SU  VE MUTLULUK

Ava çıktığı bir gün susayan Narkissos, nehir kenarına gelir. Su içmek için nehre eğildiğinde kendi yansımasını görür. Güzelliği karşısında büyülenir ve kendine aşık olur. Sudaki aksine sarılmak isterken düşüp boğulur. Ölümü Ekho gibi kara sevdadan olur. Ekho Narkissos’a, Narkissos kendine aşık olmuştur. Öldükten sonra vücudu nergis çiçeğine dönüşür. Bu nedenle kendini çok beğenen kimselere narsist çiçeği denir.

SU  VE MUTLULUK Edebiyat

SU  VE MUTLULUK

Ekho, güzeller güzeli bir peri kızıdır.

Narkissos adında yakışıklı bir avcıya aşık olur. Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermez. Ekho, kara sevda içinde ölür. Kemikleri kayaya, sesi de eko dediğimiz yankıya dönüşür.

Yunan mitolojisine göre Olimpos Dağı’nda yaşayan tanrılar buna çok kızar ve Narkissos’u cezalandırmaya karar verirler.

Ava çıktığı bir gün susayan Narkissos, nehir kenarına gelir. Su içmek için nehre eğildiğinde kendi yansımasını görür. Güzelliği karşısında büyülenir ve kendine aşık olur. Sudaki aksine sarılmak isterken düşüp boğulur. Ölümü Ekho gibi kara sevdadan olur.

Ekho Narkissos’a, Narkissos kendine aşık olmuştur.

Öldükten sonra vücudu nergis çiçeğine dönüşür. Bu nedenle kendini çok beğenen kimselere narsist çiçeği denir.

Su bana iki şeyi hatırlatır. Birincisi anlattığım mitolojik hikaye, ikincisi Ece.

Ece’yi kaybedeli dokuz yıl oldu. Mücadele etmeye çalıştığı hastalık yendi onu. Ziyaretine gittiğim bir gün, bana en çok ne yapmayı özlediğini anlattı.

Ece, tadını hissederek kana kana su içmeyi özlemişti. Hastalığın nedeniyle su içerken acı duyuyordu.

Ne zaman elime bir bardak su alsam, Ece’yi anımsıyorum. Bardağı göstererek, ”Su içmenin mutluluğunu unutma”, demişti.

Unutmadım!

Dünya sudan ibaret. Gezegenimizin %71’i su. Dünya’ya yerküre değil de suküre desek yeridir.

Bedenimiz sudan ibaret. Bedenimizin %75’i su.

Beynimiz sudan ibaret. Beynimizin %85’i su.

Kanımız sudan ibaret. Kanımızın %90’ı su.

Doktorlar içebildiğimiz kadar su içmeyi öneriyorlar. Vücut ağırlığımızı 32 gram ile çarptığımızda günlük su ihtiyacımız çıkıyormuş. Yaşlanma etkisini ve hastalık riskini azaltmak için günde içmemiz gereken su miktarını mutlaka almalıymışız.

Şair Nazım Hikmet, “seviyorum seni, ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,””diyor ya! İşte öyle… Su içer gibi sevmeliyiz Dünya’daki içme su kaynaklarını…

Artık musluklardan su içilmiyor. Oysa ne güzeldi, avucumuza akan çeşmenin suyunu içmek… Damacanalara kötü kötü bakışım bundan…

Suya bakmak dinlendiriri insanı…

Geçenlerde belki onuncu kez Topkapı Sarayını gezdim. Bir günde her yerini gezmek mümkün değil bu tür müzelerin. Bu gezimde dikkatimi çeken bir şey oldu. Bazı odaların pencerelerinde küçük çeşmeler var.

Su sesi, huzurun sesi…

Su, medeniyet…

Su, hayat…

Su… Bazen bir bilmece. Piramitlerin içine konan kirli suyun kendini nasıl temizlediği gibi.

Bir bardak suyun en güzel içecek olduğunu herkes bilir. Ama bir bardak suyu, en güzel ve en lezzetli şekilde sunmayı çok az kişi bilir.

Suya, bir dilim salatalık, iki üç nane yaprağı ya da küçük bir parça limon hoş bir tat verebilir.

Ve su bardağının altlığına konan gül yaprakları ile sunulan suya kim hayır diyebilir ki?

Halime YILDIZ

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar