KIRCAALİ’DE KALKINMA VE YATIRIMLAR

   “İnsanlar bildikleri işleri yapsın!” demiş Atalarımız, yada “İşin ehline teslim edilmediği yerde, kıyamet kopar!” da denmiş. Güzelim Memleketim Kırcaali’nin ve güzelim kasabam Koşukavak’ın yöneticilerinde ve karar vericilerinde, “Yatırım” yada “Kalkınma” deyince, acaba zihinlerinde neler canlanıyor, çok merak etmişimdir uzun yıllardır…    Acaba 5 sene önce nasıl bir Kırcaali, yada Koşukavak hayal ettiler ve bugün o hayallerinin ne kadarı gerçekleşti?

KIRCAALİ’DE KALKINMA VE YATIRIMLAR Bulgaristan

KIRCAALİ’DE KALKINMA VE YATIRIMLAR


   “İnsanlar bildikleri işleri yapsın!” demiş Atalarımız, yada “İşin ehline teslim edilmediği yerde, kıyamet kopar!” da denmiş. Güzelim Memleketim Kırcaali’nin ve güzelim kasabam Koşukavak’ın yöneticilerinde ve karar vericilerinde, “Yatırım” yada “Kalkınma” deyince, acaba zihinlerinde neler canlanıyor, çok merak etmişimdir uzun yıllardır…

   Acaba 5 sene önce nasıl bir Kırcaali, yada Koşukavak hayal ettiler ve bugün o hayallerinin ne kadarı gerçekleşti? Kural odur ki, ” hayallerin sınırı” kişinin bilgi-birikimi ve tanıdığı evren kadar olurmuş…

   Memleketime her gittiğimde, oralardaki karar alma ve uygulama mercilerinin “incik boncuk işlerle” uğraştıklarını gördüğümde, her seferinde daha da bir hüzün kaplıyor içimi…

   Pek tabi ki, belediyelerimiz park - bahçe, çiçek - böcek çalışmaları da yapmalılar, ancak bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasını sağlamak ve bunun için de bölgenin yatırım eko sistemini hazırlamak ve doğru yatırımları bölgelerine çekmek esas görevleridir.

   Kırcaali’nin en büyük yatırım başarısı Teklas, Koşukavak’ın ise Dundee Madencilik…Bu yatırımlar maalesef ki, “ başarılı yatırım” göz boyaması dışında, bölgenin kalkınmasına hizmet edecek, sürdürülebilir yatırımlar değildir. Bu iki yatırım da bölgede, kendi eko-sistemini yaratamamakta ve bölgeden sadece iki şeye ihtiyaç duymakta: çalışacak ucuz işgücü ve çalışanlar için kiralık ev…

   Bu yatırımlar karakteristikleri itibarı ile bölgeden beslenmeyip, bölgenin kalkınmasını da beslememektedir… Hele de bir madene dayalı yatırım! Madene dayalı yatırım, eğer bölgede nihai ürüne dönüşmüyorsa, buna “yatırım” demek için şahitler gerekir, çünkü madencilik yatırımları, ne çevre, nede bölgesel kalkınma anlamında sürdürülebilir yatırımlardır. Günün sonunda maden biter, yatırım da biter… Maden, geride öyle bir enkaz bırakır ki, orta ve uzun vadede götürüsü, getirisi ile kıyaslanamaz bile…

   Normal vatandaş, günlük-aylık-yıllık işine ve maaşına bakar; lakin o şehrin karar vericileri 5 sene sonrasını, 10 sene sonrasını görüp, planlayıp, karar vermelidir…Dünyada maden faaliyetleri biten kasabalara bakın! Maden biter ve hayalet kasabalar ortaya çıkar. Koşukavak’da aynı kaderi mi yaşayacak? Eğer bundan sonra, kalkınma ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımları bölgeye çekmezlerse, maalesef, cevap; koşarak evet...

   Tarihsel olarak, Kırcaali ve Koşukavak’da insanların ekonomik anlamda uzmanlık alanı tarım ve hayvancılıktır. Bir müddettir Kırcaali İlinde, süt üreten çiftçileri bitirmek için özel çaba içinde olunduğunu görüyorum. Merak ediyorum, esas insanımızın hayatlarına dokunan ve bölgenin kalkınmasına hizmet eden bu çiftçilerimize, bölgenin idarecileri nasıl destek olmaktadır? Namı dünya çapında olan tütün üreticileri, emeklerinin karşılığını ne kadar alabilmektedir? Yada tarıma ve hayvancılığa dayalı sanayinin gelişimi ile ilgili ne gibi girişimlerde bulunulmuştur?

   Sorular, sorular, cevapsız sorular…

Semiha AHMET,

İstanbul


 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar