BUNLAR  ÇAKMA TAPINAK ŞÖVALYESİ...

* Tapınakçı kelimesi, zenginlik ve güç kavramlarını kapsayan bir olgu haline geldi. * “İllüminati” denilince, akla neden direkt para, güç ve mistik güçler geliyor? * Bunların tümü, küresel güçlerin elinde birer oyuncaktır. * İllaki, Türklere karşı besledikleri kin ve nefreti ayyuka çıkaracaklar. * Bizim Razgrad’ta haçlı şövalyesi ne aramaktadır?

BUNLAR  ÇAKMA TAPINAK ŞÖVALYESİ... Bulgaristan

BUNLAR  ÇAKMA TAPINAK ŞÖVALYESİ...

 

* Tapınakçı kelimesi, zenginlik ve güç kavramlarını kapsayan bir olgu haline geldi.

* “İllüminati” denilince, akla neden direkt para, güç ve mistik güçler geliyor?

* Bunların tümü, küresel güçlerin elinde birer oyuncaktır.

* İllaki, Türklere karşı besledikleri kin ve nefreti ayyuka çıkaracaklar.

* Bizim Razgrad’ta haçlı şövalyesi ne aramaktadır?

   Son zamanlarda aramızda bir takım gizli veya açık Tapınak Şövalyeleri veya diğer adlarıyla Templierler türediler.Bunların temsilcileri Bulgaristan’da veya Türkiye’de görülmekte. Kimdir bunlar? Bulgarlardan veya Türklerden şövalye mi olur?

   Bu tarikat, bundan 898 yıl öncesi Kudüs’te kuruluyor. Müslümanlara karşı savaşlarda elde edilen başarılarda pay sahibi olan bu Tapınakçılar, zamanla Papa tarafından imtiyazlı hale getirildiler. İstedikleri yerde rahatça hareket edebilen bu tarikata katılmak, birçok Avrupalı soylu tarafından hedef haline gelmiş ve bu bağlamda tarikata oldukça yüklü miktarda para vermişlerdir. İşin içine ‘maddiyat’ girince bozulan her şey gibi Tapınakçılar da zamanla asıl hedeflerinden sapmışlar ve Tapınakçı kelimesi zenginlik ve güç kavramlarını kapsayan bir olgu haline gelmiştir.

   Fransa Kralı IV. Philippe’ in kafirlik, eşcinsellik, dinsizlik ve putperestlik gibi suçlamaları yönelttiği Tapınakçılar, Papa tarafından aforoz edilmiş ve birçoğu yakılarak idam edilmiştir. Bu engizisyon zulmünden kaçabilmeyi başaran Tapınakçıların bir kısmı yer altına saklanmış, daha sonra "Masonluk" olarak bilinecek kavramın temellerini atmıştır. Tapınak Şövalyeleri'nin itham edildiği suçlardan birisi, dinsizlik, yani Katolik Kilisesi’ne karşı başkaldırı idi. Ayrıca putperestlik ile suçlandılar. Peki bu suçlamalar ne kadar gerçeği yansıtıyor?

   Bilindiği gibi “İllüminati” denilince, akla direkt olarak para, güç ve mistik güçler gibi kavramlar geliyor. Tapınak Şövalyeleri’nin temelini oluşturduğu Masonluk, bunlara nasıl sahip oldu?

Masonlar, İllüminati, gizli tarikatlar ve bunların her türlü başka payanda örgütleri, günümüzde bir tek şahsi çıkarların dayanağıdır ve bütün üyeleri, güya, yaşadığımız dünyada herkese daha güzel bir yaşam sunacaklarına inanırlar! Ama gerçekler hiç de öyle değil!

   Bunların tümü, küresel güçlerin elinde birer basit oyuncaktır ve çevremizdeki bütün kötülükler ve zalimlikler, onların sayesinde gerçekleşmekte. Türkiye’deki temsilcileri, bilinen nedenlerden dolayı, kimlik ve faaliyetlerini birazcık gizli tutarken, Bulgaristan’daki Templierler son yıllarda işi iyice azıttılar ve gizemli bir tarikat kisvesi altında mikro Bulgar milliyetçiliği faaliyetleri sürdürmekteler.

   Yandaki fotografları iyi analiz ediniz. Burası, Razgrad’taki tarihi İbrahim Paşa Camisi’nin meydanı. Bulgar Templierler, özel amaçlı defileleri ve yalnız bu foto kareler için bilinçli olarak bu meydanı seçiyorlar. Şatafata, lükse ve gizeme bir bakarmısınız! Sanki burası günümüzün sefil ve geri kalmış Bulgaristan’ı değil! Bu değirmenin suyu hangi kaynaktan geldiğini, artık kendiniz tahmin edebilirsiniz. Bir nevi güç ve intikam gösterisine dönüştürülüyor buna benzer seremoniler. İllaki, Müslüman Türklere karşı besledikleri kin ve nefreti ayyuka çıkaracaklar. İllaki, “Kray Bosfora şum se vdiga!” marşını avazları çıktığı kadar söyleyecekler ve böylece ezik ve silik egolarını tatmin etmiş olacaklar. Bunlar çakma "şövalyeler" işte!

   Halbuki, bizim Razgrad’ta haçlı şövalyesi ne aramaktadır? Daha doğrusu, günümüzde var olamayan bir zamanların haçlı Fransız askerlerinin varisleri, bizim Deliorman bölgesinde neyin nesi peşinde olabilirler?

Topraklarımıza ayak bastıkları için, onları biz, Türkler ve diğer Müslümanlar, çoktan mağlup etmedik mi? En son bizim topraklarımıza göz dikmiş haçlıların taarruzu esnasında, bayağısı Çanakkale boğazının dibini boylamıştı...

Mümin TOPÇU

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar