Pr.Dr. İlber Ortaylı; "Büyük göçün büyük faydası oldu."

*1989 yılındaki Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göçün 30.yılı münasebetiyle, bu yıl çeşitli anma etkinlikleri düzenlemekte.Yaklaşan Ekim ayında, devlet erkanı temsilcileri ve halkımızın geniş katılımıyla, bu kutlamaların final etkinlikleri Bursa merkezli Bal-Göç Derneği tarafından Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi'nde düzenlenecek. Ayrıca bu kapsamda, zengin kültür programıyla, Ziraat Parkı'nda geleneksel Balkan Panayırı da tertiplenecek. * İlber Ortaylı; "Eğer 1980’den sonra Todor Jivkov zamanında Bulgaristan’ın zorladığı göç olmasa belki de Türkiye’deki şehirlerindeki bu ani değişimi kavramak mümkün olmayacaktır. Türkiye’nin kasabaları, küçük şehirleri hekimlerimizin yanında sağlık personelinin en iyilerini gördü. Küçük merkezlerimiz elektrikçi, marangoz, ziraat uzmanı, tamirci tanıdı..."

Pr.Dr. İlber Ortaylı; Güncel

1989 yılındaki Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göçün 30.yılı münasebetiyle, göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki sivil toplum kuruluşlarımız, bu yıl çeşitli anma etkinlikleri düzenlemekte.

Ekim ayında, devlet erkanı temsilcileri ve halkımızın geniş katılımıyla, bu kutlamaların final etkinlikleri Bursa merkezli Bal-Göç Derneği tarafından Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi'nde düzenlenecek. Ayrıca bu kapsamda, zengin kültür programıyla, Ziraat Parkı'nda geleneksel Balkan Panayırı da tertiplenecek.

Zorunlu göçün 30. yılı konulu konferansa davet edilen konuşmacılar arasında, göçmen camiası tarafından çok sevilen ünlü tarihçimiz Prof. Dr. İlber Ortaylı da yer almakta.

Bilindiği gibi, geçen hafta Edirne Trakya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ‘Balkanlar’a ve Balkanlar’dan Göçler’ konulu sempozyumda konuştu Prof. Dr. İlber Ortaylı ve yeniden Balkanlar'dan gelen göçmenlere iltifatlar yağdırdı ve bir çok tarihi gerçeği açıklayarak, sempozyuma damgasını vurdu.

Prof. Dr. İlber Oltaylı, Edirne'de neler söyledi;

"Türkiye’nin sanayileşmesi ile gelişmesinde Balkanlar’dan yapılan büyük göçün büyük faydası oldu. Tuna boyundan göç edenler, Türkiye’nin eğitim sistemine büyük katkılar sağladılar. Türkiye’nin tarihinde hala tartışılan ama eğitimimizde büyük katkısı olan köy enstitülerinin kuruluşu bile, bugünkü Bulgaristan, yani Tuna boyundan göç eden öğretmenlerin, en başında İsmail Hakkı Tonguç’un eseridir.

1912’den sonra Türkiye, Balkanlar’dan gelen göçmenler sayesinde hem yeni bir Türkçü safhaya geçilmiş, milliyetçilikle olan bağı kuvvetlenmiştir ve aynı zamanda da tarımdaki gelişmeler bunu izlemektedir. Şayet Osmanlı-Rus savaşından sonra Dobruca ve Deliormanlı’dan göçmenler gelmese, bunların da arkasında Kırımlılar olmasa Eskişehir Ovası’nın tarıma bu kadar verimli girmesi mümkün olmayacaktı. 1895 Osmanlı-Yunan savaşında ilk defa ordumuz kendi tahıllarıyla beslenmiştir. Bu çok önemlidir. Anadolu’nun tohumları zirai medeniyete, zirai endüstriye ve okullaşmaya açılmıştır.

Hocası olduğum üniversitelerde Bulgaristan’dan gelen öğrencilerin en iyi öğrencileri teşkil ettiğine, Bulgaristan eğitim sisteminin nimetlerini buraya aktardıklarına şahit oldum.

Rumeli’den gelen göçmenler ile Türkiye’deki sınai ve iktisadi yapını her zaman değişti. Aslında insanların haklarının gasbedilmesinin dışında bir bakımdan göç denen olaya müteşekkiriz. Eğer 1980’den sonra Todor Jivkov zamanında Bulgaristan’ın zorladığı göç olmasa belki de Türkiye’deki şehirlerindeki bu ani değişimi kavramak mümkün olmayacaktır. Türkiye’nin kasabaları, küçük şehirleri hekimlerimizin yanında sağlık personelinin en iyilerini gördü. Küçük merkezlerimiz elektrikçi, marangoz, ziraat uzmanı, tamirci tanıdı. Yapılaşma ve yenilikler gözlemlendi. Hayatımızda bazı değişikliklere şahit olduk. Hocası olduğum üniversitelerde Bulgaristan’dan gelen öğrencilerin en iyi öğrencileri teşkil ettiğine, Bulgaristan eğitim sisteminin nimetlerini buraya aktardıklarına şahit oldum. Zor bir hayat yaşamışlardı, o zor hayatta çalışmayı öğrenmişlerdi ve o gayreti bu memlekete aşıladılar.

Türkiye’nin sanayileşmesinde de Balkanlar’dan yapılan göçün son derece büyük katkısı olduğunun altını çizerek, ‘Bizim sanayileşmemizde, gelişmemizde Balkanlar’dan yapılan büyük göçün son derece büyük faydaları oldu. Montaj endüstirisinde, arkasından büyük endüstrileşmede, tarımda endüstriyel bitkilerin ekimine, küçük sanatların gelişmesine çok büyük katkıları olmuştur. Şurası bir gerçektir; Türkiye’nin tarihinde hala tartışılan ama eğitimimizde büyük katkısı olan köy enstitülerinin kuruluşu bile, bugün ki Bulgaristan yani Tuna boyundan göç eden öğretmenlerin, en başında İsmail Hakkı Tonguç’un eseridir. Bu sayededir ki Türk eğitiminde bir değişim başlamıştır."

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar