RAHMİ ALİ, TÜRK DÜNYASINDA YILIN EDEBİYAT ADAMI-2018

Sayın Rahmi Ali'yi, Misyon Gazetesi ekibi olarak bizler de canı gönülden tebrik ederiz! Anlaşıldığına gibi, bu kongreye Bulgaristan'daki Türklerden temsilci katılmamış. Bize göre, edebiyat degisi sahipleri davet edilmemiştir, ya da bu önemli kongreye katılma fırsatları olmadı. Ankara'daki bazı işgüzar bürokratlara bir hatırlatmamız olacak. Bir Kosova edebiyatının yanında, bizim edebiyatımız çok daha değerlidir ve büyüktür...

RAHMİ ALİ, TÜRK DÜNYASINDA YILIN EDEBİYAT ADAMI-2018 Edebiyat

RAHMİ ALİ, TÜRK DÜNYASINDA YILIN EDEBİYAT ADAMI-2018

Azerbaycan, Başkurdistan, Dağistan, Gagauzya, Irak–Türkmeneli, İran–Güney Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Kırım, Kosova, Makedonya, Özbekistan, Tataristan, İran-Türkmen Sahra ve Türkiye olmak üzere 16 Türk Devlet ve Topluluğundan 28 edebiyat dergisinin temsilcileri ile 17-19 Nisan 2018 tarihlerinde toplanan  IX. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi  tarafından Batı Trakyalı (Yunanistan) yazar Rahmi Ali 2018 yılı için Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Adamı olarak ilan edilmiştir.

Ömrü edebiyatla iç içe geçen değerli yazar Rahmi Ali'yi tebrik ediyoruz.

Rahmi Ali, 1941 yılında (Komotini) Gümülcine’nin Çepelli köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra, parasız yatılı sınavlarını kazanarak, Türkiye’ye, Malatya-Akçadağ İlköğretmen Okulu’na gitti. Okulu bitirdikten sonra Batı Trakya’ya döndü ve kendi köyündeki İlkokulda, 1961 -62 Öğretim yılında öğretmenlik görevine başladı, bu görevine 2002 yılına kadar devam etti.

Yazı hayatına öğrencilik yıllarında başlayan Rahmi Ali, Batı Trakya’ya döndükten sonra çeşitli dönemlerde“Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği” yönetim kurullarında görev aldı.  Bu birlikte genel sekreterlik ve kısa bir süre de başkanlık yaptı. 1960’lı yıllarda bu birliğin çıkarmış olduğu Birlik dergisinin yeniden hayata geçirilmesinde etkin bir rol oynadı. Önce bu dergide, daha sonra da Öğretmen dergilerinde çeşitli yazılar yazdı, bu dergilerin yazı kurulu başkanlıklarında bulundu. Bu arada Akın, Azınlık Postası ve İleri gazetesinde de çeşitli yazıları çıktı. Bazı hikâyeleri Türkiye’de Varlık ve Varlık Yıllığı’nda, Töre, Türk Edebiyatı, 24 Saat, Devrim, Batı Trakya’nın Sesi, Batı Trakya, İnsanlığa Çağrı, Kardaş Edebiyatlar, Şiir Defteri, Tarla, Turnalar, Aykırısanat, Damar, Eliz Edebiyat, Berfin Bahar… gibi dergilerde yer aldı. “Ay ile Güneş” adlı çocuk kitabı Yunanistan’da ve Türkiye’de yayımlandı. “Muhacir Osman” adlı hikâyesiyle Türkiye’de yayımlanan “Töre” dergisinin hikâye yarışmasında birincilik ödülünü aldı., hikâyelerinden bir kısmını “Zor İş” adıyla, bir kitapta topladı. Bu kitapla ilgili çok sayıda eleştiri ve değerlendirme yazıları çıktı. Mustafa Aslan, Güngör Gençay, Satı Merdan, Muharrem Tahsin, Ali Ozanemre, İsa Kayacan vb. Yazı ve şiirlerinden bazıları Bulgaristan, Romanya, Azerbaycan ve Yugoslavya’daki bazı Türkçe yayın organlarında yayımlandı. Türkiye, Makedonya, Bulgaristan, Karadağ’da düzenlenen uluslar arası sempozyumlarda bildiriler sundu. 2002 yılında Kavala’da yapılan Akdeniz Ülkeleri Şairler şölenine, 4. Sapanca Şiir Akşamlarına katıldı.

Başta hikâye olmak üzere şiir, günce, deneme, anı, inceleme ve gezi yazıları türünde yazılar yazan Rahmi Ali 1989 yılında yayına başlayan Şafak dergisinin üç kurucusundan biri olup bu derginin yazı işleri müdürlüğünü derginin kapandığı 2004 tarihine kadar yürüttü. Bunun yanı sıra yine bu derginin bir yan kuruluşu olan “Şafak Okuma Tiyatrosu”nun kurucularındandır. Yazar, aynı zamanda, merkezi Prizren’de bulunan “Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi”nin de (BALTAM) Yunanistan temsilciliğinde bulundu. İhsan Işık’ın hazırladığı “Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi” inde biyografisine yer verildi. 

Edebi kişiliği:

Rahmi Ali, öğretmen okulunda okurken yazı hayatına atıldı. Bu okulun son sınıfında okul çapında yapılan kompozisyon yarışmasında birincilik ödülü alması, edebiyat öğretmenlerinin teşviki onu bu alana yöneltti. İlk makalesi “Akçadağ”(1) adlı okul dergisinde yayımlandı. Öğretmen olarak Batı Trakya’ya döndüğünde mesleğinin yanı sıra yazı hayatına da devam etti. Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin yayınladığı “Birlik” dergisinin yayın işlerini üstlendi, bu dergide çeşitli yazılar yazdı. Birlik dergisinin kapanmasından sonra “öğretmen” dergisi aynı çatı altında yayına başlayınca bu dergide de yazmaya devam etti. Bir ara bu derginin yazı kurulu başkanlığını üstlendi. Çocukluk yıllarında derin izler bırakan “İç savaş” yıllarını “Korkunç Yıllar” adı altında hikâyeleştirdi. “Bir Öğretmenin Günlüğünden Notlar” başlığıyla azınlık basınında ilk günce örneklerini verdi. Hikâyeler yazdı.

Azınlık Postası gazetesi çıkmaya başlayınca yazıları ağırlıklı olarak burada görülmeye başladı. Bu gazetede de bazı hikâyeleri yayımlandı, “Yeri Geldikçe” köşesinde çok sayıda sohbet yazısı çıktı. Aynı gazetede daha sonraki yıllarda “Azınlık Basınında Geçen Hafta” başlığı altında yazdığı yazılarla azınlıkta eleştiri geleneğini başlattı. Azınlık Postası gazetesinin “Sanat Yaprağı”nın hazırlanmasında da emeği geçti…

Rahmi Ali’nin “İleri” gazetesinde de birçok yazısı çıktı. Bu gazetede, “A. Kartaltepe” takma adıyla yayımlanan “Zor İş” adlı hikâyeden yazar Oktay Akbal “Cumhuriyet” gazetesindeki köşesinde övgüyle söz etti. Bu gazetede çeşitli rumuzlar altında şiirleri de yayımlandı.

Rahmi Ali, yazı çalışmalarını sürdürüyordu ama asıl ağırlığını hikâye çalışmalarına veriyordu. Bu çalışmalarının belli bir düzeye ulaşıp ulaşmadıklarını ölçmek amacıyla hikâyelerini ilk kez Yurt dışına Türkiye’de yayımlanan ciddi bir edebiyat dergisine (Varlık) gönderdi. Gönderdiği iki hikâyeden biri Varlık dergisinde (2) diğeri de “Varlık Yıllığı”nda (3) yayımlandı. Daha sonra “yine Türkiye’de yayımlanan “Töre” derginin (4) açtığı bir hikâye yarışmasında “Muhacir Osman” adlı hikâyesiyle birincilik ödülü aldı, aynı dergi sayfalarında bu hikâye üstüne Ahmet Bican Ercilasun, Yağmur Tunalı ve Sevinç Çokum’un değerlendirme yazıları yer aldı.

Rahmi Ali bu arada çocuk edebiyatı çalışmalarıyla da ilgilendi. Çocuklar için, şiirler, hikâyeler yazdı. Hikâyelerini “Ay ile Güneş”  adlı çocuk kitabında topladı. Bu kitap Batı Trakya Azınlığında basılan ilk çocuk kitabı olma özelliğini taşır. Yazdığı çocuk şiirlerinden bazıları TRT’nin çocuk programlarında okundu, eski Yugoslavya’da yayımlanan Sevinç dergisiyle Bulgaristan’da yayınlanan Filiz çocuk dergisinde yer aldı. Türkiye’de yayımlanan bazı çocuk şiirleri antolojilerine girdi.  Bu arada kırk çocuk şiirinin yer aldığı “Annem Okşarken Saçlarımı” adlı kitabı İstanbul’da yayımlandı. Bir şiir ve on hikâyesi Yunanca’ya çevrilerek 2009 tarihinde Çukatu Yayınları arasında çıkan “Mionotita ine” adlı kitapta yayımlandı. Aynı tarihte Tevfik Hüseyinoğlu ile birlikte hazırladıkları “1946 – 1949 / Yunan İç savaşı’nda Batı Trakya Türk Azınlığı” adlı kitap BAKEŞ Yayınları arasında yer aldı.

Rahmi Ali’nin edebi çalışmalarla dolu yılları doğal olarak “Şafak” dergisi dönemi sırasında olmuştur. 1989 yılında Mücahit Mümin ve Mustafa Tahsinoğlu’yla birlikte çıkardıkları Şafak dergisinde çalışmalarını yoğunlaştırmış, daha önce denediği yazı türlerine, deneme, anı ve gezi yazılarını da katmıştır. Aynı dergide açık adıyla yazmış olduğu hikâyelerinin yanı sıra “RTA” ve “A” rumuzuyla da bir hayli hikâye yazmıştır. Güncelerini “Günlerin İçinden” başlığı altında sürdürmüştür.

Mustafa Tahsinoğlu’nun Rahmi Ali’nin edebi kişiliği hakkındaki düşünceleri ise şöyledir:

“… Rahmi Ali, batı Trakya Türk Edebiyatı içinde özel ve sürükleyici bir yere sahiptir. Edebiyatımızda her şairin, her yazarın ayrı ve müstesna bir yeri vardır. Fakat Rahmi Ali’nin edebiyatımız içinde öyle bir yeri vardır ki, onu çıkarırsanız edebiyatımız sakatlanır…

Rahmi Ali’nin şiirlerinde romantizm, geçmişe özlem, tek benci bir yaklaşım içinde işlediği doyum arayan kişileri karakterize ediş, fakat her zaman kendini hissettiren gerçekçilik ve güncellik göze çarpar.”

Türkiyeli yazar Güngör Gençay da bir dergide yayımlanan “Zor İş” adlı hikaye kitabı ile ilgili değerlendirmesinin bir yerinde şunları söylüyor:

"Zor İş, içinde yirmi öykü bulunan ve Rahmi Ali'nin yetişkinler için çıkardığı ilk kitabı. Öykülerin tümü, dolaylı ya da dolaysız bir biçimde Türkiye ile ilgili. Başka bir deyişle, bunlara iç içe girmiş iki halkın öyküleri diyebiliriz.

İşte burada yazarın duruşu ve bakışı önemli… Çünkü yazar, bir azınlığın kimliğini taşımaktadır. Bu durumda; insanı, özelliklerini ve insan ilişkilerindeki çirkinlikleri öne çıkarır, öykülerinde millici, faşizan bir pencereden bakarsa, bu denli olayları üretirse öykü de, öykücü de çöker. Çünkü insan olduğumuzu unutmak, şairliğimizi de öykücülüğümüzü de alıp götürür.

Bu bağlamda Rahmi Ali'nin öyküleri, gerçekten okunması, irdelenmesi ve örnek alınması gereken öyküler. Çünkü yazar her şeyden önce her iki halkın insanlarına saygılı. Öykülerinde onların toplumsal ve ruhsal durumlarını irdeliyor. Yaşamlarından bir kesiti alarak, toplumsal gerçeklerden koparmadan öyküleştiriyor. O nedenle öykülerin çoğunluğunu Batı Trakya Türklerinin Türkiye'ye göçünden alınmış kesitler, uğurlamalar, yeri yurdu terk etmenin yürek ağrıları vb. türde işlenmiş konular oluşturuyor…”

Mustafa Aslan da aynı kitaptaki hikâyeler hakkında yaptığı değerlendirmenin bir yerinde şunları söylüyor:

“Rahmi Ali'nin Zor İş adlı öykü kitabında yer alan 4 Numaralı Bekleme Kulesi tam anlamıyla ırkçılığa karşı yazılmış en iyi öykü örneklerinden biridir. Kişinin açken buram buram ekmek kokusu duyması gibi bir şey, bu öykü, barışa, kardeşliğe en çok gereksinimimiz olduğu günümüzde.

  1. Ali'nin öykülerinde, insanlar arasına kin tohumları saçmaya çalışanların her zaman başarılı olamadıklarını görüyoruz. İnsanlar birbirlerine yakınlaşıp konuştuklarında sorunlarını çözdüklerini, uzaklaştıkları, aralarına duvarlar örüldüğünde düşmanlığın arttığını öyküleri dile getiriyor yazarın. Bütün öykülerinde bu duyarlığı görebiliriz. Üzerinde durulan konulardan birisi de Batı Trakya Türk insanının yaşadığı sorunları dile getirmedeki ustalığıdır. Safinaz (s. 83) adlı öyküsünde Yunanistan iç savaşından da söz eder. Öteki öykülerinde de Yunanistan'ın demokrasiye ulaşmak için verdiği savaşımı anlatılır. Uluslar kendi hallerine bırakılsa çözemeyecekleri sorun yoktur. Ama insanların birbirini kırmasından, öldürmesinden çıkarı olanlar, Yeni Amerika düzeni bunu körükledikçe körüklüyor... Eleni'nin Gözyaşları adlı öyküsünde Eleni'nin bir Türk'e sarılıp ağladığını yazıyor. (s. 20). İki toplum arasındaki dostluğu-kardeşliği pekiştirici tümcelerdir bunlar...”

 Editörün notu;

Sayın Rahmi Ali'yi, Misyon Gazetesi ekibi olarak bizler de canı gönülden tebrik ederiz! Anlaşıldığına gibi, bu kongreye Bulgaristan'daki Türklerden temsilci katılmamış. Bize göre, edebiyat degisi sahipleri davet edilmemiştir, ya da bu önemli kongreye katılma fırsatları olmadı. Ankara'daki bazı işgüzar bürokratlara bir hatırlatmamız olacak. Bir Kosova edebiyatının yanında, bizim edebiyatımız çok daha değerlidir ve büyüktür...

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar