazetelerini hiç sevmem, çünkü yansıtmaları pek yanlı ve her zaman patronlarının güdümündeler. Bal-Göç yönetiminden istifa eden yedi kişilik küskün grup ve bunların arkasında duran pısırıklar, iki Bursalı gazeteciye neden yorum sipariş ettiler?

Aysın hanım, hiç düşünmeden hemen " Bal-Göç'te sular durulmuyor" başlığını atıvermiş.

Krizden ve safların netleşmesinden bahsetmekte. Güya, olağanüstü kongre isteyenler ve istemeyenler tartışması kamuoyu önünde tartışılmaya devam edecekmiş.

Nerede gördüyse bu tartışmayı!

Aysın Komitgan, devenin altında buzağı aramaya devam ededursun ama suyu bulandırmayı beceremeyeceği ortada.

Aramızdan çıkmış yedi kişilik bir grup, belirledikleri başkan adayı seçilmemiş diye küsmüşler ve saf tutmuşlar.

Sanki, bu dernek babalarının tapulu malı.

Ama karşılarında on binlerce üyelik bir örgüt var, bunları arkasında milyonlarca vatandaşımız durmakta.

Bir de Okan Tuna var, kendisi bizim oğlandır, eski Bal-Göç yöneticilerinden.

Yönettiği gazetenin sahibi de bizim Cebelli bir kardeşimiz. Okan bey, hızını alamamış ki, şöyle yazmakta; " AK Parti'ye gönderilen destek kararı Bal-Göçü karıştırdı."

Bu mektup, Okan beye ve jurnalcilerine nedense fena dokunmuş.

Ama şimdiden ve eskiden, başka partilere gönderilen destek mektupları da mevcut.

Onları bu gerçek ilgilendirmiyor. Asıl bu tiplerin hazmedemedikleri ise Bal-Göçlü AK Parti yandaşlar ve seçmenler.

Okan bey, müsterih olunuz, herhangi bir mektuptan dolayı, Bal-Göç karışmaz.

Bu derneğin yöneticileri aklı selim ve ileri görüşlüdür. Dernek üyelerinin arzusu ve isteği doğrultusunda hareket ederler.

Hangi siyasi partiye ve aday adayına destek istenirse, ona destek verilir.

Sonuçta, bunu Bursa Hakimiyet gazetesine soracak halleri yok.

Ayrıca, Balkan suyu her zaman berrak ve duru akar.

Bu sudan içmeyenler, bunu bilemez.

Bu arada dünkü gün, Bal- Göç yönetimi, gayet açık ve net bir basın açıklaması paylaştı.

Başlığını da şöyle koymuşlar;

"Bal-Göç yönetiminde birlik ve beraberlik içinde oy birliğiyle alınan karar."

Bu tartışmalara son verecek, duyurunun tam metnini vererek bitirelim; "Bal-Göç Yönetim Kurulunun, 23.11.2018 tarihinde gerçekleştirdiği olağan aylık toplantısında aldığı karar gereğince, Derneğimiz ile ilgili bazı basın-yayın organlarında yer alan haberler hakkında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bal-Göç; Yerel veya Genel Seçimlerde, üyesi olan ve bu güne kadar hizmet etmiş tüm adayları (Milletvekilliği, Belediye Başkanlığı ve Meclis Üyeliği), dün olduğu gibi bu gün de siyasi parti gözetmeksizin, eşit mesafede, açık ve net olarak desteklemeye devam edecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur!

Bal- Göç Yönetimi Kurulu."

Mümin TOPÇU

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar