DAĞLI YAŞAR'IN ANLATTIKLARI

Yunanistan’dan ve güzel Dedeağaç şehrinden selamlar! Ben Dağlı Yaşar, Dedeağaç Azınlık Derneğin kurucusu ve başkanıyım. Öncelikle sizlere kendimi tanıtmak istiyorum. Kısa ve özetli anlatmaya çalışacağım. Ben Dedeağaç’da doğdum fakat daha bebek iken ailem Atina'ya yerleşti. Orada yetiştim büyüdüm. Yunanca eğitim aldım. Bulunduğum çevrede okuduğum okullarda hiç başka Türk yoktu. Tüm çocukluk arkadaşlarım Yunanlı ve bu yüzden benim Türkçem zayıf, Yunancam ise çok güçlü, buna rağmen kendimi elimden geldiği kadar geliştirmek için çaba gösterdim ve okudum, ilk okul öğretmeni oldum.

DAĞLI YAŞAR'IN  ANLATTIKLARI Balkanlar

DAĞLI YAŞAR'IN  ANLATTIKLARI

Yunanistan’dan ve güzel Dedeağaç şehrinden selamlar! Ben Dağlı Yaşar, Dedeağaç Azınlık Derneğin kurucusu ve başkanıyım. Öncelikle sizlere kendimi tanıtmak istiyorum. Kısa ve özetli anlatmaya çalışacağım.
Ben Dedeağaç’da doğdum fakat daha bebek iken ailem Atina'ya yerleşti. Orada yetiştim büyüdüm. Yunanca eğitim aldım. Bulunduğum çevrede okuduğum okullarda hiç başka Türk yoktu. Tüm çocukluk arkadaşlarım Yunanlı ve bu yüzden benim Türkçem zayıf, Yunancam ise çok güçlü, buna rağmen kendimi elimden geldiği kadar geliştirmek için çaba gösterdim ve okudum, ilk okul öğretmeni oldum.
Şu an Dedeağaç Azınlık okulunda görevliyim. Memleketim Dedeağaç’a temelli döndüğümde artık kendim 3 çocuk babasıydım. Bir babanın çocuklarının geleceği için endişeleri ve buradaki çevrenin sorunları beni üzdü ve bu olumsuz duruma nasıl katkım olabilir diye düşünmeye başladım.
Burada senelerdir ezilmiş bizim azınlık milleti. Sınıra yakın olduğumuz için diğer bölgelerden daha fazla ayrımcılık ve ırkçılık uygulandı. Sayı olarak da az olmamız bu duruma karşı koymamızı engellemiştir. Fakirlik ve içimize ekilmiş korkular haksızlıklara karşı ses çıkarmamıza engel olmuştur.
Bir kaç örnek vereyim; ehliyet çıkaramazdık, ev inşaat izinleri verilmezdi, dükkan açmak izinleri verilmezdi, kredi alamazdık. Bunlar tabii son 20 sene değişti fakat biz o kadar geri kalmıştık ki, eğittim ve kültür eksikliği bizim farkı kapatmamıza engel oldu. Biz küçük adımlar atarken dünyada gelişmeler koşuyordu sanki. Bunların yanında birde devlet bizi azınlık durumundan çıkarmak için plan yaptı, bazı programlar uyguladı. Kimisi muhtaç olduğundan kimisi sadece çıkarışını düşünerek bu programlara katıldı. Fakat çoğunluk katılmadı, sessizce karşı çıktı bu programlara.
Evros'da azınlık sayısı az siz çingene veya Pomaksınız politikası hakim. Tüm bunlar, beni inanılmaz derecede rahatsız ediyordu, huzursuz oluyordum. Bir şeyler yapmam lazımdı. Uzun zaman bilgisayarımda yazdım ve bu paralel olumsuz durumlara karşı çıkacak bir tüzük hazırladım. Fakat karşımda sadece devlet değildi, bir yandan milletimin cahilliği ve korkuya alışkanlığı, en önemlisi de iki ülkenin arasındaki gerginlikler. Ben bir Yunanlının nasıl düşündüğünü çok iyi biliyorum, okulda okuduğu tarih, izlediği ve okuduğu medya haberleri, bunların hepsi içine bir Türkiye nefreti ekiyor. Aynı zaman iki ülke arasında zaman zaman anlaşmazlıklar oluyor. Ben biliyordum ki, yapacağım işlerde Türkiye'den yönetildiğim söz konusu olacak ve suçlanacağım. Kimisi düzeni bozacağım diye, bazılarının beyinleri o türlü yıkandı, beni bir tehlike olarak göreceklerdi. Buna engel olmalıydım, çok dikkat edip hareket etmeseydim emeğim boşa gidecekti ve amacıma ulaşamazdım.
O yüzden hem tüzükte hem konuşmalarımda her tarafa belirttim ki, biz iki ülke arasında ki sorunlarla ilgilenmek niyetinde değiliz, bu bizi aşar, buna ne yetkimiz var ne de amacımız, vatandaş olarak huzur ve barış, dostluk ve sevgi isteriz ama bizim yolumuz kendi çevremiz. Dedeağaç azınlık milletinin ırkı kabul edilsin, buna saygı kazanılsın, yaşadığımız ortamın sorunlarını dile getirelim ve devletten onları çözmek için çaba göstermesini isteyelim. Gençlerimiz için huzurlu bir gelecek yolun temellerini atalım, eşitlik hayal değil, kazandığımız elde ettiğimiz olsun. Türk kökenli ve Yunan vatandaşı birbirine karşıt kelimeler olmadığını gösterelim. Bu iki kelimeyi önce içimizde barıştıralım sonrada karşımızda ki insanlara bunu gösterelim. Herkes imkansız bu, başaramazsın derken biz başardık. Tüzüğümüz onaylandı. O mahkeme kararı çıktığı zaman dünyalar benim olmuştu, artık yol açıldı bize, milletime yürümek düşer dedim. Maalesef öyle olmadı. Ben kendime söz vermiştim iki ülkenin arasında ki polemik atmosferden uzak duracağız diye. Derneğin masraflarını kendimiz karşılayacağız kimseye el açmadan derneği, kendimiz idare edeceğiz diye hayal etmiştim. Toplum şüpheli, korku içinde, birkaç kere umutlara kapılıp hayal kırıklığına uğramış, tüm bunlardan dolayı birde ekonomik krizin etkisi yüzünden derken, maddi desteklenmedi gerektiği gibi. Bir yıl kiramızı ödeyemedik, zorluk çektik, alay edildik ama pes etmedik gücümüzün son noktasına kadar mücadele edeceğiz dedik ve devam ettik.
Son dönem bir umut verici değişiklik var artık çoğunluk derneğimize sıcak bakıyor, fakat ekonomik açıdan zayıf olduğumuz için faaliyet gösteremiyoruz. Senede iki kez, vergi sorumluluğu olmadan etkinlik düzenleme hakkımız var. Bugüne kadar tam anlamıyla kendimiz bir etkinlik düzenleyemedik. İki Bayramımız var ve bu özel günlerde eğlence etkinliği düzenlemek isteyen şahıslara yardımcı olduk. Derneğin adına yapılan etkinlik başarılı olursa, derneğimize destek verilecek sözü tutulmadı, hiç bir şey beklediğimiz gibi olmadı. O yüzden bu sefer önümüzdeki Kurban Bayramı'nda karar verdik ve mührümüzü kimseye vermeyerek, bu etkinliği kendimiz dernek adına yapacağız. Kararı aldık ama şimdi onu gerçekleştirmek zor bizim için. Bize bu konuda yardım etmeyi düşünenden bile Allah razı olsun! Bir sanatçı getirip, bu bayram etkinliğini düzenleyebilirsek derneğimiz zor durumdan çıkıp geleceğe daha umutlu adım atacak. Bizi ziyaret eden, sorunlarımızı yakından görünce duygulanan ve bize yardım etmek için can atan Misyon Gazetesi yazarı Mimoza Elezi hanıma sonsuz teşekkür etmek istiyoruz.
Bu yazıyı okuyan herkese gururla sesleniyoruz; Biz sesimizi gücümüz müsaade ettiği kadar duyurmaya devam edeceğiz. Bizim bu sesin güçlenmesi için yardımlarınıza ihtiyacımız var!

Dedeağaç Belediyesi İslam Dinine Mensup, Anadili Türkçe olan Yunanistan Vatandaşlarının Dayanışma, Spor ve Kültür Birliği.

Kaleme alan; 
Mimoza ELEZİ, Dedeağaç


 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar